Etiket: “Biz

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Biz Müminler, dünyadaki muhasebemizi ahiretteki hesaba göre yapmalıyız”

    Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Biz Müminler, dünyadaki muhasebemizi ahiretteki hesaba göre yapmalıyız”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Biz Müminler, dünyadaki muhasebemizi ahiretteki hesaba göre yapmalıyız. Ahirette Rabbimizin bizden razı olmasını istiyoruz. Öyleyse dünyada O’nun razı olacağı ameller yapmalıyız” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yatsı namazı sonrası Ankara Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde “Geçmişten Geleceğe Muhasebe” konulu bir sohbet gerçekleştirdi. Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Türkiye’nin her yerinde yatsı ezanlarının okunduğunu ifade ederek, “Camilerimizde buluşamadık ama evlerimizde namazlarımızı kıldık. Yüce Rabbimiz ezan-ı muhammediyi gök kubbemizden ve minarelerimizden ebediyen eksik eylemesin” ifadelerine yer verdi.

    Allah’ın insanı en değerli varlık olarak yarattığını belirten Erbaş, “İnsana sayısız nimetler ihsan etmiş, akıl, irade, vicdan gibi üstün özellikler bahşetmiştir. Onu ilahi hitaba muhatap kılmıştır. Peygamber ve vahiy göndermekle onun yolunu aydınlatmıştır. Kainattaki her şeyi insanın emrine amade kılmıştır” diye konuştu.

    Başkan Erbaş, varlık aleminde her şeyin bir yaratılış gayesi olduğuna vurgu yaparak, “İnsanın dünyada bulunuş gayesi de Allah’a kulluktur. Yeryüzünün imar ve ıslahı için çalışmaktır. İnsan sınırlı bir varlık, dünya ise geçici bir mekandır. İnsan, burada, zamanın akışı içerisinde ebedi yurdu olan ahirete doğru yol almaktadır. Zaman ve ömür, insana emanet edilen eşsiz hazinelerdir. Bu sebeple zamanı en iyi şekilde değerlendirmek ve ömrü imar etmek, ihmal edilemez bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

    “İnsan ve mümin olmamızın gereği olarak hepimizin sorumlulukları var”

    İnsanın sorumluluk sahibi bir varlık olduğunu dile getiren Erbaş, “İnsan ve mümin olmamızın gereği olarak hepimizin sorumlulukları vardır. Rabbimize karşı sorumluklarımız var. Kendimize karşı sorumluklarımız var. Ahlaki, içtimai, millî ve manevî değerlerimize karşı sorumluluklarımız var. Vatanımıza, milletimize, ailemize, eşimize, çocuklarımıza akrabalarımıza, çevremize, komşularımıza karşı sorumluluklarımız var. Yeryüzüne, insanlığa ve bütün canlılara karşı sorumluluklarımız vardır. İnsanı hem Allah’ın katında hem de tüm yaratılmışların içinde değerli ve önemli kılan özelliği, işte bu sorumluluklarını sahiplenmesi ve kendisine tevdi edilen mukaddes emaneti yüklenmesidir” şeklinde konuştu.

    “İnsan derin bir yalnızlığa mahkum olmuştur”

    Yaşanılan çağın zor bir çağ olduğu değerlendirmesinde bulunan Erbaş, “Modern dönemde ulaşım, iletişim, teknoloji büyük bir hızla gelişmiş ama insan derin bir yalnızlığa mahkum olmuştur. Bugün insanlık devasa krizlerle karşı karşıyadır. Savaşlar, felaketler, musibetler insanın geleceğe dair umudunu iyice zayıflatmıştır. Batı merkezli kurulan yeni dünya düzeninde insan, hayatın anlamını ve varoluşun gayesini kaybetmiştir. Anlamı kaybedince güzel ahlakı da kaybetmiştir. Şimdi anlam ve ahlak krizlerinin kuşatması altında şaşkın, yorgun, mutsuz ve umutsuz bir insanlık var yeryüzünde” diye konuştu.

    “Kendimizi kapsamlı bir muhasebeye tabi tutmalıyız”

    Başkan Erbaş, insanların aklını ve vicdanını kullanarak kendisiyle yüzleşmeye ihtiyacı olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:

    “Bilhassa İslam dünyası ve Müslümanlar olarak inanıcımızı, medeniyetimizi ve sorumluluklarımızı dikkate alarak derin bir muhasebe yapmaya ihtiyacımız var. Mümin için muhasebe, bir yenilenme ve bilinçlenme eylemidir. Vahyi ve aklı, ilim ve hikmeti, güzel ahlak ve merhameti davranışlarına hakim kılma çabasıdır muhasebe. İlmi, fikri ve ahlaki yozlaşmalara karşı istikameti muhafaza etme gayretidir muhasebe. Bu sebeple, bugün derin bir tefekkürle bireysel, toplumsal ve küresel sorumluluklarımız çerçevesinde, üzerimize düşen görevleri yerine getirip getirmediğimize dair kendimizi kapsamlı bir muhasebeye tabi tutmalıyız.”

    “Biliyoruz ki, dünya hayatının sonunda, Rabbimizin huzuruna vardığımızda hayatımızın her anından, Allah’ın bize lütfettiği tüm nimetlerden hesaba çekileceğiz” diyen Başkan Erbaş, şunları söyledi:

    “Adaletin timsali Hz. Ömer’in, ‘Hesaba çekilmezden önce kendinizi hesaba çekiniz’ sözü esaslı bir hayat düsturudur. Rabbimiz Haşr Suresinde, bize çok uzakmış gibi gelen, ama yarın kadar yakın olan hesap günü için şu çarpıcı uyarıyı yapar. ‘Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.’ Bu ayetin rehberliğiyle biz müminler, dünyadaki muhasebemizi ahiretteki hesaba göre yapmalıyız. Ahirette Rabbimizin bizden razı olmasını istiyoruz. Öyleyse dünyada O’nun razı olacağı ameller yapmalıyız.”

    “Bu zorlukların üstesinden geleceğiz ve en kısa zamanda normal hayatımıza yeniden kavuşacağız”

    Başkan Erbaş, Covid-19 salgınına karşı verilen mücadeleye de değinerek, “Devlet ve millet olarak hep beraber salgın hastalıkla mücadeleye devam ediyoruz. İnanıyorum ki, Allah’ın izni ve inayetiyle bütün bu zorlukların üstesinden geleceğiz ve en kısa zamanda normal hayatımıza yeniden kavuşacağız. Bize düşen, hayatın zorluklarını doğru yorumlamak ve bu zorlukların üstesinden gelmek için gereken irade ve gayreti göstermektir. Tedbirli olmaktır. Unutmayalım ki, tedbir bizden; takdir yüce Allah’tandır” diye konuştu.

    Hz. Peygamberin, “Müminin başka hiç kimsede bulunmayan hayranlık verici bir hali vardır. Onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe, nimete kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa musibete uğrarsa da sabreder ve bu da onun için bir hayır olur” buyurduğunu hatırlatan Erbaş, “Dolayısıyla bizler karşılaştığımız her meseleyi mümin feraseti ve tevekkül bilinciyle yorumlamalı, sabır ve şükür terazisinin dengede kalmasını sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.

    “Bu imtihanı kazanmanın yolu, tedbir, tevekkül, gayret ve sorumlulukla hareket etmektir”

    Etkenler ve sonuçlar ne olursa olsun yaşanılan hiçbir olayların “dünya imtihanı”ndan ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizen Başkan Erbaş, şöyle konuştu:

    “Bu dünya, bir imtihan yeridir. Haddi zatında ömür dediğimiz sermaye, hayat dediğimiz zaman dilimi, aslında imtihan için bize tanınan süredir. İnsanın karşısına çıkan her türlü sıkıntı, zorluk, acı, yokluk, dert ve musibet, söz konusu imtihanın bir parçasıdır. Bu imtihanı kazanmanın yolu, tedbir, tevekkül, gayret ve sorumlulukla hareket etmektir. Bu yüzden karşılaştığımız olaylara soğukkanlı ve metanetli şekilde yaklaşmalı ve zorlukların üstesinden nasıl geleceğimize odaklanmalıyız. ‘Acaba bizden kaynaklanan bir kusur ya da hata var mı?’ diye düşünmeli, tutum ve davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz. Yüce Rabbimiz, şu ayet-i kerimede, musibetlerin meydana gelmesinde insanların da kusurlarının bulunduğunu bildirmektedir: ‘Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. Kaldı ki Allah yaptıklarınızın çoğunu affediyor.’”

    “Küresel boyutta yaşadığımız sorunlarda, insanoğlunun zaaflarının önemli bir payı vardır”

    Küresel boyutta yaşanılan sorunlarda insanlarında bir payı olduğuna dikkat çeken Başkan Erbaş, “Bugün küresel boyutta yaşadığımız sorunlarda, insanoğlunun zaaflarının, ihtiraslarının, sorumluluk bilincini ihmal etmesinin önemli bir payı vardır. Mesela küresel bir çevre sorunu olarak havanın, suyun, toprağın kirletilmesi gibi hadiseler, bütün insanlığı ilgilendiren büyük meselelerdir. Bu olumsuz tablo, esasında insanoğlunun kendi hatalarının acı bir sonucudur. Dolayısıyla insanın çevreyle ilişkisini başta sorumluluk duygusu olmak üzere emanet, güzel ahlak ve salih amel bağlamında yeniden gözden geçirmesi, göz ardı edilemez bir zorunluluktur. Aksi takdirde yaşanacak çevresel krizlerin ve küresel musibetlerin, dünyayı topyekûn kaos ve kargaşaya sürüklemesi kaçınılmazdır. O halde daha güvenli ve güzel bir istikbâli inşa edebilmenin yolu, yaşanan bütün hadiseleri özeleştiri ve nefis muhasebesi çerçevesinde değerlendirmekten geçmektedir” şeklinde konuştu.

    “Müminler için hayat, bir iyilik yolculuğudur”

    Başkan Erbaş, zorlukları aşma, daha güzel bir hayatı beraberce yaşama noktasında en büyük gücün ve imkânın “iyilik duygusunu” güçlendirmek olduğuna vurgu yaparak “Yüce dinimiz İslam, bizlere, iyiliği, ihsanı, infakı, yardımlaşmayı, paylaşmayı öğretir; adaleti, merhameti, cömertliği emreder. Dolayısıyla müminler için hayat, bir iyilik yolculuğudur. İnsan da bu dünyaya, Âlemlerin rabbine “inanmak” ve “iyi işler yapmak” için gelen bir yolcudur. İyilik; toprağa düşüp yeşeren, yeşerip serpildikçe yeniden toprağa düşüp binlerce fidan olarak hayatı yeşerten bir tohum gibidir. İnsana düşen, iyiliğin dünyayı değiştirme gücüne sahip olduğuna inanmak ve iyilik tohumlarını gönüllere serpmektir. Onları bereketlendirecek olan Cenab-ı Hak’tır. Kur’an- Kerim’in bizlere gösterdiği hedef, “Hayırlı işlerde birbirinizle yarışın” mefkûresidir. “İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın” ilkesidir.” ifadelerini kullandı.

    “Gönül yaralarımız, başkasının yarasına merhem olduğumuzda iyileşecektir”

    Hz. Peygamberin bir hadis-i şerifinde; “Kim bir müminin dünya sıkıntılarından birisini giderirse, Allah da kıyamet gününün sıkıntılarından birini ondan giderir. Kim darda kalana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir” buyurduğunu hatırlatan Başkan Erbaş, şöyle konuştu:

    “Öyleyse hep beraber; hakikat ve güzellik adına, merhameti kuşanarak iyilik yolunun yolcusu olalım. Mazluma sığınak, muhtaca ensar olalım. Yetime kardeş, yoksula sevinç olalım. Bu zor süreçte sıkıntıya düşen kardeşlerimizin yardımına koşalım. Dualarımızı, hüzünlerimizi, sevinçlerimizi, mutluluklarımızı paylaşalım. İnsanlık için canla başla çalışan sağlık görevlilerimizin, arama kurtarma faaliyetlerinde fedakarca çalışan kardeşlerimizin, güvenlik güçlerimizin, Diyanet mensuplarımızın, milletimizin hizmetine koşan sivil toplum temsilcilerimizin ve tüm güzel yürekli insanların yanında olalım. Bilelim ki, gönül yaralarımız, başkasının yarasına merhem olduğumuzda iyileşecektir. Vicdanımızın sesine kulak verelim, kalbimize iyi gelecektir. Gerçek huzurun iyilikte saklı olduğuna inandığımız zaman dünya daha güzel olacaktır.”

    “Merhamet, Rahman’a kulluğumuzun en önemli nişanesidir”

    Başkan Erbaş, insan için merhametin önemini dile getirerek, “Merhamet, inancımızın bizlere kazandırdığı en büyük değerlerden birisidir. Merhamet, Rahman’a kulluğumuzun en önemli nişanesidir. Bu itibarla yüreğimizde büyüteceğimiz en güzel duygu merhamettir. Bu duyguyu geliştirmeye; kalbimize, hayatımıza, ailemize ve tüm yeryüzüne egemen kılmaya mecburuz. İşte bu amaçla yeryüzünde iyilik egemen oluncaya kadar çalışmalıyız. Merhamet egemen oluncaya kadar çalışmalıyız. Zira modern zamanların en büyük sorunu merhamet duygusunun zayıflamasıdır. Hâlbuki insaniyetin ve medeniyetin ölçüsü, kadınlara, çocuklara ve zayıflara karşı gösterilen merhamettir. Gücüne güvenerek zayıflara karşı şiddete başvurmak, inançla, akılla, vicdanla ve ahlakla asla bağdaşmayan, insanlık dışı bir tutumdur” diye konuştu.

    “Ayasofya Camii ile büyük bir heyecan ve sevinç yaşadık”

    Zorlukları ve güzellikleriyle bir yılın geride kaldığını ifade eden Başkan Erbaş, “Salgın, deprem, sel gibi olaylara hep beraber üzüldük ve bu olumsuzluklar karşısında milletçe kenetlenerek mücadele ettik. Ama bütün bu zorluklar ve olumsuzluklar içerisinde Rabbimizin izni ve inayetiyle, yaklaşık bir asırlık hasretin sonunda Ayasofya’nın yeniden camiye çevrilmesi ve müminlerle buluşması vesilesiyle ülkemizdeki ve dünyadaki tüm Müslümanlarla beraber büyük bir heyecan ve sevinç yaşadık” ifadelerini kullandı.

    “İyi bir hayat muhasebesi yapalım”

    Yeni bir miladi yılın ilk günlerinde öncelikle iyi bir hayat muhasebesi yapılması hususunda çağrıda bulunan Başkan Erbaş, şunları söyledi:

    “Doğru ve güzel davranışlarımızı artırmaya, kötü davranışlardan uzaklaşarak kalbimizdeki manevi kirlerden arınmaya çalışalım. Dargınlık, kırgınlık, kin ve nefreti terk edelim. Sevgiyi, saygıyı, merhameti, dostluk ve kardeşliği hayatımıza hâkim kılalım. Çevremize daha duyarlı olalım. Önyargılarımızı bitirelim. Dostluk ve kardeşliğimize mâni olan engelleri kaldıralım. Gönüllerimizi birbirimize açalım. Rabbimizin bizlere ömür nimetiyle ihsan ettiği bu yeni yılı “merhametle diriliş yılı” yapalım. Dostluk, iyi niyet, muhabbet, yardımlaşma ve paylaşmayla “kardeşliğin ihyası yılı” yapalım. Hak, adalet, merhamet ve tüm insani değerleri kuşanarak “insanlığın umut yılı” yapalım. Daha huzurlu bir hayat, daha güzel bir dünya elbette mümkündür. Ama biz inanırsak, çalışırsak, gayret edersek ve şükredersek gerçek olacaktır. Rabbimiz; “Eğer şükrederseniz artırırım, ama nankörlük ederseniz azabım şiddetli olur” buyuruyor. Şükür; nimetin kıymetini bilmek ve bu nimetin bilinci ile daha çok çalışmaktır.”

    Başkan Erbaş sözlerini şu duayla tamamladı:

    “Zorluklarımızı kolay kılsın. Şerleri hayırlara tebdil eylesin. Hastalarımıza acil şifalar lütfeylesin. Bereketli yağmurlarla tüm mahlukatı mesrur eylesin. Bizleri umduklarımıza nail, korktuklarımızdan emin eylesin. Kardeşliğimizi daim ve güçlü kılsın.”

  • Fatih Terim’den ’Ve yine biz bize kalmıştık’ paylaşımı

    Fatih Terim’den ’Ve yine biz bize kalmıştık’ paylaşımı

    Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, ’Nerede kalmıştık’ paylaşımının yıl dönümünde ’Ve yine biz bize kalmıştık’ paylaşımında bulundu.

    Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, 21 Aralık 2017 tarihinde takımın başına geçtiğinde sosyal medya hesabından ’Nerede kalmıştık’ paylaşımı yapmıştı. Tecrübeli teknik adam, ’Nerede kalmıştık’ paylaşımının yıl dönümünde altına bu sefer ’Ve yine biz bize kalmıştık’ notunu ekledi. Galatasaray sosyal medya hesabı da Terim’in paylaşımının altına ’Kesinlikle Hocam’ yorumunu yazdı.

    Bu paylaşım kısa sürede sarı-kırmızılı taraftarlar tarafından yüzlerde beğeni, retweet ve yorum aldı.

  • Milletvekili Aydemir: ‘Biz kalbiyiz, samimiyiz’

    Milletvekili Aydemir: ‘Biz kalbiyiz, samimiyiz’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, AK Dava’nın milli irade davası olduğunu işaret ederek, ‘Milletimizle yürek frekansımız birebir örtüşüyor; biz insanların gözüne baktığımızda onun yüreğindekini alan bir kadroyuz, biz kalbîyiz, kalbî; asla hesap yaparak yürümüyoruz, samimiyiz. ‘ dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi

    Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle iki buçuk yılda alınan mesafenin eşsiz olduğu kanaati taşıdıkları, özellikle dış politikada destan yazıldığını ifade eden Milletvekili Aydemir, ‘On sekiz yıldır aldığımız mesafe ortada. Dünya parmak ısırıyor, dünya gıptayla yaklaşıyor, muhalefet biteviye ezberleri dillendiriyor.’ vurgusunu yaptı.

    Aydemir’den Erzurum Talepleri

    Diyanet işleri Başkanlığı nezdinde Erzurum’daki imam hatip açığının giderilmesi talebini sunan Milletvekili Aydemir, Savunma Sanayi Başkanlığı kaydında Erzurum’daki ağır bakım tamir fabrikasında özel bir fabrika yapılmasını istedi.

    ‘Muhalefet ne kadar nitelikli olursa biz oradan istifade ederiz’

    Muhalefetin devlet yönetiminden bihaber olduğu ve ezberledikleri sloganlarla siyaset yaptığını kaydeden Milletvekili Aydemir, ‘Güzel olanı taklit edin, bize bakın, hisse kapın, mesafe alın. Ha bire aynı yerde durup, amiyane ifadesiyle debelenip durmayın.” Böyle olduğu zaman biz üzülüyoruz. Muhalefet ne kadar nitelikli olursa biz oradan istifade ederiz. ‘ diye konuştu.

    Aydemir Cumhurbaşkanlığı Bütçesinde Konuştu

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi görüşmelerinin son etabında Cumhurbaşkanlığı Bütçesi üzerinde değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Aydemir, sistemin fonksiyonelliğine dikkat çekti, Savunma Sanayi, Diyanet işleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Milli Saraylar kaydında tespitlerini aktardı.

    ‘On sekiz yıldır aldığımız mesafe ortada’

    Muhalefet kesiminin yaklaşımına tepki veren Milletvekili Aydemir, ‘ Türkçemizde müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış diye hoş bir aforizma var. Fark ediyor musunuz ki söylemleri üç aşağı beş yukarı aynı muhalefetin “Saray, saray odası, uçan saray.” Hamule olmayınca, birikim olmayınca, ülke yönetimine dair böyle ciddi bir altyapı olmayınca sloganlarla konuşursunuz, yapacağınız başka bir şey yok. On sekiz yıldır aldığımız mesafe ortada. Dünya parmak ısırıyor, dünya gıptayla yaklaşıyor, onlar biteviye o ezberleri dillendiriyor. ‘ kaydını düştü.

    Muhalefetin Lgbt Takıntısına Sert Tepki

    Bir HDP Milletvekilinin “Baroların kongrelerini ertelediler, AK Parti kendi kongrelerini yapıyor.” Sözleriyle Diyanet İşleri Başkanlığı hakkındaki görüşlerine cevap veren Milletvekili Aydemir, ‘ Dünyadan bihaberler ki , bizim kongreler ertelendi. Bir başkası, Diyanetle ilgili bir not düşüyor: LGBT. LGBT’yle Diyaneti ilişkilendiriyor. Ya, Diyanet İşleri, Diyanet Başkanlığı bizim dinimizi, en yüksek değerimizi ifade ediyor. Cenab-ı Hakk’ın emirlerini elbette ki hem tebliğ edecek hem yayınlayacak, bundan doğal ne var? Ne yapacağız? Sen mutlu ol diye biz oraya hakikati alt üst mü edeceğiz?

    Böyle bir şey yok. Milyonu filan ben anlamam, istersen trilyon olsun, ilahi hakikat neyse onu söyleriz. İnananlar bunu bekliyor arkadaşlar. Diyanet İşleriyle ilgili elbette benim de mesela beklentim var, sahadayım. İlgili, çok ciddi miktarda imam açığımız var, gittiğimiz her yerde bize böyle bir taleple yöneliyor insanlarımız. Bunu konuşalım, vatandaşın talebi bu. Saray odasını geçelim, bırakın, bunlar ezber, bunlar vatandaşta bir aksülamel, bir yansıma oluşturmuyor. Bırakın bunu. ‘ dedi.

    ‘Hakikati perdeleyemezsiniz’

    HDP Milletvekili Garo Paylan’ın ‘Papaz açığı da var’ şeklindeki sözlerine karşılık veren Milletvekili Aydemir, ‘ Papaz açığını da sen söyle kardeşim, ben mi söyleyeceğim. Varsa öyle bir açık söyle sen, varsa öyle bir açığı söyle. Bak biz onlara da açığız. Şu kadro, şu AK Kadro inanç özgürlüklerinin önünde zerre kadar mânia, engel bırakmamış bir kadrodur, kim olursa olsun. Bölücü, yıkıcı olmamak kaydıyla, biz zemini pirüpak etmişiz elhamdülillah, bununla iftihar ediyoruz. Aslında siz böyle görüntüde zahiren, tenkit ederken gıyabımızda da ben biliyorum ki hakkı teslim ediyorsunuz, birçoğunuzu ben biliyorum. Çünkü hakikati perdeleyemezsiniz, hakikat orta yerde duruyor. ‘ diye konuştu.

    Savunma Sanayii Başkanlığı

    Sunumunda Savunma Sanayisinde alınan mesafeyi dile getiren Milletvekili Aydemir, ‘ ATAK, Bayraktar, ANKA, GÖKBEY, Akıncı, UFUK, HİSAR, KORKUT, SUNGUR, GÖKTUĞ, AKYA, KARAOK, ATMACA Bunlar, vatansever kıvamı, kat sayısı yüksek herkesi çok mutlu ediyor. Savunma Sanayii Başkanlığıyla iftihar ediyoruz, hakikaten çağ atlattınız savunma sanayisinde. ‘ ifadesine yer verdi.

    Aydemir’den Erzurum Talebi

    Savunma Sanayii Başkanlığı nezdinde Erzurum’a yönelik bir talebi gündeme taşıyan Milletvekili Aydemir, ‘Elbette ki beklentilerimiz de var Erzurum’da ağır bakım tamir fabrikası var, oraya mesela özel bir fabrika yapılabilir bizim için; böyle bir talebimi de kayda geçiyorum ve size hakikaten yaptıklarınızdan dolayı minnettar olduğumu söylüyorum. ‘ dedi.

    İletişim Başkanlığı

    İletişim Başkanlığına yönelik değerlendirmelerini paylaşan Milletvekili Aydemir, ‘ Ben gazeteciyim, İletişim Başkanlığı bir özel formattır, bir özel dizayndır. İletişim Başkanlığı hayat bulduktan sonra Türkiye’yi tanıtma, Türkiye’yi anlatma, hakikatleri zemine yayma noktasında çok özel bir hâl gelişti ve İletişim Başkanımız Fahrettin Altun Bey -ismini anmak lazım çünkü marifet iltifata tabidir- aktarımıyla, anlatımıyla, tarzıyla, üslubuyla ve vukufiyetiyle hakikaten Sayın Cumhurbaşkanımıza yakışır hâlde İletişim Başkanlığını götürüyor, ona da çok teşekkür ediyoruz. ‘ dedi.

    Milli Saraylar

    Millî Saraylarda milleti, milli kültürü ifade eden değerlerin ifade edildiğini belirten Milletvekili Aydemir, Ben orası için de özellikle bir talepte bulunacağım. Elbette biliyorum ki dijital zemine inşa edilmiş çok sayıda materyal var ancak bence bu kifayet etmiyor, yetmiyor, dahası olması lazım. Şimdi, ben şunu görüyorum: Sosyal medyada, buradaki arkadaşlarımızın hepsi biliyor, takip ediyor ki artık insanlar bir dakikalık materyali bile takip etmekten imtina ediyor, daha kısa süreli ama böyle künhüne inecek özde materyallerle kültürümüzü aktarırsak çok daha iyi olur diye düşünüyorum. ‘ paylaşımını yaptı.

    ‘Dış politikada hakikaten destan yazıyoruz’

    Milletvekili Aydemir, ‘Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle şu iki buçuk yılda aldığımız mesafenin eşsiz olduğu kanaatindeyim, özellikle dış politikada hakikaten destan yazıyoruz ve bir şeyi merak ediyorum, bu arkadaşlarımızdan bir şeyi merak ediyorum, çok samimi, kalbî soruyorum: Mesela iktidar olsalardı -karşı taraf- Azerbaycan mevzusunda nasıl bir adım atarlardı, merak ediyorum ben. Samimi söylüyorum ki söyleyemezlerdi. ‘ göndermesini yaptı.

    ‘Cumhurbaşkanımızın o direkt, yürekli, mert, delikanlı duruşu’

    Milletvekili Aydemir, ‘Yani Cumhurbaşkanımızın o direkt, yürekli, mert, delikanlı duruşunun zerresi bile bunlardan çıkmazdı, söyleyemezlerdi. Nasıl bir duruşu, Karabağ mevzusunda nasıl bir hâli olacaktı bunların? Öyleyse, arkadaşlar, şunu söylemek istiyorum: Biz ekmeği artırmışız, biz huzuru bütün bir zemine yaygın hâle getirmişiz, biz insanları mutlu, müreffeh hâlde yaşatır durumdayız ve Allah’ın izniyle göreceğiz, inşallah -zaman geçiyor, işte, iki buçuk yıl geçti- iki buçuk yıl sonra da göreceğiz bunları ki milletimiz şu kadroyu o gün de yani 2023’te de kahir ekseriyetiyle iş başında tutacak ve başladıklarımızı çok daha ileri noktalara götüreceğiz, doruklara götüreceğiz; ben bundan eminim. ‘ dedi.

    Milletvekili Aydemir, ‘Milletimizle yürek frekansımız birebir örtüşüyor; biz insanların gözüne baktığımızda onun yüreğindekini alan bir kadroyuz, biz kalbîyiz, kalbî; asla hesap yaparak yürümüyoruz, samimiyiz. ‘ vurgusunda bulundu.

  • Başkan Seçer: “Kadınlar çalışsın, üretsin, biz onlara her alanda destek olalım”

    Başkan Seçer: “Kadınlar çalışsın, üretsin, biz onlara her alanda destek olalım”

    Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yoğurt Pazarı’nda kentteki kadın kooperatifleri için açılan stantlarda üretici kadınlarla buluşup, eşi Meral Seçer’le birlikte ev alışverişini yaptı. Seçer, “Yeni yeni projeler geliştireceğiz. Kadınlarımızın, kadın kooperatiflerimizin her zaman yanında olacağız. Onların gücü ve desteği olacağız. Kadınlar çalışsın, üretsin, biz onlara her alanda destek olalım” dedi.

    Seçer çiftine, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, Tarımsal ve Veteriner Hizmetleri Dairesi Başkanı Salim Serdar Gökçek ile Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü Bengi İspir Özdülger de eşlik etti. Başkan Seçer, Yoğurt Pazarı’nda kadın kooperatiflerinin ürünlerini sergilediği bir alan oluşturulduğunu ve alanın bir buluşma noktası olduğunu kaydetti. Tarsus’tan Mut’a kadar kentin her bölgesinden üretici kooperatiflerinin çeşit çeşit el işi, gıda maddeleri, tarımsal ürün, orijinal ve organik üretimlerinin sergilendiğini vurgulayan Seçer, “Çok sayıda ürünü bulmak mümkün burada. Kadınlarımıza ürünlerini değerlendirme imkanı sunduğu gibi aslında bir anlamda da sosyal olarak çok büyük katkı sağladığını düşünüyorum. İnsanlar burada bir arada, kardeşlik içerisinde, huzur içerisinde” diye konuştu.

    “Kadınlar çalışsın, üretsin, biz onlara her alanda destek olalım”

    Salgın nedeniyle olağanüstü günlerden geçildiğini ve son dönemde vaka artışlarında önemli artışlar olduğunu belirten Seçer, pandeminin insanlar üzerinde ekonomik, toplumsal ve psikolojik birtakım sorunlar oluşturduğunu söyledi. Seçer, açık alanda ve kontrollü ortamda kadınların sosyalleşmesini sağlayan çalışmada emeği geçenleri kutlayarak, “Büyükşehir’in önemli katkısı var. Ama buranın baş aktörleri üretim yapan kadınlarımız, kooperatiflerimiz. Hepsine teşekkür ediyorum. Onlar çalışsın, onlar üretsin, biz onlara her alanda yardımcı olalım, destek olalım. Özellikle kadınlarımızı önemsediğimizi her ortamda söylüyorum. Kadınlarımız toplumumuzun temel unsurları, evimizin direği, ailemizin olmazsa olmazları. Ekonomik sorunları, sosyal sorunları, hukuki sorunları, aklınıza ne gelirse bizlerle işbirliğiyle çözmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “Kadınlarımızın, kadın kooperatiflerimizin her zaman gücü ve desteği olacağız”

    Stantları tek tek ziyaret eden Seçer, eşi Meral Seçer’le birlikte stantlardan ev alışverişi yaptı ve kumda kahve pişirdi. Stantlardaki ürünleri tek tek inceleyen Seçer, “O güzelliği gördüm. O samimiyeti gördüm. O alın terinin, el emeğinin ortaya çıkarttığı ürünleri pazarlarken, onların ekonomik değere dönüşürken, kadınlarımızın gözlerindeki mutluluğu gördüm. Çünkü bir emek ediyorsunuz, onun karşılığını alıyorsunuz. Belki onun karşılığında bir parasal gelir elde ediyorsunuz ama asıl önemli olan onun yaşadığı hazdır. Bunları gördüm. Bunlar da beni bir belediye başkanı olarak son derece mutlu etti. Eşim Meral Seçer de bugün bana eşlik etti. Beraber alışveriş etme imkanımız oldu. Uzun aylardan sonra burada bunu da yapmış olduk. Daha da tahkim edeceğiz, iletişimimizi daha da artıracağız. Yeni yeni projeler geliştireceğiz. Kadınlarımızın, kadın kooperatiflerimizin her zaman yanında olacağız. Onların gücü ve desteği olacağız” ifadelerini kullandı.

    Taş Bina’dan çıkıp Atatürk Caddesi üzerinden Yoğurt Pazarı’na geçen Seçer, cadde üzerindeki esnafla ve vatandaşlarla selamlaştı. Yoğurt Pazarı’ndan çıkıp belediye binasına geçen Seçer, Silifke Caddesi boyunca esnafla selamlaştı, cadde üzerinde vatandaşlarla sohbet edip hal ve hatırlarını sordu.

  • Yaşlı vatandaşlardan kısıtlama yorumu: “Biz kendimizi koruyoruz asıl gençler korunmuyor”

    Yaşlı vatandaşlardan kısıtlama yorumu: “Biz kendimizi koruyoruz asıl gençler korunmuyor”

    İçişler Bakanlığı genelgesiyle bugünden itibaren uygulamaya konulan 65 yaş üzeri sokağa çıkma saatleri kısıtlaması Burdur’da da uygulanmaya başladı. Uygulamaya takılan yaşlı vatandaşlar, “Yaşlılarımız kendini koruyor, asıl korunmayanlar gençler” dedi.

    İçişleri Bakanlığı genelgesinin ardından Burdur İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu Burdur Valisi Ali Arslantaş başkanlığında toplanarak 65 yaş ve üzeri vatandaşların gün içerisinde saat 10.00- 16.00 saatleri arasında sokağa çıkabilmelerine, bu saatler dışında sokağa çıkmamalarına dair kısıtlamaya gidilmesi yönünde karar aldı. Kararın ardından kendilerine ayrılan saatte dışarda olan yaşlılar 65 yaş sınırlamasına getirilen kısıtlamayı haksız buldu. Mehmet Emin Yıldız isimli vatandaş, “Yaşlılar zaten sürekli evde duruyor. Yapabilirse evinde spor yapıyor“ dedi.

    65 yaş üstü Turgut Yavuz ise, “Yaşlılarımız kendilerini koruyor, asıl korunmayan genç kesim bunlara da kısıtlama getirilmesi gerekir“ derken, Süleyman Cantürk isimli 65 yaş üzeri vatandaş da, “Biz yaşlılar kendimiz çok dikkatli oluyoruz. Kısıtlamanın genişletilmesinden yanayım” dedi.