Etiket: Bul

  • MotoGP’ye Red Bul KTM damgası

    MotoGP’ye Red Bul KTM damgası

    Dünyanın en büyük motor sporları organizasyonlarından biri olan MotoGP’de 2020 takviminin üçüncü yarışı olan Çekya GP’sini Red Bull KTM’nin çaylak pilotu Brad Binder kazandı. 24 yaşındaki sporcu Binder, MotoGP kariyerinin üçüncü yarışında podyumun en tepesine Brno’da çıktı.

    Motor sporlarının en büyük organizasyonlarından biri olan Moto GP’de 2020 takviminin üçüncü yarışında Red Bull fırtınası esti. Yarışa 7. cepten başlayan, 2016 Moto3 şampiyonu Brad Binder, harika bir sürüş sonrasında hem Red Bull KTM takımının hem de kendisinin ilk MotoGP zaferini elde etti. 24 yaşındaki sporcu Binder, iyi start aldığı yarışta rakiplerini birer birer geçmeyi başardı. Binder, son olarak birincilik için çekiştiği iki isim olan Fabio Quartararo ve Franco Morbidelli’yi de geçerek kontörlü tamamen eline geçirdi. Bu andan sonra rakiplerinin yanına yanaşmasına izin vermeyen Brad Binder, çaylak sezonundaki ilk zaferine Brno Pisti’nde ulaşmış oldu.

    Johann Zarco 2018’den sonra yeniden podyumda

    Çekya’daki mücadeleye pole pozisyonundan başlayan bir diğer Red Bull sporcusu Johann Zarco ise iyi çıkış yapamamasına ve aldığı uzun tur cezasına karşın ön bölüme tutunmayı başardı. Son bölüme kadar iyi sürüşünü devam ettiren Zarco, 2018’den sonraki kişisel ilk, Avintia Ducati takımına ise tarihinin ilk podyumunu kazandırmış oldu.

    Brad Binder: “Umarım bu galibiyet daha fazlası için bir başlangıç olur”

    Küçük bir çocukken kurduğu hayalin gerçeğe dönüşmesinden dolayı büyük bir mutluluk yaşadığını dile getiren sporcusu Brad Binder “Ailemin burada beni izlemesini çok isterdim. Çünkü bu işe başladığım ilk andan beri beni destekliyorlar. Takımım Red Bull KTM’ye ne kadar teşekkür etsem az. Bana inanılmaz bir motosiklet teslim ettiler. Ayrıca beni destekleyen herkese de çok teşekkür ederim. Umarım bu galibiyet daha fazlası için bir başlangıç olur” dedi.

    MotoGP’de bir sonraki yarış 16 Ağustos’ta Avusturya’da Red Bull Ring’de koşulacak.

  • Dar giysiler bül gelişimi arttırabilir

    Medicana Sivas Hastanesi doktorlarından Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, halk arasında kelebek hastalığı olarak bilinen Epidermolizis Bülloza hastalığında; giyilen dar giysilerin bül gelişimini artırabileceğini söyledi.

    Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, kelebek hastalarının hastaların zeminlerde yatmaması ve oturmaması gerektiğini belirterek, ”Sert giysiler, sıkı lastikli ve dar giysiler bül gelişimini artırabilir. Çarpma ve vurmalara karşı hastaların korunması ve çevrenin bu korunmalara uygun olarak düzenlenmesi önemlidir. Yiyeceklerin posalı ve yumuşak olması ağız ve yemek borusunda gelişebilecek büllerden sakınmak için önemlidir. Hastalarda dönem dönem cerrahi müdahalelere de ihtiyaç duyulabilmektedir. Hasta yakınları yara bakımı, enfeksiyon kontrolü, hastanın beslenmesi ve fiziksel tedaviler konusunda eğitilmelidir. Uygulanacak ilaç ve uygulamalar konusunda gazlı bez sarılması, dressing kullanımı, vazelinli sargılar, antiseptik, banyolar, antibiyotik krem ve merhemler konusunda hasta yakınlarının hepsi eğitilmelidir. Bu uygulamaları yapabilecek eğitilmiş sağlık personeli mevcut olmakla birlikte her zaman mümkün olmamaktadır” dedi.

    Genetik bir hastalıktır

    Uçar, Kelebek hastalığının; deride ve mukozalarda geliştiğini ifade ederek, ”Genellikle büller bu bölgelere uygulanan mekanik bir etki, baskı, çarpma ve benzeri olaylar sonrası gelişir. Genetik bir hastalıktır. Hastalık deriyi deri altına bağlayan yapıları oluşturan liflerdeki maddelerin bazılarının eksik yapılmasına bağlı gelişir. Bu bağlar çok hafif bir darbe ile kopar ve deri altında oluşan boşluğa çevre dokulardan sıvı sızarak bül gelişimine neden olur. Lezyonlar halk arasında kelebeğe benzetildiği için kelebek hastalığı olarak da bilinir. Kabaca hastalığın seyrine göre üç tipi bulunmaktadır” dedi.

    Enfeksiyon kapmış büller ölümcül olabilir

    Hastalıkta en riskli dönemin bebeklik dönemi olduğuna dikkat çeken Uçar, “Yaygın büller ve bunların açılması ile oluşan yaralar enfeksiyon riski taşır. Bu dönemde enfeksiyonlar hızla yayılıp kana geçebilir. Ölüme neden olabilir. Yaygın hastalık varsa bu risk daha yüksektir. Çocukluk çağına ulaşan hastalarda deri kanserleri gelişebilmekte ve bunlar hayatı tehdit edici olabilmektedir. Bu kanserler daha ileri yaşlarda da olabilmektedir. Ağız içi mukozası tutulması beslenme güçlüğü yaratabilir. Yemek borusu tutulması halinde yutma problemleri yaşanabilir. Solunum yollarının tutulması solunum problemi oluşturabilir ve akciğer enfeksiyonları riskini artırır. Şiddetli olgularda çocuğun büyüme ve gelişmesi engellenebilir. Gözdeki bül gelişimi göz kapaklarında yapışıklıklara ve enfeksiyonlara yol açabilir. Genital ve anal bölgede bül gelişimi yapışıklıklara yol açarak idrar ve dışkılama zorluklarına yol açabilir” şeklinde konuştu.

  • ’İş bul’ diyen babasını av tüfeği ile öldüren sanık hakim karşısında

    Kayseri’de kendisine ’Çık dışarı, iş bul. Boş gezme, çalış’ diyen babasıyla tartışan ve babasını av tüfeği ile vurarak öldürmekten tutuklu yargılanan 30 yaşındaki sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Babasıyla hiç bir sorunu olmadığını söyleyen sanık, “Kendimi öldürecektim, babam tüfeği tuttu” dedi.

    25 Aralık’ta Uğurevler Mahallesi 254. sokakta meydana gelen olayda Y.A. (30) ile babası Mehmet A. (54) arasında tartışma çıktı. Babasının oğluna ’çalış’ demesi üzerine çıktığı iddia edilen tartışmanın büyümesi ile Yusuf A., babasına av tüfeği ile 2 el ateş etti. Olayın ardından ağır yaralanan Mehmet A., sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybederken, cinayet şüphelisi olarak Yusuf A. ise Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

    Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Nevşehir’de tutuklu bulunan sanık Y.A., jandarma eşliğinde duruşmada hazır edilirken, sanığın müşteki annesi F.A. (52), kardeşleri O.A. (18) ve Y.A. (29) ile avukatlar hazır bulundu.

    İş bulamadığı için sürekli baskıda bulunan babasını av tüfeğiyle vurduğu gerekçesiyle ’kasten adam öldürme’ suçundan yargılanan tutuklu sanık Y.A., mahkemede sorgu ve savunmasında olay gününü hatırlamadığını, şoka girdiğini ve yanlışlıkla vurduğunu söyledi.

    “Çayı babam koyardı, şekerini ben atar, karıştırırdım”

    Daha önce uyuşturucu bağımlısı olduğunu ancak olaydan uzun zaman önce uyuşturucu kullanmayı bıraktığını söyleyen Y.A., ifadesine şu şekilde devam etti:

    “Babamla hiç bir zaman sorunumuz olmadı, hatta aramız çok iyiydi. Çayı babam koyardı, şekerini ben atar, karıştırırdım, o kadar aramız iyiydi. İşsizdim, bunalımdaydım. Babam cezaevine girdikten sonra uyuşturucu kullanmaya başladım. Uyuşturucu kullanmadığım zaman krize giriyordum. Evime, eşyalara, aileme zarar veriyordum. Babam cezaevinden çıkalı iki ay oldu. İş bulamadığım için bir kaç defa bana söylendi. Ben de olay günü sabah evde babamın tüfeğinin bulunduğu odaya gittim, tüfeği aldım ve kendimi öldürmek istedim. O sırada babam tüfeği tuttu. Ayağım kaydı ve ikimiz de düşerken silah ateş aldı. Sonrasını hatırlamıyorum şoka girdim.’’

    “Komşular duyar diye hastaneye yatıramadım”

    Sanık Y.A.’nın annesi F.A. ise oğlunun uyuşturucu kullandığını duyduğunu ancak görmediğini dile getirdi. Daha sonra oğlunu hastaneye götürdüğünü söyleyen F.A., “Hastaneye götürdüm, doktor uyuşturucuyu bırakması için ilaç verdi ama komşular duyar ve dedikodu olur diye hastaneye yatıramadım” dedi. Şikayetçi olmadığını ifade eden F.A., “Biri eşim, biri oğlum nasıl şikayetçi olayım” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti verdiği ara kararda, sanığın akli dengesinin yerinde olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine ve davanın Nisan ayına ertelenmesine karar verdi.

  • ’Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’da bekleyiş başladı

    Üniversite öğrencilerinin, diyabetli hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak buluşlarının yarıştığı ’Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’ projesinde yarı final 30 Eylül 2016 tarihinde gerçekleştirildi.

    Diyabet alanında yenilikçi çözüm ve tedavi yöntemleri geliştiren Sanofi’nin, üniversite öğrencilerine yönelik başlattığı ve bu sene üçüncü kez düzenlenen ’Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’ adlı proje yarışmasında finale yaklaşıldı. Diyabetli hastaların günlük hayatlarını kolaylaştıracak fikirler üretilmesi hedefiyle başlatılan yarışmada yarı finale kalan ilk 12 finalist, 29 Eylül Perşembe günü Türkiye’nin önde gelen isimlerinden oluşan jüri üyeleri tarafından düzenlenen eğitim toplantısında bir araya geldi. ’Diyabetin Önemi, Yaşamı Kolaylaştıran Yeni Teknolojiler’, ’Yaratıcı Fikrin Projesi Nasıl Olur? İnovasyon nedir?’, ’Mobil Yazılım Uygulamaları Alanında Bir Proje Nasıl Hazırlanır, Nasıl Yürütülür?’ gibi başlıkları içeren konularda yapılan bilgilendirmenin ardından 30 Eylül Cuma günü yarışmanın yarı finali gerçekleştirildi. Dereceye girenlerin 8 Kasım Dünya Diyabet Günü haftasında final ile açıklanacağı ödül töreninde; ürün, servis ve kurumsal sosyal sorumluluk kategorisi birincilerine büyük ödül olan 10 bin TL’nin yanı sıra bu sene hayata geçirilen uygulama ile Sanofi’de staj fırsatı da sunulacak.

    Yapılan açıklamaya göre, diyabetli hastaların ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerileri üretmek ve üniversite öğrencilerini bu sürece dahil etmek için başlatılan ’Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’ proje yarışmasına Türkiye’nin farklı üniversite ve fakültelerinden toplam 167 başvuru yapıldı. Yarı finale kalan 12 projenin sahibi genç mucitler dereceye girebilmek için, 30 Eylül Cuma günü aralarında Prof. Dr. Temel Yılmaz’ın yanı sıra Diyabetle Yaşam Derneği Başkanı Emine Alemdar, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aybek Korugan, Marmara Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuzhan Deyneli, Doğuş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mitat Uysal, Ulusal Beslenme Platformu 2’nci Başkanı Prof. Dr. Mehmet Pala, gazeteci ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatoş Karahasan ve Sanofi Diyabet ve Yenilikçi Ürünler İş Birimi Direktörü Pelin Yunusoğlu’nun da bulunduğu Jüri üyeleri karşısında projelerini anlattı.

    Restoranlarda menülerde karbonhidrat ve kalori değerleri bulunan diyabetik menü, çocuklara diyabetin bilinçlendirilmesi amacıyla hikaye kitabı, GoPro kamerası ile diyabet hastasının bir gününü, karşılaştığı zorlukları anlatan bilinçlendirici kısa filmler, diyabet hastalarının başarı öykülerini paylaşılması sağlanan yüreklendirici forumlar, diyabeti sevdirecek karikatürler, marketteki yiyeceklere QR uygulaması okutularak hastanın ihtiyacına göre bilgilendiren mobil uygulamaya uzanan yelpazede, diyabet hastaları için hayatı kolaylaştıracak birbirinden kreatif ve benzersiz proje, ’Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın’ın yarı finalinde değerlendirildi. ’Ürün’, ’Servis’ ve ’Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ kategorilerinde dereceye giren projeler, 8 Kasım 2016’de düzenlenecek ödül töreniyle açıklanacak.

  • 15 bin TL parasını aldılar ’Bize dul erkek bul’ dediler

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde aracılar vasıtası ile tanıştığı Suriyeli gelin için 8 bin TL para veren, ayrıca 7 bin TL değerinde altın takı alan 45 yaşındaki Fazıl Küçükyılmaz, “Suriyeli Ceylan, hasta annesini ziyarete gideceğini söyledi ve bir daha kendisini bulamadım. Aracılar ise beni arayarak hala para istiyorlar ve benden kendilerine dul erkek bulmamı istiyorlar” dedi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Ayranlık Mahallesi’nde çiftçilik yapan 3 çocuk babası Fazıl Küçükyılmaz, 2015 yılında eşinin geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybettiğini söyleyerek, “Sarız’da Suriyeliler ile evlenen tanıdıklarım vardı. Onlar Hatay’dan birilerini aradılar ve bir kaç gün sonra bizi Kırıkhan’a çağırdılar. Komşum ile birlikte ile Hatay’ın Kırıkhan ilçesine gittik ve burada beni Ceylan isminde bir Suriyeli ve Mehmet S. isminde biriyle tanıştırdılar. Burada Ceylan için pazarlık yaptık ve 5 bin 500 TL peşin, 2 bin 500 TL’yi ise daha sonra bankadan havale ettim. Bu arada Ceylan’ı da alarak Sarız’a getirdim” dedi.

    Ceylan ismindeki Suriyeli’ye yüzük, küpe ve bilezikten oluşan 7 bin TL değerinde altın takı aldığını anlatan Fazıl Küçükyılmaz, “10 gün sonra Ceylan, ’Annem hasta, yanına gitmem gerek’ diyerek İskenderun’a gitti. Birden İskenderun’da kayboldu ve bir daha kendisinden haber alamadım. Daha sonra ben de telefon numaraları ve TC kimlik numaraları bulunan aracılarla görüştüm. Bana ’bize dul erkek bul’ dediler. Ben dul erkeği nereden bulayım, köyde yaşayan bir insanım. Karımı sorduğumda aracılardan İbrahim T., ’200 dolar gönder, karın 4 saat sonra yanında olur’ diyor” diye konuştu.

    Jandarmaya başvuruda bulunduğunu söyleyen Fazıl Küçükyılmaz, kendisinden 15 bin TL para alanların TC kimlik numaralarının ve adreslerinin bulunduğunu belirterek, “Yetkililerin bu şahısları bulmasını ve gerekenin yapılmasını istiyorum. Ben 15 bin TL harcadım. Benim 5 yıllık gelirim gitti. Köy yerinde ne yapacağımı bilemiyorum. Bakmakla yükümlü olduğum 3 çocuğum ve bir de yaşlı annem var. Evimize gelin geldi diye çok sevindik ama şu anda perişan bir haldeyiz” ifadesinde bulundu.