İzmir’e gelen eski Başbakan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın, laiklik tartışmalarıyla ilgili şöyle konuştu: “Meclis Başkanı bireysel görüşünü evlatlarıyla torunlarıyla paylaşabilir ama böyle bir bireysel görüşü açıklama hakkı bulunmamaktadır” dedi.
1993-95 yılları arasında Başbakan Yardımcısı, 1994-95 yılları arasında Dışişleri Bakanı ve 1989-93 yılları arasında da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapan Murat Karayalçın, Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen Yerel Yönetimler ve Demokrasi konulu panele katılmak üzere İzmir’e geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ı ziyaret edecek olan Karayalçın’ın ilk durağı CHP İzmir İl Başkanlığı oldu. CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel’i makamında ziyaret eden Karayalçın, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmail Kahraman’ın laiklik üzerine yaptığı açıklama için şunları söyledi:
“Meclis’in başkanının bu ifadeyi kullanmasını üzüntüyle karşıladım. Düzeltirken ‘bireysel görüşüm’ şeklinde açıklamada bulundu. Meclis Başkanı bireysel görüşünü evlatlarıyla torunlarıyla paylaşabilir ama böyle bir bireysel görüşü açıklama hakkı bulunmamaktadır.”
“CHP BÖYLE BİR NİYETİN PARÇASI OLMADI”
Kahraman’ın açıklamalarını çok derin üzüntüyle ve hayretle karşıladığını ifade eden Karayalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yönüyle Cumhuriyet Halk Partisinin yeni Anayasa çalışmalarından çekilmekte ne kadar doğru bir tavır sergilediği bu açıklamayla ortaya çıkmış bulunuyor diye düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir niyetin parçası, aleti olmadı. Türkiye için laikliği bir yaşam nedeni olarak görüyorum. Sadece çağdaş yaşam biçiminin gereği olduğunu düşünmüyorum. Tabii ki çağdaş yaşam biçimidir. Tabii ki devlet inançlar karşısında tarafsız kalmalı ama bütün bunların dışında bizim için olmazsa olmaz bir koşuldur. Bu topraklarda yaşamımızı sürdürebilmemiz, tek parça olarak sürdürebilmemiz bana göre laiklik ilkesine bağlıdır. Laiklik olmadan Türkiye ulusal birliğini koruyarak siyaset rejimini ayakta tutamaz. Orta Doğu’da sağa sola savrulmuş ülkelere baktığımızda, onların yaşadığı trajediyi değerlendirdiğimizde laikliğin Türkiye için ne denli önem taşıdığını görürüz.”
“OTURARAK NASIL CEVAP VERECEK MERAKLA BEKLİYORUM”
“Kurtuluş Savaşımızın karargahı olan Meclis’in başkanının bu ifadeyi kullanmasını üzüntüyle karşıladım” diyen Karayalçın, başkanın
sözünü düzeltirken ‘bireysel görüşüm’ şeklinde açıklama yaptığını söyledi.
Sayın Meclis Başkanı bireysel görüşünü evlatlarıyla torunlarıyla paylaşabilir ama böyle bir bireysel görüşü açıklama hakkı bulunmadığını anlatan Karayalçın, sözlerini şöyle tamamladı:
“Başbakan’ın ‘ayak üstü yanıt vermek istemiyorum’ yanıtı da akıl alır değildir. Oturarak nasıl cevap vereceğini merakla bekliyorum. Bunu siyasi konu olarak görmüyorum. Sadece Cumhuriyet Halk Partisinin sorunu olarak görememek gerektiğini düşünüyorum. Bu herkesin sorunu. İnancımız, siyaset tercihimiz ne olursa olsun her yurttaşımızın sorunudur. Laiklik olmadan ulusal birlik, ulusun sürdürülmesi söz konusu olamaz. Öteki siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin laiklik konusunda ifade ettikleri yüksek duyarlılığı da memnuniyetle karşılıyorum.”
CHP İzmir İl Başkanı Alaattin Yüksel de, CHP’de 2007-2008 yıllarında yapılan harcamalarla ilgili hukuka uyulmadığı gerekçesiyle açılan davada AİHM’in CHP’ye 1 milyon euro geri ödenmesine karar vermesini ve cem evlerinin ibadethane statüsünde sayılması konusunda açılan davanın kazanılmasını “İki sevindirici haber” olarak yorumladı.
Mart ayından itibaren larva mücadelesi çalışmalarına ağırlık veren Çankırı Belediyesi, yaz aylarının korkulu rüyası vektör ile ilgili en büyük mücadelenin bireysel mücadele olduğuna dikkatleri çekti.
Havran Ziraat Odası Başkanı Adem Yakut yaptığı açıklamada “Havran Ziraat Odası Yönetim Kurulu ve Oda Meclisi toplantısında alınan karar ile Ziraat Odası çatısı altında Oda personeli (Eş ve Çocukları dahil) ve odamız üyesi çiftçilerin (Eş ve Çocuklar dahil) birikim yapmalarını sağlamak, yaşamlarının ileriki yıllarında hayalini kurdukları hayat standardına sahip olabilmeleri için bireysel emeklilik kampanyası düzenlemiş ve bu amaçla %25 devlet destekli özel bir banka ile Kurumlar arası bir bireysel emeklilik anlaşması yapılmıştır. Detaylı bilgi almak isteyen çiftçilerimizin odamıza müracaat etmeleri gerekmektedir dedi.
80 milyon nüfusa yaklaşan Türkiye’de yurttaşlar, TBMM’ye bireysel başvuru yapmayı sağlayan dilekçe hakkını etkin bir şekilde kullanmıyor. Yıl boyunca komisyonlara sunulan dilekçeler ülke nüfusuna oranla oldukça düşük kalıyor.
Trabzon Çalışma ve İş Kurumu işe yerleştirmelerinde geçen yıla oranla yüzde 15 artış sağladı.