Etiket: Bizi

  • Ziya Doğan: “Birileri bizi aşağı çekmeye çalışıyor”

    Kastamonuspor 1966 Teknik Direktörü Ziya Doğan, Hatayspor Genel Koordinatörü Gökhan Zan’a tepki göstererek, emeklerinin algı haberleri ile hiçe sayıldığını söyledi.

    Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup Play-Off Çeyrek Final karşılaşmasında Hatayspor’u eleyen Kastamonuspor 1966 Teknik Direktörü Ziya Doğan, karşılaşma sonrası Hatayspor Genel Koordinatörü Gökhan Zan’ın bazı yayın organlarında yer alan açıklamalarına tepki gösterdi.

    Doğan, “Sahada Gökhan Zan’la konuştum. ’Ben camiayla ilgili değil Türk futboluyla ilgili konuşuyorum’ dedi. Biz Hatay’da çok iyi karşılandık. Aynı şekilde biz de burada çok iyi karşıladık. 2 maçtan sonrada sarmaş dolaştık. Birbirlerimizi tebrik ettik. Benim yardımcı hocam maçtan sonra Hataysporlu futbolcuyu seyircinin içerisinden çekip soyunma odasına götürüyor. Maçtan sonra futbolcumun sevincine katılmadım. Hataysporluları teselli ettim. Bu mantığı tüm Türkiye’ye yaymak lazım. Benim camiam suçsuz demiyorum. Türkiye’de her yerde böyle olaylar var. Burada en suçsuz insanlar benim futbolcularım” dedi.

    “Birileri bizi aşağı çekmeye çalışıyor”

    “Başkalarının yaptığı hatalarla kulübün geleceğini karartamayız” diyen Doğan, Gökhan Zan’ın açıklamalarına karşılık vererek şunları kaydetti:

    “Birileri açıklama yapıyor Kastamonu hazır değil diye. Kastamonu herkes kadar hazır ve herkes kadar 1. Lig’i hak ediyor. Oynadığımız futbolla düşme potasından gelerek son 4 takım arasına kaldık. Birileri bizi aşağı çekmeye çalışıyor ama bunu yemezler. Tekrar diyorum kendi taraftarımızın hatasını da kınıyorum. Bu kulüplerin değil Türkiye’nin sorunu. Ama bir algı yaratmasınlar. Kastamonu şampiyonluğa yakışmıyor demesinler. Çok modern şehre gittik ama utanıyorum yaşadıklarımızı anlatmaya” diye konuştu.

    “Olayların tek sorumlusu algı oluşturanlardır”

    Karakter olarak yıllardır çizgisinden hiç kopmadığını belirten Ziya Doğan, “Futbola yanlış yapan babam olsun karşısına dikilirim. Biz yanlış yapma lüksüne sahip değiliz ama kimsede değil. Bize sahada yapılan bir çirkinlik göstersinler. Ben futbolcuma her zaman rakibi tahrik etmemelerini söylüyorum. Biz profesyoneliz. Kimse masum değil. Bu olayların tek sorumlusu ondan bundan duyduğuyla Kastamonuspor hakkında algı yaratanlardır” şeklinde konuştu.

  • Safet Susic: “Kimin düşeceği bizi ilgilendirmez”

    Aytemiz Alanyaspor Teknik Direktörü Safet Susic, “Son 5 maç kaldı. Ligde kaldık diye düşünüyoruz. Kimin düşeceği bizi ilgilendirmez. Bizim amacımız son 5 maçı iyi bir şekilde oynamak ve daha fazla puan toplamak” dedi.

    Aytemiz Alanyaspor bir günlük aradan sonra cumartesi günü deplasmanda oynanacak Atiker Konyaspor maçı hazırlıklarına başladı. Turuncu-yeşilli takım haftanın ilk çalışmasını akşam tesislerinde yaptı. Sakatlığı nedeniyle son 2 maçta forma giyemeyen Vagner Love ise takımla birlikte çalıştı. Aytemiz Alanyaspor, Atiker Konyaspor maçı hazırlıklarına yarın sabah yapacağı antrenmanla devam edecek.

    Taraftarlar galibiyet istedi

    Antrenman sonunda meşale yakarak takımı tribüne çağıran taraftarlar, Atiker Konyaspor maçında futbolculardan galibiyet istedi. Futbolcular ise taraftarların sevgi gösterisine alkışlarla cevap verdi.

    Susic: “Ligde kaldık diye düşünüyoruz”

    İdman sonrası gazetecilere açıklama yapan Aytemiz Alanyaspor Teknik Direktörü Safet Susic, kalan 5 maçta toplayacakları puanlarla ligi orta sıralarda bitirmek istediklerini söyledi. Ligde düşme tehlikesi yaşamadıklarını belirten Susic, “Son 5 maç kaldı. Ligde kaldık diye düşünüyoruz. Kimin düşeceği bizi ilgilendirmez. Bizim amacımız son 5 maçı iyi bir şekilde oynamak ve daha fazla puan toplamak” dedi.

    “Vagner bizim için önemli bir oyuncu”

    Son 2 maçtan puansız ayrıldıklarını belirten Susic, “Özellikle son maçta Kayserispor’a karşı iyi oynamadık. Gol de atamadık. Biraz düştük ama umarım gelecek maçlarda daha iyi olacak ve bu haftadan itibaren Vagner de bizimle olacak. Vagner bizim için önemli bir oyuncu ve onun eksikliğini hissediyoruz” diye konuştu.

    “Maç sahada oynanır”

    Alanya’da Atiker Konyaspor ile oynanan maçta seyirciler arasında yaşanan gerginliğin hatırlatılması ve cumartesi günü oynanacak karşılaşmaya bunun nasıl yansıyacağı sorulması üzerine Susic şöyle dedi:

    “Maç sahada oynanır. Tribünde oynanmaz. Ben daha önce Konya’da da çalıştım ve çok güzel bir ilişkimiz vardı. Maç sahada oynanıyor, hiçbir sıkıntı olmaz. Çünkü Atiker Konyaspor’un çok iyi bir yönetimi var. Öncelikle ben Atiker Konyaspor ile daha önce çalıştım ve çok iyi anılarım vardı. Dostça anılar kaldı. Atiker Konyaspor, Aytemiz Alanyaspor ile birlikte en sevdiğim takım. Orada 3 sevdiğim oyuncu var. Boşnak oyuncular iyi. Konya’nın hocası benim hem eski öğrencim, hem de eski yardımcım. Atiker Konyaspor’u seviyorum ve sayıyorum. Umarım Türkiye Kupası’nı alırlar.”

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu: “Bir olursak Batının bombaları bizi öldüremez”

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İslam medeniyetinin Ankara’nın önderliğinde yükseleceğini belirterek, “Gözler üzerimizdedir. İyi veya kötü tüm gözler üzerimizdedir. Özellikle kendini Batı diye adlandıranların hepsi 16 Nisan referandumunda bir fikir beyan ettiler. Halbuki bir ülke kendi içinde bir yönetim sistemi değişikliği için referanduma gidiyorken diğer ülkelerin buna karışmaya ne hakkı vardır” dedi.

    Yerli Düşünce Derneği tarafından düzenlenen “Sudan Kardeşlik Kahvaltısı” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Sudan Başkonsolosu Tarık Salih ve çok sayıda Sudanlı öğrencinin katılımıyla Ankara’da gerçekleşti. Türkiye’de öğrenim gören Sudanlı öğrencilerin bir araya geldiği toplantıda konuşan Topçu “Bu etkinliğe katılan ve bizlere Sudan’ı tanıtan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bizler Osmanlı’nın torunu, genç Türkiye’nin çocuklarıyız. Osmanlı’nın torunu kavramının altını çizmek gerekir. Çünkü Sudanlı kardeşlerimiz de Osmanlı’nın torunlarıdır” şeklinde konuştu.

    “Sudan kendi ayakları üzerinde durmayı bildi”

    Sudan’ın canını Osmanlı’nın varlığı için feda eden kahraman Zenci Musa’nın Türk milletine emaneti olduğunu kaydeden Topçu, “Sudanlı kardeşlerimiz Eşref Kuşçulu’nun, yani Osmanlı’nın Kurtuluş Savaşı’ndaki önemli kahramanının yanında, canını Osmanlı’nın varlığı için feda eden kahraman Zenci Musa’nın bize emanetleridir. Arkadaşlarımız şöyle dedi; ‘Sudan, Allah’ın dini İslam’ın Afrika’da ilk tebliğ edildiği yerdir.’ Yani ‘Allahuekber’ seslerinin ilk yükseldiği topraklardır. Sudan şu andan gelinen noktada, ekonomisini düzeltmiş, Batının her türlü şer oyunlarına rağmen iç barışını sağlamış, kendi ayakları üzerinde duran, bağımsız, özgür, güçlü, kıyamete kadar hür yaşayacak büyük bir ülkedir” ifadelerini kullandı.

    “En büyük elçi siz öğrencilersiniz”

    Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı sürecinde Türkiye ve Sudan ilişkilerinin zirve noktaya ulaştığını vurgulayan Topçu sözlerine söyle devam etti:

    “Umarım ki; iki ülke arasındaki ilişkiler her alanda daha ileri bir noktaya ulaşacaktır. Anadolu’da bir sözümüz vardır, atalarımız derler ki; “Dost gitmeye gelmeye düşman, düşman gide gele dost olur.” Biz dostuz, onun için birbirimize daha çok gidip geleceğiz. Turizmimizi ve ticaretimizi geliştireceğiz. İşte bu iş için en büyük elçi burada okuyan sizlersiniz. İletişimimizi kuvvetlendirmeliyiz. Sizler iletişimimizin tercümanları olacaksınız. Aslında dilerim ki; bir gün inşallah Balkanlar’dan Çin Seddi’ne, Afrika’nın derinliklerine, Yemen’e kadar ‘La ilahe illallah’ diyen her bir birey dilde, işte, fikirde bir olsun. Tercümanlarımıza ihtiyaç kalmasın. İşte o zaman bu batının bombaları bizleri öldüremez, onlar bizi sömüremez. Biz eğer 1 milyar 700 milyon bir araya gelsek, bir meselede sadece ayaklarımızı yere vursak Washington’u da, Moskova’yı da, Londra’yı da, Paris’i de sallarız. O zaman bizim başkentlerimiz daha güvenli olur, daha özgür olur, refah içerisinde olur. Ve bu bütün dünyaya barışı getirir.”

    “Tüm gözler Türkiye’nin üzerinde”

    Ankara’yı medeniyet coğrafyasının Medine’si olarak gördüğünü ifade eden Topçu, “İnanıyorum ki; medeniyetimizin bahadır evlatları Ankara’nın arkasındadır ve Ankara’nın önderliğinde toptan bir yükselişe geçebilecektir. Gözler üzerimizdedir. İyi veya kötü tüm gözler üzerimizdedir. Özellikle kendini Batı diye adlandıranların hepsi 16 Nisan referandumunda bir fikir beyan ettiler. Halbuki bir ülke kendi içinde bir yönetim sistemi değişikliği için referanduma gidiyorken diğer ülkelerin buna karışmaya ne hakkı vardır? Ama onlar karıştı. Atlarını-itlerini üzerimize sürdüler. Hayır cephesinin arkasında, terör örgütleriyle, PKK/PYD ile, FETÖ ile, ellerinden gelen ne varsa yaptılar. Onları hiç ilgilendirmeyecek, bizim içi işlerimizle ilgili meselede, ülkemiz ve Cumhurbaşkanımız hakkında hakaret makaleleri yazıp iftiralar attılar. Yetmedi uçaklarımıza tahdit koydular. Hepsi gözümüzün önünde oldu. Niye yaptılar bunları? Ankara güçlenmesin ki Sudan’da el tutmasın. Somali’ye yardım etmesin. Tanzanya’ya bakmasın. Madagaskar’a bakmasın. Mozambik’e gitmesin. Libya ile Fas’la, Cezayir’le ilgilenmesin. ‘Suriye’den, Irak’tan bana ne’ desin” açıklamalarında bulundu.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eker: “Yeni sistem koalisyonlardan bizi kurtarıyor ve ülke istikrara kavuşuyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, “Yeni sistem, bürokratik vesayetle mücadeleyi kolaylaştırıyor ve devlet yönetiminde çift başlılığı kaldırıyor. Bunun yanında koalisyonlardan bizi kurtarıyor ve ülke istikrara kavuşuyor’’ dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcı Mehdi Eker, Bingöl sivil toplum kuruluşları ve Doğu Anadolu kanaat önderleriyle Şİşlİ Öğretmen Evi’nde bir araya geldi. Toplantıya Mehdi Eker’in yanı sıra AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ve çok sayıda Ak Parti milletvekili katıldı.

    Toplantıda referandum ile ilgili açıklamalarda bulunan Eker,”2007 yılındaki cumhurbaşkanı seçiminde Anayasa Mahkemesinin aldığı 367 kararının tarihe kara bir leke olarak geçtiğini belirterek,’O zaman 367 rezaletini çıkarmasalardı, bizi o gün Cumhurbaşkanı seçme konusunda engellemeselerdi, bugün bu değişikliği yapma ihtiyacı belki de olmayacaktı. Belki de bunu bugün konuşmuyor olacaktık.’’ dedi.

    Eker, o dönemde kendilerine cumhurbaşkanı seçtirilmediğini ifade ederek, şöyle devam etti:’’Biz de dedik ki ’ey millet sizin seçtiğiniz vekillere bunlar cumhurbaşkanı seçtirmiyor, ülke krizle karşı karşıya biz bu konuyu size getirsek cumhurbaşkanını siz seçer misiniz’ dedik. Bunun ardından yüzde 70 oy oranı ile bir referandumda millet dedi ki ’evet cumhurbaşkanını biz seçeceğiz’. 2014’teki cumhurbaşkanlığı seçimi bu değişikliğe binaen yapıldı. Fakat bugün aslında yaptığımız şey 2007’deki tek maddelik düzenlemenin gerektirdiği ilave düzenlemelerdir. Bu darbe anayasası cumhurbaşkanının yetkilerini çok ama çok neredeyse padişaha yetki olarak verir gibi vermiş. Buna karşı hiç sorumluluk vermemiş. Çünkü cumhurbaşkanı olacak kişinin Kenan Evren olacağını düşünmüşler, anayasayı onun ölçülerine göre ayarlamışlar. Demişler ki ’cumhurbaşkanının yetkilerini bu Kenan Evren veya onun gibi birisi cumhurbaşkanı olsun’. Millet kimi seçerse seçsin önemli değil.’’ şeklinde konuştu.

    Anayasa değişikliği paketinin ekonomik kalkınma hamlesi yaparken büyük güç kazandıracağını belirten Eker, ’’Yeni sistem, bürokratik vesayetle mücadeleyi kolaylaştırıyor ve devlet yönetiminde çift başlılığı kaldırıyor. Bunun yanında koalisyonlardan bizi kurtarıyor ve ülke istikrara kavuşuyor. Ortadoğu’nun haritası yeniden çizilmeye çalışılıyor. Türkiye’yi de Ortadoğu’da kan gölünün bir parçası haline getirmek istiyorlar. Bunlara fırsat vermememiz lazım. Türkiye’nin güçlü olması lazım. Türkiye’nin gücünden, büyümesinden rahatsız olan bazı Avrupa ülkeleri Türkiye’de CHP’den daha önce ’hayır’ kampanyasına başladı. Terör örgütü ’hayır’ kampanyası yapıyor. Kandil oradan teröristlere mesaj gönderip ’hayır kampanyası yapın’ diyor. Almanya, Hollanda da ’hayır’ diyor. ’’ ifadelerini kullandı.

    AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu ise,”16 Nisan’dan bir gün sonra 17 Nisan günü Türkiye’de ’hayır oyu’ çıkarsa Türkiye’de ikinci gezi olaylarının planlandığını ifade eden Kuzu, ’’Elimizi vicdanımıza koyarak ona göre oyumuzu kullanalım. Bunu kesinlikle AK Parti, MHP gibi düşünmeyin. Siyasi partimizi bir kenara koyalım oylarımızı ona göre verelim. Siyasi partilerde bir değişiklik olmayacak.’’ dedi.

  • Türkiye Hukuk Platformu: ‘Barolar Birliği bizi temsil etmiyor’

    Türkiye Hukuk Platformu’na bağlı hukukçular Beyoğlu’nda bir basın açıklaması yaptı ve Barolar Birliği’nin referanduma dair ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü öne sürerek, birliğin kendilerini temsil etmediğini duyurdu. Uluslararası Hukukçular Birliği ise yaptığı basın açıklamasıyla İdlib’teki katliamı kınadı.

    Beyoğlu’nda bulunan İstiklal Caddesi üzerindeki Taksim Tünel Meydanı’nda kurdukları çadırda ‘Hukukçular Referandumu Anlatıyor’ çalışmasını yürüten Türkiye Hukukçular Platformu, bugün öğle saatlerinde aynı noktada bir basın açıklaması yaptı ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun birliğin imkanlarıyla referanduma dair ‘hayır’ kampanyası yürüttüğünü öne sürdü. Platforma bağlı hukukçular ayrıca Barolar Birliği’nin kendilerini temsil etmediğini duyurdu.

    “Cübbelerini çıkarıp siyasete soyunmalarını tavsiye ediyoruz”

    Türkiye Hukukçular Platformu adına Hukukçular Derneği Başkanı Av. Mehmet Sarı’nın okuduğu basın açıklamasında, “Genç hukukçuların bu kadar sorunu varken, Baro’nun bunlarla ilgilenmeyip sadece siyasi muhalefetin parçası olmasını ve bu kapsamda avukatlık mesleğine zarar vermesini kabul etmediğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun geleceğe dair siyasi hedefleri varsa, bunu Baro üzerinden yapmamalarını ve cübbelerini çıkarıp siyasete soyunmalarını tavsiye ediyoruz. Zorunlu üyelik üzerinden meslektaşlarının Baro’ya yatırmış olduğu katkının bir siyasi kampanya için harcanması ve Türkiye’nin en büyük hukuk STK’sı olan Hukukçular Derneği ve hukukla ilgili yirmi STK’nın kurduğu Türkiye Hukuk Platformu olarak kabul etmediğimizi buradan bir kere daha belirtiyoruz” ifadeleri yer aldı.

    Uluslarası Hukukçular Birliği’nden İdlib katliamına tepki

    Öte yandan, Tünel Meydanı’nda Türkiye Hukuk Platformuyla bir araya gelen Uluslar arası Hukukçular Birliği de bir basın açıklaması yaparak, Suriye’nin İdlib kentindeki katliama karşı tepkilerini dilet getirdi. Birlik Başkanı Av. Necati Ceylan’ın okuduğu basın açıklamasında, “Kadın, çocuk, sivil ayrımı yapmadan kimyasal silah kullanılmasını şiddetle kınıyoruz. Bunlar savaş suçudur, uluslararası sözleşmelerdeki bütün maddelere aykırıdır. Demek ki bunların amaçları sömürünün, emperyalizm’in devamı. Bu yönden dünkü katliamı şiddetle kınıyoruz” denildi.