Etiket: Biyoloji

  • Lise öğrencileri üniversitelerde bulunmayan özellikte Biyoloji Müzesi kurdu

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde lise öğrencileri biyoloji öğretmenlerinin öncülüğünde, birçok üniversitede bulunmayan nitelikte, canlı ve cansız türlerin sergilendiği Biyoloji Müzesi kurdu.

    Siverek’in Yenişehir Mahallesi’nde bulunan Mustafa Kemal Anadolu Lisesi öğrencileri, bilimsel araştırma çalışmalarında kullanmak amacıyla bölgede bulunan canlı hayvan ve uzuvları, bitki örtüleri, bitki ve sebze tohumları gibi birçok parçanın yer aldığı bir Biyoloji Müzesi kurdu. Bu sayede öğrenciler birebir uygulamalarla çalışmalar ve deneyler gerçekleştirebilecek.

    Müzede, bölgede bulunan yılan cinsleri, akrep, çekirge, kuş, yengeç hayvanların iç organları ve uzuvları bulunuyor. Canlı türleri özel bir sıvı içinde mumyalama sistemi ile korunarak yıllarca bozulmayacak şekilde korunabiliyor.

    Biyoloji öğretmeni Fehmi Özmodanlı çalışmayla ilgili yaptığı açıklamada, “Burada biyoloji etkinlikleri adı altında yaptığımız bir çalışma var. Ders işlerken özellikle 11. sınıfta sistemleri işlerken gelen dokuları kaybetmeme açısından onları bir solüsyona alıp ileriki yıllarda da kullanma ihtimalini de sağladık. Daha sonra buna devam ettik ve bir müze kurup diğer doku ve canlı çeşitlerini sergilemek için öğrencilerin yardımıyla buradaki çalışmaları tamamladık. Kullandığımız malzemeler geri dönüşümden geldi yani okulda atık madde malzemelerini kullandık. Kullanılmayan kameralardan projeksiyon cihazı yaparak ışıklandırmasını bu şekilde yaptık yani cüzi bir maddi imkanla bunu tamamlamaya çalıştık” dedi

    “Özel solüsyona uğrayarak bozulmadan muhafaza ediliyor”

    Bölgede var olan çeşitli canlı türleri ile bitkileri bir araya getirerek müzeyi kurduklarını belirten Özmodanlı, “Müzemizde bitki ve hayvan türleri var, bunların içerisinde bitkiler ve çiçek türleri var. Bunların yanında yaprak çeşitleri, kök çeşitleri ve onların tohumları, kozalak yapılarını sergiledik. Örnek vermek gerekirse; burada ağaç gövdesini bir kütük kullanarak yaş halkalarını sergiledik, sistemlerde işlediğimiz sinir sisteminde beyni, duyu organlarında göz, kulak, burun gibi diğer sistemlerde dolaşım sisteminde kalbi yani anlayacağınız sistemlerle ilgili bütün dokuları bu şekilde sıraladık. 9. sınıf konularında sınıflandırma konusunda orada canlıları 5 gruba ayırıyorduk; bu grup içerisinde omurgasız canlılarda sürüngenler var. Burada böcekler var ve omurgasız diğer solucan türleri de var onları da sergiledik daha sonra kuşlar, memeli canlılar, balık kurbağa türleri ve kertenkele türleri var. Bunlar da ayrıca özel solüsyona uğrayarak bozulmadan muhafaza ediliyor” diye konuştu.

    Mustafa Kemal Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Sevilay Baldemir de örnek bir çalışmaya imza atmaktan mutlu olduklarını belirterek, “Fehmi Hoca’nın yardımıyla Biyoloji Müzesi’ni kurduk. Bu çalışma da bitki konularında birçok arkadaşlarımızla beraber biz ilgilendik. Bitkilerin topraklarını değiştirdik, sonra Siverek ortamında bulunabilecek yöresel bitkileri, yaprakları bulduk, bitkilerin birçok çeşidi bize geldiği zaman zaten toprakların değişime uğraması lazımdı, değiştirdik, sulamayı yaptık. Çürüyen yapraklarını değiştirdik sonra birçok yaprağın tek tür olanlarının aldık burada sergiledik. Arkadaşlarımız görsün diye. Duymak yeterli değil görmek kalıcı ve yeterli olur diye düşündük ve böyle bir müze yaptık, ilgilenen ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde belirtti.

    10. sınıf taşıma öğrencisi İlhan Kayyaş, köyde ailesine katkı amacıyla çalışırken bulduğu ölmüş hayvanları toplayıp, müzeye getirdiğini ifade ederek, “Ben köyde aile bütçesine katkı amacıyla ineklere giderken, yabanda böyle böcek falan hayvanlar buluyordum. Bu müze katkısı için onları toplayıp buraya getirdim. Eğer buraya bir katkım olmuşsa, ne mutlu bana” dedi.

  • FETÖ’nün sözde bölge imam yardımcısı eski biyoloji öğretmeninden itiraflar

    ERZURUM (İHA) – Erzurum’da düzenlenen operasyonda yakalanan FETÖ’nün sözde Doğu Anadolu ve Karadeniz imam yardımcısı eski biyoloji öğretmeni Celal Aydıner, terör örgütü hakkında itiraflarda bulunarak, “Örgütün güvendiği polisler Fetullah Gülen’e korumalık yapmak üzere Pensilvanya’ya gönderilirdi” dedi.

    Ömer Fil adına düzenlenen sahte kimlikle Erzurum’daki Gaybubet evinde saklanırken geçtiğimiz mayıs ayında düzenlenen operasyonla yakalanan ve ardından tutuklanan emniyetin sözde Doğu Anadolu, Doğu Karedeniz İmam Yardımcısı ‘Cemil’, ‘Cüneyt’ kod adlı Celal Aydıner, pişmanlık duyduğunu belirterek soruşturmayı yürüten savcılığa FETÖ terör örgütü hakkında itiraflarda bulundu.

    “Kaçaklar Gaybubet evlerinde saklanıyor”

    Kendisinin de FETÖ’nün Gaybubet evinde saklandığını itiraf eden Celal Aydıner, “Erzurum, Trabzon, Rize, Artvin, Gümüşhane, Bayburt illerindeki polislerden sorumlu imam yardımcısıydım. İki çocuk babası biyoloji öğretmeniyim. 2009 yılında örgüt içinde ‘Cüneyt’, ‘Hakan’ kod ismini aldım. Ben polis memurları ile sohbet programı düzenleyerek rapor tutuyordum. Ben 6 polis memurundan sorumluydum. Bu toplantıları zaman zaman benim evimde yapıyordum. Derslerde Fetullah Gülen’in risale, dini içerikli kitaplarıyla sohbet ediyorduk. Polis memurlarından gönüllülük esasına dayalı para topluyorduk. Örgüt içerisinde kod adı kullanmak tedbir gereği başvurulan bir yöntemdir. Ben de ‘Cüneyt’ , ‘Cemil’ kod isimlerini alarak buradaki görevimi sürdürdüm. Kaçaklar Gaybubet evlerinde saklanıyor” dedi.

    “Polisten ayda 30-40 bin TL himmet parası toplanıyordu”

    Celal Aydıner, polislerin tayin işlerine de el attıklarını belirterek, “Zaman zaman Ankara’ya giderek Abdulhamit olarak bildiğimiz Türkiye Polis Yapılanması personel sorumlusu olarak görevlendirilen kişi ile görüşmeler yaparak, Erzurum ilinde polis yapılanmasında öğretmen konumunda görev yapan kişilerin sorunlarını, tayin işlemleri, derslere katılan polislerin okudukları kitap sayfalarının yüzdesi, yine polis memurları ile yüz yüze yapılan görüşmelerde sayısal ortalaması, bu yapıdan kopan polislerin neden bu yapıdan koptukları ve yeniden bu yapının içine kazandırılması ile ilgili çalışmalar yapıyorduk. Erzurum başta olmak üzere diğer çevre illerde görev yapan üst rütbeli ve polis memurlarından ortalama 30-40 bin TL civarında ‘himmet’ adı altında para toplanıyordu. Bu toplanan paraları Abdulhamit isimli şahsa teslim ediliyorduk. Örgüt içinde ‘A kategorisinde’ yer alanlar yapıya tamamen bağlı sorumluluk verebilecek kişileri, uzun yıllar yapı içerisinde yer almış kişileri ifade ediyor. Örneğin genel müdür veya müdür olabiliyor. ‘B kategorisinde’ olanlar öğretmen olarak, yükselebilecekleri görev müdür yardımcılığıdır. ‘C kategorisinde’ ise sadece öğretmenlik yapanlar. Emniyet yapılanması ile ilgili mesleki gündemleri örneğin önemli adli ve istihbarı operasyon çalışmaları ile ilgili bilgiler alarak temsilciye iletirler. Temsilciden gelen önemli konuları ise müdür konumundaki kişilere, müdürler ise görüştükleri polis memurlarına bilgileri aktararak bu bilgilere dayalı operasyon çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Öğretmen olarak görevli şahıslar ders olarak adlandırılan haftalık veya iki hafta da bir olacak şekilde toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda önemli görülen tedbir kavramı ile ilgili cep telefonları toplantının yapıldığı eve getirilmez, getirildiği halde toplantının yapıldığı odaya alınmaz. Telefonların alınmama sebebi ise teknolojik imkanlar göz önünde bulundurulduğunda konuşlan konuların dışarıya çıkmaması anlamında engellenmesi mantığı ile hareket ediyorduk. Toplantılarda Fetullah Gülen’e ait kitap ve sohbetlerin işlenmesi olurdu. Bunun dışında ülke gündemi ile ilgili konularda olurdu. Toplantılara katılmayan polis memurları ile ilgili rapor tutulur, bu doğrultuda ziyaretler gerçekleştirilirdi. Aylık olarak polis memurlarından para topluyorduk. Bunun belirli bir oranı yoktur. Ancak ortalama aldığı maaşın yüzde 5’i oranında toplanıyordu. Toplanan paralar ise merkeze ulaştırılıyordu” ifadelerini kaydetti.

    “Örgütün güvendiği polisler Fetullah Gülen’e korumalık yapmak üzere Pensilvanya’ya gönderilirdi”

    “Örgütün güvendiği polisler Fetullah Gülen’e korumalık yapmak üzere Pensilvanya’ya gönderildi” diyen Celal Aydıner, şöyle devam etti:

    “Örgüt içerisindeki polislerden rütbeli olmayanlardan ve çok güvenilir, uzun süre yapı içerisinde güven veren polis memurları Fetullah Gülen’e korumalık yapmak üzere Pensilvanya’ya gönderilirdi. Bu kişilerin korumalık yapmak üzere gönderildiklerinde ne kadar süre kaldıklarını bilmiyorum. Bu personel seçimini yani örgüt Türkiye yapısındaki yöneticilerden biri yapıyordu. Polis Okullarında yapı içerisinde bulunan öğrenci bekar polis adaylarının kendisinin belirlediği kriter ölçüsünde yine yapı içerisinde bulunan bayanlarla tanıştırılarak evlenmelerine vesile olunuyor. Burada önemli olan nokta evlenecek olan kişinin kriterleri kendisinin belirlemesidir. Bu doğrultuda kişiler CV’leri evlenmek isteyen öğrenciye gösterilir ve seçmiş olduğu kişi ile tanıştırılır ve bu tanışma işlemi öğretmenin evinde veya uygun görülecek yerde gerçekleşir. Çok sayıda bekar öğrencisi olan bölge temsilciliklerinde bu evlendirme işleminde ayrı bir konum olarak evlendirme görevlisi bulunmaktadır. Eğer bekar öğrenci sayısı çok değilse bu işlem öğretmen-müdür tarafından takip ettirilir. Örgüt içerisinde haberleşmeyi sağlamak adına 2014 yılında ByLock programı kullanmaya başladım. Özellikle 17-25 Aralık sürecinden sonra, emniyet yapılanmasında yer alan kişilerin kullanılması talimatı geldi. 15 Temmuz gecesi kullandığım ByLock programına ‘Darbe oluyor, askere direnmeyin’ mesajı geldi.’ 17-25 Aralık sürecinde yönetici konumundaki Ziyaeddin Eren, polis yapılanmasında bulunan sorumlulara bakanlık nezdinde açılan adli ve idari soruşturmalara maruz kalan birçok personele dava açmaları talimatını verirdi. Bu şekilde emniyet yapılanmasında yer alan öğrenci olarak adlandırılan kişilere bu karar iletilerek, yargılanma ve tutuklama sürecinde avukatlık ücreti konusunda da yardımcı olunuyordu. Örgüt yapılanması içerisinde Gaybubet, 15 Temmuz sonrası yapılacak operasyonlarda örgüt üyelerinin ortada görülmeme durumuna verilen kod isimdir. Herkes bu durumu kendi şartına göre ayarlar. Kimi memleketine gider, kimi ev tutar, kimi yurt dışına çıkar. Gaybubet kavramında bir manevi motivasyon vardır. Bu da bu evlerde geçirilen sürenin sevap olarak kişinin hanesine döneceği gibi bir inanış söz konusudur. Bu nedenle yaşanılan dönemde aranması olan kişilerin Gaybubet evlerinde saklanmaları talimatı verilirdi.”

    15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimiyle FETÖ’nün gerçek yüzünü gördüğünü ifadesinde belirten Celal Aydıner, “Darbe girişiminde hiçbir görev almadım. Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum. Darbe girişimini lanetliyorum” dedi.

    “7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemi ile hakim karşısına çıkacak”

    ‘FETÖ üyesi’ olmak suçundan tutuklanarak cezaevine konan Celal Aydıner, Ağır Ceza Mahkemesinde ’silahlı terör örgütüne üye olmak’, TBMM’yi ortadan kaldırma, görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’ ’Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya ve ya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’, ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’ ve ’kanuna muhalefet etme’ suçlarından müebbet, 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemi ile hakim karşısına çıkacak.

  • NEÜ’de 5. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji Kongresi

    Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ev sahipliğinde bu yıl beşincisi düzenlenen Ulusal Moleküler Biyoloji ve Biyoteknoloji Kongresi başladı.

    Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Esra Martin Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında ilk defa lisans düzeyinde biyoteknoloji bölümünün NEÜ’de yer aldığını söyledi ve 2016-2017 eğitim öğretim yılında bölümün ilk defa mezun vereceğini vurguladı.

    Kongrenin, moleküler biyoloji ve biyoteknoloji alanında çalışma yapan bilim insanlarını bir araya getirerek araştırmaları ve bu konulardaki gelişmeleri paylaşmak amacıyla düzenlendiğini ifade eden Martin, güncel konuları aktarıp sorunların tartışılabileceği bir ortam oluşturulduğunu belirtti. Moleküler biyoloji ve biyoteknoloji alanında çalışan tüm çözüm ortaklarının etkileşimde bulunabileceği bir platform oluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Prof. Dr. Esra Martin, 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişimini nefretle kınadığını kaydederek, “Şehitlerimizin hepsine Allahtan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum” dedi.

    “Millete Şükran Borçluyuz”

    Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karataş da, “Eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı bugün burada kimse olmazdı. Türkiye enteresan bir sabaha uyanacaktı. O gün cesaretle sokağa çıkıp ‘biz buradayız’ diyen milletimize şükran borçluyuz. Şehitlerimize de Allah rahmet eylesin” diyerek, bu durumun geçici olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin normalleşeceğini anlatan Karataş, bunun için herkesin meydanda olduğunu, bilim adamlarının da normalleşme sürecine katkı vermesi gerektiğini sözlerine ekledi. 2010 yılında başlanan kongreye her yıl yeni yüzlerin eklendiğini ve böyle bir değişimin de kongrenin bilim insanları tarafından benimsendiği anlamına geldiğini dile getiren Karataş, programa 50 civarında kurumdan katılım olduğunu belirtti ve bunun bir başarı olduğunu söyledi.

    Daha sonra Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feray Köçkar, “Adamts1 Geninin Hücreye Spesifik Trankripsiyonel Regülasyonu” konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

    “Moleküler biyoloji çalışmaları artık pek çok hastalığın mekanizmasının ve tedavisinin anlaşılabilmesi için son derece büyük önem taşıyor. Moleküler biyoloji pek çok dünya ülkelerinde öncelikli alanlar arasında yer alıyor ve pek çok hastalığın anlaşılması ile tedavisi için olmazsa olmaz konumda bulunuyor” diyen Köçkar, bu kongrenin de Konya’da NEÜ ev sahipliğinde yapılmasından son derece memnun olduğunu, bilimsel anlamda katılımcılara son derece destek olacağını düşündüğünü vurguladı.

    Kongre 21 Temmuz’da sona erecek.

  • GKV TÜBİTAK’ta Biyoloji Projesiyle Türkiye Finallerinde

    47. TÜBİTAK Araştırma Projeleri Bölge Yarışmalarında birincilik ve ikincilik ödülleri alan Gaziantep kolej Vakfı Özel Okullarının birinci olan projesi, Türkiye finallerinde yarışacak.

    Adana’da gerçekleştirilen 47. TÜBİTAK Araştırma Projeleri Bölge Yarışmasında Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarının iki Biyoloji projesi Adana bölgesi finallerinde birincilik ve ikincilik ödülünü aldı. Birinci olan proje ise Ankara’da gerçekleştirilecek olan Türkiye finallerinde yarışmaya haz kazandı. Öğrencilerin büyük başarısını değerlendiren GKV Özel Okulları Genel Müdürü Müfit Taşlıyar, öğrencileri kutlayarak, finallerden de başarılı sonucun geleceğine inandığını kaydetti. Taşlıyar, “Bu yıl düzenlenen 47. TÜBİTAK Araştırma Projeleri Yarışmasında Gaziantep’ten Adana Bölge finallerine seçilen iki Biyoloji projemiz katıldı. Bu projelerimiz Adana bölgesi finallerinde birincilik ve ikincilik ödülünü aldı, 1. olan projemiz Ankara’da ki final yarışmasına gitmeye hak kazandı. ‘Atık Fındık Kabuklarının ve Meşe Palamudu Kupula ve Kabuğunun DNA Koruyucu Aktivite Potansiyellerinin Araştırılması’ isimli projemiz için GKV Fen Lisesi öğrencilerinden Fatih Çevik ve Berkay Yergin yoğun çalışmalar yaptı. Üzerinde çalıştıkları bu proje, Adana Bölge finallerinde birinci oldu. Öğrencilerimiz bu projeyle, Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liselerini Ankara’da yapılacak TÜBİTAK Türkiye Final Yarışmasında temsil edecekler. ‘Çürümüş Bitkisel Atıklardan İzole Edilen Mikroorganizmaların Selülaz Aktivite Potansiyellerinin Araştırılması’ adlı projemiz için GKV Fen Lisesi öğrencilerinden Umutcan Koçakgöl ve M. Berkay Vural yoğun çalışmalar yaptı. Üzerinde çalıştıkları bu proje Adana Bölge finallerinde ikinci olarak Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarının yalnız eğitimde ve sanat, kültür, spor gibi aktivitelerde değil bilimsel çalışmalarda da lider olduğunu bir kez daha kanıtladı. Öğrencilerimize Ankara finallerinde de başarılar dilerken projelerin gerçekleştirilmesinde emeği geçen öğrencilerimizi, öğretmen ve idarecilerimizi kutluyorum” dedi.

  • TED’li Öğrenciler TÜBİTAK Biyoloji Olimpiyatları Bilim Kampına Katıldı

    TED Malatya Kolejinden 12 öğrenci TÜBİTAK Biyoloji Olimpiyatları Bilim Kampına katıldı.

    25 Ocak-03 Şubat 2016 tarihleri arasında bu yıl 8.si düzenlenen kampa hem ulusal hem de uluslararası Biyoloji Olimpiyatlarında başarı gösteren öğrenciler katılıyor. Akademik başarısı göz önünde bulundurularak Türkiye genelinde sadece 90 öğrencinin katılımının kabul edildiği Biyoloji Bilim Kampına 9.sınıflar ağırlıklı olmak üzere TED Malatya Kolejinden toplam 12 öğrenci katıldı. Hacettepe Üniversitesinden konusunda deneyimli akademisyenler; Prof. Dr. Cumhur Çökmüş, Prof. Dr. Güldeniz Selmanoğlu, Prof. Dr. Galip Akaydın, Prof. Dr. Aydın Akbulut, Prof. Dr. Şenay Şanlıer, Yrd. Doç. Dr. Cahit Doğan, Dr. Seçil Karahisar ve Uzm. Yusuf Durmuş’un proje yöneticiliğinde 10 gün boyunca ders gören öğrenciler kamp boyunca 3 sınava katıldılar. Kamp sonu değerlendirmesinde 9. ve 14. sıralamaya yerleşen TED’li öğrencilerin yanı sıra tüm öğrenciler Biyoloji kampının birinci kademesini başarıyla tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı.