Etiket: Boyu

  • Actors Studio Eşbaşkanı Harvey Keitel’a “Yaşam Boyu Başarı” ödülü

    Actors Studio Eşbaşkanı Harvey Keitel, 53. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin kapanış gecesinde “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”’nü alacak.

    “Taksi Şoförü”, “Ucuz Roman”, “Piyano”, “Ulis’in Bakışı” ve daha pek çok filmdeki unutulmaz performansıyla sinema tarihinde ve seyircilerin gönlünde silinmez bir yer edinen usta oyuncu Harvey Keitel 53. Uluslar arası Antalya Film Festivali’nin kapanış gecesinde “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”’nün sahibi olacak.

    Harvey Keitel kimdir?

    Stella Adler ve Lee Strasberg ile oyunculuk çalışan Keitel, 1967 tarihli ilk filmi “Who’s That Knockingat My Door”da, JR rolü için seçildi. Keitel ile Scorsese’nin bu filmle başlayan işbirliği, sonraki yıllarda da devam etti. 1973 tarihli “Mean Streets”te muziplikle ağırbaşlılık, dolu dizgin yaşama ile nefsine hakim olma halleri arasında gidip gelen bir karakterin içini başarıyla dolduran Keitel, ertesi yıl “Alice Doesn’t Live Here Anymore” ile yine Scorsese’nin objektifindeydi. Asıl efsane ise 1976’da geldi; Altın Palmiye ödüllü “Taksi Şoförü” (Taxi Driver). Bir sinema kültüne dönüşen filmde Harvey Keitel, Robert de Niro ve Jodie Foster’le çalıştı.(Grand Budapest Hotel- 2014) ve Paolo Sorrentino imzalı “Gençlik” (Youth-2015) gibi başarılı projelerde adından söz ettiren Keitel’ın, vizyona çıkmak için hazırlanan altı projesi var. Gelmiş geçmiş en iyi metot oyuncuları arasında gösterilen Keitel, halen Al Pacino ve Ellen Burstyn ile birlikte Actors Studio’nun eş başkanlığını yürütüyor.

  • Kızılay ile kurban bereketi yıl boyu sürecek

    Türk Kızılayı Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı, Kızılay’ın 2007 yılından bu yana yürüttüğü Vekaletle Kurban Kesim Kampanyası’nın başladığını, kurban vekalet bedelinin, yurt içi için 740 TL, yurt dışı için ise 475 TL olarak belirlendiğini açıkladı.

    Saygılı, Kızılay’ın “Kurbanda Kızılay Modeli” sayesinde hayırseverlerin kurban ibadetlerini, amacına ve kuralına uygun olarak yerine getirebileceğini ifade ederek, “Bu çağdaş model sayesinde, Et ve Süt Kurumu veterinerleri tarafından özenle seçilen kurbanlıklar, yine kurumun modern kombinalarında vekalet sahiplerinin isimleri okunarak, Kurban Bayramı’nın ilk 3 günü kesilecek. İslami şartlara uygun şekilde gerçekleştirilecek kesimlere din görevlileri, veterinerler ve noter de eşlik edecek” dedi.

    Kurban etleri, en ücra yerlere ulaşacak

    Kurban etleri ile hazırlanan kavurmanın, konserve haline getirilerek 800 gramlık teneke kutulara konulacağını ve bu konservelerin, Kızılay şubeleri aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılacağını vurgulayan Saygılı, kurban döneminin ardından Kızılay’ın, her vekalet sahibine bir teşekkür belgesi ile süreci anlatan bir DVD göndereceğini kaydetti.

    Türk Kızılayı Adana Şube Başkanı Ramazan Saygılı, “Kurban bereketi yıl boyu sürsün” sloganı ile yürütülen kampanyanın hayırlı olması temennisinde bulunarak, şöyle devam etti:

    “Yurt içi kesimler konserve haline getirildiği için, Kızılay olarak, hayırseverler adına yıl boyunca en ücra köşedeki köylere, hanelere bile kavurma ulaştırmaktayız. Yurt dışında da çok mağdur bölgelerde kesim ve dağıtım gerçekleştiriliyor. Tüm vatandaşlarımız, Kızılay aracılığı ile aylardır çocuklarına, torunlarına et alamayan ailelere ulaşabilir. Tüm Adanalılara, kurban vekaletlerini; amacına, kuralına uygun şekilde kesim gerçekleştiren Türk Kızılayı’na vermeleri için çağrıda bulunuyorum.”

    İyilik sınır tanımıyor

    Dünyanın her neresinde olursa olsun tüm mazlum ve mağdurlara şefkat elini uzatan Türk Kızılayı ile iyilik sınır tanımıyor. Hayırseverler, kurbanlarının yurt içinde kesilmesi için vekalet verebileceği gibi, Bosna Hersek ve Bulgaristan’ın da aralarında bulunduğu Balkan ülkeleri; Senegal, Nijer, Çad, Etiyopya’nın da aralarında bulunduğu Afrika ülkeleri; Pakistan ve Bangladeş’in de aralarında bulunduğu Güney Asya ülkeleri; Kırgızistan ve Kazakistan’ın da aralarında bulunduğu Orta Asya ülkeleri; Filistin ve Irak’ın da aralarında bulunduğu Ortadoğu ülkeleri olmak üzere 30’dan fazla ülkedeki ihtiyaç sahipleri için Kızılay’a kurban vekaletlerini verebilecek.

    Vekalet için Kızılay’a ulaşmak yeterli

    Hayırseverler, yurt içi 1 hisse kurban vekalet bedeli olarak 740 TL öderken, yurt dışı kurban vekalet bedeli için 475 TL ödeyecek. Kurbanlarının gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının huzurunu yaşamak isteyen vatandaşlar; Türk Kızılayı Adana Şubesi’ni ziyaret ederek ödemeyi 4 taksitle yapabilecek yada Ziraat Bankası Belediye Şubesi’nde açılmış 1868 5406 numaralı hesaba, TR 3600 0100 1783 0000 1868 5406 IBAN kodu ile vekaletlerini verebilecekler. Vatandaşlar, kurban vekaleti ve diğer tüm soruları için Türk Kızılayı Adana Şubesi’ne 0322 457 19 23 numaralı telefondan ulaşabilirler.

  • Yaşam Boyu Başarı Ödülü iki dev sanatçının oldu

    Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” Ediz Hun ve Selda Alkor’un oldu.

    Bu yıl 17’incisi düzenlenen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin sanat dalında verilen “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, sinema sanatçıları Ediz Hun ve Selda Alkor’un oldu. Ödül töreninde konuşan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, ödül verilen sanatçıların festival komitesi ve halkın oylarıyla belirlendiğini hatırlatarak, “Dünya Festivaller Birliği tarafından 4 kez dünyanın en iyi kültür ve sanat festivali seçilen Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali’nin sanat dalında verilen ’Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ gerçekten de amacına uygun isimlere verilmiş. Her iki sanatçımızda hem sanatçı yönleriyle, hem de kişilikleriyle Türk halkının gönlünde taht kurmuş çok başarılı örnek isimler. Kendilerine sağlıklı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.

    “Sanatta 53 yılımı doldurdum”

    Sevilen sanatçı Ediz Hun, “Sizlerin huzurunda bulunuyor olmaktan çok büyük bahtiyarlık duyuyorum. Sanatta 53 yılımı tamamlamış oldum. Bunun gibi ödüller bizim için çok anlamlıdır, unutulmadığımızı anlamaktır. Bu gece 01.00 vapuruyla Büyükada’ya geçeceğim. Yattığım zaman inanın bana hep sizleri düşüneceğim. Sağolun var olun, iyi ki varsınız. Hepinizi en samimi, en içten duygularımla, sevgimle, saygımla selamlıyorum” şeklinde konuştu.

    Selda Alkor, Büyükçekmeceliler’in festivale gösterdiği ilgi karşısında duyduğu şaşkınlığını belirterek, şunları söyledi:

    “Bir yerde bir festival olacak ve o festivale böylesine büyük bir ilgi olacak ve o güzel mevcudiyetinizle hepiniz burada olacaksınız. Hem de böylesine hepimizin aklının karışık olduğu bir dönemde. Ne güzelsiniz, sizleri seviyorum. İnşallah bu festival daha çok uzun yıllar böyle devam eder.”

    Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Başkanı, Türk Folklor Kurumu Başkanı ve Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali Komitesi Başkanı Gürhan Ozanoğlu ve Büyükçekmece Belediye Meclis Üyesi sanatçı Emre Saltık tarafından Ediz Hun ve Selda Alkor’a ödülleri ve çiçek takdim edildi.

  • Kiracısını Öldüren Ev Sahibine Ömür Boyu Hapis İstemi

    Adana’da kira parasını ödemediğini ileri sürdüğü kiracısını öldüren şahıs hakkında ömür boyu hapis istemiyle dava açıldı.

    Edinilen bilgiye göre, olay Yüreğir ilçesine bağlı Sarıçam Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, toplu taşıma sürücülüğü yapan Akif Tosun, 1970’li yıllarda da cinayet işleyip kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen aftan yararlanarak cezaevinden çıkan emekli Orhan E.’nin evini kiraladı. Tosun önce kirayı geç ödedi, sonraki aylarda ise hiç ödemedi. Bu nedenle ev sahibi ile kiracı arasında tartışmalar yaşandı. 12 Şubat’ta gece alkol alıp eve gelen Akif Tosun, ev sahibinin otomobilini tekmeleyip camını kırarak bağırmaya başladı. Sesleri duyup dışarı çıkan ev sahibi ile Tosun arasında tartışma başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine ev sahibi Orhan E., tabancasını çıkararak kiracısına 10 el ateş etti. Vücuduna isabet eden kurşunlarla ağır yaralanan Akif Tosun, ambulansla götürüldüğü Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tüm müdahalelere karşın hayatını kaybetti.

    Olay sonrası tutuklanan Orhan E. hakkında, ’kasten öldürme’ suçlamasıyla ömür boyu hapis cezası istemiyle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk kez hakim karşısına çıkan Orhan E., Akif Tosun’un uzun süre kira ödemediğini, evinden çıkmadığını, her kira isteyişinde kendisi ve ailesine hakaret ettiğini öne sürdü. Olay günü Akif Tosun’un evine gelip küfür ettiğini, arabasının camını kırdığını ileri süren Orhan E., “Elindeki taşla kafama da vurmaya çalıştı. Küfür ediyordu sürekli. Silahımı çekip rastgele ateş ettim” diye konuştu.

    Ölen Akif Tosun’un eşi Dilek Tosun ise minibüs şoförlüğü yapan kocasının işsiz kaldığını, bu nedenle 2 ay kirayı ödeyemediğini söyledi. Sanığın tahliye istemini reddeden mahkeme heyeti, bazı tanıkların dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

  • Türkan Şoray’a ’Yaşam Boyu Kültür Ve Sanata Katkı’ Ödülü Verildi

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde düzenlenen Uluslararası 9. Fethiye Festivali etkinlikleri kapsamında Türk sinemasına uzun yıllar hizmet veren Yeşilçam’ın sultanı Türkan Şoray’a “Yaşam Boyu Kültür ve Sanata Katkı ve Onur” ödülü verildi.

    Fethiye Turizm, Tanıtım, Eğitim, Kültür ve Çevre Vakfı (FETAV) öncülüğünde bu yıl 9.’su yapılan Uluslararası Fethiye Festivali için ilçeye gelen Türkan Şoray’a sevenleri büyük ilgi gösterdi. Çoğunluğu kadınlardan olan onlarca kişi, Fethiye Belediye Kültür Merkezi’ndeki söyleşi ve imza programında Türkan Şoray ile fotoğraf çektirebilmek ve ona sarılabilmek için saatlerce bekledi. Büyük izdihamın oluştuğu salonda, kendisi hakkında hazırlanan öz geçmiş ve okunan şiirler ünlü sanatçıya duygusal anlar yaşattı.

    Festival Komite Başkanı Mustafa Şıkman, “Türk sinemasına yaptığı katkılar nedeni ile bu onur ödülüne Türkan Şoray’ı layık gördük” diyerek plaketini Şoray’a sundu. Ünlü sanatçıya çiçek takdim eden Fethiye Belediye Başkan Yardımcısı Mete Atay da, “Türkan Şoray’ı Fethiye’nin fahri hemşerisi olarak bundan böyle çarşı, pazar ve alış veriş merkezi ile her yerde göreceğiz. Önümüzdeki yılın festivalini onunla birlikte yapacağız” dedi.

    Türkan Şoray ise Fethiye’nin fahri hemşehrisi olmayı kabul ettiğini ifade ederek başladığı konuşmasında, “Sinemada 50 yılım geçti. Bu onur ödülünü de kızıma ve torunlarıma bırakacağım. En güzel hediyelerden biri olarak alıyorum. Tüm cumhuriyet kadınlarını öpüyorum. Gelecek yıl yapılacak festival de sinema, tiyatro sanatçıları, yazar ve müzisyen arkadaşlarla burada olup destek vereceğiz” dedi.

    DEDESİNİN KİTABINI YAZACAK

    Fethiye ve Ölüdeniz’e birkaç kez geldiğini ancak şehir merkezinde ilk kez bulunduğunu anlatan Şoray, “Burada hiç yapılaşma yok. Çok huzur buldum. Hayatımda ilk kez tam 9 saat deliksiz uyudum” diyerek, Yeşilçam günlerini anlattı. Dedesinin hayatından da kesitler anlatan Türkan Şoray, dedesinin çapkınlığı ve hayatını bir kitap haline getireceğini söyledi. Toplumsal konularda “Mine” isimli filminin kendisi için en cesur film olduğunu aktaran Türkan Şoray, “İçinde cinselliği olan filimde buydu. Bu filmi locaya gizlenerek seyretmiştim. Bizim gençlik dönemlerimizde ölümüne, sonsuza kadar aşk aranıyordu. Şimdi bunlar değişti. Egolar çok yükseldi. Ego aşkı yok ediyor. Güçlü olmak ve başka değerler ortaya çıktı. Teknoloji de değişti. Telefon mesajlarına dönüştü. Ben aşkta romantizme inanıyorum. Duygusal insanlar tabiki bunu devam ettirmeye çalışıyor. Aşk sonsuza ve ölümüne kadar olmalı. Aşk, kalbi hep taze tutmalı. Oskar alacağımı, ülkemdeki seyircim ve insanımla yaşamak isterim” ifadelerini kullandı.

    Türkan Şoray, filmlerindeki unutamadığı özellikleri de anlatırken “Selvi Boylum, Al Yazmalım “filminin hayatındaki yerinin çok büyük olduğunu söyledi.

    TÜRK SİNEMASI ÇOK İYİ YERDE

    Şoray, Türk sinemasının bugünü ve dünya sinemasındaki yeri konusunda sorulan soruya şu cevabı verdi: “Devlet, yıllar boyu sinemanın önemini kavrayamadı. Nuri Bilge Ceylan’ın aldığı ödül, Kan Film Festivalinde kazanılan ödüller ortada. Kendi kültürümüzü, ülkemizi sinema ile tanıtmak isterken, hep engeller konuldu. Festivallere ve yurt dışı tanıtımlara katılsaydık Alen Delon’un yerinde Cüneyt Arkın olurdu. Cüneyt Arkın’ın yakışıklılığı Alen Delon’dan daha iyi değil mi? Kadir İnanır, Tarık Akan, Fikret Hakan, Hülya Avşar, Filiz Akın arkadaşlarım, ayıp olacak ama ben bugün dünya sinemasında Türkiye’yi daha önde tutabilirdik. Bir İtalyan ekip benimle bir belgesel yaptı. Dünya sinemasının önde gelenleri onu İtalya’da izlerken benim için Sopia Loren dediler. Türk sineması şuan da çok iyi bir yerde. Teknoloji çok gelişti. Mucizeler yaratıyorlar. Çünkü sansür yok. Yıllarca sansür nedeni ile ülkemizde istediğimizi yapamadık. O yıllarda Yeşilçam Filmi diye küçümsüyorlardı. Sponsor yoktu. Sinemacıların eli kolu bağlıydı. Buna rağmen Acı Hayat, Gurbet Kuşları, Bitmeyen Yol gibi toplumsal filmler yine yapıldı. Bu günün sinemacıları bayrağı çok iyi devralmış diyorum. Çağdaş bakışla film yapıyorlar. Özgürce yazıp çekiyorlar. Yurt dışı ile bağlar oluşturuyorlar. Türk sineması mükemmel bir yerde”.

    “DİZİLERDE OYNAMAKTAN KORKUYORUM”

    Sinema dizilerinin de Türkiye’de hayatın parçası olduğuna değinen Türkan Şoray, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepsinde müthiş emek vardı. Reyting denen bir şey var. Bu yüzden üç dört haftada bazılarını kaldırıyorlar. Bende ikinci baharda oynadım. 18 saat çalıştığımı biliyorum. Bu yüzden o gücü yapabilir miyim diye dizilerde oynamaktan korkuyorum”.

    “İLK YAPTIĞIM RESİM ÇOCUK GELİN RESMİ”

    Şoray, çocuk yaşta gelin yapılan kızlara üzüldüğünü, toplum olarak buna karşı farkındalık oluşturulması gerektiğini söyledi. Şoray, “Resim yapıyorum. Yakında bir sergi açacağım. İlk yaptığım resmim çocuk gelin. Gözünde yaş var. Ata bindiriliyor. Ben kız çocuklarımızın okutulmasını, kızların kendi iradesi ile eğitim görüp evlenmelerini önemsiyorum” dedi.

    KÖR KÜTÜK AŞIK OLARAK YAĞMUR’UN BABASI HAYATIMA GİRDİ

    Türkan Şoray’a hayatındaki aşkların Rüçan Atlı, Cihan Ünal ve kızı Yağmur olduğu hatırlatıldı. Şoray, “Ya varsa bir başka üçüncüsü” diyerek salonu kahkahaya boğdu. Rüçan Atlı ile arasında 24 yaş fark olduğunu, 16-17 yaşlarında iken 40 yaşlarındaki Rüçan Atlı’ya bir hami, güven ve dayanacak bir sırt olarak tanıdığını ifade eden Şoray, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Karizması olan, genç bir kızı etkileyen bir insandı. Çok yakışıklıydı. Benim kapılmam doğaldı. Mesleğime hiç karışmadı. Ödül aldığımda alnımdan öperdi. Cihan Ünal, Yağmur’un babası olarak hayatıma girdi. Bütün aşkları süzdüğünüz zaman Yağmur oldu. Sinema hayatımda her şeyi yaptım. Uçak kullanmayı çok isterdim. Hayal kurmak güzel şey. Hayalin ölçüsü olmaz. Hayal gerçek olmazsa insan çok zor durumda kalır”

    Türkan Şoray, programın ardından kendisi ile ilgili yazılan kitapları imzalarken izdiham yaşandı.