Etiket: Bırakan

  • 63 İlin İhracatını Geride Bırakan İlçede Hedef 1 Milyar Dolar

    Ege Bölgesi Sanayi Odası’nın (EBSO) açıkladığı ilk 100 firma arasında 15 firmayla yer alan Torbalı ilçesi, Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu listesine beş firmayla kendine yer buldu. İhracatta 63 ili geride bırakan Torbalı’nın Ticaret Odası Başkanı Olgun “Hedefimiz 1 milyar dolar ihracat” dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan ihracat şampiyonları listesine 2015 yılında Ege Bölgesi’nden 140, İzmir’den de 77 firma girmeyi başardı. İhracat şampiyonları listesinde 2012 yılında 129, 2013 yılında 138, 2014 yılında ise 139 Egeli firma yer almıştı. Listeye Torbalılı firmalar yine damga vurmayı başardı. Geçtiğimiz haftalarda Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO)’nun açıkladığı “Ege’nin 100 büyük sanayi kuruluşu” listesinde 15 şirket, İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde ise 5 firmayla yer almayı başaran Torbalı, ihracat yapan firmalar listesinde 10 firmayla kendine yer buldu.

    585 MİLYON DOLARLIK İHRACAT

    Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi’nden sonra listede en fazla firma ile temsil edilen bölge olurken, İzmir, ilk bin ihracatçı listesinde 77 firma ile İstanbul’un ardından ikinci il olarak kayıtlara geçti. Egeli ihracat şampiyonları Türkiye’ye 2015 yılında 14 milyar 297 milyon dolarlık döviz kazandırdı. Torbalılı firmalar ise bu süre zarfında 585 milyon 721 bin 546 dolarlık ihracat gerçekleştirerek önemli bir başarı elde etti. İhracatın Şampiyonlar Ligi olarak tanımlanan, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her yıl açıklanan en fazla ihracat yapan bin firma listesinde, Ege Bölgesi’nden 140 firma yer buldu. Aynı listede 2011 yılında 118, 2012 yılında 129, 2013 yılında 138, 2014 yılında ise 139 Egeli firma yer almıştı. 2015 yılında Türkiye’ye 14 milyar 297 milyon dolar döviz kazandıran 140 firma Türkiye ihracatının yüzde 10’luk dilimini gerçekleştirdi. İzmir 2014 yılında 68 firma ile ilk bin listesinde yer alırken 2015 yılında ilk bin listesine 77 firma taşımayı başardı. Torbalı ilk bin listesine 10 firma taşıyarak, Aydın (7), Balıkesir (5), Afyon (2), Muğla (4), Kütahya (3) ve Uşak (1) gibi illeri de geride bıraktı.

    OLGUN: “HEDEF 1 MİLYAR DOLAR”

    Türkiye’nin ekonomisine güçlü bir şekilde katkı koyduklarını ifade eden Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Abdulvahap Olgun, “Ekonomideki katkımızı ihracatta da gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin ihracat şampiyonları arasında 10 firmayla yer aldık. Gelecek yıllarda bu rakamları daha da arttırmayı hedefliyoruz. Geçen sene 800 milyon dolara yakın bir ihracat gerçekleştirdik. Torbalı olarak hedefimiz 1 milyar dolara ihracat” dedi.

  • 23 Yılı Geride Bırakan Şirket Çeşme’de Şube Açtı

    Otomatik bariyer, kapı ve panjur sektöründe 23 yılı geride bırakan Egebeta, yeni bir yatırıma imza atarak hizmet kalitesini İzmir’in Çeşme ilçesinde taşıdı.

    Çeşme ilçesinde, Egebeta markalı tüm ürünlerin sergileneceği ve teknik servisin verileceği 200 metrekarelik hizmet binası düzenlenen kokteyle açıldı. 150’ye yakın konuğun katıldığı açılışa, AK Parti İzmir Milletvekili Necip Kalkan, Uluslararası Balkan ve Türk İş Dünyası Derneği (BATÜDER) Başkanı Akın Kazançoğlu’nun yanı sıra yapı sektörünün önde gelen temsilcileri de büyük ilgi gösterdi.

    Açılışta konuşan Egebeta Yönetim Kurulu Başkanı Gafur Alişer, İzmir, Uşak, Balıkesir ve Muğla’da oluşturdukları bayiliklerin ardından, Egebeta kalitesini Çeşme’ye de taşımanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Firmanın kayıtlı 27 bin müşterisi olduğunu ve bu müşterilerin bin 700’ünün Çeşme’de bulunduğunu kaydeden Alişer, otomasyon sektöründe otomatik kapı, panjur, veranda, bariyer gibi sistemleri tek çatı altında sunduklarını dile getirdi.

    Konuşmaların ardından, açılış kurdelesi alkışlar eşliğinde kesildi.

  • Sigarayı Bırakan Öğrencisine Sınavda Yüz Puan Verdi

    Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) Devlet Konservatuarı Müdürü Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik, sigara içen öğrencisine ‘sigarayı bırak sana vize, sözlü notundan 100 vereceğim’ diyerek 6 yıldır sigara içen Halk Müziği 3’ncü sınıf öğrencisi Alim Aslan’a sigarayı bıraktırdı. Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik, sigarayı bırakan öğrencisi Alim Aslan ile bir de mini konser verdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye genelinde sigaraya karşı başlattığı kampanya her geçen gün biraz daha büyürken, Erdoğan’ın çağrısına destek verenlerin sayısında da artış sağlanıyor.

    Erzurum’un Şenkaya ilçesinde dünya gelen ve lise yıllarında sigaraya başlayan Alim Aslan (23) çocukluğundan beri Halk Müziği tutkusunu üniversiteye taşıdı. Yanık sesiyle söylediği türkülerine tek engel ise müptelası olduğu sigaraydı. Bağlama çalan ve bir birinden güzel türküler söyleyen Alim Aslan KAÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik’in de dikkatini çekti. Derslerinde de çok başarılı olan Alim Aslan’a sürekli sigarayı bırakmasını tavsiye eden Çelik, son olarak Aslan’a ‘sigarayı bırak, sınavda sana 100 vereceğim’ dedi. Hocasının sözünü dinleyen Alim Aslan, daha sonra zorlanmasına rağmen sigarayı bıraktı.

    “GÜNDE İKİ PAKET SİGARA İÇİYORDU”

    Günde yaklaşık iki paket sigara içtiğini ifade eden Alim Aslan, sigaranın çok sevdiği halk müziği söylemesine de engel olduğunu söyledi.

    Aslan, “Bana baktı, arkadaşlara baktı, ‘size sigara içmeyin demedim mi?’ dedi arkadaşlara, onlar sigaraları attılar. Benimde içtiğimi bildiği için benim de yüzüme bakıp, ‘sen neden içmiyorsun?’ dediğinde ‘ben bıraktım’ dedim kendisine, inanayım mı? Dedi. Bende evet hocam inanın bıraktım dedim. Tamam, o zaman dedi bıraktınsa, benim dersimden 100 aldın, geçtin dedi. Tabi bende bir mutluluk başladı. İçer miyim? Kritik dersten 100 almışım. A düşecek. O gün bugündür içmiyorum. İçmemeye gayret gösteriyorum” dedi.

    “SİGARAYI BIRAKTIRDI, SÖZ VERDİĞİ VİZE VE SÖZLÜ NOTUNDAN YÜZ VERDİ”

    Sigaranın zararlarını zaman zaman öğrencilerine anlattığını ve sigarayı bırakmaları yönünde nasihatlerde bulunduğunu belirten KAÜ Devlet Konservatuarı Müdürü Yrd. Doç. Dr. Aşkın Çelik, “Çok başarılı öğrencimiz olan Alim kardeşimiz, sigara içtiğine birkaç defa şahit oldum. Bir gün bahçede yine arkadaşlarıyla birlikte sigara içerken, yanıma çağırdım. Dedim yine içiyor musun? Hocam bıraktım dedi. Ne zaman bıraktın dedim. Dün bıraktım dedi. Peki, o zaman dedim. Eğer sigara içmeyeceksen sana vize notundan, sözlü notundan 100 vereceğim. Ama sigara içmeye devam edersen buradan birlikte emekli oluruz. Asla geçemezsin diye de şaka varı tehdit ettim. Dolayısıyla öğrenci başarılıysa zaten dersini geçer, geçirmek zorundayız. Ama bir hocası gibi, bir büyüğü gibi sigaranın zararlarını anlatıp, sigarayı içmemesi konusunda nasıl bir katkıda bulunurum diye böyle bir yola gittim ve o gün bugündür içmiyor Alim, çok da başarılı bir öğrencimiz, sigara konusunda Cumhurbaşkanımızdan sonra yol kat etmeye çalış sakta umarım onun sigarayı bıraktırdığı sayı kadar bizde o sayıya yetişmeye çalışırız” şeklinde konuştu.

    Öte yandan KAÜ Rektörü Prof. Dr. Sami Özcan’ın da sigara konusunda hassasiyeti olduğunu ve üniversite olarak öğrencilere yardımcı olduklarını kaydetti.

    Öğrencisi Alim Aslan’ın sigarayı bıraktığını öğrenen hocası Aşkın Çelik, öğrencisine her türlü desteği vereceği sözünü de verdi. Çelik, daha sonra öğrencisi Alim Aslan ile birlikte bir de mini konser verdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı sigarayı bırakma kampanyasına bir destek de Kars’tan gelmiş oldu.

  • “Tarihimize İz Bırakan Valide Sultanlar” Programı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emene Erdoğan, “6 asırlık imparatorluk tarihinde kadınların bıraktığı izler biz kadınlar için ilham kaynağıdır” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ankara Rixos Otel’de düzenlediği “Tarihimize İz Bırakan Valide Sultanlar” programına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Lütfiye Selva Çam, Turizm eski Bakanı ve AK Parti’nin kurucularından Güldal Akşit, akademisyenler, iş kadınları ile çok sayıda kadın davetli katıldı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 632 yıl üç kıtada hüküm süren Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu zengin kültürel mirası içeren “Kuyud-i Kadime Arşivi” sergisinin açılışını gerçekleştirdi ve yetkililerden bilgi aldı. Program öncesi davetlilere, tarihimizde kadının yeri ve önemini anlatan kısa film gösterimi yapıldı.

    Programda konuşan Emine Erdoğan, “Bu özel günde tarihimize iz bırakan valide sultanları hatırlamak, onların mirasını yeni nesillere tanıtmak çok önemli bir girişimdir. Bu tarihi sorumluluğu hissederek böyle bir program düzenleyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na teşekkür ediyorum. Sayın Bakan nezdinde emek veren herkesi de tebrik ediyorum” dedi.

    “OYSA HAREM, OSMANLI HANEDAN ÜYELERİ İÇİN DAHA ÇOK BİR OKULDUR”

    Tarihin geçmişle gelecek arasında köprü kurmaya imkan tanıdığını belirten Erdoğan, “Dün ne olduğumuz gelecekte ne olabileceğimize dair bize fikirler verir. 6 asırlık imparatorluk tarihinde kadınların bıraktığı izler de biz kadınlar için ilham kaynağıdır. Osmanlı hanedanının kadın üyeleri ve harem her zaman ilgi çekici bir konu olmuştur. Oryantalistler bir takım hayali tasvirlerle zihinlerde Osmanlı kadınlarına dair olumsuz algılar üretmişlerdir. Nitekim eserlerine baktığımızda çoğu kez dünya zevklerine ve iktidar hırsına müptela kadınlarla karşılaşırız. Oysa harem, Osmanlı hanedan üyeleri için daha çok bir okuldur. Kadınların hayata hazırlandıkları, hayır faaliyetlerini örgütledikleri bir eğitim yuvasıdır. Bu yuvanın başında da valide sultanlar yer alır” ifadelerini kullandı.

    Emine Erdoğan, padişah annelerinin günümüzde daha çok bıraktıkları mimari eserlerle tanındığına dikkat çekerek, “Kösem Sultan, Nurbanu Sultan, Bezmialem Valide Sultan’ın geride bıraktığı nice vakıf eserleri, şehirlerimizi süslemektedir. Vakıf medeniyeti olarak nitelediğimiz, Osmanlı’ya ait 30 bin vakıf belgesi içinde kadınların kurduğu 2 bin 309 vakıf tespit edilmiştir. Eğitimden sağlığa çeşitli alanlarda hizmet veren vakıflar, zenginler ve fakirler arasındaki gelir farkını azaltarak toplumsal gelişmede önemli roller üstlenmiştir” diye konuştu.

    “TARİH HEPİMİZ İÇİN BİR AYNADIR”

    Tarihin herkes için bir ayna olduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Osmanlı kadınların aynasında gördüğümüz bu güzel hasletler, bizlerin hayatında da pusula olmalıdır. Muhtaçlara yardım eli uzatan, yetim ve kimsesizlere sahip çıkan bu yüce ruhlar, bizim hayatımıza yön vermektedir. Kadınlar yeri gelmiş topluma şifa dağıtmış, yeri gelmiş öğretmen olmuştur hatta yeri gelmiş banisi oldukları mimari eserlerle şehirlerin inşasına katkı sunmuşlardır. Osmanlı bakiyesi coğrafyada, kadınların yaptırdığı hanlara, hamamlara, kervansaraylara, medrese ve camilere rastlarız. Şefkat eli üç kıtaya kılcal damarlar gibi yayılmış kadınların ince ruhları şehirleri mamur etmiştir. Valide sultanların öncü rol oynadığı hayır hizmetleri, tarihe öyle izler bırakmıştır ki o zaman atılan tohumlar bugün meyvelerini vermektedir. Valide sultanlar analarımıza örnek olmuş, böylece gönlü geniş eli açık nesiller yetişmiştir.”

    “TÜRKİYE’NİN ŞEFKAT ELİ DÜNYANIN HER YERİNE UZANIYOR”

    “Çok şükür ki Türkiye’nin sefkat eli bugün dünyanın her yerine uzanıyor. Ülkemiz bugün dünyanın en cömert ülkesi olarak anılıyorsa bunda, bu tarihi mirasın izleri vardır” diyen Erdoğan, “Tarihimizde kadınların bu kadar önemli vakıf hizmetlerinde bulunmaları, onların mülke edinebildiklerini ve bunu özgürce tasarruf edebildiklerini gösteriyor. Bu, kadın haklarının medeniyetimizde ne kadar köklü bir şekilde yerleşik olduğuna da bir işarettir. Bu mirası sürdürerek bugün de kadınlarımızın etkinliğini artırmak durumundayız. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yaygınlaştırarak adil bir toplum var etmeliyiz. Kadınlarımızı siyasetten akademiye, iş dünyasından sanata her alanda geniş bir alan açmalıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle cinsiyet adaleti konusunda karnemizi iyileştirecek adımlar atarak, kadın ve erkeğin birlikte mamur ettiği bir gelecek hedefleyelim” ifadelerini kullandı.

    Şeyh Edebali’nin sözlerine atıf yapan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın. Valide Sultan Vakıf Kayıtlarını tozlu raflardan indirerek gündemimize taşıyan Çevre ve Şehircilik Bakanlığımıza çok teşekkür ediyorum. Tarihin ışığında, bizi kadınlarımız konusunda yeniden düşünmeye sevk ettiğiniz. Umuyorum ki bu girişim kadınlarımızın her alanda etkin olduğu bir ülke inşa etmeye vesile olsun. Dünyanın dört bir köşesindeki mağdur ve mazlum kadınlar başta olmak üzere hepinizin Dünya Kadınlar Günü kutluyor, sizler, muhabbetle selamlıyorum.”

    BAKAN SARI: “ANADOLU’NUN HER BİR KÖŞESİ VAKFİYELERLE DOLU”

    Programda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, hayatın kaynağı, merhametin, zarafetin ve gücün sembolü olan kadınların Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, “Ülkemin vefakar tüm kadınlarına selam olsun” dedi.

    Valide Sultan Vakıfları’nın, her dönemi kadınların destansı hikayeleri ile dolu olan milletin, en önemli sembollerinden olduğunu belirten Sarı, “Biz, yardımlaşma ve hayır esasına dayanan bu hizmetleri bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Onlardan aldığımız bayrağı bir adım öteye taşıyabilmek için gücümüz ve vaktimiz yettikçe çalışıyoruz” diye konuştu.

    “Harem-i Hümayun’un en itibarlı kadını olan valide sultanlar, kritik zamanlarda aklı ve hisleriyle hareket eden naif bir anne, güçlü bir siyasetçi olarak tarihe isimlerini yazdırmışlardır” ifadesini kullanan Sarı, şöyle devam etti:

    “Özellikle İslam tarihinde kadınların sosyal hayatın içerisinde aktif olarak yer aldıklarını bugün pek çok ilimizde bulunan eserlerden de görmekteyiz. Anadolu’nun her bir köşesi vakfiyelerle dolu. Bu anlamda Osmanlı Dönemi’nin sivil toplum kuruluşları olarak bilinen vakıflar, valide sultanların en önemli hizmetleri arasında yer almaktadır.

    Sultanların, hiçbir karşılık beklemeksizin yüce gönüllerinden halka hizmet için sundukları vakfiyeler, tarih boyunca Türk-İslam dünyasında toplumsal hayatın en önemli unsurlarından biri olmuştur.”

    Hatice Turhan Valide Sultan’ın, Çanakkale Boğazı’nın iki yakasında iki kale inşa ettirdiğini belirten Sarı, bir valide sultanın vakıf mahiyetinde kale yaptırmasının tarihte pek rastlanan bir örnek olmadığını vurguladı. Sarı, Valide Kösem Sultan Vakfı tarafından İstanbul’da içerisinde cami, medrese, aşevi ve hastane bulunan bir külliye yaptırıldığına dikkat çekti.

    ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NDAN ’KAĞIT RESTORASYONU’ PROJESİ

    Milli ve manevi değerlere karşı sorumluluğun gereği olarak planladıkları yeni bir projeyi açıklayan Bakan Sarı, Türkiye’de Valide Sultan Vakıfları’na ait birçok arşiv ve kütüphanede, milyonlarca defter ve belgenin bulunduğuna işaret etti.

    Sarı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi’nin bunlardan birisi olduğunu vurgulayarak, projenin detaylarına ilişkin şunları paylaştı:

    “Arşivimizde otuza yakın ülkenin siyasi, iktisadi, hukuki, askeri ve sosyal tarihini aydınlatabilecek defter ve kayıtlar özenle muhafaza edilmektedir. Tam da bu aşamada düzeltmemiz gereken önemli bir nokta var. Yüzlerce yıllık bu belgeler zamanla deforme olmakta ve restorasyona ihtiyaç duymaktadır. Ancak, ülkemizde özellikle kağıt restorasyonu konusunda yetişmiş uzman personel bulmak, maalesef mümkün olamamaktadır. Bu sorunun üstesinden gelebilmek için ’Kültürel Arşiv Mirasımızın Korunması ve Yaşatılması’ konulu projemizi hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yerli-yabancı uzmanların ve akademisyenlerin nezaretinde ihtiyaca göre yurt içinde ya da yurt dışında eğitimler düzenleyerek, uluslararası geçerliliği olacak bir mezuniyet sertifikası vermeyi planladık. Eğitim sonunda yapılacak sınavda başarılı olanları istihdam ederek, uzman açığımızı kapatmayı ve geçmişten devraldığımız bu hazineleri gelecek nesillere ulaştırmayı hedefliyoruz. Bununla ilgili diğer arşivlerimizle de görüşmelerimize başlayacağız. Hatta proje kapsamında, Osmanlı’dan ayrılmış ancak kültürel bağlarımız bulunan diğer ülkelerden de kursiyer kabul etmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda yetişecek olan uzmanlar, kendi ülkelerinde bulunan ve ortak değerlerimiz olan arşiv belgelerinin restorasyonunda görev alabileceklerdir. Böylece, sınırlarımızın ötesinde kalan arşiv mirasımıza da sahip çıkmış olacağız. Proje ile ilgili detayları yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağız.”

    “ÇAĞDIŞI BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI ORTADAN KALDIRDIK”

    AK Parti olarak ilk günden itibaren kadınların sosyal hayatta olduğu kadar siyasette, iş yaşamında kısaca hayatın her alanında görev almasına çok önem verdiklerini söyleyen Sarı, “Başta çağ dışı başörtüsü yasağı olmak üzere, kadınlara yönelik pek çok ayrımcı uygulamayı ortadan kaldırdık. Artık ne üniversitelerde, ne de kamuda hiçbir kadın başörtüsü nedeniyle iş ya da eğitim hayatından yoksun bırakılmıyor. Hiçbir kadın, başörtülü veya başörtüsüz olduğu için ayrımcılığa maruz kalmıyor” dedi.

    Bakan Sarı, AK Parti döneminde kadınlara yönelik hayata geçirilen faaliyetleri anlatarak, “2023 hedeflerimizin başında, aile yapısını kuvvetlendirmek, siyasette, iş hayatında kadın temsilini daha da yukarıya çekmek yer alacaktır. ’Güçlü insan-güçlü aile-güçlü toplum’ için kadınlarımızın refahı, sosyal ve ekonomik hayatta karşılaştıkları tüm engellerin ortadan kaldırılması bilinci ile çalışacağız. Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır. Önümüzdeki 4 yıl içinde de üzerimize aldığımız emanetin gereğini yapacağız, bu ülkenin kadınına-erkeğine, gencine-yaşlısına, her kesimine hizmet etmeye devam edeceğiz.”

  • Sınıf Öğretmeninden Hayran Bırakan Resimler

    İzmir’in Aliağa ilçesindeki bir okulda öğretmenlik yapan 55 yaşındaki Sınıf öğretmeni Tekin Güngörmüş’ün yaptığı kara kalem çalışmaları gören herkesi hayran bırakıyor.

    Aliağa ilçesindeki Namık Kemal İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olan ve aynı zamanda müdür yardımcılığı görevini yürüten Tekin Güngörmüş’ün resme olan yeteneği gören herkesin dikkatini çekti. Güzel sanata olan merakını giderek ilerleten eğitimci Güngörmüş, farklı farklı kara kalem çalışmalarıyla görenleri kendine hayran bıraktırdı. Tekin Güngörmüş, sadece kara kalem çalışmasıyla da sınırlı kalmayarak okul iç ve dış cephe duvarlarına da çizgi kahramanlarını resmetti. Güngörmüş, resimler çizerek mutlu olduğunu ifade ederek, “Muhtelif zamanlarımda resim çizim çalışmaları yapmaktayım. Bu çalışmalarım öğrencilerimden bu anlamda yeteneği ve ilgisi olanlara öncülük ve cesaret vermek maksadıyla sergilemekteyim. Öğrencilerim, velilerim ve öğretmen arkadaşlarımın beğenisi ile motivasyon kazanarak okul dış ve iç cephe duvarlarına eğitici yazı ve resimler çizerek mutlu oluyorum” dedi.