Etiket: Boğaziçi

  • Boğaziçi Kavşağı güvenli hale getirildi

    Milas-Bodrum Karayolunun çok sık kazaların yaşandığı Boğaziçi Kavşağı, AK Parti Muğla Milletvekili M. Yavuz Demir ve Yelda Erol Gökcan’ın girişimleriyle sinyalizasyon sistemi uygulanarak güvenli hale getirildi.

    Yaz aylarında nüfusu yüz binlere yaklaşan turistik Boğaziçi Mahallesi’yle binlerce flamingoya ev sahipliği de yapan koruma altındaki Tuzla Sulak Alanı’na ulaşımı sağlayan Milas – Bodrum Karayolunun Boğaziçi Kavşağı, sinyalizasyon sistemiyle daha güvenli hale getirildi. Ayrıca, aynı güzergah üzerinde bulunan ve kamuoyunda ‘ölüm kavşağı’ olarak anılmaya başlayan Baharlı Kavşağı’nda da düzenleme çalışmalarının başlatılması için talimat verildiği öğrenildi. Milletvekili Demir, Karayolları Genel Müdürlüğüyle görüşme yaparak, acil ve öncelikli olarak kavşakla ilgili pürüzlerin hızla aşılmasını istedi. “Hiçbir bürokratik engel vatandaşımızın canından daha kıymetli değil” diyen Demir, daha güvenli hale getirilmesi için projenin hazır olduğu ve kısa süre içinde çalışmaların başlayacağı müjdesini verdi.

    Boğaziçi Muhtarlığı ve mahalle sakinlerinin, mahalleye ulaşım sağlayan kavşakta çok sayıda ölümlü ve yaralamalı trafik kazası olduğu, bu kavşağın güvenli hale getirilmesine yönelik taleplerinin ardından hızla AK Parti Muğla Milletvekili M. Yavuz Demir ve Yelda Erol Gökcan, AK Parti Milas İlçe Başkanlığının koordinesiyle harekete geçti.

    Milletvekilleri Demir ve Gökcan Karayolları Bölge Müdürlüğü ekiplerinden, Milas’ta sorunlu kavşakların tespit edilmesi, Tuzla Kavşağı’nın da bir an önce güvenli hale getirilmesini rica etti. Karayolları ekipleri bölgede inceleme yaptıktan sonra Tuzla Kavşağı’nda sinyalizasyon çalışmalarını kısa sürede tamamladı. Sinyalizasyon sonrası kavşak daha güvenli hale gelirken, çalışmalar Boğaziçi Mahallesi’nde ve karayolunu kullananlarda memnuniyet oluşturdu.

    Boğaziçi sakinleri, buradaki çalışmanın yıllardır talep edilmesine rağmen gerçekleştirilemediğini dile getirerek, “Sorunumuzu bildirdikten çok kısa sonra AK Parti milletvekillerimiz Yavuz Demir ve Yelda Erol Gökcan harekete geçtiler. Ekipler çalışmaları hemen tamamladı. Milletvekillerimize ve Karayolları yetkililerimize çok teşekkür ediyoruz. ifadelerini kullandı.

  • Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli “9. Boğaziçi Zirvesi”ne katıldı

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Elektrikli traktör konusuna, Türkiye’de de çok büyük bir sanayimiz olmasına rağmen hazır olunmadığını gördüm. Bu konuda şimdi prototip çalışmalarına başladık. Bunlara da devam ediyoruz” dedi.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İstanbul’da düzenlenen “9. Boğaziçi Zirvesine” katıldı. Zirveye Bakan Pakdemirli’nin yanı sıra eski AB Bakanı Egemen Bağış, iş adamları yöneticiler ve davetliler katıldı. Zirvede bir konuşma yapan Bakan Pakdemirli, “Çiftçinin en büyük girdi maliyetlerinde biri mazot. Mazotla ilgili taleplerin ardı arkası kesilmiyor. Dünya bu kadar elektrikli araçları kullanırken, ben de ’neden elektrikli traktör olmasın’ dedim. Hemen büyük üreticileri çağırdım. Bu elektrikli traktör konusuna, Türkiye’de de çok büyük bir sanayimiz olmasına rağmen hazır olunmadığını gördüm. Bu konuda şimdi prototip çalışmalarına başladık. Bunlara da devam ediyoruz” dedi.

    “Doğaya tahribat yok”

    Pakdemirli, “Başarının anahtarı sulamadır. Dünyada yeni konuşulan bir şeyden bahsedeceğim; yer altı barajları. Sulama ile ilgili baraj yaptığınız zaman, o işin kamulaştırması var, çevresel etki değerlendirmesi var, birçok konu var. Hakikaten işler de çok uzayabiliyor. Ama bir şekilde eğer yağmur sularını bir yerden besleyip, yer altında biriktirip, onu da bir şekilde ufak bentler yaparak çekmenin bir yerini bulabiliyorsanız. Bu yer altı barajlarının çok büyük katkısı var. Doğaya da tahribatı yok. Özellikle de barajı yaptığınız da çok ciddi bir buharlaşma problemi oluyor ama burada buharlaşma problemi de olmuyor. Hiçbir şekilde de doğaya zarar vermemiş oluyorsunuz. Bu konu, dünyada Avustralya dahil olmak üzere birçok ülkenin daha yeni yeni duymaya başladığı bir konu. Türkiye’de de az da olsa örnekleri olan bir konu. Bu konu üzerinde çalışmaya devam ediyoruz” dedi.

    “Sudan’a yatırım yapıyoruz”

    Bakan Pakdemirli, “Büyük ülkelerin hepsi mutlaka tarımla ilgili ev ödevlerini çalışırken sadece dönüp kendi sınırları içerisinde ’ben ne yapabilirime’ değil ufka da dönüp, ’ben bu sınırların dışında ne yapabilirime mutlaka bakıyorlar. Bizim de ev ödevimizi de; Sudan bize en yakın milletler olduğu için Afrika’ya açılan kapı olarak orayı seçtik. Türkiye’nin toplam ekilebilir alanının yüzde 10’u kadar bir alanı Sudan bize tahsis etti. Bizde önümüzdeki günlerde yerli Türk yatırımcılarımızla beraber burada üretim olanaklarını arıyor olacağız” ifadelerini kullandı.

    Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarım Sigortaları Havuzu’nun (TARSİM) kapsadığı ürün, bölge ve destek oranlarının genişletildiğini belirterek, “2019 yılında bitkisel ürün sigortası çerçevesinde, incir ve üzümde yağmur riskinin verdiği zararlar teminat kapsamına alınırken, elma, armut ve ayvada teminat başlangıcı pembe/beyaz tomurcuk dönemine çekildi” şeklinde konuştu.

    “2019’da Hububat ürünlerinde kayıpların önüne geçilecek”

    Bekir Pakdemirli şöyle devam etti:

    “Gelecek yıl bitkisel ürün sigortası çerçevesinde, incir ve üzümde yağmur riskinin verdiği zararların teminat kapsamına alındı. Elma, armut ve ayvada teminat başlangıcının pembe/beyaz tomurcuk dönemine çekildi. 2017 yılında kuru tarım alanlarında yaygın olarak üretimi yapılan buğday ve sertifikalı tohumluğu ile uygulama başlamıştı. 2018 yılında ise arpa, çavdar, yulaf ve tritikale ile sertifikalı tohumlukları kapsama girmişti. Karar ile 2019 yılında hububat ürünlerine nohut, kırmızı mercimek ve yeşil mercimek gibi baklagil ürünleri de ilave edilerek, bu ürünlerin kuraklık başta olmak üzere don, sıcak rüzgar ve sıcak hava dalgası, aşırı nem, aşırı yağış gibi risklerden oluşan kayıplarının önüne geçilecek.”

    “Büyükbaş hayvanlar terör riski kapsamına alındı”

    “Sera sigortaları kapsamındaki sera ve yüksek tünellere ilave olarak, Örtü Altı Kayıt Sistemi’ne kayıtlı alçak tüneller ve seralarda üretimi yapılan saksılı süs bitkileri teminat kapsamına alındı” diyen Pakdemirli, “Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nda da değişiklikler yapılarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla, yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda, meydana gelen ölümler, mecburi kesimler, yavru atma ve yavru ölümü sonucu sigortalının doğrudan uğrayacağı maddi zararlar terör riski ile teminat kapsamına alındı. Küçükbaş Hayvan Hayat Sigortası’nda yetiştirici talepleri doğrultusunda, yavru atma riski teminat kapsamına alındı. Arıcılık sigortası kapsamında sigorta bedelinin tazminat oranları da yeniden belirlendi ve bal da teminat kapsamına alındı” diye konuştu.

    “Yüzde 60 prim desteği sağlanacak”

    Pakdemirli, “Tarım sigortası branşlarında muafiyet-müşterek sigorta oranları ile tarife fiyat düzenlemelerine gidilerek, üretici lehine iyileştirmeler yaptık. Karar kapsamında belirlenen riskler için 2019 yılında sigorta priminin yüzde 50’si oranında prim desteğine devam edilecek. Açık alanda yetiştirilen meyvelerde çiçeklenme evresindeki don riski için verilen prim desteğine ilave olarak, sadece don riski primine 1/3 oranında (yüzde 66,7) ek prim desteği sağlanacak. İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası uygulamasında da sigorta priminin yüzde 60’ı oranında prim desteği sağlanacak” dedi.

  • Boğaziçi Zirvesi için 80 ülke temsilcisi gelecek

    Türkiye, 80 ülkeden yaklaşık 2 bin siyasetçi, iş insanı ve fikir önderini 9’uncu Boğaziçi Zirvesi’nde ağırlamaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 26-28 Kasım tarihlerinde İstanbul’da yapılacak olan zirvenin ana teması ’Barışın Sürdürülmesi ve Herkes İçin Kalkınma’ olarak belirlendi. Geçtiğimiz 8 yılda çok önemli iş anlaşmalarına imza atılan zirveden bu yıl da kritik işbirliklerinin çıkması bekleniyor.

    Bu sene 9’uncusu düzenlenen Boğaziçi Zirvesi, 26-28 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmasını yapmasının beklendiği zirve, bu yıl dünya genelinden yaklaşık 80 ülkeden cumhurbaşkanları, bakanlar, eski devlet başkanları, siyasiler ve iş insanlarını ağırlayacak. ’Barışın Sürdürülmesi ve Herkes İçin Kalkınma’ teması ile düzenlenecek zirvede 193 konuşmacı yer alacak, 33 ayrı panel düzenlenecek. Öte yandan bu yıl ilk kez İngiltere’den de bakanlık düzeyinde katılım olacak.

    Bu sene rekor katılım bekleniyor

    Boğaziçi Zirvesi’nin bundan 8 yıl önce 21 ülkenin katılımı ile başladığını hatırlatan Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) Kurucu Başkanı Cengiz Özgencil, aradan geçen dönemde zirvenin etkinliğinin kendini kanıtlaması ile ülke sayısının giderek arttığını ve bu sene rekor seviyeye ulaşacağını söyledi.

    Bu yıl 600’ü yabancı olmak üzere toplam 2 bin kişinin 3 günlük zirvede yer alacağını kaydeden Özgencil, ilk iki gün iş dünyasına yönelik panel ve toplantıların, üçüncü gün ise sanat, kültür, spor ve eğitim alanlarındaki panellerin öne çıkacağını söyledi.

    Özgencil, “İş dünyasına yönelik toplantılarda önemli işbirliklerine imza atılacağını düşünüyoruz. Zirveye 7 ülkeden ticari heyet bazında katılım olacak. Boğaziçi Zirvesi’nin 8 yıllık geçmişinde bizim bildiğimiz 1.7 milyar dolarlık anlaşma imzalandı. Bunların haricinde bizim haberimiz olmayan çok daha fazla anlaşmanın imzalandığını düşünüyoruz” dedi.

    Zirvenin ara başlıklarından birisinin de ticaret savaşları olacağını kaydeden Özgencil, ABD ve Çin’den de önemli katılımcıları ağırlayacaklarını kaydetti.

    Şimdiye kadar düzenledikleri zirvelerde devletten herhangi bir maddi destek almadıklarının altını çizen Özgencil, “Benim bu konuda hiç bir talebim olmadı. Eğer bu tip zirvelere uluslararası sponsorlar önem veriyorsa ve kendi imkanlarınızla gerçekleştiriyorsanız o zaman daha gerçekçi, saygın ve sürdürülebilir hale geliyor. Benim için önemli olan bu. Türkiye’de maddi destek almadan bu kadar uluslararası katılımcıyı bir araya getiren başka bir zirve yok” diye konuştu.

    Uluslararası camiaya önemli mesaj

    Türkiye’ye yapılan ekonomik saldırılara rağmen zirvenin böylesine büyük bir katılımla gerçekleştirilmesinin uluslararası camiaya önemli bir mesaj olduğunu ifade eden Özgencil, şunları söyledi: “Zirvenin ilk yıllardaki çıkış amacı komşu ülkelerle ticari bağlantıların kurulması idi. Ama sonrasında diğer ülkelerden de gelen talebi gördükçe ’İstanbul neden bir buluşma noktası olmasın’ diye düşündüm. Özellikle son üç yıl ABD, Japonya, Çin ve Avrupa ülkelerinin katılımlarına şahit olunca bu düşüncemin giderek daha somut bir hal aldığını gördüm. 3 günle başlayan bu zirve ileride dünyadaki yönetişimi sağlayan insanların ve iş dünyasının UİP haftası buluşmasına kadar gidebilir”.

    Yurtdışından da talep geliyor

    UİP’in düzenlediği zirveye başka ülkelerin de talip olduğunu anlatan Özgencil, “İlk yıl zirveyi gelin burada da düzenleyin diye İran’dan talep gelmişti. Sonrasında Çin, Rusya, Katar ve Azerbaycan’dan özel sektör temsilcileri zirveyi birlikte yapmaya talip oldular. Son olarak ise zirvenin önümüzdeki yıl Malezya’da da düzenlenmesi yönünde talep aldık. Ben önümüzdeki yıllarda zirveyi yurtdışına da açmayı planlıyorum ama öncelikle marka değerinin oturması gerekiyor. Bunun da 10’uncu yıldan sonra oluşacağını düşünüyorum” dedi.

    Zirvenin ticari yatırımları ve iş insanlarını buluşturmak dışında önemli bir hedefinin daha olduğunu vurgulayan Özgencil, şöyle devam etti: “Teknoloji ve bilim alanında tüm gelişimleri konuşabilen insanları bir araya getirip burada fikir alışverişi yapmak öncelikli hedefimiz. Öngörüsü fazla insanların, 20-30 yıl sonra neler olabileceğini anlatmalarını istiyoruz. Sonraki yıllara ilişkin ortaya bir vizyon çıkmasını amaçlıyoruz”.

    Zirvenin İstanbul turizmi açısından da önemli olduğunu kaydeden Özgencil, 15 Temmuz hain darbe girişimine dikkat çekerek, “Bize darbe girişiminden sonra bu zirveyi yapamayacağımızı söylediler. Sadece 3 ay vaktimiz vardı ve büyük bir inatla koşturmaya başladık. Sonuçta 2016 yılındaki zirveye 3 cumhurbaşkanı, 250 yabancı iş insanı ve 11 tane yabancı bakan katıldı. O dönem Türkiye’de bütün oteller boşken zirveye katılan yatırımcılar İstanbul’daki beş yıldızlı otelleri doldurdu, bazılarında kalacak yer bile kalmadı” ifadelerini kullandı.

  • Aksoy, Boğaziçi kıtalararası yüzme yarışmasında dereceye girdi

    Gençlik Spor Bakanlığı Eğitim Araştırma ve Koordinasyon Daire Başkanı Rahmi Aksoy, yüzmede derece yaptı.

    Oltulu Aksoy yüzme sporunu geç öğrenmesine rağmen yüzmede yapmış olduğu derece ile gençlere adeta taş çıkarttı.

    50 yaşında yüzmeyi öğrenip bu sene 30.su düzenlenen Boğaziçi kıtalar arası yüzme yarışmasında 1.18 dakikayla kendi yaş gurubun da dereceye girdi.

    Yarışlara 52 ülkeden 2 bin 400 yarışçı katıldı. Yarışın elemeleri iki ay önce yapıldı. Elemelerde 800 metreyi 16 dakikanın altında yüzebilenler yarışmaya katılabildi.

    Yarışmaya eski bakanlardan Kürşat Tüzmen’de katılarak yarışı tamamladı. Bürokrat olarak katılan ikinci yarışmacı ve Gençlik Spor Bakanlığı Eğitim Araştırma ve Koordinasyon Daire başkanı Rahmi Aksoy bundan sonraki yüzme yarışlarında çok daha iddialı olduğunu belirtti.

  • Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışında acı haber

    Bu yıl 30’uncusu düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışında rahatsızlanan Mehmet Baykal isimli vatandaş hayatını kaybetti.

    Asya’dan Avrupa’ya doğru 30 yıldır yapılan ve Kanlıca’da başlayıp Kuruçeşme Cemil Topuzlu Parkı’nda son bulan Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı bugün yapıldı. Dünyada iki kıta arasındaki tek yarış olan ve bugün 30’uncusu düzenlenen yarışta Mehmet Baykal isimli vatandaş rahatsızlandı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin resmi sitesinden duyurduğu olaya göre, bitişe 500 metre kala rahatsızlanan Baykal’a sağlık ekipleri tarafından hemen müdahale edildi. Baykal, ilk müdahalenin ardından sahilde hazır bekletilen sağlık ekiplerine teslim edildi. Mehmet Baykal, önce alanda ardından da hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.