Etiket: Bombalar

  • O Albay’dan ’Bombalar nasıl sokuldu?’ sorusuna çarpıcı yanıt

    İzmir’deki Askeri Casusluk davasında tutuklu kalan Albay Coşkun Başbuğ, terör saldırıyla ilgili şok bir iddiada bulunarak, “’Bu bombalar ülkeye nasıl giriyor’ diye milletimizin aklına bir soru gelebilir. Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu” dedi.

    İzmir’deki Askeri Casusluk davasında tutuklu kalan Albay Coşkun Başbuğ, Kayseri’de meydana gelen terör saldırısının ardından şok bir iddia ortaya attı. Coşkun, ’Bombalar Türkiye’ye nasıl sokuldu?’ sorusuna çarpıcı bir yanıt vererek, bombalarda Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) parmağı olduğunu söyledi.

    “Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu” diyen Coşkun Başbuğ, “Son zamanlardaki yapılan terör saldırıları Türkiye’nin ne kadar doğru yolda olduğunu, devletin arı kovanına, yıllardır kurulu tuzaklara ne kadar çomak soktuğuyla doğru orantılı saldırılar. Ben bu saldırıların yapılmasını yadırgamıyorum. Karşınızdaki güç alçak, karşınızdaki güç hain, karşınızdaki gücün hiç bir değer yargısı yok; çünkü karşıt gücün kurduğu oyun, yıllardır içteki hainlerle al gülüm ver gülüm güle oynaya sürdürdüğü tezgah yıkılıyor ve bundan daha önemlisi bu gözü dönmüş aşağılıklar bu oyunu kaybediyor. ’Bu bombalar ülkeye nasıl giriyor’ diye milletimizin aklına bir soru gelebilir. Bu bombalar 2008-2010 ve sonrası yıllarda Habur Sınır Kapısından Irak’ın Kuzeyinden hem de elini kolunu sallaya sallaya FETÖ tarafından ülkeye sokuldu. O dönemde burada görev yapan jandarma, polis ve gümrük görevlileri el birliğiyle bu patlayıcıları şerefsiz FETÖ’den aldıkları talimat doğrultusunda ülkeye soktular ve bu patlayıcılar tüm yurda dağıldı” dedi.

    “DAEŞ getirdi, FETÖ soktu, PKK patlattı”

    Saldırılardaki amacın toplumu yıldırmak olduğu dikkat çeken Başbuğ, bilerek Kayseri’nin seçildiğini de anlattı. Başbuğ, şöyle devam etti:

    “Karşı bu saldırılarla bir yere varamayacığını herkesten iyi biliyor. Bu saldırılarda amaç toplumda korku ve kargaşa yaratmak, yılgınlık yaratmak, her alanda devlete kontrolü kaybettirmek, verebildiği kadar zarar verdirmek ve bu oyuna ’dur’ diyen iktidarı yıpratmak. Hedef ve zamanlama tesadüf değil, seçme. Kayseri ilimiz diğer illerimizin olduğu gibi milliyetçi duruşuyla bilinen bir şehir. Bu şehirin bağrında ki şehirle bütünleşen komando birliklerimiz ise bu milletin gözbebeği askerler. Bu örgütbaşı da elbette ABD israil İngiltere’den aldığı emri uyguladı. Her gün yüzlerce araç (kamyon ve tır) Türkiye’den Irak’a Irak’tan da Türkiye ye giriş-çıkış yaptı ve bu araçlar ne götürüyor ne getiriyor hiç kontrol edilmedi hiç bir bir araç durdurulmadı. Bu konuda söyleyecek çok sözüm var. Şu an kullanılan bombalar büyük ihtimalle bu dönemde bu araçlarla ülkeye sokulan ve bu günler için saklanan patlayıcılar bu patlayıcılardan daha ne kadar var. Bu husus karanlık; yani bombaları DAEŞ getirdi, FETÖ soktu, PKK’da patlattı. Bu hususun acilen ortaya çıkarılması gerekir. Bu mücadelede de milletçe hepimize düşen önemli görevler var. Mücadele Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği topyekün olmalı. Allah şehitlerimize rahmet eylesin. Ülkece bir olmalı dik durmalı ve hedefe doğru daha hızlı ve mein adımlarla yürümeliyiz. Çok kritik ve dar bir boğazdan geçiyoruz. Bu boğazdan bizi çıkaracak tek güç yaratanla birlikte birlik ve beraberliğimiz.”

  • İnceöz: “FETÖ mensupları temizlendikçe bombalar patlamadan tespit ediliyor”

    AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, “Devletin içerisinde yerleşmiş FETÖ mensupları temizlendikçe ihbarlar sağlıklı değerlendirilebiliyor ve netice alınabiliyor” dedi.

    AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, AK Parti İl Başkanı Abdulkadir Karatay, parti yönetimi ve hastane yöneticileri ile birlikte Aksaray Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulundu. Hastane acil servisi ve diğer servislerde yatan hastaları da ziyaret eden İnceöz, hastalara geçmiş olsun dileklerini iletti, hasta ve yakınları ile sohbet etti. Hastane ziyareti sırasında basın mensuplarına bir açıklama yapan AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Ankara’da yaşanan 2 canlı bombanın kendisini patlatması ve terör olaylarını değerlendirdi. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 40 yıldır devlet içine sinsice yerleştiğini belirten İnceöz, 15 Temmuz gecesinden sonra başlayan temizliklerin ardından artık birçok terör olayının sağlıklı bir şekilde ortadan kaldırıldığını söyledi. FETÖ/PDY’nin devlete yerleşmesi ile birlikte istihbaratın, ihbarların güvenilir olmayan ellere düştüğünü belirten İnceöz, devletin içine sinsice giren FETÖ/PDY’nin bu ihbarları değerlendirmediğini ve önlem almadığını açıkladı. İnceöz konuşmasına şu şekilde devam etti: “Biliyorsunuz sabah Ankara Valimizin de açıklaması oldu. Ben özellikle şunu söylemek istiyorum. Bakın, yaklaşık 40 yıldır devlet içerisinde bir yapılanmadan, haince, gizlice, sinsice yerleşmiş, devletin yanında, kafalarının arkasında hain planları olanları gördük. 15 Temmuz gecesi bunu hep birlikle gördük. Şimdi devletin içerisinde yerleşmiş FETÖ terör örgütünün mensupları arınmaya başladıkça görüyorsunuz, burada ihbarlar sağlıklı değerlendirilebiliyor ve netice alınabiliyor. Bugünkü patlamanın engellenmesi, kendilerini patlatmaları onun bir sonucudur. Yani devlet içindeki hain yapıdan, örgütlerden temizlendikçe alınan ihbarlar sağlıklı bir şekilde değerlendirilebiliyor. Eğer ki bu FETÖ terör örgütü devlet içinde 40 yıldır bu yapılanmayı gerçekleştirmemiş olmasaydı, geriye dönüp sardığımızda pek çok terör örgütünün eylemlerinin de önüne geçme imkanı olacaktı. Ama ne yazık ki ihbarlar bilinçli olarak engellenmiş, tedbir alınmamış. Olay engellemesi yapılmamış, hiçbir şey yapılmamış. Bugün anlaşılıyor ki bunları yapanlar o vatan hainleri. Bu ihbarları değerlendirmeyenler o vatan hainleri. Şimdi bakın ihbarları değerlendirdiğimizde de böyle sağlıklı sonuçlar alınabilmekte. Terör örgütü mensupları yakalanabilmekte. Daha büyük can kayıpları yaşanacak olayların engellenmesi de sağlanabilmekte. Bu anlamda şunu özellikle belirtmek istiyorum. Hakikaten Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi Türkiye çok önemli süreçlerden geçmekte, Türkiye çok önemli mücadelelerden geçmekte. Adeta ikinci Kurtuluş Savaşını yaşadığımız dönemlerdeyiz. Bu topyekun bir varoluş ile yok oluş mücadelesidir. 79 milyonun vatan hainlerine karşı, bu vatan hainleri sadece FETÖ terör örgütü mü, elbette ki değil. DEAŞ’e karşı, PKK terör örgütüne karşı, pek çok terör örgütü, taşeronların arkasındakilere karşı da mücadele verdiğimiz bir dönemdeyiz. İstikbal mücadelesi veriyoruz. İstiklal mücadelesi veriyoruz ve ne kadar saldırırlarsa saldırsınlar, biz 15 Temmuz gecesi her birimiz canını ortaya koymuş, 251 şehit vermiş, 2 bine yakın yaralı, gazisi olan aziz milletimizin milletvekilleri olarak da bu can bu vatana fedadır. Ne yaparlarsa yapsınlar, terör örgütleriyle, isterse toplu ittifak halinde saldırmaya devam etsinler. Bu azimli, kararlı mücadelemiz her bir yerden arındırılana kadar sonuna kadar devam edecektir. Bir canımız var, o da bu vatana feda. Emin olun ki terör örgütleri devletin içinden ayıklandıkça bunlara karşı da çok başarılı operasyonlar, olaylar engellenebilir hale gelmiştir. Mücadelemiz sürecek elbet, çünkü Türkiye’nin başka bir yolu yoktur. Bunu başarmak zorundayız. Bu aynı zamanda 79 milyonun da başarısı olacaktır.”

  • Kılıçdaroğlu: “Brüksel’de Patlayan Bombalar İnsanlığa Karşı Yapılmış Bir Suçtur”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Brüksel’deki terör saldırısına ilişkin, “Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, nerede olursa olsun amasız, fakatsız, lakinsiz lanetleyeceğimiz bir olaydır. Brüksel’de patlayan bombalar insanlığa karşı yapılmış bir suçtur” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, TBMM’deki Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, sözlerine toplantıda 40 muhtarın bulunduğunu belirterek başladı.

    Brüksel’de yaşanan terör saldırısına değinen Kılıçdaroğlu, “Terör nereden ve kimden gelirse gelsin, nerede olursa olsun amasız, fakatsız, lakinsiz lanetleyeceğimiz bir olaydır. Terör bir insanlık suçudur ve kim olursa olsun herkesin ortak tavır takınması gereken bir olaydır. Brüksel’de patlayan bombalar insanlığa karşı yapılmış bir suçtur. Bütün Belçika’ya, orada yaşayan bütün insanlara bizim yurttaşlarımız dahil hepsine geçmiş olsun dileklerimizi, ölenler için başsağlığı dileklerimizi CHP Grubundan kendilerine gönderiyoruz. Terör konusunda, terörün önlenmesi konusunda en net tavrı en ilkeli duruşu sergileyen tek parti vardır. O da CHP’dir.” diye konuştu.

    “TÜRKİYE ÖYLE BİR KONUMA GELDİ Kİ BIRAKIN TERÖRÜ BİTİRMEYİ, CANLI BOMBA OLMANIN EĞİTİM ALANINA DÖNÜŞTÜ”

    Kısa bir terör tarihi sunacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

    “7 Haziran seçimlerinden sonra attıkları twitlerle ne dediler, ‘milleti kaosu seçti’ dediler. Evet millet kaosu seçti. Oysa bunlar düne kadar ne diyorlardı. ‘Milli irade, milli irade en güçlü iradedir, milli iradeye dokunamayız, milli iradeye saygı göstereceğiz.’ Milli irade kaosu seçti. Şehit cenazeleri gelince söz veriyoruz dediler. ‘1 Kasım’da bizi tek başına iktidara getirin şehit cenazeleri gelmeyecek’ dediler. En yetkili ağızlar söyledi bunu. Seçimler oldu. Yine aynı şekilde dediler. ‘Bizi tek başına iktidara getirin ekonomide istikrarı sağlayacağız’ dediler. Her ortamda bunu dile getirdiler. 1 Kasım’da tek başlarına iktidar oldular. Biz mili iradeye saygı duyduk, seçmenin iradesine de saygı duyduk. Madem seçtiler getirdiler o zaman millete verdiğiniz sözü tutun dedik. Neydi şehitler gelmeyecekti, terör bitecekti, ekonomide istikrar sağlanacaktı. Biz bunu istiyoruz. İstediğimiz farklı bir şey mi? Emin olun sokakta yürüyen vatandaşın da derdi bu. Terörü bitirin kardeşim. Size söz verenler verdikleri sözleri yerine getirmediler. Sizleri kandırdılar. Tehditle ve şantajla kandırdılar. Bütün vatandaşlarımın bu konuda çok duyarlı olması lazım. Türkiye öyle bir konuma geldi ki bırakın terörü bitirmeyi, canlı bomba olmanın eğitim alanına dönüştü Türkiye. Canlı bombamı olmak istiyorsun git Türkiye’ye eğitimini al. Böyle bir tablo olabilir mi? Sorumlusu kim? Vatandaşıma şu soruyu açık ve net soruyorum, bütün bunların sorumlusu kim? Bu soruyu sormazsan yurttaş olarak görevini yapamazsın. Eğer sorumlusu diyorsan ki, ülkeyi yönetenlerdir o zaman bir daha düşüneceksin.”

    “SEN BİR MAÇI BİLE YAPMAKTAN ACİZ, BİR MAÇA GİDENLERİN GÜVENLİĞİNİ BİLE SAĞLAMAKTAN ACİZSİN TURİST BURAYA NİYE GELSİN”

    Fenerbahçe Galatasaray derbisinin iptal olmasıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, “İstanbul’da bombalar patladı. Fenerbahçe Galatasaray maçını iptal ettiler. Şimdi ne diyorlar vatandaşa ‘Efendim sokaklara çıkalım. Turist niye gelmiyor.’ Sen bir maçı bile yapmaktan aciz, bir maça gidenlerin güvenliğini bile sağlamaktan acizsin turist buraya niye gelsin. Üstelik seçilmiş bir yer. Aranarak girilen bir yer. Sen oranın dahi güvenliğini sağlayamıyorsun. Sen Türkiye’nin güvenliğini nasıl sağlayacaksın, bu millet sana nasıl güvenecek? Kendi vatandaşını korumaktan aciz olan bir hükümet ülkenin sorunlarını çözemez. Can ve mal güvenliğini sağlayamayan bir hükümet kendi ülkesinin sorunlarını çözemez. Bu son olaylarda bir şeyi daha öğrendik. Türkiye’de yabancı ülkelerin büyükelçilikleri var. Bunların kendi vatandaşlarına yaptıkları uyarıların ne kadar doğru olduğunu öğrendik. Şöyle bir tablo ortaya çıktı, hükümetin yaptığı açıklamalar doğru değil ama yabancı ülkelerin buradaki büyükelçiliklerinin terör dolayısıyla yaptıkları açıklamalar doğru. Bu ne anlama geliyor? Bu hükümetin işlevini bitirdiği anlamına geliyor. Verilen bilgilerin doğru olmadığı anlamına geliyor. Buradaki yabancı unsurların büyükelçiliklerin bizi bizden daha iyi tanıdıklarını terörü bizden daha iyi takip ettikleri anlamına geliyor. Neden diyoruz bunlar ülkeyi yönetemezler? Bu gerekçeyle” değerlendirmesinde bulundu.

    Türkiye’nin neden bu hale geldiği konusu üzerinde durmak istediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye terörle mücadele edeceğim diye terör örgütleriyle masaya oturdu. En büyük hata daha başlangıçta yaptı. Gömleğin iliği daha en baştan yanlış iliklendi. Türkiye Cumhuriyeti bir terör örgütüyle eşit koşullarda masaya oturdu. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti, anayasası olan bir devleti, Bakanlar Kurulu olan bir devleti, yargısı yürütmesi yasaması olan bir devleti nasıl bir terör örgütüyle aynı masada biraraya getirebilir. Bunun hesabını her vatandaşımızın sorması lazım. Masaya oturdular ama terör örgütünün güçlenmesine ortam hazırladılar. Silahları bırakın diye çağrı yaptılar. Onlar dediler ki, ‘hayır biz silahları bırakmayacağız.’ Masaya oturdular. Terör örgütünün elinde silah var, bizimkilerin elinde silah yok. Eşit koşullarda değiller. Silahı bırakmayacağım, masaya oturacağım bana hesabını vereceksin diyor. Güvenlik birimlerine dediler ki, ‘silah kullanmayacaksınız bunlara karşı.’ Valilere talimat verdiler. Neden diyoruz bu hükümet, AKP’nin yöneticileri terör örgütlerine yardım ve yataklık yapıyor işte bunun için diyoruz. Daha geçen gün televizyonlara çıkmış diyor ki, ‘biz söyledik güvenlik güçlerine bunlara dokunmayın’ diye. Hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet, yasadışı bir organı görüp ona ses çıkaramamazlık edemez. Ona müdahale etmesi lazım. Tutuklaması, yargının önüne çıkarması lazım. Tam tersine bunlara dokunmayın diye valilere talimat verildi” ifadelerini kullandı.

    “KENDİ VATANDAŞININ CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYAMAYAN BİR İKTİDARIN KESİNLİKLE GİTMESİ LAZIM”

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “İçişleri Bakanı Efkan Ala, ‘Ak Parti ile PKK görüşüyor’ diye açıklama yaptı. Devletin bir organı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir organıdır bir siyasal parti. Hükümetteki bir organ. Şimdi ben sosyal medyadan bizim milletvekillerimizi linç eden, linç kampanyası başlatan o trollere seslenmek istiyorum. Siz de ahlak varsa, vicdan varsa, siz neden kalkıp da Efkan Ala’nın bu açıklamasını bütün kitlelere, bütün dünyaya, bütün Türkiye’ye yaymıyorsunuz. Hangi ahlaktan söz ediyorsunuz siz? Kazara bizden bir milletvekili veya herhangi bir ilçe başkanı deseydi ki, ‘biz ilçe olarak PKK ile görüşüyoruz.’ Emin olun Türkiye’de kıyamet kopardı. AKP’li bir bakan söylüyor. ‘Biz PKK ile görüşüyoruz’ diyor. Gayet açık, gayet net, gayet küstahça. Ses veren var mı, eleştiren var mı, Davutoğlu ne diyor? dut yemiş bülbül gibi mübarek. Bizi eleştireceğine çağırsana İçişleri Bakanını. Senin gücünün yetmediğini biliyorum. Ona kızamazsın zaten. Çünkü ağabeyin buna izin vermez. O nedenle sen vesayet altındasın. Pazarlıklarını yaptılar, oturup konuşuyoruz dediler. Türkiye’yi bu noktaya getirdiler. Sonra bir baktık, Kandil’den 5’er 6’şar kişilik gruplar geliyor ‘biz teslim oluyoruz’ diyorlar. Teslim oluyorlar sonra serbest bırakılıyorlar. Nereye gidiyor bunlar. O şehir yapılanması var ya, şehirleri silah deposuna döndürenler var ya işte bunlar. Peki koskoca Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bunun farkına varmadı mı? Vardı biliyordu neden önlem almadı? Kendi vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlayamayan bir iktidarın kesinlikle gitmesi lazım. ”

    PARTİDEN İHRAÇ EDİLEN NAZLIAKA DA GRUP TOPLANTISINDA

    Öte yandan, CHP’den YDK kararıyla ihraç edilen Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın Grup Toplantısına katılması dikkat çekti. Nazlıaka, Kılıçdaroğlu salona girerken ayağa kalkarak alkışladı.

  • (Özel Haber) CHP’li Atıcı: “Ülkede Bombalar Konuşuyorsa Siyasetçi Acz İçine Düşmüştür”

    CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Ankara’daki terör saldırısının ardından “Terör terördür, hepsi lanetliktir” diyerek, siyasetçilerin siyaseti bir kenara bırakıp terör sorununu çözmesi gerektiğini belirtti. Atıcı, “Eğer bir ülkede silahlar, bombalar konuşuyorsa siyasetçiler acz içine düşmüştür. Biz bir an önce kendimize gelmeliyiz, siyasetçiler Meclis’te bir araya gelmeli ve konuşmalı. Biz konuşursak silahların susacağına inanıyorum” dedi.

    CHP’li Atıcı, Ankara’da dün akşam meydana gelen ve 37 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan terör saldırısını lanetledi. Terör kim tarafından yapılırsa yapılsın ve bu şiddet kime uygulanırsa uygulansın, yüksek sesle lanetlediğini belirten Atıcı, teröre yardım ve yataklık yapanları da lanetlediğini dile getirdi.

    Terörün partisi ve dini görüşü olmadığına işaret eden Atıcı, “Türkiye bu duruma gelirken seyirci kalanları, oy için, kişisel çıkarlar için veya herhangi bir beklentisini gerçekleştirmek için göz yumanları lanetliyorum, her kim olursa olsun. Bunun partiyle, kişiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Söz konusu terör olduğunda, terörün partisi olmaz, terörün siyasal görüşü olmaz, terörün mezhebi, dini görüşü olmaz. Terör terördür ve hepsi lanetliktir. Kim yaparsa yapsın, kime yaparsa yapsın” diye konuştu.

    “ŞİMDİ BİZ SİYASETİ BİR KENARA BIRAKIP BUNU ÇÖZMELİYİZ”

    Ankara’da 17 Şubat’taki terör eyleminin askere yönelik olduğunu anımsatan Atıcı, dünkü saldırının ise sivil halka yönelik ve Türkiye’yi kaosa sürüklemeye çalışan bir eylem olduğunu öne sürdü. Kan üzerinden siyaset yapmanın kendilerine yakışmayacağını vurgulayan Atıcı, “Şimdi biz siyaset yapmayı bir kenara bırakacağız, terör olaylarını engellemek, önlemek için ne yapılması gerekiyorsa, bütün siyasi partiler, parlamentoda olsun olmasın, aklı başında herkes bir araya gelmeli, bunu konuşmalıyız, bunun çözüm yollarını aramalıyız, bunu çözmeliyiz, ondan sonra siyaset yapmalıyız. Şu aşamada siyaset yapmak, bunun üzerinden, kan üzerinden, ölümler üzerinden herhangi bir siyasi yorum yapmak bize yakışmaz. Böyle bir şey de yapmıyoruz, yapmayacağız. Ama elbette bu sorun için bir araya geleceğiz, elbette bu sorun yakıcı bir sorundur, bunu nasıl çözeceğimize bakacağız. Herkes kendi sorumluluğunu bilecek. Ülkeyi bu duruma getirenlerin hesabını halk sandıkta soracak. Mesajı orada verecek. Biz siyasiler ise bunu yargıda soracağız. Ama bunların kim olduğu ve nasıl bu duruma geldiğini anlamak için önce bir araya geleceğiz” açıklamasında bulundu

    “BİR ÜLKEDE SİLAHLAR, BOMBALAR KONUŞUYORSA SİYASETÇİLER ACZ İÇİNE DÜŞMÜŞTÜR”

    “Terör gerçekten kalbimizi vuruyor” diyen Atıcı, terörün aynı zamanda insanları birbirlerinden daha çok uzaklaştırdığına ve terör olaylarının giderek arttığına da dikkat çekti. Atıcı, terör olayının bir sokağa çıkma yasağı kararının alındığı ve uygulanacağı günün hemen öncesine denk gelmesini de siyasiler olarak oturup değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.

    CHP olarak yıllarca terörün silahla çözülemeyeceğini hep söylediklerini kaydeden Atıcı, “1984 yılından bu yana tam 32 yıldır 40 binin üzerinde insan öldü benim ülkemde. Şehitlerimiz binin üzerinde, geri kalan kimisi terörist kimisi sivil halk, bu terör yüzünden öldüler gittiler. 40 binin üzerinde insan. Aynı işi yapıp farklı sonuç beklemek aptallara mahsustur. 32 yıldır biz terörle, silahla mücadele ettik, 32 yıldır 40 bin kişi öldü. Şimdi aynı yöntemi bir daha deniyoruz. Elbette ki, terörist etkisiz hale getirilecek ve mahkeme önüne çıkarılacak. Bunda en ufak bir şeyimiz yok. Ancak, bu işin asıl olarak siyasi ve ekonomik boyutlarını da çözmek biz siyasilerin görevidir. Eğer bir ülkede silahlar, bombalar konuşuyorsa siyasetçiler aciz olmuştur, acz içine düşmüştür. Parti ayrımı yapmıyorum. Silah konuşuyorsa siyasetçi acz içindedir, siyaset kurumu çökmüş demektir. Biz bir an önce kendimize gelmeliyiz, siyasetçiler konuşmalı, meşru zemin Meclis olmalı. Meclis’te bir araya gelmeliyiz ve oturup bu işleri konuşmalıyız. Biz konuşursak silahların susacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • Yanı Başlarında Patlayan Bombalar Kadınları Hayata Küstürmedi

    Suriye’den, Irak’tan, İran’dan, Afganistan’dan kaçarak Türkiye’ye sığınan kadınlar, Düzce’de Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen kurs ile hayata tutunuyor.

    Ortadoğu’da yaşanan iç savaşlar insanların yurtlarını evlerini bırakarak başka ülkelere göç etmelerine sebep oluyor. Irak, İran ve Suriye’de yaşanan savaşlardan kaçan binlerce insana Türkiye kucak açarken, devlet, şehirlere yerleştirdiği mültecilere de barınma, sağlık ve eğitim imkanı sağladı. Düzce’de sayıları 5 bin civarında olduğu tahmin edilen mültecilerin kimi maddi olarak rahat bir yaşam sürerken, kimi ise devletin yardımları ile geçinmeye çalışıyor. Savaştan kaçan ve yaşadıklarını unutmak isteyen bazı kadınlar ise Düzce Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı el işi kursunda boş vakitlerini değerlendiriyorlar. Mülteci kadınlara el sanatları becerisinin kazandırıldığı kurs, adeta kadınlara umut oluyor.

    Düzce Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlhan Çetin, “Suriye, Irak ve İran’dan gelen mültecilerimize kucak açtık. Onlar burada yaşarlarken boş durmak istemediler. Ekonomilerine katkıda bulunalım istediler” dedi.

    Kendisi de bir mülteci olan ve İran’dan gelen kurs hocası Pouneh Jabbari, kursu mülteci ailelere destek için valiliğin desteği ile açtığını söyleyerek, mülteci kadınların bu kurs sayesinde moral bulduğunu belirtti. Jabbari, “Öncelikle valimize bana bu fırsatı verdiği için teşekkür ederim. Buradaki yabancılar Türk bayrağı altında yaşıyor, Türk halkı onları koruyor. Savaştan gelmişler, psikolojik olarak, maddi manevi her konuda sıkıntıdalar. Bir nebze rahatlasınlar diye bu kursu açtım. Bende mülteciyim. 2,5 senedir buradayım. Yabancı bayanların hepsini bir yere toplamak amacıyla bir sanat öğrensinler, moral bulsunlar istedim. Artık ben de Türk oldum, Türkiye’de olmaktan mutluyum. Türk insanı bambaşka” diye konuştu.

    PATLAYAN BOMBADA EŞİNİ KAYBETTİ

    Irak’ta patlayan bombada eşini kaybeden ve sonrasında mülteci olarak Türkiye’ye sığınan Najiha al-Bayatı ise, Türkiye’de olmaktan, burada yaşamaktan mutlu olduğunu söyledi.

    Patlayan bombada yaralanan ve birçok ameliyat geçiren Salman Al-Arkee de, ailesi ile birlikte olduğu aracın geçtiği sırada bombanın patlaması sonucunda yaralandığını söyledi.