Etiket: Bozdu

  • Muhammet Demir, Gol Orucunu Bozdu

    Gaziantepspor’un golcü oyuncusu Muhammet Demir, 5 haftadır süren gol suskunluğunu Gençlerbirliği maçında bozdu. Demir, ligin 14. haftasında oynanacak Fenerbahçe karşılaşmasında da rakip fileleri havalandırmayı hedefliyor.

    Spor Toto Süper Lig’in 13. haftasında Gençlerbirliği deplasmanına çıkan Gaziantepspor, 2-0 yenik duruma düştüğü karşılaşmayı son dakikalarda bulduğu iki golle 2-2’lik eşitlikle tamamladı. Müsabakanın 90. dakikasında Muhammet Demir, 90+2’de ise Camara’nın attığı gollerle mücadeleden 1 puanla ayrılan Gaziantepspor, Fenerbahçe maçı hazırlıklarına da moralli başladı. 5 hafta sonra golle buluşan Gaziantepspor’un golcü oyuncusu Muhammet Demir, ikinci golün de asistini yapan isim oldu. 23 yaşındaki oyuncu, ligde geride kalan haftalarda takımına 5 gol, 3 asistlik katkı sağlarken, 14. hafta mücadelesinde oynanacak Fenerbahçe karşılaşmasında da rakip fileleri havalandırmayı hedefliyor.

  • Yalçın Suskunluğunu Bozdu

    25. dönem MHP Karabük eski Milletvekili Durmuş Yalçın düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyu tarafından merak edilen sorulara cevap vererek suskunluğunu bozdu.

    7 Haziran seçimleri öncesi ‘Siz olmadan milletvekili çıkaramayız’ diyenlerin, 1 Kasım seçimleri öncesi “Sizinle başarılı olamayız” dediklerine dikkat çeken Yalçın, tüm süreç boyunca sesiz kalmayı tercih ettiğini belirterek başarıyı gördük ifadesinde bulundu.

    1 Kasım tarihinde yapılan seçimlerde aday gösterilmeyen ve seçim süresince sessizliğini koruyan Yalçın, seçim sonrası ilk açıklamasını düzenlediği basın toplantısı ile yaptı.

    Kamuoyu tarafından merak edilen tüm sorulara yanıt veren Yalçın, Rafet Vergili’nin aday belirleme sürecinde etkin rol oynadığına dikkat çekti.

    GÖREV DEĞİŞİMİ OLMA HÂSIL OLACAK

    1 Kasım seçimlerinde milletvekili adayı gösterilmedikten sonra bir takım ithamlara maruz kaldıklarını ve seçim süresince gelişmeleri uzaktan izlediğini, hiçbir etkinliğe katılmadığını belirten Yalçın “ Seçim süresince sükûtta kalmayı tercih ettim. Birkaç cenaze dışında hiçbir şeye katılmadım. Baktım siyasete çekilmeye çalışılıyorum, uzaktan kalmayı, sessizce seyretmeyi tercih ettim. 1999’tan 7 Haziran seçimlerine kadar aldığımız oy oranları belli. 1 Kasım seçimlerini başarı olarak görmüyoruz. Başarı için kazanmak gerekir. Türkiye ortalaması üzerinde oy aldık bunu başarı ile sayarız derseniz bu benim kitabımda yazmıyor. Türkiye genelinde MHP yüzde 4 oy kaybetmiştir ama Karabük’te yüzde 8 oy kaybetmiştir. Seçim sonuçlarının Türkiye konjonktürüne yükleyemeyiz. Genel merkez 40 milletvekili çıkarttı. Onlar için Türkiye konjonktürü işlemedi mi? Çıktığım hayırlı yollarda hiç kaybetmedim. Kazanmayı da bir yere seçilmek olarak görmedim. Benim kazanmak dediğim şey doğru yolda mücadelemi yapmaktır. Bir koltukta oturuyorsan o koltuktan bir şeyler almayacaksın bir şeyler vereceksin. Rahmetli Başbuğ oturduğu koltuğu mana kattı, Atatürk’te öyle. Oturduğun yeri dolduracaksın. Biz bu sonuçları başarısız görüyoruz, yenilgi olarak görmüyoruz. İl teşkilatlarımız olsun, genel merkez bunun müsebbiplerini tespit edip gerekeni yapacaktır. Bunu bir ağacın dalları gibi düşünün, ağacı budarsanız bakımı yaparsanız güzel meyve verir, budamazsanız çürük meyve verir. Tüm teşkilatlar bunu yapıyor. İnsanlarda hatalarını görüp düzeltecekler. İnsanlar hatalarını tespit edip düzeltecekler veya görev değişimi olma hâsıl olacak” dedi.

    7 Haziran seçimleri öncesinde yapılan çalışmalarda teşkilatlarla bazı sıkıntılar yaşadıklarını, iyi bir çalışma sergileyemediklerini, seçim sonrası da teşkilatlarda bazı değişiklikler istediklerini dile getiren Yalçın, ama bunun tersine işlediğini, kendisini seçim çalışmaları sırasında protesto eden kişinin ocağın başına getirildiğini söyledi.

    ADAY OLSAYDIM SEÇİLİRDİM VE KESİNLİKLE KAZANIRDIM

    1 Kasım seçimleri öncesinde Mecliste Parti’nin ileri gelenleri ve bazı Milletvekilleri ile yaptıkları değerlendirmeler sonrasında ve genel merkezin 7 Haziran’da aday olanlarla yola devam edeceğini açıklaması üzerine aday olduğunu belirten Yalçın, “7 Haziran seçimlerinde aday olduğumda kimse benim seçileceğime inanmıyordu. Kazanamayacağım bir şeye girmem. Aday olsaydım seçilirdim ve kesinlikle kazanırdım” dedi.

    MAHALLENİN DELİSİ BİLE BİLİYOR

    Halen insanların kendisini milletvekili olarak gördüklerini belirten Yalçın neden aday gösterilmediğini, bunda Rafet Vergili’nin etkili olup olmadığına dair bir soruya ise, “Şu da bir gerçek ki ben ülkücüyüm, Parti disiplini ile yetiştim, teşkilatlara uyarak hareket ederim. Seninle başarısız oluruz denince ben kenara çekildim. Benim 1 Kasım’da Rafet Vergili tarafından aday gösterilmemi mahallenin delisi bile biliyor” ifadesinde bulundu.

    7 Haziran’da yapılan seçimlerde kazanmasında Rafet Vergili’nin iki dönem Belediye Başkanlığı yapmış olmasının, iyi işler yapmış olmasının milletvekili seçilmesinde büyük rol oynadığını belirten Yalçın, “ Teşkilatlarımız maalesef Rafet beye uyarak hareket etti ve Rafet Bey’le sıkıntılarımız bu sebepten oluştu. Ben ülkücüyüm. Ben hala acemi siyasetçiyim. Profesyonel siyasetçi olmaya da niyetim yok” dedi.

    “BEN BU CAMİANIN ÇAYCISI DA OLUR, ADAYI DA OLURUM”

    Bütün siyasi partilerde önü açık olan, başarılı olacak insanların bir bir biçildiğini belirten Durmuş Yalçın “ Benim siyasi anlayışıma göre benden daha çok oy alabilecek varsa onunla çalışırım ve gereken desteği veririm. Ben teşkilatların yüzde 80 kabul imzasıyla aday oldum. Bu seçimde yönetimlerin bile haberi olmadın ülkücü teşkilat yapısına uyan bir aday belirleme olmadı. Teşkilat Adem Kar deseydi, hep yanında olurdum. Ben bu camianın çaycısı da olur, adayı da olurum” dedi.

    VERGİLİ GİZLİ KAPAKLI ADAY ARAYIŞINA GİRDİ

    Belediye Başkanı Rafet Vergili’nin gizli kapaklı aday arayışına girdiğini belirten Yalçın, “ Benim yaptığım hiçbir hatam yok. Hata yapsaydım özür dilerim. Onlara bir çok kişi sormuştur, Durmuş Yalçın’ı niye aday göstermediniz dediklerinde cevap verebilmişler mi?. Bana sorduklarında bunlar beni istemedi mi diyecektim. Rafet bey milliyetçi bir iradeye sahip olsaydı, ocakta yetişip pişmiş olsaydı beraber gidelim vekil bulalım derdi. Bana öyle demedi. Benim MHP Milletvekili olduğumdan haberi mi yoktu yada kabullenemedi mi? Senin yerine iyi bir milletvekili adayı bulurum dedi. Bunu da gizli kapaklı yaptı. Ne demokrasi tahammüllerine, nede ülkücü adabına uygun. Benim tavrım bu yüzden. Benim tavrım Partime değil, partimin içinde olduğu yaşadığım konjoktöre daha başarılı olmasıdır” dedi.

    ACEMİ SİYASETE DEVAM

    Bundan böyle Karabük’ün manevi milletvekili olarak acemi siyasetçi olarak yola devam edeceğini belirten Yalçın, “ Karabük’ün artık 2 milletvekili yok, bundan sonra üç milletvekili var. Muhalefetten bir vekil olsaydı, Karabük çok şey kazanırdı. Karabük daha iyi hizmet alırdı. Bundan sonra Karabük’ün manevi milletvekili olarak, görev yapacağım” diye kaydetti.

  • MHP’de Sessizliği Müfit Kır Bozdu:

    1 Kasım genel seçimlerinde ciddi bir oy kaybıyla yenilgiyi kabullenen Milliyetçi Hareket Partisi’nde sessizliği partinin yöneticilerinden Müfit Kır bozdu. Gerek İl Başkanı Cem Akbudak, gerekse ne seçilen ne de seçilemeyen Milletvekili adayları sandıkların açıldıktan sonra hiçbir açıklama yapmazken, ilk açıklamayı da MHP’nin yönetim kurulu üyesi Müfit Kır sosyal paylaşım sitesi hesabından yaptı.

    7 Haziran seçimlerinde sonra daha başarılı olunacağı vaadi ve ümidiyle Ali Uzunırmak’sız seçime giden MHP ülke genelinde olduğu gibi Aydın’da da oyunu düşürünce hiç kimse açıklama yapıp sorumluluğu üstlenmedi.

    “GENEL BAŞKAN VE ÜST YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU DAHA BÜYÜK”

    Seçimlerin ardından açıklama yapıp partililere seslenen MHP Aydın İl Yönetim Kurulu Üyelerinden Müfit Kır, “Seçim sonuçlarında elbette hepimizin sorumlulukları vardır. Ancak başta Genel Başkan ve üst yöneticilerimizin daha fazla sorumlulukları vardır. Bu nedenle en tepeden en alt birimlere kadar ben dahil durumumuzu gözden geçirmeliyiz. Kendini başarısız kabul eden herkes oturduğu koltuğu başarılı olacağını inandığı arkadaşlarınıza bırakmalısınız. Aydın ilimiz de bu sorumluluk alanımız içindedir” diye seslendi.

  • Suat Ersoy, Aşkın Mevsimini Bozdu

    Türk Pop Müziğinin yeni sesi Suat Ersoy, single çalışması olan “Aralık” ile aşkın mevsimini bozdu. Kasım’da Aralık şarkısıyla müzikseverlerle buluşan Suat, ’’Kasımda aşk başka falan değil Aralığa kadar sürer’’ ifadesi ile Aşkın mevsiminde ezberleri bozdu.

    “Aralık” şarkısının söz ve müziği Suat Ersoy’a ait, aranjesi ise Emre Bayar imzası taşıyor. Çekimleri Karaköy ve Sirkeci’de gerçekleştirilen klibin yönetmenliğini Emre Taptık üstlendi. “Aralık” PDND Müzik etiketi ile müzikseverlerle buluştu. Suat Ersoy 26 Ağustos 1983’te İstanbul’da dünyaya geldi. Üsküplü bir ailenin ortanca çocuğu olan Suat Ersoy, müziğe olan yeteneğini annesi Makbule Hanım’ın keşfetmesiyle eğitimlerine lise yıllarında başladı. Mithat Özyılmazel, Cahit Deniz, Mustafa Sağyaşar gibi Türkiye’nin önemli müzik adamlarından aldığı repertuvar dersleriyle müzik çalışmalarına hız verdi. Müzik ruhunu öğrendikleriyle birleştirerek bestecilik ve söz yazarlığı yönünü ortaya çıkaran Suat Ersoy, bu süre zarfında daha çok yazmayı ve biriktirmeyi bekledi.

    Suat Ersoy güçlü yorumu ve hafızalarda yerini alacak “Aralık” şarkısı ile müzikseverlere adından bir hayli bahsettireceğe benziyor.

  • (Özel Haber) Terör Bölge İnsanının Psikolojisini Bozdu

    Çözüm süreci sayesinde üç yıl devam eden huzur ortamının 7 Haziran seçimlerinin ardından terör olaylarıyla bozulmasının bölge insanının ruh sağlığını etkilediği belirtildi.

    İşkence ve Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmet, Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi Derneği (Sohram-Der) Başkanı Mim Yavuz Binbay, binlerce insanın yaşanan olaylardan etkilendiğini belirterek, Güneydoğu’yu travma bölgesi olarak adlandırdıklarını vurguladı. Psikolog Ömer Ekinci ise, silah ve bomba sesleri içerisinde normal kalmanın mümkün olmadığına dikkat çekti.

    Çözüm süreci sayesinde, 30 yıl yaşanan çatışmalı ortamın sona erdiği ve huzur ortamının oluştuğu Doğu ve Güneydoğu illerinde, 7 Haziran seçimlerinin ardından yeniden başlayan terör olayları bölgenin sadece ekonomisi ve sosyal hayatını değil, psikolojisini de bozdu. Uzmanlar, yaşananların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin İHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Diyarbakır’da 15 yıldır çatışma, şiddet ve göçten etkilenen kişilere yönelik faaliyet yürüten Sohram-Der’in Başkanı Mim Yavuz Binbay, bölgenin son dönemlerde yaşadığı olayların olağanüstü olduğunu belirterek, bunların toplumsal yapının üzerinde ciddi anlamda travmatik etkilere neden olabilecek olaylar olduğunu vurguladı. Bölgenin yıllardır üst üste travma yaşayan bir toplumsal yapıyı arz ettiğine dikkat çeken Binbay, bölgeyi travma bölgesi olarak adlandırdıklarını kaydetti.

    Bölgede yaşanan olayların toplumsal travmalara yol açtığına işaret eden Binbay, “Sadece Sur’da onlarca insan öldü. Son yaşadığımız yani Temmuz ayından bu yana birçok yerleşim yerinde benzer olaylar yaşandı. Bu sayı binleri buluyor“ dedi.

    “İNSANLARA PSİKOTERAPİ HİZMETİ VERİLMELİ”

    Gelişmiş toplumlarda trafik kazası geçiren mağdura bile hemen ilk müdahalenin ardından psikolojik destek verildiğine dikkat çeken Binbay, “Bölgede insanlar iki üç travma üst üste yaşıyor. Oysa bu durumlarda devlet, STK temsilcileri ve toplumsal kurumların tümü bölgeye uzun süreli ücretsiz bir psikolojik destek sunmalıdır. O insanlara travmayı atlatmaları için yardım edilmeli. Şuan hizmet verdiğimiz kurumumuz ücretsiz psikoterapi vermektedir. Bu olayların mağdurlarına imkanlarımız çerçevesinde psikoterapi hizmeti vermeye hazırız. Bunun yeme ve içme kadar önemli bir konu olduğu unutulmamalı” diye konuştu.

    “NORMAL KALMAK MÜMKÜN DEĞİL”

    Psikolog Ömer Ekinci ise, yaşamın akışını değiştiren her şey çocuk, kadın ve erkek için olumsuz bir durum olduğunu anlatarak şunları kaydetti:

    “Düne kadar okul, ders çalışma, yemek yeme ve oyun oynarken bir anda öyle şeyler oluyor ki tüm aktivitelerden uzaklaşıyorsun. Silah ve bomba sesleri arasında normal kalmak imkansızdır. Özellikle çocuklar ve kadınlar bunlardan en çok etkilenen gruplardır. Özellikle 12 yaş altı çocuklar bazı şeyleri anlamlandırma anlamında bilimsel gelişim açısından daha negatif durum yaşıyor. Neden böyle olduğunu anlamıyorlar. Anlayamadıkları için daha fazla etkileniyorlar.”