Etiket: Binlik

  • Abdurrahman Kaan: ’’Köydeki yaşamı teşvik etmek için yeni 50-100 binlik şehirler kuralım’’

    Abdurrahman Kaan: ’’Köydeki yaşamı teşvik etmek için yeni 50-100 binlik şehirler kuralım’’

    MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, ’’ Mevcut şehirler içinde kentsel dönüşümü de baz aldığımızda kentsel dönüşümü pahalı buluyoruz. Çünkü mevcut yeri alıp daha büyük binalar kuruyorsunuz. Şehri de daha çok sıkıntıya sokuyorsunuz. Bunun yerine yeni, küçük, her şeyi planlanmış şehirler kuralım diye düşünüyoruz’’ dedi.

    Ekonomi Buluşmaları kapsamında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) işbirliğinde, MÜSİAD Genel Merkezi’nde, EGD Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğünde MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın katılımlarıyla ’İş Dünyası ve Ekonomi Basını Söyleşileri’nin ilki gerçekleştirildi. Etkinlikte Türkiye’nin ve dünyanın ekonomik gündemine ilişkin, sektörlere ve iş hayatına dair konular ele alındı.

    ’’Şehirde yaşayandan ziyade üretim açısından köyde yaşamı yeniden sağlamamız gerekiyor’’

    Tarım konusunda açıklama yapan Abdurrahman Kaan, ’’Geçmiş dönemde soğan, patates ve domates muhabbeti yaşadık. Tanzim satışları için 40 yıl öncesine gider gibi bazı söylemler oldu. Özellikle gıda ve tarım alanında ithalata bağımlı bir sistem, Türkiye’de üretimin tabandaki algısını negatifleştiriyor. Yani üretmeye yönelik teşvik etmiyor. Şehirde yaşayandan ziyade üretim açısından köyde (kırsalda) yaşamı yeniden sağlamamız gerekiyor. Bunun için bizim ifademiz şu: Köyleri yeniden imar etmemiz lazım. Hollanda, re export ticaretiyle birlikte dünyada en fazla gıda ihracatı yapan ülkedir. Yaklaşık 110 milyar dolarlık ihracatı var, bizim 17 milyar dolar ihracatımız var. Hollanda bunu 45 bin kilometrekarede 16 milyon nüfusla nasıl yapıyor? AB’yi de kullanıyor, bunun birçok aşaması var. Bizde bunlar yok’’ şeklinde konuştu.

    ’’Türkiye’deki toprak yapısındaki organik yapı yüzde 1’in altına düşmüş durumda’’

    Kaan sözlerine şöyle devam etti: ’’Biz ne yapabiliriz kısmında; kırsaldaki yaşamı teşvik etmeliyiz. Bugün köydeki delikanlıya kız vermiyorlar. Çünkü televizyon dahil her şey şehirde yaşamı anlatıyor. Karlılıkta yok, çünkü verimlilik yok. Türkiye’deki toprak yapısındaki organik yapı yüzde 1’in altına düşmüş durumda. Normalde olması gereken yüzde 2-3 ama ana hedef yüzde 4’tür. Yarıma düşmüş bir toprak yapısında ne üretebilirsiz? Kimyasal gübre ile beslediğiniz kadar üretebilirsiniz. Bizim bu konuda bir projemiz var; 81 ilde 81 Biyogaz- Organik Gübre Tesisi. Birincisi Gönen’de faaliyette. İkincisini nasip olursa Şanlıurfa’da yapacağız. Sonra da Konya’da yapacağız. Bununla birlikte Türkiye’de tarımda yeni bir model ortaya koymaya çalışıyoruz. Buradaki hedef şu olmalı: Kırsalda bireysel olarak yapılan üretimi KOBİ’leştirmek’’.

    ’’Mevcut şehirler içinde kentsel dönüşümü pahalı buluyoruz’’

    Tazelenme sürecindeki bazı hedeflerine değinen Kaan, ’’Bizim tazelenme sürecinde şu hedefimizde var: Biz, köydeki yaşamı teşvik etmek için yeni 50 binlik ve 100 binlik şehirler kuralım diyoruz. O bakımdan tematik başlığımızın 1 tanesi de budur. Bunun içine sanayiyi de koyalım, trafikte oluşmasın, bisikletle ulaşım olsun. Yani çalışacak insanında bulunduğu ortak ölçekli sanayi bölgeleri projemizde var. Bunun içinde endüstri meslek lisesine kadar her şey var. Biz bu alanda çalışacağız. Mevcut şehirler içinde kentsel dönüşümü de baz aldığımızda kentsel dönüşümü pahalı buluyoruz. Çünkü mevcut yeri alıp daha büyük binalar kuruyorsunuz. Şehri de daha çok sıkıntıya sokuyorsunuz. Bunun yerine yeni, küçük, her şeyi planlanmış şehirler kuralım diye düşünüyoruz’’ diye konuştu.

  • Bakan Sarıeroğlu: “1 milyon 400 binlik istihdamın yarısı kadın istihdamında gerçekleşti”

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, “1 milyon 400 binlik istihdamın yarısı kadın istihdamında gerçekleşti. Şu anda kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 33 seviyesinde, 2023 yılında hedefimiz yüzde 41 seviyesinde gerçekleştirmek. Hayatın her alanıyla ilgili düzenlemeleri gerçekleştirdik. İçinden geçtiğimiz süreçte kadına şiddete sıfır tolerans şeklinde yaklaşıyoruz” dedi.

    Büro Memur-Sen tarafından, Bakan Sarıeroğlu’nun katılımlarıyla “Merhamet ve Kadın” temalı program düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Ankara Greenpark Otel’de düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Sarıeroğlu, sözlerine kadın kahramanları, şehitleri, emekçileri anarak başladı ve kadın komisyonlarının önemine değinerek, 8 Mart kapsamında yapılacak etkinliklerin farkındalık sağlaması ve politika oluşturması adına katkı sağlamasını temenni etti.

    16 yıldır devrim niteliğinde düzenlemeler yapıldığını, kadın odaklı çok önemli yasal düzenlemeler gerçekleştirildiğini aktaran Sarıeroğlu, “Kadınların her alanda çalışma hayatında yer aldığını görüyoruz. Kasım ayı istatistikleri açıklandı, işsizlik oranlarımızda düşüş var ama en büyük düşüşümüz kadınlarla ilgili yaşandı. 1 milyon 400 binlik istihdamın yarısı kadın istihdamında gerçekleşti. Şu anda kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 33 seviyesinde, 2023 yılında hedefimiz yüzde 41 seviyesinde gerçekleştirmek. Hayatın her alanıyla ilgili düzenlemeleri gerçekleştirdik. İçinden geçtiğimiz süreçte kadına şiddete sıfır tolerans şeklinde yaklaşıyoruz. Bu alanda faaliyet gösteren tüm STK’larla ortak çalışmalar gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

    “Bakanlıkta kadın sayısını arttıracağım”

    Kamuda yüzde 39 oranında kadın çalışanın olduğunu belirten Sarıeroğlu, bu seviyenin de artmasını hedeflediklerini kaydetti. Ayrıca bu seviyenin yönetim kademelerinde de olması gerektiğini vurgulayan Sarıeroğlu, “Kadınlar sadece sendikacılıkla ilgilenmiyor, biz kadın komisyonlarını bu bağlamda bir okul olarak değerlendiriyoruz. Kadınların bizzat karar mekanizmalarında olması gerekiyor. Bakanlıkta da kadın oranı yüksek ama yönetim kadrosunda sayı yeterli değil, bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz, yakın zamanda kadın yönetici sayısını artırmış olacağım” diye belirtti.

    “Tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemiz devam edecek”

    Kamu görevlisi kadınlarla ilgili doğum izinleri, engelli çocuğu olan kadınlar, kamuda başörtüsü serbestliği gibi çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini anımsatan Sarıeroğlu, önümüzdeki dönemde de bu çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Sarıeroğlu, “Ülke olarak zorlu süreçlerden geçiyoruz. İnşallah bundan sonra da güçlü Türkiye yolunda engelleri aşa aşa hedeflerimize ulaşacağız. Afrin’de bütün şer odakları birlik olmuş durumda. Sınırımızda bir terör koridoru oluşturmak isteniliyordu. Bu operasyonumuz tek bir terörist kalmayana kadar devam edecek. Biz güçlü bir ülkeyiz. 15 Temmuz’u milletimizle birlikte atlattık” diye konuştu. Sarıeroğlu, şehitlere rahmet, gazilere şifa diledi.

    Konuşmaların ardından ’Merhamet ve Kadın’ konulu fotoğraf yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışmada birinci olan fotoğrafın sahibine ödülünü Bakan Sarıeroğlu takdim etti.

    Programda Memur-Sen Kadın Kolları Komisyon Başkanı Habibe Öcal ve Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz da yer aldı.

  • 3 milyon 750 binlik dükkanlara talep olmadı

    Bilecik Belediyesi tarafından kapalı zarf teklif usulü satışa sunulacak ve değeri 3 milyon 750 binlik 3 dükkana talep olmadı.

    Bilecik Belediyesi tarafından bugün Encümeni Toplantı Salonunda kapalı zarf teklif usulü satışa çıkan ve halk arasında ’Çınar Market’ olarak bilinen yerin üst katındaki değeri 3 milyon 750 binlik 3 dükkana talep olmadı. İhale Komisyon Başkanı Belediye Başkan Yardımcısı Kadri Şentürk ihaleye hiçbir şahıs ve firmanın talebi olmadığı belirterek, “Mülkiyeti Bilecik Belediyesine ait Merkez, Gazipaşa Mahallesi, 32 pafta, 163 ada, 1 parselde kayıtlı bulunan uygulama imar planında bitişik nizam 1. kat ticaret alanındaki 3 dükkan 12 Eylül tarihinde tekrar satışa sunulacak. Bu dükkanlardan biri 134 metrekare ve 1 milyon 750 bin lira üzerinden, diğeri 82 metrekare 1 milyon 250 bin sonuncusu ise; 58 metrekarelik 750 bin TL üzerinden satışa sunulacak” dedi.

    Öte yandan ihalede İhale Komisyon üyesi belediye meclis üyeleri olan AK Partili Kadir Bayrak, Yücel Yerci ve Zekeriya Çakır hazırda bulundular.

  • Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’ne, 1/50 Binlik Çevre Düzeni Planı Tartışması Damga Vurdu

    Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkanı İsmail Yerlikaya, Mersin için hazırlanan 1/50 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda nükleer santrale yer verilmemesi ve 1/100 binlik plana uymaması nedeniyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın planı kabul etmediğini belirtti. Yerlikaya, Bakanlık Müsteşarının, “100 binlik planımıza uymak zorundasınız. Aksi takdirde 100 binliği deldirmeyiz, değişikliği de kabul etmeyiz” dediğini aktardı.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’na, Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/50 binlik Çevre Düzeni Planı damga vurdu. Nisan ayı toplantısının birinci birleşiminde, dilek ve temenniler bölümünde söz alan Meclis AK Parti Grup Başkanı İsmail Yerlikaya, söz konusu planda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın daha önce onayladığı 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı’na uyulmadığı ve bazı devlet projelerine yer verilmediği gerekçesiyle 50 binlik planı kabul etmediğini söyledi.

    “SIKINTI BÜYÜK DEDİM”

    Yaklaşık bir yıl önce başlayan 50 binlik plan çalışmaları çerçevesinde sürecin çok uzadığını ve Mersin’in çok fazla zaman kaybettiğini dile getiren Yerlikaya, bu süreçte Mersin’deki birçok kurum ve STK ile toplantılar yapılarak, görüşlerinin alındığını anlattı. Yapılan planda bir emek olduğunu ve Mersin’in ihtiyaçlarını karşıladığını vurgulayan Yerlikaya, “En son sivil toplum kuruluşları ve plancılarla yapılan toplantıda bir öğrenci, sunumu yapan profesöre, ‘Biz Akkuyu Nükleer Santrali’ni istemiyoruz. Planlardan kaldırdınız mı?’ diye sordu. O da, ‘Bu planlardan onu kaldırdık’ dedi. Bunun üzerine salonda bir alkış koptu ve ben ‘Tamam, sıkıntı büyük’ dedim” diye konuştu.

    Yerlikaya, bundan çok kısa süre sonra Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan toplantıda da devletin bir projesi olan Mersin Limanı içerisine yapılan Konteyner Aktarma İstasyonu’nda inceltmeye gidildiğinin aktarılması üzerine, Deniz Ticaret Odası yetkililerinin, “Bu devletin bir projesi. Buraya çok büyük gemiler gelip malı indirecek, daha küçük gemilerle Avrupa ülkelerine aktarılacak. Yanlış yapıyorsunuz” dediklerini ifade etti. Bir meclis üyesinin de “Akkuyu’yu kaldırıyorsanız, siz bu planları yapmak istemiyorsunuz” dediğini dile getirdi.

    “BİZİM PLANA UYMAK ZORUNDASINIZ. 100 BİNLİĞİ DELDİRMEYİZ, DEĞİŞİKLİĞİ DE KABUL ETMEYİZ”

    Bu gelişmeler üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan kendilerini davet ettiklerini belirten Yerlikaya, “Bu konuları müsteşarla görüştük. Müsteşar, 1970’lerde yerinin işaretlendiği Akkuyu’dan özellikle bahsederek, ‘Siz bir Çevre Düzeni Planı yapıyorsunuz. Bu planlarda, bizim 100 binlik planımızda yer alan devletin projelerini kaldırıyorsunuz. 100 binlik plana uymak zorundasınız. Sizin uymanız gereken üst ölçektir. Bir plan hiyerarşisi var. Siz bunu çiğniyorsunuz. Bizim 100 binlik planımıza uymak zorundasınız. Aksi takdirde 100 binliği deldirmeyiz, değişikliği de kabul etmeyiz’ dedi.Müsteşar, nükleer santralle ilgili yapılmış olan uluslararası sözleşmeler olduğunu ve kesinlikle kaldırılmayacağını da aktardılar. Bakanlık, üst ölçeklere uymadığımız için şu an bizim planımızı kabul etmiyor. Biz bu planı oy çokluğuyla meclisten geçirebiliriz ama askı sürecinde itirazlar olacak, Bakanlık da taraf olacak ve bu iş tekrar mahkemeye gidecek. Burada kaybeden Mersin olacak. Devletin planlarının engellersek bu planın da çıkması zor ve süreç tekrar uzayacak” dedi.

    “100 BİNLİK PLAN, 2 BİNİN ÜZERİNDE İTİRAZ OLMASINA KARŞIN ALELACELE ONAYLANDI”

    Daha sonra konuyla ilgili görüşlerini aktaran Başkan Kocamaz ise 100 binlik planın, 2 binin üzerinde itiraz olmasına karşın alelacele onaylandığını, tepki gelmemesi için de Mersin Valiliği’nin birkaç toplantı yapıldığını ifade etti. O dönemde Valiye, “Bu plan onaylandı. Biz burada cambaza bakıyoruz. Yaptığımız iş havanda su dövmek. Hiçbir karşılığı olmayan, zaman kaybından başka bir işe yaramayan çalışmalar” dediğini aktaran Kocamaz, şöyle devam etti: “Herkesin gönlüne göre plan yapma şansımız yok. Bu kentinde beklentileri var. 100 binlik planlar Bakanlığın uhdesinde olan planlar. 50 binlik planların da buna uygun olması lazım” ifadelerini kullandı.

    Kocamaz, “Zaten nükleer santral de yine Bakanlığın aldığı karar doğrultusunda işaretlenmiş. Ama aynı Bakanlık, bu bölgede 8 tane de turizm bölgesini işaretlemiş. Kendi içerisinde bir tezat olduğunu hepimiz görüyoruz. Bizim gönlümüzden geçen bir an evvel planın tamamlanması, onaylanması, Mersin’in önünün açılması. Bu konuda kararı verecek olan meclis. Meclisin de mutlaka kentin dinamikleriyle yaptığı görüşmeler vardır. Biz bu planı defalarca herkesle tartıştık.Bu imar planı inanıyorum ki, Mersin’in önünü açacak plan, çünkü herkese danışılarak bugünlere gelindi” dedi.

    “BAKANLIĞIN NÜKLEER SANTRAL TEPKİSİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Nükleer santralle ilgili yapılan anketlerde, Mersin halkının nükleer santrale sıcak bakmadığının ortaya çıktığına işaret eden Kocamaz, “Üniversite hocaları, halkın taleplerini değerlendirerek nükleer santrali 50 binlik planda göstermek istemediler. Tabi işin bir de gerçeği var, biz gerçekten zor durumdayız. Bir taraftan Mersin’in önünü açmaya, beklentileri karşılamaya çalışırken, bir taraftan da Bakanlığın bu konudaki tepkisiyle karşı karşıyayız. Mecburen bir orta yol bulunması gerekiyor. Bu konuda meclis değerlendirmesini yapar. Amacımız, onaylanmayacak bir plan değil. Havanda su dövmek istemiyoruz. Bunları düşünerek kararımızı vereceğiz” dedi.