Etiket: Birliği

  • Türk kekiğini yabancı otlardan ayıklamak için güç birliği

    Türk kekiğini yabancı otlardan ayıklamak için güç birliği

    Dünya mutfaklarında yemeklere lezzet katan, kalp sağlığı, kanser, sindirim sistemi ve solunum yolu rahatsızlıklarında tedavi edici özelliği olan, Türkiye’nin üretim ve ihracatında lider olduğu kekikte yabancı ot tehdidini bertaraf etmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, ihracatçılar ve üreticiler harekete geçti.

    Türkiye’nin kekik üretiminin yüzde 90’ının yapıldığı Denizli’de düzenlenen “Kekik Tarımının Sorunları ve Çözüm Yolları” isimli toplantıda üreticilere kekikte yabancı ot kalıntısı nedeniyle ortaya çıkan PA sorununun ortadan kaldırılması için yapılması gerekenler anlatıldı. Yunanistan’ın 2019 yılında uzun yıllar sonra bin ton kekik ihraç etmeyi başardığını belirten Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, üreticilerin üretim ve hasat sırasında yabancı ot ile mücadele etmesi gerektiğini, aksi takdirde Türk kekiğinin dünya pazarlarındaki payının düşebileceğini ifade etti. Tarakçıoğlu, tedbir alınmadığı takdirde Yunanistan ve diğer kekik üreticisi ülkelerin Türk kekiğine rakip haline geleceğini dile getirdi.

    “Kekikten 60 milyon dolar kazanıyoruz”

    Türkiye’de her yıl 20 bin ton civarında kekik üretildiğini dile getiren Tarakçıoğlu, sağlıklı ürün olduğu için kekiğin dünya genelinde tercih edilen bir ürün olduğunu, yıllık 60 milyon dolarlık ihracatın sürdürülebilir olması için kekik üretimi sırasında ve hasadında yabancı otla doğru mücadele edilmesi gereğinin altını çizdi. Kekik ihracatının Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm dünyaya ihracatının devamlılığı için PA sorununun çözümünün hayati önem taşıdığına işaret eden Tarakçıoğlu, “Bu üründen üreticilerimiz başta olmak üzere hepimiz kazanç sağlıyoruz, ekmek yiyoruz ve ülkemize döviz kazandırıyoruz. Türk kekiğinin kalitesini ve üretim miktarını artırmak ortak hedefimiz olmalı ve bu sayede dünyadaki kekik talebinin artırılmasını sağlamalıyız. Tüketiciler her üründe tarımsal ilaç kalıntısı analizi istiyor. Bu konuda maksimum hassasiyet ile üretimlerimize devam etmeliyiz. Gelişigüzel yapılan gübreleme de ilaç kalıntısı kadar soruna neden olmakta ve sizlerin maliyetini artırmaktadır. Sonuç olarak toprak analizlerine uygun yapılacak gübreleme ve gerektiği takdirde zamanında uygun dozda kullanılacak tarım ilacı haricinde ürüne zarar verecek her türlü kimyasalın kullanımından kaçınılmalıdır. Yunan kekiğinin Türk kekiğinin yerine geçmesinin önüne birlikte geçebiliriz” diye konuştu.

    “PA sorununu aşmak için yabancı ot ile mücadele şart”

    “PA sorununu yabancı ot ile mücadele etmez isek aşamayız” uyarısında bulunan Tarakçıoğlu şöyle devam etti:

    “Aksi durumda bu ürünün tüketimi azalır, alıcı ülkeler ülkemizden ürün almak yerine diğer rakip ülkelerden ürün almayı tercih eder ve hep birlikte ülke olarak kaybeden biz oluruz. Hepimiz aynı gemideyiz. Bu nedenle, kekik üretimine devam edip bu üründen kazanç sağlamak istiyorsak elimizden gelenin en iyisini yapmak zorundayız. Unutmayalım ki; 10 kişi bir işi doğru yapar, bir kişi üzerine düşeni yapmazsa, o bir kişi yüzünden diğer dokuz kişi, ihracatçı firma ve ülkemiz zarar görebilir, ülke ve ürün imajı zedelenir. Tüm sektör zorlanır.”

    “Denizli’de 145 bin dekar alanda kekik üretiliyor”

    Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü Yılmaz Erkaya, Denizli’de 1992 yılında kekik üretiminin başladığını, 2000’li yıllarda kekik tohumu dağıtımı yaptıklarını, Denizli genelinde Pamukkale, Güney, Buldan, Çal, Tavas ilçelerinde 2019 yılı sonunda 145 bin dekar alanda kekik üretildiğini anlattı. Kekik üretiminde 2019 yılında Denizli’nin 16 bin ton üretim rakamına ulaştığı bilgisini veren Erkaya, “Serbest piyasada kekiğin kilogramı 8-9 TL aralığında satıldı, kekik üreticimiz 125 milyon TL gelir elde etti. Denizli’yi Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi yapmak için projeler geliştiriyoruz. Kekikte Denizli Ticaret Borsası ile lisanslı depoculuk kurmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

    Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Ziraat Mühendisi Şahin Şentürk “Türkiye’de Kekik Sektörünün Durumu” isimli sunum yaparken, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulvi Zeybek “Kekik Tarımında Yabancı Ot Mücadelesi”ni anlattı. Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Hakan Örnek ise “Pestisit Kalıntıları ve Kekikteki Durumu”nu özetledi.

    Türkiye 108 ülkeye kekik ihraç etti

    Türkiye, 2019 yılında 108 ülke ve serbest bölgeye 54 milyon 40 bin dolarlık kekik ihraç ederken, Amerika Birleşik Devletleri 10 milyon 522 bin dolarlık Türk kekiği tercihi ile zirvede yer aldı. Almanya’ya 5 milyon 39 bin dolarlık kekik ihraç eden Türkiye, Hollanda’ya 1 milyon 557 bin dolarlık kekik gönderdi.

  • Ünye Kuyumcular Birliği Başkanı Kumaş: “2020 yılı ’altın’ yılı olacak”

    Ünye Kuyumcular Birliği Başkanı Kumaş: “2020 yılı ’altın’ yılı olacak”

    Ordu’nun Ünye ilçesi Kuyumcular Birliği Başkanı Nuri Kumaş, altının güvenli bir liman olduğunu ve yatırım yapmak isteyenlerin altından ayrılmamaları gerektiğini belirterek “2020 yılı ’altın’ yılı olacak” dedi.

    Ünye Kuyumcular Birliği Başkanı Nuri Kumaş, son dönemlerde altın ve dövizde meydana gelen ani dalgalanmalardan dolayı vatandaşların yatırım aracı olarak altını tercih ettiğini ifade etti. Altının son bir ayda ani yükselişleri olduğunu ifade eden Kumaş, “Şu an TL bazında olan külçe altın gramı 322’lerdedir. Çeyrek altın son 1 haftada iç piyasada yaklaşık yüzde 7 oranında yükselişe geçti. Eski parayla yarım milyon (500 lira) diyemiyoruz artı 35 diyoruz. Bugün çeyrek altın öğleye kadar 530 TL iken, öğleden sonra 535 TL oldu. Altın için her zaman yatırım yapılabilen güvenli liman adı altında demeçler verdik. Vatandaşlarımıza altından ayrılmayın, dedik. Geçen sene 2019’u yüzde 30-34 karlılık bandında kapattık. Hatta işçilikli sattığımız ürünleri alan kişiler kara geçmiş durumdalar. Altın güvenli bir limandır” dedi.

    “Altın bizim milli gelirimiz”

    Döviz üzerine alım satımların kısa vadede vatandaşlar tarafından tercih edilse de, uzun vadeli altın tercih edildiğini söyleyen Kumaş, “Dövizde alımlarında en çok bankalar tercih ediliyor. İnsanlar döviz aldıkları zaman güvenliğini sağlayamadıkları için bankada saklıyorlar. Dövize olan talep kısa vadededir. Uzun vadede ise altın tercih ediliyor. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve döviz alıp cebimize koymamalıyız. Bizim ithalatımız döviz ile yapılıyor. Bizim böyle bir lüksümüz yok. Hangi parayı alıp cebinize koyarsanız o paranın sahibine faizsiz kredi vermiş oluyorsunuz. İnsanlar altından ayrılmasın, altın bizim milli gelirimiz” diye konuştu.

  • Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Şahin: “Türkiye bir bal cennetidir”

    Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Şahin: “Türkiye bir bal cennetidir”

    Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Türkiye’nin bir bal cenneti olduğunu belirterek, “Ballarımızın kimliklendirmesinin yapılması lazım. Biz tüketicilerimizinde sesi ve kulağı olduğumuz için onlarla entegre projeler yapıp, her balımızın insan sağlığına katkılarını Ar-Ge çalışmalarıyla zenginleştirmemiz lazım” dedi.

    Rize Arıcılar Birliği üyelerinin katılımıyla Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde toplantı düzenlendi. Düzenlenen toplantıda Rize’deki arıcılığın sorun ve sıkıntıları konuşuldu. Rize’de gerçekleştirdiği toplantı hakkında bilgiler veren Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, “Toplantımızda bir önceki yılın çalışmalarını değerlendiriyoruz. Gerek merkez birliğimizin gerekse il birliklerimizin çalışmalarını değerlendiriyoruz, önümüzdeki yılda neler yapmamız gerekiyor bunların tartışmalarını yapıyoruz. Bal bizim için çok önemlidir. Dünyanın en kaliteli ballarını üretiyoruz. En kaliteli balların üretildiği ülkemizde de en kaliteli girdilerin arıcılarımız ile buluşturulması gerekmektedir. Tamamen doğal şartlarda üretimin yapılması lazım. Bu çerçevedeki soruları ve sorunları dinliyoruz. Biz il birliklerimizin bu konuda gözü, kulağı, sesiyiz. Dolayısıyla burada aldığımız donelerimiz, sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi bakanlığımıza ileteceğiz” dedi.

    “Türkiye’nin bütün balları dünyanın en kaliteli ballarıdır”

    Türkiye’nin kalite bakımından bir bal cenneti olduğunu ve bu nedenle balların kimliklendirilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Şahin, “Türkiye bal cennetidir. Türkiye’nin bütün balları dünyanın en kaliteli ballarıdır. Biz o bal, bu bal diye ayırmıyoruz dünyaya bakıyoruz. Eğer iller bazında bakarsak bir adım ileriye gidemeyiz. Biz adım adım değil koşarak gitmek istiyoruz. Dolayısıyla ballarımızın kimliklendirmesinin yapılması lazım. Biz tüketicilerimizin de sesi ve kulağı olduğumuz için onlarla entegre projeler yapıp, her balımızın insan sağlığına katkılarını Ar-Ge çalışmalarıyla zenginleştirmemiz lazım. Sokağa çıkıp bağırıp çağırırsınız eline bir şey geçmez ama elinizde bilimsel raporlar olduğunda bütün dünya sizi dikkate alır. Biz bütün dünyanın bizi dikkate almasını istiyoruz. Dünyaya sattığımız çam balını kimliklendirdik. Bakanlığımız ile birlikte proje yaptık ve kodekse giriyor şuanda. Bütün ballar kimliklendirilebilinir” şeklinde konuştu.

    Arının ürettiği bütün ürünlerin dünyaya açılabilmesi için bilimsel Ar-Ge çalışmalarıyla sertifikalandırılması gerektiğine değinen Şahin, “Sertifikalı apiterapik ürünler dediğimiz arı sütü, polen, bal, arı zehri gibi ürünlerin üretilmesi için projeyi hayata soktuk ve bakanlığa verdik. Hayvancılık genel müdürlüğü inşallah 2020 yılında bunu uygulayacak. Biz bu tür ürünleri üretenlerin sertifikalandırılmasını istiyoruz. Dünyaya öyle açılabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    Bal almak isteyen tüketicilerin güvendikleri, tanıdıkları birlik üyelerinden bal alması gerektiğini dile getiren Şahin, bilinen deneme yöntemlerinin de yanlış olduğunun altını çizdi. Şahin, “Üreticilerimizin illerde güvendikleri birlikler vardır. Türkiye Arıcılar Birliğinin her ilde teşkilatları vardır. Bu birliklerimizden ürünleri temin edebilirler. Kooperatiflerimiz var onlardan da alabilirler. Kafasını karıştıran, piyasadaki, marketlerde ki ballar için ise il ve ilçe müdürlüklerinde gıda kontrol şubeleri vardır. Buradan denetleme yaptırabilirler. Ama hiçbir şekilde balı yakarak, dökerek, ispirto batırarak anlayamazsınız” diye konuştu.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Şafak Bulut ise, Rize’de arıcılığın desteklendiğini, arıcılar için ellerinden geleni yaptıklarını ve fazlasını yapmaya hazır olduklarını dile getirerek, “Ekonomik getiri ve pazarlama açısından pek fazla sorun teşkil etmeyen bu ballarımızın ürün desenlerimizin çeşitlendirilmesi ve pazarlanması noktasında bizde arıcılarımıza teşvik babında bugüne kadar 33 bin kovanı bütün ilçelerimize dağıttık. Ayrıca 6 ilçemizde 6 adet ana arı üretim merkezi kurduk. Bugün 6’sı da Kafkas ana arı üretimi yapmaktadırlar. Gerek ilimizin, gerekse yöremizin, çevre illerinden ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye gelmesi için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

  • Bosna Hersek’ten iş birliği teklifi

    Bosna Hersek’ten iş birliği teklifi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bosna Hersek Travnik Belediye Başkanı Admir Hadziemriç ve beraberindeki heyeti ağırladı. Belediye Başkanı Hadziemriç, Bosna Hersek olarak tarihî, kültürel ve gönül bağa sahip oldukları Bursa ile yeni ticaret köprüleri kurmayı hedeflediklerini söyledi.

    Şubat ayında Danimarka’dan Tataristan’a, Güney Afrika’dan Özbekistan’a kadar pek çok ülkeden başkonsolos ve ticaret müşaviri seviyesinde önemli misafirleri ağırlayan BTSO, son olarak Bosna Hersek’in üretim merkezlerinden birisi olan Travnik’ten gelen iş dünyası temsilcilerini misafir etti.

    BTSO Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Bursa ile Bosna Hersek arasındaki köklü tarihi bağın ticarete yansımadığını belirterek, Bursa iş dünyası olarak ekonomik işbirliğini güçlendirmek istediklerini söyledi. Bursa’da düzenlenen Junioshow ve Bursa Textile Show gibi tekstil sektörüne yönelik fuarlarda Bosna Hersekli birçok firmayı ağırladıklarını hatırlatan İsmail Kuş, Bursa’da Bosna Hersek ile ticaret yapan firma sayısının 205 olduğunu vurguladı. Bursa’nın Bosna Hersek’e olan ihracatının 17 milyon dolar olduğunu hatırlatan İsmail Kuş, “Ortak bir geçmişe sahip olduğumuz Balkanlar ile çok derin ve güçlü bağlara sahibiz. Türkiye ekonomisinin üretim merkezi Bursa’mızda da Balkan kökenli çok sayıda iş insanı faaliyet gösteriyor. Bursa ve Balkan ülkeleri ortak geçmişinin ve coğrafi yakınlığının getirdiği avantajları daha fazla kullanmalı ve işbirliklerini güçlendirmeli” ifadelerini kullandı.

    Travnik Belediye Başkanı Admir Hadziemriç, Bosna Hersek’in 70 yıllık tekstil üretim merkezlerinden olan Travnik’te mayıs ayında önemli bir fuar organizasyonuna imza atacaklarını söyledi. Fuarın tanıtımı için Bursa’da ve İstanbul’da ziyaretler yapacaklarını dile getiren Hadziemriç, geçen sene ilki yapılan ve bu yıl 28-30 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek ’Timod Expo’ Fuarı’na Bursalı firmaları davet etti. Bursa’ya sürekli geldiğini ve yabancı olmadığını ifade eden Hadziemriç, “Bizler Bursalı tekstil sektörü temsilcilerimizle birlikte işbirliğimizi artırmak istioruz. Kentimizde tekstil sektöründe 5 bin kişilik bir istihdamımız var. Firmalarımızın yüzde 90’ı AB ülkeleri ile ticaret yapıyor. Bosna Hersek’i Avrupa’ya açılan bir kapı gibi görebilirsiniz. Asgari ücret şu anda ülkemizde 217 euro civarında. Devletin yatırım yapmak isteyenlere önemli teşvikleri var. Bursa ile işbirliği yapmaya hazırız” diye konuştu.

    DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosna Hersek Fahri Konsolosu Muzaffer Çilek de programa ev sahipliği yapan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkür ederek, “BTSO’nun Bursa iş dünyasının ihracatını geliştirmek adına önemli projelere imza attığını kamuoyundan yakından takip ediyorum. Her sektöre yönelik rol model projeler hayata geçiriliyor. Bu vizyonundan dolayı BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve ekibine teşekkür ediyorum. Bosna Hersek’te tekstil sektörüne yönelik düzenlenecek fuar, Bursa iş dünyasına yeni fırsatlar sunacaktır. Karşılıklı ziyaretler ile Bursa ve Balkan coğrafyası arasındaki ticari işbirliklerini daha fazla güçlendirmeliyiz.” dedi.

    Program kapsamında ayrıca Belediye Başkanı Admir Hadziemriç ve Bosna Hersek Deri, Tekstil ve Ayakkabı Üretici ve İhracatçılar Birliği Genel Sekreteri Amir Meciç, Bursalı firmalarla bir araya geldi. Bosna Hersek’in yatırım imkânları hakkında bilgi veren Hadziemriç ve Meciç ayrıca Travnik’te düzenlenecek ’Timod Expo’ Fuarı hakkında bilgiler aktardı.

  • İspir’de ‘Sanayi Birliği’ için kararlı adım

    İspir’de ‘Sanayi Birliği’ için kararlı adım

    İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, sanayi esnafı ile gerçekleştirdiği istişare toplantısında sorunları değerlendirdi.

    İspir’de faaliyet gösteren sanayi esnafının sorunlarını değerlendirmek üzere İspir Belediyesi Fazilet Dağcı Çığlık Toplantı Salonu’nda istişare toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıya Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, Belediye Başkan Yardımcısı Yavuz Tansel Demirok, Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Süphan Şahin Feyizoğlu ve ilçedeki sanayi esnafı katıldı.

    İspir Belediyesi tarafından inşa edilen sanayi dükkânlarına taşınılması konusunda sanayi esnafının görüşleri değerlendirildi.

    Toplantıda sanayi alanının bir an önce kullanılır hale getirilmesi ve işlevliğinin artırılması, ilçemize ekonomik katkı sağlaması ve potansiyelinin artırılmasına yönelik ‘Sanayi Birliği’ kurulmasına karar alındı.

    İspir Belediyesinin Esnaf ve Sanatkârlar Odasının, Sanayici Esnaf Kooperatifinin ve sanayici esnafların içerisinde yer alacağı Sanayi Birliği kapsamında sanayi değeri yüksek bir alan haline dönüştürüleceği ifade edildi. Sanayi Birliği oluşumuna yönelik yeniden toplanılacağına karar verildi.

    Esnafları tek tek dinleyen Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, toplantıdan çıkacak sonuca göre hareket edileceğini söyledi.

    Sanayi dükkânlarına taşınılması konusunda belediye olarak belirleyen taraf olmayacaklarını, sanayi alanını iş görür, cazibe merkezi haline birlikte getireceklerini ifade eden Başkan Coşkun, “Bir gerçek var. Bu şehir bizim. Orada bir yatırım var. O yatırım da bizim. Bu yatırımı esnafımızın hizmetine nasıl sunarız? Cazibe merkezi haline nasıl getiririz? Sizin bu konuyla alakalı beklentiniz nedir? Birlikte ne yapabiliriz? Bir ortak akıl ortaya koyup bu ortak aklı üretime ve kazanca dönüştürmek amaçlı nasıl bir enerji oluşturabiliriz? Biz bunun mücadelesi içerisinde olacağız” diye konuştu.