Etiket: Binalarda

  • Deprem binalarda ağır hasara yol açtı

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde 6,6 şiddetindeki deprem sırasında bazı binalarda büyük çaplı hasar meydana geldi. İlçe merkezinde hasar gören 3 camide Cuma Namazı kılınamayacak.

    Bodrum açıklarında meydana gelen 6,6 şiddetindeki depremde Gümüşlük Mahallesi Dereköy mevkiinde bulunan metal tasarım atölyesiyle 3 ayrı cami büyük hasar gördü. Adliye Cami, Bitez Yalı Cami ve Ortakent Yahşi Yalı Cami’nin duvarlarında ve minarelerinde çatlaklar oluştu. Bitez Yalı Camisinin namaz kılınan bölümünün çatısı çökerken, Ortakent Yahşi Yalı Cami’nin kubbesiyle birlikte minaresi yarıya kadar yıkıldı. Hasar gören 3 camide Cuma namazının kılınamayacağı öğrenildi.

    Bodrum’da hayat normale dönmeye başladı

    Hasar tespit çalışmaları devam ettiği Bodrum’da diğer yandan ise hayat normale dönmeye başladı. Hasar gördüğü için çevresinde güvenlik önlemi alınan camini hemen yanında bulunan sahilde tatilciler denize girmeye başladı. Yaşanan paniğin ardından tatillerini yarım bırakmayan turistlerin yanı sıra bir grup tatilcinin ise ilçeden ayrıldıkları görüldü.

  • Londra’da yüksek katlı binalarda yapılan yangın güvenlik testi başarısız oldu

    Londra’da 27 adet yüksek katlı binada yapılan yangın güvenlik testleri başarısızlıkla sonuçlandı.

    Londra’da geçtiğimiz günlerde yaşanan Grenfell Tower yangınından sonra hükümet bölgedeki binalarda incelemeler başlattı. Londra’da bulunan 15 bölgede 27 adet yüksek katlı binada yapılan yangın güvenlik testleri başarısızlıkla sonuçlandı.

    Hükümet yetkilileri, 15 bölgedeki 27 adet yüksek katlı apartman bloğunun dış cephe kaplamasının yangın güvenliği testini geçemediğini bildirdi. İncelemeler sonucunda binaların dış cephe kaplamalarının yanan Grenfell Tower binasındaki dış cephe kaplamasıyla benzer olduğu belirtildi. Binaların test sonuçları, ev sahiplerine, itfaiye hizmetlerine ve belediye ekiplerine gönderildi.

    Grenfell Tower binasının dışında yer alan ve iç kısmı plastik olan alüminyum kaplamanın, yangının doğrudan 24 katlı binaya yayılmasına sebep olduğu tahmin ediliyor.

  • Yalıtım, binalarda fosil yakıt tüketimi ve karbon salımını azaltarak çevreye katkı sağlıyor

    5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, Türkiye’deki binaların tümünün, daha az enerji harcayıp fosil yakıt tüketimini azaltan ısı yalıtımlı, çevre dostu bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin 2030 yılı itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan yüzde 21’e kadar azaltmayı hedeflediğini belirten Pelesen, “İklim değişikliği etkisini en aza indirgemek için sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunun bugünden ciddiyetle ele alınması şart” dedi.

    Küresel ısınma konusunda duyarlılığın arttığı günümüzde, çevre sorunları ile ilgili konuların başında karbon salınımınının azaltılmasının geldiğini belirten İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Pelesen, “Standart ısı yalıtımı uygulamaları, fosil yakıt tüketiminin azalmasını sağlar. Binalarda enerji verimliliği, çevresel sorunlar ile mücadelede en etkin uygulamadır. Isı yalıtımı ile kış mevsiminde ısıtma, yaz mevsiminde ise soğutmaya katkıda bulunarak enerji tasarrufu sağlanmasının yanı sıra, atmosfere yayılan sera gazlarının salınımında büyük oranda düşüş kaydediliyor. Bu gerçekler ışığında, sağlıklı, enerji verimli ve çevreye duyarlı yapıların, Türkiye’nin her yerinde yaygınlaşmasını sağlamalıyız” dedi.

    Emisyon oranlarının düşürülmesi hayati önem taşıyor

    İklim değişikliği etkisini en aza indirgemek için emisyon oranlarının 2050 yılı itibarıyla yüzde 60-80 arası daha azaltılmış olması gerekliliğinin altını çizen Levent Pelesen, 2050 yılında çok daha farklı bir dünya olacağını ve bu konuda şimdiden ciddiyetle çalışmaya başlanmasının hayati bir sorumluluk olduğunu kaydetti.

    Levent Pelesen, şöyle konuştu: “2016 yılında 175 ülkenin imzaladığı iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Paris Anlaşması’nda, Türkiye, 2030 itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan yüzde 21’e kadar azaltacağını beyan etmiştir. Bugün gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, çevre dostu pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Enerji verimliliği stratejilerinde ve özellikle binalarda enerji verimliliğinde tüm taraflar sektör, kamu ve tüketici üzerlerine düşeni hassasiyetle yerine getiriyor. Ülkemizde de, İklim Değişikliği Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesi için binalarda enerji verimliliği gibi bir alanda ısı yalıtımının sağlıklı gelişmesi yaşamsal önemdedir”.

    Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yüzde 40’a yakınının binalarda gerçekleştiğini vurgulayan Levent Pelesen, “Binalarda tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i ise ısıtma-soğutma için harcanıyor. Toplam tüketimimizde en yüksek paya sahip binalarda ısı yalıtımı ile elde edilecek bir tasarrufa, günümüzde sanayi ve ulaşım sektörleri dahil, aynı yatırım maliyeti ve amortismana sahip hiçbir başka yöntem ile ulaşmak mümkün görünmüyor. Bu konuya tüketici gözüyle bakıldığında da, benzer şekilde büyük bir verimlilik fırsatı ortaya çıkıyor. Güvenlik ve konforu arttırmanın yanı sıra, ısı yalıtımı ile enerji tüketimi ve doğalgaz faturalarında yüzde 50’ye varan tasarruf elde ediliyor. Ayrıca yalıtımın sağladığı tasarruf ile 3-4 yıl içerisinde yalıtım için yapılan harcama karşılanıyor ve sonrasında da yalıtım kazandıran bir yatırıma dönüşüyor” dedi.

    Pelesen, Meclis’te henüz onaylanmayan Paris Anlaşması taahhütlerinin, binalarda enerji verimliliğinde en etkili uygulama olan ’U-Değerleri Düşürülmüş Isı Yalıtım Uygulamaları’na verilecek tüketici teşvikleri ve etkili denetimlerle çok kısa sürede imzalanıp yürürlüğe girebileceğini ve uluslararası çevre duyarlılığı konusunda ülkemizi ön plana çıkarabileceğimizi ifade etti.

  • Karataş: “Binalarda enerji kimlik belgesi süresi uzatıldı”

    Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Karataş, 2011 yılından önce yapılan binalar için temin edilmesi gereken enerji kimlik belgesi için verilen son sürenin 1 Ocak 2020 yılına kadar uzatıldığını bildirdi.

    Karataş, 2011 yılından önce inşa edilen tüm binaları ilgilendiren enerji kimlik belgesini verme yetkisinin sadece 35 firmada olduğunu belirterek, “Firma sayısının azlığı nedeniyle ikinci el konut sektörü ve kiralamalarda çok büyük sıkıntılar oluyordu. Sürenin uzatılmasıyla sektör rahatlamış oldu” dedi.

    Sürenin uzatılması için yaptıkları girişimin sonuç verdiğini dile getiren Karataş, “Kanunların hayatın akışına uygun olması ve bizlerin fikirlerinin alınması gerektiğinin altını bu noktada bir kez daha çizmek isterim. 3194 sayılı İmar Kanunu, 4708 Yapı Denetim Kanunu,6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun birbiriyle uyumlu olması gerekir. Aksi takdirde, ortaya kargaşa bir durumun çıktığını görev aldığımız her platformda anlattık. Şimdi biz bahse konu yapılan bu eski binaları yıkacak mıyız, yalıtacak mıyız? diye defalarca sorduk. Evet, dış cephe mantolama işi lüks gider değil, ’faydalı yenilik ve ilaveye yönelik’ giderlerdendir. Öte yandan Kentsel Dönüşüm Kanunu gereğince yıkım kararı alınmış bir binada yapılacak bu masraf da milli servetimize zarar vermektir” diye konuştu.

    “80 bin bina 1999’dan önce yapılmış”

    EKB belgesinin, Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre, binalarda enerjinin ve enerji kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasına, enerji israfının önlenmesine, asgari olarak binanın enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri, ısıtma veya soğutma sistemlerinin verimi ile ilgili bilgileri içeren belge olduğunu dile getiren Karataş şöyle konuştu:

    “Çevrenin korunmasını sağlamak için de şarttır. Türkiye bazında düşündüğümüz zaman Erzurum gibi soğuk iklimli yerlerde dışarıdaki soğuktan korunmanız gerekiyor. Antalya’da ise dışarıdaki sıcaktan korunmak gerekiyor. Ayrımlar kanunca da yapılmıştır, yalıtım mevsimsel olarak düşünülmüştür. Vatandaş daireyi almaya gittiğinde o binanın ne kadar enerjisine sahip çıktığını görerek ona göre alışverişini yapacaktır. Ancak Antalya’da 130 bin yapı stoku vardır ve bu binaların 80 bini 1999 öncesi yapılmıştır. Ortaya bir ikilem çıkmaması için 80 bin bina da, ya iyileştirme yaparak kentsel dönüşüme hazırlamalı ya da yıkılıp yeniden bir an önce yapılmalıdır. Enerji performansı yönetmeliği kanunu doğru bir kanundur. 2020 yılına kadar verilmiş olan bu sürede doğrudur. Bu süre içerisinde eski binaları yıkacaksak yıkalım. 3-5 yıl sonra yıkacağımız binayı neden yasalar zorunluluğu ile yalıtarak masraf ediyoruz ki?.”

    “Projelerde müteahhitler yer almalı”

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mevcut binalar için 2 Mayıs’tan itibaren zorunlu hale gelecek Enerji Kimlik Belgesi (EKB) uygulamasının mağduriyetlerin olmaması için 1 Ocak 2020 tarihine kadar uzatıldığını kaydeden Karataş, “2020’ye kadar binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde enerji kimlik belgesi düzenlenmiş olması şartı aranmayacak. Geçtiğimiz hafta büyükşehir belediyesinin düzenlemiş olduğu, bizim de Antalya İnşaat Müteahhitleri Derneği olarak davet edildiğimiz Kentsel Dönüşüm Master Planlama toplantısında da Antalya’mız ile ilgili görüşlerimizi, raporlarımızı ve belgelerimizi yetkililere sunduk. Ne kanunların değişikliğine yapılan yönetmeliklerle ne de büyükşehir belediyelerinin yaptığı veya yapmayı planladığı projelerde müteahhitlerin yani yapımcıların ve yatırımcıların gücünü yanına almadan hiçbir sistem işlemeyecektir” ifadelerine yer verdi.

  • Terk Edilmiş Binalarda Haşere Mücadelesi

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde, haşere ile mücadele kapsamında terk edilmiş binalarda ilaçlama çalışması başlatıldı.

    İskenderun Belediyesi ilaçlama ekipleri larva ile mücadelenin yanı sıra terk edilmiş boş binaları da ilaçlamada hedef noktalar olarak belirledi.

    Çalışmalar kapsamında oluşturulan ekipler, mahalle muhtarlardan gelen şikayetler doğrultusunda terk edilmiş atıl binalarda haşere ilaçlaması yapıyor. Termal sisleme yöntemi ile yapılan çalışmalar ile yumurta, larva, pupa ve ergin olmak üzere 4 dönemde sürdürülen ilaçlama hizmeti vatandaşlar tarafından ilgiyle izleniyor.