Etiket: Bıraktığı

  • Vatandaşın temizlemeleri için bıraktığı araçla kapkaç yaptılar

    Adana’da otomobil ile kapkaç yaptığı ileri sürülen 3 kişi yakalandı. Oto yıkamacıda çalışan zanlının, iş yerine bırakılan aracı alarak, arkadaşlarıyla kapkaç işinde kullandığı ortaya çıktı.

    Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, otomobilini yıkatmak isteyen N.Ö., zanlılardan Casim E.’nin çalıştığı ’oto yıkama’ istasyonuna bırakıp ayrıldı. Aracı alan Casim E., arkadaşları Mehmet T. ve Mehmet K. ile birlikte gezmeye çıktı. Üç arkadaş, Yeşilyurt Mahallesi’nin Karafatma Caddesi’nde yürüyen Sefa K.’nin elindeki cep telefonunu kapkaç yaptı. Sefa K.’nin şikayetçi olması üzerine çalışma başlatan polis, zanlıların kullandığı aracın plakasını belirleyip N.Ö.’ye ulaştı. N.Ö., otomobilini temizlemeleri için bir oto yıkamacıya bıraktığını söyledi. N.Ö.’nün ifadesi üzerine polis ekipleri, Casim E.’yi gözaltına aldı.

    Asayiş Şube Müdürlüğünde sorgulanan Casim E., suçunu itiraf ederek kapkaçı Mehmet T. ve Mehmet K. ile birlikte gerçekleştirdiklerini söyledi. Poliste ifade veren Casim E.’nin, “Caddede duruyorduk, Mehmet koşarak geldi. Bize ’telefon kapkaç yaptım. Basın gidelim’ diyerek otomobile bindi. Biz de hızla uzaklaştık” dediği ileri sürüldü.

    Polis ekipleri, kapkaç zanlısı Mehmet T. ile Mehmet K.’yi de yakaladı.

    İfadeleri tamamlanan 3 zanlı, adliyeye sevk edildi.

  • Terörizmin insanlarda bıraktığı 11 etki

    Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, terörizmin insanlarda bıraktığı 11 etkiyi anlattı.

    Terörün Latince kökenli Fransızca bir sözcük olduğunu ve ’korkudan titreme’ anlamına geldiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Üney, “İlk olarak Fransız ihtilalinde kullanılmıştır. Genel olarak terör; toplum içinde endişe, korku, huzursuzluk, güvensizlik ve karmaşaya neden olan fiziksel ve psikolojik şiddet barındıran her türlü eylemdir. Bugün terörizmle baş etmede tüm dünya ülkeleri sorun yaşamaktadır. Hem terör eylemlerini engelleme, hem de sonuçlarıyla baş etme; her devletin zorlandığı bir konudur” diye konuştu.

    Son 5 ayda ülkede özellikle büyük şehirlerde, herkesin yaşadığı alanlara yönelik terörist eylemler yapıldığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, “Esasen bu terörist faaliyetlerin ana amacı; bireylerin, hatta toplumun psikolojisini etkileme olduğu bilinen bir konudur. Terörist eylemin hedefleri; bireyin ve toplumun davranışlarını değiştirmek, korku ve dehşet oluşturmak, teröre karşı toplumsal direnci kırmak, ülke ekonomisine zarar vermek sayılabilir” diye konuştu.

    “Kişiler bu eylemler sonrası aşırı tedbirli olabilmektedirler”

    Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney, terörist eylemlerin kişilerde oluşturduğu durumları şöyle sıraladı:

    “İşe gitmeme; Birçok kişi terör eyleminden sonra gerek korku, gerekse güvenlikle ilgili belirsizlik nedeniyle işe gitmekten bir süre için uzak durabilmektedir.

    Okula gitmeme/göndermeme; Hem öğrenciler, hem de aileleri terör eylemlerinin okulları da etkileyebileceğini düşünmektedirler. Bu nedenle korku ve kaygı okula gitmeyi etkileyebilir.

    Toplu alanlarda bulunmaktan kaçınma; Alışveriş ya da buluşmalar için tercih edilen mekanlar genellikle kalabalık alanlardır. Terörist eylemlerle, kalabalık alanların ilişkisi nedeniyle birçok kişi alışveriş merkezleri ve şehrin kalabalık mekanlarından uzak durabilmektedir.

    Aşırı tedbirli olma; kişiler bu eylemler sonrası, aşırı tedbirli olabilmektedirler. Çocuklarının dışarı çıkmalarını kısıtlayabilmekte, arkadaşlarıyla, akrabalarıyla görüşmekten kaçınabilmektedirler.

    Kuşkuculuk; Bu olup biten olaylar nedeniyle kişiler birbirlerine kuşkuyla bakabilmektedirler. Daha önce otobüs durağında dikkatimizi çekmeyen, farklı giyinmiş ya da farklı davranan kişilerden kaçınmaktadırlar. Sürekli etrafı bir dedektör gibi tarama eğilimi olabilir. Bunun dışında trafikte farklı plakalı bir araç bile kişileri korkutabilmektedirler.

    Huzursuzluk ve gerginlik; Kişiler bu dönemlerde kendilerini gergin, umutsuz ve huzursuz hissedebilirler. Ayrıca bu dönemlerde uykusuzluk gibi sorunlar daha sık yaşanabilmektedir.

    Kötü bir şey olacak hissi; Birçok kişi, bu olaylar nedeniyle sürekli kendilerinde durup dururken ortaya çıkan, ’kötü bir şey olacak duygusu’ hissedebilir. Bu esasen aşırı kaygının bir sonucudur.

    Haberlere aşırı yoğunlaşma; Olaylar sonrası hemen herkes haberlere yoğunlaşır. Hatta başka kişilerin haberlerde duyduklarını, konuşurken duyduklarında, kulak kabartması, konuşulanları yanlış anlaması mümkündür. Bu durum kişinin aşırı alarm halinde olmasından kaynaklanmaktadır.

    Fısıltılar ve sosyal medya; Terörist eylemler insanları hassaslaştırır. Bir bilginin kaynağının doğru olup olmadığına bakmaksızın, onu gerçek olarak algılar. Bazıları iyi niyetli, bazıları kötü niyetli bu fısıltılar ve sosyal medya paylaşımları, kişilerde korku ve panik duygularını artırmaktadır.

    Seyahat zorlukları; Bu dönemde birçok kişi ya tehlikeli bölgeden uzak yerlere gidip bir dönem orada yaşamayı tercih edebileceği gibi bir kısmı da evinden hiç çıkmamayı tercih edebilir.

    Daha önce psikolojik tedavi görenler; Psikolojik tedavi gören kişiler için bu dönem stresin artışıyla birlikte tedavide gerileme, sorunlarda artış olabilir”

    “Dünyaya, ülkemize ve geleceğe karşı karamsar olmamıza neden olabilir”

    “Geçirdiğimiz dönem hepimizin açısından en temel parçası olan temel güven duygusunu zedelemiş olabilir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Rıdvan Üney “Dünyaya, ülkemize ve geleceğe karşı karamsar olmamıza neden olabilir. Verdiğimiz tepkilerin nedeni olayların çok taze olması ve hala etkisinin devam etmesi ile ilişkilidir. Yani, bu stresli olaylara verdiğimiz ilk tepkidir. Yoğun duygusal tepkiler, endişe ve korku tepkileri vermemiz; bu durumun doğasında vardır. Şunu unutmamak gerekir: Terörizmin ilk ilkesi kaosun, korkunun ve dehşet duygusunun oluşmasını ve bunun sonucu olarak davranış değişikliklerinin gelişmesini sağlamaktır. Yapılacak uygulamalar bireyin bu durumla baş etmesini, toplumun ortak tepkileriyle birleştirerek artırmak yönünde olmalıdır” ifadelerini kaydetti.

  • Gelin Adayını Hamile Bıraktığı İleri Sürülen Genç, İddiaları Doğruladı

    Evlenme programında tanıştığı gelin adayını hamile bıraktığı ileri sürülen Timuçin Fırat Kaşıkçıoğlu, iddiaları doğrulayarak, doğacak çocuğunu sahipleneceği kaydetti.

    Daha önce katıldığı evlilik programında kamerayı görünce dayanamayıp gülmesiyle fenomen olan 24 yaşındaki Timuçin Fırat Kaşıkçıoğlu’nun ikinci defa katıldığı evlilik programında talip olduğu gelin adayını hamile bıraktığı ve gelin adayının hamile halde programa çıktığı iddia edilmişti. İddiaları doğrulayan Timuçin Fırat Kaşıkçıoğlu, çocuğu doğunca sahiplenmek istediğini söyledi. S.G. ile duygusal olarak yakınlaşması olduğunu belirten Timuçin, yaşananları anlattı. Timuçin Kaşıkçıoğlu, “Beraber Gaziantep’e gittik. Ben kendisine, o da bana aşıktı. Duygusal bir yakınlaşmamız oldu. Yaklaşık 2 hafta yanımda kaldı. Daha sonra S.’ye para verdiler ve programda devam etmesini istediler. Biz ayrıldık. Sonra öğrendim ki S. hamileymiş. Yanında olmak istedim, evladımı sahiplenmek istedim. S. güzel ve alımlı olduğu için programda tutmak istediler. Loca adayları ve Zuhal Topal ekibi S.’nin hamile olduğunu biliyordu. S. 3 aylık hamileydi ve hala taliplerini aramak için programda tutuluyordu. Artık karnı çıkacağı için daha fazla yayına çıkaramadılar. Para vermeye devam ettiler. Zuhal Topal hamile kadını 3 ay boyunca, izleyiciden gizleyerek yayına çıkardı. Bebeğin adı Çınar olacakmış. Selin 4 aylık hamileydi ve hala taliplerini aramak için programda tutuluyordu. Artık karnı çıkacağı için daha fazla yayına çıkaramadılar. Para vermeye devam ettiler. Zuhal Topal hamile kadını 3 ay boyunca, izleyiciden gizleyerek yayına çıkardı. Şu an Selin 7 aylık hamile ve doğuma çok az kaldı. Bebeğin adı Çınar olacakmış” dedi.

    “BABALIK DUYGUSUNU YAŞAMAK İSTİYORUM”

    Çocuğunu gerçekten istediğini vurgulayan Timuçin Fırat Kaşıkçıoğlu, “Çocuğumu gerçekten istiyorum. Ben çocuğumun peşindeyim kız beni ilgilendirmez. Çocuğum doğduğunda ona sarılmak onu öpmek istiyorum. Baba heyecanını yaşamak istiyorum. Annesiyle çocuğunu ayırmakta istemiyorum. Sonuçta benim her zaman görme ihtimalim var ama annenin yok. Kendisinin beni mahkemelere verip uzaklaştırma verilmesini istemiyorum. Çünkü o çocuk onun olduğu kadar benim de hakkım. Çocuğumun peşinde olacağım” şeklinde konuştu.

    “ORADA OTURARAK İNSANLARI KANDIRIYOR”

    Fırat Kaşıkçıoğlu, S.G.’nin reyting için programda olduğunu ileri sürdü. Yeni sezonda da S.’nin locada oturacağını ileri süren ve “Orada oturmak için para alıyor” diyen Timuçin, “S. arada sırf reyting için oturuyor. Onu orada tutmak için kanal ona para veriyor. Oradaki insanların çoğu öyle yani seline gelen talipler boşa geliyor. Bebek doğduktan sonra S. yeni sezonda tekrar locada oturacak” ifadelerini kullandı.

    “KIZI HİÇ BİR ŞEKİLDE DARP ETMEDİM”

    S.G.’nin darp edildiği, şiddet ve baskıya maruz kaldığını ileri sürerek, İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatan Timuçin, kendisinin S.’yi hiç darp etmediğini ifade etti. Timuçin, “Hiçbir şekilde böyle bir şey yok. Beni mahkemeye vermiş bir ay uzaklaştırma almışım. Kızla birlikte olduğum süre zarfı içinde ona vurduysam neden o zaman benden şikayetçi olmamış” diye konuştu.

  • 63’lük Çoban Yarıda Bıraktığı Üniversiteye Tekrar Başladı

    Elazığ’da çiftçilik ve çobanlık yapan 63 yaşındaki 4 çocuk babası Zeki Gür, 1988 yılında bıraktığı üniversite hayatına geri dönerek azimle okuyor.

    Elazığ’ın merkeze bağlı Sarılı köyünde yaşayan 63 yaşındaki Zeki Gür, 1976 yılında üniversiteyi kazanmasına rağmen babası vefat edince üniversiteye gidemedi. Evlenen ve 4 çocuğu olan Gür, çiftçilik ve çobanlık yaparak ailesinin geçimini sağlarken okumaya olan merakı nedeniyle sürekli kitaplar aldı. 1988 yılında girdiği üniversite sınavında Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nü kazanan Gür, ilk yıl eğitimini tamamladıktan sonra 2. sınıfta maddi imkansızlıklar nedeniyle ara verdi. Okula ara vermesine rağmen her fırsatta kitaplar alan Gür, ağılları yakınında ve evinde kendisine özel bir yer ayırdı. Ara verdiği okula çıkarılan af sayesinde geri dönen Gür, şimdi hem koyunlarını güdüyor hem de okuluna gidiyor.

    Ağılın yanında koyunlarını otlatırken ders çalışan Gür, bin 200’den fazla kitabı olduğunu, bazılarını da eşe dosta verdiğini söyledi.

    “OKUMAYA ÇOK HEVESLİYİM”

    Fizik bölümünün uygulamalı matematik olduğuna inandığını ve bunun için bu bölüme girdiğini ifade eden Gür, “1976 yılında üniversiteyi kazandığımda babamın ölümü araya girdi. Babamın ölümünden sarsılmıştım. Daha sonra 1988 yılında tekrar sınava girdim, kazandım. Borçlarımız olunca okulu bıraktım. Tekrardan şu anki Cumhurbaşkanımız, o dönemki Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan af çıkararak bize tekrar hak verildi” dedi.

    Okulla arasının çok iyi olduğuna da vurgu yağan Gür şöyle konuştu:

    “Hocalarımı ve okulumu hiçbir şeye değişmem. Benim canımdan daha kıymetliler. Ben okumaya çok hevesliyim. İnsanlar nasıl sigaraya alışır terk eder, ben de okumaya öyle alışkınım. Sadece kendi alanımla ilgili değil, geniş teferruatlı olarak her şeyi okuyorum. Bir şey üzerinde kısır kalmak istemiyorum.”

    Yaşının 63 olduğunu ve yüksek lisans yapmak istediğini dile getiren Gür, ileride yaşı bahane edilerek önünün tıkanmamasını isteyerek, çocuklara ders vermeyi hayal ettiğini kaydetti.

    “EŞİM OKUMAYA HER ZAMAN HEVESLİDİR”

    Kocasının okula gittiğini, okuldan sonra koyunlarla ilgilendiğini ifade eden Nezahat Gür ise, “Ben de ona çay, yemek hazırlıyorum. Birlikte uğraşıyoruz. Önceden okudu, hayvanlar vardı, çocuklara bakacağız derken harçlıksız kaldık diye terk etmek zorunda kaldı. Zeki’nin de hevesi hep okumaktadır. Bende okusun dedim. Çok sayıda kitabı var, o da onun eseridir, onlarla ilgilenir” diye konuştu.

  • Annesinin Evde Bıraktığı Çocuk Çıkan Yangında Öldü

    Şanlıurfa’da markete giden annesinin evde tek başına bıraktığı 2 yaşındaki Suriyeli çocuk, elektrikli sobanın devrilmesi sonucu çıkan yangında hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre yangın, akşam saatlerinde Şanlıurfa Karşıyaka Mahallesi 509. Sokak’ta yaşandı. Suriye uyruklu kadın, evde tek başına 2 yaşındaki çocuğu İbrahim Zekeriya’yı bırakarak markete gitti. Elektrikli sobanın devrilmesi sonucu evde yangın çıkarken, evden yükselen dumanları gören komşuların haber vermesi üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek küçük çocuğu evden çıkartmaya çalıştı. Ağır yaralı olarak çıkartılan çocuk Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan çocuk kurtarılamazken polis ve itfaiye ekipleri yangının çıkış nedenini araştırdı. Yangının anne markete gittiği sırada devrilen elektrikli sobadan çıktığı belirlendi.

    Öte yandan çocuğun yangın çıktıktan sonra evdeki battaniyenin altına saklanmaya çalıştığı ve tutuşan battaniyeyle birlikte yandığı iddia edildi.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.