Etiket: Birine

  • Suç makinesi şüpheli “Birine tokat atıyorsun gasp diyorlar” diye kendini savundu

    Konya’da 6 ay önce çok sayıda suç olayına karıştıktan sonra tutuklanan ve duruşmaya götürüldüğü sırada adliye bahçesinden kaçan 63 adet suç kaydı bulunan 18 yaşındaki şüpheli, bir başka gasp olayına karışınca yakalandı.

    Edinilen bilgiye göre, 6 ay önce 4 adet hırsızlık, 7 adet yağma ve çok sayıda kavga olayına karıştıktan sonra tutuklanan Bayram D. (18), geçtiğimiz Salı günü duruşmaya getirildiği esnada adliye bahçesinde jandarmanın elinden kurtularak kaçtı. Jandarmanın bilgi vermesi üzerine polis ekipleri şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Şüpheli üzerinde çalışma yapan polise, Meram ilçesinde geçtiğimiz Perşembe günü Suriyeli olduğu öğrenilen Ahmed Hadi Menefihi’nin cep telefonunun gasp edildiği ihbarı geldi. İhbar üzerine harekete Konya Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri olayın gerçekleştiği yerde bulunan güvenlik kameralarını inceledi. Yapılan incelemeler doğrultusunda görüntülerdeki şahsın firari olarak aranan 18 yaşındaki Bayram D. olduğunu belirledi.

    63 farklı suçtan kaydı var

    Polisin şüpheli üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdığı sırada eşkale uygun bir şahsın kent merkezinde bulunan Kültür Park’ta olduğu bilgisine ulaşıldı. Bunun üzerine parka giden ekipler firar eden ve gasp olayına karışan Bayram D. ile karşılaştı. Polisleri karşısında gören 18 yaşındaki suç makinesi genç kaçmaya başladı. Kısa kovalamacanın ardından yakalan şüpheli gözaltına alınarak emniyete götürüldü.

    “Birine tokat atıyorsun gasp diyorlar”

    Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilen Bayram D. gazetecinin “neden gözaltına alındınız” sorusuna “Şimdi dışarıda var ya birine tokat vurdun mu direk gasp etti diyorlar. Bellemişler, ağızlarına bir gaspçı almışlar işte. Devlet işte böyle bir devlet işte” diyerek cevap verdi.

    Bayram D. geçirildiği sağlık kontrolünün ardından tutuklanmak üzere mahkemeye sevk edildi.

  • Kayıp cesedin birine ulaşıldı

    Gökova Körfezi içinde yer alan Akbük koyunda dün akşam saatlerinde balık tutmak için denize açılan dört kişinin bulunduğu tekne aşırı dalga nedeniyle su alması sonucu alabora olmuştu. Teknede bulunan Ali Kaba ve Mahmut Can Baykara yüzerek kıyıya çıkmış, Hasret Karataş ve Soner Yıldız ise kaybolmuştu.

    Gece ara verilen arama çalışmalarına sabah erken saatlerde tekrar başlandı. Sahil Güvenlik ve Dalgıç polisler tarafından yapılan arama çalışmasında Soner Yıldız’ın cesedine ulaştı. Abkük sahilinde bekleyen Soner Yıldız’ın yakınları gözyaşı dökerken, Sahil Güvenlik ekipleri cesedi kıyıya taşıdı. Sahil Güvenlik Botundan alınan Soner Yıldız’ın cesedi ambulans ile Muğla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

    Teknenin alabora olması sonrası kıyıya yüzerek çıkan Ali Kaba’nın ıslak bir şekilde restorantına geldiğini belirten işletmeci Öner Altaş, “Arkadaşlar saat 4 gibi balığa çıkıyorlar. Karaburun dediğimiz mevkinin arkasında balık tutuyorlar ve dönüşte fırtınaya yakalanıyorlar. Tekne bir kesim su alıyor. Yandan alınan su ile birlikte dört kişi batıyorlar. İki arkadaş yüzerek karaya çıkıyorlar. Karaya çıktıklarında üçüncü bir arkadaşı gördüklerini söylüyorlar. Daha sonra ikisin birden kaybolduğunu ve görmediklerini söylüyorlar. İlk restorana geldiler. Zaten biz burada pilot bölge olduğumuz için onlar direk akşam saatlerinde başka bir yer bulamayacakları için bize geldiler. Daha sonra biz 112’yi aradık. Akşam saat 10.00 sıralarında iki arkadaş ıslak bir şekilde geldiler. Teknelerinin alabora olduğunu söylediler. Karaburun dediğimiz mevkide. Biz de bunun üzerine 112’yi haber verdik. Daha sonra Sahil Güvenlik, Jandarma, UMKE ekipleri geldiler. Bir helikopter, iki Sahil Güvenlik botu şeklinde arama tarama çalışmaları yapıldı. Gece saat 03.00’dan sonra fırtınanın artması sebebiyle bir süre ara verildi ve sabah saatlerinde arama çalışmalarına tekrar başlanıldı. Şu anda cesedin bir tanesine ulaşıldığı söyleniyor. İkincisinin de arama çalışmaları devam ediyor” dedi.

    Yaşanan olayda yüzerek kıyıya çıkan ve kurtulan Ali Kaba, fırtınaya yakalandıklarını söyledi. Kaba, “Şimdi biz balık avına gitmiştik. Balık avında şu adanın arka tarafına doğru gittik. Arka taraftan döndük, gelirken şu boğazın orada dalgalar çoğaldı. Dalgalar çoğalınca geliyorduk ama, tekne içine üç-dört kova kadar bir su aldı. Biraz daha beriye geldik. Biraz daha gelince tekne anında sol tarafa dönerek battı. Tekne battıktan sonra Mahmut Can Baykara benden en fazla 2 dakika önce kenara çıktı. Ondan sonra da ben kenara çıktım. Diğer arkadaşlarımı görmedim. Sadece Soner Yıldız’ın Mahmut Can diye bağırdığını duydum. Soner biz buradayız dedim, kenardayız kenara çek dedim. Ve ondan sonra Soner’in sesini de duymadım. Kendisini de görmedim. Ordan çıktık Mahmut Can Bayakara ile birlikte, aşağı yukarı üç, üç buçuk saat yürüyerek çalıların içinden Altaş Restauranta geldik. Ondan sonra işte yardım istedik. Sonra çalışmalar başladı. İşte acil yardım arama ekipleri falan geldi. Soner yıldız çok iyi yüzme biliyor. Ama öbür işte Bahçeyaka’dan gelen arkadaş o yüzmeyi bilmiyormuş” dedi.

  • Uyuşturucu ticaretinden yakalanan kardeşlerden birine beraat, diğerine 4 yıl 2 ay hapis

    Samsun’da satışa hazır uyuşturucu madde ile yakalanan ve tutuklanan kardeşlerden biri beraat ederken, diğeri ise “uyuşturucu ticareti” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesinin Toybelen Mahallesi’nde yaklaşık 2,5 ay önce meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri alınan istihbarat doğrultusunda S.S. (28) ve kardeşi R.S.’ye (22) ait eve operasyon düzenledi. Evde yapılan aramada 5 paket satışa hazır esrar, 78 gram esrar ve 3 adet extacy uyuşturucu hap ele geçti. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 kardeş sorgularının ardından “uyuşturucu ticareti” suçundan tutuklandı. Kardeşler hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davanın son duruşmasında kardeşler kendilerini savundu.

    R.S., uyuşturucu kullanmadığını ve kimseye uyuşturucu satmadığını ileri sürerek ele geçen uyuşturucunun kendisiyle ilgilisinin olmadığını söyledi.

    S.S. ise “Uyuşturucu içiyorum. Ele geçen uyuşturucu maddeleri borcumdan dolayı maddi yönden zor durumda olduğumu için satmak için bulunduruyordum. Daha önce de birçok kez uyuşturucu sattım. Söz konusu uyuşturucu 250 liraya kendim için almıştım. Pişmanım” dedi.

    Mahkeme heyeti R.S.’nin delil yetersizliğinden beraatına ve tahliyesine karar verirken, S.S. ise önce “uyuşturucu ticareti” suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı, pişmanlığı ve suçu ikrarı göz önünde bulundurularak cezası 4 yıl 2 ay olarak kararlaştırılarak tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

  • Sevdiğin Birine Sarılmak Ruh Halini Düzeltiyor

    Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, sevdiği bir kişiye sarılmanın ruh halini düzelttiğini söyledi.

    Son dönemlerde insanlarda mutluluk ve güvenle ilgili yapılan tıbbi araştırmaların yoğunlaştığını belirten Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, “Yalnızlığın, bireyselliğin ön planda olduğu günümüzde neden mutlu değiliz ve neyi eksik yapıyoruzu açıklamak gerekliliği doğmuştur. Bilim, bu duyguları sağlayan hormon olarak oksitosini işaret etmiştir. Peki, nedir bu oksitosin? Bu hormon esasen beyinde üretilen bir hormondur. En çok üremeyle ilişkilidir. Doğum ve doğum sonrasında yüksek miktarda salınır. Ancak diğer dönemlerde de kadın ve erkekte beyinden salgılanmaktadır. Doğumdan sonra annelik davranışını sağlayan bir hormondur. Diğer zamanlarda ise güven, eşler arasında bağlılık, aşk, sosyalleşme, karşı tarafı anlama ve endişelerin yatışmasını sağlamaktadır. Eksikliğinde kendini beğenme, güvensizlik, toplumdan uzaklaşma, psikolojik rahatsızlıklar, yalan eğilimi artmaktadır” dedi.

    Günlük hayatta oksitosin salgılanmasını artıran en kolay yöntemin sarılmak olduğunu ifade eden Üney, “Yorgunluk, yoğunluk, günlük stresler, yalnızlık, güvensizlik, kavgalar, çatışmalar, birbirine zaman ayırmama, ekonomik sorunlar gibi nedenlerle sarılmayı unutmuşuz gibi görünüyor” diye konuştu.

    “Sarılırsak, kucaklaşırsak ve birbirimize dokunursak oksitosin hormonu salgılanır” diyen Üney, bu denli kolay bir yöntemle oksitosinin bize 20 ilginç fayda sağladığını söyledi. Üney, 20 faydayı şöyle sıraladı:

    “- En kolay mutluluk sağlama yoludur.

    – Güvende hissederiz. Hayatla daha kolay baş ederiz.

    – Güven veririz. Arkadaşımızın, eşimizin, çocuğumuzun kendisini daha güvende hissetmesini sağlarız. Onların kendine güvenlerini artırırız.

    – İletişimimiz daha iyi olur, karşımızdakini anlamak ya da anlaşılmamız kolaylaşır.

    – Endişelerimiz azalır. Karşımızdakinin endişelerini yatıştırırız.

    – Daha sosyal oluruz. Toplum içinde kendimizi daha rahat hissederiz.

    – Daha az gergin oluruz. Stresle daha rahat baş ederiz.

    – Rahat uyuruz ve daha iyi hislerle uyanırız. Yeni güne daha hazır başlarız.

    – Yakınlarımızı karşı daha koruyucu oluruz.

    – Daha şefkatli oluruz.

    – Rahat hissederiz.

    – Arkadaşımıza, eşimize, çocuğumuza bağlılığımız artar. Sadakati artırır.

    – İlişkilerimizi daha samimi ve yalandan uzak yaşamamızı sağlar.

    – Hamileliğin daha rahat geçmesini sağlar.

    – Annenin doğum sonu depresyonunu engeller, lohusalık dönemini rahat geçirmesini sağlar. Süt gelişini kolaylaştırır.

    – Eşimizle yaşadığımız cinsellik daha kaliteli olur.

    – Eşimizi daha çekici bulmamızı sağlar.

    – İlişkilerimizde bizi kavga, çatışma ve tartışmalardan korur.

    – Âşık olmanızı, aşkı korumanızı sağlar. Aşk acısını hafifletir.

    – Belki de çağımızın en büyük sorunu depresyona karşı koruyucudur. En basit, en kalıcı ve en kolay şekilde günlük yaşam stresleriyle baş etmemizi sağlar. Uzun, yorucu psikolojik/psikiyatrik tedavi sürelerini kısaltır.”

  • Söke Hafta Sonunda Önemli Organizyonlardan Birine Ev Sahipliği Yaptı

    Söke geçtiğimiz hafta sonunda son yılların en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptı.

    Türk Kadınlar Birliği (TKB) Türkiye buluşmasında ülkenin dört bir yanından ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nden gelen 500 civarında kadını ağırlayan Söke, bir önemli sınavı daha geçti. Söke Belediyesi’nin büyük destek verdiği etkinliklerden yüzünün akıyla çıkmayı başaran TKB Söke Şubesi’nde yüzler gülüyor. TKB’nin genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurcan ve TKB’nin tüm Başkanları, TKB Söke Şubesi ve Söke Belediyesi’ne memnuniyetlerini ifade ettiler. Kadına Seçme Seçilme Hakkının verilmesinin 81. Yıldönümünü Başkanlar Kurulu ile Söke’de kutlayan TKB, Söke-Kuşadası ve Didim bölgesini de yakından tanıma fırsatı buldu.

    Katılımın geniş olmasından dolayı ve Söke olarak ev sahipliği yapmaktan dolayı duydukları memnuniyeti dile getiren TKB Söke Şube Başkanı Şeyda Azbazdar; “Söke Belediye Başkanımız Süleyman Toyran ve Belediye çalışanı arkadaşlarımıza hep yanımızda oldukları için çok teşekkür ediyorum” dedi.

    5 Aralık ve 8 Mart etkinliklerinin TKB olarak Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bir araya gelinerek kutlandığını ve bu organizasyonların TKB için çok önemli olduğunu belirten TKB Genel Başkanı Av. Sema Kendirci Uğurcan; ev sahipliği yapan Söke Şubesi’ne teşekkür etti. Av. Sema Kendirci Uğurcan; “TKB’nin halk ile bütünleşmesi, şubelerine güç vermesinin dışında yerel yönetimlerin bizimle birliktelikleri, bize katkıları ve bizimle olan yakınlıkları bizim için çok önemlidir. Söke Belediye Başkanımız Süleyman Toyran’a da katkı, destek ve yakın ilgilerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Söke’de ilk kez gerçekleşen Kadınlar Birliği Türkiye buluşmasına ev sahipliği yapmaktan mutluluk ve onur duyduklarını belirten Belediye Başkanı Süleyman Toyran; “Bu işin asıl yükünü çeken TKB Söke Şubesi yönetimine teşekkür ediyoruz. Katılımın son derece yüksek olması, 500 civarında dışardan gelen konuğu ağırlamaktan dolayı oldukça mutluyuz. Konuklarımızın Söke’den güzel anılar biriktirdiklerini düşünüyorum” dedi.