Etiket: birliklerine

  • Şemdinli’de TSK birliklerine sızmaya çalışan bir terörist etkisiz hale getirildi

    Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Şemdinli Derecik bölgesinde operasyon yapan TSK birliklerine sızmaya çalışan bir teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

    TSK’dan yapılan açıklamada, 9 Eylül 2016 tarihinde Şemdinli Derecik bölgesinde operasyon yapan TSK birliklerine sızmaya çalışan bir teröristin etkisiz hale getirildiği kaydedildi.

  • Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan sulama birliklerine sıkı denetim

    Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, hizmete aldığı sulama tesislerinin işletme, bakım-onarım ve yönetim hizmetlerini yapan sulama birlikleri için sıkı denetim uygulamasına geçti. Denetimlerde maksadı dışında işletilen sulama birlikleri tespit edilerek, birliklere süre tanınacak. İşletme hususunda gerekli gelişmeyi sağlayamayanlar kapatılacak veya birleştirilecek.

    Sulama birlikleri, DSİ tarafından hizmete alınan sulama tesislerinin mülkiyeti DSİ’de kalmak şartıyla işletme, bakım ve yönetim hizmetlerinin tesislerden faydalananlar tarafından yerine getirilmesi maksadıyla kuruldu. 1990’lı yılların başından bu yana tüzükleri valilikler tarafından onaylanan sulama birliklerinin faaliyetleri 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu’na göre valiliklerin denetimi kapsamında yürütülüyordu. Sulama birliklerinin kurulmasındaki hedef, hizmete alınan tesislerden faydalananların işletme, bakım-onarım ve yönetim hizmetlerini yerine getirmesi dolayısıyla devlete mali yük oluşturulmaması ve tesislere sahip çıkılması ilkesine dayanıyor.

    Başlangıçta son derece iyi niyetli olarak kurulan sulama birlikleri üzerinde DSİ Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir denetim yetkisi bulunmuyordu. İşin sahibi olan DSİ’nin yetkisinin olmamasından ve mevzuattaki eksikliklerden dolayı birliklerin bir kısmı çiftçiye hizmet vermekten uzaklaşarak temel maksatlarının dışına çıktı. 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 2011 yılında yürürlüğe girmesine kadar DSİ Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir yetkisi bulunmamaktaydı. Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle birliklerin idari ve mali denetiminden sorumlu olan valiliklerin denetimlerini arttırması mümkün oldu. Ayrıca bu kanunla sulama tesislerini planlayan, projelendiren ve inşa eden kurum olan DSİ’nin kontrolü, denetimi, doğru yönlendirmeleri ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmesi sağlanabildi.

    Su menfaat aracı olarak kullanılamayacak

    Sulama birliklerinin mevzuat çerçevesinde sıkı bir şekilde takibinin ve denetimlerinin yapılarak kontrol altına alınacağını vurgulayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Suyun menfaat aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi konusunda gerekenlerin yapılması hususunda gerekli talimatları verdim. Denetimlerimizi, sulama birliklerine rehberlik etmesi maksadıyla sıklaştıracağız. Maksadına uygun çalışmayan birliklere yeterli süre tanınacak ancak herhangi bir gelişme sağlanmadığı ve halen tesislerin maksadına uygun olarak işletilmediğinin tespiti halinde birlikleri kapatacağız veya birleştireceğiz. Bu süreçte iyi birlikleri ise güçlendireceğiz” diye konuştu.

    Sulama birliklerinin mevzuat uyarınca gerekli teşkilatı kurmaları ve görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeleri hususunda son derece kararlı olduklarının altını çizen Bakan Eroğlu, işini düzgün yapmayanlara müsamaha etmeyeceklerini sözlerine ekledi.

    Sulama birlikleri 20 milyon dekardan fazla alana hizmet veriyor

    Bugüne kadar DSİ tarafından hizmete alınan sulama tesislerini devralan 387 adet sulama birliği, 20 milyon dekardan fazla alana hizmet veriyor. Bu ise toplam devredilen alanın yüzde 89’una tekabül ediyor. 2015 yılında 328 adet sulama birliği teknik ve idari açıdan DSİ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı ve İç Denetim Birimi tarafından denetlendi. 2016 yılında ise 169 adet sulama birliğinin idari ve teknik denetimi aynı şekilde yapılacak. Geriye kalan 218 adet sulama birliğinin denetimleri ise DSİ Bölge Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek.

  • Rektör Gündoğan’dan Uluslararası Açık Üniversite Birliklerine 15 Temmuz mektubu

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Anadolu Üniversitesi’nin de üyesi olduğu Asya Açık Üniversiteler Birliği (AAOU), Avrupa Uzaktan ve e-Öğrenme Ağı (EDEN), Uluslararası Açık ve Uzaktan Eğitim Konseyi (ICDE), Avrupa Uzaktan Eğitim Üniversiteleri Birliği (EADTU) gibi dünyadaki açık ve uzaktan öğretim yapan üniversitelerin üyesi bulundukları uluslararası kuruluşlara, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bir mektup gönderdi.

    Mektupta, Türkiye Cumhuriyeti’nin, 15 Temmuz 2016 gecesi Fetullahçı Terör Örgütü tarafından devletimize, demokrasimize, seçilmiş meşru hükümetimize ve toplumsal barışa karşı haince girişilen darbe teşebbüsüne tanıklık ettiğini belirten Rektör Gündoğan, “Ülkemizin bütün kesimlerinin lanetleyerek izlediği bu darbe girişimi sırasında demokrasimiz ve ülkemizin millî bütünlüğü için büyük önem taşıyan, milletin hür iradesinin tecellisi olan kurumlarımız saldırıya uğramıştır” ifadelerini kullandı.

    “Anadolu Üniversitesi olarak ilk andan itibaren bu hain girişimi kınadık”

    Anadolu Üniversitesi olarak bu konudaki hassasiyetlerini dile getiren Gündoğan, mektubuna şu sözlerle devam etti:

    “Biz Anadolu Üniversitesi olarak, bu saldırılar devam ederken uluslararası kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıyan taraflı bilgi akışını ve kötü niyetli yayınları dikkatle takip ettik ve bu metni hazırlama gereği gördük. Benzerinin bir daha yaşanmamasını dilediğimiz bu girişime kalkışanlar Türkiye’nin seçilmiş meşru hükümetini devirmeye çalışmış, Cumhurbaşkanımızın canına kastetmeyi ve yüzlerce sivil vatandaşımızı öldürmeyi göze almıştır. Ancak bu girişim yüce milletimizin sağlam iradesi ve benzersiz cesareti sayesinde durdurulmuştur. Büyük bir medeniyetin mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Hükümetimizin, emniyet güçlerimizin, ordumuzun devletine bağlı, onurlu unsurlarının ve kahraman milletimizin emsali az bulunur dirayetiyle darbe girişimine karşı koymuş ve demokrasisine sahip çıkmıştır. Bu süreçte milletimizin tüm kesimleri, anayasal düzenin ve kurumlarının saldırıya uğramasına itirazlarını yüksek sesle dile getirmiş; demokratik değerlere, temel hak ve özgürlüklere ve insan haklarına olan bağlılıklarını ifade etmişlerdir. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiler bu müdahaleye karşı ortak tavır almış; toplumun tüm kesimleriyle yan yana örnek bir duruş sergilemiştir. İçinde bulunduğu coğrafyadaki savaş ortamından zarar görmüş 3 milyon sığınmacıya şefkatle kucak açan Türk Milleti bir kere daha, zorluklar karşısında bütün toplumsal dinamiklerini harekete geçirerek, bir bütün olabileceğini kanıtlamıştır. Her zaman millet iradesine ve demokratik değerlere bağlı olmuş, büyük medeniyet mirasımızdan aldığı güçle ülkemizin yarınlarını inşa edecek nesilleri yetiştirme gayreti içinde olan Anadolu Üniversitesi olarak biz de ilk andan itibaren bu hain girişimi kınadık ve milli iradenin ortaya koyduğu meşru hükümetimizin sonuna kadar yanında olduğumuzu ifade ettik.”

    “Türkiye Cumhuriyeti, bu sürecin sonunda demokratik yapısının sağlamlığını ve ne kadar köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu tüm dünyaya ispat etmiştir”

    Mektubunda, Anadolu Üniversites’inin, başta Cumhurbaşkanı, Meclis, Hükümet, kahraman güvenlik güçleri, onurlu bir duruş sergileyen basın yayın organları ve gözünü kırpmadan tankların üzerine yürüyen halkın bundan sonra da yanında olacağını vurgulayan Prof. Dr. Naci Gündoğan, şunları kaydetti:

    “Demokrasimize sahip çıkarken millî değerlerimize bağlı nesiller yetiştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, bu sürecin sonunda demokratik yapısının sağlamlığını ve ne kadar köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu, bulunduğu coğrafyada her zaman örnek olma niteliği taşıdığını tüm dünyaya ispat etmiş ve bu özelliklerinden vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır.”

  • Silivri Cezaevi’ndeki erler otobüslerle birliklerine gönderildi

    15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasında tutuklanan ve dün gece haklarında tahliye kararı verilen erler, otobüslerle Silivri Cezaevinden çıkarılarak birliklerine gönderildi.

    15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmada tutuklu bulunan 989 er ve Kuleli Askeri öğrencilerinden 758’si hakkında, alınan ek ifadelerinin ardından tahliye kararı verilmişti. Haklarında tahliye kararı verilen ve Silivri Cezaevi’nde bulunan erler belediye otobüsleri çıkarılarak birliklerine gönderildi. Cezaevi’nden çıkarılan erler yakınlarına el sallayarak asker selamı verdi.