Etiket: Bulacak”

  • Başkan Demir: “4 milyar TL bir yatırım dönemi vaat etmiştik ama 8-9 milyar TL’yi bulacak”

    Başkan Demir: “4 milyar TL bir yatırım dönemi vaat etmiştik ama 8-9 milyar TL’yi bulacak”

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Bizim seçim kampanyasında 4 milyar liralık bir yatırım dönemi yaşayacağız diye hesaplamıştık ama sanıyorum 8-9 milyar liraları bulacak” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, bakanlıklarla iş birliğinde yaptığı projelerle dikkati çekiyor. Yalnızca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Samsun’a gelen yatırım miktarı 1.9 milyar TL. Bu rakamın yapılacaklarla birlikte 4 milyar TL’yi aşacağını belirten Başkan Demir tüm bakanlıklarla ciddi projeler üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Demir seçim vaadinin de üzerine çıkarak 8-9 milyar TL bir yatırım dönemi yaşanacağını açıkladı.

    Samsun’a yatırım getirme ve bakanlık imkanlarından yararlanmadaki başarısını Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlayan Mustafa Demir, “Bakanlar Kurulu’nda görev yapmış birisiyim. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimizin ülkemizin geleceği noktasında çok önemli bir sistem olduğunu bir defa ifade etmek istiyorum. Biz şu anda Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak hemen hemen her bakanlığımızla çok önemli ciddi projeleri birlikte çalışıyoruz. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde en önemli, yatay kalkınmayı gerçekleştirecek olan, şehirlere kalkınmada hemen hemen her alanda öncülük etmesi gereken kurumlar, büyükşehir belediyeleri. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bunu bir kere daha etkin bir şekilde ortaya çıkardığını ifade etmek istiyorum. Şehrin ihtiyacı olan tüm yatırım ve projelerde bakanlıklarımızla çalışma noktasında çok büyük performans gösteriyoruz. Çalışmalar çok verimli hale geldi. Yatırımlarda hızlı karar alınabildiğini ve hayata geçirilebildiğini Samsun’da yaşıyoruz” diye konuştu.

    Yatırımlardan örnekler veren Başkan Demir, “Sadece bir tanesini örnek vereyim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın şu anda Samsun’da ihale ettiği proje büyüklüğü 1.9 milyar TL. Bu şu anda inşasına başlanan. Bundan sonra inşasına başlanacak olanlarla birlikte her halde sanıyorum dönemimiz içerisinde 4 milyar TL’yi bu konuda sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan aşmış olacağız. Ama bir tek bu bakanlık değil, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve diğer bütün bakanlıklarımızla ilgili bu konuda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Şunu da söyleyeyim. Nitelikli projeye Türkiye’de kaynak problemi yok” şeklinde konuştu.

    Seçim vaatlerinin üzerine çıkacağını belirten Demir, “Sağlık Bakanlığımızın yaptığı çalışmalar, şehir hastanemiz biliyorsunuz şu anda yer teslimi yapıldı. Şu anda yollarını yapıyoruz. Vezirköprü Devlet Hastanesi’ni devreye aldık. Diğer ilçelerimizdeki hastaneler bitmek üzere. Tekkeköy’de hastane devam ediyor. Atakum’da yeni bir hastane yapılacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızın yatırımları bir taraftan devam ediyor. Bildiğiniz gibi daha yeni, Cumhurbaşkanımız yaklaşık 3 milyar TL tutarındaki Devlet Demir Yolları’nın Sivas-Samsun hattının yenilenmesinin açılışında bulundu. Batı Çevre Yolu ile ilgili bakanlığımızın çalışması devam ediyor. Asarcık yolu devam ediyor. Havza- Vezirköprü yolu ihale dildi. Tüm bunlarla birlikte nitekim Samsun’da yeni bir marina inşası için Ulaştırma Bakanlığımızla şu anda çalışıyoruz. Proje ihalesine çıkıldı. Arkasından yapım ihalesine çıkacağız. Bu arada akıllı şehirler noktasında çok ciddi yatırımlarımız var. Kent merkezinde özellikle sokak sağlıklaştırmasından tutun bizim Saathane düzenlemesi, Cumhuriyet Meydanı, Subaşı ve Anakent İş Merkezi ile ilgili çalışmalarımız bir taraftan devam ediyor. Bizim seçim kampanyasında 4 milyar TL bir yatırım dönemi yaşayacağız diye hesaplamıştık. Ama sanıyorum 8-9 milyar TL’yi bulacak inşallah. Böyle bir dönemi Samsun yaşıyor. Tüm yatırımcı bakanlıklarımıza teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • 110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    Zonguldak’ta endüstriyel mirasın korunması ve turizme kazandırılması amacıyla hayata geçirilmesi planlanan Üzülmez Kültür Vadisi projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Projenin tamamlanması ile birlikte 110 yıllık tarih yeniden hayat bulacak.

    Zonguldak’ta kentin sosyal ve ekonomik hafızasında önemli yer edinen endüstri yapılarının, görsel önemlerine, dönemlerine ait niteliklerine ve şehrin ensütriyel tarihine dikkat çekmek amacıyla atıl vaziyetteki eski lavuar binası ve atölye binalarının işlev kazandırılması amacıyla hayata geçirilen Üzülmez Kültür Vadisi Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi.

    İl Özel İdaresi ve BAKKA arasında imzalanan; Dünya Mühendislik Firması’nın çalışmalarına başladığı 17 milyon 178 bin liralık projenin 500 günde bitirilmesi hedefleniyor. Tanıtım toplantısına protokol üyeleri ve davetliler ile Dünya Mühendislik firması yetkilisi Hacı Mehmet Gençer de katıldı. Saygı duruşunun ardından projenin tanıtımı ve atıl vaziyetteki binaların geçmişten günümüze süreci aktarıldı. Proje ile Zonguldak’ın kent belleği ve kent hayatını zenginleştirmek, kentin endüstriyel mirasının deneyim turizmine kazandırılması amaçlarına hizmet edecek şekilde proje konusu alanın yeniden işlevlendirilmesi amaçlanıyor.

    Projede açık otopark, kent parkı, çocuk oyun alanı, peyzaj alanları, gezi tüneli, etkinlik alanları, meydanlar, derebaca deneyim yolu, kültür atölyesi, müze-restoran, jeopark müzesi gibi alanlar oluşturulacak. Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

    Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan endüstri mirasının yeniden hayat bulacağına dikkat çekerek işletmesine talip olduklarını vurguladı.

    “Güzelliklerimizi bütün dünyaya anlatacağız”

    Zonguldak’ta yıllarca yer altındaki kömürün çıkartılması için mücadeleler verildiğini aktaran AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, Almanya Ruhr havzasından örnekler vererek şöyle dedi:

    “Gökgöl Mağarası’ndan başlıyorsunuz Üzülmez Kültür Vadisi arkasından Maden Müzesi dolayısıyla Zonguldak girişinden çıkışına kadar bu eserlerin hayata kazandırılması ve sonrasında buraları görmek isteyenler için çalışılıyor. Buraları görmek isteyen çok insan var. Biz Almanya’ya gittiğimizde Ruhr havzasında maden bölgelerinde bu tür yerleri yeniden hayata geçirmişler. Bizim de hayran kalacak çok yerimiz var. Yer altı ile ilgilenirken yer üstüne bakamamışız. Geçimimizi yer altından sağlamışız. Emeğin başkenti olan Zonguldak böyle bir şehirdi. Bundan sonra yer altı ve yer üstü güzelliklerimizi gün üstüne çıkartıp bütün dünyaya ve Türkiye’ye anlatacağız.”

    “Şehrimizi marka haline getirirsek önemli kazanım elde edeceğiz”

    Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz turizmin; çağın en önemli alanlarından birisi olduğuna dikkat çekti. Dünyada bir milyar insanın değişik amaçlarla gezdiğinin altını çizen Vali Mustafa Tutulmaz, Zonguldak deyince de akla maden sektörünün geldiğini hatırlattı. Bu endüstriyel mirasın tanıtılmasının kente önemli kazanım sağlayacağını vurgulayan Tutulmaz, şöyle dedi:

    “Güzel bir başlangıca hep beraber şahitlik yapıyoruz. Turizm çağımızın en önemli alanlarından birisi. İnsanların refah düzeyi arttıkça başka illeri görme, başka kültürlere vakıf olma oralarda bulunma, dinlenme değişik amaçlarla bir hareketlilik başlıyor. Bundan 50 yıl önce hayal etmeyeceğimiz bir rakama şu an itibariyle ülke olarak ulaşmış durumdayız. Dünyada da şu anda 1 milyara yakın insan değişik amaçlarla geziyor. İş amacı oluyor, görme, dinlenme, denize girme, dağa çıkma çok değişik yönüyle bu gezmeyi artık bir amaç haline getirmiş durumda insanlar. Hele büyük şehirlerde iki üç günlük tatilde bile nereye gidileceği konusunda insanlar arayış içinde. Böyle olunca biz de Zonguldak adına bu sektörden yeterince pay almamız gerektiği ortaya çıkıyor. Bizim değerlerimiz var. Bu değerler yerin altıyla bağlantılı ilimizin adıyla özdeşleşmiş, Zonguldak deyince maden maden deyince Zonguldak akla gelmiş. Onu hala devam ettiren kültürel ve endüstriyel mirasları var. İçinde bulunduğumuz alan da bunlardan bir tanesi. Bizim bu tür endüstriyel mirasımızı önceleyerek bir strateji ile ilimizi turizm alanında pazarlamamız lazım. İlimizi eğer iyi tanıtabilirsek marka şehir haline getirirsek bundan çok önemli bir kazanım elde edeceğiz.”

    Tanıtım programı konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile son buldu.

  • Uyku problemi olan hastalar uyuyarak şifa bulacak

    Bitlis’in Tatvan Devlet Hastanesi, uyku ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla hastane bünyesinde “Uyku Apne Ünitesi” kurdu.

    Tatvan Devlet Hastanesinde kurulan ünite sayesinde uykuda solunumun durması veya duraklaması, uykunun bölünmesine neden olan horlama, boğulma hissi, sabah baş ağrısı, gündüz aşırı uyku hali, dalgınlık, dikkat bozukluğu ve benzeri rahatsızlıkları bulunan hastalar, artık hastanede uygulanacak bir gecelik uyku testiyle şifa bulmuş olacak. Kurulan “Uyku Apne Ünitesi” ile ilgili bilgi veren Hastane Başhekimi Erdinç Eren, “Uyku Apnesi” rahatsızlığı olan hastaların artık başka yerlere gitmesine gerek kalmadığını söyledi. Alanında uzman ekip gözetiminde hizmete başlayan ünitenin önemine dikkat çeken Başhekim Erdinç Eren, “Uyku bozukluğu olan çok sayıda hasta var. Onların tespiti ilimizde yapılamamaktaydı ve gittikleri şehirlerde de çok uzun süreli randevular verilmekteydi. Bu konuda çalışma yaptık ve hastanemizde Uyku Apne Ünitesi açarak, Uyku Apnesi rahatsızlığını ölçen Polisomnografi (PSG) cihazını kurduk. Bu cihaz, uyku ile ilgili çeşitli bozuklukların laboratuvar ortamında kayıt yapılarak tespit etmeye yarıyor. Uyurken horlama veya uykuda solunumun durması yada duraklaması gibi şikayetlerle gelen hastalar artık Uyku Apne Ünitesi’nde değerlendirilecek. Bu hafta itibariyle hasta kabulüne başlamış bulunuyoruz. Bu anlamda bir rahatsızlığı bulunan hastalarımızı hastanemize bekliyoruz” dedi.

    Uyku apnesinin, kişinin hayatına olumsuz etkileri olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uz. Dr. Pakize Sucu ise, “PSG, halk arasında, geceleri uykuda nefes durması olarak bilinen ama bizim de uyku apnesi dediğimiz uykuda solunumun durması olarak bilinen hastalıkların tanısını koymaya yarayan uyku testidir. Uyku apnesi olan kişiler, kaliteli uyku uyuyamıyor. Aynı zamanda, dalgın ve dikkat bozukluğu olan kişiler haline dönüşüyorlar. Kişinin gece uyurken nefesinin durması veya duraksaması, horlama, gündüz aşırı uyku hali, gün boyu süren baş ağrısı ve benzeri şikayetlerle bize gelen hastalara PSG testi yapıyoruz” diye konuştu.

    Uyku bozukluğunun en çok kısa boyunlu, obez ve küçük çeneli kişilerde görüldüğünü belirten Dr. Sucu, “Hastanemize başvuru yapan hastaların uyku durumunu öncelikle hastadan ve ardından hasta yakınından dinliyoruz. Hasta gece uyurken nefesinin anlık durması, gündür sürekli devam eden baş ağrısı, sürekli uyku hali gibi durumlar olabiliyor. Bu tür şikayetle gelen hastaları değerlendirmeye alıyoruz ve öncelikle kulak burun boğaz hekiminden görüş alıyoruz. Üst solunum yolunda nefese engel olan bir şey var mı, yok mu diye bakılıyor. Ardından nöroloji uzmanı solunum açısından beyinde bir sorun var mı diye bakıyor. Bu sıkıntıları olan hastalara alanında uzman hekim arkadaşlarımız bakıyor. Bu tür sıkıntıları olmayan hastaları da uyku testine alıyoruz. Hastayı, tüm ihtiyaçlarını giderebileceği ve ses geçirmez olan uyku odasına alıyoruz. Burada yapılan testle en az 4 ile 6 saat arasından kayıt alıyoruz. Cihaza takılı sensörler marifetiyle hastanın vücudundaki kan ve oksijen düzeyi, beyin dalgaları, solunum, kalp hızı, nabız ve vücut hareketlerini ölçüyoruz. PSG, apnenin derecelerini test ediyor ve hafif, orta veya ağır olarak derecelendiriyor. Bunların yanı sıra, üst solunum yolu muayenesi, akciğerler, obezite varlığının değerlendirilmesi, kas ya da beyin hastalıkları olup olmaması tanıda önemlidir. Böylelikle hastada uyku apnesine neden olabilecek bir hastalık olup olmadığı kontrol ediliyor. Bu işlem gece yapılıyor ve uyku teknisyeninin gözetiminde olan hasta gece boyunca burada testte kalıyor. Yapılan testte elde edilen raporlar değerlendirmeye alınıyor ve böylelikle tanı konuluyor. Tanı konulan hasta, daha sonra hastalık durumuna göre alanında uzman hekim tarafından takibe alınıyor. Uyku sendromu dediğimiz hastalık çıkan kişileri de tekrar cihaza takıp bir gece daha takibe alıyoruz” şeklinde konuştu.

  • Altın Marka Ödülleri sahiplerini bulacak

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi Türkiye’nin Global ve yerel markalarını bir araya getirecek. 2’nci Türkiye Altın Marka Ödülleri’nin de sahiplerini bulacağı etkinlik öncesi Türkiye Altın Marka Ödülleri Kurucusu ve Yönetim Başkanı Nedim Delibaş yaptığı açıklamada amaçlarının Türk markalarının adını dünyaya en iyi şekilde duyurmak olduğunu söyledi.

    Bu yıl 3 Aralık’ta ikincisi düzenlenecek olan İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi etkinlikleri kapsamında gerçekleşen Türkiye Altın Marka Ödülleri Türk ekonomi ve iş dünyasının buluşmasına sahne olacak.İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi Türkiye’nin Global ve yerel markalarını bir araya getirecek. 2’nci Türkiye Altın Marka Ödülleri’nin de sahiplerini bulacağı etkinlik öncesi Türkiye Altın Marka Ödülleri Kurucusu ve Yönetim Başkanı Nedim Delibaş yaptığı açıklama da amaçlarının Türk Markalarının adını dünyaya en iyi şekilde duyurmak olduğunu söyledi.

    Delibaş, “Ödül törenin amacının ülkemizin önemli markalarının Türkiye ve dünyadaki bilinirliliğini arttırmak ve hak ettiği yere ulaşmasını sağlamaktır. Kritik günlerden geçtiğimiz bu günlerde kendi markalarımıza sahip çıkarak tüm dünyaya gücümüzü göstermek istiyoruz. Bu nedenle bu tür etkinliklerin halkımızın markalarına sahip çıkması adına fırsat olacağını düşünüyoruz. 1 Ekim – 1 Kasım tarihleri arasında avrupaekonomigazetesi.com üzerinden yapılacak halk oylaması sonuçları 2 Kasım’da kamuoyu ile paylaşacağız ve Tertip komitesinin belirlediği özel ödülleri ise 1 Aralıkta açıklayacağız” şeklinde konuştu.

  • Başkan Kale; “Dışa bağımlılık milli kaynaklarla son bulacak”

    İncirliova Belediye Başkanı Gürşat Kale, geçtiğimiz günlerde Danimarka’da düzenlenen “Düşük Karbonlu ve Verimli Isıtma Soğutma Projesi” çalışmalarını yerinde incelemek üzere Türkiye’den katılan heyet ile birlikte gittiği Danimarka gezisi ile ilgili olarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    Türkiye’nin fosil atık kullanımını tamamen sonlandırarak bölgesel ısıtma ve soğutma sistemleri ile enerji tasarrufunu üst seviyelere çıkartabileceğini vurgulayan Başkan Kale, uzman gözüyle Türkiye’nin ivedi şekilde Enerji strateji ve politikalarının belirlenerek 2020-2050 vizyonunun oluşturulması gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin enerji konusunda dışa olan bağımlılığının ortadan kaldırılmasının tek yolunun milli ve bölgesel enerji kaynaklarının ülke ekonomisine kazandırılarak gerçekleşeceğini vurgulayan Başkan Kale; “ Danimarka’ da gerçekleşen bu teknik gezinin bir hastaya ilaç olabilecek nitelikte bir reçetenin oluşturulmasında, çok yerinde ve verimli bir olmuştur. Danimarka özellikle yerel yönetimlerin Ulusal enerji politikasından daha hızlı hedefler oluşturmuş olup bugün hanelerin ısı ihtiyacının %64’ünü bölgesel olarak karşılamaktadır. Türkiye’de özellikle son zamanlarda yaşanılan ekonomik sorunlar ile dışa olan bağımlılık yerli ve bölgesel kaynaklarımızla son bulur ” dedi.

    “Bölgesel ısıtma ve soğutma teşvik edilmeli”

    Ülkemizde bu hususta nihai tüketim sektörlerinde ısı planlamalarının yapılmasının bu alanda Enerji tasarruf potansiyelinin hayata geçirilmesi için ilk adım olacağını belirten Kale; “Ülkemize Belediyelerin Jeotermal ve Güneşten enerjilerini karşılayabilmeleri hususunda usul ve esasların belirlenebileceği bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerine teşvik edildiği ikinci bir mevzuat oluşturulmalıdır” ifadelerine yer verdi.

    Danimarka’da Bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde üretilen ısının yüzde 52’sinin yenilenebilir tabii kaynaklar olduğuna dikkat çeken Kale, “Danimarka, Mayıs ve Ağustos aylarında güneş enerjisi ile ısınan su yüzde 50 üzerinde tüketimi karşılıyor. Bölgesel ısıtma ve soğutmaya yönelik tesislerin bulunduğu bu ülke güneşlenme süresi yıllık 700 saat iken ülkemizde bu süre 2 bin 741 saat. Bu tesislerin ülkemizde kurulması ve bölgesel ısıtma soğutma sistemlerinin hayata geçirilmesi sadece enerji tasarrufundaki verimle sınırlı kalmayacak ve istihdam konusunda da büyük fayda sağlayacaktır” dedi.