Etiket: boşanma

  • Kuzey Kıbrıs Hukuku ile Türk Hukuku’nda yer alan boşanma sebepleri karşılaştırıldı

    Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Fatma Alaslan’nın “Kuzey Kıbrıs Hukukunda Yer alan Boşanma Sebepleri ile Türk Hukukunda Yer Alan Boşanma Sebeplerinin Karşılaştırılması” adlı kitabı, Yakın Doğu Üniversitesi yayınlarından çıktı.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, daha önce boşanmalar ile ilgili Kuzey Kıbrıs Hukuku ile Türk Hukuku arasındaki karşılaştırmayı içeren bir araştırmanın ilk kez Fatma Alaslan tarafından kaleme alındığı belirtildi.

    Evlenme ve boşanma yasasında Türk medeni kanunu hükümleri karşılaştırıldı

    Açıklama şu şekilde devam etti:

    ‘’Kitapta, özellikle modern toplumlarda ciddi bir sorun boyutuna ulaşan ve günden güne artan boşanmaların hangi sebeplere dayandırıldığı, bu süreçte nasıl bir yol izlendiği ve Türk Hukukundan farklı olarak Kuzey Kıbrıs Hukuku’ndaki boşanma sebeplerinin nasıl bir yasal düzenlemeye tabi tutulduğu incelendi. Bu bilimsel çalışmanın konusunu oluşturan boşanma sebeplerinin incelenmesinde 1/98 sayılı Aile( Evlenme ve Boşanma) yasası ve 22 haziran 2015 değişiklik Yasası esas alınmış ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda yer alan yasal düzenlemelerle mukayese yoluna gidildi.

    Boşanma sebeplerinin oluşturulduğu kitabın ilk bölümünde, Kuzey Kıbrıs Hukukunda Boşanma, Boşanma Hususundaki Sistemler ve İlkeler ile Genel Boşanma Sebepleri, ikinci bölümde ise Kuzey Kıbrıs Hukukunda Özel Boşanma Sebepleri detaylı bir şekilde anlatıldı. Kitapta ayrıca geçmiş yıllara ait Yüksek Mahkeme tarafından hazırlanan boşanma oranlarını da yer verildi.’’

    ‘’Boşanmaların dayandığı süreç ve izlendiği yollar Türk hukuku ile karşılaştırıldı”

    Kitabın yazarı öğretim görevlisi Fatma Alaslan, Kuzey Kıbrıs Hukukunda yer alan boşanma sebepleri ile Türk Hukukunda Yer alan boşanma sebeplerinin karşılaştırılması konusunda daha önce üzerinde çalışılmış bir konu olmayıp, ilk kez böyle bir karşılaştırma yapıldığını söyledi.

    Fatma Alaslan, “Kitapta, ülkemizde günden güne artan boşanmaların hangi sebeplere dayandırıldığı, bu süreçte nasıl bir yol izlendiği ve Türk hukukundan farklı olarak hukukumuzdaki boşanma sebeplerinin nasıl bir yasal düzenlemeye tabi tutulduğu incelenmiştir. Bu çalışmanın, Kuzey Kıbrıs hukukuna kaynak bakımından bir katkı sağlayacağı ve ileride akademik yolda ilerlemeyi planlayan ve bunun yanı sıra avukatlık mesleğini icra eden kişilere, ışık olacağı kanaatindeyim” dedi.

  • Boşanma tartışmasında 1 kişi hayatını kaybetti

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde boşanma meselesi yüzünden eniştesi ile tartışan bir kişi silahla vurularak hayatını kaybetti.

    Alınan bilgilere göre, Gaziantep’te kuyumcu olan Tabur ailesinin kızları iki yıl önce iş ortağı oldukları İskenderun ilçesindeki Ç. ailesinin oğulları Alper Ç. ile evlendi. Birbirleriyle anlaşamayan çiftlerden gelin, üç ay önce Gaziantep’teki baba evine gitti. Boşanmak isteyen çiftlerden damat Alper Ç.’nin kayınbiraderi Murat Gökhan Tabur, dün akşam saatlerinde İskenderun ilçesine gelip Akçay mevkiinde bulunan bir depo da eniştesi ile bir araya geldi. Burada çıkan tartışma bir anda kavgaya dönüşürken damat Alper Ç’nin amcası Ali Ç. tabancasını çekerek Tabur’a ateş etti. Ağır yaralanan Tabur, olay yerine çağrılan ambulans ile İskenderun Devlet Hastanesi’ne kaldırılırken yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Alper Ç. ile amcası Ali Ç. Olay yerinde polis tarafından gözaltına alınırken, yapılan aramada 10 adet silah daha ele geçirildi. Polis, olaya karıştığı ileri sürülen 17 kişiyi daha gözaltına aldı. Murat Gökhan Tabur, yapılan otopsinin ardından Gaziantep Asri Mezarlıkta toprağa verildi.

  • Boşanma sonrası çiftler travma yaşayabiliyor

    Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, boşanma sonrası çiftlerin boşanma sürecine bağlı olarak travma yaşadıklarını belirterek konu ile ilgili bilgi verdi.

    Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Evlilik süreci bir umutla başlar. Sonsuza kadar, umuduyla. İnanırsınız ve tutunursunuz bu umuda. Rahatlarsınız geleceğiniz için. Beklide tüm endişeleriniz ortadan kalkar. Artık yalnız değilsinizdir bu hayatta. Sevdiğiniz ve sizi seven birisi vardır. Zorluklarla, sıkıntılarla mı karşılaştınız? Tek başınıza değilsiniz ki artık, korkmazsınız dolayısıyla. Her ne olduysa olur ve tüm bu güven birden kayboluverir boşanmayla” dedi.

    Boşanma sürecinin sadece iki çiftin yaşamlarına artık ayrı ayrı devam etmesi kadar basit olmadığını belirten Tokaç, “Tüm bu güvenin, inançların yıkılmasıdır da aynı zamanda. Kişi önce bu güvenin ve inancının yıkılmasının getirdiği acıyı iyileştirecek ardından tekrar güven ve inanç kazanacaktır, eğer yapabilirse. Boşanmanın ardından ne hissedildiği; çiftlerin neden ve nasıl boşandığı ile yakından ilgilidir. Bir travmaya bağlı boşanma süreci ile kişisel anlaşmazlık sonrası iki çiftin karar vermesi ile sağlanan anlaşmalı boşanmanın ardından hissedilenler aynı olmayacaktır. Aldatma, dolandırılma, ahlaksız teklif, şiddet, taciz-tecavüz, kaçırma-kaçırılma gibi nedenler travma etkisi oluşturabilecek durumlar olabilir. Böyle bir durumda kişi travmaya bağlı tepkileri gösterecektir. Öncelikle şok olacak ve inkar edecek, inanmak istemeyecektir duruma. Bunun kendi başına gelmiş olabileceğine inanamayacak ve karşıdakini suçlama veya kendini suçlama başlayacaktır. Yoğun bir öfke duygusu takip edecektir hislerini ve kızgınlık duygusuyla isyan edecektir içinde bulunduğu duruma. Tüm bunları takip eden kabullenme ve uyum sağlama, süreci tamamlayacaktır. Kadın veya erkek benzer duyguları hisseder ancak ortaya koyma şekli farklı olabilir. Kadın sözel olarak ifade edebilir, davranışlarında gözlemlenebilirken; erkek daha sessizleşecek, daha az konuşacak ve içe çekilme yaşayacaktır böyle bir durumda” diye konuştu.

    Bazı boşanma durumlarının ise travmatik olmayan; uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar, karşılıklı verilen boşanma kararı, uyumsuzluklar sonucu alınan boşanma kararları ile çiftlerin ikisinin de istediği bir süreç olarak görüldüğünü kaydeden Tokaç, “Bu durumda çiftler sonuca daha önceden uzun zaman hazırlıklı olacaklarından dolayı yas tepkilerini göstermeyecek belki kızgınlık ve üzüntü hissi daha belirgin olacaktır. Boşanma sonrası bireyler en çok sonrasının ne olacağı konusundaki belirsizliği düşünürler. Özellikle uzun yıllar süren evliliklerin ardından hissedilen daha çok gelecek endişesidir. Evlilik hayatı bir düzen getirmektedir çiftlerin yaşamına. Boşanma ile birlikte bu düzen bozulmakta; kişi tekrar bir düzen oluşturmakla karşı karşıya kalmaktadır. Tabi burada maddi endişelerde inkar edilemez. Bazı kişiler boşanma sonrası ailesi ile yaşamaya başlarken; bazı kişiler ise kendilerine yeniden ev kurmaya çalışırlar. Tüm bunlar kişi için öfke ve üzüntü yaratan konulardır. Boşanma ile evinizden, eşyalarınızdan, çift kişilik yatağınızdan ayrılmaktasınız.” ifadelerini kullandı.

    Bir diğer sorunun da çiftlerin boşanma sonrası görüşmeye devam edip etmemeleri konusu olduğunu söyleyen, “Ülkemizde genelde çiftler görüşmemeyi tercih ederler. Çocukları varsa bile. Boşanma sonrası bireylerin birbirine arkadaş olabileceğini düşünüyorum, bunu başarabileceklerse. Ancak çocukların olduğu durumlarda boşanma sonrası bireyler kesinlikle iki iyi arkadaş olmak zorundadırlar. Evlilik süresince de genellikle sorun olan bir diğer konu cinsellikle ilgili konudur. Boşanmanın ardından her iki cinsiyet içinde geçerli olan; düzenli cinsel birlikteliğin bozulmuş olmasıdır. Cinsellik boşanma sonrası sanıldığı gibi ‘kadın için zaten sorun yok, erkek düşünsün’ gibi bir durum değildir. Her iki cinsiyetinde düzenli cinsel birlikteliğe ihtiyacı olması normaldir. Boşanma ardından, boşanmayı isteyen taraf bile olunsa üzüntü kaçınılmaz bir duygudur. Bu duygularınızla en iyi baş etme yolu; öncesinde ve evliliğiniz süresince devam ettirdiğiniz sosyal desteklerinizin varlığıdır. Evlilik süresince bireyselliğini kaybetmemiş, biz olmuş ancak bireysel aile, arkadaş, sosyal faaliyetleriniz, hobilerinizden vazgeçmemişseniz boşanmaya uyumunuz daha kolay olacaktır. Çünkü var olan düzeninizde sadece değişiklik olacaktır, tamamen bozulmayacak, buda size rahatlık ve güven verecektir” şeklinde konuştu.

  • Boşanma aşamasındaki eşini öldürüp intihar etti

    Karaman’da açık cezaevinden izinli olarak çıkan bir kişi boşanma aşamasındaki eşini silahla vurup öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

    Olay, Cedit Mahallesi Mut Caddesi üzerinde ev yemekleri yapan bir lokantada meydana geldi. İddiaya göre, Erdal Ersoy (40), boşanma aşamasında olduğu eşi Nazife Ersoy’un (39) çalıştırdığı lokantaya geldi. Burada çift arasında başlayan tartışma bir anda büyüdü. Bir süre sonra Erdal Ersoy, belinden çıkardığı tabancayla eşi Nazife Ersoy’u dükkanın önünde vurdu. Daha sonra Erdal Ersoy, eşini vurduğu tabancayla dükkanın içerisinde intihar etti. Vatandaşların silahlı kavga ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri iki kişinin kanlar içerisinde yerde yattığını görünce olay yerine sağlık ekibi istedi. Gelen sağlık ekibi yaptığı kontrolde Nazif Ersoy’un öldüğünü tespit etti. Ağır yaralı Erdal Ersoy ise kaldırıldığı Karaman Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Polis, olayı duyarak lokantaya gelen Nazife Ersoy’un yakınlarını güçlükle sakinleştirdi. Cumhuriyet Savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından kadının cesedi Karaman Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Bu arada eşini vurduktan sonra kendi canına kıyan Erdal Ersoy’un önceki gün açık cezaevinden izinli olarak çıktığı ve geri dönmediği öğrenildi.

    Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Boşanma Komisyonu Protestosuna Eylemci Sayısına Yakın Gazeteci Katıldı

    HDP’lilerin, TBMM Boşanma Komisyonu’nun çocukları istismar eden kişiyle evlendirilmesini öngören raporunu protestosuna katılan gazetecilerin, eylemcilerin sayısı kadar olması dikkat çekti.

    Gaziantep Yeşilsu Parkı’nda toplanan HDP üyeleri, sloganlar atarak ve basın açıklaması yaparak TBMM Boşanma Komisyonunun çocukları istismar eden kişiyle evlendirilmesini öngören raporu protesto etti. Toplanan kalabalık adına konuşan HDP İl Eş Başkanı Güler Erat, rapora tepki göstererek, “Kadınların mücadeleleri sonucunda elde ettiği kazanımları yok etmeye, gasp etmeye yönelik bir hedefle TBMM Boşanma Komisyonu, çocukları istismar edenle evlendirmeyi öngören ve kadınların boşanma haklarını ellerinden alan bir rapor çıkarmıştır. Bu utanç verici olayla kadınların yaşam alanları daraltılmaya ve eve hapsedilmeye çalışılmaktadır” dedi. Tutuklanan DBP’li yöneticilerin serbest bırakılması için çağrıda bulunan Erat, terör operasyonlarının ise durdurulmasını istedi

    Açıklama öncesinde ve sonrasında Kürtçe ve Türkçe sloganlar atan HDP’li grup, basın açıklamasının ardından bir süre slogan atarak dağıldı.

    Öte yandan, eyleme katılan grup üyelerinin sayısı yaklaşık 30 kişi olurken, haber yapmak için fotoğraf makinesi ve kamerayla alana gelen basın mensubu sayısının ise 18 olması dikkat çekti