Etiket: Boyu

  • (Özel Haber) Aile Boyu Avrupa Şampiyonasına Hazırlanıyorlar

    Manisa’da yaklaşık 13 yıldır vücut geliştirme sporuyla ilgilenen dört kardeş, önce Türkiye ardından Avrupa şampiyonasına katılmak için çalışmalarına aralıksız devam ediyor. “Manisalı Herküller” olarak tanınan kardeşlerin hedefi kendi kategorilerinde şampiyon olmak.

    Türkiye’de 2013 yılında yapılan vücut geliştirme şampiyonasında dereceye giren Vasfi Efe (30), Saffet Efe (35), İbrahim Efe (38) ve Çetin Efe (42) 2016 yılı içerisinde yapılacak Türkiye ve Avrupa Vücut Geliştirme Şampiyonalarında kendi kategorilerinde şampiyonluk hedefliyor. 2013 yılında Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza atan kardeşlerden; İbrahim Efe ikinci, Saffet ve Vasfi Efe ise üçüncülük elde etmişti. 1998 yılında spora başladığını anlatan Türkiye şampiyonu İbrahim Efe, “Onun akabinde Taekwando, kick-box, bu tür sporlarla uğraştım. Türkiye ve Avrupa derecelerimiz var. 4 kardeş bu işe gönül sardık. 4 kardeş birlikte Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyoruz. Son 20 günümüz kaldı. Manisa’yı temsilen güzel dereceler almak istiyoruz” dedi.

    4 kardeş aynı sporu yapmanın kendilerine büyük bir avantaj sağladığını burgulayan İbrahim Efe, “Birbirimize destek oluyoruz. Daha iyi motivasyon sağlıyoruz. Daha iyi antrenmanlar yapabiliyoruz. Farklı sıkletlerde yarışmaya katılıyoruz ama yine de bizim için 4 kardeşin aynı sporu yapması çok mutluluk verici bir şey” diye konuştu.

    İLK HEDEF TÜRKİYE ŞAMPİYONLUĞU

    İlk hedeflerinin 13-17 Nisan 2016 tarihinde İstanbul Beylikdüzü’nde gerçekleştirilecek Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonası’nda şampiyon olarak Avrupa bileti almak olduklarını vurgulayan Vasfi Efe, 4 kardeş olarak şampiyonaya hazırlanmanın kendileri için gurur ve avantaj olduğunu söyledi. Vasfi Efe, “Her zaman bir birimizin daha iyi derece almasını sağlıyor. Antrenmanda birbirimizi daha iyi motive edip daha verimli antrenman yapmamızı sağlıyor. Ailede herkes bu sporu yaptığı için bu spora daha çok gönül veriyoruz” dedi.

    VASFİ EFE: “BİR SPONSORUMUZ YOK”

    Hazırlık sürecinde sponsorlarının olmadığını kaydeden Vasfi Efe, sponsor bulmaları halinde Manisa’nın ismini Avrupa ve Dünya’da gururla taşıyabilecek duruma geleceklerini ifade etti. Efe, “Sponsorluk alanında bir desteğimiz yok. Manisa Büyükşehir Belediyemiz böyle bir alanda destek verirse biz çok daha iyi başarılara imza atar, çok daha iyi yerlere gelebiliriz. Bu konuda onların yardımlarını bekliyoruz. İyi bir destekle 4 kardeş daha iyi imkanlarda çalışır Avrupa’da derece yaparız. Hem Türkiye Şampiyonalarında hem de Manisa’nın Avrupa’da çok iyi bir tanıtımını yaparız. Hem de gençlere iyi bir örnek oluruz” ifadelerini kullandı.

    SAFFET EFE: “ARAMIZDA TATLI BİR REKABET VAR”

    Ağabeyi İbrahim Efe’ye özenerek vücut geliştirme sporuna başladığını kaydeden Saffet Efe ise “2004’ten beri de bu sporu yapıyorum. Diyet dönemi çok zor bir dönemdir. Birbirimize baktığımızda hem hırs anlamında hem de güç anlamında aynı şeyin karşı tarafında yaptığını ağabeyimin ve kardeşimin de yaptığını gördüğümde bunu daha iyi yapabiliyorsunuz. Tek başına olmadığını görüyorsun. Beni bu konuda motive ediyor. Aynı zamanda vücut geliştirmede mesele yarışmaya hazırlanan badinin olması daha hırslı çalışmanı sağlıyor. Ağırlık kaldırmada özellikle bu yarışmamız fazlasıyla oluyor. İbrahim ağabeyimle baya hırslıyız. Çıtamızı arttırmamızı sağlıyor. Bu da birbirimizi sürekli motive ediyor. Birbirimiz arasında bir yarışma içerisinde oluyoruz. Kendinize rakip bulmadığınız zaman üstünde bir insan görmediğin zaman bir yerde duruyorsun kendinden daha iyilerini gördüğün zaman, çalıştığın zaman ondan daha iyi olmaya çalışıyorsun. Bu bir tatlı rekabettir. Bazen ben ’Ağabeyimsin o yüzden geçmedim’ gibisinden muhabbetlerimiz olur. Bizde spor camiasından gelen, aileden gelen bir terbiye ile birbirimize kırıcılığımız olmaz. Bu konuda silsilemiz vardır. Sevgi ve saygı içerisindeyiz” şeklinde konuştu.

  • Ömür Boyu Hapis Cezası Alan Gençten İlginç Savunma: “Ben Ördek Bile Vuramam”

    Edirne’de 2 yıl önce bar tuvaletinde kız meselesi yüzünden 26 yaşındaki genci başından tabancayla vurarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan eski 643’ncü Kırkpınar Ağası ve iş adamı Mustafa Altunhan’ın oğlu Volkan Altunhan (30), müebbet hapis cezasına çaptırıldı. Volkan Altunhan, son savunmasında “Ben amcam ile bazen ava gittiğimde ördek bile vuramam. İnsan öldüremem” dedi.

    Hamzabeyli Sınır Kapısı Gümrük ve Turizm İşletmeleri’nde kantar görevlisi olarak çalışan Ömer Turgut’u öldürdüğü iddiası ile yargılanan Volkan Altunhan, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmaya Altunhan’ın çok sayıda yakını ile birçok ünlü isme avukatlık yapan avukatlar katılırken, ölen Ömer Turgut’un ailesinden kimse katılmadı.

    Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kısakürek, Volkan Altunhan’ın, ’Kasten adam öldürmek suçundan’ ömür boyu hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Öldürülen Ömer Turgut’un avukatı Furkan Kamalak, sanık Volkan Altunhan’ın iş yeri kameralarından cinayeti işlediğinin açıkça belirli olduğunu ve cezalandırılmasını talep etti. Volkan Altunhan’ın avukatları ise Ömer Turgut’u öldürdüğüne dair yeterli delil olmadığını savunarak sanık Volkan Altunhan’ın baretini istedi.

    “ÖRDEK BİLE VURAMAM”

    Ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Volkan Altunhan mahkemedeki savunmasında bazen amcasıyla ördek avlanmaya gittiğini, ördek dahi vuramayan bir kişinin, insan nasıl vuracağını savundu. Olay gecesi barda kız arkadaşıyla oturduğunu ifade eden Volkan Altunhan, “Ben amcam ile bazen ava gittiğimde ördek bile vuramam. İnsan öldüremem. Kız arkadaşımı tuvalete götürdüm. Ömer arkamızdan tuvalete geldi. Tuvaletin çıkışında bana hakaret edip beni tuvalete çağırdı. Tuvalette boğazımı sıktı. Kafamı tuvaletin kapısına vurdu. Ben tuvaletten ayrıldım. Ben öldürmedim suçsuzum” diye konuştu.

  • Aile Boyu YGS Sınavına Girdiler

    Gaziantep’in İslahiye ilçesinde ilk kez yapılan Yüksek Öğretim Geçiş Sınavı’na (YGS) giren devlet memuru baba, oğlu ve kızıyla birlikte ter döktü.

    Yüksek Öğretim Geçiş Sınavı İslahiye’de ilk kez gerçekleştirildi. İlçede sınava giren 43 yaşındaki Cemal Yılmaz, oğlu ve kızı ile aynı sınavda ter döktü. Daha önce 4 üniversite bitiren Cemal Yılmaz hedefinin 5’inci üniversiteyi bitirmek olduğunu söyledi.

    Oğlu ve kızı ile birlikte aynı heyecanı 5’inci kez yaşayan baba Celal Yılmaz, “Çocuklarımla birlikte bugün sınava girdim. İnanın çok mutluyum. Çocuklarımla birlikte şuan aynı duyguları hissediyor olmam çok güzel. İnşallah ilerki zamanlarda eşimi de üniversiteli yapmak istiyorum” dedi.

    Şu ana kadar 3 üniversite bitirdiğini bir tanesini de yarım bırakmak zorunda kaldığını belirten Yılmaz “Şuana kadar dört üniversiteye kayıt yaptırdım. Birini yarım bırakırken diğerlerini tamamlayıp mezun oldum. İki tane 2 yıllık bir tane de 4 yıllık okul bitirdim. Şimdi girdiğim sınavda başarılı olacağımdan ve bu sınavı kazanacağımdan da eminim. Bu sınavdaki hedefim Ziraat Fakültesi’ni okumak. Bugün girdiğim sınav, diğer girmiş olduğum sınavların içerisinde en iyisi oldu. Ama gerçekten zor bir sınavdı. Allah çocuklarımızın yardımcısı olsun. Ömrüm yeterse diğer fakülteleri de okumak istiyorum” diye konuştu.

    Üniversiteye hazırlanan diğer öğrencilere tavsiyelerde bulunan Yılmaz, “Çalışmaktan hiç kaçmayın. Ben çocuklarım ders çalışırken bir bardak dahi su istemedim ki çalışıp sınavlarda başarılı olsunlar. Çalışan her zaman kazanır. Ben zamanında okul okuyamadım sonraki dönemlerde okul okudum. Her şey zamanında güzel olur. O yüzden çok çalışmalarını tavsiye ediyorum. Şuanda üniversiteye hazırlanan bir öğrenci, bir baba ve devlet kurumunda çalışan bir memurum. Üçünü bir arada yürütmek beni gerçekten mutlu ediyor. Bu sınavda başarılı olacağıma inanıyorum” şeklinde konuştu.

    MERYEM YILMAZ IN HEDEFİ EGE ÜNİVERİSTESİ

    Babası Cemal Yılmaz ile aynı okulda YGS sınavına giren Meryem Yılmaz ise “Sınavda zamanda sorun yaşadım. Çözebileceğim bir dolu soru varken zaman yetmedi. Ancak sınav güzel geçti” dedi.

    Babası kadar azimli olmayı çok istediğini söyleyen Yılmaz, “Babam yaptığı şeylerin üzerine koyarak hedefe gitmesini çok iyi biliyor. Babam gibi olmayı çok isterim. Benim hedefim Ege Üniveristesi’nde Psikoloji okumak. Okul birincisiydim. Bu sınavda başarılı olacağıma inanıyorum” ifadelerini kaydetti.

    AHMET YILMAZ MERSİN ÜNİVERSİTESİ FELSEFE 2 SINIF ÖĞRENCİSİ

    Babası Cemal Yılmaz ile aynı sınavda ter döken Ahmet Yılmaz ise Mersin Üniversitesi Felsefe Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi olduğunu belirterek, “Şuan zaten üniversite okumaktayım. Bu sınavda heyecan ve stres olmadığı için çok rahattım. Kaybedeceğim bir şey olmadığı için sıkıntı ve stres olmuyor. Sınava girmekteki amacım, sınav havasını tekrar teneffüs etmekti” diye konuştu.

  • 27 Türk Boyu, Bugaç Ovasında Bir Araya Geliyor

    Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Macaristan Turan Vakfı işbirliğinde 27 Türk boyu Bugaç Ovası’nda bir araya gelecek.

    Macaristan Turan Vakfı, Macaristan’da Macar, Türk ve Hun geleneklerini korumak ve yaşatmak için kurulmuş olup bu çerçevede çalışmalarına devam ediyor. Macaristan’da bu çerçevede çalışmalarına devam eden Macaristan Turan Vakfı’nın Başkanı BiroAndrasZsolt, TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Macaristan Turan Vakfı Başkanı Zsolt, Macaristan Turan Vakfı tarafından 2006’dan bu yana dönüşümlü olarak her iki senede bir düzenlenen Turan Kurultayı ve Macar-Turan Birliği Atalar Günü etkinlikleri son 2 yıldır TİKA ile birlikte hayata geçirmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Macaristan Turan Vakfı Başkanı Zslot, bu yılki Kurultay’ın Ağustos ayında TİKA’nın katkılarıyla gerçekleştirileceğini ifade etti.

    Macaristan Turan Vakfı Başkanı Zslot, Türkiye dâhil 21 ülkeden 27 Hun, Macar ve Türk boyunun 120 farklı ekibinin müzik ve halk oyunu gösterilerinin sergilendiği, katılan ülkeleri temsil eden sanatçıların performansları ve konserlerinin sabaha kadar sürdürüldüğü, at ve silah gösterileri ile ok yarışmaları gibi etkinliklerle Hun ve Türk kökenli kardeş ülkelerin Bugac Ovasında bir araya gelmesinin önemine vurgu yaptı. Zslot, 27 Türk boyunun katılım sağladığı, yaklaşık 200 bin kişinin izlediği, kardeşlik ve barışın, birlik ve beraberliğin bir türkü olup göğe yükseldiği Kurultay’a TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’ı davet etti.

    TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam ise ziyarette yaptığı açıklamada her iki yılda bir Macaristan’da düzenlenen kurultayın bugüne kadar verdikleri desteğin devam edeceğini ifade etti. Türkiye ve Macaristan’dan katılımcıların yanı sıra, Azeri, Avar, Başkurt, Balkar, Buryat, Çuvaş, Gagavuz, Kabardino, Karaçay, Karakalpak, Kazak, Kırgız, Kumuk, Moğol, Nogay, Özbek, Tatar, Tuva, Türkmen, Uygur ve Yakut boylarının davet edilmek sureti ile tüm Türk Dünyasının bir araya getirildiği etkinliğin önemine vurgu yapan TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Türk dünyasında barış ve kardeşlik mesajları vermenin önemli olduğunu kaydetti.

    Balkanlar ve Doğu Avrupa ülkelerinde farklı etnik ve grupların 5 asır boyunca Türk İslam Medeniyeti anlayışı ile huzur ve barış içinde yaşadığını belirten TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, TİKA olarak Balkanlar ve Doğu Avrupa’nın geçmişin özlenen barış ve esenlik yurdu farklı dinlerin kültür ve medeniyetlerin buluşma noktasında bir köprü ve iki yüz yıl önceki gibi dostluğun dayanışmanın barışın umudun refah ve kalkınmışlığın havzası haline gelmesi için dün olduğu gibi bundan sonrada proje ve programların devam edeceğini ifade etti.

    Macaristan Turan Vakfı ile işbirliğinin proje ve programlar kapsamında devam edeceğini belirten TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam, Macaristan Turan Vakfı Başkanı Zslot’a çalışmalarında başarılar diledi.

  • Nesiller Boyu Tedavi

    Bursalı Ortopedi Uzmanı Dr. Tayfun Açıkgöz, doğuştan kalça çıkığı teşhisi ile henüz 5 yaşında iken ameliyat ettiği bir kişinin, aynı hastalığın tespit edildiği iki çocuğunu da tedavi etti.

    Dr. Tayfun Açıkgöz, annelerini 25 yıl önce ameliyat ile tedavi ettiği Sümeyye ve Kübra kardeşleri, üçer aylık iken bandaj uygulayıp ameliyatsız olarak sağlıklarına kavuşturdu. Açıkgöz’ün 3-4 ay süren bandaj tedavisi ile iki kardeş normal hareketliliklerine döndü. Açıkgöz, hem anne, hem de çocuklarına uyguladığı tedavilerin başarılı sonuçlarını görebilmenin mutluluğunu yaşadı.

    Açıkgöz, “Kız çocuklarında erkeklere nazaran daha sık görülen kalça çıkığı hastalığının, anne veya babada kalça çıkığı bulunan bebeklerde, yakın akraba evliliklerinden doğan bebeklerde, makadi yolla doğan, ayaklarında doğuştan sakatlık bulunan bebeklerde görülme oranı yüksektir. Erken teşhis konulup uygun tedavisi yapılmadığında sakatlıklara sebep olmaktadır. Erken dönemlerde uygulanan tedavilerden yüz güldürücü neticeler alınması sebebiyle erken teşhis ve tedavisi son derece önemlidir. Kalça çıkığı hastalığının erken dönem tedavisinde bandaj tatbiki, çeşitli cihaz ve atellerin uygulanması, alçılamalar kullanılmaktadır. Teşhiste gecikme olunca bebekler ameliyatsız tedavi dönemini yitirebilmektedirler. Bu çocukların tedavilerinde çeşitli ameliyat tekniklerinin uygulanması gerekmektedir” dedi.

    Dr.Tayfun Açıkgöz son olarak ailelere bebeklerine kundak yapmamalarını, gelişimsel kalça çıkığı hastalığında erken dönemlerde uygulanan tedaviler ile iyi neticelerin alınması sebebiyle ailelerin özellikle risk grubunda bulunan bebeklerini gecikmeden sağlık kontrolünden geçirmelerini istedi