Etiket: Bölgesi

  • Çukurkuyu’da Tarıma dayalı Hayvancılık bölgesi kuruldu

    Çukurkuyu Belediye Başkanı İleri Koçak, Kasabada 2 bin 500 dönüm arazi üzerine kurulumu biten Tarıma dayalı Hayvancılık bölgesinin Türkiye ekonomisine büyük katkı sağlayacağını söyledi.

    Kasaba içerisinde hayvancılık yapanların bu bölgeye gelerek hayvancılığı prfosyenel anlamda yapacaklarını kaydeden Koçak, Mera ıslah çalışmalarıyla yıllık 400 bin damızlık hayvan ithalatına karşılık damızlık sığır yetiştiriciliğiyle ithalatın azalmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

    İstihdam ve Nüfus artacak

    Koçak, ’’2 bin 500 dönüm arazide çiftçilere 10-15 dönüm parseller verilecek. Vatandaşlarımız Kırsal Kalkınma Destekleriyle tarım yapacaklar. Kasabada hayvan baskısını kaldırıp bu bölgede hayvancılık yapacaklar. Çiftliklerin yapımı başlandı. Daha profosyenel bir hayvancılık yapacaklar. Türkiye’ye örnek olacak bir proje. Bu projelerle ekonomizme büyük katkı sağlayacak. İçtiğimiz sütün kalitesinden insan sağlığı, istihdam gibi birçok konuya destek olacak. Yaklaşık 2 bin 300 olan nüfus ilerleyen yıllarda artacak. Vatandaşlar daha sistemli hayvancılık yapacak. Kasabada 10 büyükbaş ile hayvancılık yapıyorsa burada sayısını artıracak. Hayvancılıkta zaten 50 büyükbaş hayvancılıkla para kazanılabilir. Hem ekonomik anlamında hem istihdam anlamın katkı sağlayacak’’ dedi.

    Damızlık sığır yetiştirilecek

    Türkiye’nin yıllık 400 bin damızlık sığır ithal ettiğini ve Çukurkuyu’da da ilk etapta 5 bin damızlık sığır yetiştirileceğini belirten Koçak açıklamasına şu şekilde devam etti: ’’Mera Islah çalışması yaptık Tarım Bakanlığı ile 2 bin 300 dönümde bin 800 dönümü pivot sistem ile sulanıyor. Bu alanda da damızlık sığır yetiştiriciliği yapılabilecek.Türkiye’de yıllık 400 bin damızlık hayvan ithal ediyoruz. Bu ithali önlemek için ilk etapta 5 bin damızlık büyükbaş yetiştirmek istiyoruz’’

  • Düz yer olmayınca organize sanayi bölgesi dağın tepesinde kurulacak

    Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulumu için düz yer olmayınca organize sanayi bölgesi yöredeki dağın tepesine konuşlanacak.

    Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Meclis Üyesi ve Vakfıkebir OSB Yönetim Kurulu üyesi Şaban Bülbül, Vakfıkebir Organize Sanayi Bölgesi kurulumu için yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Vakfıkebir Organize Sanayi Bölgesine ait imar planlarının Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 5 Nisan 2018’de onaylandığını hatırlatan Şaban Bülbül, “Planlama alanı bütününde yüzde 52,12 sanayi parseli, yüzde 8.60’lık bölümü sosyal, teknik donatı ve park alanı, yüzde 2.15’i hizmet destek alanı, yüzde 37,14’ü kurum görüşleri ve arazinin fiziki durumuna göre yol, sağlık koruma bandı, orman alanı ve ağaçlandırılacak alan olarak arazi yapısına uygun bir yaklaşımla planlanmıştır. Düz alanda sanayi bölgesi kurmakla dağın tepesinde sanayi alanı kurmak arasındaki farkı ve zorluğu hepimiz biliyoruz. Özellikle Trabzon gibi bölgelerde sanayi alanı oluşturmanın zorluğu da ortada. Teşvikler de mutlaka buna göre verilmelidir” dedi.

    “Sanayi bölgesinde 65 adet sanayi parseli bulunacak”

    Şaban Bülbül, Vakfıkebir OSB’deki parsel alanları ve yatırım yapılacak sektörler hakkında da bilgi vererek “Planlanan alanda 10 bin – 20 bin metrekare arası 3 parsel, 7 bin-10 bin metrekare arasında 13, 5 bin ile 7 bin metrekare arasında 21 ve 3 bin ile 5 bin metrekare arasında 28 adet olmak üzere toplam 65 adet sanayi parseli yer almaktadır. Karma OSB olarak düşünülen Vakfıkebir OSB’de 24 sektöre ait tesis kurulabilir. Bu sektörler, gıda ürünleri imalatı, içeceklerin imalatı, tütün ürünleri imalatı, tekstil ürünlerinin imalatı, giyim eşyalarının imalatı, deri ve ilgili ürünlerin imalatı, ağaç, ağaç ürünleri ve mantar ürünleri imalatı, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı, kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı, kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı, temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı, kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı, diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı, ana metal sanayi, fabrikasyon metal ürünleri imalatı, bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı, elektrikli teçhizat imalatı, başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı, motorlu kara taşıtı, treyler ve yarı treyler imalatı, diğer ulaşım araçlarının imalatı, mobilya imalatı, makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı, diğer imalatlar” diye konuştu.

    “14 firma yer tahsisi için başvurdu”

    Şaban Bülbül, başvuruların alınmaya başladığını da vurgulayarak şunları söyledi:

    “14 firmamız yer tahsisi için müracaatlarını yapmıştır. Yer tahsisi ihtiyacı duyan işletmelerin bir an önce başvurularını yapmasını ve bölgenin işler hale getirilmesini bekliyoruz. İstimlak sorunu yok. 2 Temmuz Pazartesi gününden itibaren başvurular gelmeye başlarsa ve hafta sonuna kadar istediğimiz rakamlara ulaşırsak, belki de sonraki hafta yer tahsisi yapılabilir konuma geleceğiz. Bugüne kadar aldığımız tahsis başvurularının büyük çoğunluğu gıda sektörü. Orada yer alacak sektörlerin birbiriyle etkileşimini minimize edecek şekilde tahsis yapmayı planlıyoruz. OSB içindeki bir işletmenin diğer alanlara, sektörlere zarar vermemesi gerekiyor. Arıtmasının, çevresinin çok iyi şekilde yapılması gerekiyor. Vakfıkebir OSB’yi belki de arıtması, suyu, çevre düzenlemesiyle, sosyal donatısıyla Yeşil Organize Sanayi Bölgesi haline getirebiliriz. Sadece işletmelere değil, orada yaşayanlara da değer katan bir bölge haline gelebilir.”

  • İncefikir: “Çukurova soya bölgesi olabilir”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Cahit İncefikir, Türkiye’de, ilk olarak 1930’lu yıllarda Karadeniz Bölgesi’nde ekimine başlanan ve son 20 yıldan itibaren de bölgede sulanabilen alanlarda yetiştirilen soya bitkisinin Çukurova Bölgesinde ikinci ürün olarak ekilmesi durumunda, üreticinin daha karlı olacağını ve Türkiye’deki ham yağ açığının da kapanacağını söyledi.

    İncefikir, yaptığı açıklamada, protein bakımından zengin bir yağ bitkisi olan soyanın Türkiye’de ekim alanlarının her geçen yıl artması gerekirken azaldığına dikkat çekerek, kullanılan soyanın yüzde 90’ına yakının ithal edildiğini söyledi. Son dönemde üretimi yapılan soyada ilk sırayı yüzde 60 ile Adana’nın aldığını belirten İncefikir, Mersin, Samsun, Osmaniye, Kahramanmaraş’ta da ekim yapıldığını belirtti. Çukurova’nın; yapılacak desteklemelerle soya bölgesi olabileceğini belirten İncefikir, “Toprak isteği bakımından fazla seçici olmayan soya, pamuk ve buğdayın yetiştiği her toprakta rahatlıkla yetiştirilebilmektedir. Yağlı tohumlar içerisinde yüzde 40 gibi en yüksek protein oranına sahip bir bitkidir. Üreticisine para kazandırmanın yanı sıra, Türkiye’nin yağlı tohum ihtiyacı bu şekilde karşılanabilir. Türkiye ham yağ için yurt dışına büyük ödeme yapıyor. Soya özellikle Çukurova’da teşvik edilirse, hem üretici hem de devlet kazanacak” dedi.

    Soyanın anızı yok

    Soyanın anızının olmadığını da vurgulayan İncefikir, “Adanalı hatta Çukurova çiftçisi soyayı üretebilecek durumda. Bölgemizde ekilecek bu ürün gelir anlamında üreticiyi rahatlatacaktır. Ayrıca soyanın ekilmesi ile farklı sektörlerde bundan faydalanacaktır. Ekim yapılan toprağa ayrıca soyanın farklı bir faydası bulunuyor. Çukurova Bölgesi’nde yoğun olarak ekilen mısırın anızını yok etmek isteyen üretici yakıyor. Yakılan anızla birlikte topraktaki birçok organizmada yok oluyor. Ancak üretici soyada böyle bir sıkıntı yaşamıyor. Soyanın tamamen yerli tohumla üretiliyor olmasının da bizim için ayrı bir getirisi var. Soya yurt dışında farklı şekillerde üretiliyor. GDO’lu ve GDO’suz ayırabiliriz. GDO’lu daha ucuz. İthal edilenler genelde ucuzu. Yerli soya GDO’suz. İnsan sağlığı açısından sorun yaratmayan bir ürün. Soyanın doğru tarım politikalarıyla yaygınlaştırılmasının zamanın geldiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Meteorolojiden Trakya Bölgesi için sel uyarısı

    Meteoroloji, Trakya bölgesinde sel ihtimaline karşı vatandaşlara uyarıda bulundu.

    Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğünün internet sitesinde, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’nde öğleden sonra kuvvetli yağışların beklendiği belirtilerek yağışlardan sonra oluşacak ani sel baskınlarına karşı vatandaşlara uyarılarda bulunuldu. Yağışların Edirne, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’da etkili olacağı ve sıcakların 2 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor.

    Meteoroloji, kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışın beklendiği Tekirdağ ve Kırklareli’nde ani sel, su baskını, dolu ve yıldırım gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğini aktardı.

  • Organize Sanayi Bölgesi atık suyunu geri kazanıp, Aspir bitkisi yetiştiriyorlar

    Ege Üniversitesi bilim insanları, organize sanayi bölgesinde atık suları geri kazanarak bir enerji bitkisi olan aspir yetiştirdiler.

    Ege Üniversitesinden bilim insanları İTOB Organize Sanayi Bölgesinde (İTOB-OSB) atık suyunun geri kazanılması için SANTEZ, TÜBİTAK, BAP projeleri kapsamında araştırmalar yürütüyor. Projeler kapsamında kurulan pilot tesislerde, sanayide kullanılan suyun arıtılarak tarımsal sulamada ve peyzaj uygulamalarında kullanılması sağlandı. Çalışmalarda ayrıca geri kazanılan suyun proses suyu olarak OSB’lerde geri kullanılması yönünde yürütülen çalışmalardanda olumlu sonuçlar alındı.

    ITOB-OSB’de yürütülen projeler konusunda bilgi veren EÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nalan Kabay, “Çalışmalarımızda, atık suların yeniden kullanılabilmesi için; gerçekleştirdiğimiz pilot ölçek çalışmalarla ileri membran arıtma yöntemlerinin uygulanabilirliğini araştırıyoruz. Arıtılmış atık suların bir enerji bitkisi olan aspir yetiştiriciliğinde sulama suyu olarak kullanılması, İTOB-OSB’de yapılan tarla denemeleriyle incelendi. Günümüzde çevre dostu alternatif bir yakıt olan biyodizelin üretilebilmesi için, yağ içeriği yüksek yağ bitkilerinin yetiştirilmesine ihtiyaç duyuluyor. Projemizde, MBR yöntemiyle arıtılmış ve geri kazanılmış atık sular kullanılarak yetiştirilen aspir bitkisinden elde edilen yağın; gıda amaçlı yemeklik yağ ve biyodizel üretiminde kullanılabilirliğini araştırıyoruz. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda önemli sonuçlar elde ettik. Arıtılmış atık suların ikincil değerlendirme çalışmalarından bir diğeri, peyzaj alanlarında ve sulamada işlevsel ve estetik amaçlı kullanımı. Bu amaçla; İTOB OSB Arıtma tesisi sahasında rekreasyon amaçlı peyzaj çalışmalarını da sürdürüyoruz” dedi. Geri kazanılan suyun proses suyu olarak da kullanılabileceğini vurgulayan Prof.Dr.Nalan Kabay, bu sayede OSB’lerde su tüketiminin minimize edilebileceğini, bunun da ülkemizde yakın bir gelecekte yaşanacak su kıtlığı problemine çözüm oluşturacağını belirtti.

    İTOB-OSB’yi ziyaret eden EÜ Rektörü Prof.Dr. Necdet Budak, İTOB Yönetim Kurulu Başkanı Onur Ramazan Acar, İTOB-OSB Bölge Müdürü Mutlu Kenanoğlu ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Sanayi ve üniversite işbirliğinin değerlendirildiği ziyaret sonrasında Ege Üniversitesi tarafından İTOB bünyesinde sürdürülen “Membran Ayırma Yöntemleriyle Arıtılarak Geri Kazanılan Atıksuların Proses Suyu Üretiminde, Enerji Bitkisi Yetiştirilmesinde ve Peyzaj Amaçlı Yeniden Kullanılması” konusunda yürütülen TÜBİTAK projesinin pilot tesisine inceleme gezisi düzenlendi.

    Proje konusunda bilgi alan Rektör Prof. Dr. Budak, Ege Üniversitesi’nin Türkiye’nin öncelikleri doğrultusunda sanayi ile olan yakın işbirliğini sürdürmeye devam ettiğini söyledi.

    Rektör Prof. Dr. Budak şöyle konuştu: “Üniversite-sanayi işbirliği konusunda ülkemize pek çok örnek projeyi kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Ancak hızla değişen bir teknoloji ve dolayısıyla bir rekabet ortamı var. Geçmişteki işbirliklerimizin ve sanayiye olan katkılarımızı katma değeri yüksek ürünler olarak ekonomimize kazandırmamız gerekiyor. Bu anlamda işbirliklerimiz artarak devam edecek. Atık suların arıtılarak geri kazanılması konusunda ise İTOB bünyesinde akademisyenlerimiz pilot bir çalışma yürütüyorlar. Burada yürütülen projede disiplinler arası bir yaklaşım söz konusu. Bu projemizde Mühendislik Fakültesinden öğretim üyelerinin yanı sıra Ziraat Fakültesi, Fen Fakültesi, Su Ürünleri Fakültesi, Bergama Meslek Yüksekokulu, Bayındır Meslek Yüksekokulundan öğretim üyelerimiz görev alıyorlar. Akademisyenlerimiz burada yürütülen çalışma ile alternatif su kaynaklarını oluşturarak su kaynaklarımızın korunmasına, dolayısıyla ulusal ekonomimize ve sürdürülebilir kalkınmamıza katkıda bulunuyor. Bu değerli projeye imza atan akademisyenlerimizi kutluyorum. İTOB yönetimine de işbirliklerinden dolayı teşekkür ediyorum.”