Etiket: “Biyolojik

  • Çam Kese Böcekleri İçin Biyolojik Silah Üretiyorlar

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde, Orman İşletme Şefliği, Madra Dağı’ndaki çam ağaçlarına zarar veren çam kese böceklerine karşı biyolojik savaş başlattı. Çam kese böceğinin baş düşmanı olan 8 bin calosoma sycophanta böceği laboratuar ortamında yetiştirilerek 20 Mayısa kadar ormanlara salınacak.

    Çam ağaçlarının iğneli yapraklarını yiyerek kurumalarına sebebiyet veren çam kese böceğiyle mücadele için yetiştirilen bu böceklerin ormanlara salınmasına başlandı. Laboratuarda üretilen 8 bin doğa dostu böcek 20 Mayısa kadar ormana salınmış olacak. Çam köse böceğiyle ilaçlı mücadelenin hem pahalı hem de bıraktığı kalıntılar yüzünden zararlı olduğuna dikkat çekildi.

    Burhaniye Orman İşletme Şefi Ekrem Türk, bugüne kadar yapılan mücadelede başarı sağlandığını söyledi. 8 bin adet calosoma böceği üretileceğini anlatan Türk, ”2015 yılında da 12 bin adet calosoma üretip Çanakkale’ye, Balıkesir’e, Ayvalık’a ve Edremit İşletme Müdürlüğünün sınırlarına saldık. 2016 yılı programında ise 8 bin adet üretim yapacağız. Şu ana kadar 2 bin böceği ormanlara saldık. Yaklaşık 800 adet Alaçam İşletme Müdürlüğü’ne gönderdik. Bugün de bin 200 tane Ayvalık’a gönderdik. Mayısın 20’sine kadar 8 bin adet böceği ormanlara salacağız” dedi.

    Böcek üretiminde görevli Hasan Kaya da, ”14 yıldır Burhaniye Oman İşletme Şefliği laboratuarında calosoma larvalarını üretip ormanlara salıyoruz” dedi.

  • Jandarmaya Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif Ve Nükleer Saldırılara Karşı Eğitim

    Kilis’te, İl Jandarma’da görevli rütbeli personele AFAD İl Müdürlüğü teknik personeli tarafından kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer saldırılara karşı eğitim verildi.

    İl Jandarma Komutanlığı ve bağlı birliklerinde görev yapan rütbeli personele AFAD İl Müdürlüğü teknik personeli tarafından kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer (KBRN) saldırılar ile alınacak tedbirler konusunda genel bilgiler aktarılarak uygulamalı eğitim yapıldı.

  • Batı Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisi Çalışmaları Hızlandı

    Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün (TESKİ) İller Bankası işbirliği ile yürüttüğü Batı Atık Su İleri Biyolojik Arıtma Tesisi projesinde fore kazık çalışması başladı. İlk kademede yaklaşık 243 bin kişiye hizmet vermesi beklenen arıtma tesisinin, nüfus artış durumuna göre, daha fazla kişiye hizmet verecek şekilde planlandığı bildirildi.

    Karadeniz Mahallesi’nde devam eden çalışmaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak, TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa ve İller Bankası İstanbul Yapı İşleri Müdürü Mehmet Ercan Şamhal yerinde inceledi.

    Çalışmalar hakkında bilgi veren TESKİ Genel Müdürü Şafak Başa,”Kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz. Bu projeyle birlikte su sorunlarını en aza indirgemeye çalışacağız. Bu çalışmalar Süleymanpaşa ilçesinde devam eden yağmur suyu ve kanalizasyon suyu çalışmalarıyla da bağlantılıdır. Bu projede TESKİ ve İller Bankası ortaklığı söz konusu. Ben projemize destek olan İller Bankası’na teşekkür ediyorum” dedi.

    Daha sonra çalışmaların seyriyle ilgili bilgi veren Başkan Kadir Albayrak, ”Bu projenin tamamlanmasıyla birlikte güzel temiz ve yaşanabilir bir Tekirdağ olacak. Ben bugün bunun heyecanı içerisindeyim. Geçmişte bu gibi projelere ön ayak olan eski yerel yöneticilerime buradan teşekkür ediyorum. Tabi çok kapsamlı bir proje, bu projenin Tekirdağ’a çok şey katacağını düşünüyorum. Çalışmaları en kısa zamanda bitirmeye çalışıyoruz. Bu yüzden de yaz kış demeden çalışıyoruz” diye konuştu.

    Bu proje ile birlikte denize 1 gram dahi kirli atık verilmeyeceğini söyleyen Başkan Kadir Albayrak, “Süleymanpaşa merkez içinde yağmur sonrası sel ve taşkınların önüne geçilmesi için ciddi bir çalışma başlattık. Yer altına döşenen kanallar sayesinde yağmur suları vatandaşlarımızın hayatını olumsuz yönde etkilemeden denize ulaşacak. Alt ve üst yapı tamamen bitince denize bir gram bile kirli atık verilmeyecek. Tüm bu çalışmalardan elbette vatandaşlar rahatsız oluyor. Toz, çamur gibi her türlü sıkıntıyı vatandaşlar çekiyor. Tüm sıkıntılar gelecekte daha iyi şartlarda yaşamamız için çekiliyor. Gösterdikleri sabır dolayısıyla vatandaşlarımıza siz basın mensuplarımız aracılığı ile teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Yozgat Bozok Üniversitesi, “Biyolojik Çeşitlilik Ve Biyokaçakçılık Çalıştayı” Düzenledi

    Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdürlüğü Yozgat Şube Müdürlüğü işbirliği ile “Biyolojik Çeşitlilik ve Biyokaçakçılık Çalıştayı” düzenlendi.

    Bozok Üniversitesi Kongre Kültür Merkezinde düzenlenen çalıştaya Bozo Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Usta, Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Yozgat Şube Müdürü Cihan Eğilmez, öğretim üyeleri, köy muhtarları, jandarma ekipleri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Türkiye’nin Biyoçeşitliliği ve Biyokaçakçılığı ile mücadele projesinin Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılından bu yana yürütüldüğünü belirten Orman ve Su İşleri Bakanlığı 9. Bölge Müdür Yardımcısı Ahmet Usta, “Türkiye endemik bitki türlerinin yoğun olduğu bir ülkedir. Türkiye’deki her türlü Biyoçeşitlilik dediğimiz canlıların Biyokaçakçılık yoluyla yurt dışına kaçırılmasına engel olmak için Yozgat’ta ilk defa yapılan bu toplantı ile paydaşlarımızla konuyu paylaşmak istedik. Genel Müdürlüğümüz 81 ilde bu faaliyetleri yürütmekte ve Biyokaçakçılıkla mücadele etmektedir” dedi.

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise, üniversitelerin bulundukları şehirlerin doğal yapılarıyla ilgili de çalışmalar yaparak entegrasyonu sağlamak, bölge halkını çeşitli konularda bilgilendirmek ve faaliyetlerini daha bilimsel şartlar içerisinde yürütmelerine katkıda bulunmak durumunda olduğunu söyledi. Rektör Karacabey, “Bugün yapılan çalıştay, Yozgat ilinin dağlarında, yaylalarında, tarlalarında bulunan bitki florasının korunması, biyoçeşitliliğin kaybolmaması ve kaçakçılığın önlenmesi adına Yozgat için de çok önemli bir bilgilendirme toplantısıdır. Çünkü Yozgat’ın özellikle Çayıralan, Akdağmadeni bölgesindeki yaylalarında endemik bitkiler bulunmaktadır. Bunlar dünyanın başka yerlerinde bulunmayan türlerdir. Bu türlerin korunması konusunda, özellikle yöre halkının ve muhtarların bilgilendirilmesi ve bilimsel olarak bunların değerinin onlara anlatılması üniversitemizin yaptığı önemli faaliyetlerden biridir. Bu noktada üniversitemiz bulunduğu şehre önemli bir katkı sağlayacaktır” diye konuştu.

    Çalıştay sonunda çalıştaya konuşmacı olarak katılan öğretim üyelerine Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey çeşitli hediyeler takdim etti.

  • Polat: “Biyolojik Savaşa Hazır Olmalıyız”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazmi Polat, ateşli silahların yerine biyolojik silahlar üretildiğini ve bu savaşa hazır olmak için temel bilimlere önem verilmesi gerektiğini söyledi.

    Biyolojik silahların çeşitli yöntemlerle uygulanmaya başladığını söyleyen OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazmi Polat, bununla birlikte artık biyoloji çağına girilmeye başlandığını söyledi. Günümüzde yaşanan çeşitli salgın hastalıkların tesadüfi olmadığını söyleyen Polat, ülkelerin savaş taktiğinin değiştiğini belirtti. Biyolojik çağa hazır olmak gerektiğini vurgulayan Polat, bunun için de temel bilimlere önem verip iyi biyologlar yetiştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    “ATEŞLİ SİLAHLAR DÖNEMİ BİTMEK ÜZERE”

    Biyoloji çağına yavaş yavaş girildiğini söyleyen OMÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nazmi Polat, “Çağımızı adlandırırken kimi bilgisayar çağı, kimi teknoloji çağı gibi isim verebiliyor. Bu isimlerin her biri kendi açısından bakıldığında haklı olarak görülebilir. Fakat dünyadaki gelişmeler gelecek asra ‘biyoloji çağı’ denilmesine sebep olacak. İnsanlığın ilk dönemlerinden bu yana milletler arasındaki savaş insanlığın gündeminden hiç düşmemiştir. Her an bir yerde savaş var. Günümüzde de öyle. Ateşli silahlar dönemi bitmek üzere. Ateşli silahlar yerine hedef kitlenizi yok edecek, hedef kitlenizi zarara uğratacak biyolojik silahlar yapılmaya başlandı. Biyolojik savaşa hazır olmazsanız, bugün teknoloji için harcadığınız parayı, biyolojik savaş için harcamamız gerektiği sonucunu ortaya çıkarıyor. Biyolojik savaş dünyanın gündemindeyse, bu savaş bir tüp içindeki binlerce bakteri ya da virüsle yapılabilecekse siz de o günkü saldırılara karşı hedef kitlenizi korumak için biyolog yetiştirmek zorundasınız” dedi.

    “BULAŞICI HASTALIKLARIN TÜRKİYE’YE GELMESİ TESADÜFİ DEĞİL”

    Ülkedeki bütün suları istila eden doğal familyayı yok eden adı İsrail sazanı denilen bir türle karşı karşıya olduklarını söyleyen Polat, “Her gittiği ortamda da diğer balık familyasının azalmasına yönelik bir gelişme gösteriyor. Yakın bir geçmişte yaşadığımız kuş gribi gibi bir hadise Türkiye’nin Orta Doğu ve Asya’daki tavuk etinden kaynaklanacak pazarını yok etti. Bir kuş gribi hadisesiyle Türkiye de bile tavuk eti yetiştiremez olduk. Kuş gribinden sonra karşılaştığımız Kırım Kongo kanamalı ateşine sebep olan kenenin dağılışın artması ancak insanların ölümünden sonra gündemimize girdi. İzmir’deki asma bahçelerine musallat olan Amerikan asma bitinin, narenciye bahçelerimize musallat olan narenciye bitinin kıtalar arası bir ülkeden okyanusları aşıp barajlardan boğazlardan geçip bazı ülkeleri pas geçip Türkiye’ye ulaşmasının tamamen tesadüf olduğunu düşünürseniz yanlış yaparsınız” diye konuştu.

    “BUGÜN TEDBİR ALMAZSAK, YARIN GEÇ OLUR”

    Hastalıkları yok etmek doğaya zarar vermeyen ilaçların kullanılması gerektiğini belirten Polat, “Biyoloji ile ilgili müdahale biriminiz olmazsa doğadaki bir zararlıyı ilaç kullanmaksızın yok edecek bir biyolog kadrosu yetiştirmezsen kimyasal ilaçların bu tip mücadelede faydadan çok zarar verdiğini hepimiz biliyoruz. Kenelerle mücadelede kullandığımız ilaçların kene popülasyonunu yok etmediğini, yok etmediği gibi fauna ve flora elemanlarını yok ettiğini görmemiz lazım. Bu biyolojik mücadelenin daha da şiddetleneceği yakın gelecekte çok iyi biyolog yetiştirmezseniz, hem biyolojik hem de ekonomik olarak gücünüz bu biyolojik mücadeleye yetmez. Bütün dünya buna harıl harıl hazırlanıyor. Bizim de buna hazır olmamız için biyoloji gibi temel bilimlerin devlet eliyle desteklenip en başarılı öğrencilerin seçtiği bölüm haline çevirmemiz gerekir. Yoksa bir dünya mal üretiriz, iki kutu elektronik çipe kazancımızı öderiz yaya kalırız. Eğer bunun tedbirini bugün almazsak yarın çok geç olur” şeklinde konuştu.