Etiket: Bölgesi’nin

  • Mersin Serbest Bölgesi’nin 7 aylık kaybı 430 milyon dolar

    Mersin Serbest Bölgesi’ndeki ticaret hacmi, 2016’nın ilk 7 aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 azalarak 2 milyar 133 milyon dolardan 1 milyar 702 milyon dolara geriledi. Ocak-Temmuz döneminde 430 milyon doların üzerinde kayıp yaşanan bölgede, Temmuz ayındaki düşüş ise yüzde 31’e yükseldi.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Aylık Göstergeler Temmuz Bülteni’nde yer alan veriler, Mersin Serbest Bölgesi’nde 2016’nın başından bu yana devam eden kan kaybının Temmuz ayında da devam ettiğini ortaya koydu. İHA muhabirinin bültenden derlediği verilere göre, Mersin Serbest Bölgesi’nde ticaret hacmi işlenmiş petrol ürünleri dahil incelendiğinde, 2016 yılı Ocak-Temmuz döneminde, geçen yıla göre yüzde 20 azaldı. 2015’in aynı döneminde 2 milyar 133 milyon dolarlık ticaret hacmine ulaşılan bölgede, bu yılın ilk 7 ayındaki ticaret hacmi 1 milyar 702 milyon dolarda kaldı. Bu gerilemede, meyveler, demir-çelik sanayi mamulleri ile işlenmiş petrol ürünleri etkili oldu.

    Sadece Temmuz ayındaki kayıp yüzde 31’e ulaştı

    Bölgedeki ticaret hacmi aylık bazda değerlendirildiğinde, ticaret hacmi Temmuz 2016’da da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 31’lik azalışla 185 milyon dolara geriledi. Temmuz 2016’da ticaret hacminin geçen yılın altında kalmasında işlenmiş petrol ürünleri, meyveler ve kimya sanayi mamullerinin payı olurken, aylık bazda bölgedeki ticaret hacmindeki gelişmeler incelendiğinde, Şubat, Mart ve Mayıs ayları haricinde azalış eğiliminde olduğu gözlendi.

    İşlenmiş petrol ürünleri hariç yaşanan kayıp yüzde 19

    Öte yandan, bölgedeki ticaret hacmi işlenmiş petrol ürünleri hariç olarak değerlendirildiğinde de gerilemenin yüzde 20’ler civarında olduğu gözlendi. Buna göre, 2016 yılı Ocak-Temmuz döneminde, Mersin Serbest Bölgesi’ndeki ticaret hacmi, geçen yılın aynı döneminde elde edilen 1 milyar 954 milyon doların altında kalarak, yüzde 19’luk azalışla 1 milyar 579 dolara geriledi. Söz konusu dönemde bölgenin ticaret hacmindeki kaybı ise yaklaşık 375 milyon dolar oldu.

    2016 yılı Temmuz ayında ise 2015 Temmuz ayına göre, ticaret hacmi aylık bazda yüzde 23 azalarak 171 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemler için ticaret hacmindeki gelişmeler sektörel bazda incelendiğinde, yılın 7 aylık dönemindeki düşüte meyveler, demir çelik sanayi mamulleri ile gıda sanayi ürünleri; Temmuz 2016’da ise meyveler, kimya sanayi mamulleri ile gıda sanayi mamulleri etkili olan sektörler olarak öne çıktı.

    2016 Ocak-Temmuz döneminde bölgedeki ticaret hacmi Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika ülkelerinde azalırken, Türkiye’de ise artış olduğu görüldü.

    Temmuz’da istihdam yüzde 7 azaldı

    Mersin Serbest Bölgesi’nde, 2016 yılının Temmuz ayı sonu itibariyle toplam 8 bin 152 kişi istihdam edilirken, 2015 yılı aynı dönemine göre bölgedeki istihdam da yüzde 7 azaldı. Öte yandan, 323’ü yerli, 97’si yabancı ve 36’sı yerli-yabancı ortaklığı olmak üzere toplam 456 firma faaliyette bulunduğu bölgede, faaliyette bulunan firma sayısında, geçen yılın Temmuz ayına göre yüzde 6,3 artış oldu. Yatırım harcamalarının dağılımına bakıldığında; yüzde 79’unun Türkiye’den bölgeye, yüzde 21’inin ise yurt dışından bölgeye yapıldığı gözlendi.

  • Göller Bölgesi’nin bitki çeşitliliği alerjiye neden oluyor

    Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akkaya, bitki çeşitliliği bakımından çok zengin konumda olan Göller Bölgesinde polene bağlı alerjik rahatsızlıkların sıkça görüldüğünü söyledi.

    Bitki envanteri açısından çok çeşitliliğe sahip olan Göller Bölgesi’nde yaşayan insanlarda, ilkbahar ve yaz aylarında bitki polenlerinin neden olduğu alerjik rahatsızlıklar oldukça sık görülüyor. SDÜ Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akkaya, yaptıkları bilimsel çalışmalarda bölgede polen alerjisinin yaygın olduğunu tespit ettiklerini söyledi.

    Polen astımına dikkat

    Çok çeşitli polen türleri olduğunu belirten Akkaya, “Özellikle çamın çok değişik türlerinden, zeytinin çok değişik türlerinden ağaç polenleri, çok çeşitli ot polenleri var. Polen bakımından Göller Bölgesi ilkbahar ve yaz sonuna kadar çok zengin. Dolayısıyla bu bölgede yaptığımız çalışmalarda ilkbahar döneminde ağaç polenlerinin, yaz sonuna doğru bakliyat polenlerinin çok olduğunu ve polen alerjisinin sık olduğunu gözlemledik. Polen alerjisi havada uçuşan çiçek tozlarının insanların gözlerine, derilerine teması ve solunum yoluyla akciğerlerine gitmesiyle oluşan bir hastalık. Gözlerde kızartı, kaşıntı, sulama, burunda alerjik rinit, hapşırık, tıkanıklık, akıntı, şişme oluşabilir. Hasta nefes almakta zorlanır. Tıkanır. Gece horlama meydana gelir. Alerjik astım oluşur. Birden bire polenle karşı karşıya kaldığında göğsünde sıkıntı hissi, nefes darlığı, hırıltı ve astım nöbeti ortaya çıkar. Buna da polen astımı diyoruz” bilgisini verdi.

    Tedavi edilemezse kalıcı astıma yol açar

    Göller Bölgesi’nde ağaç ve ot polenleri çok zengin olduğu için bu mevsimlerde alerjik astım bronşu, alerjik rinit, alerjik konjonktivit hastalıklarının çok sık görüldüğünü ileten Akkaya, “Böyle hastaların öncelikle uzmana müracaat ederek neye karşı alerjileri olduğunu tespit etmeleri gerekiyor. Yabani ot mu, arpa mı, çavdar mı, köpek tüyü mü, bunların hangisine karşı alerjisi varsa ona karşı uyanık olması lazım. Ot polenlerine karşı duyarlı olanlar pikniklerini deniz kenarında yapacaklar, ağaç polenlerine duyarlı olanlar çamlık alana gitmeyecekler. Ev tozuna duyarlı olanlar ona göre tedbirlerini alacaklar. Dolayısıyla öncelikle bir alerjileri varsa kişide alerjinin etkeninin saptanması hangi etkene karşı alerjisi var onun ortaya çıkarılması gerekir SDÜ Araştırma Uygulama Hastanesi’nde alerji testleri yapılabilmekte. Tanıyı koyduktan sonra alerjiden kaçınma ve aşı tedavisi ile yüzde 80 oranında başarılı sonuç elde edilebilmekte. Bu tedaviyle astımda korunmak mümkün. Eğer tedavi olunmaz ise ileri astım ortaya çıkabilmekte. Yani kalıcı astım oluşabilmekte. Bu durumda aşı tedavisi bir işe yaramaz hasta sürekli ilaç kullanmak zorunda kalır” diye konuştu.

  • Ortadoğu Ve Kuzey Afrika Bölgesinin İlk Ve TEK Hobi Fuarı Tuch EXPO 2015’e 39 Ülkeden Ziyaretçi

    Sadece Türkiye’nin değil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin elişi ve hobi alanında ilk ve tek ticaret fuarı TUCH EXPO, 2015’te gerçekleştirildi. Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda katılımcının bir araya geldiği, yeni işbirliklerinin kurulduğu organizasyon, renkli etkinliklere de sahne oldu.

    İlki, sektör temsilcileri ve hobi severler tarafından yoğun ilgi gören fuar ile hedeflenen ise 5’inci yılında dünyada 1 numara olmak. TUCH EXPO, 8-11 Aralık 2016 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde ikinci kez kapılarını açarak, ziyaretçilerini ağırlayacak.

    Geçtiğimiz yıl Türkiye’de bir ilk yaşandı; Elişi ve Hobi Ticaret Fuarı TUCH EXPO 2015 uluslar arası katılımla gerçekleştirildi. Fuar, yıllardır böyle bir platformun eksikliğini duyan hobi severleri, hobilerinden keyif alırken bunu kazanca dönüştüren girişimcileri ve sektörün önde gelen temsilcilerini buluşturdu. Türkiye’nin yanı sıra Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin de ilk ve tek hobi fuarı TUCH EXPO çok sayıda yabancı katılımcı ve ziyaretçiye de ev sahipliği yaptı.

    TUCH EXPO projesinde fikrin çıkış noktasını anlatan Proje Yönetmeni Hakan Kurt, fuarın ilk yılını da şöyle değerlendirdi:‘’Son yıllarda kadınlar ağırlıkta olmak üzere elişi ve hobiye karşı ilginin arttığını müşahade ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu yüksek potansiyel ile bulunduğu coğrafyada mevcut hem ticari hem de kültürel uluslar arası güçlü bağlar arasında sinerji oluşturmak gerekiyordu. Hobi severler, profesyoneller ile bir araya gelecekleri, yenilikleri takip edecekleri, vizyonlarını genişletecek fikirlere ulaşacakları bir platformun olmamasından yakınıyordu. Firmalar/markalar da diğer sektör temsilcileriyle buluşma ve yurt dışına açılma imkanı sağlayacak bir organizasyon olmasını istiyordu. İşte bu noktadan hareketle TUCH EXPO fikri doğdu ve hayata geçti. Yurtiçinden ve yurtdışından katılımla çok zengin bir içerikle gerçekleştirdiğimiz fuar, büyük yankı uyandırdı. Katılımcılarımızdan ve ziyaretçilerimizden aldığımız destekle 2016’ya yeni sürprizlerle hazırlanıyoruz.’

    8 ÜLKEDEN KATILIM, 39 ÜLKEDEN ZİYARETÇİ

    Fuarda; markalar veya marka olma yolunda yatırım yapan üreticiler, ithalatçı ve temsilci firmalar ile sıra dışı ürünleriyle tasarımcılar da katılımcı olarak yer aldı. Dikiş nakış malzemelerinden el örgü ipliklerine, sanatsal hobi malzemelerinden tuhafiye ürünlerine kadar, tüm elişi ve hobi malzemelerinin, araç ve gereçler ile aksesuarlarının sergilendiği fuara; yayınlar, eğitim kurumları ve dernekler de katıldı.

    Alanında tek olma özelliği taşıyan TUCH EXPO, başarıyla tamamlanan ilk edisyonu ile sektörde büyük ses getirdi. Bunu kanıtlayan rakamlar şöyle: 7 ülkeden 11 yabancı, 8 ülkeden toplam 70 katılımcı, 39 ülkeden 120 yabancı, toplam 8503 ziyaretçi, 55 şehirden ziyaretçi, yüzde 95 memnuniyet oranı, yüzde 92 tekrar katılma isteği, yüzde 90 stand büyütme talebi

    ÜNLÜ İSİMLER, YARIŞMALAR, SERGİLER

    TUCH EXPO 2015 kapsamında düzenlenen, hobi severlerin yakından tanıdığı isimlerle yapılan etkinlikler, sanatçıların özgün tasarımları, geleneksel sanatlar, eğlenceli yarışmalar, ziyaretçilerin keyifli bir günün ardından fuardan mutlu ayrılmalarını sağladı. Derya Baykal’ın katılımı ile gerçekleşen workshopta, hobi severler ünlü sanatçı ile sohbet etme fırsatı da buldu. Ece Aymer ile Gül Özdoğan’ın workshopları da geniş katımla yapıldı. Derya Şahin (Mini Sergi), Sükeyne Tulan (Hayat Kırk Yamayla Güzel), Derya Tecimer (Sanatsal Sergisi), Gülgün Tekin (Keçe Atölye Çalışması), Hatice Çaltıllı – Havva Ölgen, (Dantel ve Hobinin Kazandırdıkları), Ayfer Güleç (Keçenin Güncel Kullanım Alanları) ve Meral Evcin Özdemir’in (Bir İpek Böceğinin Sanat Yolculuğu) temalı sunumları, sanatçı ve tasarımcıların yanında halktan da büyük ilgi gördü.

    Nako’nun düzenlediği ve Derya Baykal’ın sevenleriyle buluştuğu ‘El Örgü Yarışması’na’ katılanlar heyecanlı anlar yaşarken, dereceye girenler ödüllendirildi. Arakhne Art’ın görücüye çıkarttığı, Anadolu kadınlarının, dokuma ve ipliklerle dışa yorumuna tanık olunan sergi, herkesi kendi ne hayran bıraktı.

  • Türkiye’nin 7 Bölgesinin Kültürleri, ‘’Anadolu Rüyası’’ İle Bir Araya Geliyor

    Türkiye’nin 7 bölgesinden 250 Uğur Okulları öğrencisinin hayata geçirdiği “Anadolu Rüyası” projesi, “Kültürler Buluşması” adını verdiği ilk gösterisini 21 Mayıs Cumartesi günü sahneye taşıyor.

    Kültür elçisi misyonu taşıyan ve Anadolu ile Türk folklorunun tüm dünyaya öğretilmesi hedefiyle hayata geçen “Anadolu Rüyası’’projesi, Türkiye’nin kültürel zenginliklerini güzel bir gösteriyle sahneye taşıyor. Türkiye’nin 7 bölgesi arasında kültür köprüsü oluşturan proje; 250 dansçı ve 40 müzisyenden oluşan Büyük Türkiye Orkestrası, 60 sahne arkası ekibi ile 21 Mayıs Cumartesi günü Türker İnanoğlu Maslak Show Center’da izleyenlerle buluşmaya hazırlanıyor. Büyük Türkiye Orkestrası’nın dinletisiyle başlayacak ve ikinci perdede öğrencilerin halk oyunları gösterisiyle devam edecek olan gösterinin görsel sanat yönetmenliğini Bahçeşehir Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu’nun Başkanı Okan Gürbüz üstelenecek. Bir çocuğun rüyası ile başlayıp Anadolu’yu karış karış gezen “Anadolu Rüyası” serüvenin müzik direktörlüğünü ise Tarkan Erkan üstlenecek.

    TÜRKİYE’DE BİR İLK

    Halk oyunları ve Türk kültürünün uzman eğitmenler tarafından kurallarına uygun şekilde aktarılmasını ve aynı zamanda öğrencilerin kültürüne karşı duyarlı bireyler olarak yetişmesini amaçlayan “Anadolu Rüyası”, Türkiye’nin farklı bölgelerinde eğitim gören öğrencilerin emeklerini ortaya koydukları bir kültür projesi. 4 farklı yaş grubunun buluştuğu ve Türkiye’de bir ilk olan proje, Türkiye karması ile Türkiye’nin renklerini dünyaya tanıtmayı hedefliyor.

    4 FARKLI YAŞ GRUBUNU KAPSAYAN BİR PROJE

    Anadolu Rüyası BUEK Kültür Projesi’nin en önemli farkı, ilköğretim I. kademe, ilköğretim II. kademe, ortaöğretim ve üniversite olmak üzere 4 farklı yaş grubunu kapsaması. 4 farklı yaş ve eğitim grubunu ortak bir halk oyunları projesinde buluşturan bu proje Türkiye’de bir ilk. Anadolu Rüyası için tüm öğrenciler arasından seçilen Türkiye Karması ve bu karmanın ilköğretim, lise ve üniversite öğrencilerimizin aynı koreografi içerisinde hep birlikte sahne alacak olması da bir diğer ilk.

    PROJE NASIL ORTAYA ÇIKTI?

    Bahçeşehir Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu GSK Derneği ve BUHOT Akademi tarafından 2015 yılında kurulan Anadolu Rüyası, Uğur Okullarında eğitim gören 8-18 yaş grubundaki öğrencilerden oluşan halk oyunları topluluğunu kapsıyor. Projenin amacı Türkiye’nin çocuklarına Anadolu kültürünün öğretilmesi olarak belirlenirken, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde görev yapan BUHOT GSK Derneği ve öğrenci kulübüne kayıtlı öğrenciler projede görev alabiliyor. Tüm bu planlama dahilinde konservatuar halk oyunları bölümü mezunu eğitmenler ve Türkiye Halk Oyunları Federasyonu bünyesinde görev alan lisanslı antrenörler tarafından öğrencilere Türk halk oyunları ve folkloru konusunda eğitimler veriliyor. Proje ayrıca Bahçeşehir Üniversitesi’nde eğitim gören yabancı uyruklu öğrencileri de kapsıyor.

  • Su Ürünleri İhracatında Aslan Payı Ege Bölgesi’nin

    Su ürünleri sektörünün 2015 yılında Türkiye’ye kazandırdığı 690 milyon dolarlık dövizde aslan payını 490 milyon dolar ile Ege Bölgesi aldı. Su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi, Türkiye ihracatının yüzde 71’ini tek başına gerçekleştirdi.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’ne üye 62 firma 2015 yılında, 56 ülkeye ihracat yaparak Türkiye’ye 490 milyon 438 bin dolar döviz kazandırdı. Ege Bölgesi’nden yapılan su ürünleri ihracatı, 2014 yılında ise 426 milyon 121 bin dolar olmuştu. Ege Bölgesi’nden su ürünleri ihracatı yüzde 15 artış gösterdi.

    2015 yılında Türkiye’nin genel ihracatının yüzde 8 düştüğü, Türkiye geneli su ürünleri ihracatının ise yatay bir seyirle 690 milyon dolarda kaldığı süreçte, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nce yapılan su ürünleri ihracatının yüzde 15 artış göstermesinin büyük başarı olduğunu söyleyen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 2015 yılında Türkiye’ye daha fazla döviz kazandırmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.

    Dünya genelinde sağlıklı beslenmenin yükselen trend olduğuna işaret eden Kızıltan, “Türk çipurası ve levreği zengin Omega 3 deposu olduğu için dünyada yoğun talep görüyor. Su Ürünleri Tanıtım Grubu’nun yürüttüğü tanıtım çalışmaları da meyvelerini veriyor. Su ürünleri sektörü 2023 yılı için ortaya koyduğu 1.5 milyar dolar ihracat hedefine emin adımlarla ilerliyor” diye konuştu.

    “Balık-Ekmek Şenlikleri” düzenleyerek, “Haftada iki gün balık yaşam boyu sağlık” sloganıyla Türkiye’de balık tüketiminin küçük yaşlarda kazanılması için de çaba gösterdiklerine değinen Kızıltan, “Balık-Ekmek Şenlikleri”ne 2016 yılında da devam edeceklerini, hedeflerinin Türkiye’de 8 kg. seviyesinde olan kişi başı balık tüketimini 15 kg’a çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.

    Su ürünleri ihracatında levrek ilk sırada

    Ege Bölgesi’nden yapılan su ürünleri ihracatında 2015 yılında ilk sırayı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi levrek aldı. Levrek ihracatı yüzde 32’lik artışla 202 milyon dolardan, 252 milyon dolara yükseldi. Çipura ihracatı ise 153 milyon dolarlık tutarla ikinci sırada yer aldı. Çipura ihracatı yüzde 26’lık artış gösterdi.

    Alabalık ihracatı yüzde 19’luk artışla 51 milyon dolardan, 56 milyon dolara çıkarken, ihracatı düşen tek ürün orkinos oldu. Orkinos ihracatı yüzde 37’lik düşüşle 17 milyon dolardan, 11 milyon dolara geriledi.

    İHRACATTA HOLLANDA ZİRVEDE

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin 2015 yılında kayda aldığı 490 milyon dolarlık su ürünleri ihracatında zirveyi 141 milyon dolar ile Hollanda aldı. Hollanda’ya 2014 yılında yapılan ihracat ise 120 milyon dolar olmuştu. Hollanda’ya ihracat yüzde 18 artış gösterirken, toplam ihracattaki payı yüzde 29 oldu.

    Ege Bölgesi’nin su ürünleri ihracatında ikinci ülke 76 milyon dolar ile İtalya olurken, İngiltere 56 milyon dolarla İtalya’yı izledi. Almanya’ya 45 milyon dolar, Rusya’ya 35 milyon dolar su ürünleri ihracatı gerçekleştirildi.