Etiket: borcumuzdur”

  • Halil Oflu: “Ormancılık faaliyeti hem işimiz  hem de vatan borcumuzdur”

    Halil Oflu: “Ormancılık faaliyeti hem işimiz hem de vatan borcumuzdur”

    Amasya Orman Bölge Müdürü Halil Oflu, “Ormancılık faaliyeti hem işimiz hem de vatan borcumuzdur” dedi.

    Amasya Orman Bölge Müdürlüğü’nün 2020 yılı iş programı doğrultusunda bağlı Orman İşletme Müdürlüklerinin Amasya, Samsun, Çorum ve Tokat’ta sürdürdüğü ormancılık faaliyetleriyle ilgili gerçekleşmelere ilişkin değerlendirme toplantısı yapıldı.

    İşletme müdürlüklerinin Ekim ayı itibariyle bölgelerinde yürüttükleri ormancılık faaliyetlerinin gerçekleşme durumlarıyla ilgili İşletme Müdürleri tarafından sunu eşliğinde bilgiler verilerek yıl sonu hedeflerine yönelik ilerleyiş anlatıldı.

    Yürüttükleri ormancılık faaliyetlerini sadece bir iş olarak görmediklerinin altını çizen Bölge Müdürü Oflu, Ülkemizin orman servetini artırmak için ağaçlandırma faaliyetlerini yürütüyorken aynı zamanda ülke sanayisinin orman ürünlerinden elde edilen ham maddeye olan ihtiyacını da karşılamak zorunda olduğumuzun bilincinde olmalıyız. Hem ülkemizi ağaçlandıracak, hem de sanayi ihtiyacını karşılayacağız. Onun için ormancılık faaliyeti hem işimiz, hem de vatan borcumuzdur” diye konuştu.

    Niksar Orman İşletme Müdürlüğü ev sahipliğinde Çamiçi Yaylası’nda gerçekleştirilen toplantıya Bölge Müdür Yardımcıları Mehmet Demirbağ, Mehmet Şakir Güneri, Gültekin Şenlikoğlu, Şube Müdürleri ve Orman İşletme Müdürleri de katıldı.

  • Vali Demirtaş: “Vakıf ruhunu geleceğe taşımak milli kültürümüze borcumuzdur”

    Vakıf kültürünü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla her yıl mayıs ayının ikinci haftası kutlanan Vakıf Haftası münasebetiyle Vakıflar Bölge Müdür Vekili Ahmet Develi ve müdürlük personeli Vali Mahmut Demirtaş’ı makamında ziyaret etti.

    Temelinde yardımlaşma, birlik ve beraberlik duygusu taşıyan, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanlara yardım eli uzatan vakıfların yeri geldiğinde bir kamu hizmeti gördüğünü vurgulayan Vali Demirtaş, “Gücünü insana verilen değerden, koru ve yaşat düsturundan alan anlayışla, vakıf ruhunu geçmişten geleceğe taşımak milli kültürümüze olan bir borcumuzdur’’ dedi.

    Yıllar içinde yıpranmış ecdat yadigarı vakıf eserlerinin ise yeniden ayağa kaldırılması için gerekli tüm çalışmalara destek olacaklarını dile getiren Vali Demirtaş, “Vakıf Kuran Kadınlar” teması çerçevesinde kutlanacak olan Vakıf Haftası’nın vakıfları yaşatma duygusunun artmasına vesile olması temennisinde bulundu.

    Vakıflar Bölge Müdür Vekili Ahmet Develi ise kabulünden dolayı Vali Demirtaş’a teşekkür ederek Vakıflar Haftası kutlama etkinlikleri hakkında bilgiler verdi.

  • Kılıçdaroğlu: “Anayasa değişikliğine karşı durmak namus borcumuzdur”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğiyle rejimin değiştirilmek istendiğini öne sürerek, “Anayasa değişikliğine karşı durmak namus borcumuzdur” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Uşak’ta sivil toplum kuruluşlarının başkanlarıyla bir araya geldi ve ardından Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen “CHP Uşak’ta Üreticiye Sahip Çıkıyor” çalıştayına katıldı.

    Bir yerin sorununu en iyi orada yaşayanların bileceğini iddia eden Kılıçdaroğlu, “Uşaklı köylü rahatsız esnaf rahatsız, sanayici rahatsız, ev kadını rahatsız, sokakta yürüyen insanı rahatsız ve hepsinin kafasında şu soru var. Ne olacak bu memleketin hali? Nereye gidiyoruz? Çiftçi ektiği ürünün karşılığını alamıyor. İnsanlar bir kentin sokaklarında caddelerinde rahat gezemiyorlar. Anneler çocuklarını güler yüzle okula gönderemiyorlar. Ben sizinle dertleşmeye geldim. Sivil toplum örgütleriyle konuştum. Şimdi sizlerle konuşmaya geldim. Sizlerle dertleşmeye geldim. Benim derdim aynı zamanda sizin derdiniz. Sizin derdiniz de benim derdim” dedi.

    “Allahın yarattığı bu güzel coğrafyada neden huzur içinde yaşayamıyoruz?” sorusunu soran Kılıçdaroğlu bunun için dertleşmeye geldiğini söyledi. Uşak’ın tarihin derinliklerinden gelen bir kent olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Uşak kurtuluş savaşının önemli kilometre taşlarından birisi olan bir kent. Geri dönüşüm sanayinde Türkiye’nin bir numarası olan bir kent. Tarımda hayvancılıkta söz sahibi olan bir kent. Ama burada geçerli olan sorunlar sanmayın ki sadece buraya özgü. Sizin yaşadığınız sorunlarla Tekirdağ’daki, Trabzon’daki, İzmir’deki vatandaşlarımızda karşı karşıya. Herkes kendisine aynı soruyu soruyor ne olacak bu memleketin hali” şeklinde konuştu.

    Türkiye’yi bu hale getirenlerden kurtaracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, bunu CHP teşkilatının yapacağını söyledi. Kılıçdaroğlu konuşması şu sözlerle sürdürdü:

    “Kin ve öfke beslemeden yüreğimizde insan sevgisiyle ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği için çalışacağız. Bunu yaptığımız zaman emin olun şehitlerimize karşı, bu ülkeyi kuranlara karşı en büyük görevimizi yerine getirmiş olacağız. Kinden öfkeden uzak huzur içinde, barış içinde, her evde bereketin olduğu, işsizliğin olmadığı, yoksulluğun olmadığı, çiftçinin ektiği ürünü rahatlıkla satabildiği bir Türkiye’yi yaratmak çok mu zor? Böyle bir Türkiye’yi kurmak çok mu zor? Diğer ülkeler kuruyor da biz niye kuramıyoruz? Diğer ülkeler huzur içinde de biz neden kavga içindeyiz? Neden anneler her zaman gözyaşı döküyor? Neden? Üzerimize düşen görevleri yerine getirmemiz lazım.”

    Kılıçdaroğlu Türkiye’nin inanç, kimlik, yaşam tarzı bağlamında bölmek istendiğini ancak bütün bunlara rağmen Türkiye’nin bölünmediğini omuz omuza birlikte bunun için mücadele ettiklerini vurguladı. Kılıçdaroğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bölünmeyeceğiz. Birlikte bu ülkede huzur içinde yaşamanın yollarını arayacağız. 35 yıldır bir terör var. Geldiler 2002’di iktidar olduklarında bu ülkede terör yoktu. Şimdi Türkiye kan gölüne dönüştü. Bir annenin evladını askere gönderirken duyduğu acıyı acaba kim duyuyor yüreklerinde. Eline kına yakıp gencecik fidan gibi evlatlarımızı askere gönderirken onların dönmesini umutla beklemiyor muyuz? Huzur içinde dönmelerin beklemiyor muyuz? Bir babanın evladını toprağa vermenin acısını kim bilebilir? Bakın bizim kültürümüzde çok önemli bir laf vardır. Deriz ki: ’ Allah kimseye evlat acısı vermesin?’ evlat acısı kadar yüreklerimizi yakan derin bir acı yoktur. Terörle mücadele, elbette yapacağız. Bu konuda ortak payda oluşturmak zorundayız. Terör kimden gelirse gelsin, amacı ne olursa olsun, hep beraber karşı çıkmak zorundayız. Terör bir insanlık suçudur. Terörün malzemesi insandır, insanı öldürür. Kandan beslenir terör. Teröre karşı çıkmak bir namus borcudur. Bir insanlık görevidir.”

    Gündemdeki anayasa değişikliğini bir baş belası olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, “Başkanlık sistemini getireceğiz, rejimi değiştireceğiz diyorlar. Efendim diyorlar ki 1923 yılında rejim kuruldu biz rejim değişikliği yapmıyoruz. Bal gibi rejim değişikliği yapıyorsunuz. Cumhuriyeti ve demokrasiyi kaldırarak yerine bir dikta yönetimi getirmek istiyorsunuz. Getirecek misiniz? Bir kişi kalsak dahi mücadelesini vereceğiz. Bunun mücadelesini vermek namus borcumuzdur. Bunun altını çiziyorum. CHP Genel Başkanı ve Milletvekilleri olarak söylüyorum, hepsinin adına söylüyorum bunun mücadelesini vermek CHP’nin namus borcudur” şeklinde konuştu.