Etiket: Boyun

  • Demiraslan: “Döviz ve faiz lobisine boyun eğmeyeceğiz”

    Balıkesir AK Parti İl Teşkilatı, Türkiye’de ekonomik kriz çıkartılması için yapılan baskı ve saldırılara karşı duruşunu göstermek için iş dünyası ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıya AK Parti Balıkesir milletvekilleri Adil Çelik, Belgin Uygur, Yavuz Subaşı, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, ilçe belediye başkanları, Sanayi ve Ticaret Odasının temsilcileri ve iş adamları katıldı. İl Başkanı Hasan Demiraslan, Balıkesirlilerin Türkiye’nin yeni milli mücadelesinde, gereken sorumluluğu alacağına inandığını belirtirken döviz, faiz ve rant lobisine boyun eğmeyeceklerini söyledi.

    AK Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Demiraslan, “Darbecilere teslim olmadığımız, çıplak ellerimizle tankların karşısına dikildiğimiz gibi, ekonomi terörü yaratanlara da teslim olmayıp, varımızla yoğumuzla mücadele edeceğiz. Döviz kuruna, faizlere bakıp el ovuşturanlar, hiç boşuna heveslenmesin. Aziz Türk milletinin sırtından kazanamayacaklar. Bu millete diz çöktürtemeyeceklerdir. Vatanseverliğiniz için sizleri ayrı ayrı kutluyorum. Bu savaşı inşallah hep birlikte kazanacağız” dedi.

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, Marmara Belediyeler Birliğinin encümen toplantısında alınan kararla yaklaşık 190 belediyenin yerli iş makinesi alarak bundan sonra ithal değil yerli ve milli sanayiye destek olacaklarını açıkladı. Kafaoğlu, “Marmara Belediyeler Birliğinin encümen toplantısındaydık. Orada da bu konu gündeme geldi ve şu kararı aldık. Yerli sanayiyi desteklemek açısından Marmara Belediyeler Birliğine bağlı belediyeler iş makinelerini araç ve gereçlerini ithal değil yerli ve milli olan iş makinaları alma konusunda karar alındı. Bu kararın Kuva-i Milliye şehri Balıkesir’de alınmış olması bizler için çok önemli. Kendi milli ve yerli sanayimizi desteklemek adına alınmış önemli bir karar oldu. Ülkemize bu seferde ekonomik olarak saldırdılar. TL’mize saldırdılar. Yüce Türk milleti tarih boyunca birçok badire atlatmıştır. Binlerce yıllık geçmişi olan bir milletiz. Amerika’nın geçmişi henüz 200 yıl. Önemli olan birliğimizi beraberliğimiz. Yine birlik içinde bu badireden de geçeceğiz. İş adamlarımızın yerel yöneticilerimizin de bu noktada dik durmaları ve milletinin yanında durması önemli. Toplantıya katılan herkesi kutluyorum” şeklinde konuştu.

    Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula açıklamasında ülke olarak zor günlerden geçtiklerini ifade ederken panik yapmadan dikkatli bir şekilde hamleler yapmaları gerektiğini söyledi. Kula, “Ben pazartesi günü bir açıklama yapmıştım. Şunun altını çizmek istiyorum: Ülke olarak zor günlerden geçtiğimiz bu günlerde panik yapmamalıyız ve çok dikkatli olmalıyız. Çünkü insanı felakete sürükleyen şeylerden biri de paniktir. Panikle yanlış kararlar alınması daha farklı sonuçlar doğurabiliyor. Ancak bizler ülke olarak, millet olarak birçok kriz atlatmış ve bunun üstesinden gelmiş bir toplumuz. Hem iş dünyası olarak hem halk olarak inşallah bu günleri aşacağız” dedi.

    Balıkesir Sanayi Odası Başkan Vekili Sinan Yırcalı, ABD yönetiminin gayrimeşru ve hiçbir ekonomiye sığmayan irrasyonel tepkiler sebebiyle böyle bir ekonomik sıkıntı yaşadıklarını belirtirken bunun psikolojik bir savaş olduğunu ifade etti. Yırcal, “ABD yönetiminin gayrimeşru ve hiçbir ekonomiye sığmayan irrasyonel tepkiler nedeniyle piyasamızda oluşan dalgalanmalar hepimizce malum. Bu dalgalanmaları Türkiye ekonomisiyle, Türkiye gerçekleriyle ilgisi olmadığını, bir psikolojik savaş olduğunu ve buna uygun adımlar atıldığını hepimiz gördük” dedi.

  • Başkan Nursaçan: “Ekonomik tehdide boyun eğmeyeceğiz”

    Kayseri OSB Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan, yükselen döviz kurlarına dair yazılı açıklama yaptı.

    Döviz kurlarının ani yükselişinin piyasa şartlarıyla ilgili olmadığını belirten Nursaçan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Öncelikle Belirtmek isterim ki; ABD ile yaşanan gerilimin ardından döviz fiyatlarındaki ani yükseliş, herkesin bildiği gibi piyasa şartları gereği değildir. Altında çok başka nedenler bulunmaktadır.

    Maksatlı bir biçimde ülkemize zarar vermek, hükümetimizi ve Sayın Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı yıpratmak için yapılan bu ve benzeri tehditler karşısında asla boyun eğmeyeceğiz.

    Irak, Suriye, Afganistan ve diğer ülkelerde milyonlarca Müslüman’ın onuru ve şerefi çiğnenirken; baskı , zulüm , işkence , şiddet ve sürgüne maruz bırakılırken üç maymunu oynayanlar , seslerini çıkarmayanlar, sözde demokrasi , insan hakları ve hukuk dersi verenlerin , bir rahibi bahane ederek ülkemize yönelik başlatılan ekonomik savaş, asla kabul edemeyeceğimiz bir durumdur.

    Ülkemizin ekonomik verilerinde en küçük bir sıkıntı olmamasına rağmen suni finansal saldırıların sebebinin çok başka olduğunu tüm dünya biliyor.

    Döviz üzerinden yapılan bu saldırılar 15 Temmuz’da kahraman şehit ve gazilerimize atılan kurşunların devamıdır. Aziz milletimiz ve dirayetli yöneticilerimiz bu oyunu da bir ve beraber olarak bozacaktır.

    Silahlarla, tanklarla ve uçaklarla yapamadıklarını, döviz kuru ile yapacaklarına inananlar bozguna uğrayacaktır. Tanklara teslim olmayan millet dolara ve euroya asla boyun eğmeyecektir.

    Ülkeye döviz kazandırmak üretimi, istihdamı, ihracatı artırmak için gecesini gündüzüne katan sanayiciler olarak bu duruma bizler de tepkisiz kalmayacağız.

    Bu maksatlı saldırılar karşısında bir ve beraber olarak daha fazla çalışarak daha fazla üreterek bu oyunu bozacağız.”

    Kayseri sanayicileri olarak, kira da dahil her türlü alışverişimizi, iş ve işlemlerimizi mümkün olduğu kadar milli paramızla yapmaya, yerli ve milli duruş sergilemeye davet ediyoruz .

    Yine Kayseri sanayicileri olarak yapacağımız ilave yatırımlarla, üretimle, istihdamla ve ihracatla, ülkemiz ekonomisine her zamankinden daha çok katkı sağlayacağımızı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada hükümetimizin ve liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan‘ın yanında olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Türk milleti tehdide boyun eğmez” (2)

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son dönemde ABD ile yaşananlara ilişkin Türk milletinin tehdide boyun eğmeyeceğini belirterek, “Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, memleketi Antalya’nın Alanya ilçesinde AK Parti Alanya İlçe Teşkilatı Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu. Bakanlıkları FETÖ’den arındırarak 7/24 saat anlayışıyla ülkeye hizmet ettiklerini belirten Bakan Çavuşoğlu, “Payallar’a hastane yapıyoruz, yeni çevre yolunu yapıyoruz, tüneller yapılıyor. Hepsinin takipçisiyim. Daha çok çalışmamız gerekiyor. Ülkemizden arta kalan zamanı şehrimize ayıracağız, ben geleceğim, diğer vekil arkadaşlarımız gelecek. 16 sene memleketimi temsil etmenin gururunu yaşadım. Avrupa’da ilk kez bir Müslüman olarak, bir Türk olarak Avrupa Birliği (AB) Parlamenter Meclisinde ülkemizi başkan olarak temsil etmek de bana nasip oldu. Erken seçim olmasına rağmen kadın kolları, ilçe yönetimi ve gençlik kolları yeni yönetim olmasına rağmen kısa sürede uyum içerisinde fedakarca çalıştı. İlçe teşkilatımız seçim hazırlıklarını iyi sürdürdü. Kadınlarımız olmadan hiçbir seçimde başarılı olmayız. Sadece kadın kolları yönetiminde değil, bugün burada bulunan ve bulunmayan kadın dava arkadaşlarımız gece gündüz çalıştı. Alanya Gençlik Kollarımız Antalya ve Türkiye’de örnek bir çalışma gösterdi. Belediye Meclisimizin de ilk kez bu kadar çok çalıştığını gördüm. Biz 81 milyonun hizmetkarı olarak yola çıktık. Biz de beklentilerin farkındayız. Bir taraftan ülke menfaati için, mazlumlar, barış, adalet için ve dünyadaki eksiklikleri ve çarpıklıkları gidermek için gece gündüz çalışacağız. Diğer taraftan Antalya için de çalışacağız. Sizler bizleri milletvekili olarak gönderdiniz, onu bıraktık ve dışişleri bakanı olduk. Ama biz o zaman ne vaat ettiysek onları da takip edeceğiz. Onların gerçekleşmesi için çalışacağız” dedi.

    “Buralara mevki makam için gelmedik”

    Alanya’da yapılan yatırımlardan da bahseden Çavuşoğlu, çok yoğun ve hızlı çalışma nedeniyle Antalya’ya, Alanya’ya artık eskisi gibi gelemeyebileceklerini söyledi. Ancak uzaktan da olsa takip edeceklerini ifade eden Bakan Çavuşoğlu, “Her zaman buralara gelirken ilave tedbirler alınıyor. ‘Trafikte kimse bekletilmesin, işkence olmasın’ diyorum. Onun dışında buralara mevki makam için gelmedik. Bundan sonra da böyle olacağız. Mevki makamı ele geçirince değişenler o mevki gidince pusulasını şaşırıyor. Pusulanı şaşırmayacaksın, mevki makama da geldiğinde bir gün bunun da biteceğini unutmayacaksın. Bakıyorsun bazen isimlerimizi kullananlar var. İsimlerimizi kullanarak çıkar elde etmek isteyenlerden birkaçı hapiste. Onlar hakkında suç duyurusunda bulunduk” diye konuştu.

    “Avrupa Birliği ve ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlıklı yürütmek için çalışıyoruz”

    Türkiye’ye yoğun bir ilgi olduğunu dile getiren Bakan Çavuşoğlu, seçim zamanında olumsuz konuşanların bile artık Türkiye ile ilişkileri düzeltmek, yatırım yapmak ve iş birliğini güçlendirmek için çaba gösterdiğini kaydetti. Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz bundan rahatsız değiliz. Bizim de zaten arzumuz bu yönde. Bizim herhangi bir ülkeyle niye problemimiz olsun. Bizim herhangi bir milletle niye problemimiz olsun. Seçim zamanında herhangi bir ülkeyi seçim malzemesi yapıyor muyuz? Türkiye’nin adını kullanıyorlar. Şimdi neden? Bir sebep ve hastalık var. Bir ırkçılık var ki, İslam ve Türkiye düşmanlığı var ki bunu kullanıyorlar, buradan prim elde etmeye çalışıyorlar. Bunun sorumlusu ben veya orada yaşayan vatandaşlarımız mı? Bunun sorumlusu Avrupa, Almanya, Avustralya, Hollanda’da yaşayan Türkler mi? Hayır. Bir tane bile radikalleşen Türk yok. Yani terör örgütlerine katılan Türk yok. Mesele Türkler değil ki, mesele onlarda olan hastalığın tekrar nüksetmesi. Geçmişte bu hastalıktan dolayı birbirini kırdılar. Yüz yıl kendi aralarında din savaşı yaptılar. Yetmedi 30 yıl daha savaştılar. Yetmedi Birinci ve İkinci Dünya Savaşı. Sonra bu ülkeleri bir araya getirmek için Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi kuruldu. Yok işte ekonomik çıkarlar etrafında birleşelim, yok ortak değer etrafında birleşelim, bir daha savaş olmasın. Şimdi tüm bunları aşındıran bir hastalık var. Ama biz her şeye rağmen Avrupa Birliği ve ülkeleriyle ilişkilerimizi sağlık yürütmek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Konseyi’ni hayatta geçirdiklerini hatırlatan Çavuşoğlu, buna Özbekistan’ın da dahil olduğunu söyledi. Bakan Çavuşoğlu, “Eylül ayının başında Türk Konseyi’nin zirvesini inşallah Kırgızistan’da gerçekleştireceğiz. Tüm ülkelerde büyükelçiliğimiz var ve Türkiye’nin yol haritasını başarılı bir şekilde uyguladığını kendileri takdirle söylediler. Çünkü biz Türkiye olarak bir anlaşmanın ve bir yol haritasının altına imza atıyorsak bunu uygularız. Laf olsun diye bir yerde olmayız biz, kimseye de yük olmayız. Türkiye dostluğuyla ve işbirliğiyle aranan bir ülke. Şimdi bazı ülkelerle de sorun yaşıyoruz. Esasen geçmişten bu yana son 10 yıldır yaşadığımız sorunların analizini yaptığım zaman güncel olaylardan sorun çıkabilir, buna bir şey diyemezsiniz. Ama sistematik sorunlara baktığımız zaman esas mesela Türkiye’yi hazmedememe. Yani değişen ve büyüyen Türkiye kıskanmadan bahsetmiyorum, o da var. Türkiye’nin olaylar ve ülkelerin tutumları karşındaki aldığı tavrı kabullenemeyen ülkelerden bahsediyorum. Yani eski Türkiye’nin davranış modeli ve biçimi vardı. Bu gelenek haline gelmiş, ne söylerlerse kabul edilen bir Türkiye ama şimdi ise yanlışa yanlış diyen, doğrusu bu diyen, hatta yeri geldiği zaman dik duran bir ülke var.”

    “Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    ABD ile yaşananlara da değinen Bakan Çavuşoğlu şunları söyledi:

    “Amerika ile ilişkilerimizde kötü bir süreç yaşıyoruz. Esasen daha önce de ilişkilerimizin kopma noktasına gelindiği bir süreç vardı. Amerika’nın FETÖ’yü sahiplenmesi, yani Türkiye’ye iade etmemesi ve aynı zamanda Amerika’nın YPG ile PKK’ya silah vermesi. Benim düşmanıma silah veriyor ama sonra daha önceki dışişleri bakanının gelmesiyle kendisi değiştikten sonra yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile sürdürdüğümüz bir süreç ve Menbiç’te yol haritası, bir de PKK’ya yönelik Irak’ta atabileceğimiz adımlar konusunda çalışma yapıyoruz. Şimdi Menbiç’te yol haritası işliyor. Demek ki sorunlar çözülebiliyor ama bu FETÖ’den vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Zaten çalışma grubunun amacı da bu. Şimdi rahip Brunson ilgili ’bizim vatandaşımız ve suçsuz’ diyorlar. Biz rahip Brunson’un kim olduğunu bile bilmiyorduk. ABD Büyükelçiliğinden konsolos erişimi için yardım istedikleri güne kadar biz böyle bir kişinin tutuklandığını bile bilmiyorduk. Şimdi son zamanlarda atılan adımlar. Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz. Bu konularda iki müttefik olarak sorunların üstesinden gelmeye var mısınız, o zaman oturalım sorunlarımızı nasıl çözeceğiz, biraz önce söylediğim çalışma gruplarını nasıl işleteceğiz. Bu şekilde çözebiliriz. Dayatmayla olmaz. Tehdit diliyle nereye varacaksın. Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır”

    Bakan Çavuşoğlu, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığını belirterek, “Sonuçta şimdi ne oldu? Tehdit diliyle bir sonuç elde edilebildi mi? Veya yaptırım ne oldu, şimdi karşı yaptırım. Fakat Singapur’daki görüşmemiz son derece yapıcı geçti. Açıklamalarımıza yansıdı, işte böyle olması gerekir. Ortada sorunlar var, sorunları kimse inkar edemez. Şu sebepten, bu sebepten, var mı sorun, var. Bunları çözmek istiyor musunuz, çözelim. Nasıl çözeceğimizi oturup konuşalım. Veya nasıl çözeceğimiz konusunda bir yol haritası belirleriz, mutabakat sağlarız. Diplomasi işler, sorunları çözeriz, sonra işimize bakarız. Bugün dünyanın da pozitif gündeme ihtiyacı var. Bölgemizin de ihtiyacı var. Bana göre en çok Amerika’nın kendisinin pozitif gündeme ihtiyacı var. Bu anlayışla bu sorunları da çözeriz. Dayatmayla, tehdit diliyle değil, uzlaşmayla, diplomasiyle müzakereyle ve iyi niyetle bunları çözeceğimizi düşünüyorum” dedi.

  • Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Türk milleti tehdide boyun eğmez”

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, son dönemde ABD ile yaşananlara ilişkin Türk milletinin tehdide boyun eğmeyeceğini belirterek, “Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz” dedi.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’nın Alanya ilçesinde AK Parti İlçe Danışma Meclis toplantısında konuştu. “Herkes kendi vatandaşından dolayı başka ülkeyle kavga etmeye çalışırsa o zaman bizim bazı ülkelere savaş açmamız lazım” diyen Bakan Çavuşoğlu, bu anlayışları değiştirmeye çalıştıklarını söyledi. Türkiye’de de farklı ülkelerin vatandaşlarının suça karıştığını ifade eden Çavuşoğlu,

    “Öyle veya böyle bazıları da ajan. Hele ki gazetecileri ajan olarak gönderiyorlar. Yakalandığı zaman da gazetecileri içeriye atıldı diye baskı yaparak kurtarmaya çalışıyorlar. Sanki sütten çıkmış ak kaşık gibi, annesinden yeni doğan bebek gibi tertemiz suçsuz. Ama hukuk vardır, yasa vardır” dedi.

    Türkiye içinde de dünyada en çok zorlandıkları mantalite davranışını değiştirmek olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu, “Maalesef ülkemizde de direniyor alışkanlıklar. Kanun olmasına rağmen bizden çok önde gidiyor. Ama bakıyoruz aynı şeyleri uluslararası örgütlerde de görüyoruz. Benim bakanlığım bana göre dünyadaki en iyi bakanlık. Ama kendi bakanlığımızda da 40 yıldır devam eden alışkanlıklar var. Anlattığım zaman arkadaşlara biz bunu düşünemedik diyorlar” diye konuştu.

    “Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    ABD ile ilişkilerde kötü bir süreç yaşadıklarını kaydeden Bakan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    “Esasen daha önce de ilişkilerimizin kopmaya geldiği süreç vardı. Amerika’nın FETÖ’ye sahip çıkması, Amerika’da yaşaması. Benim düşmanıma silah veriyor. Ama sonra daha önceki Dışişleri Bakanının gelmesi ve kendisi değiştikten sonra yeni gelen ABD İçişleri Bakanı Ryan Zinke ile sürdürdüğümüz süreç ve yol haritası konsolosluk işleriyle götürecek bir çalışma grubu, bir de PKK’ya yönelik Irak’ta atabileceğimiz adımların yol haritası. Demek ki sorunlar çözülebiliyor ama bu FETÖ’den vazgeçtiğimiz anlamına gelmez. Zaten çalışma grubunun da amacı bu. Şimdi ise Rahip Andrew Brunson için ‘Yok bizim vatandaşımız suçsuz’, biz rahip Andrew Brunson’un ABD Büyükelçiliğinden konsolosluk erişimi için yardım istedikleri güne kadar böyle bir kişinin tutuklandığını da bilmiyorduk. Bazı kişiler suç duyurusunda bulunduğu için başlayan bir süreç. Bizim kişiden ne çıkarımız olacak. Şimdi son zamanlarda atılan adımlar. Kimse Türkiye’den baskıyla, yaptırımla netice alamaz. Var olan sorunlar var, biz bunları gündeme getiriyoruz. Bu konularda iki müttefik olarak sorunların üstesinden gelmeye var mısınız, o zaman oturalım sorunlarımızı nasıl çözeceğiz, biraz önce söylediğim çalışma gruplarını nasıl işleteceğiz. Bu şekilde çözebiliriz. Dayatmayla olmaz. Tehdit diliyle nereye varacaksın. Türk milleti tehdide boyun eğer mi?”

    “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkartır”

    Bakan Çavuşoğlu, tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığını belirterek, “Sonuçta şimdi ne oldu. Tehdit diliyle bir sonuç elde edilebildi mi? Veya yaptırım ne oldu, şimdi karşı yaptırım. Fakat Singapur’daki görüşmemiz son derece yapıcı geçti. Açıklamalarımıza yansıdı, işte böyle olması gerekir. Ortada sorunlar var, sorunları kimse inkar edemez. Şu sebepten, bu sebepten, var mı sorun, var. Bunları çözmek istiyor musunuz, çözelim. Nasıl çözeceğimizi oturup konuşalım. Veya nasıl çözeceğimiz konusunda bir yol haritası belirleriz, mutabakat sağlarız. Diplomasi işler, sorunları çözeriz, sonra işimize bakarız” dedi.

    “Bugün dünyanın da pozitif gündeme ihtiyacı var” diyen Çavuşoğlu, “Bölgemizin de ihtiyacı var. Bana göre en çok Amerika’nın kendisinin pozitif gündeme ihtiyacı var. Bu anlayışla bu sorunları da çözeriz. Dayatmayla, tehdit diliyle değil, uzlaşmayla, diplomasiyle müzakereyle ve iyi niyetle bunları çözeceğimizi düşünüyorum” diye konuştu

  • Baro Başkanı Aktürk: “Türk milleti ve devleti tehdit edilmez, tehditlere de boyun eğmez”

    Erzincan Barosu Başkanı Av. Adem Aktürk, ABD Başkanı Donald Trump ve Yardımcısı Mike Pence’nin rahip “Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye yaptırım uygularız” sözlerine yaptığı yazılı açıklama ile tepki gösterdi.

    Aktürk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Donald Trump yönetiminin, “Rahip Brunson’u ya şimdi serbest bırakın ya da sonuçlarıyla yüzleşmeye hazır olun” sözleri, baskı ve tehdit içeren tavır ve yaklaşım asla kabul edilemez. Hiçbir kişi ve ülke, Türk yargısının verdiği kararlardan dolayı Ülkemizi tehdit edemez, talimat veremez. Bu durum emperyalist ve tahakkümcü anlayışın yaşama geçirilme çabasıdır, her zaman karşısında olacağız. Emperyalizmi ve yargıya tahakküm anlayışını kınıyoruz. Yargı kararlarına dönük kişiye özel istekler ve düpedüz tehdit içeren bu küstahça açıklamalar karşısında, kararın değiştirilmesi kabul edilemeyecek bir davranış olacaktır. Bir hafta önce tutukluluğun devamı yönünde verilen karara rağmen, bir hafta sonra tedbirin şekil değiştirerek uygulanması yönündeki ihtiyacın hangi nedenlerden kaynaklandığı hususu tartışmalı olabilir, ancak bu kez biçim değiştiren talep, yargıyı yönlendirme, yargı üzerine baskı ve tahakküm anlayışıdır. Bu açıklamalar karşısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak takınılacak tavır, ülkemizin ve yargımızın ulusal ve uluslararası ölçekteki saygınlığını ciddi biçimde etkileyecek önemli bir mihenk taşı olacaktır. Türkiye tam bağımsız ve egemen, kendi kaderini kendi belirleyen bir cumhuriyet ve hukuk devletidir. Hiçbir şart ve durumda bu ilkelerden ödün verilemez. Devleti temsil ve ilzama yetkili olanları, ülkemizi küçük düşürmeye çalışan ve onurunu zedeleyen bu tutuma karşı hukuk düzleminde gereğini yapmaya davet ediyoruz. Ortaya koymaya çalıştığımız tutum, Rahip Brunson’un yargılandığı davanın içeriğinden de, yargılama aşamasında uygulanan ve değiştirilen tedbirlerden de bağımsızdır. Bu noktada önemli olan husus, emperyalist bir gücün baskısına ve tehdidine boyun eğilip eğilmeyeceğidir. Türk yargısı bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerine göre karar verecek olup mutlak surette dosya kapsamına ve delillere göre değerlendirme yapmalıdır. Gösterilecek direnç, yargının geleceğinin şekillendirilmesi ve ülkemizin onuru bakımından yaşamsal bir öneme sahip olacaktır. Bu noktada devletimizin yanında olduğumuzun bilinmesini isteriz.”