Etiket: “Bizden

  • Hisarcıklıoğlu: “Arabuluculuk bizden batıya gitti, yeniden bize geldi”

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, arabuluculuk sisteminin ahilik teşkilatının özü olduğunu belirterek, “Bizden batıya gitti, şimdi yeniden bize geldi” dedi.

    TOBB tarafından Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KMTSO) ‘Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nin açılışı yapılarak, istişare toplantısı düzenlendi. Düzenlenen toplantıya Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç ile KMTSO Başkanı Serdar Zabun, belediye başkanları ve iş adamları katıldı. Toplantıda arabuluculuğun öneminden bahseden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, arabuluculuğun batıya Türkiye’den gittiğini, batıdan geri alındığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, “Özellikle odamızın inisiyatifinde arabuluculuk ve tahkim kurulması çok önemli. Çünkü yıllardır iş dünyasının en büyük rahatsızlığı, yargının yavaş çalışmasıdır. Ne yazık ki mahkemelerimiz her gün artan müthiş bir iş yükü ile karşı karşıya. Yargıdaki en önemli sorun Türkiye’de iş yüküdür. Bunun için hem süre uzuyor hem de kalite düşüyor. Bu kadar uzun süren yargılamadan da hepimiz zarar görüyoruz. İş mahkemelerinde de sıkıntı yaşıyoruz. Mahkemelerde yüzde 99.2’sini kaybediyoruz. Artık arabuluculuk sistemiyle bu sorunlardan da kurtulmuş olacaksınız. Ahilik kültürünün önemi iki kardeş anlaşamayınca ahi anlaştırıyor. Biz bunu terk ettik, kendi kültürümüzü terk ettik, şimdi yeniden batıdan keşfetmiş gibi getirdik. Aslında bizim özümüzde bir şeydir arabuluculuk. Bizden batıya gitti, şimdi yeniden bize geldi. Yani arabuluculuk ahilik teşkilatının özüdür. Ahilikte olduğu gibi iki adamı getirip, bir de tarafsız adamı getirmek ve anlaştırmaktır” dedi.

    Konuşmanın ardından KMTSO Başkanı Serdar Zabun, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na çeşitli hediyeler takdim etti. Toplantı sonunda katılımcılar hep birlikte kurdele keserek ‘Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni açtı.

  • “Önlem alınırsa dünya bizden kozmetik almak zorunda kalır”

    Acvit Kozmetik CEO’su İsmail Çetin, “Yabancı kozmetiklere ve kozmetikçilere önlem alınırsa dünya bizden hammadde ve kozmetik ürünü almak zorunda kalacaktır. Böylece dünya kozmetik pastasından yüzde 60 pay alabileceğimizin altını çizerim” dedi.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde erkek çalışanlarının yüzlerine siyah maske uygulayarak ‘kadınlara karşı yüzümüz kara’ mesajıyla gündeme gelen Acvit Kozmatik’in, CEO’su İsmail Çetin sektöre ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Çetin, yabancı kozmetiklere ve kozmetikçilere karşı önlem alınması gerektiğini belirtti. Çetin, “Yabancı kozmetik ve kozmetikçilere önlem alınırsa dünya bizden hammadde ve kozmetik ürünü almak zorunda kalacaktır. Böylece dünya kozmetik pastasından yüzde 60 pay alabileceğimizin altını çizerim. Bakanlık izinli olan, merdiven altı olmayan yerli ve milli kozmetiklere güvenin, kullanın” dedi.

    “Dünya bizden kozmetik ürünleri almak zorunda kalacaktır, bu konuda bize muhtaçlar”

    Türkiye’de üretilen kozmetiklerin ağırlıklı olarak Arap ülkeleri, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerine ihraç edildiğini söyleyen Çetin, “Ülkemizde kimyasal, cilt ve saç yapımızı bozan İsrail, AB ve ABD menşei kozmetik ürünler cirit atıyor. Şayet biz yabancı kozmetik ürünlerini ve yabancı kozmetikçileri ülkemize almazsak, kozmetik mamüllerini bizden almak zorunda kalacaklardır. Çünkü kozmetik üretecek kaliteli bir bitki örtüsü zenginliğine sahip olmadıkları için, hammadde üretemeyeceklerdir. Bu konuda bize muhtaçlar.Dünya’da en çeşitli ve kaliteli endemik bitki ülkemizde bulunmaktadır. Akdeniz ve Ege bölgemiz maki bitki örtünse sahip olduğu için Dünya’da eşi benzeri olmayan, kalitede en üst düzey bitkileri barındırıyor. Yabancı hammadde sağlayıcıları bitkilerimizi toplayıp, hammadde haline getirip bir yabancı marka etiketi vurarak bizlere satıyor Bu durum asla kabul edilemez. Bu durum düzeltilirse kozmetik ihracatında dünyaya damgamızı vururuz” ifadelerini kullandı.

    “510 milyar dolarlık dünya pastasından yüzde 60 pay alabiliriz”

    Dünyada 510 milyar dolarlık bir kozmetik pazarı hacminin bulunduğunu söyleyen Çetin, ”Bu hacmin 2020’de 710 milyar dolara çıkması bekleniyor. Ülkemizde ise kozmetik cirosu 9 milyar lira. Kozmetik harcamalarında sadece Avrupa’nın gerisinde kalan Türkiye’de ihracat ile pazarı büyütecek tek formül yabancı kozmetikçilere bu kadar meydanı boş bırakmamaktan geçtiğinin altını çiziyorum. Biz sınırlama getirirsek dünyada kozmetik pastasından yüzde 60 civarında pay alacağımızdan kimsenin endişesi olmasın. Yabancı kozmetik firmaları cirolarının çok yüksek bir miktarını Türkiye’de elde ediyor. Bizim servetimizi bize pazarlıyorlar. Biz Acvit Kozmetik olarak yüzde 100 Türk hammaddelerini ve bitkilerini kullanarak en üst segment ve kaliteli ürünlere imza atmanın gururunu yaşıyoruz. Yabancı hiçbir ürünü kapımızdan içeri sokmayacağımızı her defasında bildiriyoruz. Çünkü, onlar bizlerden akıllı değil” diye konuştu.

    Çetin, kozmetiğin, içine koyulan hammade ile doğru orantılı olduğundan bahsederek, “Kaliteli ve eksiksiz hammadde koyarsanız ürün kaliteli olur. Kalitesiz ve eksik koyarsanız kalitesiz olur. Yabancı kozmetikler kalitesiz ve kimyasal kozmetiklerini benim Türk kadınıma kullandırmaya çalışıyor. Dikkat edin” dedi.

    “Çok köpüren şampuan kaliteli değil”

    “Çok köpüren şampuan kaliteli değil, kostiği bol ve kimyasal şampuandır” diyen Çetin, ”İsrail, AB ve ABD bizim insanımızın veya ülkemizin ne zaman iyi olmasını, gelişmiş olmasını, istedi ki, insanımızın sağlığının yerinde olmasını istesin. Her ortamda oyunlar oymaya çalışmaktadır. Bu oyun kozmetikte de aynıdır. İsrail, AB ve ABD’de kaliteli kozmetik üretecek bitki altyapısı, endemik bitki olmadığı aşikardır. Kaliteli sanılan yabancı marka ürünlerine çok dikkat edilmesi şart ve kaçınılmaz. Ürettikleri ve satışa sundukları kozmetik ürünleri insanımıza zarar verebilecek nitelikte kimyasal ağırlıklı kozmetik ürünleridir. Doğal olmayan, saç kökünü beslemeyen, çok köpüren şampuanları bizim insanımızın saçının dökülmesinde birinci etkendir. Şampuanın saçı yıkaması değil, saç derisini beslemesi şarttır. Çok köpüren şampuan kaliteli değil, kostiği bol ve kimyasal şampuandır” şeklinde konuştu.

    “Milli paramız ülkemizde kalsın”

    İsmail Çetin son olarak şunları kaydetti: ”Ülkemiz kozmetik olarak Dünyanın en zengin ve çeşidi bol olan bir ülkedir. Yabancı kozmetik markaları ülkemizde cirit atıyor. Çok iddialı olarak söylüyorum, hiçbir kozmetik markasının ürünü Acvit kadar kaliteli ve doğal değil. Ondan dolayı kozmetik ihracatına sınırlamalar getirilmesini arzu ediyoruz. Yabancılar kullanmadıkları kalitesiz ürünleri ülkemizde bizim Türk kadınına sunuyor. Biz bize yeteriz. Bizim milli paramız da bu vesile ile ülkemizde kalmış olacaktır. Bizim ürettiğimiz kişisel bakım ürünleri ile İsrail, AB ve ABD kozmetikleri yarışamaz. Kalite olarak onlardan 10 gömlek üstteyiz. Ülkemizde sundukları kozmetikler insanımızın cilt yapısına ve saçına zarar vermektedir. Bundan dolayı insanımıza kaliteli, doğal, bakanlık müracaatlı merdiven altı olmayan Milli ve yerli kozmetik kullanılmasını öneriyoruz.”

  • Marius Sumudica: ”Beşiktaş ile aynı puandayız, kimse bizden beklemiyordu”

    Süper Lig’in 14. haftasında deplasmanda Aytemiz Alanyaspor’u 2-1 mağlup eden Kayserispor’da Teknik Direktör Marius Sumudica, ”Rakibimizden iyi oynadık. Rakibiz de fırsatlar yakaladı. Sonuçta galibiyetten dolayı mutluyum 26 puana ulaştık. Beşiktaş ile aynı puandayız. Kimse bizden beklemiyordu” dedi.

    Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Kayserispor Teknik Direktörü Marius Sumudica, zor bir maç olduğunu söyledi. Çok güçlü bir rakiplerini olduğunu aktaran Sumudica, ”Eksik bir rakibiz vardı ve as oyuncuları yoktu. Ama bazen yedek bekleyen oyuncular kendilerini göstermek için daha iyi performans gösteriyorlar. Biz çok iyi oynadık olumlu sonuçlarla yolumuza devam ediyoruz. Güray’ı oynatım golünü attı gol pasını verdi. Rakibiz 10 kişi kalınca iki forvete döndüm. Maçı kazandık” dedi.

    “Welinton tuzağımıza düştü”

    Çok fazla fırsatı değerlendiremedikleri belirten Sumudica, ”Rakibimizden iyi oynadık. Rakibiz de fırsatlar yakaladı. Sonuçta galibiyetten dolayı mutluyum 26 puana ulaştık. Beşiktaş ile aynı puandayız. Kimse bizden beklemiyordu. Çok iyi bir takım ruhu var. Takımım farklı sistemlerde oynamaya çabuk uyum sağlıyor. Bu takımda olmaktan dolayı mutluyum. Bu maçtan sonra herkes gördü verdiğim sözü yerine getireceğim. Ligi ilk 8’de bitireceğiz belki daha iyi noktada olabiliriz. Çünkü takımız sahada futbol oynuyor. Sarı kartlık pozisyonda Welinton tuzağımıza düştü ve ikinci sarı karttan atıldı. Ben de sitemi değiştirdi. Sonuçta güzel bir maç çıkardık. Büyük takım olma yolunda büyük bir adım atıldı” diye konuştu.

    Bir gazeteci maç sonunda yaşanan olaylar olduğu sorusuna yanıt veren Sumudica şunları söyledi:

    ”Maç sonunda yaşananlarla ilgili ben futbol adamıyım. Rakip takımın teknik direktörünü tebrik ediyorum büyük bir hoca ve iyi bir takımları var. Gelecek için başarılar diliyorum. Ama futbol bu 3 sonuçlu oyun kaybetmeyi de bilmek lazım.”

    “O küfür etti”

    ’Alanyaspor’un yardımcı hocasına yabancı dil küfür ettiniz mi?’ sorusuna da cevap veren Sumudica, ”O küfür etti. Ben içeriye giriyordum beni bekleyen oydu. Takımla galibiyeti kutluyordu. Kapıda beni bekliyordu. Direkt üzerime yürüdü. Bunu yapmak istemiyorsa neden kendi soyunma odasında değil de koridorda beni bekledi. Ben kavga gürültü yapmak istemedim. Tebrik ettim onları. Bana bu tür sorular sormayın. Kimseyle kavgayı devam ettirmek istemiyorum. Türkiye’ye gelme nedenim futbol oynatmak, ben boksör değilim. Kollarım güçlü değil ama kafa olarak zekiyim” şeklinde konuştu

    “Başakşehir ve Beşiktaş maçına iyi hazırlanacağız”

    Sumudica, Beşiktaş maçında kendilerini zor bir maç beklediğini belirterek, şunları söyledi:

    “Başakşehir ve Beşiktaş maçına iyi hazırlanacağız. Ligdeki en iyi takıma karşı oynayacağız. Başakşehir en zor maçımız olacak. Beşiktaş da onlar için kolay olmayacak. Bizi kolay lokma görmesinler. Bizden iyi oynarlarsa ve kazanırlarsa gider tebrik ederim ama 30 bin taraftar önünde oynayacaklar. Onlar için de kolay olamayacak. Benim 12. oyuncuya bu maçta ihtiyacım olacak. Taraftarlarımı bu maçta bekliyorum.”

  • Avrupalılar ev dışında bizden 8 kat fazla tüketiyor

    Ev dışı tüketim pazarı araştırmasına göre Türkiye’de ev dışında tüketim harcamaları kişi başına 528 TL’yi bulurken bu rakam Avrupa’da 4 bin 265 TL’ye ulaştı.

    ‘Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği’ (ETÜDER), Ipsos Araştırma Şirketi ortaklığıyla hayata geçirdiği Food Service Monitor 2016 adlı ev dışı tüketim pazarı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Türkiye’nin 7 büyük ilinin 81 ilçesindeki 2 bin 751 sokak ve 92 bin 948 Ev Dışı Tüketim noktasını temsilen seçilen 2700 EDT noktasında yapılan araştırmaya göre, 2016 yılsonu itibariyle ev dışı tüketim harcaması 2015 yılına göre 11 milyar TL gerileyerek 44 milyar TL oldu. Türkiye’de bir kişinin ortalama ev dışında yaptığı yıllık harcama 528 TL (150 dolar) iken; bu rakam Avrupa’da 4 bin 265 TL (1198 dolar), ABD’de ise 7 bin 233 TL’ye (2 bin 26 dolar) ulaştı.

    Ev dışı tüketimde il performanslarına göre İstanbul toplam cironun yüzde 41’ini oluşturuyor. İstanbul’u İzmir, Antalya, Ankara, Bursa ve Muğla illeri takip ediyor. 2016 yılı verilerine göre geçtiğimiz yıl turizmde yaşanan sorunlardan en çok etkilenen iller Antalya ve Muğla olurken, iç turizmin ön plana çıktığı İzmir büyüyen tek il oldu. Ipsos ile gerçekleştirdikleri araştırmanın Türkiye ev dışı tüketim sektörünü inceleyen tek ve en kapsamlı çalışma olduğunu belirtenETÜDER Başkanı Melih Şahinöz, “Türkiye’de ev dışı tüketim sektörünün büyüme ortalaması geçtiğimiz senelere baktığımızda Dünya ve Avrupa ortalamalarının hep önündeydi fakat geçtiğimiz sene ülkemizde yaşanan hain darbe girişimi, terör saldırıları sonrasında turizmde yaşanan sorunlar sektörümüzün bu sene geçtiğimiz seneye göre daralmasına sebep oldu” dedi.

    Sektörde ki bu daralmanın dönemsel olduğuna vurgu yapanMelih Şahinöz, “Sektör ortalama her yıl yüzde 10-15 büyüyordu. Dünya da sektörün büyüklüğü 2 milyar 934 milyon euro, Avrupa pazarı ise 594 Milyar Euro. Hanelerin tüketim harcamalarının dağılım oranlarını ABD ve Avrupa ile karşılaştırdığımızda EDT sektörünün daha çok gelişeceğini görüyoruz” diye konuştu.

    Sektör Antalya’da daralırken İzmir’de büyüdü

    ETÜDER ve IPSOS tarafından 92 bin 948 Ev Dışı Tüketim noktasını temsilen seçilen 2 bin 700 EDT noktasına yapılan 11Binziyaretle gerçekleştirilen araştırmadan çıkan çarpıcı sonuçlar ise şu şekilde: Ev Dışı Tüketimde il performanslarına göre İstanbul toplam cironun yüzde 41’ini oluşturuyor. İstanbul’un İzmir, Antalya, Ankara, Bursa ve Muğla takip ediyor. 2015 yılı verilerine göre geçtiğimiz yıl Antalya ve Muğla en çok daralan iller olurken, bir başka turizm bölgesi İzmir büyüyen tek il oldu.

    Ev dışı tüketim harcamalarının yarısından fazlası restaurantlar ve fast food mekanlarında yapılıyor. Tüketimin, yüzde 27’si restaurant, yüzde 30’u fast food, yüzde 14’i otel, yüzde 7’si cafe, yüzde 2’si eğlence, yüzde 7’si pastane, yüzde 4 eğitim kurumu, yüzde 4 büfe/kiosk, yüzde 4 catering mekanların da gerçekleştiriliyor. Ev dışı tüketim noktalarının alımlarının yüzde 58’i gıda, yüzde 40’ı içecek, yüzde 2’si ise temizlik ve kağıt ürünlerinden oluşuyor. Ev dışı tüketimde gıda kategorilerinde düşüş var ancak yine de daralmadaki en büyük pay ve en yüksek ciroya sahip olan kategori et ve taze gıdalar. Ev dışı tüketimde içecekler kategorisinde gazlı meşrubatlar yüzde 31, ayran yüzde 16, su yüzde 15, kahve yüzde 11, çay ise yüzde 10’luk paya sahip. Ev dışı tüketimde temizlik ve kağıt ürünleri kategorisinde ise en yüksek payı yüzde 47 ile kağıt ürünleri alıyor. Bulaşık yıkama ürünleri yüzde 28, genel temizlik ürünleri yüzde 20, çamaşır yıkama ürünleri ise yüzde 5’e sahip. En fazla daralan kanallar otel, büfe/kiosk ve restaurant oldu.

  • Cangök: “Samsunspor bizden daha arzulu ve istekliydi”

    Balıkesirspor Teknik Direktörü Can Cangök, “Samsunspor bizden daha arzuluydu, istekliydi ve kazanmak için bizden daha fazla mücadele etti. Onun sonucunda da 3 puanı aldı” dedi.

    Samsunspor deplasmanından 1-0’lık skorla mağlup ayrılan Balıkesirspor’da Teknik Direktör Can Cangök, “Samsunspor maça çok iyi motivasyon sağlayarak çıktı. Onlar için en önemli olan taraf oydu. Oyun dengede geçti. Bizim tarafımızdan da Samsunspor tarafından da çok kırılma anı oldu. Top bugün biraz daha Samsunspor’u istedi. Samsunspor’da Balıkesirspor’da çok kaliteli bir takım. 2. bölgeden 3. bölgeye geçişlerde ve final paslarında başarısız olduk. Oyunu biraz daha kenarlardan getirebilseydik daha fazla etkili olabilirdik. Bunda zaman zaman eksiklerimiz oldu. Samsunspor bizden daha arzuluydu, istekliydi ve kazanmak için bizden daha fazla mücadele etti. Onun sonucunda da 3 puanı aldı. Öndeki oyuncularımız top tutmakta sıkıntı çekti. İleri çıkarken toplar kaybettik onlar bize tehlike oldu. Yediğimiz bir golü de böyle yedik. Topla çıkarken doğru tercihler yapamadık. Rakip 75-80 dakika çift sarı kartlı oyuncuyla oynadı. Hem Mustafa Sevgi hem de Abdulkerim maçın başında sarı kart gördü. Onların üstüne daha farklı gidip oyundan attırabilirdik. 2. devrede hakemin Mustafa Sevgi’nin üzerine gidip, yardımcı hakemin bayrağı kaldırıp faul verdiği pozisyonda Mustafa Sevgi’yi çift sarı karttan atabilirdi. Düşme potasında bir takımın sıkıntılarından dolayı ya da önemsiz bir pozisyon olarak değerlendirdiğinden orasını pas geçti. Hiçbir şeyin arkasına sığınmıyoruz. Bundan sonraki maçlarında başarılar dilerim” diye konuştu.