Etiket: Bölgede

  • Madrid’deki 6 bölgede 21 Eylül’den itibaren karantina tedbirleri uygulanacak

    Madrid’deki 6 bölgede 21 Eylül’den itibaren karantina tedbirleri uygulanacak

    İspanya’nın başkenti Madrid’in bölgesel hükümeti tarafından yapılan açıklamada, korona virüs salgınında vaka sayılarının artış gösterdiği 6 bölgede 21 Eylül’den itibaren karantina tedbirlerinin uygulanacağı duyuruldu. Kısıtlamalardan yaklaşık 850 bin kişinin etkilenmesi bekleniyor.

    Korona virüs salgını Avrupa ülkelerinde yeniden tırmanışa geçmesinin ardından birçok ülke kısıtlamaları geri getirmeye başladı. İspanya’nın başkenti Madrid’in bölgesel hükümeti tarafından yapılan açıklamada, korona virüs salgınında vaka sayılarının artış gösterdiği 6 bölgede 21 Eylül’den itibaren karantina tedbirlerinin uygulanacağı duyuruldu. Getirilen kısıtlamaların yaklaşık 850 bin kişiyi etkileyeceği düşünülüyor. Kısıtlamaların uygulanacağı 6 bölgede parklara ve kamuya açık olan alanlara erişim kısıtlanacak. Toplantılar 6 kişi ile sınırlandırılacak. İşletmeler ise yerel saatle 22:00’de kapatılacak.

    Bölge Lideri Isabel Diaz Ayuso bugün yaptığı açıklamada, başkentte bulunan 6 bölgede, bölgeler arası ve bölge içi hareketlerin kısıtlanacağını aktardı. Ayuso, 100 bin kişide bin vaka sayısına ulaşılması nedeni ile bu bölgelerin seçildiğini ifade ederken, “Kilitlenmeden ve ekonomik felaketten kaçınmalıyız. Tüm vatandaşları kısıtlama zamanının geldiğini düşünmüyoruz. Bunun yerine mükemmel bir şekilde belirlediğimiz alanlarda önlemleri uygulama zamanı” dedi.

    Öte yandan İspanya’da toplam vaka sayısı 640 bin 40’a, toplam can kaybı ise 30 bin 500’e ulaştı.

  • Topçu: “Özbekistan’ın komşularıyla istikrar ve işbirliğinin sürdürülmesine katılımı bölgede ve bölgesel düzeyde önemli”

    Topçu: “Özbekistan’ın komşularıyla istikrar ve işbirliğinin sürdürülmesine katılımı bölgede ve bölgesel düzeyde önemli”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, “Özbekistan’ın komşularıyla istikrar ve işbirliğinin sürdürülmesine katılımı Türk dünyası dahil olmak üzere bölgede ve bölgesel düzeyde önemli. Ülkenizin Türk devletleri İşbirliği Konseyi üyesi olması, hepimiz için yararlı, kültürel ve kardeşlik ilişkileri güçlendirmek için yeni bir yasal zemin oluşturdu. Hepimiz bu istikrar üzerinde olumlu bir etkiye tanık oluyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Özbekistan Resmi Haber Ajansı Dunyo AA’ya konuştu. Topçu, “Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev’in BM Genel Kurulu’nun Eylül 2017’deki 72. oturumunda yaptığı tarihi konuşması, bölgede ve dünyada barış, kalkınma ve istikrarın sağlanmasına yönelik teklifler bakımından zengindi. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev’in inisiyatifiyle BM Genel Kurulunun ‘Aydınlanma ve Dini Hoşgörü’ özel kararının kabul edilmesi, Gençlik Hakları Konusunda Uluslararası Münazara oluşturulması Özbekistan’ın dünya toplumunda söz sahibi modern bir devlet olarak temsil edildiğinin kanıtıdır” diye konuştu.

    Özbekistan’ın inisiyatifiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun ‘Aydınlanma ve Dini Hoşgörü’ konulu özel kararının kabul edilmesi ve bunun Türkiye ve diğer ülkelerin desteğiyle olmasının önemli bir olay olduğunu söyleyen Topçu, şunları kaydetti:

    “Dinsel hoşgörü alanında atılan adımlar da dahil olmak üzere Özbekistan’da meydana gelen köklü değişiklik ve reformların ABD’nin Uluslararası Din Özgürlüğü Raporuna yansıması dikkat çekicidir. BM ve diğer uluslararası kuruluşlar kürsüden defalarca açıklama yaptı. Özbekistan’ın Orta Asya liderlerinin istişare toplantısı düzenleme girişimi de Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev’in bu konuya ne kadar büyük önem verdiğini gösteriyor. Özbekistan’ın komşularıyla istikrar ve işbirliğinin sürdürülmesine katılımı Türk dünyası dahil olmak üzere bölgede ve bölgesel düzeyde önemli. Ülkenizin Türk devletleri İşbirliği Konseyi üyesi olması, hepimiz için yararlı, kültürel ve kardeşlik ilişkileri güçlendirmek için yeni bir yasal zemin oluşturdu. Hepimiz bu istikrar üzerinde olumlu bir etkiye tanık oluyoruz. Karakalpakistan bölgesi sakinleri, bölgedeki verimli topraklarda çölleşme riski altındadır. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyayev, Aral Denizi’nin olumsuz sonuçlarına karşı kararlılıkla mücadele ediyor. Türkiye’yle bu konuda işbirliği yapmasından memnunuz.”

  • Erzurum bölgede 1, ülkede 25’inci sırada

    Erzurum bölgede 1, ülkede 25’inci sırada

    Erzurum’da 12,3 milyar TL tutarında kamu bankası, 3,2 milyar TL tutarında özel banka, toplamda ise 15,5 milyar tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti.

    TBB 2020 Haziran dönemi Erzurum nakdi kredi iller dağılım sonuçlarını açıkladı. Erzurum’da 12,3 milyar TL tutarında kamu bankası, 3,2 milyar TL tutarında özel banka, toplamda ise 15,5 milyar tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti. İlde kişi başına düşen nakdi kredi tutarı 20,4 bin TL oldu. Erzurum Nakdi kredi kullanım tutarı yüksekliği bakımından, Bölge illeri sıralamasında ilk sırayı aldı.

    Erzurum Kişi Başına Düşen Kredi Tutarı

    Türkiye Bankalar Birliği (TBB) TBB 2020 Haziran dönemi Nakdi Kredilerin İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı verilerine göre Erzurum’da 2020 Haziran ayı ölçeğinde kişi başına düşen nakdi kredi tutarı özel banka kredilerinde 4 bin 210 TL, kamu bankası kredilerinde 16 bin 227 TL, toplam nakdi kredi de ise 20 bin 437 TL olarak hesaplandı.

    Kamu Bankası Kredileri Ve Erzurum

    Haziran dönemi kaydında Erzurum’da 12,3, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 15,1, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 22,3, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 47,9 milyar TL tutarında kamu bankası nakdi kredi kullanımı kaydedildi. İlin Türkiye toplamında kamu bankası kredi kullanım tutarı payı yüzde 0,92 oldu.

    Özel Banka Kredileri Ve Erzurum

    Dönemde Erzurum’da 3,2, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 4,4, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 8,2, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 20,6 milyar TL tutarında özel banka nakdi kredi kullanımı kaydedildi. İlin Türkiye toplamında özel banka kredi kullanım tutarı payı yüzde 0,17 olarak tespit edildi.

    Bölgesel Veriler Ve Erzurum

    Haziran 2020 dönemi ölçeğinde Erzurum’da 15,5, KUDAKA istatistik Bölgesi illerinde 19,5, Kuzeydoğu Anadolu İstatistik Bölgesi illerinde 30,6, Doğu Anadolu Bölgesinde ise 68,6 milyar TL tutarında nakdi kredi kullanımı gerçekleşti. İlin ülke toplamında nakdi kredi kullanım tutarı payı yüzde 0,48 olarak bildirildi.

    DOSİAD Analizi Erzurum Bölge Payları

    DOSİAD Araştırma Merkezi analizlerine göre, Haziran ayı bandında Erzurum’un kredi kullanım payı kamu bankası kredilerinde KUDAKA istatistik bölgesinde yüzde 81,72, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesinde yüzde 55,34, Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 25,78; özel banka kredilerinde KUDAKA istatistik bölgesinde yüzde 71,9, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesinde yüzde 38,65, Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 15,5; toplam kredide ise KUDAKA istatistik bölgesinde yüzde 79,48, Kuzeydoğu Anadolu istatistik Bölgesinde yüzde 50,82, Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 22,69 oranında pay gösterdi.

    Bölge İlleri Kredi Kullanım Tutarı Dağılımı

    Dönemde Erzurum’da 15,5 milyar, Malatya’da 10,5 milyar, Van’da 9,0 milyar, Elazığ’da 8,7 milyar, Kars’ta 3,5 milyar, Ağrı’da 3,7 milyar, Erzincan’da 3,1 milyar, Bitlis’te 2,8 milyar, Muş’ta 2,3 milyar, Iğdır’da 2,2 milyar, Bingöl’de 1.8 milyar, Ardahan’da 1.6 milyar, Hakkari’de 2,1 milyar, Tunceli’de 1,3 milyar TL tutarında nakdi kredi kullanıldı.

    Erzurum Kamu’da 21’inci Sırada

    Erzurum kamu bankalarınca kullandırılan kredi tutarında 21’inci sırada yer aldı. Kamu Bankaları kredi kullanımının en yüksek olduğu 25 il, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Gaziantep, Adana, Kocaeli, Denizli, Mersin, Kayseri, Hatay, Manisa, Balıkesir, Kahramanmaraş, Aydın, Samsun, Muğla, Tekirdağ, Erzurum, Eskişehir, Diyarbakır, Şanlıurfa, Sakaryaolarak açıklandı.

    Erzurum özel banka kredilerinde 35. Sırada

    İl, özel banka kredisi kullanım tutarı yüksekliği bakımından iller sıralamasında 36’ıncı oldu. Özel Banka kredi kullanımının en yüksek olduğu 35 il, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Denizli, Kocaeli, Adana, Konya, Mersin, Muğla, Kayseri, Manisa, Hatay, Tekirdağ, Aydın, Balıkesir, Samsun, Eskişehir, Kahramanmaraş, Sakarya, Diyarbakır, Trabzon, Şanlıurfa, Afyonkarahisar, Ordu, Çanakkale, Zonguldak, Edirne, Malatya, Çorum, Rize, Uşak, Erzurum şeklinde sıralandı.

    Erzurum Toplam’da 25’inci Sırada

    Erzurum özel ve kamu bankaları kredileri toplamında iller sıralamasında 25’inci sıradaki yerini korudu. Toplam kredi kullanımının en yüksek olduğu ilk 25 il, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Gaziantep, Konya, Kocaeli, Denizli, Adana, Mersin, Kayseri, Hatay, Manisa, Muğla, Balıkesir, Tekirdağ, Aydın, Samsun, Kahramanmaraş, Eskişehir, Diyarbakır, Sakarya, Trabzon, Erzurum olarak bildirildi.

  • MÜSİAD ve Aziziye Belediyesi işbirliği ile bölgede bir ilke imza atılacak

    MÜSİAD ve Aziziye Belediyesi işbirliği ile bölgede bir ilke imza atılacak

    MÜSİAD Erzurum ile Aziziye Belediyesi tarafından ortak yürütülen Biyokütle Enerji Destekli Jeotermalli Domates Serası Projesi’ tamamlanarak şirket kurma çalışmalarına başlandı.

    İlk etapta yaklaşık 20 kişinin istihdam edileceği serada üretilecek olan ürünlerin büyük bir çoğunluğu yurt dışına ihraç edilecek.

    Topraksız alanda modern tarımın uygulanacağı Jeotermalli Domates Serası Projesinin bölgede bir ilk olacağını belirten MÜSİAD Erzurum Başkanı Fuat Demir, bu projenin Erzurum ekonomisine önemli katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.

    Projenin Türkiye de örnek seracılık alanında örnek teşkil edeceğini savunan Demir, projenin sıradan bir seracılık olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.

    Bölgenin sosyo ekonomik kalkınmasını hedeflediklerini, ayrıca, atıl durumdaki arazileri aktif hale getirerek modern tarımcılıkla birlikte topraksız tarımı geliştirmeyi, jeotermal kaynakların tarımda da kullanılmasını yaymak, evsel-bağ bahçe-tarımsal atıklardan enerji üretip büyük projelerin önünü açmayı hedeflediklerini da anlatan Demir, Aziziye ilçe sınırları içerisinde uygulanacak olan proje için yer tesbitinin de yapıldığını söyledi.

    Ayrıca söz konusu sera projesi kapsamında daha az suyla daha fazla üretim yapılacağını da belirten Demir, ilk etapta yaklaşık 10 dönümlük arazi üzerine kurulacak sera da 15’i kadrolu olmak üzere yaklaşık 20 kişinin istihdam edileceğini bildirdi.

    Yılın 9 ayında aralıksız ürün alacaklarını ve ürünlerin çoğunlukta başta Rusya olmak üzere dış ülkelere ihraç edileceğini anlatan MÜSİAD Başkanı Fuat Demir, yaklaşık 7.5 milyon TL’ye mal olması planlanan yatırımın yıllık net karının 1 milyon 780 bin TL olarak hesaplandığını ve 5.5 yıl içerisinde de kendini amorti edeceğini açıkladı.

    Dondurucu soğuklarda üretim yapılacak

    Demir, Biyokütle Enerji Destekli Jeotermalli Domates Serası Projesi’ ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Kışı soğuk ve uzun yazı kısa ve serin olan bölgelerde jeotermal enerji kullanmak ve jeotermal enerjide sıcaklık-debi-yer kayması vb. durumlarda zaten var olan atıklardan türetilmiş yakıtlardan enerji üreterek desteklemek sureti ile örtü altı üretim yapmak bölge ekonomisine yüksek oranda katma değer kazandıracak aynı anda atıkları kullanmak projeyi sürdürülebilirliğini garanti edecektir. Sadece Aziziye ilçemizde her yıl 70 bin tonun üzerinde evsel-bağ bahçe-tarımsal atık üretilmektedir. Çoğunlukta hayvancılık faaliyetlerine dayalı yem bitkisi üretimi yapılan bölgemizde neredeyse sebze ve domates üretimi hiç yok düzeyde bulunmaktadır. Yalnızca Aziziye ilçesinin günlük ortalama 17 ton domates tüketimi bulunmaktadır. Bu proje başta istihdam olmak üzere üretim çeşitliliği ve gelişme kaydedecektir. Bu proje ile ülkemizin her köşesinde her türlü iklim şartlarında tarımsal faaliyetlerin ve seracılığın önü açılacaktır. Doğal kaynaklarımızı kullanmak sureti ile hem ilçemizin ekonomisini güçlendirerek, yörenin kalkınmasını hızlandıracak, hem de küçük alanlarda yüksek kapasitelerde ürün yetiştirilmesi ile kış aylarında da üretim yapılmasının önünü açacaktır.”

    Projedeki ana hedefler

    Demir, projedeki 4 ana hedefi ise şöyle sıraladı:

    “Bu proje ile ulaşılması amaçlanan hedefler ve Projenin Özgün yönleri şöyledir: Birinci hedef; bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişliğinin artmasına katkıda bulunmak: İşsizlik oranını düşürmek, verilen göçü azaltmak, geçim kaynaklarını çeşitlendirmek, sahip olunan doğal enerji kaynak kullanımını ve kullanım çeşitliliğini artırmak, İhracat yapabilme kapasitesi oluşturmak. İkinci hedef; atıl durumdaki arazi sayısını azaltmak: Tarımsal üretimi ve çeşitliliği artırmak, Topraksız tarım ile verimi yükseltmek, modern tarım tekniklerini uygulamak, çiftçilerimize öncülük yapıp örnek teşkil etmek. Üçüncü hedef; Bölgenin üretim potansiyelini artırmak: Hayvancılık faaliyetlerine dayalı yem bitkisi üretimi yapılan bölgemizde neredeyse üretimi hiç bulunmayan ancak günlük ortalama 17 ton domates tüketimi bulunan ilçemize bu projeyi kazandırmak. Bu konuda yatırım yapmayı düşünen müteşebbisleri cesaretlendirmek. Dördüncü hedef ise; Projenin sürdürülebilirliğini garanti etmek atıkları geri kazanmak: Doğal kaynakları ile ün salmış bölgemizde doğal kaynakların tarımda da kullanılmasını yaymak ilçemizde üretilen evsel-bağ bahçe-tarımsal atıklardan enerji üretmek büyük projelerin önünü açmak yerli teknolojilerimizi kullanmak müteşebbislerimizin hem sera yeri bulma konusunda hem de jeotermal kaynakların yanında biyokütle kaynaklarından da faydalanma konusunda önünü açmak ve sürdürülebilirliği de yanında garanti etmek.”

    Daha sağlıklı ürün elde edilecek

    Bu proje ile; yenilenebilir enerji kaynaklarının seracılıkta kullanımı ile hem seracılık alanında faaliyet gösterecek müteşebbislere uygun zemin hazırlanması amaçladıklarını da sözlerine ekleyen Demir, “Yenilenebilir enerji kaynaklı seracılık yapılarak gıda güvenliği açısından daha sağlıklı bir üretimin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklı seracılıktan sağlanacak yüksek gelirle diğer sektörlere kaynak aktarılması sağlanarak İlçemizde modern tarımda canlılığın artırılması amaçlanmıştır. Bu yapılan yatırım ile diğer çevre il ve ilçelerde yapılacak çalışmalara ışık tutulması hedeflenmiştir. Ayrıca, modern ortamda organik tarım yapılacaktır. Ürünler uluslararası standartlarda özellikle yenilenebilir enerji kaynakları ile üretildiğine dair belgeleri alınacaktır. Ürünlerin yurt dışı piyasalarda katma değerini artırmak üzere “Yenilenebilir enerji kaynaklı, jeotermal enerji kaynaklı modern sera ürünü- yeşil ürün” vb. logolar geliştirilecek ve Erzurum – Aziziye-Ilıca ürünü tescilleri yapılacaktır. Sera oluşturulmasının altındaki nedenler bölgenin ihtiyaç analizinin yapılması sonucunda elde edilmiştir. Topraksız tarım yapılmasının sektörel ve bölgesel kalkınma açısından yararları ise hem göçün artması önlenecek, hem zirai ilaç kullanımını azalacak, hem su israfını önleyecek, hem de verimsiz topraklar değerlendirilerek arazin yapısı ve iklim şartları dikkate alınmada yapılan yanlış toprak işleme yöntemleri toprağın erozyonla taşınması engellenecektir. Topraksız tarımda, çevresel sürdürülebilirlik içerisinde yerli katı ortam materyallerinin kullanımı da planlanmıştır. Ayrıca yağmur sularının depolanması ve sulama suyu olarak kullanılması planlanmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

  • DAP İdaresi bölgede üretimi desteklemeye devam ediyor

    DAP İdaresi bölgede üretimi desteklemeye devam ediyor

    Bingöl’de DAP İdaresi’nin desteğiyle süt sığırı yetiştiriciliği yapan çiftçilere süt sağım makinesi dağıtıldı.

    Bingöl İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün “Bingöl Süt Sağım Makinesi Dağıtım Projesi” kapsamında DAP İdaresi tarafından yüzde 70 hibe ile desteklenen 200 adet süt sağım makinesinin dağıtımı için tören düzenlendi.

    Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nde düzenlenen dağıtım törenine, DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir, Tarım ve Orman İl Müdürü Burhan Bahadır, birlik başkanları ve üreticiler katıldı.

    Süt sığırı yetiştiriciliği yapan çiftçilerin süt sağımını daha verimli, hijyenik ve modern bir şekilde üretim yapmalarını sağlamak, hastalık riskinin minimum seviyeye çekilerek kaliteli bir süt üretimi meydana getirmek amacıyla düzenlenen program protokol konuşmalarıyla başladı.

    10 ay süren bir çalışma sonucu bugün bu makinaların dağıtımının gerçekleştirildiğini belirterek konuşmasına başlayan Bingöl Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Doğan Koç, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sütaş’ın Bingöl’de üretime başlamasıyla sütün değerinde satılacağına inandığını ifade eden Koç, bu konuda hijyenin çok önemli olduğunu ve dağıtılacak makinalarla bu sorunun üstesinden gelineceğini söyledi. Koç, “DAP İdaremiz ve İl Müdürlüğümüzle yapılan çalışmalar neticesinde silaj paketleme makinesi, 10 adet römork, 5 adet silaj biçme makinesi, taş toplama, taş kırma ve gübre dağıtma makinaları çiftçilerimizin hizmetine sunuldu. Sizin adınıza emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Burhan Bahadır ise, yem bitkisi üretiminde artış olduğunu vurguladı. Bahadır, “İlimizin en önemli geçim kaynaklarından biri hayvancılıktır. İlimiz nüfusunun yaklaşık yüzde 38.2’si tarımla geçimini sağlamaktadır. Bu da 107 bin kişiye tekabül etmektedir. Hal böyle olunca tarım ve hayvancılık ilimiz açısından büyük önem arz etmektedir. Sütaş entegre tesislerinin ilimizde kurulacak olması, gerek hayvansal üretimde gerekse bitkisel üretimde değişikliklere sebebiyet verdi. Yani üretimlerde ciddi artışlar meydana geldi. Sadece 2019 yılını düşündüğümüzde yem bitkilerinin yaygınlaştırılması projesi kapsamında DAP İdaremizden tarım makinaları desteği aldık ve 7 bin dekarlık yem bitkileri ekim alanımız arttı. Bu desteğinden dolayı DAP İdaresi’ne teşekkür ediyoruz” dedi.

    Süt sığırcılığının olmazsa olmazlarından biri olan süt makinalarının dağıtımı için bir araya gelindiğini belirten Bahadır, şunları kaydetti:

    “Bu makineler işleri kolaylaştıracak, daha az emek sarf edeceksiniz, daha hijyen bir süt elde edeceksiniz. Gıda güvenliğine de bu anlamda katkı sunacaksınız. Ancak bu süt sağım makinelerini doğru bir şekilde kullanırsanız Sütaş’a kaliteli süt verme imkanına kavuşursunuz. DAP İdaresi başkanımız gerek hayvansal üretim olsun gerek tarım faaliyetleri olsun her zaman ilimizin yanında olmuş. Ben buradan bir müjde de vermek istiyorum. Hayvancılığın en önemli maliyetlerinden biri olan kaba yem ihtiyacını karşılamak için DAP İdaresi Başkanlığı ile dün bir protokol imzaladık. 600 bin liralık silajlık mısır, yonca ve fiğ tohumunun dağıtımını da en kısa sürede sizlere yapacağız. İlimize sunmuş olduğu tarımsal desteklerden dolayı Tarım Bakanımız Bekir Pakdemirli’ye, Kalkınma Eski Bakanımız Dr. Cevdet Yılmaz’a, milletvekilimiz Feyzi Berdibek’e, Valimiz Kadir Ekinci’ye, DAP Başkanımız Adnan Demir’e ve tüm emek harcayanlara teşekkür ediyorum.”

    Son konuşmayı DAP İdaresi Başkanı Adnan Demir yaptı. Başkan Demir, “Hayvancılıkta en önemli unsurlardan bir tanesi yemdir. Yem olmadan süt üretmemiz mümkün değildir. Hayvancılığın iki çıktısı vardır, biri süt bir diğeri ettir. Hayvan başına bizim 10-25 litreye süt almamız lazım. Çünkü 25 litre süt var olan bir durumdur, hayali değildir. Hayvan başına süt miktarını arttırmak içinde yeterli miktarda, uygun kalitede yem bitkisini vermemiz lazım. Tarım il müdürlüğüyle birlikte İdaremizin sağladığı 600 bin liralık finansmanla yem bitkisi üretimini arttırmamız lazım. Yem bitkilerini uygun zamanda ekip ve tarım makinalarıyla da hasadını yaparak bunu da uygun şartlarda muhafaza etmemiz gerekiyor. Ot olmadan süt olmaz, et olmaz. Çiftçilerimizden ricam, gidin tarım il müdürlüğünüzün kapısını aşındırın” şeklinde konuştu.

    Yem bitkilerinin hasadını yapmak için yaklaşık bir buçuk milyon lira değerinde Bingöl’e makine-ekipman parkını oluşturduklarını dile getiren Demir, bu sayede Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinin bu sene çiftçilerden bin ton civarında mısır silajını alarak paketlediğini ve kendi üyelerine çok uygun fiyatlarla dağıttığını söyledi.

    Başkan Demir konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bölgede hayvancılığın gelişmesinin olmazsa olmazı süt işletmeciliğinin gelişmesine bağlıdır. Süt işletmeleri de sütünü değerinde satmak ister. Sütün değerinde satılmasının birinci ayağı da hijyendir. Bingöl’de bu işin hamiliğini yapan Cevdet Yılmaz Bakanımızın da takibiyle Sütaş burada kuruldu. Temmuz-Ağustos ayında süt toplamaya başlayacak. Bu işletmenin toplayacağı sütte istemiş olduğu standart var. Bu standarda ulaşmanın en kritik noktasını ise hanımlar oluşturuyor. Onun için süt sağımının nasıl yapıldığını hanımlara vereceğiniz eğitimle öğretmeyi sizlerden istirham ediyorum. Eğer böyle yapmaz isek ürettiğiniz sütünüz elinizde kalır. Çünkü, somatik hücre sayısı limitin üzerine çıktığı zaman sütün alıcısı olmuyor. Bunun için en büyük değer olan bilginin hanımlara verilmesi önceliklidir. Bu bilgiyi almak için Tarım Müdürlüğü ile Birliğin ensesinde adeta boza pişirin. Sütaş’ın Bingöl’de kurulması sizin için büyük bir fırsattır ve bu fırsatı çok iyi değerlendirin.”

    Başkan Demir, Soğuk tankların kurulması konusunda da Tarım Müdürlüğü ile bir çalışma başlattıklarını, hangi lokasyonda eksiklik varsa onu da bu ortak çalışmayla gidereceklerini söyledi. “İnşallah bu zinciri de bu şekilde tamamlamış olacağız” dedi.

    DAP İdaresi tarafından desteklenen yem bitkileri konusuna da değinen Başkan Demir, “Yem bitkisi meselesi çok önemli. Bunun makinayla sağlanması konusunda bir başlangıç yaptık. Önümüzdeki yıl yine idaremizin desteğiyle alınacak birkaç makinayla birlikte günlük silajlık paketleme kapasitesini artırmaya çalışacağız. Şu anda Üniversitemizin bir çiftliği var. Oraya ya yapacağımız yatırımlarla birliğin bu hizmeti üyelerine en uygun fiyatlarla vermesini istiyoruz ve bu ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Sağım makinalarından şimdilik 200 adet dağıtılacak. Bu sayıya 135 adet daha eklenecek. Bu işin en önemli ayağı sağım makinasıdır. Bu duygu ve düşüncelerle 2020 yılının siz üreticilerimize bereketli bir yıl olmasını diliyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum” diyerek, sözlerini tamamladı.

    Konuşmaların ardından, Başkan Demir’e plaket takdim edildi. Daha sonra süt sağım makinelerinin tanıtımı yapıldı. Ardından, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün “Bingöl Süt Sağım Makinesi Dağıtım Projesi” kapsamında, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğine üye 200 çiftçinin her birine; 1 adet çiftli süt sağım makinası verildi.