Etiket: Bizi

  • (Özel Haber) Yusuf Şimşek: “Oyuncularımız ilk maçımızda bizi mahcup etmedi”

    TFF 1. Lig’de mücadele eden Mersin İdmanyurdu, bu hafta evinde oynayacağı Manisaspor maçının hazırlıklarını sürdürüyor. Teknik Direktör Yusuf Şimşek, “Oyuncularımız ilk maçımızda bizi mahcup etmediler. Ancak aldığımız 1 puana sevinmedik. Bundan sonraki maçlara odaklanacağız. Manisaspor maçında hedefimiz galibiyet” dedi.

    TFF 1. Lig’in 9. haftasında deplasmanda Şanlıurfaspor ile 1-1 berabere kalan Mersin İdmanyurdu, ligdeki 2. beraberliğini aldı. Oynadığı 9 maçtan 2 galibiyet, 5 de mağlubiyet elde eden Mersin ekibi, 3 puanının silinmesi nedeniyle 5 puanla 16. sırada yer alıyor. Bu hafta cuma günü evinde Manisaspor’u ağırlayacak olan kırmızı-lacivertli ekip, bu maçı kazanıp, çıkışa geçmek istiyor. Mersin İdmanyurdu, bu maçın hazırlıklarını Macit Özcan Spor Kompleksi’nde yaptığı antrenmanlarla sürdürüyor. Teknik Direktörü Yusuf Şimşek yönetimindeki idmana ısınma koşusu ile başlayan kırmızı-lacivertliler, istasyon çalışması yaptı. Ardından 5’e 2 top kapma oynayan ekip, idmanın sonunda çift kale maç yaptı. İdman egzersizlerin ardından son buldu.

    “Şanlıurfa’dan aldığımız bir puana sevinmedik”

    İdman sonunda İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Mersin İdmanyurdu Teknik Direktörü Yusuf Şimşek, takımla çok kısa süre çalışma imkanı bulduğunu belirterek, “Bildiğiniz gibi bir iki tane taktik idman yapabildik. Taktik idmanda futbolcu kardeşlerimize ne istediğimizi, hafta sonu ne isteyebileceğimizi anlattık. Sağ olsunlar hafta sonu bizi mahcup etmediler. Ancak biz bir puana sevinmedik. Çünkü kafamızı galibiyete şartlamıştık. Ama çocukların mücadelesinden, özverisinden, fedakarlıklarından son derece memnunuz. Bu demek ki Mersin İdmanyurdu deplasmanda aldığı bir puana sevinen değil üzülen bir takım oldu, üzülen bir hocaları var. Muhtemelen yönetim kurulumuzda aynı şekilde düşünüyordur. Bundan sonraki maçlarımıza odaklanacağız. Çok kısa sürede ilk maçta çocuklarla bir şeyler yapmaya çalıştık. Tabi bu sadece bizlik bir şey değil çocuklarında katkısı büyük, bize yaklaşımları çok iyi. İlerleyen günler daha iyi şeyler yapacağımızı düşünüyorum” diye konuştu.

    “Manisaspor maçında hedef galibiyet”

    Manisaspor maçıyla ilgili de Şimşek, “Bu maçın çalışmalarına Pazartesi günü başladık. Bu hafta hiç ara vermedik. Perşembe gününe kadar çalışıp, sora kampa gireceğiz. Hedefimiz galibiyet, 3 puan. Rakibimizle oynuyoruz, kendi sahamızda oynuyoruz. İnşallah Şanlıurfa’ya gelen seyircimizin çok çok mislisi gelir bizi destekler, gerçekten buna ihtiyacımız var. Onlarında bilinçli olduğunu düşünüyorum. Onlarında bize desteği ile 3 puanı alıp, Milli maç arasını da iyi değerlendirmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Sakatlıklarla ilgili de bilgi veren Şimşek, “Çok büyük sakatımız yok. Bir Gökhan var bizden önce sakatlanmış. Bir de Mehmet Enes Sığırcı var zaten uzun süredir sakat bir oyuncumuz. Biraz Serol Demirhan’ın sıkıntısı var. Ona da izin verdik. 2 gündür ayrı tedavi oluyor ancak yarın idmana çıkacak. Başkada sıkıntılı bir oyuncumuz yok” ifadelerini kullandı.

    Personel ve futbolculara ödeme yapıldı

    Ödemelerle ilgili açıklama yapan Mersin İdmanyurdu Basın Sözcüsü Muharrem Çağatay ise takımda ödemelerin büyük bir kısmının yapıldığını, altyapı ödemelerinin ise hafta sonu yapılacağını söyledi. Kulüp Başkanı Ali Tekin’in kendi hesabından takıma 1,5 milyon lira aktardığını belirten Çağatay, bu paranın tamamının oyunculara dağıtıldığını, Ekim ayı hariç tüm alacaklarının ödendiğini, bazı ödemelerin de zaman içerisinde yapılacağını kaydetti. Devre arasında transfer tahtasının açılması için de çalışmalara başladıklarını vurgulayan Çağatay, bu konuyla ilgili ellerinden geleni yaptıklarını, biraz zamana ihtiyaçları olduğunu, bundan sonraki süreçte kulübün daha iyi yerlere geleceğini söyledi.

  • Gündüz: “Tarih bizi Suriye’ye çağırıyor”

    Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz, Fırat Kalkanı operasyonunun devam ettiği Suriye topraklarının Anadolu’dan daha önce Türkleştiğini, yapılan operasyonun geç kalınmış bir hamle olduğunu söyledi.

    Türk Ocakları Samsun Şubesi, Öğretmenevi’nde Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün konuşmacı olarak katıldığı “Türk Tarihinden İbretler” başlıklı bir konferans düzenledi. Çok sayıda davetlinin katıldığı konferansta açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Serkan Şen, konferansların ara vermeden devam edeceğini belirtti.

    Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Gündüz, Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim mukayesesi ve mücadelesi, Osmanlı İmparatorluğu neden yıkıldı?, Lozan ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” konuları hakkındaki görüşlerini dinleyicilerle paylaştı.

    Şu anda devam eden Fırat Kalkanı operasyonu ve bölgenin tarihsel süreci hakkında da görüşlerini bildiren Gündüz, “Tarihimizi doğru düzgün bilmiyoruz. Ne anlayabiliyoruz ne de okuyoruz. Sadece dinlemeye ve kısa soru sorup kısa cevap almaya arzu eder hale geldik. Osmanlının Fırat’ın doğusuna geçmesi 1515 yılıdır. Suriye topraklarının Osmanlı’nın eline geçmesi 1516’dır. Osmanlı’nın kuruluşundan 200 yıl sonradır. Gazetelerde ‘Dabık harekatı’ başladı diye haberler var. Türk tankları ÖSO ile birlikte Dabık denilen El Bap şehrine doğru ilerlemeye başladı. Mercidabık bölgesine doğru ilerleme sürüyor. Bizim askerlerimiz Suriye topraklarına tanklarla girdiğinde hemen ‘Mercidabık’ın yıldönümü’ diye haberler yapılıyor. Bunlar rastlantı. Mercidabık’a girdik, gireceğiz diye söylentiler oluyor. 1921’e kadar o topraklar zaten bizimdi. Şimdi el mi olduk. 1921’de Ankara Anlaşması ile bizim topraklarımızın dışında kalmıştır. Kader… Anadolu’dan önce Suriye toprakları Türkleşti. Suriye’nin Fethi’nin tamamlanması 1065, Anadolu ise 1071’den sonra Türkleşmeye başladı. Tarihi son 80 yıla sığdırır da son 10 yıldan bakarsanız zannedersiniz ki biz hüdayınabit Suriye diye bir şey var. Şimdi oraya doğru ilerliyoruz. Oralar bizim topraklarımızdı. Bugün bizim değil. Bugün orada Suriye ve Irak diye bir devlet var. Başka devletler de ortaya çıktı. Biz kendi sınırlarımızda, bugünkü Lozan sınırlarımıza çekildik ama tarih bizi çağırıyor. Tarih seni oraya çağırıyor. Vazgeçebilir misiniz? ’Ben uzaktan seyredeceğim’ diyemezsin. Bu harekatların hepsinde geç kalınmıştır. Oradaki serseriler de, aklını yitirmişler de ‘Mercidabık’ın intikamını alacağız’ diye beyanatlar veriyorlar. Sen kimsin de benden intikam alıyorsun. Dergilerinde, ‘Dabık bölgesinde büyük bir savaş olacak’ diye yazıyorlar. Şimdi göreceğiz kaç gün sürecek bu kıyamet savaşı. Karşında koskoca Türkiye devleti var. Karşında sinirleriyle oynayamayacağınız ciddi bir Türkiye var. Tarih bizi bu bölgeye Yavuz’dan, Şah İsmail’den buraya çağırıyor” dedi.

    Konferans, anlatılan 4 ana konunun ardından soru-cevap kısmı ile sonlandı.

  • 14 yaşında evlendirildiği için eşi ve annesi tutuklanan kadın: “Karar bizi mağdur etti”

    Konya’nın Ereğli ilçesinde 14 yaşında evlendirilen Emine Erbaş’ın eşi ve annesi tutuklandı. Kararla ilgili konuşan Erbaş, “Yaşadığım sıkıntılar nedeniyle sütüm bile çekildi. Verilen karar bizleri çok mağdur etti” dedi.

    2006 yılında resmi kayıtlarda yaşı 14 olan Emine Erbaş, Ahmet Erbaş ile evlenerek yuva kurdu. Emine Erbaş’ın, çocuk yaşta evlendiği için eşi ve ailesi hakkında açılan kamu davasıyla mutluluğu yarım kaldı. Davayla birlikte hayatları bir anda kabusa dönen Erbaş çifti, daha sonra Kocaeli’nin Çayırova ilçesine göç ederek yaşamlarına devam etti. 2006 yılında açılan kamu davasını 2016 yılında mahkemenin sonuca bağlamasıyla Emine Erbaş, büyük bir şok daha yaşadı. Mahkeme, açılan kamu davası sonucunda Emine Erbaş’ın eşi Ahmet Erbaş (31) ve annesi Özgür Arslan’ı tutukladı. 10 yıl sonra neticeye bağlanan davanın ardından tutuklanan Ahmet Erbaş ve anne Özgür Arslan, İzmir’deki cezaevine gönderildi.

    Eşine 10 yıl, anneye 3 yıl hapis cezası

    Eşi ile annesinin tutuklanmasıyla üç çocuğu ve iki kardeşiyle birlikte ortada kaldığını söyleyen Emine Erbaş, Ereğli ilçesine dönerek üvey annesinin yanında kalmaya başladı. Kocasını sevdiğini ifade eden ve şu an da 24 yaşında olan Emine Erbaş, babasının kendisini üç yaş küçük yazdırdığını evlendiğinde ise normal yaşının 17 olduğunu belirtti. Resmi kayıtlara yaşı 14 geçtiği için haklarında kamu davası açıldığını belirten Emine Erbaş, “10 yıl sonra verilen kararda eşim Ahmet Erbaş ile annem cezaevine girdi. Kemik yaşım bile ölçüldü. Yetkililere yaşımın küçük yazıldığını da anlattım ancak bir sonuç alamadım” dedi.

    “Yaşadığım sıkıntılar nedeniyle sütüm bile çekildi”

    Eşinin 10 sene 10 ay, annesinin ise 3 buçuk sene ceza aldığını söyleyen Emine Erbaş, “Her ikisi de şuan İzmir’de cezaevinde yatıyor. Onlar cezaevine girdikten sonra bana üvey annem sahip çıktı. Şu an üç çocuğum ve iki kardeşim ile burada yaşamaya çalışıyoruz. Babaları cezaevine girdiğinde ikizlerim 40 günlüktü. Şimdi 3 aylık oldular. Bu çocukların bezi mamasını gelen yardımlar ile karşılıyorum. Yaşadığım sıkıntılar nedeniyle sütüm bile çekildi. Verilen karar bizleri çok mağdur etti” dedi.

    “Çocuklarıma babasından daha iyi kimse bakamaz”

    Evlendikten sonra Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaşamaya başladıklarını kaydeden Emine Erbaş, “Eşim nakliyecilik yaptığı için geçimimizi sağlıyorduk. Kimseye muhtaç değildik. Eşim bizlere sahip çıkıyordu. Reşit olduktan sonra beni nikahına geçirdi. İkisi ikiz üç çocuğumuz oldu. Cezaevine girdikten sonra buraya gelmek zorunda kaldım. Sağdan soldan gelen yardımlar ile geçinmeye çalışıyoruz ama bu çocuklara babalarından daha iyi kimse bakamaz. Babaları çıkınca bu yavrular 10 yaşında olacaklar. Çok kötüyüm psikolojim bozuldu. 7 yaşındaki çocuğum hasta oldu. Çok perişanız, eşimin içeriden çıkmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

    “Asıl şimdi mağdur olduk”

    Eşinin ve annesinin cezaevine girmesiyle birlikte asıl mağduriyeti yaşadıklarını dile getiren Emine Erbaş, “Asıl şimdi mağdur olduk. O yüzden Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan yardım istiyorum. Yargıtay’a ve meclise sesleniyorum. Bana yardım etsinler, sesimi duysunlar. Annem ve eşimin çıkmasını istiyorum. Dava yeniden görülsün. Beş çocukla ortada kaldım. Üvey annem olmasaydı sokakta yaşayacaktık. Herhalde devlet benim mağduriyetimi gözettiği için ceza verdi ama ben şimdi daha çok mağdur oldum. Gittiğim kapıların hepsi yüzüme kapandı. Hiç kimse yüzüme bakmadı. Kimseye sesimi duyuramadım. 3 aydır gitmediğim yer kalmadı. Bana Allah rızası için yardım etsinler. Sesimi duyursunlar artık dayanamıyorum” ifadelerini kullandı.

    Emine Erbaş, eşinin resmine her gün bakıp ağladığını ve oğlu Sinan’ın da kendisiyle birlikte fotoğrafa bakıp gözyaşı döktüğünü söyledi.

    Emine Erbaş’ın 7 yaşındaki oğlu Sinan Erbaş da, babasını özlediğini ve bir an önce cezaevinden çıkmasını istediğini anlattı.

  • Ademoğlu: “Tolga Özkalfa bizi katletti”

    Bursaspor İkinci Başkanı Ali Ademoğlu, Gaziantepspor ile oynadıkları karşılaşmada gördükleri kırmızı kart pozisyonuna tepki göstererek, maçın hakemi Tolga Özkalfa’nın müsabakayı katlettiğini söyledi.

    Bursa Fan Club Derneği’nin bir otelde gerçekleştirdiği aylık olağan toplantısında konuşan yeşil-beyazlı kulübün ikinci başkanı Ali Ademoğlu, ligin 6. haftasında oynanan Gaziantepspor karşılaşmasında hakem Tolga Özkalfa’nın maçı katlettiğini öne sürdü.

    Takım olarak sezona çok iyi başladıklarını belirten Ademoğlu, “Tarihimizde ilk kez transferlerimizi bitirip tam kadro ile kampa gittik. Bizler yönetim kurulu olarak ailece kampa katıldık. Orada önemli bilgiler edindik. Salzburg takımı ile çalışmalar yaptık. Sonrasında Türkiye’de çalışmalarımıza başladık. Adana’da sezonun ilk maçında galibiyetimizi aldık. Başakşehir karşılaşmasında ise kaybettik. Bayramda Fenerbahçe’ye kestane şekeri götürdük ve o maçı 1-0 kazandık. Sonrasında Kayseri ve Kasımpaşa maçlarını kazandık. Gaziantep maçında ise enteresan olaylar gelişti. TFF ve Kulüpler Birliğinde çok güzel çalışmalar yapılıyor. Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, İngiltere ve Avrupa’dan eğitmenler getirterek bizlere eğitimler veriyor. Ancak görüyoruz ki bunlar bir işe yaramıyor. İsmail kariyerinde 4 kırmızı kart görmüş ancak 2 tanesi Bursaspor’da olmuş. Buna da saygı duyuyoruz. Ancak adalet yok. Bildiğiniz gibi bizler Bursaspor Kulübü olarak hakemleri eleştirmiyoruz. Oyuncularımız sakat diye bahane de üretmiyoruz. Görevimiz süresince haddimizi hep bildik. Başkanımız Ali Ay’ın dediği gibi prestijimizi önemsedik bir önceki yönetimlerinde iyi çalışmadığını gördük. Ali Ay yönetimi olarak çalışmalar yaptık. 60 milyon TL kazanca geçtik. Bursaspor bankalarla çalışmaya başladı ve güven oluştu. Yüzde 80 oranında gelirlerimiz arttı. Loca ve isim haklarını satamamamıza rağmen bunlar oldu. Bursaspor’da ekonomik düzelmeden sonra teknik olarak düzelmeler de olacak. Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu ve Bursa Milletvekilimiz Hüseyin Şahin’e destekleri için teşekkür ediyoruz” dedi.

    “Tolga Özkalfa bizi adeta katletti”

    Gaziantepspor maçını 4 sağ bek ile bitirdiklerini ifade eden Ademoğlu, “Ertuğrul sakatlandı, Erdem girdi ve golü bulduk. Uzatma dakikalarında korner oldu. Antepli oyuncu vurdu ve direkten dönen topta biz uzaktan penaltı olarak gördük. Penaltı olmayan pozisyonda kırmızı kart verildi. Adalet hani nerede? Kırmızı kartla manevi çöküntüyü bize yaşattılar. Galip gelsek manevi kazancın yanında ciddi bir maddi kazancımız da olacaktı. Hakem kurulunun eğitimlerinin hiçbir öneminin olmadığını burada gördük. Bizler ihtimas istemedik. Batalla Bursaspor’un uzun yıllar faydalanacağı bir isim ve o örnek isim bile maç içinde ve sonrasında isyan etti. Tolga Özkalfa bizi adeta katletti. Taraftarlarımıza da yazık. O kadar yoldan geldiler ve onları da üzdüler” dedi.

  • Avcı: “Bugünkü oyun bizi tatmin etmedi”

    Spor Toto Süper Lig’de Gaziantepspor’u deplasmanda 1-0 mağlup eden Medipol Başakşehir’in Teknik Direktörü Abdullah Avcı, “Bugünkü oyun bizi tatmin etmedi. Bugün kazandık, ama hem oyuncularımız hem de ben mutsuzum” dedi.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, iyi bir rakiple oynadıklarını belirterek, “Mutsuzuz oyun anlamında bizi tatmin etmedi. Bugün kazandık ama hem oyuncularımız hem de ben mutsuzum. Üç maçı kazanmış ligin lideri bir takım. 12 puanımız var ve lideriz. Ama oynadığımız oyun bizi tatmin etmedi. Gaziantepspor çok iyi oynadı. Bardağın dolu tarafı üç puan kazanmamızdı. Kendi içimizde bunun değerlendirmesini yapıp bir sonraki haftaya hazır şekilde çıkacağız. Hafta içi çalışmalar son derece sağlıklı geçti. Oyuncularımızın zihinsel olarak bu maça hazırlanamadığını düşünüyorum. Osmanlıspor maçı öncesi bizim için bu ders daha iyi oldu diye düşünüyorum” diye konuştu.