Etiket: Bilir

  • Milletvekili Karahocagil: “Eski Türkiye’deki hastanelerde yaşanan utanç verici görüntüleri orta yaş üzeri vatandaşlarımız daha iyi bilir”

    AK Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, “Eski Türkiye’deki hastanelerde yaşanan utanç verici görüntüleri orta yaş üzeri vatandaşlarımız daha iyi bilir” dedi.

    Bu görüntülerin yaşandığı dönemde görev yapan genel müdürlerin çoğunluğunun halka hizmetten ziyade halka eziyet etme düsturu üzerine programlandığına inandığını vurgulayıp gençlere durumu anlamaları için örnek veren Milletvekili Karahocagil, “Hastane ücretini ödemezseniz vefat eden yakınlarınız, hastalarınız rehin olarak alınıyordu. İşçilerin hastanesi ayrı, askerin ayrı ayrı idi. İşçiler 3. sınıf hastanelerde tedavi görüyordu. İlaç almak fermana mahsustu. Bırak uçak ambulans, helikopter ambulans, kar aracı ambulansı doğru dürüst ambulansımız yoktu. Olanlardan hizmet almakta milletvekiline, valiye, il başkanına ulaşmakla oluyordu” diye konuştu.

    Bugün ülkede genel sağlık sigortası şemsiyesinin dışında kalan kimsenin bulunmadığını vurgulayan Mustafa Levent Karahocagil, “Hastane yatak kapasitemizi 136 bin ilave ile 240 bine, sağlık çalışanı sayımızı 550 bin ilave ile 928 bine ve doktor sayımızı da 94 bin ilave ile 231 bine çıkardık. Ambulans sayımızı 618 adetten 5 bine çıkardık. Her bölgeye hitap edecek ambulans helikopterlerimiz, ambulans uçaklarımız mevcut. 112 Acil sağlık istasyonu sayımızı 481 adetten 2 bin 668’e yükselttik. Aile hekimliği sistemini tüm ülkede yerleşmesini sağladık. Artık ülkemizde şehir hastaneleri dediğimiz, halkımıza sağlıkta en güzel hizmeti sunma çabasındayız. Şu ana kadar Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri ve Elazığ’da 6 şehir hastanemizi hizmete aldık. Yakında Ankara Bilkent, Eskişehir ve Manisa’yı da hizmete alıyoruz ve toplamda şehir hastanelerinde 44 bin 400 adet yatak sayısına ulaştık” şeklinde konuştu.

    TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında bilgi veren Karahocagil şunları söyledi:

    “Sağlık Bakanlığının izni olmadan organ nakli ve üremeye yardımcı tedavi merkezi hizmeti veren kurum ve kuruluşların faaliyeti durdurulacak veya faaliyet izni iptal edilecek. Düzenlemeyle birlikte doktorların birden fazla görevi kabul etmeleri için tabip odasından izin almaları şartı kaldırıldı. Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Tütün malzemelerinin marka, paketin sadece bir yüzeyine ve bu yüzeyin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yazılacak. Paketlerin üzerine markanın logosu, simgesi veya işaretleri konulamayacak. Bu kurallar birden fazla paketi bir arada bulunduran tütün ürünleri kutuları için de geçerli olacak.”

  • Elvan: “Bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok”

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, milli iradeden rahatsız olanların, milletin vereceği oydan korkanların, iftiralarla yalanlarla anayasa değişikliğiyle ilgili olmayan hususları gündeme getirerek vatandaşın kafasını karıştırmaya çalıştıklarını belirterek “Ama bunlar şunun farkında değil; bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok” dedi.

    Kalkınma Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan ile Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, bir dizi ziyaret çerçevesinde geldikleri Mersin’de, AK Parti İl Başkanlığında partililerle buluşarak, 16 Nisan’da anayasa değişikliğine ilişkin yapılacak referandumu konuştular.

    Elvan: “Havaalanı yatırımının tamamlanmasıyla birlikte de Mersin turizmde şahlanacak”

    Bakan Elvan, kültür ve turizm alanında son bir yılda önemli gelişmeler kaydettiklerini dile getirerek, hem yatırım boyutuyla hem turizm bölgelerinin Mersin’e kazandırılması amacıyla çalışmaları nihaileştirme aşamasına geldiklerini söyledi. Elvan, “Özellikle havaalanı yatırımının tamamlanmasıyla birlikte de Mersin turizmde şahlanacak. Bu yönde çok yoğun çalışıyoruz ve Mersin artık geçmişte konuşulanları unutacak, turizmde ne kadar canlı bir il olduğunu tüm dünyaya göstereceğiz” diye konuştu.

    Dün Şanlıurfa’da yine hain bölücü terör örgütü tarafından bir saldırı gerçekleştiğini anımsatan Elvan, 11 yaşında bir çocuğun şehit düştüğünü ve yaralılar olduğunu kaydetti. Elvan, “Sizin bu desteğiniz sürdüğü müddetçe inşallah bu teröristleri barındırmayacağız ülkemizde ve bunların kökünü kurutacağız. Hep birlikte kazıyacağız. Bu konuda ne kadar kararlı olduğumuzu sizler çok iyi biliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    Elvan: “Milletin vesayeti dışında Türkiye’de hiçbir vesayetin başını dahi kaldıramayacağı bir yapıyı 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek gerçekleştireceğiz”

    Daha sonra 16 Nisan’da yapılacak referanduma değinen Elvan, 2002 yılında yola çıktıklarında ‘Yeter söz milletin’ dediklerini anımsatarak, şöyle devam etti: “Özellikle AK Parti Hükumetleri vesayet odaklarının ortadan kaldırılması ve milli iradenin tam manasıyla hakim kılınabilmesi için 15 yıllık dönemde çok yoğun bir çaba sarf etti. Vesayet odaklarını önemli ölçüde ortadan kaldırdık. Ama biz şunu arzu ediyoruz; artık milletin vesayeti dışında Türkiye’de hiçbir vesayetin hakim olamayacağı, başını dahi kaldıramayacağı bir yapıyı ortaya koymaya arzu ediyoruz. Bunu da 16 Nisan günü ‘evet’ diyerek gerçekleştireceğiz.”

    Elvan: “Gerçek demokrasi, gerçek güçlü yasama, gerçek güçlü icraat, güçlü yürütme bu düzenlemeyle gelecek”

    Anayasa değişikliğinin karmaşık bir değişiklik olmadığını, son derece basit olduğunu vurgulayan Elvan, “Milli iradeyi, milleti merkeze alıyoruz” diyerek, millet ne derse bundan sonra artık onun olacağını söyledi. Elvan, “Başka kimsenin sözü olmayacak. Vesayeti tamamıyla ortadan kaldıracak olan bir düzenlemeyi hayata geçireceğiz. İnşallah milletimiz destek verdiği müddetçe Türkiye büyümeye ve güçlenmeye devam edecek. Yaptığımız iş basit. Cumhurbaşkanlığı makamı ile Başbakanlık makamını birleştiriyoruz, tek bir yürütmeyi devreye sokuyoruz. O ‘tek adam’ diyenlere sesleniyorum; işte gerçek demokrasi, gerçek güçlü yasama, gerçek güçlü icraat, güçlü yürütme bu düzenlemeyle gelecek. Şimdi şu an Cumhurbaşkanının yapmış olduğu iş ve eylemler nedeniyle, atmış olduğu imza nedeniyle herhangi bir sorumluluğu yok. Tek bir konuda, eğer vatana ihanet söz konusu ise Yüce Divan’a gönderilmesi söz konusu. Ama biz Cumhurbaşkanlığı makamını hem yargıya hem de Meclise hesap verebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamı yaptığı her iş için, her bir icraat için Mecliste hesap verebilecek. Dolayısıyla biz aslında yasamayı, Meclisi daha da güçlendiriyoruz. Kurulacak olan hükümet, kanun tasarısını Meclise teklif edemeyecek. Kanun tasarılarını sizin seçtiğiniz milletvekilleri Mecliste teklif edebilecek ve yasalaştırabilecek. Aslında bizim yapmak istediğimiz düzenleme, yasamayı daha da güçlendiren, yürütmeyi daha da güçlendiren ve yargıyı da adil, bağımsız, tarafsız karar almasını sağlayan ve hızlı işleyen bir mekanizmaya dönüştürebilmek” şeklinde konuştu.

    Elvan: “Bu millet kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok”

    Mevcut sistemde halkın milletvekillerini seçtiğini, Meclisin de hükumeti oluşturduğunu ifade eden Elvan, yeni düzenleme ile ise milletin hükumetini doğrudan seçeceğini söyledi. Meclisle yasama ile yürütmenin icraatının tamamıyla birbirinden ayrılacağını vurgulayan Elvan, şunları söyledi: “Bu seçimi yaparken güçlü bir hükumet ortaya çıkacak. Çünkü bu seçilecek olan hükumet, Cumhurbaşkanı yüzde 50’nin üzerinde oy almak zorunda. Geçmişe baktığımızda yüzde 20 ile Başbakan olan var bu ülkede. Yüzde 20 oy almış ama Başbakan olmuş, yüzde 25 oy almış Başbakan olmuş. Artık bu olmayacak. Ülkenin Başbakanı, Cumhurbaşkanı yüzde 50’nin üzerinde oy almak zorunda. İcraatın başı çok daha güçlü olacak. Kararlar çok daha hızlı bir şekilde alınacak.”

    Aslında yaptıkları şeyin, milli iradenin, gerçek anlamda bu ülkede tesis edilmesi olduğunun altını çizen Elvan, “Ama bu ülkede milli iradeden rahatsız olanlar, milletten korkanlar, milletin vereceği oydan korkanlar, başka yol ve yöntemlere başvurup, iftiralarla yalanlarla anayasa değişikliğiyle ilgili olmayan hususları gündeme getirerek vatandaşımızın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Ama bunlar şunun farkında değil; bu millet öyle bir millet ki, kime, neye, nasıl oy vereceğini çok iyi bilir. Sizden icazet almaya ihtiyacı yok.”

    Elvan: “Milletimizi gerçek anlamda devletimizin sahibi yapıyoruz”

    Partililerden istekleri olduğunu belirten Elvan, şunları kaydetti: “Biz bugüne kadar hep engelli koşu gerçekleştirdik. Koşmaya çalıştık ama önümüze engel üstüne engeller konuldu. Artık bu anayasa değişikliği ile bu engelleri ortadan kaldıracağız, engelsiz koşuyu gerçekleştireceğiz. Türkiye daha da büyüyecek daha da güçlenecek. Kalıcı bir istikrara kavuşacağız. Eğer biz bugünü düşünseydik belki bu şekilde hareket etmezdik ama biz bugünü düşünmüyoruz. Biz ülkemizin geleceğini düşünüyoruz. Biz bu ülkenin istiklali, istikbali, bekası için yapılması gereken düzenlemeleri hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz. Yoksa bizim hükumetimiz güçlü bir hükumet. Ama yarın bu ülke sıkıntıyla karşı karşıya kalmasın, istikrarsız bir ortam oluşmasın düşüncesiyle bu düzenlemeleri yapıyoruz. Milletimizi gerçek anlamda devletimizin sahibi yapıyoruz.”

    Partililerden, 16 Nisan’da yapılacak anayasa değişikliği referandumunda güçlü bir şekilde ‘evet’ deme sözü alan Elvan, anayasa değişikliği ile yasama ve yürütmenin birbirinden ayrılmış olacağını dile getirdi. Artık Meclisten bir hükumet çıkmayacağını vurgulayan Elvan, “Hükumeti doğrudan siz seçeceksiniz ve kimin hükumet olmasını istediğinize siz karar vereceksiniz. Bu da ülkede uzlaşma kültürünü daha da geliştirecektir, insanların birbirleriyle uyum içerisinde olmasını daha da artıracaktır” dedi.

    Elvan: “Tek adam yargıdaki bütün atamaları yapacakmış. Kuyruklu yalan”

    Elvan, değişikliğin yargı boyutuna ilişkin de şunları söyledi: “Vay efendim, tek adam yargıdaki bütün atamaları yapacakmış. Kuyruklu yalan. Yargıçlar, hakimler kimin adına karar veriyor? O imzayı atarken karar aşamasında ne diyorlar? ‘Türk milleti adına karar verilmiştir’ diyorlar. Millet adına karar veriyor. Peki millet adına karar veren bir yargıda atamayı kim yapmalı? Millet yapmalı, milletin temsilcisi yapmalı. Bürokrat, bir başka bürokratı atarsa bu olur mu? İşte bu bir vesayettir. Kim atayacak? Türkiye Büyük Millet Meclisi atayacak, sizin temsilciniz atayacak ve yine sizin seçtiğiniz, Başbakan olarak görmek istediğiniz hükumet atayacak. Yargıda bir başka şey daha yapıyoruz. Yargıda ikili bir yapı var, bir tarafta Askeri Yargıtay var, diğer tarafta da sivillere yönelik icraat gerçekleştiren Yargıtay var. Bunu tek bir çatı altında topluyoruz. Yargıda birliği sağlıyoruz. Türkiye, 16 Nisan akşamından sonra çok daha hızlı bir şekilde büyüyecek, daha hızlı kalkınacak, sadece bölgesinde değil, küresel düzeyde hem gücünü hem de etkinliğini çok daha fazla gösterecektir.”

    Bakan Avcı: “16 Nisan, 15 Temmuz gibi hain girişimlere son darbeyi vuracağımız tarihtir”

    Elvan’ın ardından kürsüye gelen Bakan Avcı ise AK Parti’li gençlerin tezahüratları nedeniyle uzun süre konuşmasına başlayamadı. Gençlere tezahürat konusunda tüyolar veren ve anekdotlar anlatan Avcı, “Slogan işini abartıyoruz. Kendi kendimizle yarışıyoruz. 16 Nisan’a kadar ev ev, kapı kapı dolaşacağız. Enerjimizi, mesajlarımızın ulaşmadığı yerlere ulaştırmak için harcayacağız” ifadelerini kullandı.

    16 Nisan’da yapılacak referandumun, 16 Temmuz’da yarım bıraktıklarını tamamlama hamlesi olduğuna dikkat çeken Avcı, “15 Temmuz’da milletçe niye sokağa çıktıysak, 16 Nisan’da da onun için sandık başına gideceğiz. Türkiye, 15 yıldır örtülü veya açık pek çok saldırıya maruz kaldı. En son 15 Temmuz sadece hain kalkışma değildi, aynı zamanda bir işgal hareketinin ilk adımıydı. Allah muhafaza eğer millet o gece bu hainlere ’dur’ demeseydi, o gece millet Cumhurbaşkanının bir işaretiyle sokağa çıkmasaydı, biz bugün belki bir Türkiye’den bahsedemiyor olacaktık. 16 Nisan işte bu tür hain girişimlere son darbeyi vuracağımız tarihtir. Değişiklik, hükumeti, yürütmeyi güçlendirecek. Milletvekilini, parlamentoyu, Meclisi güçlendirecek. Her birini kendi alanında daha yetkili ve sorumlu kılacak. Bunlar tamam ama asıl bizim burada 16 Nisan günü ’evet’ dememiz Türkiye’ye kurulan tuzaklara son darbeyi vurmak içindir” dedi.

    Avcı: “Avrupa’daki yakınlarınıza, düğünlerini Türkiye’de yapmaları çağrısında bulunun”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, gurbetçilerin tatillerini Türkiye’de geçirmelerine yönelik çağrısını anımsatan Avcı, “Cumhurbaşkanımız bir kampanya başlattı. Yurt dışında yaşayan 5 milyon Türk’e, bunun 3 milyonu Almanya’da, bir çağrıda bulundu, ’Tatillerinizi gelin Türkiye’de geçirin. Sadece kendiniz gelmekle de kalmayın eşinizi, dostunuzu, komşunuzu, iş arkadaşlarınızı da Türkiye’ye davet edin. Onlara Türkiye’yi tanıtın’ dedi. Şimdi Mersin’de de sizin de Almanya’da yakınlarınız var. Bir kerede siz hatırlatın ve onlara bu yaz tatillerini, izinlerini Mersin’de geçirmeleri için siz de çağrıda bulunun. Düğün derneklerini burada yapmaları için onlara çağrıda bulunun. Avrupa’daki Türkler yılda yaklaşık 60 bin düğün yapıyorlar. Bunun için ciddi paralar harcıyorlar, astronomik masraflar yapıyorlar. Cumhurbaşkanımız o açıklamasında buna da işaret etti ve dedi ki ’Önümüzdeki bir kaç yıl Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız, soydaşlarımız da düğünlerini, cemiyetlerini gelsinler memleketlerinde yapsınlar’. Hem burada eşini dostunu görmüş olur hem de yabanda yapacağı harcamalar memlekete kalmış olur. Çünkü biliyorsunuz 2016 yılında özellikle turizm alanında dar boğaz yaşadık bilinen sebeplerden dolayı. İnşallah aşıyoruz, onun önü açılıyor ama Cumhurbaşkanımızın çağrısı bu bakımdan çok önemli. Bunun için de Mersin’in ön almasını bekliyorum. Mersin bunu başarabilecek potansiyele sahiptir” ifadelerini kullandı.

    Elvan ve Avcı, partideki programlarının ardından Mersin’de yapımı devam eden Arkeoloji Müzesi’ne geçerek, inşaatta incelemelerde bulundular. İki Bakana, Vali Özdemir Çakacak da eşlik etti.

  • Ülkücüler devlet için tetik düşürmesini de bilir…

    Demokrasiye sahip çıkma nöbetinde halka seslenen MHP Rize Merkez İlçe Başkanı Bülent Kaya, ülkücülerin devleti ve milleti için canını vereceği gibi tetik düşürmeyi de bildiklerini söyledi.

    Darbe girişiminin 5. Gününde Rize Cumhuriyet Meydanı Türk siyasetinin özlem duyduğu bir tabloya ev sahipliği yaptı. Farklı siyasi partilere ve sivil toplum kuruluşlarına mensup kişiler ile vatandaşların “demokrasiye sahip çıkma nöbeti” adı altında tutulan nöbette AK Parti, MHP dayanışması yaşandı. Sabah saatlerine kadar süren bekleyiş sırasında halka hitaben bir konuşma yapan AK Parti Rize Merkez İlçe Başkanı Sadettin Türüt, Cumhuriyet meydanında demokrasiye sahip çıkma adına güzel birlikteliklerin yaşandığını belirterek MHP ve Ülkü Ocakları hakkında övgü dolu sözlerle bahsetti. Türüt konuşmasında, “Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Rize’de de bir birliktelik yaşanmaktadır. Demokrasiye sahip çıkma adına birlikte hareket edilmektedir. İlk günden bu yana genel başkanından genel merkezine, il yönetimlerinden ülkü ocaklarına kadar, her zaman fitnenin nereden geldiğine, okların kimden nereye gittiğine bakarak haklı ve haksızı ayıran, devletinin ve milletinin yanında olan MHP’ye ve ülkü ocaklarına MHP Merkez İlçe Başkanı Bülent Kaya’nın nezlinde teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar var olsunlar. “dedi.

    Vatan için tetik düşürmesini de biliriz

    Halka hitaben konuşan MHP Rize Merkez İlçe Başkanı Bülent Kaya ise konuşmasında, ülkücülerin her zaman darbelerin karşısında milli iradenin ise yanında olacağını vurgulayarak gerekirse vatan icin tetik düşürmesini de bildiklerini söyledi. Kaya konuşmasında, “Liderimiz sayın Devlet Bahçeli darbe girişiminin ilk anlarından itibaren tavrını net bir şekilde ortaya koymuş ve milli iradeden yana, milletinden ve devletinden yana bir duruş sergilemiştir. Dosta ve düşmana devlet adamlığının nasıl olması gerektiğini göstermiştir. Bizler de il ve ilçe teşkilatları olarak kulağımız liderimizde gözümüz sokaklarda, milli iradeden yana bir tavır ortaya koyuyoruz. Ülkücüler darbelerden çok çekti. Abilerimiz idam sehpalarında haksız yere idam edilmişken ülkücüler hiçbir zaman darbeden yana olamaz, her zaman darbelerin karşısında milli iradeden yanadır. Ülkücüler gerekirse devlet ve millet için canını seve seve verir. Gerekirse tetik düşürmesini de bilir.”dedi.

  • Kenan İmirzalıoğlu: “Adam Olan, Kadına Nasıl Davranacağını Bilir”

    Ünlü oyuncu Kenan İmirzalıoğlu, adam olanın, kadına nasıl davranacağını bileceğini söyledi.

    Beyoğlu Belediyesi tarafından “Öncü Kadınlar” projesi kapsamında düzenlenen Lider Kadınlar Valide Sultan programına, ünlü oyuncu Kenan İmirzalıoğlu da katıldı. Program öncesi bir açıklama yapan Kenan İmirzalıoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile ilgili bir yorum yaparak yaşanan kadın cinayetlerine değindi. İmirzalıoğlu, “Maalesef her gün 3’üncü sayfalarda böyle haberler görüyoruz. İnşallah bunlar bir gün biter. Hem basınımız olsun hem de bu konuya hassasiyet gösteren sivil toplum kuruluşları gerçekten bir farkındalık oluşturuyorlar ve bunların da etkili olacağını düşünüyorum. İnşallah zamanla bunun üstünden geçeceğiz. Ben bir röportajımda demiştim ki, erkeksen adam ol. Adam olan kadına nasıl davranacağını bilir. Bunlar çok yersiz konular. Bir insanın bir insana sırf gücünün yettiği için böyle davranması hiç anlaşılabilir bir şey değil. 21’inci yüzyılda bunlarla uğraşıyor olmak hakikaten çok üzücü” dedi.

  • Yrd. Doç. Dr. Bilir, Domuz Gribinden Korunma Yollarını Anlattı

    Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hekimi Yrd. Doç. Dr. Bülent Bilir, domuz gribi olarak bilinen H1N1 virüsünden korunmanın ilk yolunun hijyenden geçtiğini, el yıkamanın çok önemli olduğunu vurguladı.

    NKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi hekimi Yrd. Doç. Dr. Bilir, Tekirdağ’da görev yaptığı hastanede henüz H1N1 şüphesine rastlamadıklarını, ancak her ihtimale karşı tedbirli olduklarını ifade etti.

    Domuz gribinin yıllar sonra tekrar ülke gündemine girdiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Bülent Bilir, “Türkiye’de son günlerde ölümlerle tekrar gündeme oturan domuz gribi, ülkemizde geçen yıllarda olduğu gibi tekrar görülmeye başlanmıştır” dedi.

    “TEKİRDAĞ’DA DOMUZ GRİBİ ŞÜPHESİYLE HASTANEMİZE BAŞVURAN BİR HASTA OLMADI”

    Tekirdağ’da kendilerine herhangi bir domuz gribi vakası gelmediğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Bilir, “Şu anda hastanemize domuz gribi şüphesiyle başvuran veya domuz gribinin görüldüğü bir hastaya henüz rastlamadık. Ancak, ülke çapında da birkaç tane ölümün olmasıyla insanlar bu konuda daha duyarlı hale gelmiş durumda. Domuz gribi dediğimiz H1N1 virüsüyle enfekte olanlar, genelde bize başvuru şikayetleri klasik gribal bulgularla oluyor. Bunlar, baş ağrısı, boğazda yanma, boğazda ağrı, ateş gibi şikayetlerle olmaktadır. Geri planda ise, bulantı, kusma, burun akıntısı gibi rahatsızlıklarla da başvurular olabilmektedir” ifadelerini kaydetti.

    “YAŞLI VE ÇOCUKLARIN DAHA DİKKATLİ OLMASI GEREKİYOR”

    Yaşlı ve çocukların bağışıklık sistemi daha dirençsiz olduğundan dolayı normal insanlara göre daha fazla risk taşıdıklarına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Bilir, çocuk ve yaşlıların yanı sıra, böbrek ve diyabet hastalarının da risk taşıdığını ve dikkatli olması gerektiğini söyledi.

    “HASTALIKTAKİ EN ÖNEMLİ HUSUS, KİŞİSEL HİJYEN”

    Hastalıkla ilgili dikkat edilmesi gereken en önemli hususun hijyen olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Bilir, grip şüphesi bulunan hastaların kişisel temizliklerini aksatmadan yapması gerektiğini söyledi.

    Yrd. Doç. Dr. Bilir, hastalıktan korunma yollarını şu şekilde ifade etti:

    “Elleri yıkamaya özen göstermeliyiz. Hapşırırken peçete mutlak suretle kullanılmalıdır. Hastalık şüphesi taşıyanların bulunduğu toplum içerisine mümkün kalmadıkça girmemeye özen göstermeleri gerekmektedir. Hastalanan çocukların, okula gönderilmemesi ve hastalık belirtileri geçtikten sonra en az 24-48 saat arası dinlenmeleri gerekmektedir.”