Etiket: Bir

  • Bir Litre Atık Yağ Bir Milyon Litre İçme Suyunu Kirletiyor

    MALATYA (İHA) – Malatya’da Yeşilyurt Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ve MASKİ Genel Müdürlüğü işbirliğiyle bitkisel yağ atıklarının geri dönüşümünü sağlamak için hazırlanan proje hayata geçirildi.

    Temiz ve çevreci bir toplumsal hayat kültürü oluşturmak amacıyla başlatılan proje kapsamında Bostanbaşı Mahallesi Arma Kent Konutları’nda açılış programı düzenlendi. Açılış programına Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat, MASKİ Genel Müdürü Dr. Özgür Özdemir, Yeşilyurt Belediyesi Başkan Yardımcıları, MASKİ Daire Başkanları ile birim müdürleri ve mahalle sakinleri katıldı. Dökülen atık yağların kanalizasyon hatlarında ciddi tıkanmalar oluşturduğuna dikkat çeken MASKİ Genel Müdürü Dr. Özgür Özdemir, “Şehirlerde aynı insanlar gibidir. İnsanın yaşamını sağlıklı idame ettirebilmesi için hayat veren sıvının bulunduğu damarların temiz olması gerekmektedir. Şehirlerimizin damarları kanalizasyon alt yapılarıdır ve şehrimiz için çok önemlidir. Evlerimizde kullandıktan sonra atık hale gelen yağlarımız altyapı sistemlerinin en büyük düşmanıdır. Bu atık yağlar sistemleri tıkamakta, kalıcı hasarlar vermektedir. Bu zararlar direkt olmakla beraber dolaylı olarak da birçok zararı vardır. Geri dönüşüm işlemlerinde maliyetleri arttırmakta, alt yapı maliyetlerini arttırmakta ve doğal olarak başka yerlerde harcanacak milli sermayeye de zararlar vermektedir” diye konuştu.

    “EVSEL ATIK YAĞLAR SU KİRLİLİĞİNİN YÜZDE 25’İNİ OLUŞTURMAKTADIR”

    Atık yağların sularda ciddi bir tehdit olduğunu belirten Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ise, “Bu projede en aktif rol alacak kişiler hanımefendiler. Onlar ne kadar çok dikkat ederlerse gerek şehirlerine gerek ülkelerine, gerek dünyaya en önemli katkılardan birini sağlamış olacaklardır” ifadelerini kullandı.

    Evsel atık yağların su kirliliğinin yüzde 25’ini oluşturduğunu ifade eden Uğur, bir litre atık yağın bir milyon litre içme suyunu kirlettiğini dile getirdi. Evsel atık su içinde bulunan yağların biyolojik olarak arıtılmasının mümkün olmadığını aktaran Başkan Polat, “Bitkisel atık yağlar denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu başta balıklar olmak üzere diğer canlılar üzerinde büyük tahribata yol açar” şeklinde konuştu.

    Atık yağların ayrıca biyodizel enerji olarak da ekonomiye kazandırılabileceğini belirten Polat, “Biyodizel bitkisel atık yağlardan üretilen çevreci bir yakıttır. Yeşilyurt Belediyesi olarak geri dönüşüm evlerinden, okullardan, muhtarlıklardan ve atık yağ üreten işletmelerden eğitim ve denetim faaliyetleri sonucunda ortalama aylık 3 bin 500 kg bitkisel atık yağ toplamaktayız. Bu miktar ilimiz genelinin yaklaşık yüzde 60’ına tekabül etmektedir. Bu projeyle rakamların artmasını temenni ediyoruz. Bu hassasiyetinden ve katkılarından dolayı Büyükşehir Belediyemize ve özellikle MASKİ Genel Müdürümüze çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Programdan sonra Yeşilyurt Belediyesi tarafından Muharrem ayı dolayısıyla mahalle sakinlerine aşure ikram edildi.

  • Babuşcu: “1 Kasım’da Millet, Vatan Ve Gelecek Adına Bir Tercihte Bulunacağız”

    AK Parti Milletvekili Aziz Babuşcu, Türkiye’nin küresel bir kuşatma altında olduğunu belirterek, “Burada siyasi fikrin ve siyasi tercihin hiçbir önemi yok. Biz, 1 Kasım’da gerçekten millet, vatan ve gelecek adına bir tercihte bulunacağız. Bu bu kadar nettir” dedi.

    AK Parti Milletvekili ve İstanbul 2’nci Bölge Milletvekili Adayı Aziz Babuşcu, Ataşehir’de Mali Müşavirler ile bir araya geldi. Burada kürsüye gelerek bir konuşma yapan Babuşcu, “Şimdi biz tam bir küresel kuşatma ile karşı karşıyayız. Bu kuşatmayı yarmak, bunun için diyorum bir vatan meselesidir, bir millet meselesidir, bir gelecek meselesidir. Bunu yararsak, yolumuza devam edeceğiz. Yaramazsak, bu ülkeye diz çöktürecekler. Burada siyasi fikrin ve siyasi tercihin hiçbir önemi yok. Biz 1 Kasım’da siyasi bir tercihte bulunmayacağız. Biz, 1 Kasım’da gerçekten millet, vatan ve gelecek adına bir tercihte bulunacağız. Bu kadar nettir” diye konuştu.

    “1 KASIM BAŞARIYLA AŞILIRSA ÜLKENİN ÖNÜ AÇILIR”

    Türkiye’nin büyük ülke olma hayaline çok yaklaştığını dile getiren Babuşcu, şunları söyledi: “Tarihin belli kırılma anları vardır. Türkiye bu kırılma ve yeniden büyük Türkiye olma hayalini yakalamaya hiç bu kadar yakın olmamıştı. Bunu hayata geçirebilmek, öncelikli olarak 1 Kasım’ı başarılı bir şekilde geçirmekle mümkün. 1 Kasım’ı başarılı bir şekilde aşabilirse bu ülke, evet bu ülkenin önü açılır.”

    Babuşcu, tek parti, güçlü bir siyasi istikrar zemininde bu ülkenin büyümeye devam edeceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülke o seksen- yirmi denklemini, toplumun alt grupları lehine bozacak. Önümüzdeki süreçte AK Parti’nin bana göre önceliği bu dağılımı dengeleyecek, sosyal yönü ağır basan ekonomi politikaları olmalıdır. Seçim beyannamemizde kısmen bunun işaretleri var. Önümüzdeki dönem, Türkiye’nin bu dediğim paylaşım dengesini oturtmak ve Türkiye’yi yeniden istikrarsızlaşan belirsizlik ortamından, küçük, orta ölçekli işletmelerimizin, sanayicilerimizin kaygı içerisinde olduğu bu süreçten çıkarıp, yeniden büyüme istikametinde koşacak bir zemine oturtmak, ancak AK Parti iktidarının tek başına güçlü iktidarı ile yapabileceği bir şeydir. Zaten diğerlerinin tek başına iktidar olma talebi yok ki. Kim yapacak bunu? Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 30’u kendisi için başarı çıtası koymuş. Neyi yapacak yani?”

    “TABLO AYNI OLURSA TÜRKİYE’NİN TEKRAR BİR SEÇİME TAHAMMÜLÜ OLMAZ”

    Babuşcu, ‘1 Kasım seçimlerinde aynı tablo çıkarsa ne yapacaksınız’ şeklinde bir soruya şöyle yanıt verdi: “Şimdi eğer seçmen 1 Kasım’da 7 Haziran benzeri bir tabloyu önümüze koyar ise, elbette o zaman 7 Haziran’da yaptığımızı yapacağız. Yani parti menfaati değil ülke menfaati önceliği esasında yine, siyasi partilerle en doğru seçeneği ortaya çıkaracak, azami müştereklerde bir araya gelerek bir iktidar seçeneği ortaya çıkarmaya çalışacağız. Yani biz bunu 7 Haziran sonrasında da yaptık. Samimiyetle yaptık hem de. Şimdi 7 Haziran sonrası tablonun benzeri 1 Kasım’da ortaya çıkar ise, elbette bizim önceliğimiz, milletin meseleleri bağlamında azami müştereklerle bir hükümet seçeneği ortaya çıkması olacaktır. Türkiye’nin tekrar bir seçime tahammülü olmaz. Yeni bir seçim, kimsenin kabul edeceği bir seçenek değildir.”

  • AK Partili Tansu Kaya Deniz Emekçileriyle Bir Araya Geldi

    AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, seçim çalışmaları kapsamında balıkçılarla bir araya geldi.

    Aliağa Balıkçı Barınağı’nda deniz emekçileriyle buluşan AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Tansu Kaya, bölgede 1974 yılından bugüne faaliyet gösteren S.S. Aliağa Su Ürünleri Kooperatifi’ni de ziyaret etti. Kooperatif başkanlığı görevinin yanı sıra Türkiye Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (Sür-Koop) İzmir Bölge Birlik Temsilciliği görevini de yürüten Kemal Yılmaz, Tansu Kaya’yı makamında kabul etti. Ziyaretinde İzmirli balıkçıların temsilcisi Kemal Yılmaz’dan destek isteyen Kaya, 1 Kasım seçimlerinin Türkiye açısından ne kadar büyük önem arz ettiğini vatandaşa en iyi şekilde aktarmak için çalıştıklarını söyledi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Kemal Yılmaz, balıkçılık sektörünün sorunlarına dikkat çekti. 1971 yılına kadar Osmanlı mevzuatları ile yönetilen Türk balıkçılık sektörünün 1971’den bugüne de 1380 sayılı su ürünleri kanunu ile yönetildiğini; ancak mevcut yasanın artık ihtiyaca cevap vermediğini anlatan Başkan Yılmaz, Tansu Kaya’dan seçilip TBMM’ye gitmesi halinde konunun takipçisi olmasını talep etti.

    İzmir’in Dikili, Çandarlı, Aliağa, Foça ve Karşıyaka gibi sahil kentlerinde balıkçılık sektörünün önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu ve balıkçılık sektörünü önemsediğini belirten Tansu Kaya, “AK Parti nezdinde balıkçılık sektörünün ayrı bir yeri vardır. Partimiz iktidara geldiği ilk günden bugüne devrim niteliği taşıyan birçok hizmeti balıkçılarımıza sunmuştur. Uzun yıllardır verdiğimiz ÖTV’siz akaryakıt desteği balıkçılarımızın yüzünü güldürmüştür.1980’li yıllarda kapatılan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün yeniden kurulması sektörün gelişimi açısından önemlidir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız gönüllülük esasına dayanarak, yüzlerce tekneyi satın almış ve avcılıktan ebedi olarak geri çekmiştir. Gelecek nesillere miras bırakacağımız denizlerimizde av baskısını azaltmak amacıyla başlatılan bu geri dönüşüm uygulaması kısa vadede olmasa da uzun vadede balıkçılık sektörüne önemli katkılar sağlayacaktır. Ayrıca balıkçılarımız için olmazsa olmaz olan balıkçı barınakları da Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Eski Bakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın özverili çalışmalarıyla modernize edilmiş, İzmir’in Foça ve Güzelbahçe ilçeleri başta olmak üzere birbirinden modern yeni balıkçı barınaklarını inşa ederek, sektörün hizmetine sunmuştur” diyerek, aynı ilke ve kararlıkla balıkçılık sektörüne daha nice hizmetler vereceklerini söyledi.

    DOSYA VERDİLER

    AK Partili Tansu Kaya’ya balıkçıların sorunlarını ve çözüm önerilerini içeren bir dosya sunan Başkan Kemal Yılmaz, Tansu Kaya’nın milletvekili seçilmesi halinde tüm sektörlerin sorunlarının çözümü noktasında elinden gelenin çok daha fazlasını yapacağına inandığını söyledi. Daha sonra balıkçı barınağındaki kahvehaneyi ziyaret eden Kaya, burada balıkçıların sorunları ve çözüm önerilerini dinledi. Balıkçıları dinleyerek, sorunları tek tek not alan Kaya, seçilmesi halinde sorunların çözümü noktasında her türlü desteği vereceğini ve sorunlarının takipçisi olacağının sözünü verdi.

  • Tepebaşı’nın Kent Uygulamaları Bir Ödül Daha Aldı

    Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin “Pişmiş Toprak Parkları” projeleri, Raci Bademli İyi Uygulamalar Özendirme Ödülü’ne layık bulundu.

    TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından kent planlama ve şehircilik konularında uygulamaya girmiş, sorun çözmeye yönelik başarılı plan ve projelere ilişkin değerlendirme ve ödüllendirme amacıyla 2003 yılından bu yana, iki yılda bir gerçekleştirilen “Raci Bademli İyi Uygulamalar Ödülü” sahiplerini buldu. Ödüllerin, 5 Kasım 2015 tarihinde Trabzon’da, Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü nedeniyle düzenlenecek kolokyumda verileceği bildirildi. Yarışmaya katılan projeler de 5- 8 Kasım tarihleri arasında aynı kongre merkezinde sergilenecek.

    Ödül kazanan projeler, TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın üyesi olduğu Avrupa Şehir Plancıları Konseyi (The European Council of Spatial Planners) tarafından 2 yılda bir düzenlenen Avrupa Şehir ve Bölge Planlama Başarı Ödülleri (The European Urban and Regional Planning Achievement Awards) yarışmasına ve diğer benzer uluslararası yarışma, sergi, kolokyum vb. organizasyonlara gönderiliyor.

    RACİ BADEMLİ KİMDİR

    Şehir Plancıları Odası tarafından adına ödül verilen Raci Bademli, ODTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nde “Kent ve Planlamaya Giriş”, “Kentsel Tasarım ve Planlama Süreçleri”, “Planlama Stüdyosu” ve “Yaratıcı Düşünce ve Problem Çözme” dersleri verdi. Bademli, 1989’da Murat Karayalçın’ın Belediye Başkanlığı döneminde Ankara Büyükşehir İmar Daire Başkanlığı görevini üstlendi ve 1995’e kadar yürüttüğü görevi sırasında tezlerini uygulamaya sokabileceği fırsatları değerlendirdi. Prof. Bademli, Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankasının Cezayir, Afganistan, Vietnam ve Çin’de uyguladığı projelerde de görev aldı.

  • Obezite Cerrahisinde Türkiye’de Bir İlk

    Samsun’un Ladik ilçesinde yaşayan 50 yaşında ve 158 kilo ağırlığındaki Hüseyin Bayar, fazla kilolarından kurtulmak için ’mini gastrik bypass ameliyatı’ oldu.

    Ameliyattan sonra dren-sonda ya da katater takılmayan, bir gün sonra taburcu olan Bayar, herhangi bir ağrı, bulantı yaşamadığını hatta ikinci gün işlerinin başına tekrar geçtiğini, üçüncü gün ise arkadaşları ile beraber balık tutmaya gittiğini söyledi.

    Aşırı kilolarının sosyal hayatını önemli derecede etkilediği için ameliyat olma kararı aldığını söyleyen Hüseyin Bayar, “Çocukluğumdan itibaren kilo problemi yaşıyordum, kilolarım sosyal hayatımı önemli derecede etkiliyordu, uçağa, otobüse binmek istemiyordum. Toplu taşıma araçlarındaki koltuklar bana küçük geliyordu, bir yere seyahat edeceğim zaman arabam ile gitmek zorunda kalıyordum. İlerleyen yaşlarımda kilolarımdan dolayı sağlığımın bozulacağını bildiğim için henüz obeziteye bağlı kronik hastalıklar çıkmadan ameliyat olma kararı aldım” dedi.

    Ameliyattan bir gün sonra taburcu olduğunu söyleyen Bayar, “Ameliyattan sonra vücudumda dren-sonda ya da katater gibi herhangi bir boru takılı değildi. Çıktıktan hemen sonra kendime geldim, hiçbir ağrım, bulantım, kusmam olmadı, 3. saatte ayağa kalkıp, 4. saatte su içmeye başladım. İkinci gün iş yerime giderek işlerimin başına geçtim. Hatta, üçüncü günümde arkadaşlarımla balık tutmaya gidecek kadar da dinçtim. Yaşam kalitem de hiçbir düşüş yaşamadım. Ameliyat olalı üç ay oldu 158 kilodan 130 kiloya düştüm. Üç ayda 28 kilo verdim amacım 90 kilo olmak. Doktorum Opr. Dr. Recep Aktimur, obezite cerrahisi ameliyatlarına çok farklı bir açıdan bakıyor. Üşenmeden beni uzun uzun bilgilendirdi ve ameliyat sonrası dönemde diyet vermeyerek hiç kısıtlamadı. Ameliyattan sonra her istediğimi uygun miktarlarda yiyerek kilo veriyorum. Arkadaşlarım ameliyat olduğuma inanmıyorlar, hatta ben bile kilo veriyor olmasam neredeyse inanmayacağım. Bir obezite cerrahisi ameliyatının bu kadar kolay olabileceğini ve sonrasındaki sürecin de bu kadar konforlu yürütülebileceğini hiç düşünmezdim. Çevremde safra kesesi ameliyatından sonra bile dren takılmış, günlerce yatakta kalan, kendine gelemeyen insanlar olduğunu hatırlayıp yaşadıklarıma şaşırıyorum. Her aradığımda doktoruma ulaşabiliyor ve yeterli cevapları alabiliyorum. Doktoruma farklı olduğu ve ilk görüşmemizden itibaren bana ameliyat olma cesaretini sağlayan güveni verdiği için teşekkür ederim, yoksa bu avantaja sahip olamazdım” diye konuştu.

    Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Opr. Dr. Recep Aktimur, uyguladığı obezite ve metabolik cerrahi prosedürleri hakkında bilgi vererek, “Bu ameliyatlar artık Türkiye için lüks değil, her ilde sıkça yapılabiliyor. Bu noktada, başarı kriterlerimizi doğru konumlandırmamız gerektiğine inanıyorum. Hastalarımın sağlıklı ve mutlu olmasını sağlamak benim temel amacım, bu yüzden onların organik sorunları ile ilgilenirken ruhsal konforlarını da düşünmeye çalışıyorum. Kağıt üzerinde en iyi sonuçları elde etmek insanları mutlu etmeyebilir, yaşanan süreç ameliyatın kalitesi kadar önemli. Bu yüzden hasta merkezli bir protokol yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

    Obezite ve metabolik cerrahi ameliyatlarından sonra hızlandırılmış iyileşme protokollerini Türkiye’de ilk defa kendi kliniklerinde uyguladıklarını belirten Dr. Recep Aktimur şunları söyledi: “Bu detaylı protokolü kısaca özetlemek gerekirse; hastalarımızı kliniğe girdikleri andan itibaren uzunca bilgilendiriyor, tüm süreci saat ve dakikasına varana kadar bilmesini sağlıyoruz, böylece bilinmezleri giderip endişeyi azaltıyoruz. Çok sayıda ileri laparoskopik cerrahi (kapalı yöntemle kanser ve reflü ameliyatı) ve sorunsuz sonuçlandırılmış obezite-metabolik cerrahi ameliyatının verdiği deneyim ve birikim ile çok kısa süren (30-40 dakika) ameliyatlarımız hastalarımızın hızlı toparlanmasına imkan veriyor. Ameliyatlarımızda hastalarımıza dren-sonda ya da katater gibi herhangi bir boru takmıyoruz, böylece ağrı azalıyor konfor artıyor. Ameliyattan çok kısa süre sonra sıvı alımına başlatıp vücudun ameliyata tepkisini azaltarak hastalarımızın dinç olmasını sağlıyoruz. Protokolümüzdeki tüm detaylar hastalarımızın ameliyattan sonraki 1. gün dinç şekilde taburcu olmasına izin veriyor ve 2. gün işe ya da normal hayatlarına dönebiliyorlar. İletişime çok önem veriyoruz, hastalarımızın istedikleri zaman bize ulaşabilmeleri artık bizim için olağan bir durum.”

    Opr. Dr. Recep Aktimur açıklamasını şöyle tamamladı: “Hastalarımıza ameliyattan sonra kısıtlayıcı bir diyet vermiyoruz. Onların yeme zevkini kaybetmesini ve dolayısıyla mutsuz olmalarını, hatta kısıtlayıcı bazı ameliyat ve protokollerdeki gibi yetersiz gıda alımından ötürü sağlıksız olmalarını istemiyoruz. İlk görüşmemizden itibaren sağlıklı bir hayat tarzı geliştirmeleri için destekte bulunuyoruz. Geri dönüp yüzlerce mutlu hastamıza baktığımızda amacımıza ulaştığımızı görmek çok keyifli.”