Etiket: Bor

  • Tavşanlı MYO heyetinden Emet Bor İşletmesine ziyaret

    Tavşanlı MYO heyetinden Emet Bor İşletmesine ziyaret

    Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tavşanlı Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cengiz Duran ve beraberindeki heyet, Emet Bor İşletme Müdürlüğünü ziyaret etti.

    Ziyarette Müdür Cengiz Duran’a Tavşanlı Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Mehmet Özkaya eşlik etti.

    Emet Bor İşletme Müdürü Osman Zengin ve Teknik Müdür Yardımcısı Mehmet Savaş’la, meslek içi eğitim, bilimsel proje ortaklığı ve işbirliği yapılması konuları görüşüldü. Görüşmede, Yüksekokulunun öğretim elemanları ve bölümlerin birikimlerinin değerlendirilerek, ülke kaynaklarının değerlendirilmesi konusunda işbirliği ve protokol yapılması için mutabakata varıldı.

    Görüşmenin sonunda Müdür Zengin, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Müdür Duran ve beraberindeki heyete teşekkür etti.

  • Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor:

    Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor Türkiye’de endoskopi yapan uzmanlar hakkında Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı verdiklerini belirterek, “Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun davranan her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

    Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 35. Ulusal Gastroentoloji Kongresi Antalya’nın turizm bölgesi Belek’te bulunan bir otelde gerçekleştirildi.

    Kongre kapsamında yapılan basın toplantısında, Endoskopik sorunların devam ettiğini ifade eden Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor, Türkiye’de eğitim alamdan endoskopi yapan çok sayıda uzman olduğunu kaydetti. Sertifika almak için 5 bin cerrahın başvurduğu bildiren Bor, “Biz 900 kişiyle yetişemeyiz. Biz iyi eğitilmiş Tıp kurallarına uyan herkesin endoskopik yapmalarını isteriz. Başka branşlarda yapsın ama tıp kuralları yürürlüğe girsin. Biz Sağlık Bakanlığı’na eğitim programı da verdik. Bu mesajım çok nettir. İyi eğitilen kurallara uygun her uzman endoskopi yapabilir.” dedi.

    “SGK’dan talebimiz nettir”

    Kabızlıkla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhat Bor, kişinin ileri yaşlarda yanlış dışkılama öğrendiğini söyledi. Birçok ilacın kabızlık ve ishal yaptığını ve bunun bilinmediğini dile getiren Dr. Bor şöyle konuştu:

    “Doktora gittiklerinde kullandıkları ilaçların listesiyle gitsinler. Bir grup çok şişiyor. Düzenli su içmelerini istiyoruz. Normal su içmeleri bize yetiyor. Kahvaltıdan sonra büyük bir bardak su içerek lavaboda 10 dakika boyunca egzersiz yapmaları gerekiyor. Kabızlık ilaçların bir kısmı Türkiye’ye bile giremedi. Geri ödenenlerde var. SGK’dan talebimiz nettir. Kabızlık ilaçları geri ödemeye girmelidir. Büyük abdestte pozitif bulunan hastalar kolonoskopi yapılmak üzere sevk ediliyor. Bunların bir kısmında kanser çıkıyor ama ciddi bir kısmında polip çıkıyor. Biz bunları alıyoruz. Ama SGK uygulamaları kolonoskopi kısmında bir polipin alınmasını ödüyor, diğerlerini ödemiyor. Bu çok sayıda gastroenteroloji uzmanının SGK’yla yaşadığı sorunlardan bir tanesi. Bu nedenle bu tür uygulamaların meslek örgütleriyle görüşülerek düzeltilmesi gerekiyor.”

    “Mide bağırsak hastalığı sık”

    ‘Türkiye’de mide bağırsak hastalıklarının toplumda sıklığı nedir? Nasıl projeler üretilebilir?’ diyerek çalışmalar yaptıklarının altını çizen Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, toplumda mide bağırsak hastalığının sık olduğunu fakat bilimsel verilerin olmadığını söyledi.

    Yüzde 75’i kadın

    Konuyla ilgili sosyal sorumluluk projesi olarak Nevşehir’de bulunan 2 ilçede 2017-2018 yılları arasında proje düzenlediklerini belirten Sezgin, “Erişkinlerde Gastrointestinal Sistem Hastalıklarının ve Ultrasonografik bulguların sıklığını saptamak amacıyla Nevşehir’in Gülşehir ve Avanos ilçelerinde sistematik bir toplum taraması yaptık. Bu iki ilçemiz nüfus dağılımı olarak Türkiye’yi birebir yansıtan ve göç hızı yüzde 5’in altında olan ideal merkezler olarak seçildi. Her iki ilçeden toplam 3 bin 69 gönüllü kişinin şikayetleri sorgulandı ve karın ultrasonografisi yapıldı. Yüzde 36’sında 3’te birinde mide bağırsak hastalığı olduğunu bilimsel olarak rahatça verebiliyoruz. Ve çok ilginç ki, bulgularda yüzde 75’inin kadın olduğunu çıktı. Kadınlarda ezici bir sıklıkla sık görülüyor.” cümlelerini kullandı.

    Yapılan çalışmanın bir diğer bulgusunun ise aşırı kilo ve obezite olduğunu kaydeden Sezgini, çalışmaya katılan yerel halkın yüzde 35’inin kilolu, yüzde 45’inin ise obez olduğunu belirtti.

    Obezitenin yanı sıra toplumun yüzde 60’ının karaciğerinin yağlı olduğuna dikkat çeken Sezgin, karaciğer yağlanmasının karaciğer büyüklüğünden kaynaklandığını vurguladı.

    Yerel halkın yüzde 7’sinde safra kesesi taşı olduğunun tespit edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Orhan Sezgin, sonuçların değerlendirildiğinde ciddi bir mide bağırsak hastalığı olduğunun görüldüğünü söyledi.

    “Sayının artmasını düşünüyoruz”

    Prof. Dr. Serhat Bor ise konuyla ilgili düşüncelerini şu şekilde aktardı:

    “Bu çalışmanın bir alanı var. Bunları da eklediğimiz takdirde yüzde 36 rakamı, yüzde 45’lere kadar çıkacaktır. Ciddi rakamın yüksek olmasını bekliyoruz. Yüzde 36 saptayabildiğimiz bir oran. Biz 903 kişi olarak bu hastalara yetişmeye çalışıyoruz.“

    “Aktiviteler başarılı geçiyor”

    102 sözlü, 305 poster bildirisinin kongrede tebliğ edildiğini ifade eden 35. UGH Kongre Başkanı Prof. Dr. Birol Özer, “748 hekimle kongre gerçekleştiriyoruz. Salonlarımız dolu ve aktiviteler başarılı geçiyor. Kongreleri düzenlerken bizi en çok zorlayan bilimsel aktivitelerde ne kadar başarılı olacağımız endişesi. Ama başarılı geçti.” diye konuştu.

    Kolon kanserinde erken evrede tedavi mümkün

    Kolon kanserinin azalma trendinde olduğunu kaydeden Özer, “Ülkemizde yeni hastalıklarla ilgili verilere yeni ulaştık. Hiç azımsanmayacak oranlar var. Teknolojideki gelişmelerle birlikte tanı oranları arttı. Maalesef 50 yaşından önce kolon kanser tanısı olan insanların ölümü fazla oluyor. Kolon kanseri, önlenebilir kanserlerin başında geliyor. Erken evrede yakalandığında kurtulmak mümkün. Sağlık Bakanlığı erken tanıma programı başlattı. Sağlık ocaklarında test yapılabiliyor. Biz bu tanıma programlarında çok başarılı mıyız? Maalesef. Başarı oranlarımız yüzde 40 ve 60’larda. Ve kolon kanseri olan hastaların yüzde 70’nin şikayeti var.” ifadelerini kullandı.

    “Hepatit C’yi, bitireceğiz”

    Karaciğer hastalıkları hakkında bilgi veren Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Oğuz, gerekli bilgilendirmelerde bulundu. Oğuz, “Hepatit C’yi, bitireceğiz. Hepatit B ise bu konuyla ilgili bilgiler güncellendi. Türkiye’de taşıyıcılık yüzde 5 iken hepsini aldığımızda yaklaşık yüzde 35’inin Hepatit B karşılaşma konusu. Güzel konular devam ediyor. Geldiğimiz nokta da ilaçları, karaciğer sirozunu önlemek noktasında uzun yıllar boyunca kullanıyoruz. ‘Bu ilaçları nasıl kesebiliriz?’ yenilikleri konuşuldu. Safra kesesi hastalıkları bilinen taş, darlıklar ve tümörlerdi. Safra yolları tümörleri pankreas kanseri gibi ölümcül kanserler ve teşhisi çok güç. Bununla ilgili neler yapılabilir? Bunlarla ilgileniyoruz.” şeklinde konuştu.

  • Türkez Bor Gerçeğini paylaştı

    Prof. Dr. Hasan Türkez, Yıldızkent Nafizbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kariyer Günleri etkinliği çerçevesinde Öğrencilere Bor’un Türkiye ve Dünya için önemini anlattı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli üretim çağrısını vurguladı.

    KARİYER GÜNLERİ BULUŞMASI

    Erzurum Teknik Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Türkez Yıldızkent Nafizbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi konferans salonunda meslek liseli gençlere “Stratejik Bir Maden Olarak Bor ve Türkiye İçin Önemi” isimli konferans verdi.

    TÜRKEZ GÜNCEL ÖRNEKLER VERDİ

    Öğrencilerin ilgi ile dinlediği konferansta konuşan Prof. Dr. Hasan Türkez borun günümüzde 500’e yakın endüstriyel kullanım alanının olduğunu ve bu alanın her geçen gün arttığını belirtti. Bor’un sadece endüstrinin vazgeçilmezi olmadığını anlatan Türkez borun insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini de güncel örnekler eşliğinde paylaştı.

    HAKSIZ VE YANLI RAPORLARA TEPKİ

    Borca yeterli beslenmenin sağlık açısından önemine değinen Prof. Dr. Türkez, Çeşitli uluslararası kuruluşların ve yabancı araştırmacıların bor hakkında haksız ve yanlı raporlar yayımlayarak, ülkemizin bu önemli avantajını sınırlamaya çalıştıklarını ifade ederek bu konuda pek çok araştırma raporu yayımlayarak söz konusu mevcut haksız suçlamalara karşı ulusal savlarımızı destekleyen ve kanıtlayan bulguları literatüre kazandırdıklarını anlattı.

    BOR’UN ÖNEMİ

    Bor hakkında yürütmüş olduğu güncel araştırmalardan elde ettiği bulguları aktaran Prof. Dr. Türkez “Bor’un ülkemiz ekonomisi için arzu edilen ekonomik değere ulaşması ancak sizler gibi teknik elemanların borla ilgilenmeleri ile mümkün olacaktır. Bor’dan geliştireceğimiz her bir teknoloji veya günlük yaşam ürününün ekonomimize katkısı oldukça büyük, önemli ve bir o kadarda anlamlı olacaktır” dedi.

    CUMHURBAŞKANININ YERLİ VE MİLLİ ÇAĞRISI

    Dünyada Pazar payı en fazla büyüyen madenin bor olduğunu belirten Prof. Dr. Türkez, Hükümetin 2018 yılı içerisinde açıklamış olduğu bor strateji planının oldukça verimli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Prof. Dr. Türkez, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli ve milli üretim çağrısına destek olmak amacıyla Erzurum’da farklı disiplinlerden araştırmacılar ile oluşturulan ekiple bor elementinin sağlık bilimleri alanında yeni kullanım alanlarını keşfetmeye çalıştıklarını vurguladı. Bor-Sağlık konusunda keşfettikleri bilgileri ve ürünler hakkında bilgi veren Türkez konferansın sonunda gelen soruları cevapladı. Soru-cevap kısmının ardından Okul Müdürü Ayhan Akbulut Prof. Dr. Türkez’e teşekkür plaketi takdim etti.

    ÖĞRENCİLER SORDU, TÜRKEZ CEVAPLANDIRDI

    Teknik Lise öğrencilerinin meslek edinmesi, bilimsel gündemin takibi, ARGE günceliyle buluşması kapsamındaki etkinliklerle yeni bir vizyon oluşturan Yıldızkent Nafizbey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri sunum sonrası, Türkez’e yönelttikleri sorularla Bor hakkında geniş bilgi edindiler.

  • Bor Şeker’den fabrikanın özelleştirilmesi hakkında açıklama

    Bor Şeker A.Ş. bazı yayın organları ve sosyal medyada yer alan iddialar üzerine yazılı açıklama yaptı.

    Bor Şeker A.Ş. bazı yayın organları ve sosyal medyada yer alan iddialar üzerine yazılı açıklama yaptı. Şirketten yapılan açıklamda şu ifadelere yer verildi:

    “Şirket’imiz ve pay sahipleri hakkında bazı basın organlarında ve sosyal medyada yer alan gerçeğe aykırı iddialara ilişkin olarak basın organlarına açıklama yapılması zorunluluğu hâsıl olmuştur. Şöyle ki;

    Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’ye ait olan Bor Şeker Fabrikası’nın T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından özelleştirilmesi süreci kapsamında gerçekleştirilmiş olan ihale neticesinde (“İhale”), 05.05.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Başkanlığın 04.05.2018 tarihli ve 2018/49 karar no’lu kararı uyarınca, 06.04.2018 tarihinde ihaleye teklif veren 8 (sekiz) adet teklif sahibinin katılımı ile gerçekleştirilmiş ve ihale en yüksek teklifi sunmuş olan Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.’ye 336.000.000 TL (üç yüz otuz altı milyon Türk Lirası) bedelle kamuoyuna açık olarak ihale edilmiştir.

    Akabinde İhale’nin Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından onaylanması ile İhale’de 336.000.000 TL (üç yüz otuz altı milyon Türk Lirası) bedelle en yüksek teklifi veren teklif sahibi Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.’ye Satış Sözleşmesi imzalanması için süre verilmiştir. İhale Şartnamesi’nde teklif sahibinin talep etmesi halinde, kendisine yeni ortak alabileceği, İhale’ye teklif veren teklif sahibi/alıcının sermayesinin çoğunluğuna sahip olduğu şirket ile Satış Sözleşme imzalanabileceği, teklif sahibinin bildireceği yeni ortak olan diğer şirketlerin/kişilerin de,

    İhale’ye teklif sahibi olarak katılmamış olması,

    İhale Şartnamesi’nin “İhaleye Katılamayacak Olanlar” maddesinde belirtilen şartları haiz olmaması,

    şartları dahilinde mümkün kılınmıştır.

    Bu çerçevede; Doğuş Yiyecek ve İçecek Üretim Sanayi Ticaret A.Ş.’nin % 51 oranında, DSL İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin % 49 oranında pay sahibi olarak sahip olduğu Bor Şeker A.Ş. unvanı altında bir şirket kurulmuş ve bu Şirket ile 20.09.2018 tarihinde Satış Sözleşmesi imzalanarak bahse konu fabrika söz konusu Şirket’e devredilmiştir. Belirtilen bu kısa açıklamalar doğrultusunda yapılan tüm işlemler ilgili mevzuat hükümleri ve yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilmiştir.

    İhale şartnamesi ve Sözleşme gereğince Şirket’imiz üretime ilişkin, 5 (beş) pazarlama yılı boyunca Fabrika için belirlenen pancar ekim alanlarından asgari olarak kotamızı karşılayacak miktarda pancar üretme şartı ile pancar üreticileri ile yapılmış olan sözleşmelerin devamı ve çalışanlara ilişkin şartları aynen yerine getirmeyi üstlenmiştir. Bu yükümlülükler Şirket’imiz tarafından verilen teminatlar ile güvence altına alınmıştır. İmzaladığımız Satış Sözleşmesi’nde ayrıca; bütün bu yükümlülüklerin, Fabrika’nın bir başka şirkete satılması/devredilmesi ve temadi eden satış devir hallerinde de geçerli olacağına ilişkin bağlayıcı hükümler içermektedir. Zira Bor Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesi ile Şirket’imizin üretici ve şeker sektörüne ilişkin yükümlülükleri aynen devam etmekte olup;

    Fabrika’da üretim devamlılığı ve zorunluluğu,

    Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ile birlikte çalışanların haklarının korunması,

    Mevcut durumda Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ile pancar temin eden çiftçilerin mevcut kotaları kapsamında Şirket’imiz için de sözleşmeleri dahilinde pancar üretmeye devam etmesi,

    ile kısaca özelleştirme işlemleri sonrasında da Şirket’imizin yükümlülükleri olarak devam ettirilmektedir.

    Bahsedilen minvalde, İhale süreci ve özelleştirme işlemleri kapsamında ilgili yasal düzenlemeleri ihlal edici bir işlem söz konusu olmamış, gerek kamu menfaatini zedeleyecek gerekse de bunlara halel getirecek bir durum meydana gelmemiştir”.

  • (Özel) Bor karbür üretilen dünyada birkaç ülkeden biri de Türkiye

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde bor karbür üretimini başaran AR-GE firmasının sahibi Faruk Durukan, “Biz yaklaşık 3 yıldan bu yana bor karbür üretebiliyoruz. Enerji Bakanlığımızın Çin ile yapmış olduğu anlaşmada Balıkesir ilimize bor karbür fabrikası kurulması olumlu bir gelişmedir” dedi.

    Bor rezervleri ile dünyanın ilgisini çeken Faruk Durukan, Çinlilerin bölgede bor karbür üretim fabrikası kurmasını bir başarı olarak yorumladı. Silah sanayiinde, otomotiv ve havacılık sanayiinde çok kullanılan işlenmiş bor karbürü ülkemizde 3 yıl önce üretmeyi başardıklarını ifade eden Durukan, “Biz yaklaşık 3 yıldan bu yana bor karbür üretebiliyoruz. Enerji Bakanlığımızın Çin ile yapmış olduğu anlaşmada Balıkesir ilimize bor karbür fabrikası kurulması olumlu bir gelişmedir. Çünkü bir şeyi üretmekten çok pazarlama önemli. Çin de dünya üzerinde bu tip pazarlamaları çok iyi yapabilen bir ülke. Zaten kendisi çok iyi ürün alabilen bir ülke. Burada güzel olan borun işlenerek yurtdışına çıkmış olması. Çok olumlu bir gelişme” dedi.

    Türkiye’nin kendi başına bor karbür üretebildiğini ifade eden Faruk Durukan, “Yoksa Çin’in bor karbür üretmesi, bizim bor karbür üretemiyoruz anlamına gelmemeli. Biz şu anda onlar fabrika kurmadan biz üç yıldan bu yana üretiyoruz. Ama Çinliler pazarlamada bizden daha başarılılar. Hiçbir şey yapmasa kendi ülkesine alsa işlenmiş ürünü büyük bir avantaj. Onun için borun ham halini değil de işlenmiş olarak yurt dışına çıkması bakanlığın bana göre bir başarısıdır. Ama Çin şunu da unutmamalı. Kendileri bu projeden vazgeçtiği takdirde biz zaten bunu üretiyoruz. Bunu da bilmeleri önemli” diye konuştu.