Etiket: Bitkiler

  • (Özel haber) Atık moleküle bitkiler için yeniden hayat verdiler

    Sakarya Üniversitesi öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, atık moleküle yeniden hayat verilerek, bitkiler için besin üretildi. Bitkilerdeki bazı zararlı yapıları öldürecek bir yapıda tasarlanan damla, birçok testten de başarıyla geçti.

    Sakarya Üniversitesi Teknokent bünyesinde, Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümünden Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız öncülüğünde kurulan Tarım Kimya ve İleri Teknolojileri Şirketi (TARVİT) önemli bir başarıya daha imza atarak bitkilere hayat veren bir bitki damlası üretti.

    Türkiye’ye ithal edilen yeni nesil mikrobesi gübrelerinde, fenolik bir proses uygulandığını ve bu uygulanan proseste fenol denilen zehirli malzemelerin toprağa verilmemesi gereken bir malzeme olduğunu, buna karşı alternatif bir malzeme üretmek için yola çıktıklarını belirten Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız, “Türkiye’ye gelen yeni nesil mikrobesi gübrelerinde fenolik bir proses uygulanıyor. Bu uygulanan proseste fenol kalıntıları oluyor. Fenol de, bildiğimiz zehirli bir malzeme ve toprağa verilmemesi gereken bir malzeme. Buradaki kontrolsüzlük ve denetimsizlikten belki bunlar Türkiye’ye ithal edilebiliyor ve bu şekilde Türkiye’nin bir çıkmazı var. Bizim yaptığımız gübre ise buna tamamen alternatif bilinen, güvenli, uzun yıllardır kullanılabilen ve fakat etkinliği yeni yapmış olduğumuz çalışmalar ile çok daha yukarı çıkarılmış bir gübre durumunda. Bunları Türkiye’nin büyük gübre sanayilerine, küçük gübre kullanıcılarına herkese şu anda açık durumda, kullanıma sunmuş durumdayız” dedi.

    TARVİT olarak faaliyet alanlarının, ülkemizde halen tarım sektöründe tüketilen organik ve inorganik makro ve mikro bitki besin elementlerini, toz ve sıvı humik ve fulvik asitler, aminoasitler, deniz yosunları, özel nitelikli damlama gübrelerinin üretim ve ar-ge çalışmalarının yapıldığını ifade eden Yıldız, “TARVİT Tarım Kimya ve İleri Teknolojileri şirketi olarak iştigal ettiğimiz diğer bir konu ise, mikrobesi elementlerini Türkiye’de yapabilmek, sentezleyebilmek ve piyasaya sunabilmek bununla ilgili çalışmalar yapmaktayız. Piyasada bilinen, Türkiye tarafından ithal edilebilen molekülleri yeni bir yöntem ile hazırlamayı ve bunların sanayisini geliştirmeyi planlayan çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

    “Bitkilerdeki bazı zararlı yapıları öldürebilecek yapıda tasarladık”

    Yeni nesil mikrobesi element veya gübrelerine alternatif olabilecek sıvı bir formülasyon yaptıklarını ve bu formülasyonun bitkilerdeki bazı zararlı yapıları öldürebilecek yapıda tasarladıklarını ifade eden Salih Yıldız, “Etilendiamin tetra asetik asit denilen bir kimyasalı kullanarak çok daha etkin ve etkinliği yeni nesil mikrobesi element veya gübrelerine alternatif olabilecek bir formülasyon yaptık. Bu formülasyonumuzda sıvı. Sıvı formda çok daha stabil bir molekülü yakalamış durumdayız. Özellikle oksijeninde şelatlama ajanı olarak bulunduğu bir molekül. Bu özelliği ile karşımıza şöyle bir unsur çıkıyor; bitkiler tarafından çok kolay alınabiliyor ve içerisindeki oksijen ile birlikte bitkilerdeki bazı zararlı yapıları da öldürebilecek bir yapıda tasarladık. Yapmış olduğumuz laboratuvar ve saha denemelerinde bunlarla ilgili çok güzel ve etkili sonuçlar aldık” şeklinde konuştu.

    “Yeni nesil bir formül olarak ortaya koyduk”

    Daha öncelerde kullanılmasına rağmen son zamanlarda kullanılamaz hale gelen molekülü yeniden aynı etkinliğe sahip, yeni nesil bir formül olarak ortaya koyduklarını söyleyen Yıldız, “Bu bahsetmiş olduğumuz moleküller daha öncelerden kullanılmış fakat etkinliğinin düşük olması, özellikle Türkiye’deki toprakların pH’larının yüksek olması sebebiyle bitkilerde çok fazla etkinlik yapamaması, bitkilerde şelatlama bahsettiğimiz metalleri şelatlama ajanları olarak zayıf kalması sebebiyle, özellikle de yapraktan kullanılamaması nedeniyle son zamanlarda kullanılamaz hale gelmişti. Onun yerine yeni nesil gübreler söz konusuydu, ancak bu yapmış olduğumuz çalışmayla yıllardır bilinen; iyisi artısı – eksisi bilinen bu molekülü yeniden aynı etkinliğe sahip, yeni nesil bir formül olarak ortaya koyduk” ifadelerini kullandı.

    “Dünyada da kullanılabilir hale sunuyoruz”

    Türkiye’de yeni bir formülasyon ile yeni bir unsur olan maddeyi dünyada da kullanılabilir hale sunduklarını belirten Yıldız, “Bunların kullanım oranları sitelerimizde de belli. Bitkinin türüne göre, dönüm başına 200-250 gram gibi kullanılıyor. Bunlar zaten özellikle enzimatik bitkilerdeki, enzimatik faaliyetleri düzenlemek için kullanılan ve bitkini topraktan almış olduğu mikrobesi elementleri olarak biliniyor bunlar. Türkiye’deki toprakların pH düzeyinin yüksek olması sebebiyle, bu mineraller topraklarda var olsa bile bitkiler bunları bu topraklardan alamıyorlar. Şelat bileşikleri bu işe yarıyor, bunları bitkilerin alabileceği hazır halde tutuyor toprakta. Dolayısıyla son zamanlarda bu yeni nesilde, etkinliği yüksek olan malzemeler hazırlanıyor, bunlar dünya literatüründe patentleşmiş durumda, dünyada bunları üreten ülkeler var. Bu ülkeler ile birlikte Türkiye’de şimdi yeni bir formülasyon ile yeni bir unsur olarak bunu hatta Dünyada da kullanılabilir hale sunuyoruz. Bununla ilgili çok güzel geri dönüşümlerde aldık, katıldığımız fuarlarda özellikle kendi bölgemizdeki; Orta Doğu ve Asya ülkelerinden çok teveccühlü yaklaşımlar aldık. Bunların kullanılabilirliği konusunda da bizden çok pozitif sonuçlar beklediler” dedi.

    Prof. Dr. Salih Yıldız, yurt dışında da ihracat yapmayı düşündüklerini, yurt içindeki deneme ve siparişlerinin devam ettiğini de sözlerine ekledi.

  • Sonsuz Şükran Köyünde yöresel bitkiler parkı oluşturuluyor

    Konya’nın Hüyük ilçesine bağlı Çavuş Mahallesi’nde bulunan ’Sonsuz Şükran Köyü’nde gerçekleştirilen yöresel bitkiler parkı çalışmalarına sinema ve dizi oyuncusu Bulut Aras ve Popstar Bayhan katıldı.

    Sanatçıların kerpiç evlerinin bulunduğu Sonsuz Şükran Köyü’nün Kurucusu Mehmet Taşdiken sanatçıların mekanında yöresel bitkiler parkı oluşturduklarını, alanı bölgenin tek ve en büyük açık hava kültür merkezi haline dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Kerpiç evlerde kalan bazı sanatçıların ilkbahar mevsimi ile birlikte köyde yeniden bir araya gelerek yürütülen çalışmalara katıldığını söyleyen Taşdiken, çalışmalara sinema oyuncusu Bulut Aras ve bir televizyon kanalında katıldığı Popstar yarışmasının ardından “Popstar Bayhan” olarak ünlenen Bayhan Gürhan gibi isimlerin de gönüllü olarak katıldığını kaydetti. Taşdiken, “Halen 30 sanatçının sahibi olduğu 30 kerpiç evin bulunduğu Sonsuz Şükran Köyünde, bu yörede yetişen bitkilerle ilgili büyük bir park yapıyoruz. Bu kapsamda köye gelen sanatçılarımız yürütülen çalışmalara katılarak kazmayı küreği ellerine aldı, adeta bir çiftçi gibi dikim, çapalama, bahçelere çit çekme ve sulama gibi değişik faaliyetlerde bulundu. Sanatçılarımız evlerinin bahçesinde sebze ve meyve yetiştirebilmek için çalışmalara başlarken, domatesinden salatalığına her türlü ürünü organik olarak yetiştirebilmek için mesai yürüttü” dedi.

    Heykeltıraş sanatçıların tasarladıkları Selçuklu çizgisinde olan Anadolu Parslarının bulunduğu yeri de değiştirerek, köyün hemen girişine yerleştirdiklerini belirten Taşdiken, “2,85 metre yüksekliğinde ve 5 metre uzunluğundaki Anadolu Parslarımız da, mekana girişte bundan böyle ziyaretçileri selamlayacak” diye konuştu.

    Taşdiken, sanatçıların köyünde halen sanatçıların sahip olduğu 30 kerpiç evin bulunduğunu, şu anda yenilerinin yapılmasının planlanmadığını da aktardı. Taşdiken, bu yıl sekizincisini gerçekleştirecekleri Anadolu’ya Şükran Buluşmaları Festivalinin ise 7-10 Eylül tarihleri arasında düzenleneceğini sözlerine ekledi.

    Köyde yürütülen çalışmalara katılan sinema oyuncusu Bulut Aras, Şükran Köyü’nde sanatçı dostlarıyla yeniden bir araya gelmenin ve mekana emek vermenin kendisi için çok hoş olduğunu belirterek, “İstanbul’un stresinden, trafiğinden sonra burada bu şekilde kuşlar kadar özgür olmak gerçekten çok güzel. Bu projenin hayata geçirilmesinde emek veren başta Mehmet Taşdiken olmak üzere tüm dostlara şükran ve sevgilerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

    Popstar Bayhan Gürhan ise Sonsuz Şükran Köyü’ne geçen yıl ilk kez geldiğini hatırlatarak, “Bu köyün kurucuları ve buranın derinliği ile tanışmaktan dolayı çok mutluyum. Burada çok şey öğrendim, öğrenmeyi çok seviyorum. Yılda bir kere de olsa başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğim şeyleri buraya gelip burada öğrenebileceğime inanıyorum. Buraya sanatçılar köyü diyorlar, hakikaten de öyle, burada birçok sanatçının, ressamın, öğretim üyelerinin evleri var” diye konuştu.

    Ressam Kamer Batıoğlu da, Sonsuz Şükran Köyü’nün kurucu üyelerinden olduğunu vurgulayarak, “Yılın iki üç ayını buraya gelerek büyük bir keyifle değerlendiriyorum. Sanatçı dostlarımla, komşularımla birlikte her fırsatta buraya koşa koşa geliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Konya’da “Birinci Uluslararası Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler Kongresi”

    Konya’da Birinci Uluslararası Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Kongresi, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nun katılımıyla gerçekleşti.

    Kongrede bir konuşma yapan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’deki biyolojik çeşitlilik bakımından yaklaşık 3 bin 700 tür endemik tür olduğunu dile getirerek, “Sadece Türkiye’de olup başka yerde olmayan 3 bin 700 adet bitki türü var ki Avrupa kıtasından daha zengin bir faunaya sahibiz. Bunlar içerisinde şuan da bilinen 350 den fazla tıbbi bitki mevcut. Bunlardan yeteri kadar istirham edilemiyor. Dolayısıyla bundan hareketle dedik ki, madem biz ilim adamıyız tıbbi mevzuda Bitki Aromatik Merkezi kuralım. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiriyle Afyonkarahisar’da kurduk. Bu merkez gerçekten çok örnek bir tesis oldu. Katılımcıların mutlaka tesise giderek görmeleri çok önemli. Tabi bu konu da bütün üniversitelerimizle bilhassa Afyonkarahisar’da Kocatepe Üniversitesi ile işbirliği yaparak tıbbi bitkiler üretilmeye başlandı” diye konuştu.

    “Sağlık sisteminin gereksiz yere kullanmamayı öğrenebiliriz”

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ da, hükümetlerin aşağı yukarı 15 yıldır taşıdığı sağlıkta dönüşüm programının 2017 yılıyla birlikte başlatılan ikinci döneminin en önemli konu başlığı olduğunu ifade ederek, “Çünkü insanları hastalandıktan sonra tedavi etmek bir gerekliliktir ama bizim açımızdan daha önemli olan insanların sağlıklı yaşamasına katkı vermektir. Bunu şöyle değerlendiriyoruz ki, bu sağlıkta dönüşüm projesinin ikinci döneminde de çalışmalarımızı bu alana yoğunlaştırıyoruz. Uzun zamandır politika laboratuvarlarında paidaşlarımızla çalışıyoruz. Birincisi bizim fert olarak ülkede yaşayan bir fert olarak bizzat kendimizin sağlık okuryazarlığının artmasıdır. Her çeşitten her eğitim seviyesinden insan için her yaştan insan için sağlık okuryazarlığının artması son derece önemlidir. Böylece sağlığımızı nasıl koruyacağımızı biliriz. Böylece bize takdim edilebilir, teşhis usulü için ya da tedavi usulü için doğru yolu bulabiliriz. Böylece sağlıklı yaşamanın yolları kolay ararız. Sağlık sistemini gereksiz yere kullanmamayı öğrenebiliriz. Onun için okul öncesi dönemden başlayarak sağlık okuryazarlığının artırılması konusunda büyük gayret göstereceğiz. Bunu bir insan hayatı açısından düşünseniz ikinci adımı sağlıklı yaşamak için nasıl davranacağımızı bilmemizdir. Burada da sağlıklı hayat biçimine sahip olmak diyoruz. Nedir bunun belli başlı unsurları? Bize zarar verebilecek bir takım maddelerden sigara, tütün, alkol gibi maddelerden kaçınmak bize zarar verebilecek yaşantı biçimlerinden uzaklaşmak hareketsiz kalmamak, şişmanlamamak, şişmanlamışsan kilo vermek ve böylece sağlıklı bir hayata devam etmek. Böylece hem birincil koruma hem ikincil koruma açısından kendimizi ve dolayısıyla toplumu da korumuş oluyoruz” diye konuştu.

    “Geçtiğimiz yıllarda binlerce yıllık tıp geleneğimizle barışma yoluna gittik”

    Türkiye’de son derece zengin bir endemik bitki örtüsünün olduğuna dikkat çeken Bakan Akdağ, “Bunlardan bitkisel ilaç geliştirilmesi mümkün. Bitkisel ilaçların hem Türkiye’de tedavi açısından kullanılması hem de yurtdışında kullanılması mümkün. Biz ne yaptık Sağlık Bakanlığı olarak. Geçtiğimiz yıllarda binlerce yıllık kültürümüzle geleneğimizde özellikle tıp geleneğimizde barışma yoluna gittik. Bu kelimeyi bilerek kullanıyorum. Çünkü yıllarca bu mesele ihmal edilmiş bir mesele olarak kalmıştır. Bunun için önce geleneksel bitkisel tıbbi ürünler yönetmeliğini yaptık 2010 yılında. Buna paralel olarak ilgili daire bakanlığımızın kurduğu geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları ile ilgili daire başkanlığı kurduk ve çalışmalarımıza başladık. Şimdi Türkiye’de bilim dünyasının ve endüstrinin bitkisel ilaç üretmesi, bu bitkisel ilaçları, satması ve bu bitkisel ilaçları pazarlaması bunlarla tedavi yapılması hukuken mümkün ve bununla ilgili mevzuat tamamlanmış durumdadır” dedi.

    “Kaynaklarımızı etkin bir şekilde kullanmalıyız”

    Çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyleyen Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de, “Bu toplantının şehrimiz ve ülkemiz adına hakikaten yeni projelere güzel yatırımlara ve hizmetlere vesile olacağına inanıyorum. Biz de dikkatle takip edeceğiz” şeklinde konuştu

    Konya Valisi Yakup Canbolat ise, kongrenin Konya açısından önemli olduğunu söyleyerek kongrenin hayırlı olmasını diledi.

    AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, “Türkiye de geniş alanlarda tıbbi bitki üretimini planlı programlı olarak geliştirmemiz, Afyonkarahisar ve civarında önemli bir bilgi birikimi oluşturarak bölgedeki fabrikayı da düşünerek o çevrede tüm orta Anadolu’da tıbbi bitkilerin geniş alanda üretimi ve onlardan katma değerli yeni ürünler üretme konusunu acilen Türkiye de planlamamız gerekiyor” diye konuştu.

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Danış ise, “Tarımsal değerlerimize sahip çıkarak kaynaklarımızı etkin bir şekilde kullanmalıyız. Ancak bu talebi bugüne kadar yapıldığı gibi doğadan toplayarak karşılamamız ve pazarda kalıcı bir yer edinmemiz mümkün değildir. Tüketici ve sanayici taleplerini karşılamak kaliteli ve standart ürünü elde etmek için iyi tarım uygulamaları veya organik tarım yöntemleriyle yetiştiricilik yapılması hasat sonrası işleme teknolojisinin geliştirilmesi gerekmektedir” dedi.

    Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker yaptı. Rektör Şeker, kongreye 2 bin 604 araştırmacıdan, 382 adet ziraat, 321 adet gıda, 311 adet orman, 270 adet mühendislik, 255 adet sağlık, 161 adet eczacılık, 37 adet diş hekimliği, 491 adet kozmetik, peyzaj, sosyal kültürel, tarih alanlarında başvuruların gerçekleştiğini ifade etti.

    Bir otelin konferans salonunda gerçekleşen kongreye, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, AK Parti Konya Milletvekili Mehmet Babaoğlu, Hüsnüye Erdoğan, Konya Valisi Yakup Canbolat, Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Harun Tüfekci, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, kamu kurumu yöneticileri ile akademisyenler katıldı.

  • Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Arıcılık kursları sertifika töreni

    Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) ile Silivri Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Arıcılık Kursu’nun sertifika töreni gerçekleştirildi.

    NKÜ Sürekli Eğitim Merkezi (NAKSEM) tarafından gerçekleştirilen Tıbbi Aromatik Bitkiler ve Arıcılık Kursları Sertifika Töreni’ne NKÜ Rektörü Prof. Dr. Osman Şimşek, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Yılmaz, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet İstanbulluoğlu, akademisyenler ile kursları başarı ile tamamlayan kursiyerler katıldı.

    Sertifika töreninin açılışında konuşan NAKSEM Müdürü Doç. Dr. Ümit Geçgel, “Eğitimlerimize talepler öğrencilerden olduğu kadar özel sektör, kamu kurumları ve belediyeler tarafından da merkezimize ulaşmaktadır. Silivri Belediyesi ile bir buçuk yıl kadar kısa zaman içerisinde 3 adet arıcılık, 2 adet tıbbi aromatik bitkiler ve 1 adet de seracılık eğitimi gerçekleştirerek toplam 628 kişiye sertifika verdik. Eğitimlerin artarak devam edecek” dedi.

    Törende yaptığı konuşmada üniversite ile iş birliğinin önemine dikkat çeken Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar da, “Gelir getiren farklılıkları akılla, bilimle, kalıcı üstünlüklere taşıyarak Ülkemizi dünyanın gelişmiş ülkeleri arasına taşımalıyız. Yanı başımızda fiziksel özellikleri, nitelikli eğitimci kadrosu ile gurur duyduğumuz Namık Kemal Üniversitesi bulunuyor. Bizim için Namık Kemal Üniversitesi bir nimettir, sizlere çok şey borçluyuz. Bir üniversitenin bilgi ve birikimini kendi içinde saklı tutmayıp vatandaşıyla üretimde buluşturarak bir bölgenin nasıl şekillendirildiğine şahit olduk. Namık Kemal Üniversitesi bölgemizin şansı. Eğitimlerin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.

    Rektör Prof. Dr. Osman Şimşek ise, “Üniversitelerin amacı eğitim, öğretim, araştırma faaliyetleri ama en önemli görevi de, bölgesel sorunlara çözüm üretmek. Hatta tarımın gelişmesi için katkı sağlamaktır. Ziraat Fakültemiz 1982 yılında kuruldu ve yaklaşık 30 yıldır bölgeye ciddi hizmetler vermektedir. Bu verilen eğitimlerle görevimizi yerine getiriyoruz. Bunları yaparken sorumluluğumuz daha da artıyor. Bölge tarımını kalkındıracak projeler üzerinde çalışmalar yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

    Düzenlenen törende Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Ayşe Canan Sağlam ve Yrd. Doç. Dr. Seviye Yaver tarafından verilen Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Eğitimi sonrasında başarılı olan 35 kursiyere Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Devrim Oskay tarafından verilen Arıcılık Eğitimini başarı ile tamamlayan 55 kursiyere sertifikaları verildi.

  • Kocaeli’de Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi açıldı

    Kocaeli’nin ilk Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi düzenlenen törenle açıldı.

    İzmit Belediyesi’nin “Temalı Bahçeler” projesiyle hayata geçirdiği Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi Yenişehir mahallesinde düzenlenen törenle açıldı. Çevre düzenlemeleri tamamlanan parkın açılışına İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, Kayseri Develi Belediye Başkanı Mehmet Cebbar, Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaarslan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. 2 bin metrekarelik alan üzerine oluşturulan parkta 64 adet farklı cins bitkinin dikimi yapıldı. Peyzaj düzenlemelerin tamamlandığı park alanında ayrıca bitkilerin özelliklerini anlatan gösterge tabelaları yer alıyor.

    Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Bahçesi açılış törenine katılan İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan, “İzmit Belediyesi olarak şehrimizde bir ilki gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3 dönümlük bir alan üzerine kurulan parkta, özellikle zaman zaman sağlığımızla ilgili, kullandığımız bitkileri tanıma imkanı bulacağız. Bizim 2014 seçimleri öncesinde vaat ettiğimiz projelerimizin arasında ‘Temalı Bahçeler” ana başlıklı projelerimiz vardı, işte bu alanda o projemizden birisidir” dedi.

    Tıbbi ve Aromatik Bahçenin çocukların gelişimine olumlu destek sağlayacağını ifade eden Başkan Doğan, “Açılışını yaptığımız bu projelerle çocuklarımızı da unutmadık ve onların gelişimine olumlu katkı sağlayacak projeler gerçekleştirdik. Açılışı yapılan bu parkta umut ediyorum ki ‘Çocuklarımıza bak, bu bitki kuşburnu, nane, kekik’ diyerek göstereceğiz” diye konuştu.