Etiket: Bölgesindeki

  • Türkmenistan ve EİT bölgesindeki enerji projeleri ele alındı

    TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi Halim Mete Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan Doğalgaz Boru Hattı’nda (TAPI) önemli rol oynadığını vurgulayarak, “Bu proje Türkiye’ye bağlanmasa da inşasında ve özellikle gerekli alt yapı ihtiyaçlarının karşılanmasında firmalarımız önemli rol oynayabilirler” dedi.

    Türkmenistan ve EİT (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) Bölgesindeki enerji projelerinin tanıtılması amacıyla, TOBB İstanbul Hizmet binasında,‘EİT Bölgesi’nin Gelişiminde Enerji Projelerinin Rolü & TAPİ ve Türkmenistan Projeleri’ konferansı düzenlendi. TOBB, EİT Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ile Türkmenistan Devleti işbirliğinde gerçekleştirilen konferansa; TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi Halim Mete, TOBB Başkan Özel Müşaviri Bahri Can Çalıcıoğlu, Hindistan Büyükelçisi Sanjay Bhattacaryya, Pakistan Büyükelçisi Muhammad S. S. Qazi, Türkmenistan Büyükelçisi Ishanguly Amanylev ve Afganistan Ticaret Ataşesi Abdul Qayoom Bassam katıldı.

    2017 yılı Mart ayında Tahran’da gerçekleştirilen EİT TSO 16’ncı Genel Kurulu’nda, EİT TSO Sekretaryası’nın 2018-2021 yıllarında TOBB tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştı. Merkezi Tahran’da bulunan EİT’in üyeleri arasında, Türkiye, İran, Pakistan, Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan bulunuyor.

    Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren TOBB Başkan Özel Müşaviri Bahri Can Çalıcıoğlu,Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın (EİT) ana kuruluşları arasında, Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret ve Kalkınma Bankası, sigortacılık koleji, mühendislik ve müşavirlik şirketinin yer aldığını belirterek, “Uzmanlık kuruluşları arasında ise EİT Kültür Enstitüsü Tahran’da, EİT Bilim Vakfı İslamabad’da ve EİT Eğitim Enstitüsü ise Ankara’da faaliyet yürütmekte.

    EİT Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İran Ticaret Sanayi Maden Ve Tarım Odası ve Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu arasında, başkanlar düzeyinde 5 Nisan 1990 tarihinde imzalanan bir protokolle kurulmuştur” şeklinde bilgiler paylaştı.

    “Orta Asya devletlerinin katılımı ile bir çok ortak etkinlik düzenlemeyi planladık”

    EİT TSO’nun uzun yıllar dönüşümlü dönem başkanlığı sistemi ile varlığını devam ettirdiğini, daimi sekretarya kurulması konusunda ise henüz mutakabat sağlanamadığını sözlerine ekleyen Çalıcıoğlu, “En son 5 Mart 2017 tarihinde, Tahran’da gerçekleştirilen genel kurulda sekretaryanın 9 yıl boyunca kurucu üyeler olan Türkiye, İran ve Pakistan arasında üçer yıllığına dönüşümlü olarak güçlenilmesi kararlaştırılmıştır. Bu doğrultuda EİT Sekretaryası 2018-2021 yılları arasında birliğimizce yürütülecektir.Önümüzdeki dönemde de tüzük değişikliği teklifimizi sürdürerek daimi sekretaryaya geçilmesi hususunu gündemde tutmaya gayret edeceğiz.EİT TSO sekretaryasının bu yıldan itibaren 3 sene boyunca, birliğimizce yürütülecek olması, yeni kurumsallaşma çalışmalarını da beraberinde getirecektir.İşte bugün burada TOBB İstanbul hizmet binasında gerçekleştirdiğimiz bu önemli toplantı bunun bir işaretidir. Benzer şekilde EİT kurucu ülkelerinin ve özellikle EİT üyesi Orta Asya devletlerinin katılımı ile bir çok ortak etkinlik düzenlemeyi planladığımızı da ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı.

    “Türk şirketleri TAPI’de önemli rol oynayabilir”

    TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi Halim Mete ise Türkmenistan ile Türkiye arasındaki dostluğa değinerek, “Türkmenistan dostluğumuzun kardeşliğimizin ve yarenliğimizin kökleri çok eskiye dayanan bir ülkedir. Çok şükür Türkiye Türkmenistan ilişkilerinde adeta altın çağı yaşıyoruz. Bu ilişkileri daha da geliştirme, somut sonuçlar elde etme noktasında karşılıklı olarak hemfikiriz. Kazan kazan formülüne dayanana bu yapıcı bakış açısı sebebi ile başta Türkmenistan Dış İşleri Bakanlığı olmak üzere, Türkmenistan iç dünyası temsilcilerine de teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    Mete, Türkiye’nin; Türkmenistan – Afganistan – Pakistan – Hindistan Doğalgaz Boru Hattı’nda (TAPI) önemli rol oynadığını vurgulayarak, “Bu proje Türkiye’ye bağlanmasa da inşasında ve özellikle gerekli alt yapı ihtiyaçlarının karşılanmasında firmalarımız önemli rol oynayabilirler” dedi.

    Türkmenistan‘ın bu önemli girişimini desteklemek ve projeyi gündemde tutmak istediklerini dile getiren Mete, “Bu proje bizi ilgilendirmiyor diyemeyiz. Çünkü Afganistan’ın kalkınması ve huzurunu sağlaması bu tür barış projelerinden geçiyor. Bu anlayış içerisinde inşallah istikbalimiz çok daha parlak olacaktır. Bölgemizin ve ülkemizin parlak geleceği içinde el ele gönül gönüle çalışmayı sürdüreceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

    “Bütün şirketlere açığız”

    Konferansta Afganistan’ın olası iş birliklerinde çok fazla yatırım fırsatı sunacağını belirten Afganistan Ticaret Ataşesi Abdul Qayoom Bassam, söz konusu boru hattının inşaatının başlıca bir çok fırsat sunduğunu söyledi. Enerjide yüzde 80’lere varan ithalat oranının Afganistan için ciddi bir problem olduğunu kaydeden Bassam, “Toplam elektrik arzımızın yüzde 80’i ithal olarak sağlanıyor.Hidroelektrik santrallerimiz var. Mevcut elektriğin büyük bir kısmını buradan sağlıyoruz. Fırsatları değerlendirmek isteyen bütün şirket ve Kalkınma Bankalarına açığız” ifadelerini kullandı.

  • Orman bölgesindeki evler tahliye ediliyor

    Bursa’da öğle saatlerinde başlayan orman yangınına 5 helikopter havadan müdahale ederken, sivil savunma ve AFAD ekipleri ise her ihtimale karşı evleri tahliye ediyor. Bursa Valisi İzzettin Küçük, “Kozalakların patlamasından dolayı alevler kısım kısım yayılıyor. 1-2 saate kadar inşallah kontrol altına alırız” dedi.

    Bursa’da öğle saatlerinde çıkan yangın devam ederken, risk altındaki evlerin boşaltılmasına başlandı. Vatandaşların da söndürme çalışmalarına yardım ettiği yangına 5 helikopter havadan müdahale ediyor. Yangın bölgesine gelerek bilgi alan Bursa Valisi İzzettin Küçük, “Yangının sebebi henüz belli değil. Rüzgarlı havada en küçük bir ateş hemen yayılıyor. 5 helikopter şu anda müdahale ediyor. Kozalakların patlaması sonucu alevler farklı farklı yerlere sıçrıyor. Bu yüzden yanan bölgeler kısım kısım. Sivil savunma ve AFAD ekiplerimiz vatandaşların tahliyesine yardımcı oluyor” dedi.

    Mal ve can kaybının söz konusu olmadığını anlatan Küçük, “Allah’ın izniyle 1-2 saate kadar kontrol altına alacağımızı düşünüyorum. 100 dönümlük bir alanda alevler etkili oldu. 5 helikopterin haricinde 2 tane daha istedik” şeklinde konuştu.

  • Veri sızıntıları META bölgesindeki şirketlere 1 milyon dolara mal oluyor

    Kaspersky Lab tarafından yapılan son araştırma, veri sızıntılarının META (Orta Doğu, Türkiye ve Güney Afrika) bölgesinde kurumsal şirketlere yaklaşık 1 milyon dolara mal olduğunu ortaya koydu.

    Kaspersky Lab’in yaptığı yeni bir araştırmaya göre, veri koruması şirketlerin önüne yeni zorluklar çıkarmaya devam ettiğini açıkladı. Son 12 ay içindeki en yüksek maliyetli siber güvenlik vakalarının veri korumasıyla ilgili olması da bunu kanıtladığını belirten şirket, güvenliği ihmal etmeden dijital dönüşümü gerçekleştirmek isteyen şirketler BT güvenliği harcamalarına öncelik vermeye başladığını bildirdi. Araştırmaya göre; 2018’de kurumsal şirketler BT bütçelerinin yüzde 27’sini siber güvenliğe ayırırken, bu da kurumsal veri güvenliğinin stratejik rolünün değiştiğini gösterdi.

    Veri sızıntılarının maliyeti arttı

    Araştırma sonucuna göre; 2018’de kurumların BT güvenliğine ayırdığı bütçeler, siber güvenliğin etkisinin nasıl değiştiğini de ortaya koydu. Özellikle son 12 ay içinde veri sızıntılarının maliyetleri ve verdikleri zararların artmasıyla, şirketler rahatsız edici bir gerçekle yüz yüze kaldı. KOBİ’ler için veri sızıntılarının ortalama maliyeti 2017’de 88 bin dolarken 2018’de yüzde 30 artışla 114 bin dolara ulaştı. Kurumsal şirketlerde ise ortalama maliyet bir önceki yıla göre yüzde 63 artarak 965 bin dolar oldu.

    Veri sızıntılarının sonuçları

    Genişleyen bir BT altyapısı gerektiren dijital dönüşüm sürecinde, artan bu maliyetler şirketler için büyük bir sorun teşkil ettiği belirtilen araştırma sonucunda hazırlanan raporda, META bölgesinde 2018 boyunca bugüne kadar veri sızıntısı yaşayan KOBİ’ler ortalama 15 bin dolar değerinde yeni iş fırsatını kaçırdı. Diğer bir 15 bin dolar kredi derecelendirme ve sigorta primlerinden kaybeden şirketler, sızıntı sonrasında yazılımlarını ve altyapılarını geliştirmek için de 14 bin dolar harcamak zorunda kaldı. Aynı bölgede faaliyet gösteren kurumsal şirketler de benzer sonuçlarla karşılaştı. Elbette bu şirketlerin sızıntının etkisinden kurtulmak için çok daha fazla para harcaması gerekti. 144 bin dolar yalnıza yazılım ve altyapıyı geliştirmek için harcayan kurumsal şirketler, aynı miktarı kredi derecelendirme ve sigorta primlerinden kaybetti. KOBİ’lerin aksine, kurumsal şirketler ayrıca yaşanan olay sonrasında bozulan marka imajlarını düzeltmek amacıyla halkla ilişkiler çalışmaları için de 113 bin dolar harcamak zorunda kaldı.

    Dijital dönüşümü sürdürmek için güvenlik harcamaları artıyor

    BT güvenliği vakalarının artmasıyla, şirketler de dijital dönüşüm projelerinin güvenli bir şekilde devam edebilmesi için siber güvenlik harcamalarına öncelik vermeleri gerektiğinin farkına vardığı kaydedilirken, 2018’de artan BT güvenliği bütçeleri de bunun bir göstergesi oldu. Kurumsal şirketler BT bütçelerinin yaklaşık üçte birini (4,8 milyon dolar) siber güvenlik stratejilerine ayırmaya başladı. BT güvenliğine yapılan bu ek yatırımın ardında yatan temel nedenler arasında BT altyapılarının (şirketler bulut platformlarını daha çok kullandıkça) ve özel güvenlik uzmanlıklarının gelişmesine yardımcı olmanın giderek daha karmaşık hale gelmesi bulundu. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, şirketlerin BT güvenliğinin etkisini gerçekten hissettiği ve güvenli kalmaya çalışırken karşılaştıkları zorlukların boyutu gözler önüne serdi.

    Kaspersky Lab Global Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maxim Frolov, “İş dünyasındaki dinamik değişimleri desteklemek ve verimi artırmak için şirketler bulut ve mobil çalışma şekillerini benimsiyor. Siber güvenlik, BT bütçelerindeki bir satır olmaktan çıkıp, yönetim kurullarında konulan ve her ölçekte şirket için öncelik haline gelen bir konuya dönüştü. Şirketlerin BT güvenliği bütçelerini artırması da bunun bir kanıtı. Riskler arttıkça şirketler de yatırımlarının karşılığını güçlü bir şekilde almak istiyor. Geleneksel siber güvenlik risklerinin yanı sıra çoğu şirket şimdilerde yasal baskılarla da uğraşmak durumunda kalıyor” dedi.

  • ’’Karın bölgesindeki inatçı yağlara cerrahi müdahale gerekebilir’’

    Vücut şekillendirmenin en sağlıklı yönteminin sağlıklı beslenip egzersiz yapmak olduğunu belirten Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, bazı durumlarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini söyledi.

    Diyete ve spora direnç gösteren karın bölgesindeki yağların çözümü hakkında bilgiler veren Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, bel ve karın çevresinde oluşan yağların, metabolik hastalıklar başta olmak üzere pek çok sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Yazar, vücut şekillendirmenin en sağlıklı yönteminin sağlıklı beslenip egzersiz yapmak olduğunu ifade ederken, bazı durumlarda cerrahi müdahalenin gerekebildiğini söyledi.

    Modern yaşamın önemli unsurlarından biri olan fiziksel görünümüne özen gösterme ihtiyacına yönelik, estetik cerrahi ve tıp teknolojisindeki gelişmelerin geniş imkanlar sunduğunu belirten Prof. Dr. Şükrü Yazar, ’’Günümüzde ideal vücut ölçülerine sahip olmak hemen herkesin hayalidir. Özellikle yaz mevsimi yaklaşırken ince bel ve düz bir karına sahip olmak için diyet ve egzersiz gibi yöntemlere başvurma oranı artar. Ancak unutulmamalıdır ki, kilo vermek her zaman ideal vücut ölçülerine kavuşmak konusunda çözüm olmayabilir’’ dedi.

    Estetik görümünde oluşturduğu sorunların yanında, bel ve karın çevresinde oluşan yağların, metabolik hastalıklar başta olmak üzere pek çok sağlık sorunlarını beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Yazar, Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerini açıklayarak, kadınların bel çevresinin 80 santim üzerinde olmasının sağlık açısından riskli kabul edildiğini de sözlerine ekledi.

    İnatçı yağlara kararlı çözümler

    Vücudumuzun en kolay yağlanan yerinin bel ve karın bölgesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yazar, yağlanmaya elverişli bel ve karın çevresinin aynı zamanda vücudun diğer bölgelerine göre en az hareket eden bölgeler olduğunu da belirtti. Prof. Dr. Yazar, bel ve karın bölgesinde biriken yağların hareketsizliğe direnç gösterdiğini, alınan günlük kalori miktarı düşürülse bile bu yağlardan kurtulmanın oldukça zor olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

    ’’Kuşkusuz vücut şekillendirmenin en sağlıklı yöntemi sağlıklı beslenip, egzersiz yapmaktır. Ancak inatçı yağlarla mücadele etmenin zorunlu olduğu durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Özellikle yoğun bölgesel yağlanma olan kişiler ve obezite hastaları inatçı kilo ve yağlarından bazı durumlarda ancak cerrahi yöntemle kurtulabilir. Çeşitli yöntemlerle yağları aldırmak mümkündür ancak o zaman da içi boşalan deri kendini toparlayamaz ve sarkmalar meydana gelir. Gebelik sonrasında da benzer sorunlar yaşanır’’.

    Karın bölgesinde toparlanamayan sarkmaların düzeltildiği ve fazla yağların alındığı karın germe ameliyatlarında karın kaslarının sıkılaştırıldığını ve alt/üst karın bölgesindeki derinin gerildiğini belirten Prof. Dr. Yazar, ’’Operasyon sırasında kişinin iç karnı sağlamlaştırıldığından dışa doğru şişkin (bombe) görüntüsünden de kurtulmuş olur. Sarkmış, yapısı bozulmuş ve çatlaklar oluşmuş deri kesilip atılır. Bel bölgesi gerilen karın yapısına göre orantılanır. Böylece hem ince bir bel görüntüsü hem de yeni, gergin bir karın cildi oluşturulur. Gerekli donanıma sahip hastane ortamında, genel anestezi altında yapılan karın germe operasyonu (abdominoplasti) ortalama iki ila üç saat sürebilir’’ şeklinde konuştu.

  • Karadeniz Bölgesi’ndeki Quick Sigorta Acenteleri Trabzon’da buluştu

    Kuruluş çalışmaları yaklaşık 2,5 yıl önce başlayan ve Nisan 2017 tarihinde sigortacılık ruhsatını alarak faaliyete geçen Quick Sigorta, Karadeniz Bölgesi’ndeki acenteleri ile Trabzon’da buluştu.

    Akçaabat ilçesindeki bir restoranda yapılan acenteler toplantısı öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Quick Sigorta CEO’su Levent Uluçeçen, 1 yıl gibi kısa sürede büyük bir başarı yakaladıklarını söyledi. Uluçeçen “Son derece tecrübeli ve alanının uzmanlarından oluşan bir ekibimiz var. Farklı bir yönetim anlayışı uyguladık ve süreçlerimizin büyük bir bölümünü şirket dışına aktardık. Burada uzman şirketlerle çalışıyoruz. Hızlı karar alabilen, dinamik bir ekibimiz var” dedi.

    Quick Sigorta Genel Müdürü Ahmet Yaşar ise zor bir zamanda faaliyete geçtiklerini ve özellikle trafik sigortası konusunda sıkıntı yaşandığı dönemde, pazara ve sektöre nefes verdiklerini kaydetti. Yaşar “Trafik ve kasko ile başladık ve bu alanda ciddi büyüme yaşadık. Ancak bu biraz da pazar şartları ile ilgiliydi. Son aylarda diğer ürünlerde de bir büyüme sağlıyoruz. GES ve benzeri ürünlerimiz hazır ve büyük ilgi topladı” diye konuştu.

    Öte yandan 1 yıl içinde toplam 1 milyon 300 bin poliçe satarak önemli bir başarıya imza attığı belirtilen Quick Sigorta’nın Türkiye genelinde bin 200 acentesi bulunuyor. Sosyal Medya platformlarında acente ve tüketiciler ile etkin bir iletişim süreci yürüten firma, Karadeniz bölgesinde 104 acentesi ile geçen bir yıl içinde toplam 50 bin poliçe satışı gerçekleştirdi.