Etiket: Bizi

  • Şimşek: “Taraftar Bir Daha Bizi İstifaya Davet Edemeyecek”

    Spor Toto Süper Lig’de son haftalarda istediği sonucu alamayan ve ligde 9. sırada yer alan Antalyaspor, milli maçların ardından deplasmanda oynayacağı Galatasaray maçının hazırlıklarına başladı. Teknik direktör Yusuf Şimşek, taraftarın bir daha kendilerini istifaya davet edemeyeceğini dile getirdi.

    Spor Toto Süper Lig’e iyi bir başlangıç yapan ancak son 3 haftada istemediği sonuçlar alamayan Antalyaspor, ligin 12. haftasında deplasmanda oynayacağı Galatasaray maçının hazırlıklarına Hasan Subaşı Tesisleri’nde akşam saatlerinde yaptığı antrenmanla başladı. Teknik direktör Yusuf Şimşek gözetiminde yapılan çalışmaya sakatlığı bulunan Diego Angelo, ülkelerinin milli takımında bulunan M’bolhi, Lazarevic ve izinli olan Diarra katılmazken, kasığından sakatlığı bulunan Brezilyalı oyuncu Guilherme ise takımdan ayrı düz koşu yaptı.

    “İKİ MAĞLUBİYET DERİNDEN YARALADI”

    Antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Antalyaspor Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, son haftalarda istemedikleri sonuçlar aldıklarını ifade etti. Özellikle kendi sahalarında iki tane mağlubiyet almalarının kendilerini derinden yaraladığını dile getiren Şimşek, “Güzel bir taraftar topluluğu yakalamıştık, özellikle Beşiktaş maçında. Hem yeni stadımızın açılışı nedeniyle hem de Beşiktaş maçı olması nedeniyle kaybettik. Ondan sonra Akhisar Belediyespor deplasmanına gittik. Bana göre şanssız bir şekilde kaybettiğimiz maçtı. Son Kayserispor maçında ise yine iyi bir taraftar kitlesi vardı. Gerçekten maçtan galip gelmek istiyorduk. Bütün çalışmalarımızı ona göre yapmıştık. Pozisyon zenginliği bakımından sezonun belki de en iyi maçlarından bir tanesini oynadık. 4-5 tane pozisyonumuz var. Gol yapabileceğimiz 4-5 tane pozisyonumuz vardı. Rakibe de zaman zaman pozisyon verdik tabii ki ama maçın genelinde iyi oynadığımızı düşünüyorum” dedi.

    “GALATASARAY MAÇINDAN 3 PUAN ALMAK İSTİYORUZ”

    Takımda çok sayıda sakat oyuncunun olduğunu ve alınan mağlubiyetlere mazeret olamayacağını belirten Yusuf Şimşek, ligde oynayacakları Galatasaray maçından 3 puan almak istediklerini dile getirdi. Şimşek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Diego’yu Kayserispor maçında sakat sakat oynattık. Guilherme sakattı. Onu Kayserispor maçında riske atamadık. Gerçekten kasığında sıkıntı vardı. Fornezzi belki oynayabilirdi ama son antrenmanda parmağında çıkık oldu. Buna benzer sakatlıklar yaşadık ama bunlar mazeret olarak kabul edilemez. Antalyaspor sahasında oynadığı maçları kazanmak zorundadır. Kazanamadık ama geçmişe bakmanın bir önemi yok. Geçmişe bakıp ders alarak önümüze bakmalıyız. 10-15 günlük bir ara var. Bugünden itibaren büyün yoğunluğumuzu Galatasaray ile oynayacağımız maça verdik. Bütün hazırlıklarımızı ona göre yapacağız. İnşallah Galatasaray maçından da 3 puan alarak dönmek istiyoruz. Belki insanlar buna inanmayabilir sen içeride Kayserispor’u yenemiyorsun diyebilir. Büyük takımlarla oynana maçların atmosferi farklı olur. Bu tür maçlarda farklı hazırlanırlar. İnşallah 15 gün sonra bunu da herkese göstermek isteriz.”

    “ÇOK GOL YEDİK”

    Ligde 11 haftada 19 gol yediklerini ve bu sayının fazla olduğunu söyleyen Antalyaspor Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, “19 tane gol yemişiz büyük bir rakam. Demek ki biraz daha defans ve duran top anlamında çalışmamız lazım. Geçmişten ders alıp bu 15 günde futbolcu kardeşlerimizle çok iyi çalışıp önümüze bakmak isteriz. Ligin en fazla gol atan 4-5 takımından bir tanesiyiz. Ön tarafta üretken bir takımız. Defansta ufak tefek sıkıntılarımız var bunları halletmemiz gerekiyor” dedi.

    “DEVRE ARASINA KADAR 10 PUAN DAHA ALMAK İSTİYORUZ”

    Devre arasına kadar alabilecekleri maksimum puanları almak istediklerini belirten Şimşek, hedeflerinin 25-26 puan toplamak olduğunu dile getirdi. Yusuf Şimşek, “İlerleyen günler özellikle devre arasına kadar 6 tane maçımız var. Bu maçlardan alabileceğimiz maksimum puanları almak istiyoruz. Devre arasına kadar 25-26 puan toplamak istiyoruz. Şu anda 15 puanımız var. Hedefte 18 puan daha var. Dediğim gibi 25-26 puanı bulmak istiyoruz. Bulabiliriz ve bulacağımızı düşünüyorum. Tabii bunlar konuşmakla olmuyor. Ben burada 18 puanı da alarak 33’te yapacağız diyebilirim ama bu inandırıcı olmaz. Biz devre arasına kadar en az 10 puan daha almak istiyoruz” diye konuştu.

    “İSTİFA ETMEDİM. TAKIMIMIN BAŞINDAYIM”

    Kayserispor maçından sonra yönetime herhangi bir istifa dilekçesi sunmadığını söyleyen Yusuf Şimşek, “Ben istifa etmedim. İstifa etmeyi gerektirecek bir durumda yok şu an. 15 puanımız var. Bursaspor ile aynı puandayız. Birimiz 8’inci sırada, birimiz de 9’uncu sırada yer alıyor. Bir üst sırada yer alan takımla da bir puan fark var. Biz şu an yarışmacı bir kimliğiz. Yarışmacı derken biz üste çıkmaya çalışan bir takımız. İstifa edecek bir durum yok. Takım çok kötü gider, çok afaki durumlar olur bunu da oturur yönetimle konuşuruz. Gerek istifa etmekse onu da yaparız ama şu an takımın başındayım ve işimizin başındayız. Yönetimin bir rapor isteği olmadı. Biz zaten klasik olarak 2-3 haftada bir başkana ve futbol şube sorumlumuzla sohbet gerçekleştiriyoruz. Bugün de oturduk sohbet ettik. Takımla ilgili konuştuk. Hedeflerimiz ile ilgili konuştuk. Transferlerle ilgili ufak tefek konuşmalar oldu” dedi.

    “TARAFTAR BİZİ BİR DAHA İSTİFAYA DAVET EDEMEYECEK”

    Taraftarın istifa talebinin doğal olduğunu da sözlerine ekleyen kırmızı-beyazlıların teknik adamı Yusuf Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Taraftar istifa isteyebilir bu onların doğal hakkıdır. Tepki doğal haklarıdır. Bundan sonra taraftarın tepkisiyle karşılaşmayacağımızı düşünüyorum. Bu tepki sadece bana değildir. Yöneticilerimiz, başkan ve futbolcular olsun biz bir ekibiz. Bu ekip başarılı olursa hep birlikte oluyoruz ama başarısız olursa tek suçlu ben oluyorum. Her zaman söylüyorum bir suçlu varsa o da benim. Dediğim gibi taraftarlarımız bir daha bizi istifaya davet edemeyecek çünkü biz çok çok iyi olup hem onların yüzünü güldürmek hem de kendi yüzümüzü güldürmek istiyoruz.”

  • Taşpınar: “Bugün Türkiye Bizi Taşıdı, Bundan Sonra Türkiye’yi Biz Taşıyacağız”

    AK Parti Mersin İl Başkanı İsmail Taşpınar, 1 Kasım seçimlerinde milletin iradesinin sandığa yansıdığını belirterek, “Başarıya inandık ve inandığımız için başardık. Bugün Türkiye bizi taşıdı, bundan sonra Türkiye’yi biz taşıyacağız. Güçlü Türkiye olma yolunda kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.

    1 Kasım seçimlerinden zaferle çıkan ve Mersin’de de birinci parti konumuna yükselen AK Parti, başarısını İl Başkanlığı önünde kutladı. Resmi olmayan seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte ellerinde Türk bayrakları ve parti bayraklarıyla AK Parti Mersin İl Başkanlığı önünde toplanan yüzlerce partili, seçim zaferini halay çekerek kutladı.

    İl Başkanlığı önünde vatandaşlara seslenen İl Başkanı Taşpınar, partililerden rakiplerini üzmeden sevinmelerini istedi. Bıkmadan, usanmadan bu dava için ter döken, emek veren, destek veren, dua eden herkese teşekkür eden Taşpınar, “Teşkilatımızın her kademesinde görev yapan yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Allah yolumuzu açık eylesin. Bizler başarıya inandık ve inandığımız için başardık. Bizler sevinmesini de aşırıya kaçmadan bilmeliyiz. Bugün siyasi bir başarı kazandık, ancak rakiplerimizi üzmeden, fazla aşırıya kaçmadan sevinmesini de bilen insanlarız. Çok dolusunuz biliyorum, bugünü 4 gözle bekliyordunuz sizlerden ricam rakiplerinizi tahrik etmeden sevinin. Sadece memleketimiz ve milletimiz için çalıştık. İnşallah önümüzdeki 4 yılda da Türkiye’deki istikrarı devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

    “GÜÇLÜ TÜRKİYE OLMA YOLUNDA KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDECEĞİZ”

    Mersin’den aday gösterilen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan ile milletvekillerinin sahalardan hiç çıkmadıklarını ve çok çalıştıklarını dile getiren Taşpınar, “Biz buradan Ankara’ya Sayın Bakanımızı güçlü bir şekilde gönderdik. Sayın Bakanımız ve vekillerimiz, Mersin için ellerinden ne geliyorsa bu 4 yıllık dönemde birlik ve beraberlik içerisinde çalışıp, gerçekleştirecekler. Bugün çok mutluyuz, milletimizin iradesi sandığa yansıdı. Biz AK Parti olarak milletin nezdinde teveccüh görmüş, 13 yıl iktidarda kalmış ve 7 Haziran seçimlerinde birinci parti olmamıza rağmen koalisyonlu hükümet kurma pozisyonuna düşmüştük. Ama 1 Kasım’da milletimiz istikrardan yana oldu. Bizim yaptığımız saha çalışmasında da milletimizin gözünden bu ışığı almıştık. Çok mutluyuz, çok sevinçliyiz. Artık önümüz açıldı, istikrarı yakaladık. Bundan sonra ekonomi düzelecek, yarım kalan yatırımlar tamamlanacak. Bugün Türkiye bizi taşıdı, bundan sonra Türkiye’yi biz taşıyacağız. Güçlü Türkiye olma yolunda kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

  • Büyükelçi Larsen: “Son Seçimler De Bizi İlgilendirdi, Büyük Bir Merakla İzledik”

    Avustralya’nın Ankara Büyükelçisi James Larsen, “Son seçimler bizi ilgilendirdi, büyük bir merakla son seçimleri izledik” dedi.

    Eskişehir’e gelen Büyükelçi James Larsen, ilk olarak Vali Güngör Azim Tuna’yı makamında ziyaret etti. Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenecek arkeoloji ile ilgili konferansa katılacağını belirten Larsen, daha sonra Eskişehir Sanayi Odası (ESO) ve Eskişehir Ticaret Odası’nı (ETO) da ziyaret edeceğini dile getirdi.

    Ziyaretten ve Eskişehir’de olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Larsen, “Eskişehir’de olmaktan dolayı çok mutluyum. Eskişehir’e ilk resmi ziyaretim, sizi ve diğer ileri gelen kişileri ziyaret edeceğim ama aynı zamanda Anadolu Üniversitesi’nde bir arkeoloji konferansına katılacağım. O yüzden de şehirdeyim. Dolayısı ile Ankara’dan dışarı çıkabilmek için benim için güzel bir vesile oldu. Avustralya için bu yıl özel bir yıl oldu, Çanakkale Savaşları’nın 100’üncü yılı sebebiyle ve bu sebeple bu yıl Avustralya Türkiye kültür yılı olarak kutlandı. Bu çerçevede pek çok kültürel etkinlik yapıldı. Aynı zamanda G20 başlayacak ve bu da bizim için önemli. Kültür festivalinin yanı sıra son seçimler de bizi ilgilendirdi. Büyük bir merakla son seçimleri izledik. İki ülke ekonomi konusunda daha çok işbirliği yapabilirler ve bu öğleden sonra ticaret ve sanayi odası ile de görüşeceğim, neler yapabiliriz diye konuşacağız” dedi.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Tuna ise şunları kaydetti:

    “Eskişehir’de daha önce birçok dost ülkenin büyükelçisini ağırladık. Avustralya Büyükelçisi’ni de bu vesile ile ağırlamaktan mutluyuz. Arkeolojik kazı ile ilgili bir konferans güzel bir vesile. Aslında yeraltından çıkan eski medeniyetler, insanlık tarihinin geçmişi. Anadolu da medeniyetlerin beşiği olarak tüm yabancı dostlarımızın ilgisine mazhar oluyor. Avustralya ile ayrı özel bir hukukumuz, dostluğumuz da var. Çanakkale’den sonra dostluğa dönüşen ilişki güçlenerek devam ediyor. Kendilerine Eskişehir’e geldiği için tekrar teşekkür ediyoruz. Gerek ticari ekonomik anlamda, gerek kültürel anlamda ilişkilerimizin gelişmesi bizleri mutlu eder.”

    Konuşmaların ardından ikili, birbirine hediye takdiminde bulundu.

  • Başbakan Davutoğlu: “Onlara Bizi Muhtaç Etmeyin”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye yüklenerek, “Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya (çantayı) görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için onlara bizi muhtaç etmeyin” dedi.

    Başbakan Davutoğlu, Antalya mitinginde halka seslendi. Karşısında yüzlerce vatandaşın elini gören Davutoğlu, “Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisiyle birleşen bu elleri ayrılmasın. Kardeşi kardeşe kırdırmak için milletin çocuklarının eline molotof, taş, silah verenleri kahretsin. Onlara karşı bizi muktedir eylesin. Biz bu elleri birbirimizle tutmak için tek bir yumruk için kullanıyoruz. Ülkemizin birliği ve dirliği, insanlarımızın kardeşliği için Türkiye’nin güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Güçlü yükselen bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Çocuklarımızın geleceği için güçlü bir yönetime ihtiyacımız var. Sadece güçlü yönetim yetmez, demokrasi ve milli iradeye sadık bir yönetime ihtiyaç var. Madem ki bu mesele memleket meselesidir. 13 yıldır olduğu gibi bugün de memleketin her köşesini kuşatan AK Parti’ye ihtiyaç var” diye konuştu.

    “Size Türkiye’nin her köşesinden, Bingöl, Şanlıurfa, Van, Trabzon, Kocaeli’den selam getirdim” diyen Davutoğlu, Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nu Türkiye’nin bazı bölgelerine gidememekle suçladı. Davutoğlu, “Kılıçdaroğlu gelse bu şehirlerden selam getirebilir mi? Buralarda dolaşabilir mi? Ayağına çarığı giyip bütün Türkiye’yi dolaşabilir mi? Mesele memleket meselesiyse her karış toprağına adımını atan biri getirir. Türkiye’nin her köşesini dolaştığımıza şahit misiniz? Oralarda da aynen bu bayrak ve İstiklal Marşımız aynı aşkla söylendi. Türkiye’nin meselelerinin çözümü ve gelecek için koyduğumuz hedeflerin gerçekleşmesi için AK Parti’nin tecrübeli kadrolarına ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

    “YANLIŞLIKLA SUYU LÜBNAN’A GÖTÜRÜRLER”

    Huzur ve güven istediklerini kaydeden Davutoğlu, “Tek başına işbaşına diyoruz. Bu mesele bu ülkeye hizmet meselesi ise diğer partiler AK Parti’nin eline su dökebilir mi? Bizim yanımızda çırak olabilir mi? Bizim bu topraklara ne başarı öyküsü yazdığımızı dağları, ovaları, denizleri şahittir. 10 gün önce Gazipaşa’dan Kıbrıs’a geçtik. Ana vatanın suyunu yavru vatana gönderdik. Bahçeli yapabilir mi? Yapabilseydi o milliyetçiliğin ekmeğini yerde ter dökemez, oturduğu odadan çıkamaz. Vatan topraklarını gezerken yatak yer döşek görmeyiz. Aşkla dolaşırız. CHP yapabilir mi? Yanlışlıkla boru çekmeye çalışsalar Kıbrıs yerine Lübnan’a götürürler. Anamur’a suyu, Mehmetçiğin şehit kanının döküldüğü topraklara suyu kim götürdü? Onlar konuşur AK Parti yapar. Aynı sözün gelecek 4 yılda da gerçekleşmesi için ne diyeceğiz; tek başına iş başına” dedi.

    Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Geçmişte bazı belediyelerde görev verdiniz. İş gördünüz mü? Bu ülkeyi düşünseler milletimiz onları göreve çağırdığında onlar ne yaptı, kaçtılar. Millet uzlaşın dedi, bunlar kendi menfaatlerinin peşine düştüler. Sorumluluk almak yiğit işidir. Bildikleri tek bir şey var yalanla, akıl almaz suçlamalarla AK Parti’ye saldırmak. Bu ülkenin seçilmiş hükümetini ellerinde hiçbir dayanak olmadan teröre destek vermekle suçladılar. Biz kaybettiğimiz vatandaşların cenazeleriyle uğraşırken bazı kişiler katil devlettir diye seslendi, adını söylemeyeyim. Be ey gafil bu devlet 78 milyona 13 yıldır anne gibi kucağını, sağlık hizmetlerini, eğitimi götürdü. Devlet ile millet birleşti bizim dönemimizde. Millet oyuyla seçilen cumhurbaşkanına en ağır hakaretleri yaptılar. AK Parti’ye en ağır hakaretlerle yaklaştılar. Bizim hesap vereceğimiz iki makam var, Allah ve millet. Başka kimseye hesap vermez, kimseden korkmaz, kimsenin önünde eğilmez ve yardım istemeyiz. Ülke için sorumluluk almaya gelince hiç anlaşamıyorlar ama AK Parti’ye karşı kol kola giriyorlar. Mesele AK Parti olunca MHP ile HDP yan yana olabiliyor. İç güvenlik paketinde oy kullandılar. PKK, DAEŞ, DHKP-C ne kadar insanlık dışı terör örgütü varsa hepsinin hedefi hükümetimiz Türkiye. Hedef görünüşte AK Parti hükumeti ama gerçekte hedef Türkiye, Türkiye’yi zayıflatmak. Siyasetçi sözünün eri olacak. Elinde bir delil dayanak olmadan kimseye iftira atmayacak, seviyesini kaybetmeyecek, yalan söylemeyecek.”

    “BAHÇELİ’YE HAYIR DİYECEKSİNİZ”

    “Partilerin hallerini görüyorsunuz, son aylarda öyle bir dil kullanıyor ki yadırgamamak elde değil” diyen Davutoğlu, “Krizin en önemli faktörlerinden birisi kendisi değilmiş gibi ahkam kesiyor. 2015 Türkiye’si için akla keza senaryolar yazıyor. Görevden kaçan kendisi hem bu ülke için sorumluluk alacak yüreği yok, hem de oturduğu yerden ahkam kesiyor. Gelin koalisyon hükumeti kuralım dediğimizde ne dedi. Seçim hükümeti kuralım dediğimizde azınlık hükümeti kuralım, destek ver, beraber erken seçime gidelim, gel anayasa zorunlu hükümeti kuralım deyince ne dedi? Hayır. Her şeye hayır diyen Bahçeli’ye sizde hayır diyeceksiniz. Türkiye büyümeye devam edecek. Bahçeli kendi rüyasında başka bir alemde yaşıyor. Şöyle genel merkezdeki odasından bir çıksın. Terör hep ağzında ama terörle en büyük mücadeleyi AK Parti vermiştir. Bahçeli siz bu mücadelenin neresindensiniz?” dedi.

    Cumhuriyet Bayramı’nı Diyarbakır’da kutlayacağının altını çizen Davutoğlu, “Biz Diyarbakırlıları, Vanlıları, Hakkarilileri hiçbir zaman terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Mehmetçik her yerde görevini yapıyor. Bahçeli siz doğuda, güneydoğuda siyaset yapabiliyor musunuz, gidebiliyor musunuz? Onlara hitap edebiliyor mu? Ben Antalya’da ne kadar rahat konuşabiliyorsam, Diyarbakır’da aynı güzellikle konuşuyorum. Siz nerdesiniz? Neden Ankara’da konuştuklarınızı doğu, güneydoğunun aziz topraklarında konuşamazsınız. Neden elini taşın altına koymadın Sayın Bahçeli, soruyorum buradan. Madem ülke terör karşısında zor durumdaydı, Bahçeli neden hükümete girip bizimle birlikte teröre karşı mücadele etmedin? Neden hükümete girmedin de HDP’nin hükumete girmesini istedin. MHP’nin başında bir süre daha kalmak istiyor. MHP’li kardeşlerim bunun hesabını soracak. Milletimiz hesabını soracak. Yiğit Mehmetçikle polisimizle dağda tepe tepe mücadele ediyor. Sen oturduğun yerden ahkam kesiyorsun. Ankara’da bir takım hakaretler dolu cümlelerle bize saldırıyor. Biz nezaketimizi bozmadan siyasi mücadele veriyoruz. Nazik olmak, sakin olmak, teslim olmak anlamına gelmez. Bize kimse boyun eğdiremez, bize kimse vatanperverlik, milliyetçilik dersi veremez. Ama bu konularda onlara ders veririz. Sizin siyasetten anladığınız Ankara’dan esip gürlemek. Kavga siyasetinin, hakaret siyasetinin içine çekeceksiniz” ifadelerini kullandı.

    “NE BİLİYORSANIZ SÖYLEYİN”

    “Teröre karşı bir deklarasyon yayınlayalım istedik” diyen Davutoğlu, “Bahçeli olmaz dedi, HDP zaten olmaz dedi.Kılıçdaroğlu da olmaz dedi. Kılıçdaroğlu ile ikili görüşme yaptık. Oralarda bazı devlet meselelerini görüştük. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunu bir şantaj aleti gibi kullanıp, döndüler. ‘Davutoğlu’nun söylediklerini söylersek zor durumda kalır’ dediler. Bizde çok korkmuştuk ya, onlar konuşacak biz zor durumda kalacağız. Toroslar’ın yiğidi kaçar mı işte buradayım. Ne biliyorsanız söyleyin. Eğer tek bir sözümde doğruluğa aykırı, vatana aykırı bir cümle, bir kelime, bir harf, bir nokta bulurlarsa bu canım feda olsun. Bizim bunların tehdidine karnımız tok. Ama bunlar devlet sırrını saklayacak kadar, devlet ahlakına sahip değiller. Kapalı odada devlet adamları arasında yapılan bir görüşmeyi şantaj siyasetine alet edebilecek kadar siyasi ahlaktan yoksunlar. Bizde bundan sonra ona göre muamele ederiz. Kime neyi konuşacağımızı biliriz. Kılıçdaroğlu son dönemde HDP ile aynı dili kullanarak terörün pisliğini hükümete bulaştırmaya çalışıyor. Bunlar aynı kaptan su içiyor. Biz milletin kabıyla, milletin kabından su içiyoruz. Fark bu” dedi.

    “TELEVİZYONDA MI KOALİSYON KURACAKSIN”

    Muhalefet partilerine yüklenmeye devam eden Davutoğlu şöyle konuştu:

    “Ne olur bir daha kapalı kapılar ardında konuştuklarımızı bile dışarı aktaran, siyaset ahlakından yoksun kişilere beni muhtaç etmeyin. Bir daha beni Kılıçdaroğlu ile koalisyon müzakeresi yapmak zorunda bırakmayın. Bırakacak mısınız? Beni kimseye muhtaç etmeyeceksiniz değil mi?Tek başına iş başına diyecek misiniz? Sizden tek isteğim bu. Tekrar o kapıları çalmak istemiyorum. Bahçeli’nin hiç açılmayan çantası ile uğraşmak istemiyorum. Bizim yanımızda açmıyor, televizyonda açıyor. Televizyonda mı kuracaksın mübarek bizim yanımızda açsana. Öyle değil mi. Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için, onlara bizi muhtaç etmeyin.”

    Konuşmasında seçim vaatlerini de yineleyen Davutoğlu, AK Parti Antalya milletvekili adayları ile birlikte halkı selamlayıp, karanfil dağıttı. Davutoğlu’nun mitinginde 3 adet metrelerce uzunluğunda dev Türk bayrağı açıldı. Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, eski AB Bakanı Volkan Bozkır, milletvekili adayları, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer ve partililer katıldı.

  • Bakan Avcı: “bahçeli Bizi Bu Seçime Mecbur Etmeyebilirdi”

    Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, koalisyonu muhalefetin de istemediğini söyleyerek, “Sayın Bahçeli, maalesef ben halen çözebilmiş değilim, bu süreçte milli menfaatleri öne alan bir tutum içerisinde olamadı. Yani şu seçime bizi mecbur etmeyebilirdi. Biz bu 6 ayı böyle geçirmeyebilirdik” dedi.

    Bakan Avcı, Eskişehir Karadenizliler Kültür Dayanışma ve Yarımlaşma Derneği’ne yaptığı ziyarette 1 Kasım seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 7 Haziran’dan sonra Türkiye’nin içeride ve dışarıda sıkıntıya düşmemesi için canla başla geçici bir hükümetle de olsa çalıştıklarını belirten Bakan Avcı, “Sizden yaşı müsait olan arkadaşlarımız geçmiş dönemlerde bu tür durumlarda, özellikle koalisyon ortamlarında yaşananları biliyorsunuz ama gençler bilmiyor. Dolayısıyla 7 Haziran’dan sonra her şeye rağmen ekonominin çok büyük çalkantılar içine girmemesi, sokağın çok fazla bunu hissetmemesi, evlerin ve mutfağın bunu çok fazla hissetmemesini normal zannedebilirler. ’Ya böyle de oluyormuş’ diyebilirler. Böyle olmaz. Bugüne kadar buraya kadar zor getirdik. Yani böyle geçici hükümetler, Kasım’da sağlam bir halk desteğini net olarak herkesin içeride-dışarıda gördüğü bir hükümet olmadığı takdirde bu iş yürümez. Koalisyonla da yürümez. Zaten bizim bir koalisyon kültürümüzün çok sağlam olmadığını, işte bu 7 Haziran’dan sonraki müzakereler sırasında gördük” dedi.

    “NE CHP’NİN NE MHP’NİN TEK BAŞINA HÜKÜMET KURMA İHTİMALİ GÖRÜLMÜYOR”

    Mitinglerde söylenen sözlere bakıldığında kimsenin bir araya gelerek bir şeyler yapalım mesajını vermediğini söyleyen Bakan Avcı, “7 Haziran seçimlerinin sonucu da belli. AK Parti dışında hiçbir partinin tek başına iktidar olma şansının olmadığı ortada. Ne CHP’nin ne MHP’nin bu şartlar altında tek başına bir hükümet kurma ihtimali görülmüyor, matematik olarak bu ortada. Ne var ortada? Bir de AK Parti’nin ufak bir destekle tek başına tekrar istikrarlı bir hükümet kurma şansı olduğu aritmetik olarak bu görülüyor. Bu ne demektir? Muhalefet partisi en fazla neyi hedefleyebilir bu şartlar altında? AK Parti’yle bir koalisyonu hedefleyebilir. Peki davranışlarımız, söylemlerimiz buna uyuyor mu? Uymuyor. Meydanda bu kadar hakaret edeceksin, bağıracaksın, çağıracaksın, horlayacaksın sonra nasıl yüz yüze bakacaksın? Demek ki sende istemiyorsun koalisyonu. O zaman millette bu mesajı alıyor. Şimdi inşallah 1 Kasım’da içeride ve dışarıda güven veren, sağlam, arkasında sıkı bir halk desteği olan, dirayetli bir hükümete ihtiyacımız var. Onun için bu seçim ’A partisi, B partisi’ seçimi olmaktan çıktı. Memleket meselesi haline geldi. Biz bu sandıktan ya sağlam bir hükümet çıkaracağız veya sıkıntıya gireceğiz” şeklinde konuştu.

    “BUNA FIRSAT VERMEYELİM”

    Türkiye’nin bir ateş çemberinden geçtiğini dile getiren Bakan Avcı, şunları kaydetti:

    “Tükiye’nin maceraya, fantaziye, bir takım koalisyon denemelerine falan tahammülü yok. Bunu en iyi yaşı müsait olan arkadaşlarımız, geçmişte yaşananları bilen arkadaşlarımız değerlendirir. Bu seçimlerde sadece tek tek her birimizin bu konuda karar vermesi yeterli değil. Aynı zamanda özellikle gençlere, bu geçmiş tecrübeleri yaşamamış olan gençlere muhtemel tehlikeleri, muhtemel sıkıntıları tane tane anlatmamız lazım. Şimdi ben bunu böyle söylediğim zaman bazıları ’Milleti tehdit mi ediyorsun’ diyor. Tehdit etmiyorum. Manzara ortada. 7 Haziran’dan bugüne kadar yaşadıklarımız ortada. Üstelik diyorum Başbakan’da sık sık söylüyor, biz 1 saatte görev yapacak olsak sanki 30 sene görev başında kalacakmışız gibi işimize sahip çıkmaya çalıştık elhamdülillah. Bunu da bugüne kadar getirdik, ama 1 Kasım’dan sonra sıkıntılı bir süreç olursa gitmez. Adam, içeride ve dışarıda bu zaafı hissettiği anda pazarlığının çıtasını yükseltiyor. Buna fırsat vermeyelim. Özellikle ülkücü komşularımıza, arkadaşlarımıza bunu tane tane anlatalım. Sayın Bahçeli, maalesef ben halen çözebilmiş değilim, bu süreçte milli menfaatleri öne alan bir tutum içerisinde olamadı. Yani şu seçime bizi mecbur etmeyebilirdi. Biz bu 6 ayı böyle geçirmeyebilirdik.”