Etiket: Böke

  • CHP Sözcüsü Böke: “Devletin yapmadığı denetimi gelin beraber yapalım”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Adana Aladağ’daki kız öğrenci yurdunda çıkan yangına değinerek, “Açık bir çağrıda bulunmak istiyoruz; bize ulaşın, devletin yapmadığı denetimi gelin beraber yapalım. Siz bize şartlara uymayan koşulları iletin, sadece bu uygunsuz şartların nerede olduğunu söyleyin biz CHP’nin bütün milletvekilleri devletin yapmadığı bu denetimi mutlaka sivil denetimle gerçekleştireceğiz” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleşti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke ise toplantının gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, dün gece Adana’da kız öğrenci yurdunda çıkan yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, “Hepimiz bu sabah kendi çocuklarımızın gözüne bakarken utandığımız bir sabaha uyandık. Güzel çocuklarımızın annelerine, babalarına, kardeşlerine sabır diliyoruz. Biz siyasetçilere çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Biz siyasetçilere düşen görev çocuklarımızın bu aydınlık uğruna gittikleri yurtların birer can tuzağına dönüşmesine engel olmak. Biz siyasetçilere düşen en temel görev aydınlık Türkiye’nin ilk adımlarını kız çocuklarını aydınlığa kavuşturacak adımlarla başlatmak. Biz siyasetçilere düşen en temel görev çocuklarımızın korunmasını sağlamak” diye konuştu.

    “Yönetmelik açıkça söylüyor, ortaöğrenim çağındaki çocuklar özel yurtlarda kalamazlar”

    Böke, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün biz asla özellikle biz siyasetçiler sadece başsağlığı dilemekle yetinemeyiz. Bize bunu siyasete alet etmeyin diyorlar. Hiçbir acı siyasete alet edilemez, edilmemeli de. Ama siyaset yeni acıların yaşanmasına engel olmakla yükümlüdür. Üstelikte acıların en derin yaşandığı anda başka bir geleceği inşa etmekle yükümlüdür. Siyaset mutlaka Türkiye’nin bütün çocuklarının can güvenliğini sağlamak için çalışmalıdır. Devlet bütün Türkiye çocuklarının her koşulda korunmasını sağlayacak adımları atmalıdır. Bu adımlar atılmıyorsa da biz siyasetçilere düşen görev bu adımları attırmaktır. Konya’dan Ensar’a, şimdi Adana’ya siyasetin sorumluluğunu gözardı eden yaklaşım yarın yeni katliamların yaşanmasının önüne geçemez. Hiç kimse bizden çocuklarımızın denetimsiz, iktidardan torpilli yasal olmayan yurtlar elinde ölürken susmamızı beklemesin. Biz buna asla susmayız. Çocuklarımızın katliamlarla ölmesine susamayız. Nasıl ki cinsel istismara susmadıysak. Aladağ’da maalesef Türkiye gerçeği yaşandı. Varolan devlet yurdunun birkaç yıl önce devlet tarafından yıkıldığını öğrendik. Yerine yenisini yapmayan devlet, çocuklarına daha iyi bir gelecek arayan anne babaları, bu anne babaların pırlanta gibi çocuklarını özel yurtlara mahkum etti. Oysa ortada bir yönetmelik var. Yönetmelik açıkça söylüyor, ortaöğrenim çağındaki çocuklar özel yurtlarda kalamazlar. Bu yönde özel yurt açılmamasını sağlamak devletin en temel görevidir. Bu hükümetin yazdığı yönetmelik. O yönetmeliği uygulamakla mükellef bir hükümet. Kaybettiğimiz canlarımızın Aladağ’da bu yurtta olmaları yasal değildi. Oysa bizim Milli Eğitim Bakanlığımız var. Adı var ama kendisi hiç yok. Eğitimi bir cemaate teslim etmiş, yurtları başka bir cemaate teslim etmiş, açık bir siyasi tercih ortaya koyuyor. Ben ne eğitimine ne de milli olmasıyla ilgilenmeyeceğim diyor. Çocuklarımızı teslim ettiğimiz tüm yurtların belli standartlarda olması gerekiyor. Ahşap olmamaları, halıyla kaplı olmamaları gerekiyor. Yangın merdivenleri gerekiyor. Yangın merdivenlerinin kapılarının açık olması gerekiyor. Bu şartların sağlanmasının da denetimle garanti altına alınması gerekiyor. Ama maalesef bu denetimde olmuyor. Bu yaşadığımız bir ihmal değil, bir kader hiç değil. Maalesef bu yaşadığımız siyasi tercihlerin bir sonucu. Siyaset eğer bin odalı saraylar yerine içinde binlerce çocuğumuzun oturabileceği yurtlar yapsaydı bugün bu acının yükünü üzerimizde taşımıyor olurduk.”

    “Bize ulaşın, devletin yapmadığı denetimi gelin beraber yapalım”

    “Türkiye’de daha kaç çocuğumuz bu risklerin olduğu yurtlara mahkum edilmiş durumda” diye soran Böke, “Bugün Türkiye’de kaç yurda yönetmeliğe uymamasına rağmen siyaseten ruhsat verildi. Türkiye’de kaç yurt yönetmelikle belirlenen standartlara uygun değilken, denetlenmeyerek çocuklarımızın içinde yaşamasına imkan veriliyor. Bugün kaç yurtta denetim yapılmıyor? 8 yıl önce Konya’da çöken bir yurtta 18 kız çocuğumuzu kaybetmiştik. O gün yaşanan katliamın hesabı hukuk önünde sorulmuş olsaydı, eğer o günün sorumluları hukukun bize söylediği gibi cezalarını almış olsalardı bugün biz belki bu acıyı yeniden Aladağ’da yaşamıyor olurduk. Bu yüzden bugün bu acıları yaşayan, hukuk arayacak olan tüm acılı ailelerin yanında CHP olarak bütün desteğimizle olacağız. Türkiye’nin gözleri ışıldayan bütün çocuklarına, o gelecek için varını yoğunu ortaya koyan bütün ailelerine açık bir çağrıda bulunmak istiyoruz; bize ulaşın, devletin yapmadığı denetimi gelin beraber yapalım. Siz bize şartlara uymayan koşulları iletin, sadece bu uygunsuz şartların nerede olduğunu söyleyin biz CHP’nin bütün milletvekilleri devletin yapmadığı bu denetimi mutlaka sivil denetimle gerçekleştireceğiz” açıklamasında bulundu.

    “‘Dolar bozdurun’ diyen hükümet esasında piyasada nasıl sıkışıklık olduğunun da itirafını yapmış oldu”

    Türkiye’nin hiç bitmeyen bir gündemi olduğunu kaydeden Böke, “Haftalardır söylüyoruz, gittikçe ağırlaşan koşullarda eşiğinde durduğumuz bir ekonomik kriz var. Bu eşiğinde olduğumuz krizi doğru tarif etmek zorundayız. Bu AKP’nin ekonomik krizidir. Hükümet bizim yaptığımız uyarıları ciddiye aldığını söyleyen ama maalesef ciddi adım atmayan bir yaklaşım sergilemektedir. Geçtiğimiz hafta saray EKK’sı yapıldı. Yine hamaset çıktı, çözüm çıkmadı. Ortaya çıkan çözüm vatandaşa ‘dolar bozdurun’ demek oldu. ‘Dolar bozdurun’ diyen hükümet, esasında piyasada nasıl sıkışıklık olduğunun da itirafını yapmış oldu. Bu durumu çözmek bir yana sadece çağrısıyla paniği arttırmış oldu. Hükümete düşen en temel görev, varolan sorunları tespit etmek ve bunları çözmektir. Esnaf sıkışmış, KOBİ sıkışmış, büyük sanayici üretemiyor. Mesele doları bozdurmakla çözülmeyeceği gibi hükümet varolan sorunları çözmek yerine sorun olmayan yerde de sorun yaratmayı seçmiş gözüküyor” ifadelerini kullandı.

    “Bugün vergi adaleti diye ortaya konan bu ÖTV zammının adaletle yakından uzaktan alakası yoktur”

    Otomotiv sektörüne getirilen ÖTV’ye değinen Böke, “Getirilen ÖTV zammı hükümetin ambalajladığı gibi sadece lüks araçları kapsamıyor. Orta düzey dediğimiz memurların, işçilerin, bizlerin hepimizin aldığı araçları da kapsıyor. Bu orta sınıf dediğimiz araçlarda 4 bin liralık bir zam anlamına geliyor. Bu vergi esasında Türkiye’nin memuruna, işçisine, orta sınıfına geliyor. Belli ekonominin ‘e’sinden anlamıyorlar. Aralarında ekonomiyi bilen bir kişi bile yok. Bilselerdi vatandaşın gördüğü bu gerçeği vatandaştan önce onlar görürlerdi. Eğer bir düzenleme yapılacaksa, söylendiği gibi vergi adaleti sağlanacaksa yapılması gereken şudur; lüks araçlardan vergiyi arttırarak sağlayacağınız vergi adaletini, orta sınıf araçlarda vergiyi düşürerek sağlamalısınız. Lüks araçlardan elde edeceğiniz yeni vergi gelirini bu araçları alamayan orta sınıflara almak zorunda kalan memurunuza vergi indirimi olarak yansıtacaksınız. Gerçek vergi adaleti imkanı olanın vergiyi ödediği, imkanı olmayanın daha düşük vergiyle desteklendiği bir ekonomik düzeni gerektirir. Bugün vergi adaleti diye ortaya konan bu ÖTV zammının adaletle yakından uzaktan alakası yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

    “Asgari Ücret Tespit Komisyonu 6 Aralık’ta 2017 yılı için toplanacak”

    Birkaç uyarı yapmak istediklerini ifade eden Böke, şunları kaydetti:

    “Asgari Ücret Tespit Komisyonu 6 Aralık’ta 2017 yılı için toplanacak. İşçi, işveren, hükümet temsilcileri bu tespit komisyonunda görev alıyorlar. Şimdi hükümete soruyoruz, haftaya önümüzdeki yılın asgari ücretini belirlemek üzere masaya oturacaksınız, Türk lirası en ağır şekilde değer kaybetmiş, zamlar almış başını gidiyor ne yapacaksınız? Kasım 2016’da 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 416 lira. Asgari ücretle yaşamını sürdürmeye çalışan 6,5 milyon vatandaşımıza ne diyeceksiniz? Açlıktan ölün mü diyeceksiniz? 11,5 milyon emekli, 2,5 milyon memur hükümetin zam kararını bekliyor. Ekonomide yaşanan sorunların sorumlusu çok açıktır. Bu hükümettir, iktidardır. Emekliler, memurlar, asgari ücretliler için ihtiyaç duyulan zam neyse bunun yapılması bir gerekliliktir. Sorumluluğu başka yerlerde aramayın. Türkiye’de bugün vatandaşın cebine el atmış olan hükümet, vatandaşımızın yaşadığı ekonomik sorunların en temel sorumlusudur. Hiç vakit kaybeden bugün OHAL’i kaldırın, Türkiye demokrasisini OHAL ile yıpratmayı bugün bırakın. Başkanlık iddiasından hemen vazgeçin. KHK’larla Türkiye hukukunu bombalamayı bitirin.”

    “İki askerimizden Erdoğan’ın savaşı nedeniyle haber alınamıyor”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politikayla ilgili açıklamalarını hatırlatan Böke, “Cumhurbaşkanı Suriye ile savaşa neden girdiğimizi açıkladı. IŞİD ile mücadeleye, PKK ile mücadeleye girmemişiz. Meğersem biz Suriye’ye Suriye devletiyle savaşmaya girmişiz. Meselenin Erdoğan’ın kendi geleceği olduğu çok aşikar. Bu Erdoğan’ın savaşıdır. Biz çocuklarımızın Erdoğan’ın savaşı için ölmesini istemiyoruz. Mesele terörle mücadele değilmiş. Erdoğan’ın tek derdi var, Suriye devleti ve şuan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları canıyla, cebiyle Erdoğan savaşının maliyetini ödüyorlar. İki askerimizden Erdoğan’ın savaşı nedeniyle haber alınamıyor. İki askerimizin akıbetiyle ilgili bu hükümetten acil bir açıklama bekliyoruz. İki anne, Türkiye’de bir yerlerde çocuğun nerede olduğuyla ilgili duyduğu endişeyle ağlıyor. Erdoğan’ın savaşının bedelini çocuklarımız hayatlarıyla ödüyor. Savaş vergisi ÖTV. O 3 milyar liraya acilen ihtiyaç var. Savaş vergisi dediğimiz turist sayısındaki azalma. Savaş vergisi dediğimiz Suriyeli göçmenlere yapılan harcamalar. TBMM size Suriye devletiyle savaşa girmek için izin vermedi. Savaş için izin verilmedi. Türkiye’nin sınır güvenliğinin sağlanması için yetki verildi. Terör örgütleriyle mücadele edilsin diye verildi. Ancak ortala çıkan tablo Erdoğan’ın derdinin sınır güvenliği değil kendisi olduğunu acı bir biçimde ortaya koydu” şeklinde konuştu.

    “Biz bu başkanlık treninin hiçbir vagonuna ne ilkine, ne sonuna binmeyeceğimizi baştan beri söylüyoruz”

    Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Böke, başkanlık sistemiyle ilgili bir soruya, “Son bakışımız ilk bakışımızla aynı. Türkiye’nin ihtiyacı olan başkanlık rejimi değil. Türkiye’nin ihtiyacı olan güçlendirilmiş bir parlamenter demokrasi. Biz bu başkanlık treninin hiçbir vagonuna ne ilkine, ne sonuna binmeyeceğimizi baştan beri söylüyoruz zaten” yanıtını verdi.

    CHP’nin 10 gün önce yaptığı anayasa çalıştayını hatırlatan Böke, şöyle konuştu:

    “Anayasa çalıştayında ortaya çıkan tablo ve tartışma Türkiye’nin ihtiyaçlarına dönük bir tartışmaydı. Bugün de Türkiye’nin ihtiyacının güçlendirilmiş bir parlamenter demokrasi olduğu gerçeğinden hareketle ısrarımız güçlendirilmiş bir Meclis, Meclisin sözü geçen bir Türkiye’dir. Türkiye’de geçtiğimiz hafta bir başkanlık sistemi olsaydı bir başkanlık önergesiyle ve başkanlık kararnamesiyle hiç tartışılmadan cinsel taciz kanuna bağlanmış olacaktı. Oysa Türkiye’de parlamenter demokrasi olduğu için bu demokraside işini ciddiye alarak yapan ana muhalefet partisi olduğu için, ana muhalefet partisinin çağrısına kulak veren milyonlarca duyarlı demokratik vatandaşlarımız olduğu için çocuklarımız bugün istismardan korunuyorlar. Başkanlığa hayır derken çocuklarımız için hayır diyoruz. 80 milyonun yarını bizim için önemli olduğu için söylüyoruz. İlk görüşümüz neyse son görüşümüz de odur. Parlamenter demokrasi Türkiye’nin bugünü için de, yarını için de, sofrası için de, can güvenliği için de olmazsa olmazımızdır.”

    “Başbakan CHP’nin yöneticileriyle görüşmek isterse CHP’nin kapısı her zaman sonuna kadar açıktır”

    Başbakan Yıldırım’ın MHP lideri Bahçeli ile görüşeceği hatırlatılarak, CHP’nin kapısının açık olup olmadığı sorusuna Böke, “Mutlaka. Bir parlamenter demokrasi diyen bir partinin, bir ülkenin başbakanıyla görüşmek konusunu mesele yapması düşünülemez. Başbakan CHP’nin yöneticileriyle görüşmek isterse CHP’nin kapısı her zaman sonuna kadar açıktır” cevabını verdi.

  • Böke, TL’deki düşüşü OHAL’in uzatılmasına bağladı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Selin Sayek Böke, Türkiye’de vatandaşların son 14 yılda 60 kat borçlandığını ve son bir yıl içerisinde 500 bin kişinin işsiz kaldığını söyledi.

    Ekonomist Doç. Dr. Böke, Seyhan Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde “Türkiye Ekonomisi Nereye Gidiyor” konulu konferans verdi.

    Türkiye’nin zenginleşmesi ve istihdam sağlamasının kolay olduğunu belirten Doç. Dr. Böke, işsizlik ve kötü ekonominin sebebinin Türkiye’nin kötü siyaset ile yönetilmesinden kaynaklandığını kaydetti.

    Türk lirasındaki düşüşü değerlendiren Böke, bunun sebebini OHAL’in uzatılmasına bağladı. Türk lirasının küresel kriz nedeniyle değer kaybetmediğini ileri süren Böke, son 2 ayda Türk lirasının Rus rublesi ve Güney Afrika randına göre 3 kattan daha fazla değer kaybettiğini söyledi.

    “Çok kötü bir ekonomik krizin eşiğindeyiz”

    Türkiye’deki istihdama yönelik de konuşan Böke, son bir yıl içerisinde 500 bin kişinin işsiz kaldığını vurgulayarak, Türkiye’de 6 milyon 7 bin kişinin işsiz olduğunu, bunların 2.5 milyonunun ise iş bulmakta karamsarlık çektiğini anlattı. Böke, Türkiye’nin 6 yıl sonra ilk kez bu çeyrekte küçüleceğini de kaydederek şunları söyledi:

    “Yavaş büyüyen bir ekonomi eğer 6 milyon işsiz ordusu yarattıysa varın siz düşünün küçülen bir ekonominin işsizlik boyutu ne olur? Eşiğinde durduğumuz ekonomik krizin çok kötü olacağı endişem bu yüzden. 2002 yılında bu iktidarın, iktidarı devraldığında Türkiye’de vatandaşın borcu 6.6 milyar liraydı. 14 yıl sonra bugün vatandaşın borcu 400 milyar lirayı geçmiş yani 60 kat artmış. Her birimiz borçluyuz. Ya cebinizdeki kredi kartıyla ya tüketici, ihtiyaç kredisiyle, onu da alamadıysanız bakkal defterinde hepimiz borçluyuz. Borç 60 kat arttı da biz 60 kat zenginleştik mi? Yüksek faizin de tek sebebi siyasi risk. Siyasi risk olmazsa yüksek faiz de olmaz Türk lirası değer de kaybetmez”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Selin Sayek Böke, Türkiye ekonomisinin iktidar yüzünden kötüye gittiğine dikkat çekerek, OHAL’in durdurulması ve KHK’ların kaldırılması için AK Parti’ye çağrıda bulundu.

    Konferansa, CHP’li belediye başkanları ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra çok sayıda partili katıldı.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke;

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP olarak bugüne kadar başkanlık sistemine ’hayır’ dediklerini, bundan sonra da ’hayır’ demeye devam edeceklerini açıkladı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, partisinin Çorum il Başkanlığı tarafından düzenlenen Cumhuriyet Balosu’na katıldı. Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Tufan Köse, CHP İl Başkanı Hasan Suvacı, Merkez İlçe Başkanı Ali Rıza Suludere ile partililer ve vatandaşlarında hazır bulunduğu baloda Böke, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Başkanlık tartışmalarının ekonomiyi olumsuz etkilediğini savunan Böke, “Cumhuriyet vatandaşının cebini düşünür, cumhuriyet vatandaşı için köprüler inşa ederken o köprüyü kullanabileceği kadar zengin olmasını önceler, cumhuriyet kasaların dolup dolmamasını değil, vatandaşın pazara gittiğinde dertsiz bir biçimde alış veriş yapmasını önceler. Biz başkanlığa ’hayır’ derken ekonomik istikrarsızlığa ’hayır’ diyoruz, biz başkanlığa ’hayır’ derken işsizliğe ’hayır’ diyoruz, biz başkanlığa ’hayır’ derken fakirleşmeye ’hayır’ diyoruz. Biz ’parlamenter demokrasi’ diyoruz. Çünkü biz vatandaş işsiz kalmasın istiyoruz, vatandaşımız zengin olsun istiyoruz. Biz ’parlamenter demokrasi’ diyoruz, çünkü 93 yıldır Türkiye’yi Türkiye yapan en önemli şeyin cumhuriyet, cumhuriyeti ayakta tutan gücün de demokrasi olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi.

    “Biz inancımızda ayrılsak da, etnik kimliğimizde farklı olsak da, farklı yaşam tarzlarına sahip olsak da bizi bir kılan çok ortak bir tarihimiz, dolayısıyla çok ortak bir geleceğimiz var” diyen Böke, “O ortak tarih ve ortak geleceği tarif eden de, çok somut bugün yeniden kazanmamız gereken bir gerçek var, o da cumhuriyet. Türkiye’nin artık yeniden ayağa kaldırılacak değil, yeniden inşa edilmesi gereken bir cumhuriyet projesine ihtiyacı olduğu çok aşikar” ifadelerini kullandı.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’a yapılan saldırıyı da kınayan Böke, “Bugün Türkiye’nin batısında, Aydın’da bu şiddet yaşanırken Hakkari’de de 3 şehit verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, sevenlerine de sabırlar diliyorum. Bizi şehitlerle Cumhuriyet Bayramlarına taşıyan herkese de lanet okuyorum” şeklinde konuştu.

    Göreve geri iadeler

    Cumhuriyet Balosu’nda önce Eğitim-İş Sendikası Çorum Şubesi’ni ziyaret eden Böke, burada sendika üyeleriyle sohbet etti.

    Burada bir kişinin, “Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimin ardından açığa alınan öğretmenlerin göreve iade edilmesiyle ilgili CHP’nin çalışması olup, olmadığını” yönündeki sorusu üzerine Böke, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Başbakan Binali Yıldırım ile görüştüğünü, ayrıca bazı parti yöneticilerinin de Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ile görüşmeler yaptığını dile getirdi.

    “İki, üç gün önce Milli Eğitim Bakanı ile yapılan görüşmede, göreve iadelerin hızlandırılacağına dair bir kez daha söz aldık” diyen Böke, “Ancak söz gerçeğe dönüşene kadar bunu, olmuş bir şey gibi ifade etmeyi bu düzende yapmak ancak yalancı siyasetçilik olur. Ama şunu bilmenizi isterim ki sizin sesiniz olacak, öğretmenlerin haksız, hukuksuz yollarla ihraç edilmiş olanların hızla görevlerine geri dönebilmesi için dolaysıyla cesaretin bulaşıcı olabilmesini sağlamak için önemli bir mücadeleyi biz de veriyoruz. Umarım birkaç gün içerisinde, belki bir bölgede henüz Türkiye genelinde olacağına dair bir şey alamadık, belli bölgelerde hızlanmış süreçler olacağı ifade edildi” diye konuştu.

  • Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke:

    Bir dizi ziyaretlerde bulunmak için Kayseri’ye gelen Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, Kayseri Gazeteciler Cemiyetini de ziyaret etti.

    Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, CHP İl Başkanı Feyzullah Keskin ve beraberindeki heyetle Kayseri Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti.

    Ziyarette Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ ile bir araya gelen Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, özgür basın konusuna dikkat çekerek demokrasinin vazgeçilmez gücü olan basına ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Kayseri’de gerçekleştirdiği ziyaretler hakkında konuşan Böke, “Kayseri’de bugün hem ekonomiye dair değerlendirme yapmak için ticaret odasıyla başlayan ardından gençlerle, kadın sivil toplum kuruluşlarıyla, esnafla bir araya geldiğimiz hızlı Kayseri ve Türkiye ekonomisi turu yapmış olduk. Bu turun içerisine sıkça kendimizi Türkiye’nin tarafsızlık ilkesini kaybetmemiş basına ve özgür basına ne kadar ihtiyacı olduğunu konuştuk. Bu prensipler içinde hareket eden ve bütün baskılara rağmen bunu yapmayı başaran tüm basın mensubu emekçi arkadaşlarımıza da tüm Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şeyi yaptıkları için teşekkür ediyoruz. Çünkü birbirimizi duymamız gerekiyor” dedi.

    Böke,” Kayseri yine Türkiye’nin olduğu gibi bir potansiyelin varlığını da teyit eden, çok daha iyi işler yapabileceğini gözlemlediğiniz bir coğrafyadır. Bu açıdan ben Türkiye’ye sabah geldiğimden çok daha umutla bakıyorum. Türkiye bu potansiyelini doğru kullanarak çok iyi işler yapabilecek bir konumdadır. Bunun için de başka bir siyaset ve başka bir siyasi dile ihtiyaç vardır. Daha özgür ve demokrat bir Türkiye’ye ihtiyaç vardır” diye konuştu.

    Cemiyet olarak her zaman tarafsızlık ilkesini benimsediklerini dile getiren Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, “Bugün Kayseri basınında bugüne kadar cemiyet olarak her zaman tarafsız, ilkeli ve bütün siyasi oluşumlara aynı mesafede duruyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Tekrar camiam adına hepinize hoş geldiniz diyorum” şeklinde konuştu.

    ‘Her zaman için özgür basın demokrasinin özgürlüğü demektir’ diyen Çetin Arık ise “Biz olaya böyle bakıyoruz. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarında basının muhalefeti eleştirebildiği gibi iktidarı da eleştiren bir basın olacağı sözünü veriyoruz” ifadelerinde bulundu.

  • Darp Edilerek Öldürülen Avukat Böke İçin Cenaze Namazı Kılındı

    Ankara’da darp sonucu ağır yaralan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Avukat Abdülkadir Böke için Kocatepe Camii’nde cenaze namazı kılındı.

    Ankara’da iş ortağının eski eşi tarafından darp edilmesi sonucu hayatını kaybeden Avukat Abdülkadir Böke için Kocatepe Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Astsubaylıktan ayrılıp daha sonra avukat olan Böke için askeri tören düzenlendi. Törene Böke’nin eski eşi Ayşegül, oğlu Arda ve yakınları başta olmak üzere Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, askeri yetkililer ve sevenleri katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Böke’nin cenazesi Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Böke’nin Katibi Meltem Atar, olayı 2015 Ağustos ayından itibaren beraber çalıştığı iş ortağının eski eşinin yaptığını söyleyerek, “Araları bildiğimiz kadarıyla iyiydi, sıkıntılarından haberimiz yoktu. Bize hiçbir şey söylemediler. Kadir Bey mükemmel bir adam, patron ve ağabeydi” dedi.

    “BİR HİÇ UĞRUNA YOK OLUŞUNU NASIL AFFEDECEĞİZ”

    Böke’nin aile dostu Gizem Özdemir ise, “Çok iyi insanların bu şekilde ölmesi kabul edilebilir bir şey değil” ifadelerini kullandı. Yaşanan olaya ’takdiri ilahi’ diyemediklerini belirten Özdemir, “Böylesine iyi bir insanın bu şekilde katledilmiş olması kabul edilebilir bir şey değil. Umudumuz, temennimiz adaletten ama bunun acısını biz sevenleri nasıl unutacağız? Bir hiç uğruna yok oluşunu nasıl affedeceğiz onu bilmiyorum” diye konuştu.

    Olayın vuku buluş şeklini tam olarak bilmediğini, muhtemelen tartışma sonrasında yaşandığını söyleyen Özdemir, “Kapının açık olmasından dolayı hanımefendinin eski eşi geliyor ve artık nasıl bir darp boyutuysa beyin kanaması gerçekleşiyor. Hastaneye neredeyse beyin ölümü gerçekleşmiş olarak gidiyor. İyileşir diye umut ediyorduk, düzelir diye umut ediyorduk ama olmadı” şeklinde konuştu.

    “BİR AVUKATIN DARP EDİLMESİ BİR YANA, BİR İNSAN ÖLDÜRÜLDÜ”

    “Bir avukatın darp edilmesi bir yana, bir insan öldürüldü ve biz bu olayın üstünün kapatılmasını asla istemiyoruz” diyen Böke’nin çalışma arkadaşı Sevilay Gümüş ise, “Her ne kadar dava dosyasına geçenler farklı olsa da bütün Türkiye bunu duysun. Bu kadar iyi bir insan eğer darp edilerek öldürülüyorsa bunun peşini hiç kimse bırakmamalı. Kadir iyi bir öğretmen, iyi bir dost, iyi bir avukattı” dedi.