Etiket: Biliyoruz”

  • Bakanı Işık: “3 askerimizin DEAŞ’ın elinde olduğunu biliyoruz”

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “3 askerimizin DEAŞ’ın elinde olduğuna yönelik bilgimiz var. Ancak bundan öteki tüm yorumlar, teyit edilmiş bir bilgi değildir. Bilgiler teyit edilmeden de bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söylüyoruz” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı 95. Daraltılmış İl Danışma Meclisi toplantısına katıldı. Toplantıya Bakan Işık’ın yanı sıra AK Parti Kocaeli milletvekilleri, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu başta olmak üzere ilçe belediye başkanları ve AK Parti İl Teşkilatı üyeleri katıldı. Terörle mücadele konusuna değinen Bakan Işık, “PKK’nın, PYD’nin ve diğer terör örgütlerinin Türkiye’yi Suriye’de çekmek istedikleri çukura Allah’a hamd olsun bu güne kadar düşmedik bundan sonra da düşmeyeceğiz. Onların bizi getirmek istediği yere gitmeyeceğiz. Ama Allah’ın izniyle onların köklerini kurutacağız. Buna hiç kimsenin tereddüdü olmasın. Bugün bazıları ‘El-Bab’da ne işiniz var. Fırat Kalkanı Harekatı’na neden giriştik’ diyorlar. Bu insanlara sormak lazım günümüz dünyasında atılan onlarca füze onlarca havan topunu nereden attılar. Bizim sınırlarımızın dışından attılar. Ne yapacaktık daha fazla bekleyecek miydik? Evet El-Bab’da operasyonlarımız devam edecek. Bu bölgeden DEAŞ’ı tamamen temizleyene kadar Özgür Suriye Ordusu ile birlikte bu operasyonları sürdüreceğiz” dedi.

    “3 askerimizin DEAŞ’ın elinde olduğunu biliyoruz”

    DEAŞ terör örgütü elinde 3 Türk askerinin olduğunu doğrulayan Bakan Işık, “Şu ana kadar 3 askerimizin DEAŞ’ın elinde olduğuna yönelik bilgimiz var. Evet 3 askerimizin, DEAŞ’ın elinde olduğunu değerlendiriyoruz. Ancak bundan öteki tüm yorumlar, teyit edilmiş bir bilgi değildir. Bilgiler teyit edilmeden de bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söylüyoruz. Bu arada bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum, bu ülkede bu kritik süreçte bölgemizde tüm süreçlerin değiştiği bu dönemde herkesin sorumlu davranması gerekiyor. Bir taraftan terör örgütlerinin Türkiye’yi çekmek istediği tuzaklara karşı hepimiz çok dikkatli olmalıyız, diğer tarafta da birliğimizi ve beraberliğimizi bozacak hiçbir harekete girişmemeliyiz. Hasta hukuk çerçevesinde müsaade etmemeliyiz. Bu Türkiye için çok önemli. Sorumluluk sahibi olmanın tam zamanı. Akli selim ile hareket etmenin zamanı. Sağ duyuyu elden bırakmamanın zamanı. Zira terörle mücadelenin en kritik dönemindeyiz” diye konuştu.

    El-Bab’da Türk askerinin kahramanca mücadele ettiğini söyleyen Bakan Işık, “Şu anda Özgür Suriye Ordusu’yla birlikte Allah’a hamd olsun El-Bab’ın en kritik yeri olan hastane tepesini DEAŞ’tan temizledik. En kritik nokta ele geçirildi. Ama önümüzde daha yapacak işlerimiz var” ifadelerini kullandı.

  • İçişleri Bakanı Soylu: “Kayserililerin ne denli üzgün olduğunu biliyoruz”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’de yaşanan terör saldırısı nedeniyle bir dizi ziyarette bulunarak, başsağlığı diledi. Bakan Soylu, saldırı sonrası Kayserililerin gösterdiği hassasiyet nedeniyle teşekkür ederek, “Kayserililerin ne denli üzgün olduğunu biliyoruz” dedi.

    İçişleri Bakanı Soylu ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik’e ziyarette bulunarak, yaşanan terör saldırısı nedeniyle başsağlığı diledi. Başkan Çelik, Bakan Soylu ile Özhaseki’yi başkanlık girişinde karşıladı. Ziyarete Vali Süleyman Kamçı, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş ve Kayseri milletvekilleri de katıldı. Şehitler için dua edilen ziyarette konuşan Bakan Soylu, bir sınavdan geçtiğimizi belirterek, “Büyük medeniyet zenginliği içinde olan bizi fukaralaştırmaya çalışanlara karşı bir sınav veriyoruz. Bu sınavın en önemli yerlerinden birisi Kayseri’dir. Kayseri üretimi, zenginliği yakalamış ama tarihini ve medeniyetini unutmamıştır. İnsanlığa hizmetin nasıl yapılacağına dair sorumluluklarını yapmaktadır. Terör huzuru ve umudu bertaraf etmek ister. Biz milletin emanet verdiği insanlar olarak teröre bu imkanı vermemek durumundayız. 21’inci asır terör asrı olmuştur. Teröre karşı dünyanın aldığı tedbirleri bize aldırmak istemeyenlerin dili anlaşılır değildir. Yapmamız gereken medeniyet havzamızın bize öğrettiklerini uygulamaktır. Başkasının ne diyeceğinin önemi yoktur. Bizim medeniyet havzamızda merhamet ve şefkat de var, yapılanları karşılıksız bırakmamak da var” dedi.

    Kayserililerin ne kadar üzgün olduğunu bildiğini dile getiren Bakan Soylu, “Kayserililer büyük bir sahiplenme içinde oldular. Belediye başkanımız, valimiz nezdinde her birisine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Şehitlerimizin ailelerine kendi evladınız gibi sahip çıktınız. Çocuklarımıza hastanelerde kendi evladınızdan daha çok kıymet vererek sahiplendiniz” diye konuştu.

    Bu saldırıların bizi yıldıramayacağını, aksine kenetleyeceğini vurgulayan Soylu, “İradesi ve kararlılığı olan bir liderimiz var. Liderimizin ortaya koymuş olduğu yöntem dünyada bizi seven sevmeyen herkesin kabulünü kazanmaktadır. Aynı yolda devam edeceğiz. Allah yardımcımız olacaktır” şeklinde konuştu.

    “En Büyük Güç Birlik, Beraberliğimizdir”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik de, sivil toplum kuruluşlarına hassasiyetlerinden dolayı teşekkür etti. Türkiye’nin pek çok konuda güçlü olduğunu ifade eden Çelik, “Ülke olarak en güçlü olduğumuz nokta birlik ve beraberliğimizdir. Konu vatan, millet, bayrak olunca kurumlar arası ya da ideolojik farklılıkları bir tarafa bırakarak bir araya gelmemiz en büyük gücümüz. Bunun en bariz örneğini 15 Temmuz’da gösterdik. 40 yıllık bir proje birlik ve beraberliğin karşısında kaybetti. Bu birlik beraberlik var olduğu müddetçe dünyada hiçbir güç bizi parçalayamaz” diye konuştu.

    Öte yandan, meslek kuruluşları da Kayseri Büyükşehir Belediyesine ziyarette bulundu.

  • Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: “Terör örgütlerinin arkasındaki kirli hesap sahiplerini gayet iyi biliyoruz”

    AK Parti Yozgat Aralık Ayı İl Danışma Meclisi’ne katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Terör örgütlerinin arkasındaki kirli hesap sahiplerini gayet iyi biliyor. Biz mücadelemizi sadece görünürdeki terör örgütleriyle yapmıyoruz. Aynı zamanda bunların arkasındaki karanlık ve kirli güçlerle de yapıyoruz” dedi.

    AK Parti Aralık ayı İl Danışma Meclisi Toplantısı, Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, AK Parti Yozgat Milletvekilleri Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer, AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Terörle mücadelelerini sadece görünürdeki terör örgütleriyle değil onların arkasında bulunan karanlık ve kirli güçlerle de yaptıklarını belirten Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye PKK terör örgütü başta olmak üzere FETÖ, DHCP-C dahil bütün terör örgütlerinin arkasındaki kirli hesap sahiplerini gayet iyi biliyor. Biz mücadelemizi sadece görünürdeki terör örgütleriyle yapmıyoruz. Aynı zamanda bunların arkasındaki karanlık ve kirli güçlerle de yapıyoruz. Buradan bir kez daha sesleniyorum Türkiye terörle mücadelesinden asla vazgeçmeyecektir. Ne kadar terör saldırısı olursa olsun nerede yaparlarsa yapsınlar Türkiye’nin terörle mücadele azmini kıramayacaklar. Türkiye’nin yürüyüşünü durduramayacaklar. Kardeşlik hukukumuza zarar veremeyecekler. Türkiye’yi krizlerin, kaosların, kargaşaların hakim olduğu bir ülkeye dönüştüremeyecekler. Ülkemizi bölemeyecekler. Çünkü hükümetimizin ortaya koyduğu irade, güvenlik güçlerimizin ortaya koyduğu kahramanca mücadele milletimizin hükümetimize ve güvenlik güçlerimize verdiği sağduyulu gönülden ve samimi destek oldukça bu millet, yolundan asla dönmeyecektir. Türkiye üzerine kim hangi hesabı yapıyorsa bunları iyi görmeli iyi bilmeli boş yere tuzaklarla planlarla vakit kaybetmemelidirler” dedi.

    Terörle mücadele ederken zaman zaman şehitlerimiz olabilir, zaman zaman gazilerimiz olabilir. Çünkü böylesi büyük bir devletin vatandaşı olmak asil bir milletin mensubu olmak ve böylesi bir coğrafyada hür ve bağımsız bir devlet olarak yaşamanın bedelleri var. Eğer bir ülkenin vatandaşları, mensubu oldukları devletin ayakta durması üzerinde yaşadıkları vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin bekası için gerektiği zaman cennete koşarcasına ölmeye koşmaktan vazgeçerlerse o zaman bağımsız bir devletin vatandaşı olmaz. Kendilerine ait müstakil bir vatanın üzerinde yaşama ve hür olma hakkını kısa sürede kaybeder. Biz bugün Türkiye üzerinde hür ve bağımsız yaşıyorsak sözümüz, sesimiz güçlüyse bu ülke için gerektiğinde şehit olmayı en büyük şeref kabul eden şehit olanlar, gazi olanlar sayesindedir. Bu vatanın tapusu şehitlerimizin mezarlarıdır, bu vatanın tapusu şehitlerimizin ve gazilerimizin akan kanlarıdır. Türkiye üzerine hesap yapanlar Türkiye’yi terörle dize getiririz diye düşünenler, bu asil milletin; vatan, millet, devlet uğruna neleri göze aldıklarını iyi görmeleri gerekiyor. Ama maalesef görmüyorlar. Görmedikleri zaman onlara göstermek bizim boynumuzun borcudur. Bilmiyorlarsa bildirmek bizim boynumuzun borcudur. Biz büyük mücadele ile bunu başaracağız” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin uluslar arası alanda itibarını zedelemek için terör örgütlerinin büyük gayret içerisinde olduklarını söyleyen Bakan Bozdağ, “Fetullahçı terör örgütü, vatandaşın iyi niyetini istismar ederek topladığı parayla Türkiye’nin aleyhine senatörlerden beyanat almakta. Gazetecilere köşe yazısı yazdırma, gazetelere manşet attırma, STK’lara Türkiye’nin aleyhinde toplantılar, seminerler yapmak için oluk oluk para akıtıyorlar. Parayla vekil, yargıç, savcı, senatör satın alıyorlar ve dünyanın dört bir yanında Türkiye’nin aleyhine bir açıklama yaptırmayı ibadetlerin en büyüğü kabul ediyorlar. Bu büyük bir alçaklık. Bölücü terör örgütü PKK, benzer çalışmayı onlarda yapıyor. DHCP-C oda yapıyor. Türkiye’nin zayıflamasını isteyen herkes bu çalışmalardan büyük bir keyif alıyor. Kim ki Türkiye’ye düşmanlık ediyorsa Avrupa’da ve başka ülkelerde itibar görüyor” açıklamalarına yer verdi.

    Avrupa Birliği ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Bozdağ, “AB yetkililerine sesleniyorum. Türkiye AB ilişkilerini terör örgütlerinin zehirlemesine izin vermeyin. Türkiye ve AB’nin doğrudan ilişkisi hem Türkiye’ye kazandırır hem AB ülkelerine kazandırır. Türkiye büyük bir ülke. Bizimle iyi ilişkiler kuran her ülke, bu büyüklükten kendi açısından da istifade sağlar. Ama maalesef bunu göremiyoruz. Avrupa’da seçim var, seçimin gündemi Türkiye. Hollanda’da, Avusturya, Almanya, Fransa’da seçim var birinci gündem Türkiye. Türkiye’yi konuşmadan bunlar seçim kampanyası bile yürütemiyorlar. Allahın izniyle biz Türkiye’yi öyle bir noktaya taşıdık ki başka ülkeler seçim kampanyalarını Türkiye üzerinden kurmaya mahkum kaldı” diye konuştu.

    Türkiye’nin Avrupa için büyük bir kazanç olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, “Türkiye ile ilgili Avrupa Parlamentosu’nun müzakere sürecini geçici dondurmasına dair tavsiye kararı, esasında yükselen bu yeni anlayışların Avrupa Parlamentosunu nasıl etki altına aldığının somut bir göstergesidir. Türkiye, Avrupa ile güçlü olur. Avrupa da Türkiye ile daha güçlü olur. Bizim istediğimiz bize karşı adil ve objektif olun. Adiller mi değiller, objektifler mi değiller. Ama Türkiye bütün bunlara rağmen Avrupa birliği sürecinden kopmadı ve bu süreci sabırla bu güne kadar yürüttü ve bundan sonra da yürütecektir. Avrupa’nın Türkiyesiz hali Avrupa’ya çok büyük zarar verecektir. Biz bunun fakındayız” dedi.

  • Bakan Tüfenkci: “FETÖ’ye finans sağlayan şirketleri biliyoruz”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Fetullahçı Terör Örgütü(FETÖ)’ne finans sağlayan yaklaşık 250 kadar şirketin olduğunu ve bunların tespit edildiğini belirtti.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Av. Bülent Tüfenkci, Malatya’da basın mensupları ile sabah kahvaltısında bir araya geldi. Bakan Tüfenkci, Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Yeşilyurt Kaymakamı Nesim Babahanoğlu, Yeşilyurt Belediye Başkanı Hacı Uğur Polat ve AK Parti İl Başkanı Hakan Kahtalı’nın da yer aldığı basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

    Basın mensuplarına teşekkür

    15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrası ulusal ve yerel basın kuruluşlarının demokrasiden ve milli iradeden yana tavır aldıklarını belirten Tüfenkci, kalkışmanın ilk saatlerinden itibaren özgür basın olarak üzerlerine düşen görevi yerine getiren yerel ve ulusal basın mensuplarına teşekkür etti.

    Malatya’da da vatandaşların kalkışmanın ilk saatlerinden itibaren meydanlara çıkarak milli iradeye sahip çıktığını hatırlatan Tüfenkci, “Hiçbir silah kullanılmadan, hiçbir olay çıkarılmadan meydanları doldurarak adeta darbeye karşı darbe yapan milletimizden Cenabı Allah razı olsun diyorum” diye konuştu.

    “Milletimiz darbenin nereden geldiğini çok iyi gördü”

    Türk milletinin dik duruşunun özellikle Avrupa’yı ve dünyayı şaşırttığını ifade eden Tüfenkci, “Türkiye’yi üçüncü sınıf demokrasi ülkesi ilan edenler böyle bir milli duruş karşısında böyle bir demokrasiye sahipleniş karşısında gerçekten ilk saatlerden itibaren darbenin başarılı olmasını ümit edenler de büyük bir hayal kırıklığına neden oldu. Bu hayal kırıklığı kimileri tarafından daha sonra hezeyana dönüştü. Kimileri de darbeyi bir tiyatroya, bir oyuna benzetecek kadar da Türkiye’yi bilemez ve Türkiye’nin dinamiklerini göremeyen yapılar olduklarını gördük. Oysa darbenin ilk saatlerinden itibaren bu millet darbenin nereden kaynaklandığını çok iyi gördü” ifadelerine yer verdi.

    “Bir eksen çizilecekse bunu meydanları dolduran millet çizer”

    Bakan Tüfenkci, eğer Türkiye’ye bir istikamet çizecekse de bunu tankların altına yatanlar, silahlar karşısında göğsünü siper edenlerin çizebileceğini belirterek, “Eğer Türkiye’ye bir eksen çizilecekse bu ekseni ancak o meydanları dolduran bu millet çizer. Dolayısıyla milletin dışında hiçbir gücün artık Türkiye’ye istikamet çizme cesaretini bir daha gösteremez” şeklinde konuştu.

    FETÖ’nün darbe girişiminden sonra Avrupa ülkelerinin yaklaşımını da eleştiren Bakan Tüfenkci, “Özellikle Avrupa’da bazı kesimler, ‘Türkiye’de darbe niye başarılı olmadı?’ diye Türkiye’ye hesap sormaya kalkıyorlar. Bizim üzüldüğümüz taraf nedir biliyor musunuz? Yıllarca demokrasi deyip Türkiye’yi eleştirenler demokrasiye sahip çıkan bu halkı görmezlikten gelmeleri, şu veya bu nedenle sanki Erdoğan korkusu üzerinden Türk halkının demokrasiye sahip çıkışını diktatörlüğe sahip çıkmış gibi okumaları ve algı oluşturmaları Türk milleti ve yaygın olarak demokrasiden yana olan herkesi üzmüştür” diye konuştu.

    ABD’ye iade tepkisi

    Amerika Birleşik Devletleri’nin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in iade sürecini zorlaştırmasına da değinen Bakan Tüfenkci, “Şimdi Amerika FETÖ’nün başını orada besleyerek orada ikametine izin vererek, esasında bu darbe girişimi karşısında milletin öfkesini milletin direnişini anlamamış gözüküyor” dedi.

    ABD’nin Gülen’i iade etmek için delil istemesinin dost bir ülkeye yakışan bir tavır olmadığını ifade eden Bakan Tüfenkci, “Bu darbe girişiminin içerisindeki unsurların yüzde 99’unun Fetullahçı Terör Örgütü mensup olduğu herkesçe kabul edilen ve bilinen bir olay. Bunun arkasında ‘biz daha inceleyeceğiz, bakacağız veya şöyle yapacağız’ diyerek bu süreci zamana yaymalarını da biz doğru bulmuyoruz” şeklinde konuştu.

    “Cerrahi bir yöntemle müdahale edilmesi gerekiyor”

    Darbe kalkışmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında kamu kurumlarında görevden almalara da değinen Tüfenkci, devlet mekanizmaları içerisinde yer alan FETÖ ile irtibatlı kişilerin süratle ayrılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Ancak bunu yaparken dikkatli olunması gerektiğini belirten Tüfenkci, “Şu veya bu şekilde kurum içerisindeki rekabetten dolayı veya başka nedenlerden dolayı bir cadı avına dönüştürerek hareket etmememiz lazım. Adeta cerrahi bir yöntemle yanlış yapmadan ayaklanmaları isabetli bir şekilde yaparak bu mücadelenin selametle yoluna devam etmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

    “Finans sağlayan şirketleri biliyoruz”

    FETÖ’ye finans sağlayan şirketleri bildiklerini ve bu yönde çalışmaların yapıldığına dikkat çeken Tüfenkci, “Hangi şirketlerin kara para akladıkları veya kendi şirketleri üzerinden bu yapıya finans sağladıklarını biliyoruz. Bu noktada elimizde belirlenmiş şirket isimleri var. Ama bunun dışında öyle 7 bin 8 bin 10 binlere varan bir şirket sayısı yok. Bunlar belki 200 belki 250’lerle ifade edilen bir şirketler gurubu var. Bu suça karışmamış işadamlarımızın ticaret erbaplarımızın rahat olması lazım” dedi.

    Darbe kalkışmasının ülke ekonomisine yüzde 1 oranında bile bir zararının olmadığını söyleyen Tüfenkci, darbecilerin hedefinde Borsa İstanbul’un da olmasına rağmen 18 Temmuz günü bütün piyasaların çalıştığını aktardı.

    “14 Ağustos kehanetten öte bir şey değil”

    15 Temmuz darbe girişiminden sonra bazı FETÖ sosyal hesaplarından 14 Ağustos’un işaret edilmesini de değerlendiren Tüfenkci, “14 Ağustos kehaneti kehanetten öte bir şey değil. Dağılmış bir örgütün kendi mensupları içerisinde bir heyecan oluşturma adına yapılan bir algıdan öte değildir. Gerek güvenlik güçlerimiz, gerek devletimiz, hükümetimiz ve milletimiz bir daha asla böyle bir darbe girişimine izin vermeyeceğini 24 günlük meydan nöbetlerinde göstermiş oldu” diye konuştu.

    Tüfenkci, Avrupa ülkelerine karşı üzüldükleri ve sitem ettikleri konunun, demokrasiye bu kadar sahip çıktığını iddia eden ülkelerin terörist ve sapkın bir dini anlayışa sahip bu örgütün darbe girişimini adeta yok sayarak alkışlamaları olduğunu söyledi.

  • Engin İpekoğlu: “Her Zaman Kazanmasını Biliyoruz”

    Adanaspor Teknik Direktör Engin İpekoğlu, “Adanaspor olarak her zaman kazanmasını biliyoruz” dedi.

    PTT 1. Lig’in 26. haftasında oynanan derbi mücadelesinde Adanaspor, sahasında Adana Demirspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan İpekoğlu, ilk defa yaşadığı Adana derbisini kazanmanın güzel olduğunu söyledi. Farklı duygular içerisinde olduğunu söyleyen İpekoğlu, “Bundan önce birçok derbi oynadık. Ancak Adana derbisi daha da farklı oldu. Öncelikle taraftarımıza teşekkür ederim. Görevde olduğum süreç boyunca ilk defa tribünlerin doluluk oranı fazla oldu. Derbi maçı olduğu için diye düşüyoruz. Bundan sonra oynanacak maçlarda taraftarımızı görmek istiyoruz. Önemli bir galibiyetti. Kazandığımız takdirde üçüncü ve dördüncü takım ile yedi puanlık bir fark olacaktı. Karşılaşmaya çok fazla değinmek istemiyorum. Adanaspor olarak her zaman kazanmasını biliyoruz” diye konuştu.

    Rakibe çok fazla net pozisyonlar vermediklerinin altını çizen İpekoğlu, son dakikalarda ikinci golü de atabileceklerini söyledi.

    “BU ÇOCUKLAR SÖZLEŞME STARI DEĞİL”

    Yerel ve ulusal medya ile yerel yönetimlere sitemde bulunan İpekoğlu, “Ulusal medya ve yerel medyaya ikinci sınıf Adanaspor takımını manşetlere taşıyabilir. Ulusal ve yerel medyada Adana Demirspor takımı manşetlerde ama Adanaspor takımına inanan çok fazla kimse yok. Bu çocuklar sözleşme starları değildir, bu çocuklar ruh starlarıdır. Belki diğer takımlarda ki gibi şöhretli oyuncu yok ama saha içerisinde takımı, taraftarı, kulübü adına savaşan bir oyuncu topluluğumuz var. Hepsini alınlarından öpüyorum. Hiç kimsenin beklemediği Türkiye’de bir başarıyı elde etmişler. Sadece medyada değil, en baştan, en dibe kadar kim varsa yerel yönetimde, Adana ilinde sadece Adana Demirspor takımı yok, Adanaspor takımı da var. Burada bu çocuklar biraz olsun saygılı hak ediyorlar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    İpekoğlu, geriye 8 tane maçın kaldığını belirterek, “Çok ciddi rakiplerle karşılaşacağız. Derbi maçını kazandık diye 10 puan vermiyorlar. Şampiyonluğa oynayan diğer rakiplerimizin de matematiksel olarak şansı devam ettiği müddetçe bu yarış bitmeyecektir” şeklinde konuştu.