Etiket: Bölgenin

  • Kayseri ve bölgenin en büyük camisi ibadete açıldı

    Mimar Sinan’ın Selimiye Cami eserinden faydalanılan, 4 minareli, 3 şerefeli ve 10 bin kişi kapasiteli Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Fevzi Mercan Cami, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün organizasyonu ile Mevlid Kandili’nde ibadete açıldı.

    Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ndeki çalışanların dini vecibelerini yerine geçirmeleri amacıyla Mimar Sinan’ın ‘ustalık eserim’ diye nitelendirdiği Selimiye Cami’nden esinlenilerek projelendirilen caminin inşaat çalışmaları 23.11.2013 tarihinde başladı. Kayserinin en büyük, ülke genelinde ise diğer büyük camiler arasında ön sıralarda yer alan caminin ismi Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu’nun kararı ile ‘Kayseri Organize Sanayi Fevzi Mercan Cami olarak belirlenen cami, yaklaşık 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlandı. Yapımına, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Cami Yaptırma ve Güzelleştirme Derneği’nin de destek olduğu Kayseri Organize Sanayi Fevzi Mercan Cami, Mevlid Kandili’nde ibadete açıldı. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan yaptığı konuşmada, ortaya çıkan eserin söylenmek istenen ne varsa kendisinin söylediğini ifade ederek, cami hakkında bilgiler verdi. Nursaçan, “Büyük usta Mimar Sinan’ın Selimiye Cami’nden esinlenerek projesi hazırlanan bu caminin inşaatına 2013 yılı içerisinde başlanmıştır. Toplam 25 bin metrekarelik alan olan caminin ana kubbe yüksekliği 41 metre çapı ise 32 metredir. Ana kubbe 5 yarı kubbeyle desteklenmektedir. Camimizin hat, nakış, motif ve süsleme sanatında Selimiye Cami’nden örnek alınmıştır. Camiye 3 ayrı kapıdan girilmekte olup, çivisiz, tamamı geçmeli sistem el oyması kündekari ahşap tekniği kullanılmıştır. Caminin 333 penceresi, 1 açık otoparkı bulunmaktadır. Camide su kaynaklı ısı pompası kullanılarak yerden ısıtma ve serinletme sistemi kullanılmıştır. 73 metre uzunluğunda 4 minareli olan cami 10 bin kişi kapasitelidir. Cami inşaatı için Kayseri Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü kaynaklarından 14 milyon, bağışlardan ise 7 milyon destek sağlanmıştır. Bugünkü değerlere göre caminin yaklaşık maliyeti 40 milyon Türk Lirası civarındadır. Bu mabedin inşa ve temelinde emeği geçen ve maddi manevi desteğini esirgemeyen Kayseri Organize Sanayi Bölgesi yönetimi ve yönetim kurulu üyelerine ayrıca Kayseri Organize Sanayi Müdürü ve yardımcısına, OSB’de görevli birim amirleri ve çalışanlarına, mimarına, mühendisine, müteahhitine ve çalışanına şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.

    Diyanet İşleri Eski Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Nursaçan da konuşmasında, “Ne kadar güzel bir an yaşıyoruz. Sebep olanlardan Mevlam razı olsun. Sevgili peygamberimiz Mekke’den Medine’yi Münevvere’ye geliyor, ilk işi cami yapmak. Cami bu kadar mı önemli? Evet, bu kadar önemli. Efendimizin birinci işi cami yapmak, ikinci işi talebelerin kalacağı yeri yapmak. Üçüncü iş insanları barıştırmak” diye konuştu.

    Kayseri’ye ve Organize Sanayi Bölgesi’ne yakışan bir cami olduğunu belirten Vali Süleyman Kamçı ise, “Bu güzel caminin ilimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Güzel bir cami oldu, hayırseverlerimizi tebrik ediyorum. Fevzi Mercan Cami ilimize, Organize Sanayi Bölgemize yakışır, güzel bir cami oldu. Hayırseverlerimiz başta olmak üzere caminin yapımında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Burada yapılacak ibadetlerin İslam aleminin huzuruna vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ve İl Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven de yaptığı konuşmada caminin yapımında emeği geçenlere ve hayırseverlere teşekkürlerini iletti.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından caminin yapımında katkıları bulunan hayırseverlere plaket takdim edildi. İl Müftüsü Şahin Güven tarafından yaptırılan duanın ardından mevlit programına geçildi. Programa Vali Süleyman Kamçı’nın yanı sıra vali yardımcıları, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik ile ilçe belediye başkanları, kurum kuruluş müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

  • (Özel haber) Bitlis Eren Üniversitesi bölgenin ilk elektrikli arabasını üretti

    Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümü Öğretim Görevlisi ve 6 öğrencisi, Doğu ve Güneydoğu bölgesinin ilk elektrikli arabasını üretti.

    “Eren” ismini verdiklerin araba saatte 80 kilometre hızla giderken, şarj ömrü ise 300 kilometre yol kat edecek şekilde ayarlandı. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Yakup Şahin ve altı öğrencisi önümüzdeki günlerde Kocaeli’de düzenlenecek TÜBİTAK proje yarışmalarında derece elde etmeyi hedefliyor. Bölgede tek olan bu aracı gece gündüz demeden yaparak yürür hale getiren Şahin ve öğrencileri, Bitlis’te de güzel şeylerin yapıldığını gösterdiler.

    Aracı bizzat sürerek test eden BEÜ Rektörü Prof. Dr. Erdal Necip Yardım, öğrencilerle gurur duyduğunu söyleyerek, “Sizler benim gönlümün birincisisiniz sizlerden beklentim bu işi bu noktada bırakmamanızdır” dedi. Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Yakup Şahin ve öğrencilerini tebrik eden Rektör Yardım, “Öğrencilerimizi ve danışman hocalarımızı gerçekten yürekten tebrik ediyorum. Bu projeyi TÜBİTAK’tan aldılar ve başarı ile bu noktaya kadar getirdiler. Bu tabi ki ciddi bir çalışma sonucudur. Bundan emeği geçen 6 arkadaşımızın arkadaşları belki eve gidip dinlenirken bu arkadaşlarımı hep bu işin peşinde dolaştılar. Aylar önce beraber başlamıştık bu işe bu noktaya getirecekleri yönünde inancımız sonsuzdu. Bu kararlılıklar sonunda kadarda işi takip ederek ilk aracımızı da yapmaya vesile oldular. Bizim arkadaşlarımızdan beklentimiz işi bu noktada bırakmamalarıdır. Katılacakları yarışmada sonuç ne olursa olsun onlar bizim gönlümüzün birincisi başımızın tacıdırlar. Bunu bilmeleri gerekir. Ama bu size özgüveni kazandıracak. Bundan sonraki aşamada bundan çok daha iyisini yapabileceğiniz biliyorsunuz. Şunu da biliyorum ki kısıtlı imkanlarla bu işe girdiniz ama çok şükür bu noktaya geldi ve ben kendim test sürüşünü de yaptım. Bunun benim içinde ne kadar önemli olduğunu lütfen anlamaya çalışın. Çünkü bu benim için büyük bir guru kaynağıdır sizlerle gurur duyuyorum. Bundan sonrada inşallah çok daha güzel yerlerde hatta çok daha büyük projeleri yapmaya aday olduğunuzu zaten gösterdiniz. Çok daha başarı projelere imza atmanızı temenni ediyorum” diye konuştu

    Aracı test eden Rektör Yardım, “Arabanın kullanımı çok güzeldi tabi gaza basmak istemedik. Gaza basarak biraz daha hızlı bir şekilde gidebilirdik. Ama bunu arkadaşlara bırakalım onlar gaza basıp gidip orada birinci olsunlar. Dediğim gibi birinci olmak çok önemli değil zaten onlar bizim birincimizi. Araçta hiçbir sorun yok çok rahat ve güzel bir kullanımı var. Ümit ediyorum sonuç olarak bu güzelliğin arkasından daha başarılı çalışmalar gelecektir. Aracımızın adı Eren hem üniversitemizi hemde Eren ailesini temsil etmek adına bırakılmıştır” dedi.

    BEÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğretim Görevlisi Yardımcı Doç. Dr. Yakup Şahin, aracın teknik ve hız özelliklerinden bahsederek, “İki ay gibi kısa bir sürede TÜBİTAK’ın desteğiyle Eren isminde elektrikli aracımızı yapıp ayağa kaldırdık. Saatte 80 kilometre hızla gidecek şekilde yapmış olduk. Altı kişilik bir ekiple çalıştık. Ekibimiz gece gündüz demeden hummalı bir şekilde çalışarak sonunda başarıya ulaştık. Aracımızın 4 saat gibi bir şarj süresi var be bu şarjla 300 kilometre yol kat edebiliyoruz. Üniversitemiz yeni kurulan bir üniversite bizde burada güzel şeyler yapıldığını göstermek istedik ve zannedersem başarıya ulaştık. Bir sonraki hedefimiz ise Bitlis ve Van arasında yolculuğu çok daha kısa bir süreye indirebilecek bir sürat teknesi yapmayı planlıyoruz. Bu şekilde ikinci projemizi de hayata geçirmeyi arzu ediyoruz” dedi.

    Şahin, “Doğu ve Güneydoğu terörle veya yasa dışı olaylarla anılmamalıdır. Burada güzel şeylerin de olduğunu ve yapıldığını göstermek istedik. Bu hedefimizi de ulaştığımız için mutluyuz. Eren ismindeki bu aracımız Doğu ve Güneydoğu’da elektrikli araç adına yapılan ilk araçtır bu noktada bunun da büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Aracımız aşağı yukarı bize 40 bin TL’ye mal oldu. Bunun 35 bin TL’sini TÜBİTAK destekledi geri kalanı ise Bitlis Valiliği üniversitemiz ve diğer sponsorlardan karşıladık. TÜBİTAK yarışmasına ilk defa katılacağız. Bizimle beraber 30 civarında proje katılacak bizim hedefimiz tabi ki birincilik ama ilk katıldığımız için yerlilik veya başka derecelerle de dönmeyi hedefliyoruz. Aracımızın kilometre göstergesi, batarya şarj durumu ve telemetri sistemleri henüz monte edilmedi onları da en kısa zamanda monte edeceğiz” diye konuştu.

  • Tokat’a bölgenin en büyük besi çiftliği kuruldu

    Tokat’ın Niksar ilçesinde 90 bin dönümlük alan üzerinde bölgenin en büyük besi çiftliği faaliyete geçti.

    Samsun-Amasya-Tokat Bölgesinin en büyük besi çiftliği özelliğine sahip olan Niksar-Kümbetli köyünde 90 bin dönüm alan üzerine kurulu tesiste, et, yoğur ve peynir ürünleri üretilecek.

    Merkezi İstanbul’da bulunan Yönetim Kurulu Başkanlığını Hayrettin Taşkıran’ın yaptığı, Türkiye’nin dört bir yanında yaklaşık 90 şubesi bulunan bir döner firması Niksar’da bölgenin en büyük çiftliğini kurdu. 2012 yılında Niksar’da üretime başlayan “Niksar Bereket Süt Ürünleri” adıyla kurulan fabrikası bulunan şirketin, 90 Bin dönüm arazi üzerine kurulu besi çiftliği de faaliyete başladı.

    Niksar Kaymakamı Selami Kapankaya, bölgeye ekonomik anlamda büyük katkısı olan firmanın üretim fabrikasını ziyaret ederek işletme sahibi Ahmet Taşkıran’dan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

    Taşkıran fabrikada günlük 10 ton süt işlendiğini ve ayran, yoğurt, tereyağı üretimi yapıldığını söyledi.

    Kaymakam Kapankaya fabrika incelemesinin ardından beraberinde İlçe Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürü Namık Özdüzgün ile birlikte, 90 Bin dönüm alan üzerine kurulu besi çiftliğine geçti.

    Burada Kaymakam Kapankaya’ya bilgiler beren işletme sahibi Ahmet Taşkıran besi çiftliğin şu an itibariyle faaliyetine başladığını belirterek; “Tesisimiz toplamda 90 dönüm üzerine kurulu, 45 dönümü hayvan podaklarıyla çevrili 5 bin baş kapasiteli bir durumda. Ama biz hayvan refahı açısından, hayvanın daha rahat daha güzel bir ortamda yetişmesi için 3330 baş koymayı hedefliyoruz. Bir podağımız 50 baş hayvan alıyor, bir sırada toplam 550 hayvan oluyor, bunun gibi toplamda altı sıra var, toplamda 3300 hedefliyoruz. 2017 yılının sonuna kadar ki hedefimiz 550 hayvan yaparak, 2018 yılının sonunda da 3300 baş kapasiteye yani tam kapasiteye çıkmayı hedefliyoruz. Şu an için Güney Amerika’dan ilk partiden oluşan 113 angus cinsi hayvanımız geldi. Bundan sonra ise Avrupa’dan 180 adet bir siparişimiz var, onlar da en kısa sürede burada olacaklar. Geldiğinde inşallah çiftliğimiz dolmuş olacak” dedi.

    Taşkıran hedeflerinin 20 bin baş hayvana ulaşmak olduğunun altını çizerek, “Uygun fiyat durumu oluşursa çiftliğe yerli dana da koymayı planlıyoruz. Bizim besi çiftliğimizde hedefimiz 20 Bin rakamlarına çıkmaktır. Niksar’ı hayvancılık cazibesi haline getirmek istiyoruz, gelişmiş illere baktığımız zaman büyükbaş hayvancılık üst sınırlarda, yapılan çalışmalarda hayvancılıkla gelişmiş il seviyesine çıktığı görülüyor. İnşaat sektörü lokomotif bir sektör ama hayvancılık olmadan da olmuyor. Çünkü hayvancılık tabanı geliştiren bir sektör. Bizde inşallah Niksar’da 20 Bin baş hayvan seviyesine çıkmak istiyoruz, hayvancılık dendiğinde inşallah Niksar akla gelecek” dedi.

    Taşkıran ayrıca, hayvanların yem ihtiyaçları için anız, saman, yonca, silaj gibi ürünlerin tamamını Niksar çiftçisinden aldıklarını ve bundan sonra da almaya devam edeceklerini ifade ederek” Biz Niksar için varız, Tokat için varız” diye konuştu.

  • Bölgenin en büyük ve en kaliteli eleme tesisi Aksaray’a kuruldu

    Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da, Ziraat Odası Başkanlığı tarafından bölgenin en büyük tohumluk buğday ve arpa eleme tesisi kuruldu.

    Tarım ve hayvancılık sektöründe söz sahibi olan ve nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’a bölgenin en büyük ve en teknolojik eleme tesisi kuruldu. 1 milyon 200 bin liraya kurulan eleme tesisi saatte 10 ton eleme yaparak, 24 saatte yaklaşık 200 ton civarında eleme işlemi yapıyor. Eleme tesisi ile ilgili bilgiler veren Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak, eleme tesisinin bölgenin en büyük ve en kaliteli eleme tesisi olduğunu belirterek, “İhtiyaç olan her türlü aşamada üreticilerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Tabii üreticilerimizin en azından gelip buraları özellikle bu tesisi görmelerini istiyoruz. Şu anda tesisimize Kırşehir’den bile arpa, buğday getiren üreticilerimiz var. Ciddi şekilde talep de var. Bu eleme tesisi Aksaray’a, üreticilerimize ciddi şekilde katkı sağlayacak. Bizim burası 24 saat hizmet veriyor. Üreticimiz hiçbir şeye karışmıyor. Sadece arpasını, buğdayını getiriyor. Bizim burada çalışan arkadaşlarımız döküyor, eliyor, ilaçlıyor ve torbalıyor, üreticimizin römorkuna dolduruyor” dedi.

    “Tohumumuzu kesinlikle eletmeliyiz”

    Tohum eletmenin önemine değinen Başkan Koçak, “Tohumumuzu elettiğimiz zaman yüzde 20, yüzde 30 gibi kara geçecek. Daha kaliteli tohum ekecek, daha iyi ilaçlanmış tohum ekecek. Bu da hem üreticimizin cebinde kar olarak kalacak, hem de ülkemizin milli ekonomisine ciddi şekilde katkı sağlayacak” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Bestami Zabun ise, “Tarım ve hayvancılıkla ün edinmiş Aksaray’ımız çok önemli bir tesise kavuşmuştur. Çiftçilerimiz kendi tohumluklarını kendileri bir şekilde kendi imkanlarıyla eleyerek kullanıyorlardı. Ama Aksaray Ziraat odamız yapmış olduğu bu hizmetle eleme tesisini burada kurdu. Günde 8 ton kapasite ile arpa, buğday tohumu elde edilmekte. Çiftçilerimizin kendi ürettiği ürünleri burada eleyerek sortex sistemi ile içindeki her türlü yabancı ve zararlı ürünleri görerek ayıklıyor. Neticede ilaçlanarak torbalanıp vatandaşa güzel bir hizmet sunulmakta” dedi.

    Eleme tesisinden memnuniyetini dile getiren üretici Ahmet Dağlı da, “Allah razı olsun burayı yapanlara. Çok güzel yapılmış. Eskil ilçesine gittim, sordum, 100 TL dediler kilosuna. İşçiliği, her şeyi kendime aitti. Ama burada elini değmeden arabana yüklüyorlar her şey buraya ait 65 TL’ye yapılıyor. Çuvalı, ilacı, her şeyi buraya ait. Vatan için millet için çalışalım ki birlik beraberlik olsun. Memlekete güzel mahsuller yetiştirelim” şeklinde konuştu.

  • Kızılay, Gazze’ye bölgenin en büyük lojistik merkezini kuruyor

    Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Gazze’nin en büyük insani lojistik deposunu inşa ettiklerini belirterek, “İnşa ettiğimiz merkezi Filistin Kızılayı’na devredeceğiz, onlar aracılığıyla işletilecek. Gelecek yıl açmayı planlıyoruz” dedi.

    Kızılay, Gazze’de Afet ve İnsani Yardım Lojistik Merkezi kuruyor. Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Kızılay’ın Gazze’nin en büyük insani lojistik deposunu inşa ettiğini söyledi. Bölgeye yönelik yardımların süreceğini belirten Dr. Kınık, “Kızılay olarak bölgede seri bir yatırımımız var. Bunlardan en önemlisi Gazze Afet ve İnsani Yardım Lojistik Merkezi’nin inşası. Burası, Gazze’deki en büyük Afet ve İnsani Yardım Lojistik Merkezi olacak. İnşa ettiğimiz merkezi Filistin Kızılayı’na devredeceğiz, onlar aracılığıyla işletilecek. Gelecek yıl açmayı planlıyoruz” dedi.

    Kızılay’dan yetimlere bayramlık

    Kızılay, Gazze’de 100 yetime toplu iftar verdi ve bayramlık elbise dağıttı. Gazze’deki Emel Yetim Enstitüsü’nde düzenlenen iftara, Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık ve beraberindeki heyetin yanı sıra Kudüs Başkonsolos Yardımcısı Erman Topçu ve bazı konsolosluk yetkilileri katıldı.

    Kızılay Genel Başkanı Dr. Kınık, Filistin Kızılayı ile iş birliği halinde düzenlenen program çerçevesinde Ramazan ayı münasebetiyle Gazze’de ihtiyaç sahibi yaklaşık 15 bin aileye gıda yardımı dağıttıklarını söyledi. Kınık, “Gıdanın yanı sıra nakdi yardımlar da ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. İsrail’in bölgeye düzenlediği son saldırılarda büyük zarar gören Gazze’nin doğusundaki Şucaiyye mahallesinde evleri yıkılan ailelere kira desteği sağlıyoruz” dedi.

    İsrail’in yaklaşık 11 yıldır kesintisiz şekilde abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, Birleşmiş Milletler verilerine göre halkın yüzde 80’i geçimini sosyal yardımlara bağlı olarak sağlıyor.