Etiket: Boyutlu

  • ESOGÜ Hastanesi’nde ilk kez 3 boyutlu böbrek tümörü ameliyatı gerçekleştirildi

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hastanesi’ndeki ilk 3 boyutlu (3D) böbrek tümörü ameliyatı, ESOGÜ Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Barbaros Başeskioğlu tarafından gerçekleştirildi.

    Ameliyat hakkında konuşan Doç. Dr. Ali Barbaros Başeskioğlu, “Günümüzde 3 Boyutlu Laparoskopik Cerrahi sistemiyle operasyonlar çok daha kaliteli ve kısa sürede yapılmaya başlanmıştır. 3 boyutlu sistem robotun yüksek maliyetinden kurtularak hastalara çok daha düşük maliyetle daha güvenli ameliyat yapma şansı vermekte, simülasyonu gerçekleştirilen cerrahi modellerde cerrahın öğrenme süresini kısaltmakta, artırılmış hız ve isabet sağlamaktadır. 3D görüntüleme çözümü, konvansiyonel 3D görüntüleme sistemlerinin eksikliklerini gideren ileri düzey 3D teknolojilerinin bir füzyonu olup, cerrahlara yeni bir perspektif kazandırmaktadır. 3D gözlüklerle derinlik algısı oluşturulan sistemde operasyonların hastanın içindeymiş gibi yapıldığı, görüntülemenin mükemmel olması nedeniyle 3 boyutlu film izler gibi ameliyat alanının her yerine ulaşılabildiği, kan damarlarının daha iyi ayırt edilebildiği ve böylece kanamaların neredeyse hiç olmadığı gözlemlenmiştir. Bu yöntemle laparoskopik prostat kanseri ve böbrek kanseri komple ya da kısmi operasyonları eskisine göre daha rahat ve kısa sürede yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.

  • Türk ressamdan Bulgaristan’da ikinci üç boyutlu resim

    Ressam Eylem Çalışkan, Bulgaristan’da ikinci üç boyutlu resmini yaptı, halkın beğenisini topladı.

    Ressam Eylem Çalışkan Kırklareli Belediyesinin katkılarıyla Bulgaristan’ın Eğridere ilçesine ikinci üç boyutlu resmini yaptı. Çalışkan’ın yaptığı resim Ardino Halkı’nın büyük beğenisini kazandı. Resmin açılışı, Ardino Belediye Başkan’ı Resmi Murat, Kırcaali Halk Özgürlükler Hareketi İl Başkanı İzzet Şaban, Ardino Belediyesi Kültür Sorumlusu Aynur Ahmedova, Kırklareli Belediyesi Halkla İlişkiler Uzmanı Varol Şen, ressamın menajeri Fedai Kavrık, öğrenciler ve halkın yoğun katılımı ile gerçekleşti.

    Halkın yoğun ilgisinden dolayı memnuniyetini dile getiren ressam, “Hava şartları nedeniyle resmin yapım süresi biraz uzasa da sonuçtan çok memnunum. Halkın yoğun ilgisi beni oldukça mutlu ediyor. Ardino’da resim yapmaktan dolayı oldukça mutluyum. Buranın halkı çok misafirperver ve cana yakın. Bu güzel insanlarla birlikte olmak hayatım boyunca unutamayacağım anıların arasında yer alacak. Çünkü Ardino benim yurt dışında resim yaptığım ilk yer. Bu nedenle de benim için çok özel bir yer. Benim burada resim yapmama ve benim bu alanda yurt dışında resim yapan ilk Türk ressam olmama vesile olan başta değerli Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu olmak üzere bana burada her imkanı sunan değerli Ardino Belediye Başkanı Resmi Murat’a ve resmime gösterdikleri ilgi ve beğenileri için tüm Ardino Halkı’na teşekkür ediyorum” dedi.

    Resmi Murat da resmin açılışında yaptığı konuşmasında, “Bu resim bugüne kadar ressamın resmiydi, bugünden sonra hepimizin ortak değeri. Eminim ki halkımız bu resme sahip çıkarak daha fazla kişinin bu resimden istifade etmesini sağlayacak. Bu eşsiz resmin kasabamıza yapılmasına vesile olan kardeş Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu’na teşekkür ediyorum. Ayrıca yaptığı resimle kasabamıza renk katan ressam Eylem Çalışkan’a da böyle eşsiz bir resmi kasabamıza kazandırdığı için teşekkür ediyorum. Bunlar kardeş belediyemizle dostluğumuzun ortak meyveleri. Bundan sonra da bu tür çalışmalarımız devam edecek” ifadesini kullandı.

    Ardino’nun merkez parkına iki geyik yavrusunu 3 boyutlu resimleyen ressam daha önce de yine Ardino’da Vasil Levski Lisesi’ne 3 boyutlu bir resim yapmıştı. Ressam buraya yaptığı ilk 3 boyutlu resmiyle bu alanda yurt dışında resim yapan ilk Türk ressam olmuştu.

  • Bilim adamları 3 boyutlu beyin sinir yapısı geliştirdi

    Güney Koreli bilim adamları, beyindekine benzer üç boyutlu sinir yapısı geliştirdi. Buluşun alzhemier dahil birçok beyin hastalığı hakkındaki çalışmalara katkı yapabileceği belirtildi.

    Seul Milli Üniversitesinden bir araştırma ekibiyle işbirliği içinde çalışan Gwangju Bilim ve Teknoloji Enstitüsünden Yoon Myung-han liderliğindeki ekip, bakteri selülozü üretmek için graphene oxit nanoflakes kullandı. Yoon Myung-han, klasik yöntem olan genlerin manipüle edilmesi yerine bakteri vasıtasıyla nanographene kullanarak yeni malzeme oluşturmanın başarılması sebebiyle araştırmanın çok anlamlı olduğunu söyledi.

    Araştırmacılar, buluşun nörobiyoloji çalışmaları ve nöro mühendislik gibi birçok uygulamaya katkı sağlamasını beklediklerini söyledi. Araştırmanın Bilim Bakanlığı tarafından da desteklendiği belirtildi.

  • Kişiye özel üç boyutlu heykellere yoğun ilgi

    Türkiye’de sadece 3 ilde bulunan 3 boyutlu tarama teknolojisiyle yapılan kişiye özel üç boyutlu (3D) heykeller Sivas’ta yoğun ilgi görüyor.

    Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’nde kurulan firma fotoğrafla insan hayatına giren ’anı ölümsüzleştirmek’ ifadesine yeni bir boyut kazandırdı. 96 kameralı tarayıcı yardımıyla bilgisayarda görüntüleri oluşturulan kişilerin ya da onlara ait eşya veya hayvanların 3D yazıcıyla 3 boyutlu modelleri yapılıyor.

    3D teknolojisi hakkında bilgi veren firma sahibi Feyyaz Memiş, “Sivaslı müşterilerimiz için 96 kameralı bir sistemimiz var. Kişi bu tarayıcı kabinde istediği pozu veriyor yaklaşık 2-3 saniye süren farklı açılardan bir çekim gerçekleştiriyoruz. Daha sonra görüntü, mühendisimiz tarafından 3 boyutlu makinemize aktarılıyor. Silisyum ile yapacağımız nesnenin renklendirmesini yapılıyor. Türkiye’nin dört bir yanından sipariş alıp gönderiyoruz”dedi

    Geleceği olan bir teknoloji olduğunu söyleyen Memiş, “Dünyada artık bir çok şey 3D yazıcılar ile üretilmeye başlandı. Arabaların yedek parçası, silah üretimi gibi bir çok alanda 3D baskı teknolojisi kullanılıyor” diye konuştu.

  • İslami eserler dijitalleşecek, tarihi eserler 3 boyutlu basılabilecek

    Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası Berlin Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Kültürlerarası Diyalog Merkezi Direktörü Güven Günaltay, İslami eserlerin dijitalleşeceğini, tarihi eserlerin 3 boyutlu basılabileceğini söyledi.

    Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) International Berlin Kültürler Arası Diyalog Merkezi’nin Alman Dış işleri Bakanlığı Fonu’yla Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD)’nin desteği ile hazırladığı “İslami Eserleri ve Kültürüne Dijital Erişim Oluşturma” projesi hayata geçirildi.

    Staatliche Museen zu Berlin (SMB) Müzesi für Islamische Kunst, Ürdün Hashemite Krallığı Turizm ve Eski Eserler Dairesi ve İstanbul’daki Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi işbirliğinde gerçekleşecek olan proje kapsamında müze uzmanları, akademisyenler ve üniversiteler bir araya geliyor. Kültürel mirası korumak ve belgelemek adına 3D scan ve print, Augmented Reality, Virtual Reality, Game ve Animation gibi en yeni dijital teknolojilerin kullanılacağı proje Almanya, Ürdün ve Türkiye arasında gerçekleştirilecek olup ders teklifleri geliştirme, bölgesel ve uluslararası öğretim ve proje ağları oluşturma ve bu çalışmaları akademik eğitime katma amacı taşıyor. 3 ülkede gerçekleştirilecek eğitimlere Almanya ve Türkiye’den 7 üniversite, 3 müze katılıyor.

    “VR gözlüklerle 3 farklı müzenin içindeki eserlerin içinde dolaşabilecek, evinizde eserlerin aynısını bir düğme ile 3 boyutlu olarak basabileceksiniz”

    BAU Uluslararası Berlin Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Kültürlerarası Diyalog Merkezi Direktörü Güven Günaltay projenin detayları hakkında, “Bizim çocukluğumuzda izlediğimiz üç boyutlu hologramlar ile eserlerin artık üç boyutlu basılması şuan mümkün ve her gün de ilerliyor. Çocuklarımız artık sürekli bilgisayar başındalar. Bizim de yaptığımız bütün bu eserleri bilgisayar ortamlarına katmak. Eserleri yeni teknolojilerle fotoğraflayıp 3 boyutlu olarak tarayıp basabiliyoruz. Şuanda 7 üniversiteden ve 3 farklı ülkeden 3 müzenin eserlerinin üzerinde çalışıyoruz. Bu eserler daha sonra farklı platformlara eklenecek. Çin’de oturan birisi Almanya’daki müzeyi gezebilecek. Ya da üç farklı müzeden eserler internet ortamında bir araya getirilecek ve siz VR gözlükler takıp o eserlerin arasında dolaşabilecekseniz. Bu sene aralarında öğrencilerin de bulunduğu 40 uzman bütün bunların yollarını ve yöntemlerini araştıracak. Ayrıca ileride evinizde otururken eserlerin aynısını bir düğme ile basabileceksiniz. Teknoloji o boyutlara gelecek” dedi.

    “İlgiyi arttırıp turizmi desteleyecek, kültürel yakınlaşmalar olacak”

    Turizm açısından da olumlu etkilerin olacağını vurgulayan Güven Günaltay, “Pek çok insan zaten bir ülkeye gittiğinde pek de müze ziyaretinde bulunmuyor. İlgilenenler zaten müzeye geliyor. Ama diğer taraftan başka ülkelere gidemeyen ve gezme imkanı olmayan birçok insan var. Bu eserler bu insanlara açılmış olacak. Öteki taraftan da turizme daha fazla katkısı olacak. Çünkü daha fazla ilgi uyanacak. Bugün en büyük sorunumuz farklı kültürlerden olanların birbirini dışlaması ve önyargılı yaklaşması. Dolayısıyla eserlerin tanıtılması ile birlikte kültürel alışveriş insanları birbirine yakınlaştırarak diğer ülkelere gitmeyi daha da çok destekleyecek. Zaten bizim İslam kültüründen başlamamız sebebi de İslam’ın çok kültürlülüğünü ortaya çıkarmak. İslam’ın aslında açıklığını ve diğer kültürlerle etkileşimini anlatmak. Kültürler birbirlerine destek vererek ve birbirlerinden etkilenerek gelişmiştir. Dolaysıyla günümüzde yaşadığımız ayrımcılık ve önyargıların ortadan kalkması için eğitime önem vermemiz lazım” şeklinde konuştu.

    “Eserler milimetrik olarak dijital ortamlara aktarılıyor ve 3 boyutlu basılması sağlanıyor”

    Eserlerin dijitalleşme aşamalarını aktaran Berlin Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Samuel Jerichow, “Tarama işlemlerin tamamı müzelerin kendi mekânlarında yapılacak. Genelde bir objenin taraması bir gün sürüyor. Obje farklı açılardan taranıyor. Daha sonra elde edilen data inceleniyor ve herhangi bir yanlışlık ve eksiklik yoksa o gün içinde eserin taranması bitiyor. Eseri ayrıca üniversiteye getirmeleri gerekmiyor. Normalde incelemeler yapılırken eserlerin ellenmesi ve hareket ettirilmesi gerekiyor. Üç boyutlu sistemde eserin çevresinde dönerek bütün veriler elde ediliyor. Fakat tek dezavantajı hareketli bir sistem olduğu için bazen bir takım verilerle ilgili ya da tarama sorunları ortaya çıkabiliyor. Bu sorunlar daha sonra bilgisayar ortamında giderilebiliyor. Sonuçta elde edilen veri hiçbir yanlışlık içermiyor. Tamamen milimetrik olarak eseri birebir dijital ortama aktarıyor. Ve aynı şekilde eserin birebir 3 boyutlu basılması sağlanıyor” diye konuştu.

    “Eserler dijital ortamda geleceğe saklanmış olacak”

    Hayata geçirilen bu proje ile artık eserlerin geleceğe saklanabileceğini aktaran Samuel Jerichow, “Dijital teknolojiler sürekli değişiyor. Şuanda kullandığımız teknoloji en son teknoloji ve burada elde ettiğimiz data her zaman kullanılabilecek data. Tabi ki on sene sonra dijital teknolojiler daha da gelişmiş olacak. O zaman geldiğinde şuanda elde edindiğimiz verileri kullanamıyorsak tabi ki eserin tekrar taranması gerekiyor. Ama ne olursa olsun elimizdeki datalar ile eserler yok olsa bile dijital ortamda geleceğe saklanması sağlıyor” ifadelerini kullandı.

    “Kültürel mirasları koruyoruz”

    BAU Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Güven Çatak son olarak amaçlarının aslında kültürel mirasları korumak olduğuna da değinerek, “Hem miraslarımızı koruyoruz hem de yeni jenerasyona bu kültürümüzü aktarıyoruz. Eserler ilk olarak dijitalleşiyor. Dijitalleştikten sonra çok farklı ortamlarda farklı şekillerde paylaşılabilir. Bir sanal gerçeklik deneyimi olabilir, bir oyunun parçası olabilir ya da oyunlaştırılarak farklı ortamlarda yer alabilir. Biz de İstanbul ayağı yani Bahçeşehir Oyun Laboratuvarı olarak dijitalleştirilen eserlerin oyunlaştırma ve sanal gerçeklik tarafı ile ilgileniyoruz. Gerçekten güzel bir başlangıç oldu. Çünkü kültürel miras gün geçtikçe kayboluyor. Onları korumak ve yeni jenerasyona ulaştırmak ve dahası kültürleri birbirine tanıtarak önyargıları kırmak anlamında bu tip projelerin başlaması çok önemli” diyerek sözlerini tamamladı.