Etiket: Böbreğini

  • “Sevgi fedakarlıktır” diyerek Sevgililer Günü’nde böbreğini eşine verdi

    Giresun’da yaşayan Filiz Melikoğlu, “Sevgi fedakarlıktır” diyerek 14 Şubat Sevgililer Günü’nde böbreğini eşine vererek tekrar hayata tutunmasında yardımcı oldu.

    Giresun’da iki çocuk babası Yücel Melikoğlu, yaklaşık iki ay önce rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Yapılan tahlillerde Melikoğlu’nun böbrek yetmezliği sonucu üremi komasına girdiği tespit edildi. Acilen böbrek nakli olması gereken Yücel Melikoğlu’nun yeniden hayata tutunmasını sağlayan ise 12 yıllık eşi Filiz Melikoğlu oldu.

    Bir süre Giresun’da tedavi gördükten sonra İstanbul’a giderek böbrek nakli olan Yücel Melikoğlu yeni bir hayata merhaba derken eşinin kendi isteğiyle böbreğini verdiği söyledi.

    Böbrek nakli 14 Şubat’ta yapıldı

    14 Şubat Sevgililer Günü’nde eşine böbreğine bağışlayan Filiz Melikoğlu, sevginin fedakarlık olduğunu hatırlattı. Sevginin fedakarlığını sözde değil özde yaşatan Filiz Melikoğlu;

    “Eşim yaşam mücadelesi verirken, benim onu hayata tutunmasını sağlayacak bir imkan varsa yapmamam söz konusu dahi olamazdı. Eşimle ilgili her şey iki ay gibi kısa sürede gerçekleşti. Yaklaşık iki ay önce rahatsızlanan eşimi hastaneye kaldırdık. Meğer üremi komasına girmiş. Yapılan tahlillerde böbreğinin ikisinin de işlevini yerine getiremez durumda olduğu belirlendi. Bir süre Giresun’da diyalize girdi ancak acilen böbrek nakli olması gerekiyordu. Ben de böbreğim uyuşunca düşünmeden verdim. Böbrek naklimiz ise 14 Şubat Sevgililer Günü gibi anlamlı bir günde gerçekleşti. Şimdi ikimiz de iyileşme sürecindeyiz” dedi.

    “Sevgi fedakarlıktır”

    Eşinin kendisi için büyük bir fedakarlık yaptığını söyleyen Yücel Melikoğlu ise, “Böbreklerimin bittiğini çok geç öğrendik. Böbrek nakli ihtiyacı olunca da eşim kendi isteğiyle böbreğini verdi. Eşim sayesinde toparlanmaya çalışıyorum. Yanımdan ayrılmayan ve sağlığım için her türlü fedakarlığı yapan eşime sonsuz teşekkür ediyorum. Sevgi fedakarlıktır. Eşime sevgim her geçen gün artıyor” dedi.

  • Annesine böbreğini verip hayata tutunmasını sağladı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde yaşayan Sultan Erçin, annesine böbreğini vererek hayata tutunmasını sağladı.

    Kdz. Ereğli ilçesinde yaşayan bir çocuk annesi 35 yaşındaki Sultan Erçin, böbrek yetmezliği olan ve 4 yıldır tedavi gören annesine bir böbreğini vererek sağlığına kavuşturdu.

    3 çocuk annesi Fatma Odalı, 2013 yılında rahatsızlanınca gittiği hastanede kendisine böbrek yetmezliği hastalığı teşhisi konuldu. Uzun süre ilaçla tedavi gören anne Fatma Odalı’ya böbrek nakli yapılması gerektiği söylenince 35 yaşındaki kızı devreye girdi. Sultan Erçin, annesini diyalize sokma yerine böbrek nakli yapılmasının sağlığı açısından daha iyi olduğunu öğrenince bir böbreğini annesine vermeye karar verdi. Sultan Erçin yapılan tetkikler sonucu böbreği uygun görülünce 3 ay önce İstanbul’daki bir hastanede nakil gerçekleşti.

    Ailede genetik olarak böbrek yetmezliği hastalığı bulunduğunu söyleyen Sultan Erçin, annesine böbrek nakli yapılması gerektiği söylenince hiç düşünmeden bir böbreğini annesine vermeye karar verdiğini anlattı. Erçin gazetecilere yaptığı açıklamada “Zaten aileden gelen bir böbrek yetmezliği hastalığı var. 2013 yılında annem fenalaştı. Böbrek yetmezliği tanısı kondu. O günden bu yana sadece ilaçlarla tedavi görüyordu. Hiç diyaliz almadan tekrar kıraatin değerleri yükselince tıbbi açıdan diyalize girmeden nakile karar verdik. Ailede de uyum hepimizde vardı. İlk tedavilerinin takibini ben yaptığım için ben vermeye karar verdim. Diyalize girmeden nakil olduk. Zor bir karardı tabi ki. Kendinizde evlisiniz, çocuğunuz var. Yarın aynı şey sizinde başınıza gelebilir. Ama söz konusu anne olunca sizi dünyaya getiren olunca bambaşka oluyor. Bu kararı verirken hiç zorlanmadım. Diyalize girmeden nakil yaptırmamızdaki amaç, hastanın diyalize girmeden nakil olması daha avantajlı. 4 yıldır da bu hastalığın içinde olmamızın avantajı tabi ki. Diyalize girdiği süreç daha ağır geçiyor. Biz diyalize girmeden nakil yaptırdık. Sağ olsun doktorlarımız sürekli bizleri bilgilendirdi. Biz araştırdığımız kadarıyla diyaliz almadan nakil olması daha iyi olduğu kanısına vardık. Herkesi organ bağışına davet ediyoruz. Biz ailecek bunun zaten hassasız bu konularda. Kimse yakınlarına hayat vermekten korkmasın” diyerek herkesi organ bağışı yapmaya davet etti.

    Kızı Sultan Erçin ile gurur duyduğunu dile getiren anne Fatma Odalı ise Allah’tan herkese böyle hayırlı evlat vermesini diledi. Anne Odalı konuşmasında, “Sağ olsun, Allah razı olsun evladımdan. Rabbim herkese de böyle evlat versin. Herkese de benim gibi çektirmeden böyle nakil verenler olsun. Nakilden hiç korkmasınlar. Tedavi süresi çok sürmüyor” dedi.

    Annesinin tedavisi ile yakından ilgilenen Sultan Erçin, yanından bir dakika bile ayrılmayarak her türlü ihtiyacını karşılamasına yardım ediyor.

  • Baba oğluna ismini, oğlu babasına böbreğini verdi

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Organ Nakil Merkezi’nde babasının adını taşıyan Karaca İnci, babası Karaca İnci’ye bağışladığı böbrekle hayat verdi.

    Gaziantep’te yaşayan 14 çocuk babası Karaca İnci (55), yaklaşık 7 yıl önce baş ağrısı şikayeti ile gittiği sağlık kuruluşunda yapılan tetkikler sonucu, böbrek hastası olduğunu öğrendi. Bir buçuk yıl uygulanan ilaç tedavisinin ardından, sağlık durumunun daha da bozulması üzerine diyalize girmeye başladığını ve 5 yıl boyunca diyaliz tedavisi gördüğünü belirten baba Karaca İnci, “Yaşadığım sıkıntılar üzerine Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’ne nakil için başvuru yaptım. Kızım ve oğlum böbreğini vermek istedi” dedi.

    Yapılan tetkikler sonucu kendisiyle aynı ismi taşıyan oğlu, bir çocuk babası Karaca İnci’nin (23) dokuları uyunca hemen nakil işlemlerinin başlatıldığını kaydeden baba Karaca İnci, “Başarılı geçen nakil sonrası sağlığıma yeniden kavuştum. Diyaliz süreci çok zor bir dönemdi. Diyaliz sonrasında mide bulantısı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikayetler yaşıyordum. Ama nakil sonrası artık bunları yaşamayacağım. Oğlum sayesinde sağlığıma yeniden kavuştum. Bu durumda olup, nakil bekleyen pek çok hasta var. Herkesin organ bağışı konusunda daha duyarlı olmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’ni daha önce nakil olan hastaların tavsiyesi üzerine tercih ettiklerini ve çok memnun kaldıklarını anlatan Karaca İnci, “Yaşadığım şehirde böyle bir hastanenin olmasından ve sunmuş oldukları hizmetlerden gurur duyuyorum. Bizlerle çok yakından ilgilendiler. Prof. Dr. M. Fatih Yüzbaşıoğlu, Doç. Dr. Selman Ünverdi, hemşireler ve diğer çalışanlar çok teşekkür ederim” diye konuştu.

    Oğul Karaca İnci ise babasının yaşadığı sağlık sorunlarını yeniden yaşamayacak olmasının kendileri için en büyük armağan olduğunun altını çizerek, “Şükürler olsun, şimdi ikimiz de çok iyiyiz” diyerek, mutluluğunu dile getirdi.

    Organ Nakil Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Fatih Yüzbaşıoğlu ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Selman Ünverdi de organ bağışı için herkesi biraz daha duyarlı olmaya çağırdı.

  • Aile hekimi 26 yıllık eşine böbreğini bağışladı

    Kayseri’de aile hekimliği yapan doktor, kendisi gibi aile hekimi olan eşinin bağışladığı böbrekle sağlığına kavuştu.

    Kayseri’de yaşayan aile hekimi çift Esmagül Işıldak ile Ümit Işıldak, organ nakli sayesinde yeniden sağlıklı günler yaşamanın mutluluğunu yaşıyor. 7 ay önce böbreğiyle ilgili rahatsızlığını öğrenen ve Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvurusunun ardından eşinin böbreği nakledilen Esmagül Işıldak, “26 yıllık evliliğim en güzel hediyesini eşim bana böbreğini vererek hediye etti. Ona, minnettarım” dedi.

    Esmagül Işıldak, “Halsizliklerim sebebiyle doktora gitme ihtiyacı duydum. Yapılan tetkiklerde, ortaokuldayken geçirdiğim böbrek iltihabı nedeniyle böbreğimde sıkıntılar meydana geldiğini öğrendim. Aslında çocuklukta geçirilen bu tip iltihaplar; her hastada böyle kalıcı bir etki yapmaz. Bu iltihap bende zamanla böbreğin küçülmesine ve böbrek fonksiyonlarının bozulmasına sebep olmuş” şeklinde konuştu.

    6 ay gibi kısa bir sürede, 26 yıllık eşi Ümit Işıldak’ın da böbreğinin kendisine nakledildiğini söyleyen Esmagül Işıldak, “Bu duyguyu, anlatmak çok zor. Hala ben de inanamıyorum her şeyin normale döndüğüne. Bu nakil, benden ziyade eşimin gayretleriyle olan bir şey. Haberim yokken bir araştırma yapmış. Aslına bakarsanız kendimi diyaliz olmaya hazırlamıştım. Asla herhangi birisinden bir organını istemek gibi bir niyetim yoktu ama eşimin sayesinde yeniden sağlığıma kavuşabildim” ifadelerini kullandı.

    “Kan grubu uyumu nakil için yeterliymiş”

    Sağlık personeli olmalarına karşın organ nakliyle ilgili bir takım eksik bilgilere sahip olduklarının altını çizen Ümit Işıldak, “Sağlık çalışanı olarak, organ bağışıyla ilgili bilgimiz var. Zaman zaman da insanları organ bağışına yönlendirmeye çalışıyoruz ama özellikle son yıllardaki gelişmelerde ilk başta sağlık personeli olmak üzere hasta sahipleri dahil bir çok kişi habersiz. Yani kan grubu uyumunun organ nakli için yeterli olduğu, çoğu sağlık personelinin bilgisi dahilinde değil. Bu sıkıntılar başımıza gelmeden önce çok farklı düşünüyordum” dedi.

    “Organ nakli din, dil, cinsiyet, meslek tanımıyor”

    Organ naklinin dil, din, cinsiyet tanımadığı gibi meslek de tanımadığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Alper Demirbaş, “Esmagül Hanım ve Ümit Bey iki meslektaşım. Ümit Bey, uzun bir süre eşinin haberi olmadan bizimle irtibata geçti. Eşi için en iyisini istiyordu ve sonunda Esmagül Hanım’ı ikna ederek bize gelmeye karar verdiler. Ya siz canınızdan çok sevdiğiniz birisine böbrek yetmezliği tanısı konulduğunda önünüzdeki seçenekler nelerdir diye düşündünüz mü?” dedi.

    “Organ bağışı yeterli değil”

    Organ bağışı azlığına dikkati çeken Prof. Dr. Alper Demirbaş, “Böbrek yetmezliğinde iki tedavi seçimi var. Olasılıklarımız ya diyalize girmek ya da nakil olmak. Peki, organ nereden bulunabilir? Yine iki olasılık var; ya vefat edenlerden bekleme listesine kayıt olabilir veya aileden birisi bağışlayabilir. Vefat edenlerden bekleme listesinde organ bulunma olasılığı nedir? Sorunun cevabı çok basit, kafanızı kaldırıp etrafınıza baktığınızda, kaç kişinin cebinde organ bağış kartı varsa olasılık o kadardır” şeklinde konuştu.

    “Kadavradan yılda yaklaşık 600 kişi nakil oluyor”

    Türkiye’de 22 bin hastanın bekleme listesinde ve vefat edenlerden yapılan nakil sayısının da yaklaşık 600 civarında olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Demirbaş şöyle devam etti:

    “Sağlık Bakanlığı bu konuda birçok çalışma başlattı. Ancak bu zaman alan bir süreç. Ülkemizdeki organ azlığı bilgisine ulaşan Dr. Ümit Bey de canlı vericili nakli araştırmış. Canlı vericili naklin başarısını ve vericiye zararı olmadığını tıbbi belgelerle eşine göstererek onu ikna etmiş. Kısa bir süre sonra her ikisi de mesleklerine dönerek hastalarına şifa dağıtmaya başlayacak.”

  • (Özel Haber) Anne yüreği dayanmadı, böbreğini küçük kızına bağışladı

    Mersin’de böbrek yetmezliğinden dolayı 6 yaşından beri tedavi gören, artık diyalize de cevap vermeyen 15 yaşındaki Menekşe’ye annesi umut oldu. Annesinin “böbreğimi kızıma bağışlamak istiyorum” demesi üzerine yapılan tetkik sonuçları olumlu çıkınca, küçük kızının son umudu olan anne kızına böbreğini bağışladı. Başarılı geçen bir ameliyatın ardından Menekşe adeta yeniden hayata başlarken, nakledilen böbrek 1 saat içinde çalışmaya başladı.

    Mersin’de annenin örnek davranışı herkes tarafından takdirle karşılandı. Böbrek yetmezliğinden dolayı 6 yaşından beri tedavi gören, 2 yıl ilaç, 7 yılda diyaliz makinasına bağlanan 15 yaşındaki Menekşe Nar, artık tedavilere cevap vermeyince nakil ihtiyacı ortaya çıktı. Anne Meryem Nar’ın “böbreğimi kızıma bağışlamak istiyorum” demesi üzerine yapılan tetkiklerin sonucu olumlu çıkınca, anneden kıza böbrek nakli yapıldı. Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı’na bağlı 6 kişilik ekiple gerçekleştirilen nakil, yaklaşık 3 saat sürdü. Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Akbay başkanlığında gerçekleştirilen nakil sonrasında küçük Menekşe’ye nakledilen böbrek 1 saat içinde çalışmaya başladı. Anne ve kız hastanede servis bölümüne alınırken, ikisinin de sağlık durumlarının her geçen gün daha iyiye gittiği belirtildi.

    “Benim için yeni bir hayat başlayacak, annemi çok seviyorum”

    Hastalığı ve şu anki durumuyla ilgili İHA muhabirine konuşan küçük Menekşe, şu anda çok iyi olduğunu söyledi. 6 yaşından beri böbreklerinden hasta olduğunu ifade eden Menekşe, “2 yıl ilaç tedavisi gördüm ancak sonuç alamadım. Ardından diyalize girmeye başladım. 7 yıldır da diyaliz tedavisi görüyorum. Ancak bunla da artık iyi olmamaya başladım. Benim böbrek nakli olmam gerekiyordu. Şimdi annem bana böbreğini bağışladı ve böbrek nakli oldum. Annemi çok seviyorum. Anneme sonsuz teşekkür ediyorum. Şimdi çok iyiyim. Diyalizden kurtuldum. Benim için yeni bir hayat başlayacak. Çok mutluyum, annemi çok seviyorum” şeklinde konuştu.

    “Organ bağışı yeni bir hayat için herkese mucize olur”

    Eğitimiyle ilgili de konuşan Menekşe, “Ana sınıfına giderken bu hastalığım ortaya çıktı ve o günden beri sürüyor. Ancak hastalığım eğitimimi etkilemedi. Bu süreçte de okuluma devam ettim. Akşam diyalize giriyordum, gündüz de okula gidiyordum. Şimdi liseye geçtim. Tabi artık diyalize girmeden, daha sağlıklı bir şekilde okuluma gideceğim. İstediğim şeyleri daha kolay ve mutlu bir şekilde yapacağım. O yüzden herkes organ bağışı yapsın. Yeni bir hayat için herkese mucize olur” diye konuştu.

    Anne Meryem: “Böbreğimi çok sevdiğim Menekşe kızıma bağışladım”

    Gözleri dolarak kızının durumuyla ilgili konuşan anne Meryem Nar ise Menekşe’nin kendilerinin en küçük çocuğu olduğunu söyledi. Menekşe ile birlikte 8 çocuklarının olduğunu belirten Nar, “Diğer hiçbir çocuğumda böyle bir rahatsızlık yok. Menekşe’yi 6 yaşında anaokuluna gönderdim. Kızımı anaokulundan altına kaçırıyor diye geri gönderdiler. Sürekli aynı şikayetle kızımı eve geri göndermeye başladılar. Bende kızımı doktora götürdüm. Yapılan muayene ve test sonuçlarında kızımın böbrek yetmezliği çıktı. Önce 2 yıl ilaç tedavisi gördü, ardından 7 yıl diyaliz tedavisi gördü ama cevap vermedi. MEÜ Tıp Fakültesi’nde 2 ay diyaliz makinesi kullanılmasına yönelik eğitim aldım. 7 yıldır evde kızımı diyalize ben bağlıyordum. Artık diyaliz de fayda etmiyordu. Bende doktora geldim, ben kızıma böbreğimi vermek istiyorum, kızım her gün kriz geçiriyor dedim. Böbreğimi vermeye karar verdim. Böbreğime baktılar, ayrıca tansiyon, kalp, şekerime de baktılar ve hiçbir şey çıkmadı. Değerlerimin hepsi iyi çıktı. Dokularım ve böbreğim de uyduğu için, doktorlar “verebilirsin” dediler. Bende böbreğimi çok sevdiğim Menekşe kızıma bağışladım. Ameliyatta ve serviste emeği geçen Tıp Fakültesi doktorlarına, çalışanlarına teşekkür ediyorum” dedi.

    “Böbrek kızımda 1 saat içinde çalışmaya başladı”

    Naklin ardından Menekşe’nin de kendisinin de çok iyi olduğunun altını çizen Nar, “Böbreğimiz hemen uyum sağladı. Doktorların ifadesine göre nakil edilen böbrek kızımda 1 saat içinde çalışmaya başladı. Çok temiz böbreğim varmış. Herkes nakil yapsın. Özellikle çocuğunu seven nakil yapar ve kurtarır hayatını. Ben çocuğumun hayatını kurtardım” ifadelerini kullandı.

    Baba Ahmet Nar da Menekşe’nin doğuştan mesanesinin olmadığını kaydederek, ” Anaokulunda da altına kaçırmasının sebebinin o olduğu ve böbrek yetmezliği olduğu ortaya çıktı. 6 yaşından beri kızımız için çaba harcıyoruz, tedavi ettiriyoruz. Kızımız yaklaşık 10 yıl ilaç ve diyaliz tedavisi gördü. Artık böbrek nakli yapılması gerekiyordu ve annesi vermek için gönüllü oldu. Yapılan tetkiklerde annesinin böbreğinin kızına uyduğu belirlendi ve nakil yapıldı. Şimdi kızımın da eşimin de sağlık durumu iyi. Çok mutluyuz. Organ nakli çok önemli. Bütün herkes bugünleri düşünerek organ nakli bağışında bulunmalı. Kızımın bugüne kadar ki tedavi süresinde ve ameliyatında emeğe geçen herkese de ayrıca teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.