Etiket: Bir

  • Diyarbakır’ın bir ilçesinde daha korona virüs vaka sayısı sıfıra indi

    Diyarbakır’ın bir ilçesinde daha korona virüs vaka sayısı sıfıra indi

    Korona virüsün pik yaptığı dönemlerde vaka sayısının yüzde 45’lerde olduğu Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde son bir hafta içinde vaka sayısı sıfıra indi.

    Mezralarla birlikte 198 köye sahip olan 120 bin nüfuslu Bismil ilçesinde korona virüs vaka sayısı sıfıra indi. Denetimler, jandarma ve zabıta ekipleri ile filyasyon görevlilerinin çalışmasının ardından korona virüs vaka sayısında sıfırı gördüklerini kaydeden Bismil Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Hamza Türkmen, “İnşallah bize rehavet oluşturmadan, çalışmalarımıza devam edeceğiz. Sıfır sayısında istikrar sağlayacağımızı düşünüyoruz. Şu anda Bismil Devlet Hastanemizde yatan 1 pozitif hastamız var. Bismil Devlet Hastanesinde inşallah yeni vakalar görmeden bu pandemiyi atlatacağız. Haftalık bazından ortalama yüzde 97 bir başarı sağladık. Salgın sürecindeki kısıtlamalara uyan Bismilli kardeşlerime de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

  • ABD, Rusya’da tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu

    ABD, Rusya’da tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulundu

    Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki, Rusya’da tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının hızlı bir şekilde serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    ABD ve Rusya arasında yürürlükte olan son nükleer anlaşma özelliğini taşıyan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması’nın (New START) sona ermesine 2 gün kala Rusya’nın ardından ABD’de anlaşmayı uzattığını duyurmuştu. Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki basın toplantısında yaptığı konuşmada, New START anlaşmasının uzatılmasının ardından Rusya’da tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının hızlı bir şekilde serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    Psaki, ABD ve Rusya’nın New START’ı uzatmayı kabul etmesinden sonra Rusya’da tutuklu bulunan eski ABD Deniz Kuvvetleri personelleri Trevor Reed ve Paul Whelan’ı serbest bırakmasının, “Rusya’nın ikili ilişkilerdeki zorlu meseleleri atlatmaya hazır olduğunu” göstereceğini açıkladı.

    Rusya, Reed’i 2 polis memurunun hayatını tehlikeye attığı gerekçesi ile geçtiğimiz sene Temmuz ayında 9 yıl hapis cezasına, Whelan ise geçtiğimiz sene Haziran ayında casusluk suçlaması ile 16 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

  • Ankara’da bir bina mutasyonlu virüs iddiasıyla karantina altına alındı

    Ankara’da bir bina mutasyonlu virüs iddiasıyla karantina altına alındı

    Ankara’nın Keçiören ilçesinde 21 daire bulunan bir binada 6 kişinin korona virüs testi pozitif çıktı. Bina mutasyonlu virüs iddiasıyla karantinaya alınırken, virüsün apartman toplantısı yapılması nedeniyle yayıldığı ileri sürüldü.

    Edinilen bilgilere göre Ankara’nın Keçiören ilçesinde bulunan 21 dairelik apartmanda 31 Ocak günü binaya güvenlik sistemi kurulması amacıyla toplantı yapıldı. Toplantıda korona virüs vakalı bir kişinin katıldığı ve fiziksel mesafeye ve maske kuralına uyulmadığı iddia edildi. Durumu öğrenen filyasyon ekipleri 21 daireden oluşan 56 kişiye PCR taraması yaptı. Yapılan tarama sonucunda 10 daireden 6 kişinin sonucu pozitif çıkarken 25 kişinin ise temaslı olduğu sağlık ekiplerince tespit edildi. Ayrıca diğer 25 kişi ise normal hayatlarına devam ettiği öğrenildi. Apartman giriş ve çıkışlara kapatıldı. Sağlık durumları iyi olan korona virüs hastaları, evlerinde ilaç tedavisine başladı. Binada oturanların temel ihtiyaçları ise, yakınları tarafından karşılanıyor.

    Apartman sakinlerinden Osman Eroğlu, “Toplantıya katılan bir kişide korona virüs testi pozitif çıkıyor. Daha sonra bu 5 kişiye bulaşıyor. Bu toplantıya o 6 kişiden 3’ü katılıyor ama onlarda bu durumun farkında değiller. Mutasyonlu çıkınca, bize de testler yapıldı. Bizim testler negatif çıktı. Diğer 4 kişi ise hastanelerde yatıyor ve gözetim altında tutulduğunu öğrendik. Binaya şuan girişler ve çıkışlar yasak. Ayın 13’üne kadar karantinadayız. İhtiyaçlarımızı akrabalarımız karşılıyor bazen de markette çalışanlar getiriyor” dedi.

  • Rektör Ünal: “Uygulamalı merkezleri fiziki olarak bir araya toplamak istiyoruz”

    Rektör Ünal: “Uygulamalı merkezleri fiziki olarak bir araya toplamak istiyoruz”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) üst yönetimi, Üniversitenin araştırma ve uygulama merkezlerinin alt yapısını ve faaliyetlerini gözden geçirerek işlevselliğini arttırmak; merkezlerin proje, hizmet ve yayın üretimine katkı sunmasını sağlayacak stratejik eylem planı oluşturmak amacıyla ilgili akademisyenlerle bir araya geldi.

    Rektörlükte düzenlenen toplantıya; Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fehmi Yazıcı ve Prof. Dr. Recep Sancak, Proje Yönetim Ofisi Başkanı Doç. Dr. Ayşenur Büyükgöze Kavas, Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eyüp Selim Köksal ve Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mevlüt Gürbüz katıldı.

    Toplantıda OMÜ’de faaliyet gösteren araştırma ve uygulama merkezlerinin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal “Fikirler, bu merkezlerin aracılığı ve desteğiyle projeye dönüşebilir. Bunun için de güçlü bir kütüphane ve laboratuvara ihtiyaç var. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar var ve güzel bir noktaya geldi. Dolayısıyla araştırma ve uygulama merkezlerimiz kendi alanlarında proje üretebileceği gibi projesi desteklenen akademisyen ve öğrencilerimizin de bu merkezlerin imkânlarından öncelikli olarak yararlanmaları gerekiyor” dedi.

    Projelerin sonunda ortaya çıkan ürün, patent ya da programların ticarileşmesi gerektiğine de dikkat çeken Rektör Ünal, bu noktada OMÜ Teknoloji ve Transfer Ofisinin Üniversite için büyük bir şans olduğunu dile getirdi. Üniversitenin proje yönetim sisteminin işleyişi açısında kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiğine işaret eden Rektör Ünal, araştırma ve uygulama merkezlerinin de bu sisteme entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    OMÜ’nün gelecek hedefleri ve gelişmesi için yapılacak çalışmalarda, araştırma ve uygulama merkezlerinin önemli bir işlevi olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Yavuz Ünal, “Bu hedeflerimiz doğrultusunda bazı merkezlerin kurulması, bazılarının revize edilmesi bazılarının da kapatılması gerekiyor. Öncelikle yapmak istediğimiz, özellikle uygulamalı olan merkezleri fiziki olarak bir araya toplamak. Merkezlerimizi, kendi faaliyet planlaması olan ve bu faaliyetleri bizimle paylaştığı bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında kapatılması ya da birleştirilmesi gereken merkezlerimiz de var” diye konuştu.

    Toplantıda her bir araştırma ve uygulama merkezi tek tek ele alınarak faaliyetleri, ihtiyaçları ve eksikleri gözden geçirilerek merkezlerin işlevinin ve etkinliğinin artması için yapılması gereken çalışmalar hakkında fikir alış verişi yapıldı. Merkezlerin faaliyet alanlarının çeşitlendirilmesi gerektiği hususunda görüş bildirilen toplantıda, merkezlerin toplumsal gelişime ve eğitime de katkı sunması için bir eylem planının oluşturulması gerektiği belirtildi.

  • Türkiye karşıtı derin bir proje: ‘Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’

    Türkiye karşıtı derin bir proje: ‘Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’

    Asılsız Soykırım İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMED) Başkanı Savaş Eğilmez, Türkiye karşıtı derin bir proje olarak ifade ettiği ’sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin yayın yaptığı televizyonda Erzurum’u başkent olarak tanıttığını söyledi.

    ASİMED Başkanı Savaş Eğilmez, sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti’nin 2011 yılında kuruluşunu ilan ettiğini ifade ederek, Avrupa’dan ve Amerika’dan 60 binden fazla insanın katılımıyla sanal ortamda bir seçim yaptıklarını, 50’den fazla üyeli bir meclis oluşturduklarını ve cumhurbaşkanı seçtiklerini söyledi. Türkiye karşıtı olan bu projeye tepki gösterdiklerini belirten Eğilmez, sivil toplum kuruluşlarının da Türk düşmanı faaliyet gösteren bu kuruluşları yakından takip etmelerini ve hemen tepki vermelerini ifade etti.

    Türkiye toprakları üzerinde harita çizme alışkanlığının, sıkça görülen ve şimdilik tedavisi bulunamamış bir hastalık olduğunu kaydeden Eğilmez, “Bu konu hakkında o kadar çok örnek vardır ki sırf bu haritaların bir araya getirilmesiyle kalın bir kitap oluşturulup yayınlanabilir. Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerinden bu güne kadar yani yaklaşık 1000 yıldır devam eden bu harita hastalığının, önemli örneklerinden biri de 10 Ağustos 1920 tarihinde imzalanan Sevr Antlaşması ile ortaya çıkan haritadır. Bu anlaşmanın üzerinden bir asırdan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, Türk toprakları üzerinde hayalleri olanların başlıca dayanak noktası Sevr’dir. İşte bu ölü doğmuş ve hayata geçememiş anlaşma üzerinden hayal kuran devletlerin başında da Ermenistan gelmektedir” dedi.

    “60 binden fazla üyesi olan bu projede sanal ortamda cumhurbaşkanlarını bile seçtiler”

    Ermenilerin, sözde soykırım iddialarıyla Türk Devletini işlemediği bir suçtan dolayı özellikle uluslararası arenada mahkum ettirmek çabası içerisinde olduklarını ifade eden Eğilmez, “Bunu yaparken de dış güçlerden çok ciddi bir destek alıyorlar. Küresel güçlerin Ermenilerle birlikte hayata geçirmek istediği en son projelerden biriside Batı Ermenistan Cumhuriyeti adı altında oluşum. Bu şimdiye kadar yaptıkları faaliyetlerin en derini, en kapsamlısı diyebiliriz ve Türk karşıtı dünya çapında yürütülen bir siyasetinde devamı. Sözde Batı Ermenistan Cumhuriyeti 2011 yılında kuruluşunu ilan etmiştir. 1915-1918 yılları arasında Anadolu’nun doğusundaki, masum insanlarımızı katleden Ermeni çetelerinin devamı olarak kendini görüyor ve 1919 yılında yapılan Paris Barış Konferansında Ermeniler ile ilgili alınan karara dayandırıyor. Çünkü o konferansta Türkiye’nin doğusunda bir Ermenistan Devleti kurulmalı diye bir karar alınmıştı. Ocak 2014 tarihinde Avrupa’dan ve Amerika’dan 60 binden fazla insanın katılımıyla sanal ortamda bir seçim yaptılar, 50’den fazla bir meclis oluşturdular ve cumhurbaşkanı bile seçtiler” diye konuştu.

    “Televizyonlarında Türkçe yayın yapıyorlar, Erzurum’u başkentleri olarak tanıtıyorlar”

    Bu projede Avrupa’nın diğer ülkelerinden de destek aldıklarını vurgulayan Eğilmez, “2018 ve 2020 yılları arasında Birleşmiş Milletlere üyelik başvurusunun yanında Türkiye’nin doğusunun askersizleştirilmesi ve Kars, Ardahan, başkenti Erzurum, Sivas, Muş, Diyarbakır, bunun yanında yine Azerbaycan’dan toprak parçası alıyorlar. Buraların boşaltılması ve Ermenilerin yerleştirilmesi şeklinde müracaatta bulunmuşlardır. Şu andaki merkezi Paris, Fransa’nın zaten Türk İslam karşıtı politikalarını biliyoruz. 60 binden fazla üyesi olan bu grubu çıkarları için kullandığını biliyoruz. Avrupa’nın diğer ülkelerinden de destek alıyorlar. Rusya da bu duruma sempati ile bakıyor. Herkes kendi çıkarları için bu oluşama sempati ile bakarken, günden güne bu oluşumun güçlendiğini, yayıldığını görüyoruz. İnternet ve medya gibi farklı platformlardaki yayın ve faaliyetleriyle, kendilerini daha tanıtır hale geliyorlar. Televizyonlarında Türkçe yayın yapıyorlar. Erzurum’dan, Kars’tan haberler veriyorlar ama bu coğrafyayı Türkiye değil de Batı Ermenistan’ın bir başkenti olarak gösteriyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Ermenistan’ın şimdiye kadar yaptıkları projeler gibi bu projede de başarıya ulaşamayacak”

    Eğilmez, “İddiaları Türkiye’ye soykırım iddialarını kabul ettirmek, tazminat ödettirmek ve Ermenistan’a toprak devşirebilmektir. Ne tazminat ne de toprak alabilecekler. Bu böyle olacak diye bunları görmezden gelemeyiz. Biz bunları görmezsek daha çok cesaretlenecekler, daha güçlenecekler ve daha kalabalık hale gelecekler. Türkiye’de sivil toplum örgütleri mutlaka Türk düşmanı faaliyet gösteren bu kuruluşları yakından takip etmeli, hemen tepki vermelidir. Devletimizin büyük uğraşlar verdiği terör örgütleri olsun, Ermeni diasporası olsun bu dönemde devletimizin yanında olmamız lazım. Biz de dernek olarak bunun faaliyeti içerisindeyiz. Türk düşmanı olan bütün platformları yakından takip ediyoruz. Gerçek niyetlerini afişe, protesto ediyoruz. Kendileri ile yazışıyoruz, ne yapmak istediklerini anlatıyoruz. Devletimizin dış politikasına destek olmaya çalışıyoruz” açıklamalarında bulundu.