Etiket: Bilmiyor

  • Şalpazarlı yaylacıların kabusu bitmek bilmiyor

    Trabzon’un Şalpazarı ilçesinin Üzümözü, Akçiriş ve Çarlaklı mahalle sakinlerinin yoğun olarak kullandığı Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Kayadibi Yaylası’ndaki evlere ayıların ardından şimdi de hırsızlar dadandı. 6 eve giren hırsızlar evde ne varsa alıp götürürken eve de zarar verdi.

    Şalpazarı Üzümözü mahalle muhtarı Mehmet Mertoğlu, yaz sıcaklarında yayla olarak kullandıkları Kayadibi Yaylası’ndaki evlere son yıllarda yoğun olarak ayı saldırılarının yaşandığını hatırlattı. Mertoğlu, ayıların yayla evlerine büyük zararlar verdiğini belirterek bu yıl da ayı saldırılarının yanı sıra hırsızların evlere girerek maddi zarara yol açtığını belirtti. Mertoğlu “ ‘Ayı saldırısı olmuş mu?’ diye mahalleli hafta sonu toplu olarak yaylaya çıktı. Yayladaki evlerde bu kez ayı saldırısının yanı sıra hırsızların da evlere zarar verdiğini görmüşler. 6 eve girilmiş ve evler adeta talan edilmiş. Ayının girdiği evler tertemiz, insandan eve giren hırsız ayıların girdiği evler tanınmayacak vaziyette. Evlerde televizyon, kuzine soba, çanak anten, set üstü ocak, büyük-küçük tüp, kaşık, çatal, bıçak, tava, tencere, kürek, kazma, balta, sini, buzdolabı, divan ne varsa alınıp götürülmüş. Evler adeta boşaltılmış” dedi.

    Muhtar Mehmet Mertoğlu, konuyla ilgili güvenlik güçlerine ve savcılığa şikayette bulunduklarını belirterek “Girilen evler incelendi, tutanaklar tutuldu, ifadeler alındı.

    Kayadibi Yaylası’nda meydana gelen bu hırsızlık olayının faillerinin bir an önce yakalanmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • “Milyonlarca kişi emlak vergisinden muaf ama kimse bilmiyor”

    Harita Yüksek Mühendisi Uğur Örs, işsizlerin, emekli maaşıyla geçinenlerin (dul ve yetimleri dahil), ev hanımlarının, geliri olmayanların, gazi ve şehitlerin, dul ve yetimlerin vergiden muaf olduğunu açıkladı.

    Harita Yüksek Mühendisi Uğur Örs, yaklaşık 25 milyon ev sahibini ilgilendiren emlak vergisini ödeyen milyonlarca kişinin aslında bu vergiden muaf olduğunu fakat bunu bilmediklerini açıkladı. Örs, yasaya göre; işsizler, emekli maaşıyla geçinenler (dul ve yetimleri dahil), ev hanımları, geliri olmayanlar, gazi ve şehitlerin dul ve yetimleri vergi ödemediğini ve bu kişilerin bu hakka sahip olduğunu bilmediklerini söyledi.

    “Bu durumu bilen ne kadar kişi var derseniz sayısı oldukça az maalesef”

    Sıfır vergiden faydalanmak için evin brüt 200 metrekareyi aşmaması ve sadece bir konutun olması gerektiğini kaydeden Örs, “Buna rağmen vergi borcu çıkarılan veya vergi ödeyen milyonlarca vatandaş var. Vergi muafiyetinden faydalanmak için mutlaka belediyeye başvurup vergi muafiyeti formu doldurup bizzat başvuru yapmak gerekiyor” dedi.

    İadesini isteyin

    Bilmeden emlak vergisi ödeyen emekliler, ev hanımları, işsizler, engelliler, gaziler, şehit dul ve yetimleri; yersiz ödemenin iadesi için belediyelere itiraz ederek, geriye dönük 5 yıllık emlak vergisini isteyebileceğini bildiren Örs, “Bunun için belediyenin emlak birimine, ’Vergi usul kanunu Madde 120/2’yi dayanak göstererek ’düzeltme dilekçesi’ verilmeli” ifadelerini kullandı.

    Kimler emlak vergisinden muaf tutulacak?

    Harita Yüksek Mühendisi Uğur Örs, muafiyetten yararlanabilmek için mesken sahibinin ev hanımı, şehit yakını, gazi, dul, işsiz veya emekli olması şartları arandığını belirterek muafiyet şartlarını şöyle sıraladı:

    “Eviniz, brüt 200 metrekareden küçük ise emlak vergisinden muaf olabilirsiniz. Ancak brüt alan hesabına konutun dışında kalan; sığınak, kapalı otopark, merdiven boşluğu ve hol gibi alanlar dahil edilir. Buna rağmen, 200 metrekarenin altındaysa, emlak vergisinden muaf tutulursunuz.

    Eğer, dairenizde intifa hakkını kullanıyorsanız; yani, yani başka bir dairede kısıtlı kullanım hakkınız varsa, bu metrekare de evin toplam brüt metrekaresine yansıtılır. Hala 200 metrekarenin altında kalıyorsa, emlak vergisinden muaf tutulursunuz.

    Yazlık ev sahibi olmanız, gelir vergisi ödemesini zorunlu kılar. Ancak, yaz-kış bu evde yaşadığınızı kanıtlamanız halinde, emlak vergisinden muaf olursunuz. SGK’dan aldığınız belgelerle vergi mükellefi olmadığını ispatladığınız takdirde, emlak vergisinden muaf olursunuz.

    Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hale gelen binaların durumundan doğan, vergi mükellefliği muafiyeti, bu olayların yaşandığı tarihi takip eden ilk emlak vergisi dönemi itibarıyla başlar. Binanın durumu devam ettiği müddetçe, devam eder.

    Yeni inşa edilen bina veya binaların vergisi, arsasının vergisinden az olamaz; ancak Emlak Vergisi Kanunu’na göre, bina veya apartman dairelerinin vergi değerinin 4’te 1’i, inşalarının sona erdiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren, 5 yıl süre ile geçici muafiyetten faydalandırılır.

    Dilekçeyle bildirmek durumunda olmadığınız istisnai durumlardan biri de, o yıl içinde satın aldığınız evin emlak vergisi, evin eski sahibi tarafından ödenir. Sizin emlak vergisi mükellefliğiniz ise bir sonraki sene başlar”.

    Emlak vergisi muafiyetine nasıl başvurulur?

    Emlak vergisi ödemesinden muaf olunan şartların tamamını karşılandığı takdirde, taşınmazın bağlı bulunduğu belediyeye başvurarak, bu durumun bildirmesinin yeterli olduğunu kaydeden Örs, “Başvurunuz onaylandıktan sonra, bu haktan kolayca yararlanabilirsiniz. İlgili şartları taşıdığınız halde muafiyet durumundan haberdar olmadığınız için emlak vergisi ödediyseniz; geçmişe dönük beş yıllık emlak verginizin iadesini talep edebilirsiniz” dedi.

    Emlak vergisi muafiyet dilekçesi nasıl yazılmalı?

    Harita Yüksek Mühendisi Uğur Örs, emlak vergisi muafiyet dilekçesinin nasıl yazılması gerektiğini şöyle açıkladı: “Bağlı bulunduğunuz Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün dikkatine yazılır. Bu dilekçede, vergi muafiyeti için gerekli tüm şartların yerine geldiğine dair detaylı beyan verilir. Örneğin, daimi kalıcı olduğunuz konutun, brüt 200 metrekare olduğu vb. bilgilere yer vererek; bina ile ilgili açık adres, vergi sicil, pafta, ada ve parsel numarasını bildirerek dilekçenizi tamamlayabilirsiniz”.

  • Rıdvan Özüm, dur durak bilmiyor

    Başladığı seçim çalışmaları kapsamında bir dizi ziyaretlerde bulunan Adapazarı Belediyesi Başkan Aday Adayı Rıdvan Özüm, “Belediyeler sadece çöp toplayan asfalt atan yerler değil. Ürettiğimiz işlerle gönülleri fethetmeye talibiz” dedi.

    Hemşehri dernekleri, STK temsilcileri ve muhtarların yoğun katılımlarıyla aday adaylığı başvuru formunu AK Parti Adapazarı İlçe Başkanlığına vererek Belediye Başkanı aday adayı olan Rıdvan Özüm, resmi müracaatının ardından temaslarına hız verdi. Özüm, seçim çalışmaları kapsamında bir dizi ziyaretler gerçekleştirdi. İlk olarak basın kuruluşlarını ziyaret eden Özüm, ardından Baro Başkanı Av. Abdurrahim Burak’ı da ziyaret ederek kendisine yeni görevinde başarılar diledi. Şehrin tanınmış iş adamlarından Ali Dünya’yı da ziyaret eden Özüm daha sonra Adapazarı Mahalle Muhtarları ile buluştu. Programın devamında ise Solaklar Mahallesinde kahvehanede vatandaşlarla bir araya gelen Rıdvan Özüm, mahalle sakinleri ile sohbet ederek onların taleplerini dinledi.

    “Belediye yönetmeyi orkestra şefinin, orkestrasını yönetmesine benzetiyorum”

    Belediye yönetimini bir orkestra şefinin, orkestrayı yönetmesine benzettiğini söyleyen Rıdvan Özüm, “Yaklaşık 15 yıldır Adapazarı Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Milletin menfaatine olan işlere imza attığımızı düşünüyorum. Ben belediye yönetimini bir orkestra şefinin, orkestrayı yönetmesine benzetiyorum. Orkestra şefi gibi hareket ederek milletin gönlüne girecek, kalbini fethedecek işler yapacağız. Yaşadığım şehre vefa borcum olduğunu düşündüğüm için bu yola çıktım. Hep birlikte Türkiye’ye örnek olacak çalışmaları hayata geçireceğiz” dedi.

    “Belediye demek hizmet demek”

    Özüm konuşmasının devamında, “Bizim belediyecilik anlayışımız hizmet odaklı olacak. Belediyeler; birer vergi dairesi, muhasebe, para yönetimi, ihale birimlerinin, insan kaynaklarının yönetimi ve şehir planlamasıdır. Belediyecilikte daha kaliteli işler yapalım, verimli çalışalım diye Yüksek Lisans eğitimini belediyecilik alanında tamamladım. Teorik eğitimin ardından önceliklerimizi tespit ettik. Toplum yararını öncelikleyen projelerimizi hazırladık. Sizlerin desteği ve duaları parti büyüklerimizin takdiri ile inşallah aday gösterilirsek projelerimizi kamuoyuna duyuracağız” diye konuştu.

    Rıdvan Özüm’e gerçekleştirdiği ziyaretler esnasında, aday adaylığının hayırlı olması ve çalışmalarında başarılar dilendi.

  • Bornova için yola çıkan CHP’li Koçanalı, dur durak bilmiyor

    CHP’den Bornova belediye başkanı aday adayı olan Avukat Onur Koçanalı, adaylık yarışında çalışmalarına hız verdi.

    Bornova belediye başkanlığı için CHP’den aday adaylığını açıklayan Avukat Onur Koçanalı, kentte çalışmalarına devam ediyor. Adaylık sürecinde ilçedeki; sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve vatandaşlarla görüşen Koçanalı, son olarak da Bornova Arnavutları Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret etti. Dernek başkanı Melek Taşkın Taşol ve dernek yöneticilerinin hazır bulunduğu ziyarette Onur Koçanalı, projelerini tek tek anlattı.

    Doğma büyüme bir Bornovalı olarak kentin sorunlarını iyi bildiğini ve bu sorunların çözümü noktasında geniş bir ekiple çok yönlü çalışmalar yaparak projeler geliştirdiğini dile getiren Koçanalı, bu projeleri, halkın da içinde olan bir yönetimle başaracaklarından emin olduğunu söyledi.

  • Bakan Ağbal: “Kılıçdaroğlu hesap yapmayı bilmiyor”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ’Asgari ücreti 2200 TL yapacağız’ vaadini “Burada rakamlar ortada. Eğer gücü yetiyorsa bu rakamların karşısına rakam koyar. Kılıçdaroğlu hesap yapmayı bilmiyor” dedi.

    Afyonkarahisar temaslarını esnaf ziyareti ile sürdüren Maliye Bakan Naci Ağbal, daha sonra Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis salonunda iş insanları ile bir araya gelerek bir toplantı gerçekleştirdi. ATSO binası önünde ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser ve iş insanları tarafından karşılanan Bakan Ağbal, toplantı öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim vaatleri arasında asgari ücretin 2200 TL yapacakları yönündeki açıklamalarını eleştiren Ağbal, her şeyin rakamlarla ortada olduğunu ifade etti. Bakan Ağbal, “Bugün bakın tekrar söylüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, doğru olmayan bir şey söylüyor. Asgari ücret üzerindeki gelir vergisi oranı yüzde 25 değil, yüzde 15’tir. Biz hükümet olarak en son bu sene içerisinde yapmış olduğumuz düzenleme ile de hiçbir şekilde net asgari ücret değişmesin diye yıl içerisindeki artışlarında telafi edecek şekilde bir düzenleme yaptık. Eylül ekim aylarında ücret toplamı artsa bile yüzde 15’i geçmesin diye devlet olarak biz vergimizden vazgeçtik. Kılıçdaroğlu yüzde 25 diyor. Yok öyle bir şey. Ama bu hesaplanan vergi. Bir de AK Parti hükümeti olarak asgari geçim indirimi var. Ne yapacağım? Hesapladığım vergilerden asgari geçim indirimi tutarlarını düşeceğim. Düştüğüm zaman ne oluyor? Bir bekar çalışan asgari ücretlinin vergisi yüzde 5.3’e çalışıyor. Yüzde 25 değil. İkinci olarak evli ve çocuk sahibinde oranlar hızla azalmaya başlıyor. Yüzde 3’e ve yüzde 1’e düşüyor ve evli 3 çocuklu asgari ücretli bir kardeşimiz 0 vergi ödüyor” dedi.

    Ağbal, şöyle devam etti:

    “Herhalde Sayın Kılıçdaroğlu’nu yanlış bilgilendirmişler. Kendisi her ne kadar maliyeci ama herhalde kendisi baksaydı bunu böyle söylemezdi, yanlış bilgi verilmiş. İkinci olarak şimdi hesabı yapalım. 656 lira iş verenin brüt maliyetinde artış oluyordu bunun 174 lirasını vergiyle karşıladığını iddia ediyordu Sayın Kılıçdaroğlu, hala arada 481 lira var. Ama bakın şunu kabul etmek lazım ister vergiden vazgeçin isterse sosyal güvenlik primlerinden vazgeçin arada karşılanması gereken 656 liralık bir maliyet var. Bunu işverene de yansıtmayacağımızı söylüyoruz peki o zaman ne yapalım? Sayın Kılıçdaroğlu için bir alıştırma yapalım. Bugün bu 656 liralık maliyetin karşılanması noktasında bizim şu anda yürüttüğümüz bir asgari ücret desteği uygulaması var. Yaklaşık 9,2 milyon çalışan için biz bu ödemeyi yapıyoruz. 100 lira olarak yapıyoruz. imkanlarımız dahilinde ama şimdi Kılıçdaroğlu diyor ya hiç kimseye 1 kuruş buradan ilave maliyet gelmeyecek e demek ki 656 liralık maliyetin tamamını o zaman kamunun karşılaması lazım. Burada 9,2 milyon yani 9 milyon 200 bin kişiyi 656 lirayla çarparsak birde bunu 12 ay çarpmamız lazım. Yaklaşık bunun maliyeti 72 milyar lira. Bu bir kere birinci maliyet birde biliyorsunuz; demin söyledim asgari geçim indirim uygulaması nedeniyle gelir vergisi tutarları da artıyor. Demin ben rakam verdim dedim ki 155 lira gelir vergisi var. 19 lira damga vergisi var eğer kişinin medeni durumu evliyse çocuk sahibi ise o zaman vergi tabi daha da artıyor vergi daha da yukarıya geliyor. Arkadaşlar hesap yaptılar bana söylediklerine göre bu maliyet 80 milyar lirayı geçiyor. Yani şöyle olacak herhalde bir yerden petrol bulmadıysa Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına göre 80 milyar liralık bir kaynağı bir şekilde bu milletin ödemesi lazım. Yani işveren ödemeyecek ama herhalde bunu birisi ödeyecek. Dolayısıyla 80 milyar liralık bir maliyetten bahsediyoruz. Öyle Sayın Kılıçdaroğlu’nun oradaki işletme sahibine iş adamımıza kemik diye böyle tabirler kullanması içi boş laflar. Hesap kitap bilen adamların kullanacağı laflar değil. Hesabınızı kitabınızı yaparsınız ortaya koyarsınız. Dolayısıyla burada 80 milyarın üzerinde bir maliyet var. Biz 2018 yılında Sosyal Güvenlik Kurumunun açık finansmanı için 35 milyar lira ödeme yapacağız bütçeden şimdi Kılıçdaroğlu’nun hesabını yaparsak demek ki 35 milyarın üzerine 80 milyar lira daha ilave edeceğim. 80 milyar lira yani Sosyal Güvenlik Kurumunun açık finansmanını yaklaşık olarak nereden bakarsanız bakın 115 milyar liranın üzerine getireceğim. Şimdi ben iyi anlıyorum 90’lı yıllarda bu Sosyal Güvenlik Kurumunu niye batırmışlar. Hesap kitap yapılmadan afaki meydan okumalarla Sosyal Güvenlik Kurumu zamanında batırılmış. Hala bugün Sosyal Güvenlik Kurumu geçmiş dönemlerin hatalarının ve yanlışlarının bedelini ödüyor millet olarak biz bunları ödüyoruz. Bugün 80 milyar lira 85 milyar lira ne demek biliyor musunuz? Milli gelirin nereden bakarsanız bakın yüzde 2,5 buçuğuna yakın bir ilave maliyet demek. Yani kamu bütçesini yüzde 2,5 daha artıracaksınız demek. Bunun hangi yanı tutulur. Hangi hesaba uyar bu. Sonra diyor ki; ben diyor sen merak etme diyor buradan bir maliyet gelmeyecek diyor ben sana faizsiz kredi vereceğim diyor bu faizsiz verdiğiniz krediyi 90’lı yıllardaki gibi halının altına mı süpürülecek. O kredinin bir finansman maliyeti yok mu? O finansman maliyetini bir yere gider yazmayacak mısın hani onu gittik bütçeye gider yazdık o 80 milyar liranın üzerine bir de buradan gelecek finansman maliyeti var. Dolayısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nu vatandaşı aldatmamaya çağırıyorum. Samimi, dürüst olmaya çağırıyorum. Burada rakamlar çok ortada eğer burada gücü yetiyorsa bu rakamların karşısına rakam koyar.”