Etiket: Bölgenin

  • Anadolu Rüyası Türkiye’deki 7 Bölgenin Kalbine Dokundu

    Türkiye’nin 7 bölgesinden 250 Uğur Okulları öğrencisinin hayata geçirdiği “Anadolu Rüyası”-Kültürler Buluşması gösterisi, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek 4 farklı yaş grubunu aynı gösteride bir araya getirdi.

    Öğrencilerin, kültürüne duyarlı bireyler olarak yetişmesini amaçlayan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde eğitim gören öğrencilerin emeklerini ortaya koydukları kültür projesi “Anadolu Rüyası”, Türker İnanoğlu Maslak (TİM) Show Center’da gerçekleşti. Türkiye karması ile Türkiye’nin renklerini dünyaya tanıtmayı hedefleyen Anadolu Rüyası, Ardahan’dan Muğla yöresine, Giresun’dan Trakya’ya uzanan halay, horon, zeybek, karşılama ve daha birçok zenginliği ortaya koydu. Türkiye’nin 7 bölgesi arasında kültür köprüsü oluşturan “Anadolu Rüyası”, 250 dansçı, 40 müzisyenden oluşan Büyük Türkiye Orkestrası ve 60 kişilik sahne arkası ekibi ile izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

    Büyük Türkiye Orkestrası’nın dinletisiyle başlayan “Anadolu Rüyası” gösterisi, ikinci perdede öğrencilerin halk oyunları gösterisiyle devam etti. Görsel bir şölene dönüşen gecenin sonunda en iyi 3 performans belirlendi. Bu sonuçlara göre Bornova Uğur Lisesi Muğla Yöresi ile 1’inci olurken, Gaziemir Uğur Lisesi İzmir Yöresi ile 2’inci, Giresun Uğur Lisesi ise Giresun Karşılaması ile 3’üncü oldu.

    ‘’ÖĞRENCİLERİMİZİN 1 YILLIK EMEKLERİ ORTAYA ÇIKACAK’’

    Gösteri öncesinde konuşan ve öğrencilerin 1 yıldır verdikleri emeklerin bu gösteri ile ortaya çıkacağını ifade eden Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, ‘’Bu güzel gösteri Bahçeşehir Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu ile Uğur Okulları’nın Türkiye’nin her noktasına yayılmış okullarından gelen öğrencilerini bir araya getirdi. Öğrencilerimiz burada kültürümüzü, ezgilerimizi sergileyecekler. Edirne’den Hakkâri’ye, Sinop’tan Antakya’ya kadar bütün bölgelerin renklerini, çeşitlerini bir arada kutlamak için 1 yıldır çalışan öğrencilerimiz, bu etkinlikle aynı zamanda birbirleriyle kaynaşma fırsatı da buldular.’’

    ENVER YÜCEL’DEN BİRLİK BERABERLİK MESAJI

    Sözlerine, bu gösteri ile vermek istedikleri birlik beraberlik mesajını vurgulayarak devam eden Enver Yücel, ‘’Hiçbir rengi, hiçbir ezgiyi dışlamadan birlik olduğumuz zaman biz Türkiye’yiz. Biz hep beraber olduğumuz taktirde güçlüyüz. Birbirimizi ötelemeden, dışlamadan, birlikte yaşam kültürünü içselleştirip, onu şarkılarla, türkülerle, oyunlarla birleştirdiğimizde biz Türkiye’yiz. Uğurlu öğrencilerimiz de bugün yapacakları gösteri ile bu birliği sergileyecekler’’ diye konuştu.

    LİSELİ VE ÜNİVERSİTELİ ÖĞRENCİLERİ BİR ARAYA GETİREN PROJE

    Etkinliğin mimarlarından Bahçeşehir Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu Derneği Başkanı Okan Gürbüz gösteri hakkındaki düşüncelerini şu şekilde ifade etti: ‘’Bugün bizim için bir gurur gecesi. Türk halk oyunları adına, Türk kültürü ve folkloru adına çok önemli bir etkinlik. Anadolu Rüyası, Türk eğitim kurumları içerisinde yapılmış en kapsamlı proje. Liseli ve üniversiteli öğrencilerimizin bir arada çalışması ile lisede okuyan öğrencilerimiz üniversite dünyasının, vizyonun nasıl olduğunu görme şansları buldular. Üniversiteli öğrencilerimiz için ise kendilerinden yaşça ufak arkadaşlarla çalışmak ciddi bir deneyim oldu.’’

    Uzun süren bir çalışma sonucunda ortaya çıkan gösteri ile vermek istedikleri mesaja da değinen Gürbüz, ‘’Biz bu gösteri ile Türk kültürünün, Anadolu kültürünün ne olduğunu, herkes için bu kültürün var olduğunu ve dünyada böyle bir kültürün eşi benzeri olmadığını göstermek istiyoruz’’ dedi.

    Gösteriye hazırlık sürecinde önemli rol üstlenen öğrencilerden Bahçeşehir Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisi Çağatay Kaan Serçiler ise duygularını şu şekilde dile getirdi: ‘’Şu anda ülkemizde özellikle terör nedeniyle yaşanan birçok sıkıntı var. Bunlar bölünmemizi isteyenler tarafından yapılıyor. Ama biz her yöresiyle, her figürüyle, bütün müzikleriyle bir bütünüz ve bu burada bu birliğin mesajını vermek istiyoruz. Çünkü bu vatan bölünemez. Yıllar öncesinden bu noktaya gelmiş bir ülke birlik içinde yoluna devam etsin istiyoruz. İnşallah bu çalışmamızla bu yolda biz de bir destek sağlamış oluruz.’’

  • Doktob Başkanı Yücel Okutur, “Bölgenin Kader Çizgisini Değiştireceğiz’’

    Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Otelciler ve Turizm İşletmeleri Birliği (DOKTOB) olağanüstü genel kurulunu gerçekleştirdi. Genel Kurulda konuşan DOKTOB Başkanı Yücel Okutur; bölgenin kaderini değiştireceklerini belirtti.

    Muğla’nın Ortaca ilçesinde Dalyan Resort otelde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurula DOKTOB üyeleri katıldı. Birliğin 2015-2016 faaliyetleri ve projeler hakkında bilgi verildi. DOKTOB başkanı Yücel Okutur, genel kurulda tekrar başkanlığa seçilerek güven tazeledi.

    Görsel kirlilikle ilgili sorunların turizm bakımından en kısa zamanda çözülmesi gerektiğine dikkat çeken DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, ‘’Bir il, ilçe beldeye geldiğinizde girişinde çiçekli ve güzel bir kavşağa geliyorsunuz, yönlendirme tabelaları özel dizayn edilmiş tüm yol kenarları çiçek ve endemik ağaçlarla peyzajı yapılmış ve tabela kirliliği olmayan,dükkanların vitrinleri ve sundurmaları görsel güzellikte olan merkeze geldiğinizde güzel bir meydan, cafe ve dinlenme yerleri olan,taşıma araçları tek tip,çöp koyma yerleri belirlenmiş,çöp konteynırları çevreci renklerle boyanmış,yol ışıkları özel seçilmiş,engelli vatandaşlarımıza göre kaldırım ve yolları tanzim edilmiş böyle bir yerde tatil yapmak istemez misiniz’’ diye konuştu.

    ‘’GOLF TESİSİ VE MARİNA OLMAMASI BÜYÜK KAYIP’’

    Golf sahaları yapılması bakımından en uygun bölgenin Muğla olduğunu dile getiren Okutur; ‘’Diğer bir önemli konu, bölgenin markalaşmasına tesir edecek farkındalık yaratacak golf tesislerinin ve Dalaman marinasının olmaması büyük kayıptır.Avrupa ve Türkiye’de golf sahalarının yapılması bakımından en uygun ilimiz Muğla’dır,ama bir tane resmi golf sahamız yoktur.Neden,çünkü golf zihinlere zengin sporu olarak yerleşmiştir.Avrupa’da,Afrika’da ve Amerika’da her yerde golf sahası vardır.Taksi şöförlerinden normal çalışan memurlara kadar herkes golf oynamaktadır. Ana temel nokta şudur;toplumda sermayeye ve yatırımcıya karşı, devamlı karşı durma fikirleri olumsuzluk yaratmaktadır bölgeye yatırım gelmesi için yatırımcıya yardım etmeli ve ilgi göstermeliyiz. Sermaye gelmez ,yatırım olmaz ise ,istihdam olmaz,bölgenin ekonomik gücü halbuki yatırımlar olur ise yatırım miktarının %30 u KDV,vergi,sigorta,muhtasar olarak ödeneceği bir gerçektir buda devlete ve bölgeye ekonomik bir katkıdır’’ dedi.

    ‘’MÜZE EKSİĞİ GİDERİLMELİ’’

    Bölgedeki üç ilçede müze olmamasının önemli bir eksik olduğunu belirten Okutur, ‘’150’nin üzerinde tarihi uygarlıkları olan ilimizin dünya çapında müzesi olması gerekmez mi? Belediye’mizin katkılarıyla caretta’ların geçmiş yaşamını anlatan ve canlı carettalardan oluşan bölgedeki endemik bitkileri ve tarihide içine alan Dalyan’da müze binasının bölge kurulunda tescili yapılmıştır. Müze açılması için çalışmalar devam etmektedir’’ şeklinde konuştu.

    ‘’ENGELSİZ TURİZM PROJESİ’’

    Engelsiz turizm projesinin bu yılsonu uygulamaya konacağını söyleyen Yücel Okutur, ‘’Projede karadan ve kanaldan elektrikli taşıma ve tekne araçlarıyla birlikte İztuzu’nda engelli iskelesi, yürüme yolları, duş ve tuvaletler yapılacak. Bu proje Türkiye’nin ilk Avrupa’nın sayılı engelsiz turizm proje uygulaması olacaktır’’ dedi.

    ‘’DALYAN CARETTA KOŞUSU”

    Turizm sezonunun süresinin uzatılmasının önemini vurgulayan Okutur, sözlerini şu şekilde sürdürdü; ‘’2015 yazında otelimizde konaklayan, İstanbul Avrasya maraton koşu organizasyonunda bulunan iki arkadaşımızla tanıştık, neden bölgemizde böyle bir koşu olmasın dedik ve belediye başkanlarımızla görüştük, tüm gerekli izin ve organizasyonlar yapılarak 29 Ekim 2016 da ilk kez “Dalyan Caretta Koşusu” olarak yapılması kesinleşti bu koşuya her ilden yüzlerce müracaat yapılmış olup işadamı, sanatçı, turizmci ve her meslekten insanlar kayıtlarını yaptırmaya başlamışlardır.

    Okutur, iki yıldır TÜBİTAK ile üzerinde çalışılan şarj edilebilen elektrik motorlu teknenin kanala indirilerek deneme çalışmalarına başlandığını da sözlerine ekledi.

  • ‘’Bölgenin Geleceğine Işık Tutacak’’

    Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ), Çukurova Bölgesel Havalimanı’nı kuruluş öz kaynaklarından karşılayarak yapacağını ilan etmesinin ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın da Adana projelerine 7 milyar liralık yatırım yapılacağını açıklaması, yatırımcıları memnun etti. Bölgenin ilk kurumsal iş merkezi özelliğine sahip Kiza Kurumsal İş Merkezi ortaklarından, Kurt İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Aydın Kurt, planlanan yatırımların Adana’nın çehresini değiştireceğini belirtti.

    Adanalı ‘Balak Metal’ ortaklığıyla gerçekleştirilen projenin şu an faaliyette olan ve yeni yapılacak olan havalimanına en yakın konumdaki iş merkezi olduğunu kaydeden Aydın Kurt, ‘’Yıllık 15 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak Çukurova Bölgesel Havalimanı, Adana ve çevresinin ticari hareketliliğini artıracaktır. Ortadoğu’ya yakınlığı, çevresinde bulunan limanlar ve uygun karayolu ulaşımıyla Adana, yatırıma en elverişli bölgeler arasına adını yazdırmıştır’’ dedi.

    HAVALİMANLARI VE YENİ ÇEVRE YOLU’NUN KESİŞİMİNDE YÜKSELEN DEĞER

    Güneyde örneği bulunmayan Kiza Kurumsal İş Merkezi’nin, üstün lojistik avantajlara sahip olduğunu kaydeden Aydın Kurt, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’nın yaptığı açıklamalara da değindi. Kurt, Sarı’nın Adana’ya 7 milyar liralık yatırım müjdesinin, kentin ve bölgenin geleceği adına çok önemli olduğunu vurguladı.

    Geçmisi son derece parlak olan Adana’nın, havalimanı, hızlı tren ve yeni çevre yolu gibi yatırımlarla çok daha parlak olacağını belirten Aydın Kurt, ‘’Değişen ve her gün gelişen Çukurova Bölgesi’nin ekonomisi, gerçekleştirilen yatırımların çerçevesinde ciddi bir büyüme kaydedecektir. Kiza Kurumsal İş Merkezi’de bu büyümeye ayak uyduracak ve kentin iş yaşamına yeni bir soluk getirecek’’ şeklinde konuştu.

    ADANA İÇİN DEĞİŞİMİN BAŞLANGIÇLARI

    Bölgenin ekonomik ve sosyal yönden kalkınması için önemli katkılar sunacak projelerin, güneyin sanayi üssü Adana’yı, diğer büyük sanayi kentleriyle rekabet eder hale getireceğini ifade eden Kurt, “Çukurova Havalimanı’nın hizmete açılması, hızlı tren hatlarının havalimanıyla birleştirilmesi, Adana’yı Türkiye’nin en büyük yolcu ve yük taşıma merkezlerinden biri haline getirecek. Adana-Mersin D-400 karayolunu rahatlatacak 31 kilometrelik Güney Çevre Yolu da kentin güneyine değer katacak. Adana’nın çehresi kamu yatırımlarıyla hızla değişirken; Şakirpaşa Havalimanı, Çukurova Bölgesel Havalimanı ve Güney Çevre Yolu’nun kesişim noktasında bulunan Kiza Kurumsal İş Merkezi de, kentin ticari hayatına önemli katkılar sunacak ve bölgenin geleceğine ışık tutacak” dedi.

  • Daib, Bölgenin İhracat Yol Haritasını Belirledi

    Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) Erzurum-Erzincan-Bayburt illeri için 2023 İhracat Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında, makro ve sektörel ölçekte kritik faktörleri ve eylem planlarını belirledi.

    DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinden oluşan TRA1 Bölgesinin 40 bin 842 kilometrekarelik yüzölçümü ile DAP Bölgesi’nin en büyük ve Türkiye yüzölçümünün ise yüzde 5,2’sini kapsayan, coğrafi konumu itibariyle Türkiye’nin batısını doğusu ile kuzeyini güneyi ile birleştiren bir kavşak noktası ve dolayısıyla dış ticaret için transit geçiş güzergahında bulunan bir lojistik, transfer ve ticaret merkezi konumunda olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin 2023 yılında hedeflediği 500 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmasına, halihazırda devam eden lojistik yatırımlar marifetiyle bölge illeri ile beraber yapılacak ihracat ile büyük bir katkı sağlayacağını öngören DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Şengel, ‘‘Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinin gelişmesinde diğer ülkelerle geliştirilecek ilişkilerin önemli bir yeri vardır. Türkiye’den Kafkaslara, İran’a, Orta Asya’ya ve Orta Doğu’ya yönelik her türlü ticari hareketlilikten bölgenin doğrudan etkilenme olasılığı vardır. Uluslararası ticaretin ve rekabetin her geçen gün arttığı mevcut konjonktürde Erzurum- Erzincan- Bayburt’un belirlenen potansiyel alanlarda ulusal ve uluslararası ölçekte sektörel rekabet güçlerini artırmak ve bölge ihracatına yön vermek amacıyla bölge için bir ihracat yol haritası çıkardık’’ dedi.

    “Erzurum-Erzincan-Bayburt İlleri İhracat Stratejisi ve Eylem Planı” ile ulaşılmak istenen nokta bölgeden yapılan ihracatın mevcut durumunun ve geleceğe ilişkin muhtemel senaryolarının ortaya konularak müdahale edilebilir alanların belirlenmesidir” diyen Şengel, “Erzurum-Erzincan-Bayburt illeri Türkiye’nin doğu sınır komşularına olan coğrafi yakınlığı ve bu ülkelere uzanan ticaret yollarına sahip bir bölgede yer aldığından Türkiye’nin lider ihracatçı bölgelerinden biri olmaya adaydır. Çalışma ile oluşturulan stratejiler söz konusu illerin dış pazarlara açılması ve ihracata başlaması için bir yol haritası niteliğinde olacaktır. Bunun için çalışma kapsamında yapılan literatür taraması, anketler, hedef pazar ve ürün analizleri neticesinde bölgenin ihracat yapmama/yapamama konusundaki eksiklikleri ve sorunlarının ortaya çıkması ile ihracat stratejisi ve eylem planı oluşturulmuştur” diye konuştu.

    HEDEF PAZARLAR BELİRLENDİ

    İki cilt olarak hazırlanan Erzurum- Erzincan-Bayburt illeri İhracat Stratejisi ve Eylem Planı’nın ilk cildinde, Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinde 150 ihracatçı firma, 20 lojistik faaliyeti olan firma ve 50 kurum-kuruluş olmak üzere toplam 220 kurum-kuruluş ile yüz yüze görüşme yapıldığını belirten DAİB Genel Sekreteri Murat Karapınar, ‘‘TRA1 Bölgesi işletmelerin dışa dönük yani ihracat odaklı üretim yapmaları ve ihracat seviyelerini arttırmalarını sağlamak ve uluslararası rekabet edebilirliklerini artırmak amacıyla hazırlanan bu çalışma ile Erzurum, Erzincan ve Bayburt illerinin mevcut durumu literatür taraması ile analiz edilmiş, işletmeler, ihracatla ilgili kurum- kuruluşlar ve lojistik sektörü yetkilileriyle ile anket çalışmaları düzenlenerek mevcut durum ortaya konulmuş, dünya ve Türkiye ticaret verileri analiz edilerek iller için hedef pazar analizleri yapılmıştır. Tüm çalışmaların tamamlanması ile ihracat stratejisi ve yol haritası oluşturuldu.’’ dedi.

    Karapınar açıklamasını şöyle sürdürdü; “Erzurum-Erzincan-Bayburt illeri Hedef Pazar-Ürün analizi olarak belirtilen ikinci cildinde ise, TRA1 Bölgesinde ihracat yapan işletmeler tarafından mevcut durumda ihraç edilen ürünler arasından seçilen 15 ürün grubu için hedef pazar matrisi ile hedef pazar ülkeler belirlendi. Hedef pazar analizinde en doğru pazarın belirlenebilmesi için ülke sayısı geniş tutularak ithalat rakamları en büyük 50 ülke incelendi. Bu ülkelerin mevcut ithalat hacimleri, ülkelerin Türkiye ile olan ticaret hacimleri, dünyanın en büyük ithalatçılarının tercih ettiği ülkeler, ithalat trendi yükselişte olan ülkeler ve son yılların yükselen dinamik pazarı olan Afrika kıtası ülkesi olması gibi parametreler incelendi. Bu parametreler sırasıyla şunlardır:

    Yakınlık, Sınır komşusu olma, Karadeniz’e kıyı olma, Mevcut ithalat hacmi, İthalat artış oranı, Türkiye’nin hali hazırda ürün ihraç ettiği ülke olması, Ortalama gümrük vergisi ve korumacı önlem seviyesi, Nüfus artış hızı, 14-25 yaş aralığındaki bireylerin toplam nüfusa oranı, GSMH artış hızı, şehirleşme hızı, Ülkenin mevcut ithalat gerçekleştirdiği ülkelere olan uzaklığının Türkiye’ye olan uzaklığı ile karşılaştırılması ve Ürünün ithal edildiği ülkenin çeşitliliği.

    Hedef pazar analizi çalışmasında ülkelerin yukarıdaki parametrelere ilişkin verileri araştırılmış ve buna göre yapılan puanlama ile bir matris oluşturularak her bir ürün grubunda ihracat açısından en avantajlı ilk 5 hedef pazar ülke belirlendi.

    Bölgesel kalkınma ile ihracat arasında doğru orantılı bir ilişkinin ve ihracat konusuna daha geniş bir perspektiften bakmak gerektiğinin farkındalığıyla ortaya konulan Erzurum-Erzincan-Bayburt illeri ihracat stratejisi ve eylem planı, bölgenin sürdürülebilir gelişmesinde ihracatın aktif bir unsur kılınması ve etkisinin artırılması yönünde uygulayıcı ve yön verici politika belirlemelerinde, ihracatını geliştirmek isteyen firmalara bakabilecekleri büyük fotoğrafı önlerine koyarak, planlama, strateji belirleme, hedef pazar seçimi vb. alanlarda sürekli, güvenilir ve güncel bir yapı çalışmasıdır.”

    TRA1 Bölgesi işletmelerinin uluslararası pazarlara açılma konusunda sorunlar yaşadığı ve ihracat yapan işletme sayısının az olduğu gerek literatür taraması gerekse de anket çalışması ile ortaya konulduğunu ifade eden DAİB Yönetim Başkanı Cemal Şengel, ‘‘Özellikle dış pazarlar ve dış ticaret hakkında bilgi eksikliği, tanıtım faaliyetlerinin yetersizliği, pazarlama kanallarının yetersiz kullanılması, üretim sürecinde yaşanan olumsuzluklar gibi nedenlerden dolayı işletmelerin ihracata yönelmediği veya tekrar yönelmek istemediği gözlemlenmektedir. İhracatta başarılı olabilmek için tecrübe, bilgi, doğru araç kullanımı ile etkin süreç yönetiminin gerekli olup, çalışmamızda belirlenen stratejiler ile yapısal kalıplaşmış sorunların giderilmesine dikkat çektik. İşletmelere danışmanlık hizmeti, eğitim hizmeti, finansman kaynağı desteği, pazarlama kanallarının geliştirilmesi, lojistik altyapısının güçlendirilmesi, rekabet edebilirliğin güçlendirilmesi, işbirliği ve koordinasyonun artırılması gibi kritik konularda stratejiler belirlenmiştir. Bu stratejilerin benimsetilmesi, sürekli ve kurumsal bir hale getirilmesi ile bölgenin ihracat potansiyeli harekete geçirilecek ve katma değeri yüksek, bölgesel gelişime hız kazandıracak bir gelişmenin önü açılmış olacaktır.’’ dedi.

    Söz konusu çalışma ile belirlenen stratejiler bölge işletmelerinin ihracat konusundaki eksikliklerine dair altyapının oluşturulması noktasında önemli çözümler sunduğunu belirten Şengel‘‘Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) tarafından hazırlanan bu çalışma kapsamındaki stratejiler bölge ihracat kapasitesini artırma konusunda tek başına yeterli olmayacağını ve kamu otoritesinin teşvik ve desteklerini artırması ile birlikte uygulandığında bölge işletmelerinin ihracat kapasitesini artırma konusunda daha etkili olacaktır.’’ dedi.

    Söz konusu strateji çalışmasına Doğu Anadolu İhracatçılar Birliğinin www.daib.org.tr adresinden ulaşabileceği belirtildi.

  • Kalkınma Bakanı Yılmaz: “En Büyük Teşvik, Bölgenin Huzur Ve Güven Ortamıdır”

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Ülkemizin huzuru için atacağımız her adım aynı zamanda yatırımlar içinde son derece olumlu katkı sağlayacaktır. Bu nedenle en büyük teşvik, bölgenin huzur ve güven ortamıdır” dedi.

    Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Van Güç Birliği Platformu Mütevelli Heyet Toplantısı, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın da katılımıyla gerçekleşti. Van Milletvekili Prof. Dr. Beşir Atalay başkanlığında gerçekleşen toplantıda konuşan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, terör hadiselerinin kendilerini normal gündemlerinden uzaklaştırmaya çalıştığını belirtti. Yılmaz, “Terörün iki maliyeti var. Birincisi, doğrudan verdiği zarar. Bu çok önemli; can kayıplarını, yaralanmaları hesaba vuramayız. Bir de ekonomik olarak dolaylı zararları var. Terör olduğu için yapılamayan işler de aslında terörün ekonomik olarak büyük bir maliyetidir. Terör var diye kullanılamayan meralar, yapılamayan ticaret, kamu yöneticilerin başka konular yerine güvenlik meselelerine odaklanması terörün dolaylı maliyetleri. Ülkemiz el birliği içinde hangi partiden olursa olsun ortak çabasıyla bunlardan kurtulur diye temenni etmek istiyorum” dedi.

    Güç Birliği Platformu’nun çok önemli olduğunu ve herkesi kucakladığını ifade eden Yılmaz, tüm kesimleri aynı çerçevede buluşturmanın ve aralarında bağlantılar kurmanın gelişmeye katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Van’ı sıradan bir il değil, bölgenin cazibe merkezi olarak gördüklerini ifade eden Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Van’da olan iyi bir şey bütün bölgeyi etkilediği gibi kötü olaylarda bölgeyi etkiler. Van’ı böyle algıladığımız için burada bakanlık olarak cazibe merkezleri programını uyguladık. Bu çerçevede önemli hizmetlere imza attık. Bütçe dışında ekstra kaynaklarla biz bu hizmetleri finanse ettik. Bu ilimizin daha ileriye gitmesi için sağlanan imkanlardır. Yatırım ortamının iyileştirilmesi çok önemli. Kalkınma denen olay yatırımlarla oluşuyor. Çevre yoluyla ilgili toplantı yaptık. İdari anlamda yapılması gereken konuları kurumlarımız araştırıyor. Yerel yönetim isterse bu sorun çözülür. Yerel yönetim bu konuda üzerine düşeni yapmıyor. Van’ın önünü açacak çevre yolu konusunda adım atması ve imar düzenlemesi yapması lazım. Keşke belediye başkanı burada olsa ona neden sorunu çözmediğini sorma imkanımız olsaydı. Diğer illerde bu sorunları belediyeler çözüyor. Belediye çözmüyorsa biz gayret edeceğiz ve başka çözüm yolları arayacağız.”

    Saray ilçesindeki Kapıköy Sınır Kapısı’nın çok önemli bir ticaret yolu olduğunu ve mutlaka geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Kapıköy Sınır Kapısı, Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgelerinin gelişmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kapıköy sadece mal ticareti için değil, hizmet ticareti için de çok önemli. Ayrıca Van’ın ve bölgenin kalkınmasında en kritik konulardan biri de İran’la ticarettir. Biz bu anlamda tercihli ticaret anlaşması imzaladık. Ambargolar nedeniyle tam istediğimiz hedefe ulaşamadık. Ancak yaptırımların kaldırıldığı bu süreçte ticareti arttırmamız lazım. İran’la ticaretin kolaylaştırılması konusunda çalışmalar yapıyoruz. Tercihli ticaret kapsamına giren malların kapsamını genişletmek istiyoruz. İran seyahatimiz bu anlamda çok olumlu geçti” diye konuştu.

    Hükümet olarak uyguladıkları teşviklerin tarihin en cömert teşvikleri olduğunu dile getiren Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Yatırım ortamınız iyi değilse, güvenlik elverişli değilse bundan yeterince istifade edemiyorsunuz. Bu teşvik sisteminin sorunu değil, kullanabilme kapasitesiyle ilgili sorun. Özel sektör yatırımları bunlardan olumsuz etkileniyor. İnsanlar sermayelerini riskli gördükleri yerlere getirmiyorlar. Ülkemizin huzuru için atacağımız her adım aynı zamanda yatırımlar içinde son derece olumlu katkı sağlayacaktır. Bu nedenle en büyük teşvik o bölgenin huzur ve güven ortamıdır. Bunu sağlamak da hepimizin ortak görevidir. Buradaki huzur ortamını korursak, nevruz döneminde İran’dan önemli oranda turist geleceğini ve Van ekonomisine katkı sunacağına inanıyorum. İran’da yaptığımız görüşmede Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı, ’Biz Türkiye’yi güvenlik sorunu olan bir ülke olarak görmüyoruz, halkımızın Türkiye’ye gitmelerini destekliyoruz’ anlamında açıklamalarda bulundu. Bu da önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.”

    AK Parti Van Milletvekili ve Mütevelli Heyet Başkanı Beşir Atalay ise, toplantıya katılan Kalkınma Bakanı Yılmaz’ın hükümet tarafından bölgedeki kalkınma çalışmaları, yatırımlar ve sorunlu yerlerdeki kentlerin yeniden inşası konusunda görevlendirildiğini söyledi. Van’da son zamanlarda çok önemli toplantıların gerçekleştirildiğini anımsatan Atalay, “Kentteki sorunların çözümü konusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Seçim döneminde en çok karşımıza çıkan Erciş ilçesindeki kentsel dönüşüm ödemeleri konusunda sorunlar vardı. Biz uzlaşma yoluyla bu sorunu çözdük ve hak sahiplerine ödemeleri yapıldı. Çevre yolu konusunda yaşanan sıkıntıların giderilmesiyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Biz kentimizle ilgili sorunları belirleyerek bu sorunların çözülmesi konusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz” dedi.

    Güç Birliği Platformu Yönetim Kurulu Başkanı olan Van Valisi İbrahim Taşyapan’ın konuşmalarının ardından Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ve DAKA Genel Sekreteri Emin Yaşar Demirci’nin sunum yaptığı toplantıda katılımcılar da öneri ve taleplerini dile getirdiler.

    Mütevelli heyetinde yer alan kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de katıldığı toplantının ardından Bakan Yılmaz Van’dan ayrıldı.