Etiket: Borsada

  • Son 5 yılda borsada teknoloji sektörü ön plana çıktı

    Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör son 5 yıl içinde en çok teknoloji sektörünün ön plana çıktığını ifade etti.

    Borsa İstanbul (BİST) 100 endeksi yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 25 yükseliş gösterdi. BİST 100 endeksi psikolojik seviye olan 100 bine yaklaşırken, uzun bir dönemden beri sürdürdüğü yükseliş trendinde hangi sektörlerin ön plana çıktığını incelemenin önemli olacağını kaydeden Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, 2012 yılının başından 7 Haziran 2017’ye kadar en çok kazandıran sektörlerin başında yaklaşık yüzde 262’ye varan yükselişiyle teknoloji sektörü yer aldığını söyledi. Teknoloji sektörünü yaklaşık yüzde 150,5 yükseliş ile metal ana sektörü takip etiğini belirten Gözgör, “Ardından bilişim, kimya-petrol- plastik ve finansal kiralama sektörler yer alıyor. Beş yıllık süreç en az kazandıran sektörlerin iletişim, orman-kâğıt-basım ve bankacılık olduğunu görüyoruz. Endekste en çok ağırlığı bulanan bankacılık sektörü belirtilen tarihler arasında yaklaşık yüzde 2,53 yükseliş gösterdi. Bankacılık sektörünün performansı önümüzdeki süreçte endeksin yönünde belirleyici olmaya devam edecek” dedi.

    BİST 100 endeksi önemli seviye olan 100 bine yükselen trend içinde yaklaşmaya devam ettiğini kaydeden Kutay Gözgör, “Küresel anlamda hem Katar hem de Avrupa Bölgesinde yaşanan seçim odaklı siyasi risk süreci yükselse de BİST 100 endeksi 100 bin seviyesini test etme potansiyelini taşıyor. Ancak, 100 bin seviyesinin üzerinde kalıcılık sağlanması için takip edilecek önemli noktalar yer alıyor. Bunların başında Amerika Merkez Bankası’nın (FED) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) atacağı adımlar geliyor. Aynı zamanda küresel anlamda Jeopolitik ve politik risk sürecinin ne boyutlara ulaşacağı da önemli olacaktır” şeklinde konuştu.

  • Borsa’da gongu Türk dünyası çocukları çaldı

    Borsa İstanbul’da düzenlenen törende Türk dünyası çocukları gongu çaldı.

    Borsa İstanbul merkezinde gerçekleştirilen gong törenine Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Şenol Duman, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Közhan Yazgan ile Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarından gelen çocuklar katıldı.

    Gong töreni öncesinde konuşan Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Şenol Duman, “Birlikten kuvvet doğar gibi güzel bir sözümüz var. Bu çerçevede bir araya gelmesi en kolay olanlar aynı ortak kültüre, değere ve tarihe sahip olan insanlar, kardeşlerimiz ve ülkeler… Ne yazık ki geriye dönüp baktığımızda bunu istenilen seviyede başaramadığımızı görüyoruz. Halbuki Azerbaycan’dan Kıbrıs’a, Kırgızistan’dan Kosova’ya kadar hepimiz bir ulu çınarın farklı kolları gibiyiz. Bizi birbirimize bağlayan ortak değerlerimiz var” dedi.

    Ardından Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarından gelen çocuklar ellerine tokmakları alarak gongu çaldılar.

  • TMO borsada 10 yıl sonra ilk kez buğday satacak

    TMO, ticaret borsalarında buğday satışına yeniden başlayacak.

    Şubat ayında başlayacak olan buğday satışları borsanın elektronik satış salonuna yapılacak. Bandırma Ticaret Borsası yetkilileri, bahse konu uygulamanın piyasaları tanzim edeceğini belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, 10 yıl sonra bu uygulamayı Bandırma Ticaret Borsası’nda tekrar başlatacağı için teşekkürü hak ediyor. Eskişehir, Polatlı, Konya, Bandırma ve Çorum ticaret borsalarının satış salonlarında toplam 25 bin 233 ton buğday satılacak. Borsamızda 5 bin ton buğday satılacak” dedi.

  • Borsada yatırım yapmayı düşünen küçük yatırımcıya öneriler

    Türkiye’de 1986 yılından bu yana faaliyette olan, kazananları kadar kaybedenleri ile de hep gündemde olan borsa-hisse senedi piyasasının ‘kendini tanıyan ve sabırlı’ olan yatırımcıların her zaman kazandığı bir piyasa olduğu belirtildi.

    Türkiye’de 1993 yılından bu yana çeşitli kurumlarda brokerlik ve yatırım uzmanlığı görevinde bulunan ve şuan özel bir bankanın Trabzon’da Yatırım Merkezi Müdürlüğü görevini yürüten Ufuk Özcan, “Borsadan Korkma, Borsa Senden Korksun” kitabının ardından 2. kitabı olan “Seni Yeneceğim Borsa” kitabını çıkardı.

    Son kitabını “Borsamızdaki küresel oyuncular ve onların Türkiye’deki uzantılarının özellikle küçük yatırımcımız üzerinde oynayageldiği oyunların açığa çıkartılması ve daha da önemlisi kendilerini koruyabilmeleri konusunda onlar adına atılan ’artık bu devran böyle gitmeyecektir’ çığlığı” olarak özetleyen Özcan, kitaplarında Türkiye’de özellikle küçük yatırımcıların yaptığı yanlışlara vurgu yaptı.

    “Siz bilinçli olmazsanız, kuramadığınız oyunun büyük oyuncularının piyonu olursunuz”

    Bir oyun kurulduğunu bu oyunun sahnesinin ’Finansal piyasalar’, oyuncularının ’Büyük profesyoneller ile küçük ve bilinçsiz yatırımcılar’ olduğunu kaydeden Özcan “Ancak bu oyunun sonunda para artık el değiştirmiştir ve unutmayın ki siz bilinçli olmazsanız, kuramadığınız oyunun büyük oyuncularının piyonu olursunuz. Büyük oyuncuların en bildikleri şey oyunu kurdukları ülkedeki yatırımcıların davranış kalıplarıdır. Biz Akdeniz insanlarının en temel özelliği duygusallığımızdır. Duygusallık ise finansal piyasaların en büyük düşmanıdır. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası bize gösterdi ki, toplum hayatının tüm alanlarında birlik, bütünlük içinde olmak ve yaşananları doğru değerlendirmek, tarafını sadece vatana sadakat olarak seçmek zorunluluktur. Vatana sadakat ise her alanda bağımsız olabilmek için gereken zamanda payınıza düşen bilinci ve fedakarlığı gerektiğinde gösterebilecek cesarete sahip olabilmeyi gerektirir. İşte tamda bu yüzden ekonomik bağımsızlığı olmayan birey ve toplum özgür değildir. Bu kitap ekonomik bağımsızlığımızı başkalarının elinden alıp, kendi kontrolünüze alma çabasının ürünüdür” dedi.

    Türkiye’deki borsanın ilk işlemlerine 1986 yılında başladığını hatırlatan Özcan “Borsamız ilk zamanlar bir nevi kapalı devre sistemi gibi çalışmaktaydı. İlk tahta sitemi ile başlandı ve bilgi yeterince açık değildi. Siz alım satım emirleri verirdiniz ve bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini hemen öğrenemezdiniz. Elektronik sisteme geçildikten sonra bilgiye ulaşmak daha kolay bu seferde yasal düzenlemelerin yeterince olmaması nedeniyle küçük yatırımcının canı çok yandı. Birçok hisse senedinin tahtası kapatıldı, battılar ve küçük yatırımcıyı koruyacak bir sistem yoktu. Dolayısıyla sistem kendiliğinden mağdurlarını ve mağrurlarını oluşturmaya başladı. Unutmayalım ki bir piyasada veya bir ticaret alanında ilk konuya hakim olanlar ve daha çok bilgiye sahip olanlar asıl parayı kazanırlar” diye konuştu.

    “Hep aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar elde edeceğini düşünmek delilik”

    Türkiye’deki borsa yatırımcılarını değerlendiren Özcan, şunları söyledi:

    “Bizim yatırımcımız krizlerle boğuşarak öğrenmeye çalıştı ama bana sorarsanız öğrenemedi. Einstein’ın bir lafı vardır ‘’Hep aynı şeyleri yaparak, farklı sonuçlar elde edeceğini düşünmek deliliktir’ Bizim küçük yatırımcımızın davranış kalıbını açıklayan belki de en güzel söz budur. 1991 Körfez Savaşı, 1994 Devalüasyonu, 1998 Asya krizi, 2001-19 Şubat Devalüasyonu, 2003 Tezkere Krizi ve ABD ile ilişkilerin zedelenmesi, 2008 Mortgage Krizi, 17-25 Aralık 2013 hükümeti devirme operasyonları ve 15 Temmuz 2016 alçak darbe girişimi. İşte bütün bu olaylar krize neden oldu ve bizim yatırımcımız hep kaybeden taraftaydı. Neden? Hayat da böyledir aslında; başınıza bir şeyler gelir ve iki seçeneğiniz vardır; ya ders alırsınız ve artık başka türlü davranmaya çalışırsınız ya da ‘yenilen pehlivan güreşe doymaz’ misali aynı durumları yaşamaya devam edersiniz. Aslında küçük küçük bireysel anlamda yaptığımız bu hataların ve sonuçlarının en olumsuz etkisi, oluşturmaya çalıştığımız sermaye piyasası yatırımcısının doğmadan yok olmasına neden oldu. Özellikle bu batan ve bilinçsizce yatırım yapan, bir nevi kumar gibi gören mantık neticesinde, toplumda Borsa denilince tüyleri diken diken olan insanlar oluşturmaya başladık. Artık siz bilinçli bir yatırımcı olmaya karar verseniz bile çevreniz size hep olumsuz telkinlerle karşınıza çıkmaya başlar. Bu sefer ailenizden gizli bir şekilde ilgilenmeye başlıyorsunuz. Hem doğru karar vermeye çalışacaksınız hem de gizli iş yapmanın suçluluk duygusu ile baş edeceksiniz. Olumlu sonuç vermesi çok zor.”

    “Küçük yatırımcı ne yapmalı ki bu piyasada para kazanabilmeli?”

    Özcan, küçük yatırımcının yapmaması ve yapması gereken konuları özetleyerek “Emanet para ile, sorumlu olduğu aile fertlerinden habersiz, hesap vermek zorunda olduğu para ile, tüm maddi varlığı ve hiç emniyet önlemi almadan, hiçbir temel dayanağı olmayan, kulaktan dolma bilgilerle ve beklentilerle borsaya yatırım yapanların sonu mutlaka hüsranla bitiyor ve etkileri parayla ölçülemeyen olumsuz sonuçları beraberinde getiriyor. Kendini tanımayan ve sabırlı, disiplinli ve istikrarlı olmayan bir yatırımcı istediği kadar piyasayı ve stratejiyi tanısın para kazanamaz. Borsa bir psikolojik savaştır aslında. Sen ne zaman stres yapacağını, nerede panik yapacağını bilmiyorsan kendini tanımıyorsun demektir. Çünkü piyasa senin psikolojini ölçmeye çalışır. Sen para kaybetme ihtimaline tahammülü olmayan bir yatırımcıysan senin borsa da işin olmamalı. Belirli bir risk algılaman var ve çok yüksek risk sevmiyorsan sadece BİST30 hisse senetlerine yatırım yaparsın. Sabırlı olursan da sonunda mutlaka kazanırsın. Hem çok risk sevmeyeceksin hem de borsanın en spekülatif (inişi çıkışı fazla, bir gün çok çıkan ertesi gün çok düşen) hisse senetlerine yatırım yaparsan ne olur? Dengeni kaybedersin, dengeni kaybettikçe daha dengesiz işler işlemler yapmaya başlarsın. Bu paranı sıfırlayana kadar gider çünkü artık iş kumara dönmüştür” ifadelerini kullandı.

    “Küçük yatırımcı akıllanmadı”

    Borsada yatırım konusunda uzun süredir çalışan biri olarak küçük yatırımcı konusunda yetirince umutlu olmadığını kaydeden Özcan “Birebir yatırımcı ile çalışıyorum ama yatırımcı bilinçli olmazsa sen istediğin kadar çaba harca, doğru yönlendirmeye çalış sonuç almak çok zor. Örnek vereyim isterseniz; ben inandığım bir hisse senedini almaları yönünde tavsiyede bulunuyorum diyelim, hisse fiyatları biraz düşünce yatırımcı hemen arayıp panik yapmaya başlıyor. Sabırlı ol diyorsun. Peki diyor. Sonraki gün hisse fiyatı biraz daha düşerse daha sinirli ve kontrolsüz olmaya başlıyor. Ama hepsinin sonunda ortak sözü belki de en üzücü olanı ‘sen piyasayı görüyorsun nasıl düşen hisseyi aldırırsın’ oluyor. İşte bu söz söylendiği anda güven zedeleniyor. Aradan zaman geçip de o hisse fiyatı yüksek fiyatlara çıkıp karlı bir şekilde sattırırsanız biraz yumuşama oluyor. Benim bu konudaki son sözün şudur ki; Ya yatırım uzmanını iyi seç ve ona güven ya da kendi kararını kendin ver” şeklinde konuştu.

    Borsada yatırım yapmayı düşünenlere tavsiyeler

    Ufuk Özcan, borsada yatırım yapmayı düşünenlere ise şu tavsiyelerde bulundu:

    “Hiç risk sevmeyen yatırımcının; borsa ile hiç işi olmamalı. Risk algısı olan ama kontrollü yatırımcı; BİST30 hisse senetlerine yatırım yapıp sabırlı olmalıdır. Yüksek risk seven yatırımcı; genelde kısa vadeli yatırımcıdır. Gün içi işlem yapan kar ve zararı kardeş gibi görmesi gereken yatırımcı tipidir. Her risk yapısının kendine göre bir mantığı vardır. Eğer kısa vadeli yatırımcıysanız oyunu kurallarına göre oynamak zorundasınız. Özellikle çok önemli olayların sonrasındaki davranış ve işlem tarzımız bizim kısa vadedeki geleceğimizi belirlemekte çok etkin oluyor. Örnek vermek gerekirse 2 Kasım 2015 seçimleri sonrası çoğu küçük yatırımcı coşku ile hisse senedi almaya can attı. Halbuki o beklenti çoktan satın alınmıştı. Sonra ne oldu? tam da piyasaların istediği gerçekleşmesine rağmen borsa kısa sürede 15 bin puan düştü. Unutmayın beklenti alınır gerçek satılır. Brexit oylama sonucu piyasanın beklediğinin tersi çıkması nedeniyle borsaların panik satışlarla açılması sonucunda bizim küçük yatırımcımız daha da panik yaparak olmayacak fiyatlardan hisse senetlerini sattılar. Sonunda ne oldu ? Piyasa o gün en düşük gördüğü 70 bin’li seviyelerden kısa süre içerisinde 81 bin puana kadar 11 bin puan yukarı çıktı. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimi sonrası panikle piyasa 82 bin’den 70 bin’e kadar düştü ve kısa sürede tekrar 79 bin 300 seviyesine kadar yükseldi. Sonuç olarak bizim temel sıkıntımız küçük yatırımcı olarak olayları çok fazla kötümser ve ya çok fazla iyimser değerlendirme alışkanlığımızdır. En önemli konu; ilk aklınıza gelen düşünce küçük yatırımcının düşüncesidir ve genellikle yanlış çıkar. Neden derseniz; herkes aynı şeyi düşünürse o gerçekleşmez. Bana göre borsada sürüden ayrılanı kurt kapmaz. Aksine sürünün dışında hareket edenler sıra dışı para kazanırlar.”

  • Borsada 6 ay aradan sonra arz gongu, Global Tower için çalacak.

    Turkcell iştiraklerinden Global Tower halka arzında son viraja girildi. Şirket, ödenmiş sermayesinin yüzde 21,7’sini halka arz edecek.

    En son Mayıs ayında arz için gong törenine ev sahipliği yapan Borsa İstanbul (BİST) yeni bir halka arza daha hazırlanıyor. Borsa İstanbul’da işlem görmek için yola çıkmış olan Turkcell iştiraklerinden Global Tower’ın halka arzında son viraja girildi. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), şirketin sunduğu izahnameyi 14 Ekim 2016 tarihinde onayladı. Onaylanan izahnameye göre Global Tower yüzde 21,7’sini halka açacak. Global Tower’ın halka arz fiyatı pay başına 3,82 TL ile 4,46 TL aralığında olacak.

    Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Türkiye’nin ekonomisinin özellikle yurtdışından gelen suni sebeplere dayalı baskılarla zora sokulmaya çalışıldığı bu dönemde Global Tower şirketinin halka arzının çok önemli ve değerli olduğunu söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Hain darbe girişiminde, kurşunun üzerine yürüyen, tankın karşısına dikilip demokrasisine sahip çıkan halkımız, sonrasında da elindeki dövizini bozdurarak ekonomiye destek vermiştir. Böyle bir konjonktürde şirketlerin de üzerlerine düşeni yapmaları gerekir, Global Tower’ın Borsa İstanbul’da işlem görmesi halkımıza ve ekonomimize moral olacaktır. Bu teşebbüsümüzün yatırımcılarımızın ilgisine mazhar olacağına olan inancımız tamdır. Diğer şirketlerin de bizi örnek alarak planlarını ertelememelerini temenni ederim”.

    Global Tower’ın hisselerin yüzde 70’inin yurt dışı kurumsal yatırımcılara arz edilecek olmasının da ayrıca Türkiye ekonomisine güvenin önemli bir göstergesi olduğuna da dikkat çeken Akça, “Halka arz büyüklüğü ek satış dahil 329,8-385,1 milyon TL aralığında olacak. Yaklaşık 1,4 milyar lira piyasa değeri olan şirketimiz Türkiye, Ukrayna, Belarus ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 10 bine yakın kule portföyü işletmektedir” dedi.

    Yapılan açıklamada; Global Tower’ın yurt içinde halka arzına İş Yatırım liderliğinde 23 aracı kurumdan oluşan konsorsiyum, yurt dışında ise Citigroup Global Markets Limited aracılık ediyor. Global Tower halka arzının tamamı ortak satışı yoluyla gerçekleşecek olup, arz sonrası halka açıklık oranının yüzde 21,7 olması bekleniyor. Ek satış hakkının kullanılması halinde ise bu oran yüzde 25’e çıkabilecek. Halka arz edilecek payların yüzde 70’i yurtdışı kurumsal yatırımcılara ayrılırken, yüzde 30’luk bölüm yurtiçi yatırımcılara ayrıldı. Toplam arzın yüzde 10’u yurtiçi bireysel yatırımcılara, yüzde 20’si yurtiçi kurumsal yatırımcılara yapılacak.