Etiket: Bölgesi

  • CHP Tekirdağ Milletvekili Aygun: “Trakya, Türkiye’nin en çok kanser görülen bölgesi”

    CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, TBMM’ye verdiği araştırma önergesinde, sanayi tesislerinin arıtmadan Ergene’ye bıraktığı arsenik, kadmiyum gibi ağır metaller nedeniyle Trakya’nın Türkiye’nin en çok kanser görülen bölgesi olduğunu kaydetti.

    Aygun, Trakya’da görülen kanser artışının kapsamlı olarak incelenmesi için TBMM’ye araştırma önergesi verdi. Trakya’da kanserden ölüm vakalarının 2011 yılından itibaren istatistiklere yansıyacak oranda arttığına işaret eden Aygun, Ergene Nehri’ndeki aşırı kirliliğin büyük sağlık sorunları oluşturduğunu ifade etti. TÜİK 2017 istatistiklerine işaret eden Aygun, kanser oranının en çok görüldüğü ilk 5 il arasında yüzde 23.2 ile Kırklareli ve yüzde 23.2 ile Tekirdağ’ın geldiğini ifade ederek, Edirne’de ölüm nedenlerinin 2. sırasında yüzde 21.9 ile tümörün geldiğini söyledi.

    Kanserden en çok ölüm yaşanan kentler

    CHP’li Aygun, TÜİK Mayıs 2017 tarihli ölüm nedenleri istatistik verilerine göre, Türkiye’de her 5 ölümden 1’inin (yüzde 19,6) kanser nedeniyle gerçekleşirken, bu oranın Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’de her 4 ölümden biri (yüzde 23-24) oranında olduğunu belirtti.

    TÜİK istatistiklerine dikkat çeken Aygun, kanserin en çok görüldüğü ilk 5 ilin sırasıyla Kırklareli, Rize ve Kocaeli (yüzde 23.3), Tekirdağ (yüzde 23.2) ve İstanbul (yüzde 23) olarak sıralandığını söyledi. Aygun, “Edirne’de hastalık nedeniyle ölümlerin ikinci sırasında da yüzde 21.9 ile tümör gelmektedir” diye konuştu.

    “Akciğer kanseri yapan arsenik en çok Tekirdağ’ın suyunda var”

    Çerkezköy, Çorlu, Muratlı ve Lüleburgaz’daki bin 350 fabrikanın atıklarını arıtma tesisi olmaksızın Ergene Nehri’ne bıraktığını vurgulayan Aygun, şu bilgileri aktardı:

    “Nitekim Çorlu Deresi’nin 3 Ekim 2018 tarihinde bir plastik fabrikasının arıtmadan saldığı atık nedeniyle kırmızıya boyanması, sanayi tesislerinin oluşturduğu çevresel yıkımı ve bölgedeki denetimsizliği bütün çıplaklığı ile ortaya koymuştur. En tehlikeli kanserojen madde olduğu bilinen kadmiyum, Ergene Nehri’nde en çok bulunan ağır metaldir. Ergene Havzası’ndaki sulardan alınan örnekte en çok arsenik Tekirdağ’da saptanmıştır. Arsenik, akciğer kanserinden sorumludur. Bugün, Ergene’de hiçbir canlı yaşamaktadır. Tarımsal sulama dahi yapılamayacak boyutta kirlidir.”

    “Ergene taşınca, zehirli su gıdalarımıza da geçiyor”

    Toprak ve gıda ürünleri için de tehdit saçan Ergene’nin bölgesel sorunları hızla arttırdığını anlatan Aygun, şöyle devam etti:

    “Özellikle sonbahar döneminde etkili olan yağışlar ile Ergene Nehri taşmakta, Trakya Bölgesi’ndeki birçok tarım arazisi zehirlenmektedir. Bu zehirli su ile yetişen bitkiler aracılığıyla kanserojen maddeler insanlara geçmektedir. Bölgede, en çok meme ve akciğer kanseri görülmektedir. Trakya Üniversitesi Balkan Onkoloji Hastanesinde; 2010 yılında 1739 kanser vakası tedavi edilirken bu sayı 2017 yılında 2 bin 150’ye çıkmıştır. Özetle Trakya Bölgesi’nde kanser oranlarında görülen artışın bütün boyutlarıyla incelenmesi elzemdir.”

  • Serpil Timuray, Vodafone Avrupa Bölgesi CEO’su oldu

    Vodafone Grubu Dünya İcra Kurulu Üyesi Serpil Timuray, Vodafone Grubu Avrupa Bölgesi CEO’su olarak atandı. Timuray’ın Vodafone Avrupa Bölge CEO’luğuna getirilmesi ile eşzamanlı olarak Vodafone Türkiye de Vodafone Avrupa Bölgesi’ne dahil edildi.

    Dünyanın lider telekomünikasyon operatörlerinden Vodafone Grubu’nda Ocak 2014’ten bu yana Vodafone Grubu Dünya İcra Kurulu’nda yer almakta olan Serpil Timuray, 1 Ekim 2018 itibarıyla Vodafone Grubu Avrupa Bölge CEO’luğuna atandı. Gruptan yapılan duyuruya göre Timuray, yeni görevinde de, Vodafone Grubu CEO’suna doğrudan bağlı olarak Dünya İcra Kurulu’nda yer almaya ve Grup’un Londra’daki genel merkezinde çalışmaya devam edecek.

    Timuray’ın Vodafone Avrupa Bölge CEO’luğuna getirilmesi ile eşzamanlı olarak, Vodafone AMAP (Afrika, Orta Doğu, Asya, Pasifik) Bölgesi’ne raporlayan Vodafone Türkiye de Vodafone Avrupa Bölgesi’ne dahil oldu. Timuray, Vodafone Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı sorumluluğunu da sürdürecek.

    Serpil Timuray kimdir?

    Serpil Timuray, Ocak 2014’ten bu yana Vodafone Grubu Dünya İcra Kurulu’nda yer almaktadır. 1 Ekim 2018 tarihi itibarıyla Vodafone Grubu Avrupa Bölge CEO’su olarak atanan Timuray, Ekim 2016 – Ekim 2018 döneminde Vodafone Grubu Ticari Operasyonlar ve Strateji Dünya Başkanı, Ocak 2014 – Ekim 2016 döneminde Vodafone Grubu AMAP (Afrika, Orta Doğu, Asya, Pasifik) Bölge CEO’su, 2009-2013 yıllarında da Vodafone Türkiye CEO’su olarak görev yapmıştır. 2002-2008 yılları arasında Danone Türkiye CEO’su olarak görev yapmıştır. Kariyerine 1991 yılında Procter&Gamble’da başlayan Timuray, çeşitli pazarlama rollerini üstlendikten sonra P&G Türkiye İcra Kurulu’na atanmıştır.

    Serpil Timuray, Nisan 2015’ten bu yana Danone Grubu’nun Dünya Yönetim Kurulu’nda bağımsız üye olarak yer almaktadır. Timuray, aynı zamanda, Vodafone Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı’dır. Vodafone Grubu’nun hissedar olduğu ve borsaya kayıtlı olan Vodacom Grubu, Safaricom Kenya, Vodafone Qatar şirketlerinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak; Vodafone Hindistan, Vodafone Hutchison Avustralya ve Vodafone Mısır’da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır.

    Timuray, GSMA (Global Mobil Telekomünikasyon Birliği) Yönetim Kurulu’nda yer almaktadır ve GSMA Kamu Politikaları Komitesi’ne başkanlık etmektedir. Dünya Ekonomik Forumu YGL Alumni (Genç Küresel Liderler Mezunları) üyesi, Global 50 üyesi, DTIK (Dünya Türk İş Konseyi) Danışma Kurulu Üyesi ve TOBB GGK (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genç Girişimciler Kurulu) Üst Kurulu üyesidir. Timuray, 2013-2015 dönemi YASED (Uluslararası Yatırımcılar Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı, 2010-2014 yıllarında DEİK-TİİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türk-İngiliz İş Konseyi) Başkan Yardımcısı, 2003-2008 yıllarında SETBİR (Türkiye Süt, Et ve Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği) Başkan Yardımcısı olarak görev yapmıştır.

    Başarılı liderliğiyle pek çok kurum tarafından ödüllendirilen Timuray, Fortune Dergisi’nin hazırladığı “Uluslararası En Güçlü Kadınlar” 2017 listesinde 27’nci sırada, Financial Times’ın “HERoes: İş Hayatında Kadınları Destekleyen Şampiyonlar 2018 Dünya Kadın Liderler” listesinde 20’nci sırada, Newsweek’in “Dünyanın En Etkili 125 Kadını” 2013 listesinde 79’uncu sırada, Fortune Türkiye’nin “En Güçlü 50 İş Kadını – Global Liderler” 2017 listesinde birinci sırada yer almıştır. Ekonomist Türkiye’nin düzenlediği araştırmada 2018 yılında “Yılın Global Türk Profesyoneli” ve 2010-2013 yılları arasında üç kez “Yılın Profesyoneli” seçilmiştir. T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından verilen “Başarılı Kadın” ödülünü Mart 2013’te T.C. Başbakanı’ndan almaya layık görülmüştür.

  • Suriye sınırındaki bazı bölgeler özel güvenlik bölgesi ilan edildi

    Suriye sınırında güvenlik durumunu desteklemek, ayrıca vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, olası tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek Kilis’in Suriye sınırındaki bazı bölgeler özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

    Kilis’in Suriye sınırında bulunan bazı bölgeler ’özel güvenlik bölgesi’ ilan edildi. Kilis Valiliğinden yapılan açıklamada, bu bölgelerin 11 Eylül tarihine kadar özel güvenlik bölgesi ilan edildiği bildirildi.

    Açıklamada, “Suriye sınırında güvenlik durumunu desteklemek, ayrıca vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, olası tehdit ve tehlikeleri bertaraf etmek için 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu’nun 32/A maddesi gereğince, Höyük-Kemal Yanık Hudut Karakolu Bölgesi, Darmık-Çerçili Hudut Karakolu Bölgesi, Darmık-Hilaltepe Hudut Karakolu Bölgesi, Şerif Kaya Hudut Karakolu Bölgesi, Mehmet Yaylacı Hudut Karakolu Bölgesi, , Hilaltepe-Saatli-İlhami Hardal Hudut Karakolu Bölgesi, Afrin-Şimşek Hudut Karakolu Bölgesi, Şimşek-Demirışık Hudut Karakolu Bölgesi, Yüksektepe-Öncüpınar Hudut Karakolu Bölgesi, Öncü-İnanlı Hudut Karakolu Bölgesi, Şehit Mehmet -Öncü Hudut Karakolu Bölgesi, Çobanbey-Alsancak Şehit Yusuf Beylem Hudut Karakolu Bölgesi, ve Şehit Yalçın Nane-Ermiş Hudut Karakolu Bölgesi, 28 Ağustos tarihinde başlayıp 11 Eylül 2018 Salı günü saat 17.00’de bitecek şekilde 15 gün süreyle Valiliğimizce Özel Güvenlik Bölgesi ilan edilmesine karar verilmiştir” denildi.

  • Marmara bölgesi gladyatörlerin arenası gibi

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, Marmara bölgesinin deprem gerçeğini bölgeyi ’gladyatör arenası’na benzeterek ortaya koydu. Marmara bölgesinin iki ayrı gladyatörü olduğunu, bunlardan birinin Kuzey Anadolu Fay Hattı diğerinin ise Batı Anadolu’daki düşey atılımlı rejim olduğunu kaydeden Kalafat, “Doğal olayları afete çeviren toplum olarak biziz. Deprem öncesinde bilinçli olsak, şehirlerimizi depreme dayanıklı şekilde inşa etsek; deprem, en fazla 45 saniye süren bir doğa olayı. Bunu yağmurun ve dolunun yağması gibi bertaraf etmek mümkün” dedi.

    17 Ağustos Marmara Depremi’nin 19’uncu yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından deprem bölgelerinin tespiti ve afet zararlarının azaltılmasıyla ilgili deprem uzmanlarının katılımıyla ’17 Ağustos ve Bursa’nın Depremselliği’ konulu toplantı düzenlendi. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, Eskişehir Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu ve Doç. Dr. Muammer Tün, deprem araştırmaları ve raporlarının yanı sıra Bursa’da yapılacak deprem çalışmalarına yönelik bilgiler paylaştı.

    “Deprem 45 saniyelik doğa olayı afete çeviren biziz”

    Marmara bölgesindeki deprem gerçeğini bölgeyi gladyatör arenasına benzeterek vurgulayan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, bölgedeki fay hatlarının hareketli ve birbirini tetikler nitelikte olduğunu söyledi. Kuzey Anadolu Fay Hattının 1939’da Elazığ depremiyle başlayıp 1999 yılı Gölcük depremiyle sonlanan 60 yıllık süreçte doğudan batıya doğru göç hareketinde bulunduğunu belirten Kalafat, “Bölgede 2 ayrı gladyatör var biri Kuzey Anadolu Fayı diğeri Batı Anadolu’daki düşey atılımlı rejim ikisi de hareketli ve birbirini etkiliyor” dedi. Depremin yağmur ve dolu gibi bir doğa olayı olduğunu hatırlatan Kalafat, “Doğal olayları afete çeviren toplum olarak biziz. Deprem öncesinde bilinçli olsak, şehirlerimizi depreme dayanıklı şekilde inşa etsek; deprem, en fazla 45 saniye süren bir doğa olayı. Bunu yağmurun ve dolunun yağması gibi bertaraf etmek mümkün. Maalesef, tedbir almadığımız için orta büyüklükteki depremler bile ülkemizde yıkıcı olabiliyor” dedi.

    İstanbul ve çevresindeki deprem riskini de 40 yıl içerisinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem olma ihtimalinin yüzde 70 olduğunu hatırlatarak vurgulayan Kalafat, 90 yıl içerisinde bu riskin yüzde 95’e yükseleceğini belirtti.

    Bursa’da 14 diri fay var

    Bursa ve ilçelerinin 1966 yılında yayımlanan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan deprem bölgeleri haritasında birinci derece deprem bölgesi içerisinde bulunduğunu hatırlatan Kalafat, “Bursa’da Kuzey Anadolu Fayının İznik Gölü’nün güneyinden Gemlik Körfezi’ne uzanan orta kolu ile Yenişehir – Bursa’dan geçen güney kolu bölgenin depremselliğini önemli ölçüde belirlediğini Bursa’da Soğukpınar Fayı, Ulubat Fayı, Mustafakemalpaşa Fayı, Orhaneli Fayı, Bursa Fayı, Barakfaki Fayı, İnegöl Fayı, Gençali Fayı, Zeytinbağı Fayı, Karacabey Fayı, İznik-Mekece Fayı ve Gemlik Fayının hareketli olduğu bölgenin Kuzey Anadolu Fayı ve Batı Anadolu’nun açılma rejimi etkisi altında karmaşık bir tektonik yapı gösterdiğine dikkat çekti. 1855 yılında yaşanan ve Ulucami’den kapalı çarşıya kadar şehrin büyük bir bölümünün zarar gördüğü Büyük Bursa depreminin üzerinden 163 yıl geçtiğini, geçen bu sürede plakalar arasında 3’er metrelik ilerleme olduğunu, bu ilerlemenin de 6 şiddetinde bir deprem enerjisinin birikmesine neden olduğunu belirten Kalafat, “Gerek şehrin çok hızlı büyümesi, gerekse aktif faylara olan yakınlıkları deprem riskini arttırmaktadır. Bu yüzden bu coğrafyada öncelikli olarak yapılacak olan tüm yapıların başta hastaneler, okullar, kamu binaları, spor salonları ve geçici iskan-barınma olanağı olabilecek tüm önemli yapı unsurlarını öncelikli olarak depreme güvenli olarak inşa edilmeleri veya ehil ellerde bilinçli bir şekilde güçlendirilmeleri gerekmektedir. Marmara bölgesinde veya denizinde olabilecek büyük bir deprem Bulsa ili ve çevresinde de etkili olacaktır. Bu bakımdan burada yaşayan halkımızın ev alırken veya ikamet edeceği konutların muhakkak depreme dayanıklı olarak inşa edilip edilmediğini sorgulamaları gerekmektedir” diye konuştu.

    “Hareketlilik devam ediyor”

    Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu ise Bursa ve çevresinde yapılan sismik deneylerde Marmara’da enerjinin birikmeye devam ettiğini belirtti. Ecevitoğlu, “17 Ağustos’ta enerji boşaldı, artık rahatız’ diyemeyiz. Sürekli kırıklardan bir hareket var” diye konuştu. “En büyük gladyatör ise Marmaris’te kalkanıyla dayanmış bekliyor” diyerek Marmaris’te olası bir depreme dikkat çeken Ecevitoğlu, Marmaris ve Datça’daki sismik hareketliliğe dikkat çekti.

    Doç. Dr. Muammer Tün ise AFAD’a önerdikleri güdümlü projeye en büyük desteğin Bursa Osmangazi Belediyesinden geldiğini belirterek, Bursa’da önümüzdeki günlerde bir nevi yerin röntgenini çekip Bursa’daki aktif fay durumunu kesin olarak ortaya koyacaklarını söyledi.

  • Tarihi çarşı ve hanlar bölgesi canlanıyor

    Bursa Tarihî Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı Muhsin Özyıldırım ve çarşı esnafı, 7 asırlık çarşıya sağladığı katkılardan dolayı Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ziyaretinde bulundu.

    Burkay, çarşı ve hanlar bölgesinin Osmanlı Devleti’nin ilk ticaret bölgelerinden birisi olduğunu söyledi. Şehrin vitrini olan bölgenin kalkınması ve mimarî dokusunun bozulmadan geleceğe taşınmasını istediklerini belirten Burkay, “Çarşılar şehrimizin en önemli zenginliklerinden birisi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer alan bölgemiz şehir ticaretinin kalbinin attığı bir yer” dedi.

    Başkan İbrahim Burkay, Payitaht Çarşı Projesi ile Türkiye’nin en önemli ticaret merkezleri arasında bulunan Bursa’nın tarihî dokusuna ve misyonuna uygun bir dönüşümün startını verdiklerini kaydetti. BTSO olarak çarşı esnafına yönelik değişen tüketici ihtiyaçları doğrultusunda düzenlemeler yaptıklarını hatırlatan Burkay, 3 Ağustos’ta başlayan Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri’nin bölgenin ticarî hayatına dinamizm katacağını vurguladı. ‘Tarihin Mirası Alışverişin Âlâsı’ sloganıyla düzenlenen kampanyanın 3 Kasım 2018 tarihine kadar süreceğini vurgulayan Başkan Burkay, “Akredite iş yerlerimizden toplam 100 TL’lik alışverişle kayıt yaptıran herkes, 10 otomobil kazanma fırsatına da sahip olacak. Çarşı ve hanlar bölgemiz, kent ekonomimizin kılcal damarı olan bir bölgedir. BTSO olarak çarşı esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.