Etiket: Birkonfed

  • Rektör Çomaklı, BİRKONFED Erzurum Temsilciliği yöneticileri ile bir araya geldi

    Rektör Çomaklı, BİRKONFED Erzurum Temsilciliği yöneticileri ile bir araya geldi

    Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, üniversite ile sanayi iş birliği çerçevesinde yürüttüğü Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ziyaretlerine ara vermeden devam ediyor. Her hafta sonu en az bir STK ziyareti gerçekleştiren Rektör Çomaklı’nın bu haftaki durağı, Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Erzurum Temsilciliği oldu.

    BİRKONFED Erzurum Temsilciliğinde gerçekleşen kahvaltı sonrasında Erzurum Temsilcisi Muhammet Zeki Gözeler ve yönetimiyle istişare toplantısında bulunan Rektör Çomaklı, misafirperverliği için M. Zeki Gözeler’e teşekkür etti.

    Üniversite-sanayi iş birliğinin, üniversitelerdeki bilimsel potansiyelin, sanayiye aktarılarak ekonomik değere dönüşmesine katkıda bulunma amacı taşıdığına vurgu yapan Rektör Çomaklı, üniversitelerin temel görevinin bir yandan eğitim ve öğretim hizmetleri vermek, diğer yandan da temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yapmak olduğunu belirtti.

    Rektör Çomaklı: “Erzurum’un Değerlerine Katkıda Bulunmak Adına Çalışmalarımıza Hızla Devam Ediyoruz”

    STK ziyaretlerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Rektör Çomaklı, BİRKONFED’in iş dünyasında söz sahibi bir kuruluş olduğuna değinerek şunları söyledi: “Hazırladıkları projeler ve hayata geçirdiği çalışmalar ile BİRKONFED Erzurum Temsilciliği şehir için katma değer oluşturuyor. Üniversite olarak bizlerde bu değere katkı sağlama adına STK ziyaretlerine hız kesmeden devam ediyoruz. Üniversitemiz hem sosyal hem de pozitif bilimler açısından 62 yıllık bir tecrübeye sahip. Bu bilgi ve birikimi sizlere aktarmak bizim görevimiz. Çünkü doğup büyüdüğümüz, suyunu içip ekmeğini yediğimiz bu topraklara borcumuz var. Bu borcu ödemek adına da şehrimiz, bölgemiz ve ülkemizin büyümesi için var gücümüzde çalışmalıyız.”

    Konfederasyon olarak yaptıkları çalışmaları anlatan BİRKONFED Erzurum Temsilcisi M. Zeki Gözeler, Atatürk Üniversitesinin şehre kapalı olan kapılarını açtığı ve bilimi halkla buluşturduğu için Rektör Çomaklı’ya teşekkür etti. Özellikle sanayi ve inşaat sektörü üzerine çalışmalar yaptıklarına değinen Başkan Gözeler: “Korku duvarlarını yıkarak, akademisyenlerimizi iş dünyası ile buluşturmak bizler adına oldukça önemliydi. Yürütülen projelerden ve gösterilen gayretten dolayı Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı kutluyor, üniversite-sanayi buluşmalarını gerçekleştirdiği için de tebrik ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

  • İş ve siyaset dünyası BİRKONFED iftarında buluştu

    İş ve siyaset dünyası, Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) tarafından düzenlenen geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldi.

    Halkalı’da Elite World Europe Otel’de düzenlenen iftar yemeğine Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, BİRKONFED Genel Başkanı Osman Ünsal, iş adamları, konfederasyon üyeleri, STK temsilcileri, yerel siyasetçiler ve çok sayıda davetli katıldı. İftar öncesi Başkan Osman Ünsal ve Bakan Bülent Tüfenkci, masaları dolaşarak davetliler ile sohbet etti. İftara katılan davetlilere Kur’an-ı Kerim tilaveti ve ilahiler dinletildi. Ezanın okunmasının ardından dualar edilip oruçlar açıldı.

    İftardan sonra yaptığı konuşmada Bakan Tüfenkci, “Ateş çemberinde olan İslam coğrafyası çok sancılı günler geçiriyor. Yüzyıllardır barışın adresi olan bu Coğrafya maalesef acıyla, terörle, kurşunla, bombayla anılıyor” dedi.

    Katarda yaşanan olaylara da değinen Tüfenkci, “Katarın başına gelenleri görüyorsunuz. Orada da Türkiye ekonomik anlamda Katar’ın yanında. Biz bir yandan terörle mücadele ederken bir yandan da uluslararası düzeyde müşterek ve samimi çabalara destek veriyoruz. Biz Afrika ile strateji geliştirmek konusunda özel önem ve gayret gösteriyoruz. Hükümet olarak da Sudan başta olmak üzere Afrika’daki ülkelere işadamlarımızın gitmesi konusunda öncülük ediyoruz. Oraya teşvik yapmaları konusunda teşvik ediyoruz. Afrika’da ticareti geliştirme adına gerçekten tedbirler alıyoruz ve onları teşvik ederek oralarda olmalarını istiyoruz. Biz Afrika’ya sadece ticari boyutuyla bakmıyoruz. Hem insani yardımlarımızla hem de oradaki sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığımız iş birliklerle hem de dikta vasıtasıyla altyapı yatırımlarıyla Afrika’ya biz bir başka bakıyoruz. Afrika’ya bakarken Avrupa gibi sadece madenlerini alma, sömürme değil onlarında kazanacağı bir ticarete önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

    Son yıllarda yaşanan olaylara rağmen Türkiye dimdik ayakta durduğunu belirten Tüfenkci şunları kaydetti:

    “Türkiye geçtiğimiz 14 yılda özellikle ekonomi alanında gerçekten tarihi bir başarı ortaya koydu. Genç ve nitelikli iş gücü büyük iş pazarı, disiplinli finans sektörü, gelişmiş altyapısı, rekabetçi özel sektörüyle bölgesinde ve diktasında önemli bir yere gelmiştir. Ekonomimiz son 10 yıl da istikrarlı bir performans sergilemektedir. 2016 yılında yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, hain darbe girişimine rağmen, ekonomik terör saldırılarına rağmen Türkiye 2.9 oranında büyüme göstermiştir. Bu yılın ilk çeyreğinde büyüme oranımız yüzde 5, bu büyüme oranı 2.4 olan Avrupa ortalamasının iki katından bile fazladır. İlk verilere göre yüzde 5 büyüme oranıyla G20 ülkeleri arasında Çin, Hindistan’dan sonra Endonezya ile birlikte Türkiye yüzde 5’lik büyüme yakalama başarısı göstermiştir. Biz 14 yılda Türkiye’yi 3 kat büyüttük ve büyütmeye de devam edeceğiz.”

    Bakan Tüfenkci ayrıca, “Şu veya bunu bahane ederek, insanları sokaklara çağıranlar, sokakları çözüm yolu olarak gösterenler, bu ülkenin istikrarına göz dikmenin bir başka yolunu sergiliyorlar” diyerek son günlerde yaşanan olaylara da dikkat çekti.

  • BİRKONFED, referandumu güçlü Türkiye için büyük adım olarak görüyor

    Bakırköy’de merkezi bulunan İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Başkanı Osman Ünsal, referandumu güçlü Türkiye için büyük adım olarak görüyor. Ünsal, Konfederasyon olarak bu süreçte aktif rol oynayacakları belirtti.

    BİRKONFED Başkanı Osman Ünsal, ekonomiyi ve 2016 yılında Türkiye’nin içinden geçtiği süreci değerlendirdi. Referanduma tam destek verdiklerini ve bu süreçte aktif rol oynayacaklarını belirtti. Ünsal, iş dünyası olarak yatırımlarını devam ettireceklerini belirtti.

    2016 yılında ülkemizin çok zor bir dönemden geçmiş olduğunu belirten Ünsal, ’’Türkiye, özellikle doğu bölgesinde hendek kazma süreçlerinden tutunda 15 Temmuz işgal girişimi sürecine kadar çok zor bir dönemden geçti. Bununla beraber uluslararası bazı güçlerin özellikle ekonomimize yönelik yapmış olduğu saldırılarla karşı karşıya kalındı. 2017 yılında iş dünyası olarak, bizi umutlandıran ve en çok mutlu eden durum; Türkiye’nin referandum sürecine gitmesi ve meclisimizden anayasanın geçmesi oldu. İnşallah 2017 yılının istikrarlı ve istihdamlı yıl olmasını diliyoruz’’ dedi.

    ’’Türkiye 15 yılda çok ciddi devrim gerçekleştirdi’’

    Türkiye’nin 15 yılda çok ciddi devrim gerçekleştirdiğini dile getiren Ünsal, ’’Yollar yapıldı, enerji sektörüne ciddi yatırımlar yapıldı. Türkiye aslında bir refah ülkesi oldu. Türkiye’nin kalkınmasını ve gelişmekte olan hedeflerine gitmesini istemeyen bazı mihraklar sebebiyle ekonomimize ara manipülasyonlar yapıldı. Örneğin; doların yükseltilmesi. Türkiye’nin referandum süreci var. Bu süreci sabote etmek maksatlı ekonomiyle bir takım manipülasyonlarla karşı karşıyayız. Devletimiz bu noktada bütün tedbirleri aldı. Piyasalarda suni bir kriz ortamı oluşsa da şuanda herşey normale dönüyor. Bizim bunlara karşı direnç göstermeli ve gelişmekte olan bir ülke olduğumuz için özellikle sanayi yatırımlarına ağırlık vermeliyiz, çalışmalıyız ve üretmeliyiz. Türkiye üretmedikçe ve dış bağımlılığı azaltmadıkça bu türü saldıra ile her zaman karşı karşıya kalacaktır’’ ifadelerini kullandı.

    Bizi umutlandıran ve en çok rahatlatan, ne olursa olsun aziz milletimizin her türlü zorlu koşullara ve saldırılara karşı milli birlik ve beraberliği ortaya koyamasıdır diyen Ünsal, ’’Buna ekonomide dahildir. Merkez Bankası bununla alakalı ciddi önlemler aldı. Başbakanımızın doğu bölgesine teşvik ile ilgili yaptığı açıklamalar bizim açımızdan son derece sevindirici. Ekonomik kapılar açılmaya başladı. 2017 yılı sürecinde iş dünyası olarak çok ciddi sıkıntı görmüyoruz. Referandum sürecini olumlu geçeceğini ve güzel zaferle sonuçlanacağını düşünüyoruz’’ şeklinde konuştu.

    ’’Şuanda Cumhurbaşkanlığı sistemi ve anayasa ile alakalı çok ciddi bilgi kirliliği var’’

    BİRKONFED’in gücünü tabandan aldığını ve tabanın sesini yukarıya aktaran bir köprü görevi gören STK olduğu vurgusunu yapan Ünsal, ’’Buda bize bir takım misyonlar yüklüyor. Bunların bir tanesi anayasa süreciydi. Kendimiz toplantılar düzenledik. BİRKONFED Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri, hocalarımızla, bizimle beraber çalışan anayasa profesörlerimiz ve sosyologlarımızla beraber oturduk bir yol haritası çizdik. Neler anlatabiliriz? Neler aktarabiliriz? Şu anda cumhurbaşkanlığı sistemi ve anayasa ile alakalı çok ciddi bilgi kirliliği var. Bunları kimin yaptığını çok iyi biliyoruz. Ülkemizde istikrarı sabote etmeye çalışan bir takım mihraklar var. Maalesef halkımızda kafa karışıklığına meydan vermek ve referandum sürecini sabote etmek istiyorlar. Bunlara meydan vermemek lazım. Bu tür açıklamaları doğru kanaldan ve doğru ağızdan yapan insanlara itibar etmek ve onların dedikleri doğruda gitmek lazım. Yeni anayasa ile alakalı Türkiye çapında 6 tane ilimizde bilgilendirme yapacağız. Bütün STK’ların sosyal sorumluluk görevidir. Bu noktada bütün STK’ların kendi üyelerine ve sorumluluk sahibi olduğu sahalar bunu çok doğru anlatması gerekir. Bütün illerimizi dolaşacağız ve öneriler alacağız. Vatandaşlarımıza doğru şekilde aktarımda bulunacağız’’ diye konuştu.

    ’’Türkiye çok güçlü bir ülke’’

    Türkiye’nin çok güçlü bir ülke olduğunu aktaran Ünsal, ’’Neden güçlü bir ülke? Ekonomik saldıralar ile uğraşıyoruz. Birçok terör örgütüyle mücadele halindeyiz. Bunlara karşı güç gösterisi yapıp mücadele edebiliyorsak, buna rağmen uluslararası arenada söz sahibiysek, hala istikrarımız devam ediyorsa bu durum Türkiye’nin güçlü olduğunu gösterir. Bizde iş dünyası olarak, yatırım hedeflerimizle, ticari faaliyetlerimizle ve sanayiye katacağımız yatırımlarla beraber her zaman devletimizin ve milletimizin arkasında olacağız. Başbakanımızın açıklamış olduğu Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu reformları var. Teşvik paketleri var. Önümüzdeki günlerde Diyarbakır’a gideceğim. İnşallah yönetimimizle beraber Diyarbakır’da bu teşviklerden faydalanma noktasında çalışmalar yapacağız’’ dedi.

  • BİRKONFED Sanayi Komisyonu Başkanı Niziplioğlu: ’’Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır’’

    İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Sanayi Komisyonu Başkanı Ömer Niziplioğlu, ’’Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır. Sanayinin nasıl gelişeceği yönünde bir fikrimiz olmadığı için herkes kendi fikrine göre sanayileşmeye kalkıyor. Bu da verimsiz ve kalitesiz bir üretime neden oluyor. Çoğu firma başarı elde edemiyor’’ dedi.

    BİRKONFED Sanayi Komisyonu Başkanı Ömer Niziplioğlu, Türkiye’deki sanayinin planlanmadığına ve bankaların sanayiye kredi verirken çok kontrollü davrandığına dikkat çekti. Niziplioğlu, destek verildiği takdirde ellerinde yerli otomobil projesi olduğunu ve bunu pazarlamak istediklerini belirtti. “Türkiye’de sanayide en büyük sorunumuz planlamanın olmamasıdır” diyen Niziplioğlu, ’’Sanayinin nasıl gelişeceği yönünde bir fikrimiz olmadığı için herkes kendi fikrine göre sanayileşmeye kalkıyor. Bu da verimsiz ve kalitesiz bir üretime neden oluyor. Çoğu firma başarı elde edemiyor. Biri çorap ürettiyse ve bu başarı olduysa o köydeki herkes çorap üretiyor. Burada insanlar gereksiz olarak kendi kendini rekabeti ile boğuyor. Çoğu zaman sonuçları iyi olmuyor. Baştan bir planlama yapılması lazım. Krom madeni işlenecekse türevleri; sacı, profili ve pulu üretilmeli. Bor madenlerimiz var. Borun en önemli sahası deterjan. Deterjanı ithal ediyoruz. Boru hammadde olarak satıyoruz. Bunun gibi mermeri örnek verebiliriz. Mermerin tonunu 100 dolara satıyoruz. Çinli, metrekaresini 50 dolara sattığı zaman 1 metreküpten 5-10 bin dolar para kazanabiliyor. Dünya mermer ticaretinin 100 milyar dolar olduğu düşünülürse Türkiye’deki pay yüzde 2. Bu da demek oluyor ki 2 milyar dolar. Çinliler bizden aldığı mermeri dünyaya satarak 50-60 milyar dolar kazanabiliyorlar. Hangi yönde ilerleyeceğimizi sanayi ve endüstri olarak planlamamız lazım. Planlama bittikten sonra üretim yapılacak açılacak yerleri açmamız gerekiyor’’ şeklinde konuştu.

    ’’Sanayi, gerçek manada kaynak bulmakta çok zorlanıyor’’

    Türkiye’deki bankacılığın sanayiye karşı tavrını değerlendiren Niziplioğlu, ’’Türkiye’de bankacılık çok kontrollü gidiyor. Avrupa, Amerika ve Japonya’da yaşanan krizlerden sonra bankacılık çok korunaklı oldu. Sanayi, gerçek manada kaynak bulmakta çok zorlanıyor. Türkiye’de bankaya giderseniz paranız varsa kredi verir ya da teminatınız varsa kredi verir. Sizin ticaretinizdeki volümünüz, üretiminiz ya da ülke ekonomisine katkınızla çok ilgili, alakalı olmaz. Dünyada bu böyle değil. Ticarethaneniz varsa, belli bir ciroya ulaştıysanız birçok banka kredi verir. Türkiye’de bu konular tamamen sıfırlanmış durumda. Bizim önerimiz; özel sektörden bu kadar büyük kaynağın çıkartılmasını beklemek biraz zor. Bu durumda yurt dışından Türkiye Sanayi Kalkınma Fonu adı altında bir fon bulmalıyız. Bunu devlet garantisi altında almalıyız. İthal ettiğimiz ürünlerin listesini çıkartarak, bu ürünleri Türkiye’de kim üretmek istiyorsa hem teşvik hem de kredi vermeliyiz. Başarısız olursa fabrikası bizde kalacağı için o üretim tesisi alınıp, başarmak isteyen başka birine vererek Türkiye’nin kanayan yaralarını süratle iyileştirebiliriz’’ dedi.

    ’’Otomobil ile ilgili projemiz var’’

    Konfederasyonun yaklaşık 2 milyon iş adamı üyesi olduğunu ve birçok sektörde faaliyet gösterdiklerini dile getiren Niziplioğlu, ’’Daha çok görev almak istiyoruz. Türkiye’de olmayan işleri yapmak istiyoruz. Türk otomobili yok. Fikri mülkiyet ve patentleri Türkiye’ye ait taşıt yok. Biz bunlara talibiz. Türkiye’de yapalım diyorlar ama bir yerde mühendislimizin olmadığını düşünüyorum. Bu ayıp ve utanılacak durum değil. Cumhuriyet yeni kurulduğunda inşaat mühendisleri de yoktu. İnşaat mühendisi olmadığı için çok fazla konut yapamadık. Türkiye, bugün dünyada inşaat sektöründe 3’üncü durumda. Bizim otomobil ile ilgili projemiz var. Bunu paylaştık. Tasarımsal olarak beklentimiz oluyor ama illa Türk tasarımcı olması şart değil. 100 yıldan beri bu konuda tasarım yapmış firmalar ve ülkeler var. Bu konuda gerekli girişimlerde bulunduk. Fikri mülkiyet hakları ve patenleri Türkiye’ye ait bir otomobil için teklifler alındı. Buna sıcak bakılması durumunda Türkiye’de üretmek isteriz. Yetkililerin sanayimize, sanayicimize ve ülkedeki dinamiğe güvenmesi gerekiyor. Gerekli desteklerin verilmesi gerekiyor. Bir arabanın gerçek manada planlanması ve prototiplerinin üretilmesi tüm segmentler için yaklaşık maliyeti 100 milyon dolar. Bunu özel sektörden birinin karşılamasını beklemek mantıklı değil. Gerçek manada samimiyet ile yaklaşılırsa Türkiye’nin ekonomik, orta, lüks segmentini kendi markamız olarak yapar, Ortadoğu ülkeleri, Müslüman ve Afrika ülkelerine satabilecek duruma getirebiliriz diye düşünüyorum’’ ifadelerini kullandı.

    Niziplioğlu, ’’Yaklaşık 500 bin tane mühendisimiz var. Pırıl pırıl yetişmiş insan gücümüz var. Arazilerimiz var. Donanıma sahibiz ama bir türlü istediğimiz ve hak ettiğimiz noktaya gelemiyoruz. Öncelikle planlama yapılması gerekiyor. Daha sonra kaynak bulunması gerekiyor. Kaynak, Türkiye Sanayi Fonu adı altında toplanması gerekiyor. Teminatı çok olan ya da çok zengin olan değil, projesi olan, üretmek isteyen kim varsa ve bizimde göstereceğiz doğrultuda sanayileşebilir. Türkiye bunu çok fazla hak ediyor” dedi.

  • Birkonfed Tarım Ve Hayvancılıkla Uğraşan STK’larla Bir Araya Geldi

    Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu (BİRKONFED) Kayseri Şube Başkanı Tuğba Yörük Öztürk, tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları başkanlarıyla bir araya geldi.

    BİRKONFED tarafından düzenlenen kahvaltıya AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, İlçe Ziraat Odaları Başkanları, Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Tarım Kredi kooperatifleri Bölge Müdürü Fatih Özdemir, Ziraat Mühendisleri Odası İl Başkanı Ali Koç, süt birlikleri, sulama birlikleri, yumurta yetiştiriciliği birliği, koyun yetiştiriciliği birliği gibi tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren STK’ların temsilcileri katıldı.

    Programda konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili İsmail Emrah Karayel, “BİRKONFED böyle bir misyon üstlenerek, geniş kapsamlı buluşmayla sorunların paylaşılabileceği bir platform oluşturuyor. Bir sivil toplum kuruluşu tüm tarım ve hayvancılık üzeri çalışan STK’ları topluyor. Böylesine güçlü bir birlikle ortaya konulan sorunların ve çözümlerin bakanlığa ulaşması çok daha kolay olur.” dedi.

    STK’lar olarak birlik içinde olmanın önemine vurgu yapan BİRKONFED Kayseri Şube Başkanı Tuğba Yörük Öztürk ise, “Birleştirici İş Dünyası Konfederasyonu Kayseri İl Başkanlığı olarak iş dünyasının üretkenlikten geçtiğine inanıyoruz, çalışan üreten herkes bizim için baş tacıdır. Tarım ve Hayvancılık alanında çalışan üreten herkesin bu topraklara değer kattığına inanıyoruz. Bu sebepledir ki çiftçilerimizin de, besicilerimizin de gönlümüzdeki yeri ayrıdır. BİRKONFED ailesi olarak STK’larla ilk buluşmamızı da bu sebeple bu alanda faaliyet gösteren STK temsilcileri ile organize ettik. Bugün burada birlik olabilmek ve birlikte güzel işler yapabilmek için BİRKONFED ailesi olarak üzerimize ne düşüyor sorusunu sormak için bir araya geldik.” diye konuştu.

    ‘Bizler şuanda STK’larla birlikte 50 bin kişilik bir ekibi ve hatta etki ettiği nüfusu da düşünürsek 200 bin kişilik bir gurubun temsilcisi olarak bir kahvaltı düzenledik’ diyen Öztürk, 200 bin kişinin ihtiyaçları, sorunları ve beklentileri konuşulacak ve bununla ilgili ne yapabilirizin derdinde olacağız. Bizler bir sivil toplum kuruluşu olarak altını çiziyorum hiç birimiz bir siyasi, bir karar mekanizması veya merci değiliz ancak yüreğini ortaya koymuş sorunları çözmek isteyen, sorunların farkında olduğunu dile getirmeye çalışan ve yanınızda olduğumuzu bir kez daha yüksek sesle haykıran bir sivil toplum kuruluşuyuz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından STK başkanları, İsmail Emrah Karayel’e sektörleri ile ilgili beklenti ve sıkıntılarını aktardılar.