Etiket: böbreklerde

  • ’’Obezite, böbreklerde tahribata neden oluyor’’

    Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Taşçı obezitenin böbreklerimiz üzerinde oluşturduğu tahribat hakkında bilgi verdi.

    Obezite birçok hastalığa zemin hazırlıyor ve yaşam kalitesini düşürüyor. Medicana Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Taşçı, obezitenin böbrek üzerindeki etkileri hakkında açıklamalar yaptı. Op. Dr. Taşçı, çocukluk ve ergenlikte obezite ve obeziteden korunma yolları hakkında bilgiler verdi, obezite tedavisinin ertelenmemesi gereken bir tedavi olduğuna dikkat çekti.

    Obezitenin kronik böbrek hastalığının gelişimi için güçlü bir risk faktörü olduğunu ifade eden Op. Dr. Taşçı, ’’Diyabet ve hipertansiyon gibi son dönem böbrek hastalığının gelişimi üzerinde doğrudan bir etkisi var. Obeziteden etkilenen bireylerde böbrekler, artan vücut ağırlığına bağlı olarak daha fazla çalışmak zorunda kalır. Obezite tek başına böbrekten geçen kan ve süzülen sıvı miktarını arttırır. Süzme işlevi gören hücrelerde bir takım değişiklikler olur, idrara protein kaçağı gelişebilir ve taş oluşumu için risk artar. Aşırı kilo, ayrıca diyabet ve hipertansiyona yol açar. Diyabet ve hipertansiyon da böbrek hastalıkları için çok yüksek risk faktörüdür. Obezite hem direkt olarak hem de dolaylı yoldan böbrekleri olumsuz etkiler’’ dedi.

    Çocukluk ve ergenlikte obezite

    Obezite ve diğer risk faktörlerinin böbreğe olan etkileri yıllar içinde birikici bir etki gösterdiğini belirten Op. Dr. Taşçı, bu etkilere çocukluk çağında veya ergenlikten itibaren maruz kalan bireylerin erişkin yaşta oluşabilecek böbrek rahatsızlıkları açısından daha da riskli olduğunu bildirdi.

    Op. Dr. Taşçı, obeziteden korunma yolları hakkında şöyle konuştu: ’’Kilo vermek isteyip veremeyen kişiler mutlaka profesyonel yardım almalı. Gündelik hayattaki hareket arttırılmalı, aktif bir yaşam biçimine geçilmeli. Koruyucu madde içeren raf ömrü uzun tercih edilmemeli. Toz şeker yerine doğal şeker içeren taze meyveler tercih edilmeli. Günlük tuz alımına dikkat edilmeli, fazla tuzlu yeme alışkanlığından vazgeçilmeli. Yağda kızartma, tütsüleme yerine haşlama, fırınlama ve sıcak buhar gibi pişirme teknikleri tercih edilmeli. İdrar rengi çok koyu olmayacak şekilde günlük sıvı alımına dikkat edilmeli. Çay, kahve ve kola gibi içecekler alınan sıvıdan daha fazlasını idrar yolu ile attığı için sıvı ihtiyacını karşılamak için uygun değildir. Beyindeki doyma merkezinde doygunluk hissinin oluşması zaman aldığından, yemekler yavaş yavaş yenilmeli. Yağ tüketimini makul seviyede tutmalı ve mümkünde zeytinyağı tercih edilmeli. Doymuş yağ oranı yüksek endüstriyel margarinlerden uzak durmalı. Meyve, sebze, tahıllar, bakliyat, kırmızı et, beyaz et, deniz ürünleri; tüm bu farklı besin türleri uygun oranlarda dengeli bir şekilde tüketilmeli. Zirai hormon ilaçlarında korunmak için sebze ve meyveler mevsiminde yenilmeli. Alkol de yüksek kalori içerikli olduğundan mümkün olduğunca kullanılmamalı’’.

    ’’Obezite tedavisi ertelenmemesi gereken bir tedavidir’’

    Obezite tedavisinin ertelenmemesi gereken bir tedavi olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Taşçı, ’’Obezitenin yıllar içinde vücutta yaptığı harabiyet daha sonraki yıllarda yapılan tüm tedavi ve müdahalelere rağmen kalıcı olabilmektedir. Diyet ve diğer yöntemler ile yıllarca kilo verememiş kişiler obezite cerrahisi açısından değerlendirilmelidir. Obezite cerrahisi olan hastaların yüzde 90’ı ilk birkaç yıl içinde ideal kilolarına yaklaşırlar. Bu şekilde kilo veren kişiler obezitenin yıllar sonra oluşturacağı böbrek hastalıklarından da kurtulmuş olurlar’’ şeklinde konuştu.

  • Susuzluk böbreklerde ‘taş’ çıkarıyor

    Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Arslan, Türk toplumunda yetersiz su tüketimi nedeniyle böbrek hastalıklarının fazla görüldüğünü söyledi. Su yerine çay ve kahve içildiğini kaydeden Doç. Dr. Arslan, “Çay ve kahvenin aşırı tüketimi böbreklerde taş oluşmasına neden oluyor. Bu içeceklerin yanında limon tüketmek zararları azaltıyor” dedi.

    Yaygın sağlık problemlerinden biri olan böbrek taşları, ülkemizde de sıklıkla görülüyor. Taş oluşumunun fazla olmasının nedeni sıvı alımının az olmasından kaynaklanıyor. Tuzun çok tüketilmesinin de böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Medicalpark İzmir Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Arslan, “Ülkemizde sıvı alımı, ‘3 bardak kahve içtim, 5 bardak çay içtim’ şeklinde düşünülüyor. Ancak su içmeyi sevmiyoruz. Çay, kahve ve gazlı içecekler taş oluşumunu arttırıyor. Ancak önemli olan su içmektir. Kışın en az 1,5 litre, yazın ise 3 litre civarında su içmeliyiz. Kristaller ve toksik maddeler böbreklerden idrarla atılır. İdrarın oluşması için suya ihtiyaç vardır. Böbrekte yeterli miktarda sıvı yoksa bu maddeler böbreğin içine çöker ve taş oluşur” dedi.

    “Çay ve kahve azaltılmalı”

    Çay ve kahvenin ülkemizde çok fazla miktarda tüketildiğini kaydeden Doç. Dr. Murat Arslan, “Çayın ve kahvenin içinde oksalat bulunuyor. Oksalat dışarıdan alınınca kalsiyum ile birleşerek böbreklerdeki taş oluşumunu arttırıyor. Bu nedenle çay ve kahvenin yanında limon tüketilmeli. Limonun içinde bulunan sitrat, kalsiyum ile birleşirse idrar içinde çözülüyor ve böbrek sağlığını koruyor. Ama oksalat ile birleşirse böbrekte birikerek taş yapıyor” diye konuştu.

    Üroloji Uzmanı Doç.Dr. Arslan, “Çayın yanında limonu eksik etmeyin. Bin yıl önce de bu yöntem vardı. Çayın demli olarak içilmesi son dönemlerde yaygınlaştı. Ancak bu durum böbrekler açısından çok zararlı. Limon böbrek sağlığını koruyor” şeklinde konuştu.

    Türk toplumunun su içme alışkanlığının olmadığını anlatan Arslan, “Kesinlikle su içmeliyiz. Eğer içmeyi sevmiyorsak suya portakal, greyfurt, mandalina ve limon koyarak tatlandırabiliriz. Su içerek oluşabilecek kristalleri daha da azaltabiliriz. Su içmemek böbrek ameliyatlarına kadar uzanan sonuçlar meydana getirebiliyor” ifadelerinde bulundu.

    “Aşırı tuz tüketmeyin”

    Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Arslan, tuz tüketimine de dikkat çekerek, “Tuz çok tüketiyoruz. Aslında hiç gereği yok. Yediğimiz yemekleri sadece damak tadı için tuzluyoruz. Bu nedenle böbreklerde taş oluşumu artıyor” dedi.