Etiket: Bölgesel

  • AKUT Bölgesel Eğitimleri Eskişehir’de gerçekleşti

    AKUT Bölgesel Eğitimleri Eskişehir’de gerçekleşti

    Yeni normalleşme sürecinde ilk AKUT Bölgesel Eğitimleri Eskişehir’de gerçekleştirildi.

    Eskişehir, Ankara, Afyonkarahisar ve Bozüyük AKUT ekiplerinin katılımlarıyla Doğada Arama Eğitimi gerçekleştirildi. Yoğun teorik eğitimlerin ardından, yeni normalleşme süreciyle birlikte AKUT ilk uygulamalı eğitimi AKUT Eskişehir ekibinin koordinesinde Kent Ormanda yapıldı. 30 kişinin katılımıyla icra edilen eğitimde, alan arama usulleri, navigasyon, arama taktikleri, iz takibi ve doğada kayıp operasyonları ile ilgili uygulamalı parkurlar çalışıldı.

    Ayrıca, operasyon yönetimi konusunda imkan ve kabiliyetlerini geliştiren AKUT Eskişehir ekibi, eğitim esnasında uydu üzerinden internet bağlantısı ve telsiz rölesi gibi kabiliyetlerini de deneme imkanı buldu.

    AKUT Eskişehir Ekip Lideri Mete Kızıl, afet ve acil durumlara karşı her zaman hazır ve uluslararası standartlarda müdahale yeteneğine sahip olduklarını belirtti.

    Öte yandan, 24-25-26 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen eğitimin bugün sona ereceği öğrenildi.

  • Isparta 32 Spor Başkanı Atakan Yazgan:” Bölgesel Amatör Lig yok sayıldı”

    Isparta 32 Spor Başkanı Atakan Yazgan:” Bölgesel Amatör Lig yok sayıldı”

    Isparta 32 Spor Başkanı Atakan Yazgan, bitime 4 hafta kala liderlerin açıklanmasına tepki gösterdi. Başkan Yazgan, alınan kararla zirve yarışındaki takımların mağdur edildiğini, Bölgesel Amatör Ligin yok sayıldığını ileri sürdü. Yazgan, “Isparta Spor Kulübü olarak TFF nezdinde yaptığımız girişimlerde bu kararın haksız olduğu, oynanmamış dört maçımız varken alınacak bu kararın doğru olmadığını belirttik. Bu bağlamda 2020-2021 sezonuna özel mücbir sebep kapsamında Bölgesel Amatör Ligi statüsünün değişikliğine ilişkin Isparta Spor Kulübü olarak diğer Bölgesel Amatör Lig takımlarının da görüşlerini alarak bir öneri çalışması yaptık. Bu çalışma ve önerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekilimiz Süreyya Sadi Bilgiç vasıtası ile Gençlik ve Spor Bakanımıza ve Türkiye Futbol Federasyonuna ilettik. Bu teklifte ligin son haliyle tescil edilip yalnızca grup birincilerinin 3. Lige çıkarılmasının yanlış olduğunu belirttik. Futbol camiasında yalnızca Bölgesel Amatör Ligde takımı olan Isparta, Siirt, Adıyaman, Kütahya, Karaman, Tekirdağ ve Edirne halkı olarak tüm devlet büyüklerimizden Türkiye Futbol Federasyonunun Bölgesel Amatör Lig hakkında almış olduğu bu yanlış kararın düzeltilmesi ile ilgili yardımlarını bekliyoruz. ” dedi

  • İKA’dan bölgesel kalkınmaya 261 milyon destek

    İKA’dan bölgesel kalkınmaya 261 milyon destek

    İpekyolu Kalkınma Ajansı (İKA) Genel Sekreteri Dr. Burhan Akyılmaz, Ajansın kurulduğu günden bu yana bin projeye 261 milyon TL destek verdiğini söyledi.

    İpekyolu Kalkınma Ajansı olarak Yaşam Kalitesi Yüksek, Beşeri Sermayesi Güçlü, Rekabetçi ve Yenilikçi, Orta Doğu’nun Çekim Merkezi İpekyol’unu inşa etme çabası içinde olduklarını söyleyen Akyılmaz, ‘‘Nitelikli insan kaynağı, mali enstrümanları ve yatırım danışmanlık hizmetleri ile bölgemizin kalkınmasında önemli bir misyon üstlenen ajansımız kurulduğu günden beri destek verdiği bin proje ile bölgemizde toplam 261 milyon TL’lik yatırımın hamisi olmuştur’’ dedi.

    Cazibe Merkezlerini Destekleme Programının bölgedeki tek yararlanıcı ili olan Gaziantep’te toplam bütçesi 40,3 milyon TL olan 5 önemli model projeye destek verdiklerini kaydeden Akyılmaz, Gaziantep Ticaret Borsası tarafından yürütülen Antepfıstığı Lisanslı Depoculuk ve Ürün İhtisas Borsası Projesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Merkezi Biyogaz Üretim Tesisi Projesi, Şahinbey Belediyesi tarafından yürütülen Mecidiye Hanı Restorasyon Projesi, Gaziantep Üniversitesi tarafından yürütülen Ayakkabı Test Laboratuvarı ve Akreditasyon Merkezi Projesi ve Hasan Kalyoncu Üniversitesi tarafından yürütülen Kalyon Garaj Prototipleme ve Girişimcilik Merkezi Projelerinin bu kapsamda desteklendiğini belirtti.

    Ajansın Güdümlü Proje Programı kapsamında bölgede toplam 20,5 milyon bütçeli 5 proje, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında ise 8,5 milyon bütçeli 4 önemli model projeye destek verdiğini vurgulayan Akyılmaz, Ajansın 2020 yılı içerisinde, Mali Destek Programları, Fizibilite Desteği Programı, Teknik Destek Programı, Güdümlü Projeler Programı, Sosyal Gelişmeyi Destek programı ve Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı aracılığıyla bölgenin kalkınmasına katkı sağlayacak projelere destek vermeye devam edeceğini söyledi.

    Akyılmaz, “Kalkınma ajanslarımız 2018 yılından itibaren bölge kalkınma planlarındaki gelişme eksenlerine uygun stratejik kalkınma hedeflerini yakalamak üzere, belirli bir sektör, tema veya mekânda kalkınma sonuçları elde etmek amacı taşıyan alt program, tedbir, proje ve faaliyetleri içeren, nitelikli analize dayanan, ilgili kurumlarla işbirliği halinde hazırlanan, bölge planları ile uyumlu olan, ölçülebilir sonuç ve çıktı hedefleri olan, orta vadeli olarak oluşturulan Sonuç Odaklı Programlar üzerinden çalışmalarını yürütmeye başlamıştır. Bu bağlamda ajansımız paydaşları ile işbirliğinde ilk etapta Gastronomi Turizmi ve Tarımda Rekabetçilik Sonuç Odaklı Programlarını hazırlayarak yürürlüğe koyduk. 2020 yılında Tarımda Rekabetçilik Mali Destek Programı, Tarımda Rekabetçilik Yönetim Danışmanlığı Mali Destek Programı, İmalat Sanayinde Dönüşüm Finansman Maliyeti Desteği Programı, İmalat Sanayinde Dönüşüm Yönetim Danışmanlığı Mali Destek Programlarının yanında Güdümlü Proje Desteği Programı, Fizibilite Desteği Programı, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı, Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı ve Teknik Destek Programıyla bölgemizin kalkınma, yatırım, tarım, sanayi, girişim ekosistemini güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    Akyılmaz, “Yeni dönemde uygulayacağımız Tarımda Rekabetçilik Mali Destek Programı, Tarımda Rekabetçilik Yönetim Danışmanlığı Mali Destek Programlarımızla bölge planımızda yer alan “Sürdürülebilir Kırsal Kalkınmanın Sağlanması” öncelikli gelişme eksenindeki “Tarımsal İşletmelerin Rekabetçi ve Etkin Bir Yapıya Kavuşturulması” ve “Tarıma Dayalı İmalat Sanayinin Geliştirilmesi” hedefiyle işletmelerimizin etkin ve rekabetçi bir yapıya kavuşturulmasını ve tarımda değer zincirinin güçlendirilmesini sağlayacağız. Özel hedeflerimiz doğrultusunda da kooperatifçilik kültürünün geliştirilmesi, eni tarım teknolojileri ve uygulamalarının benimsenmesi ve tarımsal sanayi mevcut kooperatiflerimizin kurumsal kapasitesini güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürüteceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Endüstri 4.0’ı ana eksenimize aldık” diyen Akyılmaz, “İmalat Sanayinde Dönüşüm Finansman Maliyeti Desteği Programı, İmalat Sanayinde Dönüşüm Yönetim Danışmanlığı Mali Destek Programlarımızla sanayi sektöründe üretimin ve katma değerin artırılması hedefi doğrultusunda, sanayide katma değeri yüksek üretim yapısına geçilmesini sağlayıp, AR-GE, inovasyon ve bilgi iletişim teknolojileri altyapısının geliştirilmesini sağlayacağız. Sektörel kümelenmeyi güçlendirip ihracatta 2023 vizyonuyla hedeflenen rakamlara ulaşmaya çalışacağız” İfadelerine yer verdi.

    Bölgenin yeni gelişme ekseni gösteren Savunma Sanayiinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirten Akyılmaz, “Gaziantep’te savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren ya da bu alanda tedarik sürecine dahil olma potansiyeli bulunan firmaların kurumsal ve beşeri kapasitelerinin geliştirilmesi, üretim kapasiteleri ve üretim kalitelerinin arttırılarak savunma sanayi ekosistemine dahil edilmesi amacıyla çeşitli alanlarda eğitimler, fuar ve firma ziyaretlerinden müteşekkil bir dizi faaliyetin yıl içerisine yaygın şekilde gerçekleştirilmesini planlanmaktayız. Ayrıca söz konusu firmaların sektörde yaşanan en güncel teknoloji ve gelişmeleri takip ederek vizyon kazanmaları ve yüklenici konumunda bulunan firmaların yükümlülükleri hakkında bilgi edinmeleri amacıyla Savunma Sanayi Başkanlığı başta olmak üzere Aselsan, Havelsan ve Roketsan gibi firmalara, özel savunma sanayi şirketlerine ve SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği’ne ziyaretler yapacağız. Savunma sanayinde faaliyet gösteren veya potansiyeli bulunan 10 firma ve 30 kişinin katılımları ile Savunma Sanayi Fuarları’na katılım sağlayacağız. Bunlara ek olarak TSKGV şirketleri, FNSS, BMC, Otokar, Nurol Makina, Temsa, Tümosan gibi büyük üretici firmaların davet edildiği Savunma Sanayi Tedarikçi Zirvesi düzenleyip yerli firmalarımızla B2B faaliyetleri gerçekleştirilmesini sağlayacağız” sözcüklerini kullandı.

    Medikal Sektörüne yönelik de adım attıklarını akratan Akyılmaz, “TRC1 Bölgemiz, gelişmiş sanayi gücü ve insan kaynağı ile medikal ürünler konusunda ülkemizin dışarıya olan bağımlılığının azaltılması ve ülke ekonomisine katkı sağlanması konusunda önemli bir potansiyele sahiptir. Bölge imalat sanayinin ağırlıklı olarak tekstil, gıda, metal ve plastik gibi medikal sanayiye girdi sağlayan sektörlerden oluşması, bölge ekonomisinin katma değerli üretim modeline dönüşümü noktasında önemli bir avantaj sunmaktadır. Bu kapsamda ilgili kurumlarımız ve sağlık sektöründen temsilcilerimizle beraber ‘‘Medikal Sektöründe Millileşme’’ MESANTEP çalışmamızı başlattık. Bu çalışmamız ile medikal sektörü başta olmak üzere birçok sektörde dışa bağımlılığı azaltıcı ve yerli kaynaklarımızla yüksek teknolojiye dayalı milli üretimimizi yapmaya gayret edeceğiz. Bunun yanında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında, İpekyolu Kalkınma Ajansımız desteğiyle Gaziantep Üniversitesi’nin yürütücüsü olduğu Proton Hızlandırma ve Radyofarmasötik Üretimi Tesisi Kurulumu Projesi’nin sözleşmesini imzaladık. Proje ile Gaziantep Üniversitesi bünyesinde Radyofarmasötik ilaçların üretildiği bir tesis kurulacak. Aynı zamanda farklı izotoplar ile yeni kanser ilaçlarının araştırılıp geliştirileceği bir Ar-Ge merkezi kurulacak. Bu merkezde üretilecek ilaçlarda hem iç piyasa, hem de dış piyasaya arz edilecek. Projemizin toplam bütçesi 31,5 Milyon TL olup süresi 18 aydır. Özellikle ilaç endüstrisinin stratejik öneminin farkında olduğumuz bugünlerde, böyle bir projenin Gaziantep’te hayata geçirilmesi çok önemli. İnşallah bu yatırımla ülkemizdeki ilaç endüstrisinin millileştiği ve yerlileştirildiği en önemli merkezlerden birisi de Gaziantep olacak” sözcüklerine yer verdi.

    İpekyolu Kalkınma Ajansı olarak bölgesel girişim sermayesinin desteklenmesine yönelik çalışma da yürütüldüğünün altını çizen Akyılmaz, “ Bildiğiniz üzere, büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere sermaye katkısı sağlanarak bölgelerin gelişmesine ve rekabet güçlerinin yükseltilmesine destek olmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yatırımcısı ve Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın kurucusu olduğu toplam büyüklüğü 750 milyon TL olan “Bölgesel Kalkınma Fonu” ile “Teknoloji ve İnovasyon Fonu” kurulmuştur. İpekyolu Kalkınma Ajansı olarak bölgemizde bahse konu fonların yatırım yapabileceği ve büyüme potansiyeli olan olası girişimleri araştırarak ön görüşmeler gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Söz konusu fonların bölgemizde faaliyet gösteren potansiyel girişimlere tanıtımı, fon hakkında farkındalık oluşturulması, fon yetkilileriyle girişimlerin bir araya getirilmesi konularında bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirerek bölgemizin bu fonlardan aktif şekilde yararlanması için çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyoruz” diye konuştu.

  • Op. Dr. Yüce, bölgesel yağlanmalar konusunda uyardı

    Op. Dr. Yüce, bölgesel yağlanmalar konusunda uyardı

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Yüce, bölgesel yağlanmalara dikkat çekti.

    Liposuction yani vücuttan bölgesel yağ aldırma uygulamasının en sık yaptıkları estetik operasyonlar arasında olduğunu anlatan Op. Dr. Selçuk Yüce, “Liposakşın ile yağ aldırma işlemi, özel kanüller yardımı ile deri altında birikmiş olan yağ dokunun negatif basınç uygulanarak vücuttan çıkarılması işlemdir. Vücudun neredeyse her bölgesinde bulunan yağ dokular bu yöntem sayesinde alınabilmektedir. Vücudumuzun yağ deposu olan yağ hücreleri deri altında birikmiş durumdadır. Kilo aldıkça yağ hücre sayısı artmasa da yağ hücre içinde bulunan yağ deposu artmaktadır. Liposuction sayesinde vücutta bulunan yağ hücre sayısı ve içerisindeki yağ deposu azaltılarak incelme sağlamak mümkündür. Liposuction, lipoplasty, liposhaping, bodyshaping, liposculpturing gibi çeşitli isimlerle adlandırılmaktadır. Genel anlamda hepsi aynı tedavi prensibine dayanır. Liposakşın ameliyatında amaç pürüz bırakmadan hedeflenen bölgede incelme sağlamaktır” dedi.

    Liposuction ameliyatında ayna karşısında hasta ile birlikte rahatsız olduğu tüm bölgeleri işaretlediklerini ifade eden Op. Dr. Selçuk Yüce, “Ardından hastamızı işaretlenen bölge genişliği ve sayısına göre lokal, sedasyon yada genel anestezi altında yağlarını almaktayız. Liposuction ameliyatı kuru ve ıslak olarak iki şekilde uygulanmaktadır. Islak yöntemde uygulanacak bölgeye önce hazırlanmış özel tümesen solüsyon dediğimiz bir sıvıyı enjekte ediyoruz. Bu dayede bölgedeki kan damarları, kollejen lifler gibi hedefimiz olmayan dokulara zarar vermemiş oluyoruz ve kanama riskin ive ödem ve morluğu minimuma indirmiş oluyoruz. Kuru yöntem de ise uygulanacak bölgeye sıvı vermeden direk bölgedeki yağlar alınmaktadır. Bu yöntemi çok dar alanda yağ alma durumunda uygulamaktayım. Sıklıkla ıslak yöntemi uygulamayı tercih etmekte ve daha sağlıklı olduğunu düşünmekteyim.

    Liposuction ile yağ aldırma operasyonu ile istediğimiz kadar ya alabilmekteyiz. Burada alınacak oran hastanın bazal kütle indeksi, laboratuvar kan tetkiki sonuçlarına göre belirlenmektedir. 5 litreye kadar alınan yağ aldırma işlemi normal sınır, 5 litreden sonra alınan yağ ise daha riskli yağ alma oranı kabul edilir. Fakat burada kişinin fizik muayenesi çok önemlidir. 10-12 litreye kadar yağ alınmış pek çok hastam bulunmakta ve normal hayatına çok çabuk dönmekteler. Operasyon sanıldığı kadar ağrılı bir işlem değildir. Islak yöntem ile vermiş olduğumu sıvı aynı zamanda ağrı kesici özelliği olması sebebiyle 6-8 saat bölgede lokal ağrı az olmaktadır. Aynı zamanda damardan yada ağızdan verilen ağrı kesiciler ile ağrı problemi çözülmektedir. Ameliyat sonrası 1 gece yatış uygun görmekteyim. Çünkü kısa sürede vücuttan ciddi oranda yağ ile birlikte takdir edersiniz ki bir miktar kan ve sıvı kaybı da olmaktadır. Dolayısıyla ilk gece elektrolit sıvı takibi kan takibi yapmak uygundur.

    Hastamıza ameliyattan çıkınca özel bir korse giydirmeyi uygun görüyorum . Korse sayesinde hem morluk azalmakta, hem de cilt sıkılaşması daha iyi olmaktadır. Ameliyat sonrası kısa dönem en sık komplikasyon morarma ve nadiren liposuction yapılan bölgede kanama olmasıdır. Bunun dışında hastaların korktuğu komplikasyon ise yağ ile birlikte kan kaybı ve sıvı kaybına bağlı elektrolit dengesi bozulması ve hayati bulgular olmasıdır. İyi bir takip ile çok kolay önlenebilir bir durum olan elektrolit ve kan takibi ciddiye alınmaz ise bu durumda ciddi sorunlar görülebilir ki snlanı aksine yağ embolisi değil bu nedenle hastalar sorun yaşamaktadır.

    Yağ embolisi ise 1/10000 sıklıkla görülen, çok nadir olan bir komplikasyondur. Yağ alınan bölgede yağ parçacıklarının kan içine girip oradan akciğere ulaşıp nefes alamama gibi klinik bulgulara giden bir durumdur. Sanılanın aksine çok nadir olup erken tanı ile önlenebilen bir durumdur” diye konuştu.

    Op. Dr. Selçuk Yüce, Yağ aldırma operasyonu geçiren hasta aynı gün ayağa kalkıp 1 gün sonra taburcu olduğunu belirterek, “1 hafta sonra korse ile sosyal yaşantısına dönerler. İlk 1 hafta sürekli, sonraki iki hafta aralıklı korse kullanımı uygun olmaktadır. Liposuction ile bölgesel incelme sağlarsınız fakat tartıda kilo kaybı hemen olmaz kilo kaybını 2-3. Ayda ancak fark edersiniz fakat incelmeyi hemen görürsünüz. Dünyada en sık yapılan estetik operasyonlardan birisi olan yağ aldırma ameliyatı gayet güvenli olup biz estetik cerrahlar tarafından da sevilerek yapılmaktadır.”

  • Op. Dr. Yüce, bölgesel yağlanmalara dikkat çekti

    Op. Dr. Yüce, bölgesel yağlanmalara dikkat çekti

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Selçuk Yüce, bölgesel yağlanmalara dikkat çekti.

    Liposuction yani vücuttan bölgesel yağ aldırmanın en sık yapılan estetik operasyonlar arasında olduğunu dile getiren Op. Dr. Selçuk Yüce, “Liposakşın ile yağ aldırma işlemi, özel kanüller yardımı ile deri altında birikmiş olan yağ dokunun negatif basınç uygulanarak vücuttan çıkarılması işlemdir. Vücudun neredeyse her bölgesinde bulunan yağ dokular bu yöntem sayesinde alınabilmektedir” dedi.

    Vücudumuzun yağ deposu olan yağ hücrelerinin deri altında birikmiş durumda olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Selçuk Yüce, “Kilo aldıkça yağ hücre sayısı artmasa da yağ hücre içinde bulunan yağ deposu artmaktadır. Liposuction sayesinde vücutta bulunan yağ hücre sayısı ve içerisindeki yağ deposu azaltılarak incelme sağlamak mümkündür. Liposuction, lipoplasty, liposhaping, bodyshaping, liposculpturing gibi çeşitli isimlerle adlandırılmaktadır. Genel anlamda hepsi aynı tedavi prensibine dayanır. Liposakşın ameliyatında amaç pürüz bırakmadan hedeflenen bölgede incelme sağlamaktır.

    Liposuction ameliyatında ayna karşısında hasta ile birlikte rahatsız olduğu tüm bölgeleri işaretliyorum. Ardından hastamızı işaretlenen bölge genişliği ve sayısına göre lokal, sedasyon yada genel anestezi altında yağlarını almaktayız. Liposuction ameliyatı kuru ve ıslak olarak iki şekilde uygulanmaktadır. Islak yöntemde uygulanacak bölgeye önce hazırlanmış özel tümesen solüsyon dediğimiz bir sıvıyı enjekte ediyoruz. Bu dayede bölgedeki kan damarları, kollejen lifler gibi hedefimiz olmayan dokulara zarar vermemiş oluyoruz ve kanama riskin ive ödem ve morluğu minimuma indirmiş oluyoruz. Kuru yöntem de ise uygulanacak bölgeye sıvı vermeden direk bölgedeki yağlar alınmaktadır. Bu yöntemi çok dar alanda yağ alma durumunda uygulamaktayım. Sıklıkla ıslak yöntemi uygulamayı tercih etmekte ve daha sağlıklı olduğunu düşünmekteyim” diye konuştu.

    Op. Dr. Selçuk Yüce, Liposuction ile yağ aldırma operasyonu ile istedikleri kadar yağ alabildiklerini ifade ederek, “Burada alınacak oran hastanın bazal kütle indeksi, laboratuvar kan tetkiki sonuçlarına göre belirlenmektedir. 5 litreye kadar alınan yağ aldırma işlemi normal sınır, 5 litreden sonra alınan yağ ise daha riskli yağ alma oranı kabul edilir. Fakat burada kişinin fizik muayenesi çok önemlidir. 10-12 litreye kadar yağ alınmış pek çok hastam bulunmakta ve normal hayatına çok çabuk dönmekteler. Operasyon sanıldığı kadar ağrılı bir işlem değildir. Islak yöntem ile vermiş olduğumu sıvı aynı zamanda ağrı kesici özelliği olması sebebiyle 6-8 saat bölgede lokal ağrı az olmaktadır. Aynı zamanda damardan yada ağızdan verilen ağrı kesiciler ile ağrı problemi çözülmektedir. Ameliyat sonrası 1 gece yatış uygun görmekteyim. Çünkü kısa sürede vücuttan ciddi oranda yağ ile birlikte takdir edersiniz ki bir miktar kan ve sıvı kaybı da olmaktadır. Dolayısıyla ilk gece elektrolit sıvı takibi kan takibi yapmak uygundur.

    Hastamıza ameliyattan çıkınca özel bir korse giydirmeyi uygun görüyorum . Korse sayesinde hem morluk azalmakta, hem de cilt sıkılaşması daha iyi olmaktadır. Ameliyat sonrası kısa dönem en sık komplikasyon morarma ve nadiren liposuction yapılan bölgede kanama olmasıdır. Bunun dışında hastaların korktuğu komplikasyon ise yağ ile birlikte kan kaybı ve sıvı kaybına bağlı elektrolit dengesi bozulması ve hayati bulgular olmasıdır. İyi bir takip ile çok kolay önlenebilir bir durum olan elektrolit ve kan takibi ciddiye alınmaz ise bu durumda ciddi sorunlar görülebilir ki snlanı aksine yağ embolisi değil bu nedenle hastalar sorun yaşamaktadır.

    Yağ embolisi ise 1/10000 sıklıkla görülen, çok nadir olan bir komplikasyondur. Yağ alınan bölgede yağ parçacıklarının kan içine girip oradan akciğere ulaşıp nefes alamama gibi klinik bulgulara giden bir durumdur. Sanılanın aksine çok nadir olup erken tanı ile önlenebilen bir durumdur.

    Yağ aldırma operasyonu geçiren hasta aynı gün ayağa kalkıp 1 gün sonra taburcu olmaktadır. 1 hafta sonra korse ile sosyal yaşantısına dönerler. İlk 1 hafta sürekli, sonraki iki hafta aralıklı korse kullanımı uygun olmaktadır. Liposuction ile bölgesel incelme sağlarsınız fakat tartıda kilo kaybı hemen olmaz kilo kaybını 2-3. Ayda ancak fark edersiniz fakat incelmeyi hemen görürsünüz. Dünyada en sık yapılan estetik operasyonlardan birisi olan yağ aldırma ameliyatı gayet güvenli olup biz estetik cerrahlar tarafından da sevilerek yapılmaktadır.” şeklinde konuştu.