Etiket: Bosnalı:

  • Bosnalı Gençler Balıkesir’de

    Gençlik değişim programı kapsamında Bosnalı gençler Balıkesir’e geldi.

    Gençlik Değişim Programı kapsamında Bosnalı gençler Balıkesir’i ziyaret ediyor. Bir süre önce Gençlik ve Spor Bakanlığının, ’Gençlik Değişim Programı’ kapsamında Balıkesir’den Bosna’ya ziyaret eden Balıkesirli gençlerin Bosna’dan misafirleri Balıkesir’e ziyarete geldi. Balıkesir’e gelen genç Bosnalılar Balıkesir Gençlik ve Spor İl Müdürü Lokman Arıcıoğlu’nu makamında ziyaret ettiler. Ziyaret sırasında Müdür Arıcıoğlu, “Bosnalı gençler de bizim geleceğimiz” diyerek iki ülke arasındaki kuvvetli bağlara dikkat çekti. Arıcıoğlu, “Ortak kültürümüz ortak mirasımız olan dostlarımızla bir araya gelmekten ortak birlikte faaliyetlerde bulunmaktan son derece mutluyuz. Projede yer alan gençler kültürel-sosyal benzerlik ve farklılıkları yerinde gözlemleme fırsatı yakalıyor. Karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile ortak tarihimiz daha yakından tanıtılıyor. Bununla birlikte milli ve manevi değerlerimizin bilincine varıyorlar. Ayrıca Osmanlıyı ve ideallerini eğitimler ve kültürel gezilerle yerinde gözlemliyorlar” şeklinde konuştu. Gençlik Spor Bakanlığının Gençlik Değişim Programı’na ciddi destek verdiğini belirten İl Müdürü Arıcıoğlu, “Bu proje kapsamında geçtiğimiz aylarda Balıkesir’den Bosna’ya gençlerimizi gönderdik. Bosnalı gençlerimizi de Balıkesir’de ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Bu proje Gençlik Spor Bakanlığı ve il müdürlükleri düzeyinde yapılan bir projedir. Bu proje sayesinde gençlerimiz geçmişini unutmayacak geçmişi bilerek yaşayacak ve geleceğine sahip çıkacak” dedi.

  • Bosnalı şehit yakınları: “Hollanda da sorumlu”

    Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç hakkındaki kararıyla ilgili şehit yakınları, Srebrenitsa’da işlenen katliamlarda Hollanda’nın da Sırplarla birlikte hareket ettiğini söyledi.

    Hollanda’nın Lahey kentindeki eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ‘Bosna Kasabı’ Mladiç’e ilişkin kararı, Bosna Hersek’teki şehit yakınlarını tatmin etmedi. Srebrenitsa soykırımına pasif olarak dahil olmakla itham edilen Hollanda’nın Lahey kentinde, Hollandalı hakim Alphons Orie’nin riyasetindeki mahkeme heyeti tarafından açıklanan karar, tartışılmaya devam ediliyor.

    Mladiç’e bağlı kuvvetlerin Saraybosna’nın emniyeti açısından stratejik önemi olan İgman dağını almak için yaptıkları saldırıda oğlu şehit düşen Adviya Pervan, “Bana oğlumun İgman dağında olduğunu söylediklerinde onu aramaya çıktım. Herkese sordum, oğlumu gören var mı? Nihayet bir genç yanıma geldi, ‘Anne, ben oğlun’ dedi. 4 ay boyunca dağda ormanlık sahada kaldığı, hem de yiyecekleri olmadığı için zayıf düşmüş, öyle değişmiş ki oğlumu tanıyamadım. Oğluma eve dönelim dedim. Bana, ‘Olmaz Anne, Saraybosna’yı, çocuklarımızı koruyacağım’ dedi. Bir seferinde de bana ‘Mladiç, Treskavitsa dağından hücum başlattı, zor kurtuldum’ diye yazdı. Sonra şahadet haberi ulaştı. O, benim tek evladımdı. Şimdi başka kimsem yok. Yalnız yaşıyorum. Şimdi siz söyleyin, sizce adalet yerini buldu mu? Onu asmaları lazımdı. Ya da bize teslim etselerdi de cezasını biz verseydik. Çünkü bizim komşumuzdu. Onun yaşadığı yer, bize 18 km mesafedeki Kalinovnik köyü. Evinin yerini dahi biliyorum. Bu karar asla adil değil. Hollanda’nın da ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Kaçan olmasın, daha çok insan ölsün diye insanların etrafını nasıl çevrelediklerini biliyoruz. Dün yine TV’de bunları izlerken 4 sakinleştirici hap aldım. Hollanda, bugün dahi sadece kendini savunuyor” diye konuştu.

    Srebrenitsa’ya birkaç kilometre mesafedeki Hrnçiçi köyünde yaşayan Hasan İkanoviç de Mladiç’e ilişkin hükmün asla adil olarak adlandırılamayacağını ifade ederek, “Bu asla adalet değil. Mladiç’in çocuklarını ondan alıp öldürdüler mi? Böyle olsaydı belki adaletten söz edebilirdik. Şimdi kendisini kahraman olarak nitelendiriyorlar. Ama o, bir savaş suçlusundan başka birşey değil” dedi.

    Hollandalılar, Bosnalı Sırplarla birlikte hareket etti

    Srebrenitsa’da işlenen katliamlarda Hollanda’nın Sırplarla birlikte hareket ettiğini söyleyen İkanoviç, “Onlar da suçlu çünkü ortak hareket ettiler. Avrupa istemeseydi bunların hiç biri olmazdı. Olanları istedikleri an durdurmaya muktedirlerdi. Ama yapmadılar. Sırpların istediklerini yapmalarına müsaade ettiler” diye konuştu.

  • BUTGEM’den Bosnalı gençlere meslekî eğitim desteği

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) bünyesinde faaliyet gösteren Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM), Bosna Hersekli öğrencilere meslekî eğitim vermeye başladı.

    Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından 2015 yılında hazırlanan insanî gelişme raporunda örnek kurum olarak gösterilen BUTGEM, UNDP ile ortaklaşa gerçekleştirdiği proje dahilinde Bursa’ya gelen 15 Bosna Hersekli öğrenciye CNC operatörlüğü eğitim veriyor. 2 Ocağa kadar devam edecek olan 480 saatlik eğitim programı sonunda sertifikalarını alacak öğrenciler, ülkelerinde otomotiv ve makine sektörlerinde istihdam edilecek.

    Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Gülener, UNDP ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri proje kapsamında da Bosnalı gençleri ağırladıklarını belirtti. Yaşları 18 ile 30 arasında değişen 15 öğrenciye eğitim vereceklerini dile getiren Gülener, “UNDP ile ortak projelerimizi sürdürüyoruz. Bosna’dan gelen ilk grubumuza eğitim vermeye başladık. Etap etap planladığımız bu projede, yeni eğitim programlarımız da olacak. Bizler için özel bir önemi bulunan Balkan coğrafyasının gelişimi adına böyle bir projede yer almaktan da ayrıca memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

    BUTGEM’in eğitim programına katılan öğrenciler de Bursa’da bulunmaktan memnun olduklarını belirttiler. Meslek edinmek adına programda yer alan işsiz gençlerin yanında halihazırda çalışan ve mesleklerini geliştirmek adına eğitimlere katılan isimler de yer alıyor. Bu isimlerden biri olan Mirza Lalic, BUTGEM eğitimlerinden yararlanabilmek için Bursa’ya geldiğini söyledi. Bir diğer kursiyer Hasan Basic ise, BUTGEM’in şartlarının çok iyi olduğunu ve henüz programın başında olmalarına rağmen çok şey öğrendiğini kaydetti.

  • Bosnalı aile yaşadıkları şoku hala üzerilerinden atamadı

    Bosna’dan Eskişehir’e gelirken Edirne-İstanbul TEM Otoyolu’ndaki bir dinlenme tesisinde hırsızların saldırısına uğrayan Bosna Hersek Kadın Milli Hentbol Takımı oyuncusu Maida Cickusic’in ailesi, yaşadıkları şoku hala üzerinden atamazken anne gözyaşlarına boğuldu.

    Bosna Hersekli 54 yaşındaki İsmet Burayic, eşi Senka Burayic (49), kızları Ayşe Burayic (21) ve Azra Burayic (18) ile birlikte, Eskişehir Selkaspor takımı ve Bosna Hersek Kadın Milli Hentbol takımı oyuncusu kızlarını ziyaret etmek için ülkelerinden yola çıktı. İçinde bulundukları J52-T-110 plakalı özel otomobilleriyle geçen pazar günü akşam saatlerinde Kapıkule sınır kapısından geçerek Türkiye’ye giriş yapan aile, ummadıkları bir saldırıya uğradı. Baba Buravic, uykusunun gelmesi üzerine Edirne’nin Havza ilçesinde bir dinlenme tesisinde duran aile üyeleri, hep birlikte araçlarının içinde uyudu. Yaklaşık 1 saat sonra camlarının patlama sesiyle uyanan aile, hayatlarının şokunu yaşadı. Kimliği henüz belirlenemeyen zanlılar, otomobilin sağ ön ve sol arka camı aynı anda patlatıp lastikleri keserek, araç içerisinde bulunan çantaları aldı. Acımasız hırsızlar, ailenin bin 890 Euro, cep telefonu ve değerli eşyalarının yanı sıra pasaport ve kimlikleri de alarak kayıplara karıştı. Olayın ardından yakınlarında bulunan Türk Hava Yolları (THY) çalışanı bir kişinin yardımı ile araçlarını tamir eden aile, daha sonra Eskişehir’de bulunan kızlarının yanına gelebildi.

    “Tüm Türkiye’de güvenli olacağımızı düşündük, ama başımıza kötü şeyler geldi”

    Eskişehir’de bulunan milli oyuncu kızları Maida Cickusic’in yanında bulunan aile üyeleri, hala olayın şokunu üstünden atamadıklarını belirterek olayın aydınlatılmasını bekliyor. Başlarına gelen inanılmaz olayı İHA’ya anlatan baba İsmet Burayic, Türkiye’yi ikinci memleketi olarak gördüğünü söyledi. Kızını görmek için yola çıktıklarını, Türkiye’de daha rahat dinlenebileceklerini düşündükleri için mola verdiklerini anlatan baba Burayic, “Pazar sabahı eşim ve iki kızımla birlikte Eskişehir’de bulunan diğer kızımı ziyaret için yola çıktık. Buraya gelmek için sabırsızlıkla bekliyorduk. O yüzden sadece Sırbistan’da bir defa mola verdik. Türkiye’de daha iyi dinlenebileceğimizi düşündük. Acele ettiğim için başımıza bu olaylar geldi galiba. Türkiye sınırını geçince hava karardı. Edirne’ye girip orada namazımızı kıldık. Sonra yolumuza devam ettik. Edirne’den 30 kilometre uzaklaştıktan sonra güvenli olduğunu düşündüğümüz bir otoparkın yanında durduk. Orada biraz dinlenip Eskişehir’e gidecektik. Durduğumuz yerde ışıklandırmalar falan yeterliydi, kameralar da vardı. Tüm Türkiye’de güvenli olacağımızı düşündük. Ama kötü şeylerle karşılaştık. Bir tane bile pencere açık değildi ama bizi uyutmak için bir şey yapmış olabilirler. Aişe kızımızı zorla uyandırdık çünkü. Ne kadar uyuduk hatırlamıyorum, ama patlama sesini duyduk. İlk olarak sokak köpekleri saldırdı sandık ama gerçeği sonra anladık. Eşim hırsızların bize saldırdığını söyledi. Hiçbir şey görmedim. Sadece arabanın camlarının parçalandığını gördüm. Pencereleri de daha sonra tamir ettirdik” ifadelerini kullandı.

    “Burayı ikinci vatanım olarak görüyorum, tekrar geleceğiz”

    Türkiye’de böyle bir olayın yaşanmasına inanamadıklarını aktaran baba İsmet Burayic, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Buraya ilk gelişim değil, ama bu olay olduğu için üzgünüm. Bu bana kötü bir tecrübe yaşattı, burada hayal kırıklığına uğradım. Bu benim şimdiki duygularım. Hırsızların duyguları yok. Türkiye’ye yine gelmeyi düşünüyorum, kızım burada olsa da olmasa da. Türkiye’ye daha önce birçok kez geldim. Yine de geleceğim. Burayı ikinci vatanım olarak görüyorum.”

    Anne olayın şokunu hala atamadı, gözyaşlarına boğuldu

    Yaşadıkları olayın şokunu hala üzerinden atamayan anne Senka Burayic ise, “Uzun zamandır mola yapmamıştık Türkiye’de dururuz diye düşünüyorduk. Uyuduğumuzda da başımıza böyle bir olay geldi. Bir kişi üzerime geldiğini gördüm. O anda ne olduğunu anlayamadım. Şapkalı bir kişi gördüm, çantamı alıp gitti. Camların biri benim, diğeri de kızımın üzerine düştü. Uyku için bize bir şey atmış olabilirler. Polis çağırsınlar diye orada bağırdık, ama hiçbir şey olmamış gibi davrandılar. Çok kötü bir histi. Yabancı bir ülkedesiniz, dil bilmiyorsunuz, kimseyi tanımıyorsunuz ve başınıza böyle bir olay geliyor. Hiçbir şeyiniz de kalmamış. Ama buraya geldiğimiz için çok mutluyuz. Kızımızın ve torunumuzun yanına geldik. Başka türlü daha kötü olabilirdi. Bir anda çantamı alabilseydim, ama alamadım” dedi.

  • Bosnalı aileye film gibi gasp şoku

    Bosna Hersek’ten Eskişehir’deki kızlarının yanına gitmek isteyen 4 kişilik aile, Edirne-İstanbul TEM Otoyolu Havsa ilçesi yakınlarındaki tesiste dinlenirken, en az 2 kişi oldukları belirtilen faili meçhul kişiler tarafından, otomobillerinin lastiğini patlatıp, camlarını kırılması suretiyle bin 890 euro, cep telefonu ve değerli eşyaları zorla ellerinden alınarak gasp edildi.

    Bosna Hersekli 54 yaşındaki İbrahin B, eşi Senka B. (49), kızları Ayşe B. (21) ve Azra B. (18) ile birlikte, Eskişehir’de oturan kızlarını ziyaret etmek için ülkelerinden J52-T-110 plakalı özel otomobilleriyle yola çıkarak, dün akşam saatlerinde Kapıkule sınır kapısından geçerek Türkiye’ye geldi. Beraberinde eşi ve iki kızıyla birlikte TEM Otoyolu’na girerek İstanbul istikametine gitmekte olan İbrahim B, uykusunun gelmesi üzerine Edirne’nin Havza ilçesi yol ayrımını yaklaşık 2 kilometre geçince bir dinlenme tesisine girdi.

    Şok yaşadılar

    Dinlenme tesisinde otomobilini park edip saat 22.40 sıralarında uyuyan Bosnalı aile, saat 23.45 sıralarında otomobillerinin camların kırılma sesiyle uyanarak şok yaşadı. Kırılan camdan otomobilin içine ellerini ve vücutlarının bir kısmını sokarak değerli eşyalarını zorla almaya çalışan faili meçhul gaspçıları gören üçü bayan 4 kişilik alile şok geçirdi.

    Lastiği kesip, aynı anda iki camı birden kırdılar

    Tesise otomobille gelen ve en az 2 kişi olduğu tespit edilen kapşonlu giysili faili meçhul kişiler, bir taraftan otomobilin sağ ön lastiğini keserken, biri sağ ön camı, diğeri de sol arka camı aynı anda patlatarak, araç içerisine uzanıp çantalarını ve telefonlarını almaya başladı. Bu sırada eşi ve 2 kızının şok yaşadığını belirten baba İbrahim B, “Uyandığımızda otomobilin sağ ön ve sol arka camlarının kırılmış olduğunu ve şahısların ellerinin ve vücutlarının bir kısmının aracın içinde olduğunu fark ettim. Bacağımın arasında bulunan çantamı bir şahıs zorla elimden aldı. Çantamda bin 800 euro para, ehliyetim, sigorta poliçeleri, pasaportlarımız, cep telefonum ve değerli eşyalarım vardı. Eşim ve kızlarıma ait çantalarda da toplam 90 euro ile değerli eşyalara vardı. Hepsini alıp, bir otomobile binip kaçtılar” dedi.

    Ülkelerinden yola çıktıktan sonra Sırbistan ve Bulgaristan’dan geçtiklerini, buralarda böyle bir olay yaşamadıklarını ifade eden Bosnalı aile, Türkiye’ye girer girmez bir kaç saat içinde filmlerde yaşanan gasp ve soygun olayının başlarına gelmesinden dolayı perişan olduklarını, bunun kendilerini çok üzdüğünü söyledi.

    Jandarma inceleme başlattı

    Büyük şok yaşayan, para ve değerli eşyaları gasp edilen Bosnalı ailenin bildirmesi üzerine olay yerine gelen Havsa İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, olay yerinde yaptıkları inceleme ve mağdurların ifadelerinin alınmasının ardından, otomobile kaçan faili meçhul kişileri yakalamak için çalışma başlattı.

    Çevredeki bazı vatandaşlar ise, bu olayı yapanların bir şebeke olduğunu, bu gibi olayların Edirne ve Kırklareli il sınırlarındaki bazı tesislerde çok yaşandığını, bunların yakalanması için tesislerdeki güvenlik kameralarının artırılması ve güvenlik güçlerinin özel bir ekiple bu işin peşine düşmesi gerektiğini söylediler.

    Edirne’nin Havsa ilçesi yakınında TEM Otoyolundaki bir dinlenme tesisinde yaşanan film gibi gasp ve soygun olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.