Etiket: Bozuklukları

  • Duruş bozuklukları ciddi sorunlara yol açıyor

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Selçuk Dündar, duruş bozukluklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi.

    Medicana Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünden Uzm. Dr. Selçuk Dündar, duruş bozukluklarının nedenleri ve tedavisi konusunda bilgi verdi. Dündar, “Postür(duruş), kişinin fiziksel ve ruhsal durumunu yaşantısı boyunca etkileyen önemli etkenlerden biridir. İnsanlarda duruş çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Bunlardan ailesel faktörler, yapısal bozukluklar ve alışkanlıklar duruş üzerinde belirleyici olmaktadır. Normal bir duruşta yandan baktığımızda sırtımızda hafif bir kamburluk (kifoz) ve belimizde hafif bir çukurluk (lordoz) bulunmaktadır. Bu eğriliklerin artması veya azalması duruş bozukluğuna ve ağrıya yol açabilmektedir. Ayrıca omurgada önden ve arkadan bakıldığında olan eğriliğe ise ‘skolyoz’ denilmektedir” dedi.

    “Skolyoz ciddi hastalıklara neden olabilir”

    İleri skolyozlarda, göğüs kafesinin daralması nedeniyle kalp ve akciğer sorunlarının da ortaya çıkabildiğini belirten Dündar, “Kötü duruş hayatın ileri dönemlerinde karşılaşılabilecek birçok romatizmal hastalığın, organ bozukluklarının ve ruhsal bozuklukların sebebi olabilir. Uzun süre masa başında çalışma, bilgisayar ve daktilo gibi klavyeli cihazların uzun süre kullanımı, çok fazla miktarda el işi yapanlar, çocukların okulda kendi boylarına uygun olmayan okul sıralarında oturması, çok küçük yaşlardan itibaren ağır sırt çantası taşımak, hatalı oturma, ayakta durma ve uyuma (uygunsuz yatak seçimi), aşırı kilolu olmak, duruş bozuklukları sonucu omuz ağrıları, boyun ağrıları, kürek kemikleri arasında ağrı, kol ve el bileği ağrıları en çok görülen şikayetlerdir” diye konuştu.

    “Oturmayı ve ayakta durmayı bilmiyor olabilirsiniz”

    Uzm. Dr. Selçuk Dündar, şu bilgileri verdi: “Tüm dünyada standart kabul edilen duruşun; ellerin yanlarda sallandığı önde veya arkada birleştirildiği ayakta durma postürüdür. İdeal ayakta durma pozisyonunda baş dik, ileri ve geri eğiklik yapmaksızın yanlardan bakıldığında kulaklar tam omuzlar hizasında olmalıdır. Göğüs dik durmalı, bel ve boyundaki çukurluklar normalden fazla veya az olmamalıdır. Karın düz olmalı, omuzlar dik olmalıdır. İdeal oturma pozisyonun da ise yük her iki kalça üzerine eşit olarak dağılmalı, bel ve sırt dik olmalıdır. Oturulan yer yeterli yükseklikte olmalı, her iki ayak yere eşit olarak temas etmelidir. Duruş bozuklukları fizik muayene ve çeşitli duruş analiz yöntemleriyle tespit edilir. Duruş bozuklukları belirli periyotlarda takip edilmeli hastalara uygun oturma, yatma ve ayakta durma teknikleri öğretilmeli, uygun korseler planlanmalı, fizik tedavi ve düzenli egzersiz programı düzenlenmelidir.”

  • Bebeklerde ve çocuklarda gelişim bozuklukları

    Çocuk Gelişimi Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu, bebek ve çocukların büyüyüp gelişmemesi veya gelişip büyümemesinin de bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.

    Bebeklerde doğumundan itibaren yaşamsal fonksiyonlarının çalışmasını, bu fonksiyonlarla birlikte bebeğin büyümesini ve gelişmesini beklediklerini belirten Medical Park Samsun Hastanesi, Çocuk Gelişim Uzmanı Ayşenur Bekaroğlu “Bebeğin doğumundan itibaren yaşamsal fonksiyonlarının çalışmasını, bu fonksiyonlarla birlikte bebeğin büyümesini ve gelişmesini bekleriz. Büyümeden beklediğimiz bebeğin boyunun uzaması kilo alması, gelişimden beklediğimiz ise bebeğin dil, sosyal-duygusal, psikomotor ve özbakım becerilerinin takvim yaşı ile uyumlu olarak gelişmesini isteriz. Fiziksel ve zihinsel gelişim genetik olduğu kadar çevresel faktörlerden de etkilenmektedir” dedi.

    Bebek ve çocukların büyüyüp gelişmemesi veya gelişip büyümemesinin de bir sağlık sorunu olduğunun altını çizen Bekaroğlu, “Biz bebeklerin ve çocukların gelişim ve büyümelerinin her zaman ilerlemesini isteriz ama bazen doğum öncesi, doğum sırası, doğum sonrası gibi sebeplerden dolayı gelişimi ilerlemez, gerileyebilir. Bebek ve çocukların büyüyüp gelişmemesi veya gelişip büyümemesi de bir sağlık sorunudur. Çocuklarda takvim yaşı olarak 5 yaşında olup, duygusal yaşı 2, zekası 3, psikomotor becerilerde 4 yaş düzeyinde olabilmektedir. Erken müdahale ile gelişimin korunması önceliğimizdedir. 0-18 yaş bebeklere veya çocuklara gelişimlerine nasıl destek olunacağı, bunun için gelişimine uygun hangi oyuncakları ve oyunların kullanılacağı, yetişkinin etkili iletişim yolları, doğru yaklaşım ve davranış şekilleri, ekranın etkinlik olarak kullanılmaması, onun yerine neler yapılabileceği, nasıl yemek yedirilmeli, nasıl uyutulmalı, ağlama krizleri nasıl çözülmeli, tuvalet eğitimi nasıl verilmeli, gelişimi için okula başlama dönemi ne zaman olmalı, okula uyum, yeni kardeş, ebeveyn ayrılıkları gibi sorular da gelişimsel destek kapsamında yardımcı olduğumuz durumlardır. Büyümek ve gelişmek zor iştir, bu sorumluluğu paylaşalım, ona ihtiyacına göre destek olalım” diye konuştu.

  • Duruş bozuklukları bel ağrılarını tetikliyor

    Kayseri Özel Dünyam Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünden Uzm. Dr. Hamdi Koç, yanlış duruş bozuklukları düzeltildiğinde, cerrahi yöntem kullanılmaya gerek kalmaksızın, bazı bel ağrısı sorunlarının ortadan kalkacağını söyledi.

    Bel ağrılarının her yaştan insanın sorunu olabileceğine değinen Uzm. Dr. Hamdi Koç, halk arasında bel fıtığı olarak ağrıların oranının bilinenin aksine, tüm bel ağrıları içinde yüzde 5’i geçmediğine, bel fıtığının da çok azında cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bel ağrılarının önemli bir kısmının vücudun yanlış kullanımı ve duruş bozukluklarından kaynaklandığını belirten Uzm. Dr. Hamdi Koç, “Bel ağrılarında hastalığın derecesine göre, ilaç tedavisine, fizik tedaviye ve cerrahi yöntemlere başvurulur. Ama cerrahi ve ilaç yöntemlerine gerek duymaksızın, çoğunlukla görülen bel ağrılarında oturuş ve yatış bozuklukları bel ağrılarını tetikliyor. Biz, bunları uygun şekle getirdiğimiz zaman tedavide önemli bir yol kat ediyoruz; belki ilaç ya da fizik tedaviye gerek bırakmayacak biçimde tedaviyi kolaylaştırıyoruz” dedi.

    Oturarak çalışanlar risk altında

    Bel ağrılarına neden olan faktörleri; aşırı kilo, aşırı zayıflık, uygunsuz oturma ve yatma, stres, aşırı sigara kullanımı, uzun süre oturma, uzun süre ayakta kalma, bele aşırı yüklenme ve hamilelik olarak sıralayan Uzm. Dr. Hamdi Koç, yanlış duruş pozisyonları ile ilgili şunları söyledi:

    “Kanepelere yayılarak oturmak, iş yerinde ya da evde bel desteksiz oturmak, uzun süre aynı pozisyonda kalmak ciddi problemler. Dizüstü bilgisayarların çıkması ile bu problemlerin daha da arttığını söylemek mümkün. Eskiden masaüstü bilgisayarlar daha yoğunlukta iken, kullanıcılar mecburen postüre (vücut duruşu) daha az zararlı olabilecek biçimde bilgisayara karşıdan bakıyordu. Uzun süre aynı pozisyonda çalışmak da büyük risk. Örneğin, mimarlar, bankacılar ve sekreterler de uzun süre aynı pozisyonda durmaktan kaynaklı bel ve boyun problemlerini çok sık görüyoruz. O nedenle bu tür mesleklerde çalışanların en azından bir buçuk saatte bir pozisyon değiştirmeleri, kalkıp yürümeleri gerekir.”

    Doğru yatak seçimi ve doğru yatış önemli

    Bel ağrısı çekenlerin önemli bir probleminin de yanlış yatak seçimi ve yanlış yatış pozisyonu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Hamdi Koç, sert yatak tercih edilmesini önerdi. Uzm. Dr. Hamdi Koç, “Yatış pozisyonu ile ilgili bir diğer önemli hata da yüzükoyun yatmaktır. Bu, hem lokomotor hem de kardiyovasküler sistem açısından uygunsuz bir pozisyon. Sağa, sola ya da sırt üstü yatmak bizim önerdiğimiz yatış şeklidir. Sırt üstü yatanlara da ayaklarının altına yastık koyup yükseltmelerini öneriyoruz. Sağa ve ola yatanların da, bacaklarını karnına doğru çekmelerini tavsiye ediyoruz. Yine sırt üstü yatanların uyandığında yataktan birden yeltenerek kalkması uygun değil. Sağa ya da sola dönerek yataktan kalkmaları daha uygun” ifadelerini kullandı.

  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları Anlatıldı

    Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi ve Malatya Büyükşehir Belediyesi Aile Danışma ve Destek Merkezi işbirliğinde Melekbaba Şehit Yüzbaşı Hakkı Akyüz İlköğretim Okulu öğrenci velilerine “Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları” konulu konferans verildi.

    Konferansa Şehit Yüzbaşı Hakkı Akyüz İlköğretim Okulu Müdürü Muharrem Taşcan, öğrenci velileri ve Sosyolog Zehra Sönmez katıldı. “Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları” üzerine sunum yapan Sönmez, davranış bozukluklarını çocukların gelişim dönemlerindeki sorunların çözümünde engellerle karşılaşması ve o dönemde olağan olarak nitelendirilen sorunların daha sonraki dönemlere kalması sonucu ortaya çıkan sorunlar olarak tanımlandığını ifade etti. Sönmez, çocuklarda görülen davranış bozukluklarını saldırganlık, yalan söyleme, okul reddi, tırnak yeme, dikkatsizlik ve inatçılık olarak sıraladı. Sönmez, davranış bozukluğuna sebep olan nedenlerin dikkat çekme, ebeveynlere karşı güç kazanma isteği, intikam alma isteği ve yetersizlik olduğunu vurgulayarak, bu davranış içindeki çocuklara karşı karşılıklı saygı, çocuğa zaman ayırma, cesaretlendirme, sevgiyi anlatma ve paylaşma gibi davranışlarla yaklaşılmasının çocuklarla iletişim açısından önemli olduğunu kaydetti.

    Konferans boyunca çocuklarda görülen bütün davranış bozuklarının belirtileri ve nedenleri açıklanarak, ailelerin bu davranışlara karşı alması gereken önlemler hakkında bilgiler de verildi.

  • Uyku Bozuklukları Önemli Sağlık Sorunlarına Yol Açabilir

    Uzm. Dr. Salih Bilgin, uyku bozukluklarının önemli sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.

    Medicana International Samsun Hastanesi Uyku Bozuklukları Merkezi’nden Uzm. Dr. Salih Bilgin “Uyku bozuklukları ve tedavisi” hakkında bilgi verdi. Bilgin “Çoğumuz hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirmekteyiz. Uyku süresi kişiden kişiye değişmekle birlikte bu süre 4- 11 saat arasında değiştiği bilinmektedir. Uyku süreleri genetik faktörlerin etkisi ile kişiden kişiye değişiklik gösterir. Doğuştan itibaren belirlenmiş olan bu süreyi belli limitler dışında değiştirmek mümkün olmamaktadır. Süreyi kısaltmak zorunda kaldığımızda ‘uyku yoksunluğu’ sonucu görülen istenmeyen belirtilerle karşılaşmaktayız. İş hayatı, verimlilik ve trafik kazaları ile uyku ve uyku bozukluklarının ilişkilerinin ortaya konması uyku bozukluklarının ayrı bir disiplin olmasında önemli kaldırım taşlarını oluşturmuştur” dedi.

    UYKUNUZU TEST EDİN

    Uzm. Dr. Salih Bilgin şu bilgileri verdi: “Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum. Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.

    Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.

    Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor. Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum. Toplantılarda, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum. Çok sık rüya görüyorum. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım ve saldırgan hareketlerim olduğu söyleniyor. Yukarıdaki sorulardan üç veya daha fazlasına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir. Uyku hastalıkları günlük aktivitenizi ve sosyal yaşantınızı bozmasının yanı sıra; çok daha ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.”

    UYKU BOZUKLUKLARI İÇİN PROFESYONEL YARDIM ŞART

    Uyku bozuklukları için profesyonel yardımın gerekli olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Salih Bilgin, “Genel anlamda ‘uykunun kendisine ait bozukluklar’, ‘uykuda ortaya çıkıp uyanıklık fonksiyonlarının bozulmasına sebep olan hastalıklar’ ve ‘uyanıklıkta ortaya çıkıp uykuyu etkileyen hastalıklar’ bu bilim dalı içinde incelenir. Uyku tıbbı, geniş bir hastalık yelpazesine sahip olması nedeniyle nöroloji, göğüs hastalıkları, psikiyatri, KBB, iç hastalıkları (kardiyoloji, gastroenteroloji, endokrinoloji, geriatri) ve pediatri başta olmak üzere diğer bilim dalları ile birlikte multidisipliner bir yaklaşımı gerektirir. Yukarıda belirtilen ciddi sonuçları nedeniyle, sürekli ve şiddetli horlaması olanlar, eğer eşleri solunum durması fark ediyorsa veya kendileri uykudan yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorlarsa, gündüz kendilerini uykulu hissediyorlarsa mutlaka hekime başvurmalı ve en az bir gece uyku laboratuvarında incelenmelidir. Uyku bozukluğundan şüphelenilen hastanın önce bir uyku bozuklukları uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir. Bazen sadece muayene ile tanı konabilirken; bazen de hastaya uyku tetkikleri yapılarak altta yatan sebepler ortaya konabilir. Uyku tetkikleri hastanın evinde, yatağında veya uyku bozuklukları merkezinde yapılabilir. Tüm gece laboratuarda ve teknisyen kontrolünde yapılan polisomnografi, uyku tetkiki için altın standarttır” şeklinde konuştu.