Etiket: Bize

  • Hazine Müsteşarı Çelik: “Varlık Fonuna devredilen varlıklar bize ilave yük değil”

    CEO Club Finans Zirvesi’ne katılan Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Varlık Fonuna aktarılan kuruluşların Hazine’yi etkilemediğini söyledi. Çelik, Kredi Garanti Fonunu da piyasaları rahatlatacak, özel sektörün önünü açacak bir iksir olarak nitelendirdi.

    Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Vodafone Türkiye’nin ana sponsorluğunda, düzenlenen CEO Club Finans Zirvesine katıldı. Çelik, Kredi Garanti Fonununun (KGF) piyasaları rahatlatacak, özel sektörün önünü açacak, istihdamı, yatırımı teşvik edecek, finans piyasalarını heyecanlandırıp bankaların kredi verme iştahını artıracak bir iksir olarak nitelendirdi.

    “Varlık Fonuna devredilen varlıklar bize ilave yük değil”

    Kürsü konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hazine Müsteşarı Osman Çelik, bir muhabirin “Varlık Fonunun kurulmasının ardından Hazine bütçesine gelen temettü gibi o tarafa gidecek, bu sizin iç borçlanmanızı artıracak bir şey mi?” sorusuna, borçlanma politikasında herhangi bir değişiklik öngörmediklerini söyleyerek, “Buradan gelecek olan yük yaklaşık 1 milyar lira civarında. Bizim toplam 133 milyar liralık borçlanma programımız vardı, bu yapı içerisinde bizi etkileyecek bir rakam değil bu. Varlık Fonuna devredilen varlıklarımızın bu anlamda herhangi bir ilave yük getirmesi söz konusu değil” dedi. “

    Çelik, başka bir muhabirin “Dış borçlanmada size rakip olmayacak mı? Hazinenin yapmadığı neyi yapacak?” sorusu da o yapının gelecek günlerde daha net görüleceğini ifade ederek, dış borçlanmada herhangi bir sorunlarının olmadığını söyleyerek cevapladı.

    “Dış borçlanmayla ilgili herhangi bir endişemiz yok”

    Çelik, son 2 ayda çok önemli bir borçlanmanın gerçekleştirildiğini dile getirerek, “Bu borçlanmaları, piyasaların zor olduğu ve borçlanma ile ilgili kaygıların oluştuğu dönemde gerçekleştirdik. Yıl boyu toplam dış borçlanma hedefimiz 6 milyar dolardı. Bunun aslında yarıdan fazlasını 2 ayda gerçekleştirmiş durumdayız. Dış borçlanmayla ilgili herhangi bir endişemiz yok. İç borçlanma ile ilgili de düzenli olarak programımız dahilinde sürdürüyoruz. Uluslararası piyasalardaki zorluklara rağmen hem maliyet hem de vade olarak çok uygun koşullarda borçlanmamızı yapıyoruz. Bize düzenli olarak gelmesi planlanan kaynak olarak 1 milyar liralık temettü vardı, o da toplam bütçe ya da Hazinenin borçlanma programı içerisinde çok önemli bir rakam değil” diye konuştu.

    “Varlık Fonumuz yoğun çalışma içerisinde”

    Hazine Müsteşarı, Hazineden giden varlıkların toplam rakamına ilişkin şunları söyledi: “Zaten piyasada da çıktı. Aktif büyüklükleri olarak baktığımızda yaklaşık 160 milyar dolar civarında, özkaynak büyüklüğü olarak baktığımızda 35 milyar dolar civarında bir varlığa tekabül ediyor. Varlık Fonumuz yoğun çalışma içerisinde. Önümüzdeki günlerde 3 yıllık bir stratejik planlarını açıklayacaklar. Nasıl bir yöntem izleyeceklerini hep birlikte göreceğiz. Temel amaç dile getirildiği gibi bu varlıkları menkul kıymetleştirerek önümüzdeki dönemde önemli, taze kaynağı yurt dışından yurt içine çekmek ve büyük projelerin finansmanında da bu kaynağı kullanabilmek”.

    Çelik, muhabirin Vakıflar Genel Müdürlüğünün Vakıfbank’taki payının Hazineye devrine ilişkin sorusuna da çalışmaların tamamlandığını, bununla ilgili kanuni düzenlemenin gerektiğini aktararak, “Biz sıcak bakıyoruz ama kanuni süreç tamamlanmadı” dedi.

  • Darbeci Binbaşı Şükrü Seymen: “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi”

    MUĞLA (İHA) – Muğla’da Cumhurbaşkanı’na suikast timinin yargılandığı davanın ilk gününde ifadesi alınan sanıklardan timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen, hedeflerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ ele geçirilmesi olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı’na suikast timinin Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan duruşmasında birinci gün sona erdi. Duruşmanın birinci gününde timin başındaki darbeci Binbaşı Şükrü Seymen ve otele baskını yöneten Tuğgeneral

    Gökhan Şahin Sönmezateş’in ifadeleri alındı. Sanık Şükrü Seymen, verilen emirleri yerine getirdiğini belirterek, “Emir komuta zinciri içinde darbe yapılacağını biliyordum. Ben verilen emirleri yerine getirdim. Ben bu planlamanın bile neresindeyim bilmiyorum. Evet, ben darbe yaptım. Komutanlarımın verdiği emri yerine getirdim. Bunu kabul ediyorum. Semih Terzi komutanımızı teğmenliğinden bu yana tanırım. Kendisi kahraman bir komutanımızdı. Emir Semih Terzi’den geldi. 14 Temmuz’da kendisi beni telefonla aradı. ‘12 kişilik bir tim seç, Gökhan Paşa ile ilgili irtibata geç’ dedi” dedi.

    “Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nı sağ ele geçirmekti”

    15 Temmuz gecesi helikopter ile Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş’ten aldığı emir ile İzmir Çiğli’ye geldiğini belirten Seymen, “Burada depoya gittim. Personellere talimat vererek silah kuşanmalarını söyledim. Burada uzun bir süre bekledik. Daha sonra Osman Kılıç Albayımdan görev iptal diye bir mesaj geldi. Ben de bu durumu Gökhan Paşa’ya söyledim. Ankara’ya gidip gitmeme konusunda fikrimi sordu. Havalandık, daha sonra Gökhan komutanım görevin devam ettiğini söyledi. Ardından Marmaris’e havalandık ve iniş yaptık. Bize verilen emir Cumhurbaşkanı’nın sağ olarak ele geçirilmesi idi” dedi.

    “Hedef göstererek ateş etmedik”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otel bölgesine geldiklerini anlatan Seymen, korumaların bir iki defa havaya ateş açtığını belirterek, “Korumalar havaya ateş açmasaydı biz inanın yerlerini tespit etmedik. Daha sonra bize doğru bir ateş gelince biz de karşı ateş açtık. Hedef göstererek ateş etmedik. Polislerin darp edilmesi olayını görmedim. Daha sonra da otel içerisine girdiğimizde Cumhurbaşkanı’nın olmadığını Gökhan Paşa’ya söyledim. Geri çekildik. Ama otel içerisinde kesinlikle ateş etmedik. Kendimizi korumak için atıl bir villaya girdik. Evet darbe yaptım. Bir emir aldım ve bu sözümün arkasında duruyordum” diye konuştu.

    “Zekeriya Başçavuşa para konusunda çok kızdım”

    Mahkeme başkanının, “Şehitlerden birinde senin tüfeğinden çıkan mermi var” sözleri üzerine ise Seymen, “Ben ateş etmedim. Kriminal raporların yeniden düzenlenmesini talep ediyorum. Bir helikopter geldi, bizi alamadı. Araziye doğru gittik” dedi.

    Mahkeme başkanının “Hizmet hareketinden olan var mı sorusu size soruldu mu?” sorusu üzerine Seymen, “Böyle bir cümle duymadım” dedi. Mahkeme başkanının “Polis memurlarının paralarının bölüşüldüğü iddiası var” demesi üzerine de Seymen, “Kendi paramızı bölüştük. Zekeriya Başçavuşun üç ayrı polisten para almasına çok kızdım. Böyle bir emri kesinlikle vermedim. Duyduğumda ‘Kimden aldığınızı bilmiyorsunuz, o parayı hayır yapın’ diye talimat verdim. Şahsi paralarımızı üçe böldük. Haram parayı, bu parayı kendi paralarımızın içine karıştırmadık. Yakalandıktan sonra Özel Harekat polislerinden işkence gördük. Bunun kayıtlarını göreceksiniz. Bu olayın takipçisi olacağım. Bu konuştuklarım kayda geçsin” diyerek basın yayın organlarına da yayınlarından dolayı tepki gösterdi. Seymen, kesinlikle FETÖ’cü olmadığını savunarak, “Annem faizden kaçmak maksadıyla babam hasta iken Bank Asya’ya para yatırmış. Bunu öğrenince hemen ikaz ettim, parayı çekti” dedi.

    “İsteseydik 120 kişiyi öldürürdük”

    Olay günü Marmaris’te şehit olan iki kişiye üzüldüğünü ve Allah’tan rahmet dilediğini belirten Seymen, “Biz Cumhurbaşkanı’nı sağ olarak almaya gittik. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz, hatta dualarla anıyoruz. Ama isteseydik orada 120 kişiyi öldürürdük” diye konuştu.

    Suikast girişimine katılanların isteği ile katıldığını ileri süren Seymen, “Mesela iki pilot katılmadı. İsteyen katılmayabilirdi. Ben isteseydim gitmezdim. Darbe yaptım. Cezası idam bile olsa canım acımaz. Darbe yaptım. Çocuk gibi ağlayacak değilim” dedi.

  • FETÖ’cü aileye askerden sert tepki: “Bize vatana ihanet etmeyeceğimizi öğrettiler”

    Edirne’nin Meriç ilçesinde yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmaya çalışan FETÖ’cü aile, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı. Hastaneye sağlık kontrolüne getirilen aileye hastanede tedavi gören asker sert tepki gösterdi.

    Son günlerde FETÖ üyelerinin yurt dışına kaçmak için mesken tuttuğu Meriç Nehri’nde jandarmanın başarılı operasyonlarıyla hainlerin kaçışı engelleniyor. FETÖ’den aranan bir kişinin ailesi, Edirne’nin Meriç ilçesinde yapılan operasyonla yurt dışına kaçamadan yakalandı. Edirne İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde kişi başı 5 bin euro karşılığında yurt dışına kaçmaya çalışan Dilay Y. (47), çocukları Taha Oğulcan Y. (25), Merve Y. (27) ile yine haklarında FETÖ’ye üye olmak suçundan soruşturma bulunan Nihal ve İlhan Ş.’nin çocukları Fuat Ş. (17), Edirne’nin Meriç ilçesine bağlı Karayusuflu köyünde bulunan bir maden ocağı yakınlarında jandarma ekiplerince organizatör S.K. ile birlikte yakalandı.

    “Bize vatana ihanet etmeyeceğimizi öğrettiler”

    Meriç İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen 4 kişi, daha sonra sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Uzunköprü Devlet Hastanesine getirildi. Bu sırada Meriç ilçesinde askerlik yaparken bacağından menüsküs ameliyatı olan ve hava almak için hastane önüne çıkan Piyade Er Oğuzhan Erbaş, hastaneye giren FETÖ’cü aileye, “Bizlere kitabınız Kur’an-ı Kerim ise vatana ihanet etmeyeceğimizi öğrettiler” diyerek tepki gösterdi. Ağabeyinin gazi olduğunu söyleyen Erbaş, “Bende askerim. Bugün bu olanlar benim zoruma gidiyor. Ben burada annemden babamdan ayrı, ağabeylerimden ayrı askerlik yapıyorum. Birileri sıcak yatağında yatıyor, vatana millete ihanet ediyor. Bugün bu bulunduğumuz durumlar çok zor. Gerçekten ağrımıza gidiyor. Hepimiz insanız. Burası Müslüman ülkesi. Bizlerin birlik olması lazım. Her gün ezanlar okunuyor bu ülkede. Nasıl ihanet edersiniz? Yazık, günah. Ben askerim. Gerçekten zoruma gidiyor. Allah’ım devletimize zeval vermesin. Allah nasip ederse Pazartesi günü askerliğim bitecek, memleketime gideceğim. Bu gerçekten zoruma gidiyor” diye konuştu.

    Hastanede sağlık işlemleri tamamlanan 4 şüpheliye hastane çıkışında ise hastanede bulunan hastalar, “Yüzünüzü açın”, “Vatan hainleri” şeklinde söylemlerde bulunarak tepkilerini gösterdi. Jandarma ekiplerinin yoğun koruması eşliğinde hastaneden çıkarılan 4 kişi, mahkemeye sevk edilmek üzere Uzunköprü Adliyesi’ne götürüldü.

    Ergenekon brifingi veren FETÖ’cü polisin ailesi çıktı

    Yurt dışına kaçmaya çalışan Dilay Y. ile çocuklarının geçtiğimiz yıllarda ABD’li diplomatlara Ergenekon brifingi veren İstihbarat Daire Başkanlığı Uluslararası İlişkiler Kurumunun eski şube müdürü ve ByLock kullanıcısı Ufuk Gürsoy Y.’nin ailesi olduğu belirlendi. Ufuk Gürsoy Y.’nin halen firari olduğu öğrenilirken, ailesinin de yanına gitmek üzere yurt dışına kaçmaya çalıştığı tahmin ediliyor.

    Mahkemeye sevk edilen 4 kişi, adli kontrol şartıyla ve yurt dışı çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı.

  • Kamu denetçisi Şeref Malkoç: “FETÖ şüphesiyle ihraç edilen ve bize başvuran 438 kişi var”

    Kamu denetçisi Şeref Malkoç basın mensuplarına bir araya gelerek 2016 yılı değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantıda konuşan Malkoç, “(FETÖ şüphesiyle) İdari kararla ihraç edilenler var, burada da bize 438 müracaat var” dedi.

    Kamu denetçisi Şeref Malkoç 2016 yılının değerlendirmesini yapmak için basın mensuplarıyla bir araya geldi. The Marmara Otel’de yapılan toplantıda değerlendirmelerini paylaşan Malkoç, basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Toplantıda konuşan Malkoç şunları söyledi:

    “Bütün kamu görevlileri devleti arkasına almış olan insanlardır. Bunun en küçüğünden en büyüğüne kadar. Dolayısıyla en çok değerli olan şey uygun değil kardeşim veya olmaz yada yasak şeklinde. Bu maalesef Türkiye’deki bürokrasinin yaygın kanaati, evrak istediğimizde gelmemesi halinde işlem yaptırabiliyoruz. Kanun bize bu yetkiyi ve gücü vermiş. Devlet sırrı niteliğinde olan konularda da denetçi arkadaşlarımız gidip devlet sırrını yerinde inceleyebilme imkanı var. Transit olarak Türkiye’ye gelen bunlarda müracaat edebiliyorlar. Mülteci olarak gelen de bunlarda müracaat edebiliyor. Mesela çok yaygın şekilde Türkiye’de göçmen var. Türkiye’de 4 milyon göçmen var, bunların 3 milyonu Suriyeli bizde bilmiyorduk araştırırken ortaya çıktı. İstanbul’da 1 milyon mülteci var. Anayasada Cumhurbaşkanımızın vatana ihanet dışında bir sorumluluğu yok. Dolayısıyla denetimin dışında anayasa gereği acep referandumda bu değişiklik olursa bu değişmiş olacak. Yani Cumhurbaşkanımızın faaliyetleri yasamanın denetimine açılacağı gibi Türkiye tam bu denetçiliğin kurumuna üzerine düşen sorumluğu yapacaktır. Tabi referandum oylamasından sonra belki bunları daha geniş olarak tartışacağız.”

    “İdari kararla ihraç edilenler var, burada da bize 438 tane müracaat var”

    Kanun hükmünde kararnamelerle FETÖ şüphesiyle kamudan ihraç edilenlerle ilgili ise Malkoç, “Türkiye’nin yaşadığı bu terör olaylarından bir tanesi Fethullahçı terör örgütü 15 Temmuz’daki darbe girişimiydi. Anayasayı ortadan kaldıran parlamentoyu kapatmaya çalışan, hak ve özgürlükleri askıya almaya çalışan. Bir eşkıyalık hareketiydi. Sayın cumhurbaşkanımızın feraseti, dirayeti ve halkımızın kahramanlığıyla bu önlendi. Millet anayasaya sahip çıktı. Hukuka, demokrasiye çocukların geleceğine sahip çıktı. Bu adaylardan da bize başvuran başvuru sayısı epey fazla biliyorsunuz kanun hükmünde kararnameler var. Kanun hükmündeki kararnameler ile ihraç edilen veya açığa alınan 130 bine yakın kamu görevlisi var. Bu kanun hükmünde kararname olduğu için bizim alanımıza girmiyor. Şimdi bu kamu görevlileri kanun hükmünde kararname ile ihraç edildiği veya açığa alındığı için yasama faaliyeti sayılıyor. Dolayısı ile bunlar bize gelemediler bu güne kadar. İdari kararla ihraç edilenler var, burada da bize 438 tane müracaat var. Kanun hükmünde kararname ile ihraç edilenlere başbakanlıkta kurulan yedi kişilik bir kurula müracaat etme hakkı tanınıyor. Yani 100 bin belki daha fazlası oradan çıkacak kararla mahkemeye gitmeden önce önemli bir kısmın bizim kurumumuza gelecek biz bunu hazırlıklarını yapıyoruz. O zaman bu bahsettiğimiz sayı bir hayli artacak” şeklinde konuştu.

  • Gümrük Bakanı Tüfenkci: “Millet ve Hakk’ın dışında kimse bize istikamet ve rota çizemez”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, halk ve Hakk’tan başka kimseden korkmadıklarını, bu iki gücün dışında hiçbir gücün kendilerine istikamet ve rota çizemeyeceğini söyledi.

    Çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir’e gelen Bakan Tüfenkci, açılış, toplantı ve ziyaretlerin ardından AK Parti İl Başkanlığına geçti.

    Partililere hitap eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla millet, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini akamete uğrattıysa, meydanları doldurduysa, demokrasi nöbetleri tuttuysa, bu döviz oyununu da bozdu. Döviz düşüyor, referandumdan sonrada daha stabil hale getireceğiz. Böylelikle faiz lobilerinin saldırılarını da boşa çıkaracağız. Bizler hiç durmadan, yorulmak nedir bilmeden koşturacağız. Halkımız kazansız istiyoruz, ülkemiz büyüsün istiyoruz. Sizler saha koşturacaksınız, vekillerimiz mecliste koşturacak, biz hükümet olarak koşturacağız ve Cumhurbaşkanımız, kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde AK Parti olarak ilk günden beri, ülkemiz için çalıştık çalışmaya da devam edeceğiz” dedi.

    Çalışmalarda hep halkın ve hakkın rızasına dikkat ettiklerini vurgulayan Bakan Tüfenkci, “Biz çalışmalarda hep şuna dikkat ettik, hem halkın rızasına dikkat ettik hem de hakkın rızasına dikkat ettik. Dolayısıyla halktan ve Hakk’tan başka hiçbir kimseden de korkmadık. Ne vesayet odaklarından korktuk ne de başka sermaye güçlerinden korktuk. Onun içinde bize, bu millete, bu iki gücün dışında hiçbir güçte istikamet ve rota çizemez. AK Parti teşkilatları buna müsaade etmez. İşte birileri çıkıp sahada, referandumu da bahane ederek yine millete istikamet çizmeye yine millete rota çizmeye yine milletin kafasını karıştırmaya çalışsalar da, Allah’ın izniyle bu teşkilatlar sahaya indiğinde, bu teşkilatlar halkla temasa başladığında sahadaki o kafa karışıklığını da bizzat giderecekler. Bu mesele Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın meselesi değildir, onu Cumhurbaşkanı seçme meselesi değildir. Zaten liderimiz, kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanı. Emin olabilirsiniz 2019 seçimlerinde de şu sistemle aday olsa yine kazanır. Çünkü Cenabı Allah bu millete, Recep Tayyip Erdoğan sevgisini koymuş, o da milletine canını adamış. Bölücülerle kampanya yapanlar, bölücülerle mecliste birlikte hareket edenler ne bu devleti, ne bu milleti ne de bu bayrağı maalesef koruyamadılar” şeklinde konuştu.