Etiket: BOZDAĞ

  • Bakan Bozdağ: “Boşanma Oranlarında Artış Olduğu Bir Gerçek”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Türkiye’de boşanma oranlarında artış olduğunun bir gerçek olduğunu belirterek, artan nüfus ve diğer sorunların boşanmaların artmasında etki sahibi olduğunu söyledi.

    Ailelerin dağılmasına ve çocuklarımızın mağdur olmasına neden olan boşanma olaylarının ve sebeplerinin, özellikle, sosyal medyanın boşanmaya etkilerinin araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla, Anayasa’nın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırılması açılmasına ilişkin Mecliste Grubu bulunan dört parti Meclis araştırma önergesi verdi.

    Önergelerin görüşmelerinde hükümet adına konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cumhuriyetin ilk yıllarında 20 bin civarında olan evlenme sayısının 2014 yılı sonu itibarıyla 600 binlere ulaştığını, cumhuriyetin ilk yıllarında 2 bin civarında olan boşanma sayısının günümüzde 130 bin civarına yaklaştığını belirtti. 2014 yılı TÜİK verileri incelendiğinde gerçekleşen 130 bin 913 boşanmanın 126 bin 732’sinin şiddetli geçimsizlikten kaynaklandığı, 107 boşanmanın zinadan, 31 boşanmanın cana kast ve pek fena muameleden, 36 boşanmanın cürüm ve haysiyetsizlikten, 200 boşanmanın terkten, 61 boşanmanın akıl hastalığı sebeplerinden, bin 280 boşanmanın da diğer sebeplerden gerçekleştiğini kaydeden Bakan Bozdağ, “Boşanma oranlarında Türkiye’de bir artış olduğu gerçek; bu artan nüfus ve başka sorunlar, pek çok şey bunda etki sahibidir, elbette bunların araştırılmasında fayda var. OECD ülkeleri arasında Türkiye 34 ülke içerisinde boşanma oranının yüksekliği bakımından 27. sırada. Buradaki durumumuz iyidir ancak Türk toplumu bakımından baktığımızda durumumuzun iyi olmadığını da buradan ifade etmek lazım. Zira, bizim toplumumuzun sahip olduğu kültürel anlayışlar, değer yargıları, medeniyet tasavvuru diğer ülkelerle farklılık arz ettiğinden bu rakamın elbette aşağıda olmasında fayda vardır. Esasında, boşanma nedenlerinin verilerinin yanlışlığını da görüyoruz biz çünkü pek çok ailenin gerçek boşanma sebebi yerine yargılama süreçleri içerisinde onları gizleyerek ‘şiddetli geçimsizlik’ çatısı altında bir boşanma veri bankası âdeta oluşturduğunu da görüyoruz, çünkü sebepleri ailelerin de gizlediğini hepimiz müşahede ediyoruz. Onun için bu noktada sebeplerin gerçek olarak tespiti de çözüm arayışlarına yardımcı olacaktır. Hem Aile Bakanlığımız hem de Adalet Bakanlığımız yeni dönemde bu konuda gerekli adımları atmak için ayrı ayrı çalışmalar yürütmektedirler. İnşallah, bu komisyonun çalışması da bizim için yol gösterici olacaktır” diye konuştu.

    “Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine baktığımız zaman 2002 yılı verilerinde 37 bin 263 kız çocuğunun erken yaşta evlendiğini, 2 bin 592 erkek çocuğunun erken yaşta evlendiğini veya evlendirildiğini görüyoruz” ifadelerini kullanan Bakan Bozdağ, 2014 yılında ise erkek çocuklarda bin 670, kız çocuklarında ise bu rakamın 34 bin 629 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Bakan Bozdağ, “Esasında hem erkek çocuklarda hem de kız çocuklarda hükümetlerimiz döneminde erken yaşta evlilik konusunda az da olsa bir azalmanın olduğunu görüyoruz ancak bu yeterli değil, bunu daha ileri noktaya taşımamız lazım. AK Parti hükümetleri döneminde kız çocuklarımızın ve erkek çocuklarımızın erken yaşta evlenmelerini önlemek maksadıyla pek çok adım atılmıştır. Bana göre, en önemli attığımız tarihî adım 4+4+4 eğitim sistemiyle beraber zorunlu eğitimin on iki yıla çıkarılmasıdır. Zorunlu eğitimin on iki yıla çıkarılması, hem kız çocuklarımızın hem de erkek çocuklarımızın erken yaşta evlendirilmeleri konusunda en önemli güç kaynağı olacaktır, hem velilerin bu noktadaki anlayışlarını değiştirmesine etki edecek hem de devletin bu meseleyi yakından takibi konusunda da önemli bir imkân oluşturacaktır. Şu anda Türkiye’de lise mezunu olmayan pek çok evladımız var ama artık yeni Türkiye’de lise mezunu olmayan kızımız da lise mezunu olmayan oğlumuz da kalmayacak, hepsi en az lise mezunu olacaktır. Bu da bu konudaki olumsuzluğu değiştirme bakımından elimizdeki en önemli imkânlardan birisidir. Elbette daha çok adımı atmamız lazım. Hem erkekleri hem de kadınları bilinçlendirme konusunda da bizim ciddi adımlara ihtiyacımız var. Bizim, toplum olarak, insan olarak hepimizin kafasında ayrımlar olduğu gibi, bizim yasalarımızda da ciddi ayrımlar vardı. 2004’te yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ve diğer ceza adalet sistemine ilişkin mevzuat ve 2002 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu ve diğer mevzuatlar beraber değerlendirildiğinde esasında bizim hukukumuzda yer alan pek çok ayrımcılığın yasalarla himaye edildiğini görüyoruz. Ceza Kanunu’nda baktığınızda ‘kız’ var, ‘kadın’ var, ‘karı’ var, ‘dul’ var pek çok ifade var. Kadınları tek gözle görmeyen bir anlayış var, kadınları da kendi içinde ayrıma tabi tutan bir Ceza Kanunu, bir Medeni Kanun ve diğer pek çok kanunumuz var ve bu kanunlar bu ayrımcılıkları himaye ederken öte yandan kadına karşı ayrımcılıkla mücadele eden anlayışlar var. Bir yandan kanun himaye ediyor, öte yandan biz bu anlayışlara karşı mücadele ediyoruz. Hem mücadele edeceğiz hem de bu yanlışlardan hukukumuzu arındırmak için çalışmalar yapacağız” şeklinde konuştu.

  • Bakan Bozdağ, HDP’li Vekilleri Utandırdı

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Genel Kurul’da Mardin Valisinin randevu taleplerine cevap vermediğini iddia eden HDP’li milletvekillerini utandırdı. Bakan Bozdağ, “Şuanda valinin odasında sizin milletvekilleriniz ile Mardin Valisi görüşüyor, ayıptır ayıp. Hemen bir yanlışla kalkıp burada yargısız infaz yapıyorsunuz” dedi.

    HDP’li milletvekilleri, Mardin’de Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan olaylar nedeniyle valilerle görüşemediklerini belirterek, konuyu Genel Kurul gündemine getirdi. Mardin Valisi’nin randevu taleplerine cevap vermediğini iddia eden HDP’li milletvekilleri, Meclis Başkanlık Divanı’na yürüdü. Başkanlık Divanı önünde toplanarak Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın ile tartışan HDP’li milletvekilleri, Aydın’ın tüm uyarılarına rağmen tartışmaya bir süre daha devam etti.

    Konuyla ilgili hükümet adına açıklama yapmak için söz isteyen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bilgi almak için Mardin Valisini aradığını belirterek, “Ben valiyi aradım, bir milletvekilinin randevu talebine ‘hayır’ mı demiş diye aradım. Kendisi bana döndü ve görüştüm. Valimizden randevu talep edilmiş. Talep sırasında vali Kalkınma Ajansı’nın toplantısında olduğu için hemen cevap verememiş. Toplantıdan sonra randevu taleplerini kabul etmiş. Şuanda valinin odasında sizin milletvekilleriniz ile Mardin Valisi görüşüyor, ayıptır ayıp. Hemen bir yanlışla kalkıp burada yargısız infaz yapıyorsunuz” diye konuştu.

    “SİZİN YASLANDIĞINIZ TERÖRİSTLER OTOMATİK SİLAHLARLA SALDIRIYOR”

    Konuşmasının devamında HDP’yi ve terör örgütünü eleştiren Bakan Bozdağ, hendekleri kapatana kadar operasyonların süreceğini kaydetti. Terör örgütünün Diyarbakır’da Tahir Elçi’nin öldürüldüğü olay yerinde delilleri toplayan cumhuriyet savcısı ve görevlilere otomatik silahlarla saldırdığını ve suçluların ortaya çıkartılmaması için ellerinden geleni yaptıklarını kaydeden Bakan Bozdağ, “Kim sokaklara hendek kazıyor? PKK’nın teröristleri kazıyor. Kim mayınlıyor? Teröristler mayınlıyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak sokakları tuzaklayan, mayınlayan, hendek kazan, askerin, polisin, masum insanların hayatına kast eden terör örgütüne karşı devletin güvenlik güçleri müdahale ediyor. Sur’da dört ayaklı minarenin yanında Diyarbakır Baro Başkanı hayatını kaybetti. Olay yeri incelemesine giden başsavcı, savcılar, avukatlar delilleri toplamak için inceleme yapıyor, sizin yaslandığınız teröristler otomatik silahlarla saldırıyor. Otomatik silah yetmiyor, roketle saldırıyorlar. O yetmiyor uzaktan kumanda ile güvenlik alanı içinde olay yeri incelemesi yapılan yerde güvenliği alan polisin aracını patlattılar. Sizden şunu duymak isterdim, ‘ey teröristler, bu hendekleri kaldırın, bu mayınlamaya son verin, askeri polisi şehit etmeyin’ diye sesinizi yükseltmeniz lazım. Sanki Diyarbakır’ın valisi, Silvan’ın kaymakamı, cumhuriyetin hükümeti keyfine sokağa çıkma yasağı ilan ediyor. Oradaki vatandaşın can ve mal güvenliği için devlet vazifesini yapıyor. O hendekleri oradan kaldıracağız. Terör örgütüne karşı parlamentoda hükümete sesinizi yükselttiğiniz gibi terör örgütüne karşı da sesinizi yükselteceksiniz. Dün iki polisimiz, bugün bir polisimiz şehit oldu. Biz oradaki sivillerin hayatını korumak için özen gösteriyoruz. Hayatını kaybeden sivillerin tamamı teröristlerin saldırısı ile hayatını kaybetti. Hepsi soruşturuluyor. Tahir Elçi’nin olayında bile hakikatin ortaya çıkmasından korkuluyor, olay yerini inceleyenlere saldırı yapılıyor. Olayların üzerine hükümetimiz kararlılıkla gidecek. Terörle mücadele kararlılıkla devam edecektir” şeklinde konuştu.

  • Adalet Bakanı Bozdağ, Genelkurmay Başkanı Akar’ı Ziyaret Etti

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı ziyaret etti. Genelkurmay Başkanlığı’nda ki ziyaret basına kapalı olarak gerçekleşti.

  • Adalet Bakanı Bozdağ, Elçi’nin Ailesine Taziye Ziyaretinde Bulundu

    Çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi’ye taziye ziyaretinde bulundu. Bozdağ, Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili hiçbir şeyin üzerinin örtülmediğini belirterek, soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütüleceğini kaydetti.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi ile ilgili bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak amacıyla Diyarbakır’a geldi. Kentte, ilk olarak valiliği ziyaret eden Bozdağ, daha sonra Baro Başkanı Elçi’nin eşi Türkan Elçi’ye taziye ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bozdağ, olay günü saat 14.30 sıralarında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekilleri, baro üyeleri ve avukatlar ile uzman kişilerin olay yerinde inceleme yapmaya başladığını belirterek, bu sırada kendilerine sokak aralarında önce otomatik silahlarla ateş edildiğini, ardından da roket atıldığını anımsattı. Ekibin güvenliğinden sorumlu bir polis aracının da uzaktan kumanda ile patlatıldığını ve 4 polisin yaralandığını vurgulayan Bozdağ, “Bunun üzerine hem avukatlar hem savcılar hem de orada bulunan uzmanlar bir tutanak tutmak suretiyle olay yeri incelemesinin imkansızlığını görerek, ayrılmışlardır. Soruşturma kapsamında bütün delillerin tespiti işaretlenmesi yapılmıştır. 83 delilden 43’ü alınış bunlar içerisindeki numuneler soruşturma yürüten savcılar tarafından tespit edilerek incelenmek üzere uzmanlara verilecektir. Olay yerini krokisi çizilmiş, fotoğrafları çekilmiş ve görüntü kayıtları ile diğer bütün çalışmalar yürütülmüş. Polislerin, avukatların, baro personellerin ve görgü tanığı olarak olay yerinde bulunduğu değerlendirilen kişilerin ifadeleri alınmış” dedi.

    Konuyla ilgili gizlenen, üzeri örtülen ve saklanan herhangi bir şeyin söz konusu olmadığına dikkat çeken Bozdağ, şunları kaydetti:

    “Soruşturma gayet açık, net ve şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Herhangi bir gizlilik kararı alınmamıştır. Olay yerini incelemesini yapmak üzere gelen savcılarımız, uzman personel ve baro temsilcilerinin bulunduğu heyete saldıran PKK terör örgütü olay yerinin sağlıklı bir şekilde incelenmesini engellemiştir. Olayın aydınlatılmasından kimsenin korkmaması lazım. Olayın aydınlatılması, gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorsak kimsenin bu tür yollara girmemesi lazım.”

  • Bakan Bozdağ: “Diyarbakır’daki Saldırı Türkiye’nin Birlik Ve Beraberliğine Yapılan Bir Saldırıdır”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır’da 2 polisin şehit olduğu ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin, “Aynı zamanda Türkiye’mizi hedef almıştır. Türk milletinin birliğini, dirliğini, huzurunu, kardeşliğini, barış ortamını hedef almıştır. Bu hesapları hepimizin görmesi lazım” dedi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, partisinin düzenlediği İl Danışma Meclis Toplantısı için memleketi Yozgat’a geldi. Yozgat Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Bozdağ, dün Diyarbakır’da 2 polisin şehit olduğu ve Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü terör saldırısını değerlendirdi. Saldırıda hayatını kaybeden polislere ve Baro Başkanı Avukat Tahir Elçi’ye Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Bozdağ, “Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi de nereden ve kimden geldiği tespit edilememiş olan bir kurşunun isabeti suretiyle hayatını kaybetti. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, terörün her türlüsü lanetlidir, lanetlenmelidir. Şiddetin her türü lanetlidir, lanetlenmelidir. Dünyanın hiçbir yerinde terörle, şiddetle elde edilmiş doğru bir netice yoktur. Bundan sonra da terörle ve şiddetle elde edilecek bir netice olmayacaktır. Türkiye’de terörün, şiddetin, kirli oyunların, provokasyonların netice aldığı baki değildir. Bundan sonra da Türkiye’mizde hiçbir terör saldırısı, hiçbir şiddet, hiçbir provokasyon netice alamayacaktır. Ben bu vesile ile teröristlerin başlatmış olduğu terör saldırısını şiddetle ve nefretle kınadığımı bir kez de Yozgat’tan ifade etmek istiyorum” dedi.

    “TERÖR TÜRKİYE’NİN BİRLİK VE BERABERLİĞİNİ HEDEF ALMIŞTIR”

    Dün Diyarbakır’da başlatılan terör saldırısının sadece polisi hedef almadığını, isabet eden kurşunların sadece polisi şehit etmediğini, sadece Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybetmesine neden olmadığını vurgulayan Bakan Bozdağ, “Bu aynı zamanda Türkiye’mizi hedef almıştır. Türk milletinin birliğini, dirliğini, huzurunu, kardeşliğini, barış ortamını hedef almıştır. Bu hesapları hepimizin görmesi lazım. Onun için de her terör saldırısı sonrası birbirimize kem gözle bakmak yerine, birbirimize şüphe ile yaklaşmak yerine birliğimize, dirliğimize, huzurumuza, barışımıza daha fazla sahip çıkmalı, ellerimizi birbiriyle daha fazla buluşturmalı, daha fazla kenetlenmeliyiz ki bu kirli oyunları, kirli hesapları yapanlar hedeflerine ulaşmasın. Olayın akabinde hem adli, hem de idari soruşturma başlatılmıştır. Adli ve idari soruşturma olayı bütün yönleriyle detaylı bir şekilde ortaya çıkaracaktır. Şu anda yazılı, görsel ve sosyal medya üzerinden yayınlanan bazı haberler gerçek değil yalandır. Bazıları manipülasyon, bazıları çarpıtma, maalesef kirli haberlerle milletimizin zihnini bulandırmak isteyen çevreler de var. Olay bütün yönleriyle incelenecek ve bütün gerçek tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarılacaktır. Hiçbir şeyin gizlenmesi, örtülmesi, göz ardı edilmesi, ihmal edilmesi asla söz konusu değildir, olması da mümkün değildir. Dünden bu yana yapılan açıklamalara baktığımızda bazı çevreler daha işin başında katil devlet diye önyargılarıyla katil ilan etmeye başladılar. Elde bilgi var mı, yok. Delil var mı, yok. Herhangi bir bulgu var mı, yok. Sadece önyargılarla konuşan parti temsilcileri oldu. HDP’nin temsilcileri oldu ve başka yerlerde, başka çevrelerde benzer konuşmalar yapıldı. Sayın Başbakanımızın yaptığı açıklamalar çarpıtıldı. Sayın Başbakanımız bunların hiçbirini söylemedi. Çünkü ortada elde edilmiş delillere, bulgulara baktığımız zaman kurşunun kimin silahından çıktığını kesin olarak ifade edecek bir bilgiye henüz sahip değiliz. Türkiye’nin Başbakanı Sayın Ahmet Davutoğlu Beyefendi, Türkiye’yi ve Türk milletini doğru bilgilendirmekle mükelleftir ve doğru bilgilendirdi. Yalan söyleyen HDP’nin temsilcileridir ve gerçeği çarpıtan onlardır ve Başbakanımızın sözünü çarpıtan onlardır. Başbakanımız çok açık, net bir şekilde ’Bu olayda Diyarbakır Baro Başkanı polisin silahından çıkan kurşunla öldürülmüşse onu tespit ederiz. Çıkan sonucu da Türkiye kamuoyuyla paylaşırız. Teröristlerin silahından çıkan kurşunla öldürülmüşse onu da araştıracağız onu da tespit edip Türkiye kamuoyuyla paylaşacağız. Yok, başka bir taraf, üçüncü bir kişi orada bu eylemi yaptıysa, bir suikast ihtimali varsa onu da araştıracağız. Yani olayı bütün yönleri ile inceleyip bütün çıplaklığıyla Türk milletiyle, kamuoyuyla paylaşacağız’ demiştir. Takdir edilecek bu yaklaşım, olumlu görülecek bu tutum karşısında tavır takınması gerekenler maalesef bu doğru sözleri çarpıtmayı seçmişlerdir” diye konuştu.

    Parlamentoda soruşturma sürecinde gizlilik kararı alındığı iddialarını da yalanlayan Bakan Bozdağ, “PKK terör örgütü gerçeğin ortaya çıkmasından belli ki rahatsız. HDP Genel Başkanları ve diğer yetkileri konuşuyorlar, onlara da sesleniyorum, siz gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor musunuz istemiyor musunuz? İstiyorsanız o zaman bu soruşturmayı yapan cumhuriyet savcılarımızın görevlerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerini neden sabote ediyor, neden terör örgütü saldırıyor, neden onların görevlerini yapmasına engel çıkarılmak isteniyor?” şeklinde konuştu.

    “OLAYIN ÖRTÜLMESİ, KAPATILMASI ASLA SÖZ KONUSU DEĞİL”

    Olay yerinde pek çok delil toplandığını vurgulayan Bakan Bozdağ, “Görüntü kayıtları, başka deliller titizlik içerisinde toplanmakta. Bunların analizi ve değerlendirilmesi yapıldıkça Türkiye kamuoyu ile de paylaşılacaktır. Soruşturmanın hiçbir aşamasında kimseden gizlenen bir şey olmamıştır, bundan sonra da soruşturmanın usul hukukunda çerçevesi ne ise o çerçeve içerisinde yürütüleceğinden de kimsenin endişesi olmamalıdır. Bu yüzden de gerçek bilgilere itibar edelim ve bu noktada sorumlu olanların açıklamalarından hareketle değerlendirme yaparsak o zaman daha sağlıklı bir değerlendirme yapmış oluruz. Olay yerinde merhum Tahir Elçi’nin yanında bulunan silahın şuanda elde edilen bilgiler çerçevesinde kaçan teröristlerin kullandığı silahlardan birisi olduğu ve bu silahın da şehit olan polislerimizden birinin vurulmasında kullanıldığı da balistik incelemede tespit edilmiş durumdadır. Ancak bundan sonraki süreçte de olay bütün boyutlarıyla tespit edilecektir. Zira o açıklamanın yapıldığı yerin etrafındaki sokaklarda hendeklerin arkasında teröristlerin bulunduğu, oralardan da ateşlerin yapıldığına dair tanık ifadeleri var ve bütün boyutlarıyla bu olay incelenecek, gerçek en açık şekilde ortaya çıkarılacaktır. Olayın örtülmesi, kapatılması asla söz konusu olmayacaktır. Kimin kusuru, kastı varsa onlarla ilgili yasal olarak ne gerekiyorsa o yapılacaktır. Bunu buradan bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİNİ BERABERLİĞİNİ BOZMAK İSTEYEN ÇEVRELER VAR”

    Türkiye Cumhuriyeti devletinin büyük bir devlet olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Ülkemizin huzurunu, istikrarını, birliğini, dirliğini bozmak isteyen içeride ve dışarıda pek çok çevre var. Bunları siz biliyorsunuz. Onun içinde bu ülkenin huzuruna, birliğinde, dirliğine dönük her türlü terör saldırısı veya başka türlü saldırılar karşısında bizim sağduyu ile hareket etmek, birlik içinde olmak, aramızdaki sevgi ve saygı bağlarını daha güçlendirmek, bütün teröristleri, Türkiye üzerinde kirli hesap yapan bütün çevreleri perişan edecektir. Onların hedeflerine en büyük zararı bizim birliğimize, dirliğimize, kardeşliğimize, sevgi ve saygımıza sahip çıkmak verecektir. Milletimiz bugüne kadar onlara pirim vermedi. Bundan sonra da pirim vermeyecektir. Hükümetimiz gerek şehit polislerimize, gerek hayatını kaybeden baro başkanımıza sahip çıkmıştır. Çünkü hayatını kaybeden herkes aziz Türk milletinin bir mensubudur, Türkiye Cumhuriyeti devletinin birer vatandaşıdır. Onların canları da bizim devletimize aittir. O canı korumak, onlara zarar verenlerle mücadele etmek bizim vazifemizin başında gelmektedir” ifadelerini kullandı.

    “HDP’Lİ YETKİLİLERİN ŞEHİT POLİSLERİMİZE EN UFACIK TAZİYE MESAJINA ŞİMDİYE KADAR RASTLAMADIK”

    HDP’yi de eleştiren Bakan Bozdağ, şunları söyledi:

    “Maalesef HDP’li yetkililerin açıklamalarına baktığınızda Tahir Elçi ile ilgili taziye dileklerini görüyor ama hayatını kaybeden şehit polislerimize en ufacık taziye mesajına şimdiye kadar rastlamadık. Onlar insan değil mi, onlar da insan. Hem de baro başkanını korurken hayatını kaybeden insanlardan birisi. İnsan olmak, vicdanlı olmak, ahlaklı olmak böyle bir durumda aynı gözle bakmayı, aynı anlayışı yansıtmayı gerektirir. Ama bakıyorsunuz baro başkanı ile ilgili taziye mesajı var ama şehit polislerimiz ve ailelerine ilişkin bir açıklama yok. Biz bunun yanlışlığını buradan bir kez daha ifade ediyor ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bu farklı ve hastalıklı yaklaşımı deşifre etmek istiyoruz. Hepsine aynı gözle bakmak ve oradaki polislerimize karşı da aynı yaklaşımını göstermek Türkiye’nin parlamentosunda görev yapan bir siyasi partinin hassasiyet göstermesi gereken önemli bir konudur. Ama maalesef bu hassasiyeti göstermediler. Türkiyelileşme iddiasında olan HDP’nin bu hassasiyeti göstermesi onların iddiasını güçlendirir, aksi takdirde bu iddianın sadece vatandaşın oyunu almak için ortaya atılmış bir yalan olduğunu tescil etmeye yarar. Türkiye’nin birliğine, dirliğine dönük her türlü saldırı karşısında Allah’ın izniyle hem aziz milletimiz hem de devletimiz dimdik ayaktadır. Türkiye’nin sokakları, Türkiye’nin dağları, ovaları, mahalleleri, köyleri her yeri terör örgütlerinden, teröristlerden temizleninceye kadar her yerde huzur, güven, barış tesis edilinceye kadar terörle mücadelemiz kararlılıkla devam edecektir.”